Dolar 33,0413
Euro 35,9402
Altın 2.546,09
BİST 11.156,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 34°C
Açık
Ankara
34°C
Açık
Pts 33°C
Sal 31°C
Çar 30°C
Per 29°C

KABACA

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
04/07/2014 7:37 PM | Son Güncellenme: 30/03/2024 12:45 PM
4

Hayatımın baharında tanıştığım mesleğim ile birlikte isyan etmeyi de öğrenmiştim. Daha önceleri hayatımda hiç olumsuzluk yok muydu? Elbette çoktu. İyi bir çocukluk geçirdim diyemem. Hatta çocukluğumda mutlu olduğum günleri atlatmaya çalıştım hep. Güzel elbiselerim bir an önce eskisin istedim. Buydu bana yakışan. “Dertler benim, çile benim, mutluluk senin seni olsun…

Yıl 1983… Daha Karamürsel’de sınıf okulundayım. Biz astsubay öğrencileri, yanı başımızda asteğmen öğrenciler vardı. Ancak ayrı dünyaların insanları gibiydik. Hemen yan binada olmalarına rağmen onlar bize hiç yaklaşmaz, biz de onlara nefretle bakardık. Ne de olsa onlara bile selam verecektik.

Gerçeğin kendi, bazen onun düşündürdüklerinden de kara olabiliyor. Sen okuyup çabalayıp yirmi beş yıl yapacağın mesleğin için kendini hazırlayacaksın. Yanında dört ay eğitim gören asteğmen gelecek ve ona on beş ay komutanım deyip teskere olmasından sonra taşaklarının altı okka olmasını sağlayacaksın. O gidip kahvede Assubayları nasıl hizaya dizdiğini anlatacak. Ulan bu sistemi yapanın hiç mi Allah’ı kitabı yok? Bu kadar da kötülük yapılır mı? Bu kadar da vatan haini olunur mu? Senin assubayın hangi moralle mesleğe başlıyor? İşte öyle öyle başladı isyanlarımız… Derken çapaklandı, tıpkı bir fidenin toprağa tutunduğu gibi…

Rütbelerimizi taktık. İlk yıllar göz açıp kapayıncaya kadar su gibi aktı geçti. Geriye dönüp bakınca mesleki tecrübelerimize bir de felsefemiz eklenmiş. İç Hizmetler Kanununun İç halkı olmuşuz bir anda. Sivile tepeden bakan, aristokrat, vatanın gerçek sahibi, kahraman Türk Subayından çalabildiğimizce rol çalmışız. Karakol komutanı olmuşuz… İnzibat olmuşuz… Görev almışız. Çarşıda, altımızdaki devletin arabasından inerken asker koşarak kapımızı açıp selamını çakarken tek gözle etrafı kesmişiz. Yeri gelmiş tıpkı komutanlarımız gibi parmağımızın ucuyla işaret edip yanımızdaki askere meyve, domates seçtirmişiz. Yeri gelmiş dayak taraftarı da olmuşuz. Nam yürütmüşüz.

Sana demiyorum arkadaşım. Tabii ki öbürüne diyorum. Kendime diyorum. Sen hiç yapmadın. Sen çok bilinçliydin. Sen çok farklıydın.

Çocuklarımız büyümeye başladıkça daha adil düşünmemiz gerekirken onlara da rütbe takmışız. Eşimize çocuğumuza kıçının yerini öğretmişiz. Kendimizden yukarıdakilerin saltanatına özenmiş, küçük bir saltanat da biz kurmuşuz. Gelmiş çaylar… Gelmiş Garsonlar… Gelmiş Hamallar… Hakkını vermek, hakça davranmak uzak olmuş bize. Hep komutana oynamışız… “Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.” Cümlesini “görevini en iyi yapan komutanına en çok beğendirendir.” Şeklinde deforme etmişiz.

