Dolar 33,0039
Euro 35,9974
Altın 2.569,43
BİST 11.064,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 31°C
Az Bulutlu
Ankara
31°C
Az Bulutlu
Sal 31°C
Çar 33°C
Per 33°C
Cum 32°C

KADAYIFIN ALTI

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
05/03/2011 9:03 PM | Son Güncellenme: 30/03/2024 12:45 PM
3

kadayifin-alti

İnsanlar ünlü olunca sözleri de ünlü oluyor. Nitekim birçok ünlü kişi bin yıl sonra bile sözleriyle anılmaktadır. Merhum Necmettin Erbakan’ın meşhur  “ Kadayıfın altı kızarmadan” deyişi çok değişik alanlarda kullanılmıştır. Ancak merhum Erbakan zamanın iktidarı olan Adalet Partisi’ni kerhen desteklediklerini bildiren bir açıklama ile “ Kadayıfın altı kızarmadan hükümet değiştirilmez” diyerek bu sözü siyasi literatüre sokmuştur. Daha sonra da hükümetin güven oyunun kendi ellerinde olduğunu ve bunu her zaman kullanıp hükümeti düşürebileceklerini belirten bir açıklama ile “ kadayıfın altı kızarmış mı bir bakacağız.” Diyerek tekrar kullanmıştır.

Bu sözü günümüzde kullanmak ne kadar zor değil mi? Merhum’dan sonra artık kimse kadayıfın altını kontrol etmedi.

Siyaset hayatımıza bir bakalım. Kadayıfın altını kontrol edecek bir parti var mı? Maalesef yok.  Artık ağızlardan çıkan kokuşmuş bir laf var. Doğru ve hiç duymayı istemediğimiz bir laf bu…  “Tuz koktu.” Sözün uzunu şöyle “Balık kokarsa tuzlanır. Ya tuz kokarsa…” Tuzun kokması kelime anlamı  ile ; yöneticilerin yetkilerini aşarak bir takım kuralları sorumsuzca çiğnemesinin sonucunda ortaya çıkan kavram kargaşası demektir.

Hükümetin torba yasanın içerisine merhum Erbakan’ın  devletin hazinesine olan yaklaşık on bir milyon TL borcunu affeden bir madde eklemesi ve bunun sebebinin ise siyasi ahde vefa olması tuzu kokutmuştur. Mahkeme kararıyla halkın parası olarak hazineye ödenmesi gereken bu para küçük bir siyasi duyguyla affedilmiştir.  İşe dinsel açıdan bakınca da durum vahimdir. Bunu yapan kişilerin dini ancak bir afyon olarak kullandığını düşünmek yanlış olmasa gerek.

Yürütmenin başında bulunanların yargıyı halka şikayet etmesi de tuzu kokutmuştur.

Devletin çalışanlarının hiyerarşisini hiç düşünmeden, menfaat ayrıcalığı temel amaçlı  düzenlemeler yapılması, bazı kurum çalışanlarının sorunlarının bilinçli olarak giderilmemesi ve bazılarına da haksız iyileştirmeler yapılması da tuzu kokutmuştur. Siz daha da çok fazla örnek verebilirsiniz.

Peki tuz neden kokutulur? Çok aptal oldukları için mi? Kafaları benim kadar çalışmadığı için mi? Elbette ki hayır. Kim ne derse desin gizli gündemleri olduğu için. Halkın günübirlik gereksinimlerine cevap vererek hiyerarşinin bozulmasına rağmen popülist yönetim yapmak gizli gündemin en büyük habercisidir.

Bu gizli gündemi göremeyerek alet olan bilinçsiz halk kesimine nasihatten öte bir diyeceğimiz elbet yoktur. Ancak her istediği özlük hakkını alıp, kendi kurumunda çalışanların özlük haklarını görmeyerek kendi kurumundaki hiyerarşiyi, birlik beraberliği bozan sözde eğitimli zümreye ne demeli?  Böl parçala ve istediğin gibi yönet taktiğini en iyi bilenler nasıl da böyle bir oyuna geldiler…

Basın özgürlüğünde dünyadaki yerimiz gittiğimiz yönün en doğru göstergesi, gizli gündemin de deşifresidir.

Ben hiçbir siyasi hareketin destekçisi olmadan direk olarak assubayların ortak sesinin şu olduğuna inanıyorum.

Bizi öteleyen, yaptığımız işi küçümseyen, neredeyse dışarıdan toplu para yatırıp hiç  çalışmadan emekli olan en düşük maaşlı SSK ve Bağkur emeklisi ile kıyaslama cüretinde bulunan, kendisinden haklarımı istediğimde haklı olduğumu söylediği halde parmağını kıpırdatmayan, benden aldığı hakkı torba yasa içinde iş adamlarına  ve yandaşlarına peşkeş çeken bu kadayıfın altı kızardı.

Saygılarımla…

ETİKETLER: , , ,
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
12/12/2015 3:40 PM
12/12/2015 3:40 PM
05/09/2015 11:04 AM
27/02/2015 5:22 PM
07/02/2015 7:04 PM
04/01/2015 6:09 PM
01/01/2015 2:00 PM
19/12/2014 9:17 AM
31/10/2014 6:24 PM
04/07/2014 7:37 PM
16/05/2014 7:49 PM
27/04/2014 8:10 PM
06/04/2014 11:02 PM
18/03/2014 10:33 PM
16/03/2014 9:43 PM
YORUMLAR

  1. Osman Ada dedi ki:

    Dernekleri kendi malı gibi gören zihniyeti kınıyorum. Kahve işletmeye ve patron gibi davranmaya hevesli olanlar assubay adının olmadığı kahveler açsınlar kendi isimlerini verip işletsinler; derneklerin esas amacı lokal işletmesi değil mücadele olmalı, onları seçen üyelere saygı duymalıdırlar, bu bir mecburiyettir.

