Dolar 33,0413
Euro 35,9402
Altın 2.546,09
BİST 11.156,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 34°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
34°C
Parçalı Bulutlu
Pts 34°C
Sal 30°C
Çar 30°C
Per 31°C

ZÜLFİYARE DOKUNMAK

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
17/06/2011 8:30 PM | Son Güncellenme: 30/03/2024 12:45 PM
1

zulfuyare-dokunma

Geçtiğimiz seçimlerden sonra kazananlar haklı galibiyet şarkılarını çalarken, kaybedenler de her halde içten içe “Ben nerede hata yaptım?” sorusunu kendilerine sormaktalardır.” Diye düşünürken birden bire “hayır” dedim. Hayır.

Kaybedenler de aslında kendi iktidarını  yaşıyorlar. Kaybedenler de aslında daha kaybedecek şeyleri olduğu için onun telaşında başarısızlıklarına dışsal bahaneler uyduruyorlar. Kabuklarını atacaklarına, maalesef kabuklarını güçlendiriyorlar. “Ben nerede hata yaptım?” sorusu maalesef çok içsel olarak soruluyor. Maalesef en yakın arkadaşlara bile bu duygu anlatılmıyor.

Ülke siyaseti açısından, geçtiğimiz  on yılın analizini doğru veya yanlış her parti kendine göre yapıyordur.  Biz gelelim kendi meselemize…

Son zamanlarda haklı olarak TEMAD’a başarısızlıklarından dolayı demediğimizi bırakmadık. Yaptıkları hataları bir muhalefet edasıyla eleştirdik. Sorulduğunda tarafsızız dedik ancak kendi listelerimizi gruplarımızı oluşturmak isterken tam bir taraftık. “Tarafsız olmak” spor müsabakalarındaki hakemlere yakışır. Onlar her iki takımdan da değildir. Bizim sitemiz eleştirilerin yoğunlaştığı bir sitedir. Düşünün bir kere TEMAD lehinde yazı yazan ve bizim fikirlerimize ters düşen kişilere neler demedik ki…  Demek ki biz tarafsız değiliz. Demek ki biz tarafız. Sakın TEMAD iyi bir şey yapsaydı yazardık demeyin. Çünkü biz artık her şeyi birbirine bağlayan bir döngünün içindeyiz. Maalesef  TEMAD şu ana kadarki uygulamaları ile bizi iyi bir şey yapmasını bekleyemeyeceğimiz, gözlerimizle görsek de inanamayacağımız depresif bir hale soktu.

Bizim taraf olduğumuz bir çok konu TEMAD’ ın da taraf olduğu konudur. Ancak bizi TEMAD’ dan farklı kılan bizim farklı söylemlerimizin olmasıdır. Yapılanları eleştirip alternatifini sunmaz isek, taşın altına elimizi sokmaz isek, muhalefet olmayı kabul etmez isek, şikayetlerimizi bir nevi tarafsız serzeniş olarak sürdürür isek bir adım öteye gidemeyeceğimiz bir gerçektir.

Peki bu sitede bizim yapmamız gereken nelerdir?

Herşeyden önce demokratik bir ortam oluşturmaktır. Eğer tarafsız isek yorumların altına “Yönetici notu” düşmemektir. Bırakınız fikirler tartışsın. Ancak sitenin hukuksal olarak sıkıntı yaşayacağı konularda kendini düşünerek bir takım şeyleri yayınlamaması gayet normaldir. Çünkü her ne kadar bu site benimdir, bizimdir desek de faydalanıcı olarak haklıyız, ancak sorumluluk olarak hiç de öyle değildir. Tabii ki sorumluları vardır. Ancak site yöneticilerinin bu olgunun dışına çıkarak; üyeler fikirlerini beyan ederken “sizden bunu beklemezdik.” yaklaşımından vaz geçmesi gerekmektedir.

Tartışma ortamının bizi ileriye taşıyacağını, ancak dostlar alışverişte görsün misali, birbirimizi fikir olarak değil de isim olarak desteklemenin bizi bitireceğini düşünmek gerekmektedir.

En önemlisi de bir lider bulmamız gerekmektedir. Her haliyle her şeyiyle şu anki yönetime muhalefet olmayı kabul edecek, aday olacak, kendisini kabul ettirmiş bir lider… Tabii ki bunun için de öncelikle internet ortamından sıyrılarak fiziki bir mekanda toplanmamız gerekmektedir.