Aradan yıllar geçti. Kimilerinin dediği gibi en verimli yıllarımız olan kırklı ellili yaşlarımızı şimdi döngüsel bir devrimle kurtarmaya çalışıyoruz. Hepimiz emekli olduk. Daha fazla kalıp da çoluk çocuğa maskara olmayalım dedik. Kızma lütfen arkadaşım. Doğru ya… Sen;  kırk beş yaşındaki Assubayın yanına 22 yaşındaki asteğmeni Nöbetçi subayı olarak diken ve seni ona emanet eden bir sistem varsa, buna ne dersin? “Az daha okusaydın da Asteğmen olsaydın?” mı  dersin?

Emekli olup da hayatına sıfırdan başlayanlara saygı duyuyorum.  Onlara hiç seslenmiyorum. Atmosferlerini bozmak istemiyorum. Benim sözüm benim gibi maziyi çomaklayanlara…

Hayatın bir de yaprak dökümü sahnesi var.  Tıpkı bir yazının giriş gelişme ve sonuç bölümü olduğu gibi… Yaprak dökümü acı oluyor. Sonuçta hüzün  veriyor insana… Ve kendini hatırlatıyor… Kimbilir hangi sonbahar ve kaçıncı dalda hangi yaprağız. Biz de boş durmuyoruz bu sonbahar sahnesinde. Bir türkü tutturmuş gidiyor bazılarımız. Adı “Onur” Tıpkı bir mültecinin vatanına ulaşamadan gözlerini kapaması gibi tek tek soluyor yapraklar…

Bir sabah uyanıyoruz ki, Mehmet Ali Kılınç susmuş. Yine bir sabah Mustafa Savaş Evran… Yutkunuyorum. Aklıma bin bir türlü şeyleri söylemek geliyor. Her şeyi ama her şeyi o an, tüm birlikteliğindeyken sıcağı sıcağına sözler… Boğaz düğümlenmişken,  gözler dolmuşken…

Senin de hesabın mahşere kaldı. ” demek geliyor içimden.

Sonra kaldırıyorum başımı. Gülüyorum kendi kendime… Nelere üzülüyorsun? Nelere kafanı takıyorsun? En güzel nimetlerini yemişiz Cumhuriyetin. Kurtulmuşsa vatan ve özgürse millet, iki üç assubay haklarını alamamışlarsa ne çıkar. “Sen yanmazsan, ben yanmazsam nasıl kurtulur bu vatan.” diyor Nazım… Mis gibi havasını ciğerlerimize çekmişiz bağımsızlığın. Kimsin necisin demeden, din adına, az sonra gelecek ölümü duyarken katilimizle birlikte bağırmamışız “Allahü Ekber”.  Hiç sormadan dizilmemiş bedenlerimiz yan yana diz çökerek gırtlakta bıçak, ensede tüfek. Otobüse binerken, çarşıda gezerken kimse sormamış bana “ ne işin var bu vakitte? Cuma vaktinde”. Kadınlarımızı, kızlarımızı eşya gibi, mal gibi gören arkadaşlarımız olmamış. “Çıkmışız açık alınla on yılda on beş milyon” yola…

Ve lise çağlarımdan bir ses geliyor kulağıma…

Kara kara bulutlar gidin üstümüzden.” 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
12/12/2015 3:40 PM
12/12/2015 3:40 PM
05/09/2015 11:04 AM
27/02/2015 5:22 PM
07/02/2015 7:04 PM
04/01/2015 6:09 PM
01/01/2015 2:00 PM
19/12/2014 9:17 AM
31/10/2014 6:24 PM
16/05/2014 7:49 PM
27/04/2014 8:10 PM
06/04/2014 11:02 PM
18/03/2014 10:33 PM
16/03/2014 9:43 PM
13/03/2014 1:35 AM
YORUMLAR

  1. fatih bektaş dedi ki:

    ÖĞRETMENLERİN DE 3600 EK GÖSTERGESİ TAMAM MSB DEKİ SİVİL MEMURLARINDA İŞİ TAMAM EEE HANİ DİR ASTSB’IM HANİDİR VERİLEN SÖZLER EYYY GİDİ EYYY SEN UYU BEN DEVAM EDERİM NÖBETE MİLLETİM…