  2. HARUN KURUOĞLU dedi ki:

    İşte böyle Mahmut Erdem;Dünya Sultan Süleyman’a bile kalmadı,herkes yaptığı ile anılacak…
    ____________________________
    YÖNETİCİ NOTU.
    Sn.Kuruoğu, sanallar zaten bu zihniyetin mahsülüdür. Bir zamanlar sizin de Antalya şubesinde cesurca mücadele ettiğiniz bu zihniyetten kurtulmamız gerekiyor ve bunu mutlaka başaracağız.

  3. Rafet Duran dedi ki:

    Saygıdeğer Ersen GÜRPINAR;

    Şeker gibi çok tatlı haberinizin yanında bu makale içimizi kararttı. Tam da intibaklarımızın, 1/4 derece ve kadememizin tatlı hayallerini yaşamaya başlamışken, bu haber hiç iyi olmadı. 9 yıldır bu kişinin bize yaşattıklarını unutmaya çalışıyorduk. Bütün eski dertlerimizi yeniden depreştirdiniz.

    Üstteki makalenizin okuma sayısı her zaman olduğu gibi alıştığımız bir sayıda okunacağı kesindir. Sizin elinizin altında daha gün görmemiş, çok daha tatlı haberler vardır. Keşke bu makalenin en sonuna bir not olarak bu haberlerden ufak bir çıtlatma yapsaydınız, belki Mahmut ERDEM bile açıp sizi arayarak, “ciddi misiniz? ”diye sorabilirdi. Bu siteye yazan, okuyan, yorum yapan tüm arkadaşlarımı ayrı tutuyorum. Öyle bir grup var ki, hayat felsefesi “ karışma, seyret, çıkarın varsa, faydalan ve kaybol” üzerine inşa edilmiş.

    Ordu evinde eşimle birlikte otururken, ilk kez gördüğümüz bir grupla sohbete daldık. Ankara’daki mitingden söz açılınca, mitinge katılmayan beyefendi soruyor, “ Peki sesiniz nasıl çıktı. Gür sesle bağırsaydınız “dedi. Ben de ona “Keşke hep birlikte olsaydık, sesimiz daha gür çıkardı, sesimizi daha iyi duyururduk” deyince, mazeretler havada uçmaya başlamıştı. Sotede bekleyen ve yalnız para kokusu takip eden arkadaşlar sizden iyi haber bekliyor. Sıcak para haberi ile garanti veriyorum, bu sefer yazınız en az 30 bin okunur. Yukarıda adı geçen kişinin neler yaptığını anlatmışsınız. Bunlar aklı ve gözü olan herkesin malumu idi. Böyle bir kişinin 3 kez neden seçildiği açık değil mi?

    Yeni yönetimin anladığım kadarı ile çok ama çok işi var. Biriken sorunlarımızın yanında, tekrar etrafımıza tel örgü çekenlerle de uğraşması gerekecek.

  4. EMEKLİ ASSUBAYLAR dedi ki:

    [b]Sn.İbrahim Özkeçe’nin mesaj panosuna gönderdiği yorum konu ile ilgisi nedeniyle buraya taşınmıştır.[/b]

    Değerli Gürpınar sizin bu mücadeleye verdiğiniz desteği tüm astsubaylar takdirle karşılıyor. İzmir’de BALÇOVA-NARLIDERE-GÜZELBAHÇE-KARŞIYAKA-GAZİEMİR şubeleri belediye tarafından tahsis edildiğini biliyorum mitinge katılmayan birçok şube var. İzmir’den BALÇOVA olmasına rağmen isim belirtmemişsiniz bana göre bu olumsuzlukları olan şubelerin başkanları ifşa edilsin ki tanıyıp tepkimizi ortaya koyalım ve şubelerimizde kesinlikle böyle bir tavır sergilenmesine izin vermeyelim. Esenlikler dilerim.

  5. Mithat Türetken dedi ki:

    Derneklerin asli görevini tamamen dışlayıp, tacir zihniyeti ile davranan bu türlerin, görevden derhal çekilmeleri veya çektirilmeleri gerekir.

  6. Mustafa Levent dedi ki:

    Rencide olmasın adını söylemiyorum bir şube başkanı sitelerin Temad’a zarar verdiğini ahkam kestiklerini anlatmaya başladı, ben aksini savunuyorum, “özellikle emekliassubaylar sitesi görevi mücadele olan sizlerin yapmadığını yaptı bugün gelinen noktada emekleri var, peki olumsuzluktan bir örnek verir misiniz kim yazmış neyi yazmış merak ediyorum” deyince “canım öyle söylüyorlar” yanıtını verdi; bilgisayar kullanmayan,siteye girersem genel merkez ne der korkusunu taşıyan tek amacı para kazanmak olan şube başkanları mücadelede dikenli tel değil mayın tarlasıdır…

  7. M.F.AKALP dedi ki:

    Birçok dernek lokali Ahmet,Hasan,Hüseyin ağanın kahvesi durumuna gelmiş zaten menfaati olmasa arkadaş orada bizzat garson aşçı çaycı gibi çalışmaz. Buraların işletmesi ihale edilmeli ki ne kazanıyor ne harcanıyor nispeten kontrol altına alınsın sülale gazinosu olmaktan çıksın ve o zihniyetteki kişiler lokalcilikten ziyade tüzükteki amaçların gerçekleşmesini sağlasınlar, ayrıca yönetime iki dönemden fazla seçilmek engellensin.

