Dolar 32,4020
Euro 34,5407
Altın 2.453,90
BİST 9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 26°C
Açık
Ankara
26°C
Açık
Sal 26°C
Çar 25°C
Per 20°C
Cum 16°C

SAYIN BAŞKAN VE EKİBİ SUÇLUSUNUZ….

SAYIN BAŞKAN VE EKİBİ SUÇLUSUNUZ….
10/03/2012 9:50 PM
1

antalya-temad

Siz hiç bulunduğu şehre bir etkinlik için gelmiş olan Yıldız Kenter etkinlik bitip sahneden indikten sonra koridorda yürürken, düğmelerini ilikleyip önüne geçerek “Ben Emekli Astsubaylar Derneği, TEMAD İl Başkanı” deyip kendini takdim eden TEMAD şube başkanı tanıdınız mı? Ben tanıyorum. TEMAD Antalya İl Başkanı Sayın Mustafa Dündar.

Biliyorum, kendisi Antalya TEMAD’da camiasına hizmet ederken belki gökteki yıldızları yere indirmemiştir; özellikle genç meslektaşlarımız arasında bayrağı daha yükseklere taşıyacak kişiler mutlaka çıkacaktır; ancak kendisine hitaben buradan bazı diyeceklerim var. Amacım geçmişi deşmek, geçmişe takılıp kalmak değildir. Amacım sadece bu gün gelinen durumu, başkan ve ekibinin camiamıza hizmet için kat ettiği yolu göz önüne sermek içindir. Başkan ve ekibi, üyeleri birbirine düşmüş, bürosuna korkarak girilir hale gelmiş, para verilerek nöbetçi kalacak görevli bile bulunamaz hale getirilmiş durumdaki bir derneği, bu günkü durumuna getirip; kısaca çok aşağılardan aldıkları çıtayı bir hayli yükseğe asmışlardır. Kendilerine teşekkür edip, Sayın Başkan, sağ olun diyorum.

Sayın Başkan, Antalya Orduevi’nde dernek lokali olarak kullanılmak üzere tahsis edilen yerin elimizden alınması nedeniyle, daha görevi devraldığınız gün lokal yeri sorununu kucağınızda buldunuz. Malumu tekrar ilana gerek yok; sahibi yine bir meslektaşımız olan, derneğin gereksinimine kısmen cevap veren mekanda işler umulduğu gibi yürümedi ve kısa bir süre sonra o mekan terk edildi. Üyelerin lokal gereksiniminin karşılanması için, yürümeyeceği daha baştan belliydi ama, denize düşenin yılana sarılması misali, umuma açık bir kafenin bir köşesine sığınma, orayı üyelerin bir süre lokal olarak kullanması yolu bile denendi. Ama bilindiği üzere soruna bu da çözüm olmadı.

Derneğimize belediye imkanlarını da arkanıza alarak uygun bir lokal yeri sağlayabilmek amacıyla, “ben buradayım” diyebilmek, devamlı yerel yöneticilerin gözleri önünde olabilmek için, katılmadığınız ilçe belediye başkanlarının, büyük şehir belediye başkanının katıldığı toplantı, semt pazar yeri açılışı, cenaze töreni, ödül töreni, konferans kalmadı. Yazının başında sözünü ettiğim Sanatçı Yıldız Kenter’in yolunu kesip karşısında düğme iliklemenizin amacının sanatçıya saygının yanında, hemen dibinde bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı’na “Bizim lokal yeri tahsis talebimiz ne oldu?” sorusunu hatırlatmak için olduğunu iyi biliyorum.

Derneğimizi seçim öncesi ziyaret eden Antalya Milletvekili ve Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’ın “lokal yeri talebinizin takipçisi olacağım” demesine rağmen belediye imkanlarından faydalanarak derneğimize lokal yapılabilecek uygun bir tahsis edilmesi isteği maalesef karşılanamadı. Daha doğrusu biraz da onların gösterdiği yer derneğimizin amaçlarına hizmet etmeyecek yerlerdi; derneğin lokal yapma amacına uygun olan yerleri de onlar bize tahsis edemedi.

Derneğimiz sonuçta bir emekli derneği; üye ağabeylerimizden yaşları hayli geçkin olanlar var; lokal olabilecek yer düzayak bir mekan olmalı. Şehrin her yanından kolay ulaşılabilecek bir yer olmalı. En az yüz kişinin sığabileceği genişlikte bir mekan olmalı. Mümkünse meslektaşlar en azından orduevine uğradıklarında, “tanıdık bir yüz var mı diye bir de derneğe uğrayalım” denilebilecek kadar orduevine yakın olmalı. Kirası da kendi yağıyla kavrulabilecek kadar ehven olmalı. Bu ve benzeri kriterlere uyan bir mekanı bulabilmek için aylarca araştırma ve hesaplar yaptığınızı, dokuz ölçüp bir biçtiğinizi yakından biliyorum.