Bu sitede yazan yazarlar da bizlerden biridirler. Ben de onlardan biriyim. Ancak bu demek değildir ki ben yüzde yüz doğru yazıyorum.  Biz yazarlar bu sitenin renkleriyiz. Biz soldukça yerlerimize yenilerinin gelmesi kaçınılmaz olmalıdır. Belirli sıklıkta yazı yazmayan köşe yazarının köşesini işgal ettiği düşünülmelidir.

Son olarak OYAK hakkında kamuemekçileri.org adresinde yazılan bazı yazılar ile oluşan istenmeyen hukuksal sonuçlar hakkında bir yorum getirmek istiyorum. Sayın Gürpınar Abimizin Sayın Adilhan Şanlı’nın konu ile ilgili köşe yazısına yaptığı yorumu iki kere okumanızı rica ediyorum. Mesaj ortadadır. Kendisi her zamanki kırıcı olmayan üslubuyla söylemek istediğini söylemiştir.

Kamu emekçileri sitesine üye olmayın veya yazmayın demiyorum. Sadece söylediğim şudur. Bizim her yazdıklarımızı  sadece bizlerin okuduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İnanın küçük bir hatada kendimizi hakim önünde buluruz. Çünkü kapitalist bir sistem ile karşı karşıyayız. Onlar OYAK’ın parasıyla dava açıyorlar. Ancak biz sadece kendi paramızla komik ama haklı halimizle savunma yapıyoruz.

Ben bu sitede OYAK hakkında bazı  yazılar yazdım. OYAK’ın 2001 yılında dolarize olarak haksız kazanç elde ettiğini söyledim. OYAK neden bana dava açmadı? Sayın arkadaşlarım benim OYAK hakkındaki fikirlerim sabittir. OYAK kapanmalıdır. Geriye yönelik olarak Asteğmenler başta olmak üzere hak kaybına uğrayan herkesin hakkı verilmelidir. Çünkü yönetiminde üye temsil dağılımı adaletli değildir. Çünkü iştiraklerinde çalışanlar objektif kriterlerle işe alınmamaktadır. Tıpkı bir zamanlar Ordu Pazarlarında olduğu gibi…

Astsubay üniformasıyla ordu pazarı Tandoğan şubesine giderdim. Oradaki tezgahtarlar hepsi şık bir şekilde üçerli beşerli gruplar halinde çay kahve içerlerdi. Müşteriden çok çalışan vardı. Ne kadar trajikomik bir ticaret anlayışı sergiliyorlardı!

OYAK’ın hukukçularının bana söyleyebileceği söz yoktur. Bu nedenle de hakkımda dava açamazlar. Bilakis bahsettiğim 2001 yılındaki OYAK’ın haksız kazanç elde etmesi OYAK dergilerinde yayınlanmıştır. Hal böyleyken Savcıların OYAK hakkında soruşturma yapmaması da düşündürücüdür. OYAK iştirakleri kâr sağlama amaçlı kuruluşlardır. Ancak bu iştirakler de çoğu zaman OYAK vesilesi ile TSK güvenilirliğini ticaretlerinde diğer şirketlere karşı haksız rekabet anlamı taşıyacak şekilde kullanmışlardır. En basitinden Oyakbank reklamlarında “Emrinizdeyiz” ibaresi kullanmıştır. OYAK iştirakleri büyüteç altına alınınca başta vergilendirme ve devlet olanaklarının kullanılması olmak üzere altından çok şey çıkacağına inanıyorum. Ancak şu an sadece birkaç gazete köşesinde devede kulak misali bir takım şeyler duyuyoruz. Umarım savcılar bu haberlere de, şikayetçi emekli generale gösterdikleri duyarlılığı gösterirler.  En üzücü olanı da bazı meslektaşlarımızın “geç bunları sen, OYAK olmasaydı o kadar parayı nerede biriktirecektin.” yaklaşımında olmasıdır.