  8. Mustafa Savaş EVRAN dedi ki:

    Sevgili Meslektaşlarım.

    Bu gün (9 şubat 2012 perşembe günü)Balçova TEMAD şubemize uğradım.Balçova Şube Başkanı (aynı zamanda devre arkadaşım) Sayın Faruk ÖZEREN,yukarıdaki yazıda kaleme alınanlardsan kendi hakkında olanları kabul etmediğini belirterek;(hakaret içeren ifadeler konusunda yargıya başvurma hakkını saklı tutarak) istifa konusundaki sözünün arkasında olduğunu vurgulamıştır.Bu konuda hazırladığı yazıyı yayınlatamadığını belirterek de benden düşüncelerinin açıklanması ve sizlere iletilmesi konusunda yardım istemiştir.Sayın Özeren koltuğa yapışık olmadığını ve koltuk gibi bir merakının da bulunmadığını vurgulamıştır. Şubenin taşınabilmesi için Belediye’ce tahsis edilen binanın düzenlenmesi ve mefruşatı ile ligili olarak bankalar Derneği tanımadığından şahsi olarak ağır bir borç yükünün altına girdiğini,bu borcun devri için sayın Gürpınar’ı beklediğini ve hemen istifasını vererek,sayın Gürpınar’ın ve ekibinin seçilmesi için de her desteği vereceğini belirtmiştir.Yani Derneğin devri için Sayın Gürpınar’ı davet etmektedir.
    ————————————————————-
    YÖNETİCİ NOTU
    Sn.EVRAN, Sn.Gürpınar’ın yazısı genel bir değerlendirmedir,bu yazıdan kendine pay çıkaran Sn.Balçova Şb.Başkanı Sayın Faruk Özeren sitemize herhangi bir açıklama göndermemiştir, gönderseydi yayınlanırdı, sitemiz tüm assubayların sitesi olup herkese açıktır. Saygılarımla.

  9. adil dedi ki:

    Temad şubeleri sabahtan akşama kadar oyun oynanılan bir cafe değil, dernekdir. Derneklerin bir amacı, bir vizyonu vardır. Yönetimde görev alan arkadaşlara bu konuyu dikkat çekmek isterim.

  10. Naime ÖZEREN dedi ki:

    Çalışmalarını takdirle izlediğimiz “Assubaylar . org ” un son zamanlarda hakkımızda inanılmaz bir karalama kampanyası başlattığını esefle görmekteyim. “Çamur at izi kalsın” derler ya aynen öyle. Birisi çıkıp yazıyor; ne alıp veremediği varsa. Diğerleri de yargısız infaza girişiyor basıp klavyenin tuşlarına. Bunları yaparken önce ellerini vicdanlarına koymalı insanlar. 9 sene önce, ekip olarak bu göreve talip olduğumuzda oturmaya az sayıda sandalye, birkaç topal bacaklı masadan başka bir şeyimiz olmadığı, üyelerimizin soğuktan titrediği, her pencerede evlerden getirilmiş ayrı renk boy ve desende perdeler sallandığı unutulmasın. “Lokal işletmeciliğini hüner sayanlara ” diyenleredir sözüm: Hafızalarınızı yoklayın lütfen. Veya sitemizdeki albümlere bakın, göreceksiniz. Bu yönetim:

    a- 7 – 15 yaş arası 521 çocuğu sünnet ettirdi.
    b- Üniversiteye hazırlık ve öğrenci bursları verdi.
    c- Koro çalışmaları ve konserler düzenledi.
    d- İhtiyaç sahibi bir Güneydoğu Gazisi gencimizin isteği üzerine onun kız kardeşini her şeyiyle gelin etti.
    e- Ramazan aylarında zor durumda olan vatandaşlara gıda yardımı yaptı.

    Özlük haklarımızı savunmak için, kar kış demeden bizler Ankara, İstanbul, Çanakkale, Eskişehir, İzmir, Balıkesir’ deki mitinglere otobüsler dolusu giderken bu yazıları yazanlar neredeydi?… Sadece son mitinge katılmak ne onları aklar, ne de bizleri kara listeye alır.

    Sivil dostlarını üye kaydederek seçimlerde oy desteği sağlıyor diyen sn. Ersen Gürpınar’ a sesleniyorum: Siz daha, sivil üyelerin seçme ve seçilme hakları olmadığını bile bilmiyorsunuz. Veya bilhassa olayı çarpıtıyorsunuz. Bu zamana kadar üyelerimiz ve derneğimiz adına, oturduğunuz yerde yazmanın dışında ne yaptınız? Maddi, manevi, bedenen hangi taşın altına elinizi koydunuz?

    Dernek binamızı belediyemiz Balçova Temad’ a tahsis etti. Minnettarız. Çık diyen yok, kira isteyen yok belli bir süre için. Fakat bir kez sordunuz mu? Bu harap binanın onarımı nasıl gerçekleşti?…

    Ben verdiğim şeref sözünü aynen tutuyorum. Dernek binamızın onarımı için kullanılmak üzere ve yönetim kurulu kararı ile çekmiş olduğum krediden kalan borcu nakden ödeyerek beni aradan çıkarın. Gelin görevi devralın. Yeniden aday değilim. Hiç makam hırsım olmadı. Tek amacım astsubay kimliğini hak ettiği onurlu yere getirmekti. Seçimle geldim, isteğimle giderim. Şimdi, almayan şerefsizdir diyerek verdiğiniz şeref sözünü tutma sırası sizde Sn Gürpınar. Bu hikâye fazla uzadı. Yılan hikâyesini de geçti. Bu cevabi yazımla tartışmaya nokta koymak istiyorum. Bu konuda olumlu, olumsuz her türlü görüş bildiren veya sadece okumakla yetinen tüm katılımcı meslekdaşlarıma teşekkür ve saygılarımı sunarım.