Neyse ki sonunda dört dörtlük olmasa bile, büyük oranda gereksinime cevap veren yeri buldunuz. Bu mekanda düzeni kurdunuz. Sonuçta yapılan işin mali sonucu sadece sizin ve yönetiminizdeki kişilerin cebini değil, bütün üyelerin cebinden çıkan aidatları ilgilendirdiğinin bilinciyle, yönetim kurulu olarak emeğinizden ve kişisel zamanınızdan fedakarlık ederek, gözünüzü kapayıp lokali bir işletmeciye teslim etmek yerine, lokalin işletmesini de üstlendiniz. İzlenimlerime göre de, eseriniz olan işletmede teker dönmeye başlamış, bazı sıkıntılara rağmen, şahsınızın ve yönetim ekibinizin gayretleriyle kendi yağıyla kavrulabilme konusunda umutlar bir hayli artmış durumda. Son olarak dernek lokalimize, meslektaşlarımızın eşlerinin ve kadın üyelerin de gelebileceği, uygun nezih bir bölüm ekleyebilmek, dernek bürosuyla lokali bir araya getirebilmek için, iki ay önce açılan lokale ek olarak, mevcut lokalin üst katını da kiralayıp düzenleyerek, üyelerin hizmetine açtınız.

Yapılanlara, derneğimiz adına seviniyor gurur duyuyoruz. Temennim, camiamıza kazandırılan bu yerlerde işlerin sıkıntısız yürümesi ve hizmetin devamlı olmasıdır. Kendi adıma ben artık evden , TEMAD’a gidiyorum diye yola çıkıyorum; son aylarda bilinen nedenlerle iyice uğrayacak durumu kalmadı ya; zorunlu olursa orduevine uğruyorum.

Sayın Başkan ve ekibi bu anlattıklarım sadece lokal konusuyla ilgili olanlar. Dernek hangi faaliyeti yaparsa yapsın, “katılım yetersiz olur da mahcup olur muyuz” korkusunun sayenizde çok gerilerde kaldığını, bunun tek sırrının da üyelerin sadece “astsubaylık” larına hitap etmeniz olduğu biliyorum. Önümüzdeki aylarda Antalya TEMAD’ın seçimli olağan genel kurulu var. Benim gurur duyarak bu anlattıklarıma rağmen, kıskanç ve art niyetli olabileceklerini tahmin ettiğim bazı memnuniyetsizliklerini dillendirenleri bahane ederek, henüz daha başlangıcında bulunduğunuz güzel girişimleri bırakıp, ekibinizle birlikte tekrar aday olmayacağınız duyumlarını alıyorum.

Sayın Başkan ve ekibi suçunuz çok büyük! Madem böyle yarı yolda bırakacaktınız, çıtayı niçin bu kadar yükseğe taşıdınız?
YORUMLAR

  1. TEKİNAY 1977 dedi ki:

    Türk hukuk tarihine ve askeri hukuk tarihine ibretlik bir müracat ve bir o kadar azim ve kararlılık mücadelesi örneği olarak geçecek yazışmalar….
    İnsanın içini ılıtır ve bezdirirler , sen çanakkale boğazı dedikçe onların hiç anlamazlıktan gelmeyi ısrarla sürdürebilmeleri de takdire şayan…
    Böyle gelmiş böyle gitmez davası inşallah yakın tarihte çözümlenir….

  2. Ersen Gürpınar dedi ki:

    Amiral emeklisi bir Cumhurbaşkanı koltuğunun altına tutuşturulan dosya ile Anayasa mahkemesine açtığı davada kendi hesabına yüksek okul bitiren assubaylara verilen üst derecenin iptali için anayasa mahkemesine “Assubayın emsali subaydır” assubaya üst derece verilirse subayı geçer böylece eşitlik ilkesi zarar görür diyerek iptal davası açtı mahkeme tabii yemedi madem emsal subaydır o halde sadece üst derece ibaresini iptal etti bundan sonuç alamayan ön yargılılar bu kez devreye AYİM soktular, mahkeme anayasa ve hukuka aykırı olarak “Assubayın emsali subay değil 657 SK büro hizmetleri sınıfı devlet memurudur” kararı verdi kararda imzası bulunanlar yaşıyorsa yüreklerinden acı ölmüşlerse mezarda kemiklerinde sızı eksik olmasın. Arkadaşımız Sn.Şükrü Irbık bu hukuka aykırı kararı almak için yaptığı mücadeleyi kendine öz üslubu ile dile getirmiş, yazılan bir dilekçedeki ŞU KARAR VAR MI VARSA İSTİYORUM gibi basit bir algıyı oluşturamayanlar bizlerle ilgili adil kararlar verebilirler mi? Teşekkürler Sn.Şükrü Irbık kardeşim, nasırlaşmış vicdanlar ve kulaklar duyuncaya kadar sesimizi haykıracağız.