Biraz da zülfiyare dokunmak lazım. Saygılarımla…

ETİKETLER: , , ,
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
12/12/2015 3:40 PM
12/12/2015 3:40 PM
05/09/2015 11:04 AM
27/02/2015 5:22 PM
07/02/2015 7:04 PM
04/01/2015 6:09 PM
01/01/2015 2:00 PM
19/12/2014 9:17 AM
31/10/2014 6:24 PM
04/07/2014 7:37 PM
16/05/2014 7:49 PM
27/04/2014 8:10 PM
06/04/2014 11:02 PM
18/03/2014 10:33 PM
16/03/2014 9:43 PM
YORUMLAR

  1. Ersen Gürpınar dedi ki:

    DEVRİM lafla olmaz; askeri hastanelerde devrim yapılmak isteniyorsa tamamı sağlık bakanlığına devredilir GATA bir üniversitenin araştırma hastanesi olur. Sivile açacaksınız ast rütbedekiler bu kargaşada eskisinden daha kalitesiz hizmet alacak ama üst rütbelilerin imtiyazı devam edecek buna devrim diyeceksiniz, hadi canım sende…

  2. Orhan ORHUN dedi ki:

    Bu güne kadar insan haysiyetine yakışır adam gibi sağlık hizmeti alamadım. Bir kısmı değil, tümü kapatılsaydı daha iyi olacak, ayrımcılık da sona erecekti …

  3. selçuk dedi ki:

    Hic kafa yormayin,asla olmayacak seyleri yazip milletin kafasini boyle olur olmaz seylerle mesgul etme numaralaridir bunlar.

  4. Mehmet KOÇANALI dedi ki:

    Ne demek bu ya “devrim mi devrimcik mi” açıklar mısınız, bakıyorum akapenin ağzıyla konuşuyorsunuz ya da abdnin mi.
    —————————————————————

    YÖNETİCİ AÇIKLAMASI
    Sn.Kocanlı yağlu yuğlu selamsız sabahsız yorumunuz için teşekkür ederiz!
    Bir haberi site yönetimi adına yapılan yorumla aynen yayınladık. Haber, “ASKERİ HASTANELERDE DEVRİM” başlığı ile yazılı basında yer almış; yazıyı biz yazmadık, gazete haberidir.
    Haberde devrim yapılacak denildiği için taşıdığımız endişeleri dile getirip “Devrim mi yoksa Devrimcik mi yapılacak izleyip göreceğiz” diyerek muhtemel adaletsizliğe vurgu yapılmıştır. Lütfen yorum yapmadan önce dikkatli okuyun ondan sonra eleştiriyi hak eden bir konu olursa saygı ile karşılarız.İyi günler.

  5. Mustafa Levent dedi ki:

    Görevdeki arkadaşlarımız için daha iyi olacağını zannetmiyorum. Emekliler için değişen birşey olmayacaktır ben şahsen askeri hastanenin kenarından bile geçmiyorum,stresle muayene olmaktansa eski hakkımız elimizden alınsa da diğer sigortalılar gibi özel hastanelere katkı payı verip insanca muamele görüyorum.Sağlıklı günler dilerim.

  6. selçuk dedi ki:

    Aziz dostlar ; dunyayi bilmem ama beni ilgilendiren,benim cennet vatanim.Konumuz da;bitmek tukenmek bilmeyen hakli isteklerimizin SABIRLA,METANETLE,UYSAL BASLILIKLA,VAKUR BIR SEKILDE,EGILIP YAMULMADAN,YALAKALIK,EL ETEK OPMEDEN DIM DIK DURARAK,kendini patron,hakkini verecegi kisileri dilenci zanneden,hasbelkader [emaneti] ipleri elinde bulunduran basiretsiz,beceriksiz,sozunun eri olmayan,doneklikden yuzu kizarmiyan bazi yoneticilerin verecegi hakli isteklerimizi beklemekle gecen zamanimizi dusundugumde aklima; TURK ASSB.I KADAR SABIRLI bir meslek grubu var midir acaba? diye dusunuyorum.
    SEVGILI DOSTLAR;pardon ;basinda cikan askeri hastaneler tartismasina sos katmis gibi oldum galiba,ama lutfen mazur gorun.Bizim dogal haklarimizi versinler de,hastaneyi de pastaneyi de ne halt ederse etsinler,saygilar,selamlar…

  7. selçuk dedi ki:

    Bir önceki yorumuna eklenerek yayınlandı.(M.E.A.)

    SEVGILI DOSTLAR;pardon ;basinda cikan askeri hastaneler tartismasina sos katmis gibi oldum galiba,ama lutfen mazur gorun.bizim dogal haklarimizi versinlerde,hastaneyide pastaneyide ne halt ederse etsinler,saygilar….

  8. Mustafa Levent dedi ki:

    Benim haklarımı versinler hastahaneleri onların olsun hastanın ve doktorun rütbesinin olduğu yerde sağlık hizmeti bana göre verilemez. Hakikaten devrim yapacaklarsa tüm hastahaneler sağlık bakanlığına devredilsin, herkes eşit yararlansın.