    Balçova Temad Başkanı
    Faruk Özeren

    Balçova Temad Kadın Kolu Bşk.
    Naime Özeren
    ————————————————————-
    YÖNETİCİ NOTU.
    Sn. Faruk-Naime Özeren,
    Bu sitede kimseye haksız ve mesnetsiz suçlamada bulunulmamış sizin ifadenizle karalama kampanyası yapılmamıştır.Yazıda belirtilen olumsuzlukları üzerine alanlar cevap hakkını kullanabilir. Burası assubayların özgür sesi olan bir sitedir, nitekim sizin adınıza Sn.M.Savaş EVRAN’ın açıklaması ve sizin açıklamanız yayınlanarak yanıt hakkınıza saygı gösterilmiştir.

  11. Ersen Gürpınar dedi ki:

    [b]Değerli meslektaşlarım,
    Bu sitede ve muhtelif platformlarda yazdığım yazıları hiçbir zaman kişiselleştirmedim, kendime pay çıkarmak gafletine düşmedim; nasırlarına bastığım için bana düşmanca davrananlara bile bir özür mesafesinde olduğumu her vesile ile tekrarladım. MÜCADELENİN DİKENLİ TELLERİ yazımda genel bir profil çizdim, bu yazıdan Bay ve Bayan Özeren’ler kendilerine pay çıkardıklarına göre demek ki bazı gerçekler kendilerine dokunmuş o halde yanıtlayalım.

    Kimse kimseye çamur atmıyor mesnetsiz suçlamada bulunmuyor, isim vermeden yazdığım bir yazıdan atalarımızın “yarası olan gocunur” sözündeki gibi neden siz alındınız? Tabii kendinizi ve yaptığınız hareketi biliyorsunuz, ayrıca size iftira attığımı düşünüyorsanız yargıya başvurabilir beni üyelikten ihraç edebilirsiniz…

    Gelelim övünç vesilesi yaptığınızı belirttiğiniz işlere. Bunların gerçekleşmesine kim destek oldu biliyoruz, sizin tek kuruşunuz yok, bu faaliyetler olağan sosyal faaliyetler, her şube benzer faaliyetlerde bulunuyor; Sizin daha başka sorumluluk ve görevleriniz de var (buna rağmen emeği geçenlere teşekkür ederim). Sizin, şubenin patronu gibi davrandığınızın birçok örneğini yönetim kurulundayken biliyorum, bana mücadele için yaptığınız bir tek çalışma ve fedakarlıktan bahseder misiniz…Bugüne kadar hangi sorunu çözdünüz ya da çözülmesine katkı sağladınız?

    Şubeyi iyi idare edebilseydiniz kirasını aylarca belediye ödemezdi! Sn.Öztürk olmasaydı kirası ödenmeyen dernek çoktan kapısına kilit vuracaktı. Kirasını bile belediyenin ödediği en çok üyesi olan şubenin lokalinin, gazinosunun,berberinin ve gezilerin gelirlerini değerlendirseydiniz yeni binanın onarımında kullanırdınız, kişisel borç alıp bina tamir ettirme gayretiniz tüm üyelerin gözünü yaşartan bir fedakarlık mıdır? Siz bunları assubaylara hizmet ve mücadelemize destek olarak mı algılıyor kendinizi vazgeçilmez sanıyorsunuz ?

    Gelelim sizin ihraçtan kurtulup koltuğunuzu garanti ettikten sonra üyelerinize ve yönetimdeki arkadaşlarınıza takındığınız tavrın aynısını sergilediğiniz olaya.
    Sn.İsmail Turan’ın büyük fedakarlıklarla açtığı davaların giderlerine destek için gönüllü arkadaşlardan yardım toplamasına engel olan siz değil misiniz? Ben medeni bir şekilde size bu davanın sonuçlarını anlatıp bu hareketinizi sorduğumda “Kardeşim bu kişisel bir davadır ben katılmıyorum ben olmadan buna sizler karar veremezsiniz “ diye hiddetlenen, akabinde “ben olmasam bu şube olmazdı, sizler sadece ahkam kesiyorsunuz ortalık karıştırıyorsunuz, o sitede üç yazı yazmakla ne halt ediyorsunuz?” dediğinizde “kimse vazgeçilmez değildir, dün siz yoktunuz yarın da olmayabilirsiniz bu dernek yürür” yanıtım üzerine “gel o zaman sen yürüt” restine “yürütürüm” dediğimde “ben istifa etmezsem şerefsizim, sen de bu görevi almazsan şerefsizsin” diyen siz değil misiniz ?