  3. Mehmet KARTAL dedi ki:

    Toplumu ile arasında DUVAR olan orduların güçlü olduğu nerede görülmüştür.BİLİNMELİDİRKİ ASKERİ LİDERLİK ÖNDE GİTMEK DEĞİL,
    YOL AÇMAKTIR.

  4. selçuk dedi ki:

    Aziz meslekdaşlarım; Hepinizin bildiği bir hususu kısaca hatırlatmayı yapmazsam uykum kaçar:benim aziz vatanımdan başka ikinci bir vatan gösteremezsinizki bizdeki gibi adamı adamdan saymayan bir devlet olsun;;;evet hemen var diyeninizi duyar gibiyim;evet varda onlar canı sıkıldımı zevk için vatandaşını çiviliyor ve dava bitiyor.Misalmi ?!! etrafımızda çok.. bizdekide hiç birine benzemiyor::: nasıl yani diyenlere söyleyim: Aşırı zekden ensesi sağa sola dönmeyi unutmuş,katmer katmer olmuş yağlı göbekler öyle yumuşak avanta koltuk bulmuşlarki,ne iş yapıyor,nede insanları adamdan sayıyor,siz ne sorarsanız sorun asla sorunuzun cevabını alamazsınız,neden? seni adamdan sayıpda sorunu dikkatli dinlemiyorki::: ilgisiz sekreter (daktilo) bir paragraflık defi kabilinden ilgisiz şeyler karalıyor o zatı muhterem de bi zahmat imza çakıyor iş halloldu diyerek yıllarını böyle geçirip en tepeden en yüksek maaşla bu dünyasını yaşıyor.israrla ben öyle demiyorum itirazın asla hakikatı bulmaya yardımcı olmuyor ve bu kısır döngü aklım ereli beri devam edip gidiyor.iki milyon yıl sonra avrupalıyız sözümde ısrar ediyorum. saygılar

  5. metin ayan dedi ki:

    1-sn ırbık bunlar bize çaycı muamelesini bunun içinmi yapıyor,
    2- ayim.in bu kararını elde ederseniz anayasa mah.iptal davasımı açacaksınız,açtığınızda umt varmı,
    3-olaki varagele tuttu ve anysa mah kararı lehimize bozdu,
    a)bu uzun sürecek mahkemeler silsilesinemi neden olacak,
    b)kazancımız nedir,statümüz deki değişiklik ve emekli/çalışan maaş oranı değişirmi,
    c)geriye dönük 1981 yılına işlermi,

    d)BUNDAN SONRASI *TEMAD.ın asli sorumluluğuna girmiyormu ( şahsi görüşüm buraya kadarıda dahil zaten temad bu kararın peşinde olmalı ve yargıya taşımalıydı zaten)
    e)yargı sürecinde (temad üstüne alınmaz ve şahsınız devam etmek zorunda kalırsanız)elimden gelen yardımı ve desteği yapmaya çalışacağımı bilmenizi isterim,
    4-Çelebi Mehmed’in sözünü etdiği adamların bazılarının sizin sokakta olduğu konusu mühim dikkattli olun ve bu dava sonuçlanıncaya kadar azrille ilişiğinizin olmayacağına dair 🙂 yukardan bir senet talep edin çünkü bize lazımsınız,saygılar,

  6. metin ayan dedi ki:

    İŞDE STATÜMÜZ,SAFAHATIMIZ FARKLI OLSA DA STATÜ’MÜZ ÇAYCI OLUNCA DAĞLARI DELİP SU GETİRSEN HÜKMÜ YOK,VARAGELE BAŞARILI OLDU DİYELİM BİZE ETKİSİ NE OLUR GÖRECEĞİZ…

  7. Falanca dedi ki:

    Utanıyorum üslubunuzdan atarınızdan giderinizden. Bu şekilde bırakın saygı görmeyi muvazzaf personeli de zor duruma sokuyorsunuz. Susun lütfen sizin sessizliğiniz, konuşmanızdan daha faydalı.
    YÖNETİCİ NOTU
    Sen kendinizden utanın, köle ruhundan, riyakarlığınızdan adaletsizlikler karşısında sessiz kalmanızdan, korkak gibi kimliğini saklamaktan utanın… Biz kimseye hakaret etmiyoruz adaletsizliklere isyan ediyoruz bizi değil assubayı beyaz köle gören zihniyetten utanın ve eleştirin tabi duygunuz yüreğiniz varsa….