    Buna rağmen size tüm nezaket kurallarını zorlayarak yanıtlar verdim, konuya müdahil olan Sn.Erdoğan Öztürk’e durumu izaha çalışırkan hiddetle “sen aidatını ödemedin, benim kararıma karşı çıkıp TEMAD Ankara mitingine katıldınız” diye bizi suçladınız; size “yönetimdekiler emirle değil özgür iradeleri ile karar verir” ayrıca suçladığınız kişilerin mitinge katılmasını savunmanızda neden kullandınız yanıtını verince neden kaba kuvvete başvurmaya kalktınız? Şimdi sütten çıkmış ak kaşık gibi davranıp gerçekleşmeyeceğini bildiğiniz halde mantık ve hukuka aykırı aldığım krediyi nakit ödeyerek görevi devralın diyorsunuz, bunun samimi bir teklif olmadığını akıl ve izan sahibi herkes anlayacaktır…

    Seçimlerde Gn.Başkan Mustafa Erol “sizi savcılığa şikayet ettim güç durumda kalacaksınız aday olmayın” dediği zaman “adaylıktan çekildim yerime eşimin listesini koyuyoruz” diyen siz değil misiniz? Üyeler, “bu hanedanlık mı kocasından sonra karısımı başkan olacak?” diye tepki gösterdiğinde onları yatıştıran kimdi? Düne kadar benim assubaylara yaptığım hizmetten övündüğünü bildiren Sn.Özeren fikriniz neden değişti?
    Benim ne yaptığımı yazınızda “çalışmalarını takdirle izlediğimiz org sitesi” diyerek kendiniz belirtiyorsunuz, ben o sitenin yazarı ve yönetim kurulu üyesiyim, çok şükür bizlerin klavye başında ahkam kesmesi sayesinde düne kadar derecesini,kademesini,tazminatını bilmeyen yöneticiler yüzünden esamesi okunmayan assubayların sorunları dile getirildi,taşlar yerinden oynadı, arkadaşlarımız sorgulamaya başladılar ve şubelerin ne yaptığı ne yapmadığı ortaya çıktı!.. Kaldı ki ben bunları yapmakla yükümlü değilim bu benim mesleğime saygımın bir tezahürüdür.Ayrıca bu faaliyetlerimi sizin gibi üye aidatı şube gelirinden değil cebimizden karşılıyoruz.

    2005 yılındaki mitinglere sizin gibi ben de katıldım, Konak şube otobüsündeydim. Sn.İsmail başkan, Olcay abi ve TEMAD yöneticileri gibi siz de biliyorsunuz, kavram kargaşası yaratıp kendinizi mazur göstermeyin, siz 2009 yılındaki mitinge katılmama kararınızı yönetime dayattığınızda 3 kişi karşı çıktık, “assubay olan her yerde biz varız mitinge katılacağız” dedik katıldık. Miting öncesi hak etmediğiniz halde sizi fikrinizi ifade ediyor diye savunmasaydık assubay toplumunun günah keçisi olacaktınız. Buna rağmen mitinge katıldık diye bizlerle konuşmadınız ama savunmanızda “Biz bağlayıcı karar almadık yönetimimizden Ersen Gürpınar ve Abdullah Zengin eşleri ile katıldı ayrıca katılanlara yardımcı olduk” savunması yerine neden mertçe “ben uygun görmedim ve katılmadım” diyemediniz? Savunmanız gelince avukat, avukat gezdiniz uykularınız kaçtı! Sahi, kişisel savunmanız için avukat ve noter masraflarını kim ödedi ?..

    Şimdi şubenin şu kadar borcu var, ben kredi çektim Ersen Gürpınar gelsin borcu nakit ödesin şubeyi devralsın masalını bırakın. Bakkal dükkanı mı devrediyorsunuz? O şubenin dün başkanı siz değildiniz, yarın da olmazsanız biri çıkar bu görevi devralır, kimsenin şüphesi olmasın ben şeref sözümü tutarak aday olurum.Peki siz şeref sözünüzü tutabilecekmsiniz hep birlikte göreceğiz;Konunun çözümünün Hukuki ve mantıklı yolu siz şeref sözünüzü tutabilirseniz istifa etmenizden yarım saat sonra yönetim kurulundan biri şubenin başkanı olacaktır! Özellikle kendini vazgeçilmez sayan ve üyelerine küstahça kaba kuvvet uygulamaya kalkanlar başta olmak üzere kimse ne bulunmaz ne de vazgeçilmezdir … …[/b]Mücaadeleyi araç değil amaç edinen meslektaşlarıma minnet ve şükranlarımı sunuyorum.

  12. Basri Bayrak dedi ki:

    Dokuz yıl dile kolay işini gücünü bırakıp dernek yöneticiliği yapmak bayağı fedakarlık gerektirir M.Erol başkanımız gibi daha çok hizmet etmek isteyenlerin kıymetini bilemedik 🙂

  13. Mithat Türetken dedi ki:

    Bakkal dükkanı devri dahi belli prosedür gerektirir.
    Sn. Başkan binanın onarımını seçimlerden önce yaptırmıştı. Seçilmeseydi borç ne olacaktı? Muhakkak ki o borcu yeni yönetim kabullenecekti.
    İstifa etmek isteyen, yönetime bir dilekçe verir dilekçesinde ” bu borç benim değil şubenin borcudur” şerhini koyar istifasının kabulünü ister, sorun çözülürdü.
    Borç yasal ise, Kurumlarda Devamlılık Esastır mantığı ile hareket edilir, hiç bir tartışma ortamı yaratılmadan sorun kalmazdı. Yönetim değişikliği pazarlık etme safhasına getirilmemeli, nezaket kurallarının dışına çıkılmamalıdır. Saygı ile.

  14. EMEKLİASSUBAY dedi ki:

    Sayın Erdal Günşer’in mesaj panomuza gönderdiği yazı konu ile ilgili makaleye taşınmıştır.

    Sayın Özeren çifti emekli assubaylar.org sitesinin duayeni Sayın Ersen Gürpınar abimiz hakkında yazdıklarınızı tasvip etmiyorum. Dahası oldukça tuhaf buluyorum. Sayın Özeren’ler bizden ne bekliyorsunuz? Sizin yazınız dolayısıyla Sayın Ersen Gürpınar abimizi tanımamışız vay canına… mı diyeceğimizi zannettiniz. Lütfen…
    Ben bu sitede beş yıldır varım. Benden öncesinden beri de Sayın Gürpınar vardır. Bırakın bir şubeyi, bir çok şubeyi toplasanız, hepsinden çok assubaylık bilincine hizmet edip birlikte hak arama sinerjisini yaratan bu site ve duayeni Sayın Gürpınar hakkında bu sitede yazdıklarınız gerçekten affedilemez. Ayrıca ben kendi adıma kredi çekip dernek idare ettim diyorsunuz. Parayı ödeyen gelsin derneğin başına diyorsunuz. Doğrusu yakıştıramadım. Şubeniz satılık mı? Seçime gidersiniz olur biter. Şubenin de borcu harcı varsa orada görüşürsünüz. Sizin muhasebeniz yok mu? Sayın Gürpınar sözün bittiği yerde olmasaydı sanırım şube mevzularını buraya taşımazdı.
    Sayın şube başkanının daha açıklayıcı veya gereğini yapma noktasında olmasını beklerdim. Hizmetleri için kendisine teşekkür eder ve doğrusu en hafif ifadeyle teessüf ederim.

  15. ali nas dedi ki:

    Sayın Faruk Özeren Bşk.ım.
    Yıl 2004 Sayın Ersen GÜRPINAR’la internet ortamından ahkam keserek tanıştım.O güne kadar yalnız ama onuru ile hak mücadelesini kendi küçük çevremde yürütürken o tarihten itibaren çerçeve büyüdü.
    ‘’Bu zamana kadar üyelerimiz ve derneğimiz adına, oturduğunuz yerde yazmanın dışında ne yaptınız? Maddi, manevi, bedenen hangi taşın altına elinizi koydunuz?’’ İşte buna bir yanıt.
    Mynet emekli assubaylar grubuyla,nüve forum, emekliassubaylar.org sitesi ,milliyet blog vb.bir çok sitede gelişti.Çok az emekli astsubay büyüğümle az zamanda büyük işler de başarıldı.Televizyonlarda yayınlanan BAKTAT şirketine ait bir reklam,bizleri rencide eden diğer yazılar bizlerin teması ve tepkisi sonucu çok kısa sürede yayından kaldırılmış olup reklamı hatırlayan bile yoktur.Vefat eden bir asb.büyüğümün Yüksek tahsil yapan kızına kendi aramızdan az da olsa maddi katkı ile Sayın Gürpınar tarafından da burs sağlanmıştır. Astsubay camiasına haksız saldırılara her platformda tepki gösterilmiştir, basında haklarımızla ilgili yazıların yazılması Tercüman gazetesinde yazı dizisi başlatılmıştır.Merzifon Ankara onur yürüşü TEMAD’ın engellemesine rağmen maddi ve manevi desteğimizle gerçekleşmiştir; metni tarafımızdan yazılan finansmanı karşılanan SABAH gazetesinde TEMAD gazete ilanı Cumhuriyet tarihinde ilk kez gerçekleşmiştir. Ankara mitingine hem katılım hem de daha fazla katılım sağlama adına imkanı olmayan büyüklerimizin de gidebilmesi adına maddi katkı da sunulmuştur.Yine Org üyeleri adına Sayın Cesur YÜREK Umur TALU’ya TEMAD’ın cesaret edemediği vefa ziyareti gerçekleştirilmiştir,Sayın Büyüğüm İsmail TURAN’ın açtığı davaya maddi katkı gibi daha bir çok maddi ve manevi faaliyet org sitesinin onurlu üyeleri ve sayın büyüğüm Ersen GÜRPINAR’ın o bitmek bilmez enerji,takip,Asb.Onuruna düşkünlüğü ve Asssubay sevdalısı olması nedeniyle gece,gündüz başarı ile yürütüldü.Üstelik bunları gelirlerle aidatlarla değil arkadaşlarımızın fedakar katkıları ile gerçekleştirdik.
    Şimdi saçma sapan bir tutarsızlıkla Sayın Ersen GÜRPINAR’ı karalamaya çalışma gayretinizi, kusura bakmayın yaptıkları ile kendini tereddütsüz kanıtlamış olması nedeniyle hoş karşılamıyorum,takdire şayan biri olmasaydı geçen dönem aynı yönetim kurulundaki birlikte neden oldunuz, bu davranışınızla değerinizi düşürdüğünüzü üzülerek arz ediyorum.

    Sünnet yaptırmak,müzik korosu kurmak ramazanda yardım dağıtmak güzel de bunlar belki sizi tatmin etmiştir bizlerin dertlerine merhem olmamıştır. Siz 9 yıldır bir kazanım sağlamadığınız gibi sağlamayan Gn.merkezinize bile tepki gösterememişken bu gafleti bizler dile getirdik. Parası olmadığı için şahsi kredi çekerek onarımı yapılan bir şube, yönetimin beceri ve başarısısının göstergesidir.
    Tüm bunlara rağmen sayın büyüğüm Gürpınar’ı şeref sınavına sokmak gibi bir söylem ve itham boştur. Lütfen boşa kürek çekmeyin, Asb.Hak ve Onur mücadelesini sabote etmeyiniz. Kendisi sözünü tutacağını beyan etmişler sizden de şeref sözünüzü tutmanızı bekliyoruz.
    Hak ve Onur mücadelesinde 1 Asb.ın bile kaybına tahammül yoktur.Bu nedenle lütfen bu uğurda kayıplardan olmayınız.
    Bilin ki Asb.Hak ve Onur mücadelesinde Sayın Ersen GÜRPINAR tek başına birey olarak değil, varlığı binlerce Asb.a eşittir.
    Tüm bunlara rağmen Balçova Şubesine yaptığınız katkı ve emekleriniz için şahsım olarak teşekkürü borç biliyorum.
    Her şey assubaylar için.

    Takipteyim.

  16. mehmet emin atılgan dedi ki:

    Değerli arkadaşlarım
    Yaşanan olay üzüntü vericidir, arkadaşlarımızdan şubeleri ile ilgili bu konuda zaman zaman şikayetler alıyoruz. Derneklerin yönetim şekli dernekler yasasında ve tüzükte bellidir. Görevden ayrılmak isteyenler istifa ederler, yerine yedeklerden ilk yedekten başlanmak üzere biri seçilerek aralarında başkan seçimi yaparlar ve görevlerine devam ederler; ancak arzu edilirse bu yönetim mecburiyeti olmamasına rağmen güven tazelemek adına olağanüstü seçime de gidebilir.
    Bunun dışında şube yönetiminin kişilerin arzusuna göre devri mümkün değildir. Sn.Gürpınar’ın assubay sınıfına yaptığı hizmetleri hepimiz biliyoruz, bunun farklı mecralara sürüklenmemesi, öfke ile verilip tutulmayan şeref sözlerinin tasvip edilmeyeceğini ve özrün bir olgunluk ifadesi olduğunu belirtir,onur mücadelesine emek ve destek veren arkadaşlarıma saygılar sunarım.

  17. Dalkılıç dedi ki:

    Sn.Gürpınar’ın bazı şube başkanları ile ilgili değerlendirmeleri gün gibi aşikardır,Balçova konusunda arkadaşların düşüncelerini yorumlarda okuyoruz benim esas merak ettiğim konu şudur: Bay ve Bayan Özeren’ler aile dayanışması gereği birlikte savunmaya geçmişler normaldir benim esas yanıtını istediğim konu ise Bn.Özeren TEMAD GENEL BAŞKANLIĞI YÜKSEK DENETLEME KURULU ÜYESİ sıfatını taşımaktadır ayni zamanda şubesinin kadın kolu başkanıdır Peki bu hususlarda yada Sn.Gürpınar veya bir başkası BALÇOVA şubesi ile ilgili bir ihbarda bulunsa bu hanımefendi tarafsız olarak eşini denetlemesi mümkün olacakmı? Eşi istifa için şeref sözü vermiş sözünü tutarsa ne ala tutmazsa hanımefendinin bu görevi sürdürmesi etik olurmu? Bunun yanıtını bize genel merkezimiz versin.

  18. Hüseyin ÇETİN dedi ki:

    Sayın Ersen GÜRPINAR TEMAD çatısı altında yaşadığımız sıkıntıları en güzel şekilde kaleme almışsınız, yazdıklarınızın hepsine katılıyorum hâttâ kimliğimize zarar vermekten çekindiğiniz için yazmadıklarınız da vardır eminim; çünkü benim de söylemek isteyip de içime attığım hususlar var. Bizlerden bazıları onur mücadelesi peşinde koşmakta, bazıları da kartvizitlerine yazacakları makam peşindedirler. Ancak o makamlar kimseye baki değil, gelip geçicidir. Makam peşinde koşan abilerimiz bunu anlayamadı ise söyleyecek sözümüz yok, ikinci bir defa seçilemediklerinde makam peşinde koşanlara kaç kişi selam verir yaşadıklarında göreceklerdir. Son zamanlarda İzmir’deki TEMAD İlçesi Bşk.larından birisi istifa etmiş, istifa onurlu bir davranıştır, inşallah geçmişte istifa ettiğinde dilekçesini geri aldığı gibi bu kez de geri almaz.Söz verenler sözünü tutmalıdır hani bir söz var ” İnsan Tükürdüğünü Yalamamalı”

  19. Orhan ORHUN dedi ki:

    Dernekler hükmi kişiliktir, babamızın çiftliği değil. Toplumsal yaşamın sürekliliği için hizmet şarttır. Hizmette duygusallık ve egolara yer yoktur. Derneği babasının çiftliği zanneden, toplumu küçük gören ve karşısına alan postal giyme meraklılarının şimdi yerlerinde yeller esiyor. Onlar şimdi Assubay toplumunun vicdanında mahkum olarak tarihin kara sayfalarında ait oldukları yere gönderildiler. Toplum Sayın GÜRPINAR’ı da, ÖZEREN’leri de tanıyor. Mesnetsiz dil uzatmalarla, topluma malolmuş bir değeri KADR-Ü KIYMET’den düşürme niyetinde olanlar zelil duruma düşersiniz. Unutulmaya…

  20. EMEKLİ ASSUBAYLAR dedi ki:

    [b]Değerli üyelerimiz, amaçları doğrultusunda faaliyet gösteren özverili arkadaşlarımızın yönetimlerindeki şubelerimizi tenzih ederek şubelerimizin artık hantal yapıdan kahvehane görüntüsünden kurtulmaları amaçlarına uygun hizmet eden şeffaf bir yapıya kavuşturulmaları gerekmektedir. Bunun için TEMAD genel merkezine düşen önemli görevlerin gereğini talep ediyoruz.
    Yazıda bahse konu olan durumla ilgili sizlere intikal ettirmediğimiz yanıt hakkı doğuran yorumları yayınlamadık. Konu anlaşıldığından noktalanmasını istiyoruz.
    Yönetimlerde görev almak onurdur,ancak kimseyi zorla o göreve seçmediklerini de hatırlatıyoruz. Bu nedenle sözlerin bile değer yargılarımıza göre büyük önem taşıdığı dikkate alınarak verilen şeref sözlerinin tutulmasını,şubelerimizin şaibelerden uzak şeffaf ve üyelerine saygı gösteren bir zihniyetle yönetilmesini diliyor bu konuda TEMAD üyelerimize de sorumluluklar düştüğünü hatırlatıyoruz. Mücadele bir bayrak yarışıdır, ancak birlikte başarabiliriz. Sevgi ve saygılarımızla.
    SİTE YÖNETİMİ[/b]

  21. Mesut MAVİTUNA dedi ki:

    Yazılanları ve yapılanları ve bundan sonra yapılacakları ve yapılması gerekenleri hakikaten anlamakta çok zorlanıyorum.
    Acaba ben mi başka bir dünyada veya başka bir sistemde mi yaşıyorum diye kendi, kendime sormaya başladım.
    Temad çatısı altında bulunmak veya burada hizmet vermek ve verilen bu hizmeti de kendi kartvizitlerine ekleyerek basamak olarak kullanmak hiç kimsenin haddine değildir.
    Temad’lar emekli meslek mensuplarına sosyal amaçlı hizmet etme ve belli sorunları çözmek gayret içinde olmalıdırlar.
    Son zamanlarda bazı şahısların Temad’ları işlerinin çözümü amacı için kullanmak istedikleri ve bunun sonucunda da dernek yönetimlerinden istifa veya ayrılmaların olduğunu hepimiz duymaktayız. Ben bu tarz düşünceye sahip olanları şahsım adına kınıyorum. Ayrıca bir topluma hizmet etmeyi, sadece lokalcilik hizmeti vererek yaptığını zannedenler ile sadece bu işler yazı yazmakla olmaz diyenleri de ayrıca kınıyorum.
    Rahmetli Nazım Hikmet’in bir yazısı da bu düşünceye sahip olanlara bir cevap olsun.
    Selam ve saygılarımla.

    Dün “canım” olan yarın “düşmanım” olmaz benim…

    Yaşananların hatırı hep saklı kalır Hatırları sorulur selamları hep alınır…

    “SİLDİKLERİM” vardır bir de ! Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır Adları anılmaz hatırları sorulmaz sadece beddualarımdır…

    Vicdanla birlikte… “ŞEREF” ararım ben sevdiklerimde;

    Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim…
    Zaman gelir “ŞEREFSİZLERİ” de severim…

    Her yerde gözüm kulağım vardır benim “Eksik söylemek yalan söylemek değildir !” mantığındaki Beni değil kendini kandırır yalnızca…

    Bilmezden gelişlerim aptala yatışlarım Kaybetme korkumdan değil karşımdakilerin yalan söyleme potansiyellerine olan merakımdandır…

    “inkar” olmaz benim hayatımda…
    Yaşananı “YAŞANMAMIŞ” saymam Sayanları da SAYMAM…

    Kelimelere sığmaz SAYFALAR SÜRER BENİ ANLATMAK

    Ama ne kadar anlatılırsa anlatılsın;
    YAŞAYAN BİLİR BENİ… YAŞAMAYAN ANLAMAZ…

    Ağırdır sevmelerim Her “YÜREK” taşıyamaz…
    Büyüktür umutlarım Her “OMUZ” kaldıramaz…

    Nazım Hikmet Ran

  22. EMEKLİ ASSUBAYLAR dedi ki:

    Değerli Meslektaşlarımız
    Balçova TEMAD sitesinde yayınlanan ve sitemizde yayınlanması istenilen samimi olduğuna inandığımız duyuruyu bilgilerinize sunuyoruz.

    [b]Değerli Meslektaşlarımız, Emekli assubaylar org sitesi ve Sn. Gürpınar’ın toplumumuz için önemini biliyoruz sitede yayınlanan MÜCADELEMİZİN DİKENLİ TELLERİ yazısında belirtilen olumsuzlukların bazıları TEMAD Balçova’da yaşanan arzu edilmeyen bir tartışmanın sonucu olduğu malumlarınızdır konunun muhatapları karşılıklı olarak kendilerini savunmuşlardır. Ancak Sn. GÜRPINAR’ın mücadeleye olan katkısı nasıl yok sayılamazsa TEMAD Balçova Şube Başkanı Sn Faruk ÖZEREN’in de mücadeleye koyduğu katkı aynı şekilde görmezden gelinemez. Bizler bir derneğin çatısı altında bölünme için değil birleşmek ve mücadelemize katkı sağlamak için bulunuyoruz. Yaşanan arzu edilmeyen davranıştan dolayı Sn. Özeren ve bizler üzüntü duyduk bu olayın yok sayılmasını olumsuzlukların hepimizin desteği ile sona erdirilerek yıllardır önyargılarla bizlere yapılan haksızlıkların giderilmesine odaklanmalıyız .Tüm meslektaşlarımıza sevgi ve saygılar sunuyoruz. TEMAD BALÇOVA YÖNETİMİ[/b]