Dolar 32,5004
Euro 34,6901
Altın 2.496,45
BİST 9.693,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 20°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
20°C
Parçalı Bulutlu
Pts 25°C
Sal 28°C
Çar 25°C
Per 23°C

17 Ekim Dünya Assubaylar Günü Kutlu Olsun

16/10/2012 9:00 PM
2

Devleti meydana getiren en nihayetinde birlikte yaşamaya karar vermiş olan, tasada, sevinçte bir arada olmak isteyen, kader birliği yapmış olan insan topluluğudur.

Bir araya gelişten sonra birlikte yaşamı düzenlemek, ihtiyaçları karşılamak için bir sistem gerekliliğinden doğan devlet; kurucularının mutluluğu, güvenliği, birlikte yaşamın getirdiği hadiseleri çözmek, müreffeh bir yaşam ortamı sağlamak için kurucu insanlardan aldığı destekle, vergilerle yine onlara hizmet sunar.

Nedir bu hizmetler?

Sadece ikisini ele alalım,

1- Fizyolojik ihtiyaçların karşılanması:

İnsanlar dağınık halde yaşarken Fizyolojik ihtiyaçlarının bir kısmını kendi çabalarıyla karşılayarak yaşam sürmeye çalışır.

Mesela evleri yoktur, bir mağarada yaşayabilirler. Kars’ın Anı harabeleri etrafında bulunan mağaralarda yöre halkının 1950’lere kadar mağarada yaşam sürdükleri bilinmektedir.

Hal gibi bir organizasyona sahip olmadığı için beslenmek için kullandıkları gıdalar bulunduğu yerle sabittir. Fakat devlet olduktan sonra sınırlar içinde yetişen besin maddeleri bir yerden bir yere taşınmakta, haller yoluyla da insanlara değişik besinler sunulabilmekte.

2- Güvenlik ihtiyacının karşılanması:

Devlet olmadan önce ilkel yöntemlerle kendisini koruma altına almaya çalışan insan, devleti oluşturduktan sonra kurulan teşkilatlar yoluyla bu yükten büyük bir oranda kurtulmuş olur.

İşte konumuz da burada başlıyor.

İnsan yaşamında ikinci sırayı oluşturabilecek düzeyde bir öneme sahip olan güvenlik ve bu amaçla kurulan teşkilatlarda devleti meydana getiren insanlara hizmet verenlerin –ki burada çalışanlar da kurucudur- iç huzuru, insani ihtiyaçların karşılanmasındaki beklentilerini (Sosyal, Kendine Saygı, Kendini gerçekleştirme) gerçekleştirebiliyor olması daha iyi bir yaşamın gerçekleşmesi ve daha iyi bir hizmet sunumu için önem kazanmaktadır.

Bu anlamda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gerek iç gerekse dış güvenliğinde önemli maddi, manevi sorumluluklar alan/almış olan emekli ve çalışan assubaylarımızın Genelkurmay Başkanlığı Bilgilendirme Notlarında, gazete-internet köşe yazarları, yorumcuları ve sosyal medyada dile getirilmekte olan pek çok insani ihtiyaçlarının karşılanmaması söz konusu.

Bir devletin en önemli görevlerinden birisi gelir adaletini organize etmek, hizmet verenlerin-alanların mutlu bir şekilde bulunmasını sağlamak olduğu halde; Millet adına Devleti idare edenlerin gerek TBMM yoluyla, gerekse oradan alınan yetkilerle –icabında adalet dağıtan makamlarının kararlarına rağmen- zaman içerisinde üstünlüğünü icabında zor kullanarak kabul ettirmiş ve sürdürmekte olduğu çıkan kararlardan görülebilen bir statüye yönelik yanlı, gelir adaletini ortadan kaldırıcı, çalışanların vicdanlarını rahatsız edici uygulamaları assubayların aleyhine olacak şekilde “…olacak, yapılacak, gönderdik, bekliyoruz, yapacağız, düzelteceğiz, haklısınız…” gibi sözlere rağmen sürdürülmekte olduğunu görmekteyiz.

Ancak hayat devam ediyor ve ihtiyaçların beklemek gibi bir durumu söz konusu değil.

Kıdemli bir assubayın yarbay düzeyindeki maaşının zaman içerisinde, göz göre göre yüzbaşı, kıdemli üsteğmen seviyesine çekilmesi; bir albay statüsünden emekli edilene neredeyse teğmenin iki katı maaş bağlanırken, emekli kıdemli başçavuşa assubay çavuş maaşının altında bir maaş verilmesi kıt kaynaklardan oluşan devlet gelirinin, benzer işi yapanlara adaletsiz dağıtıldığını göstermektedir.

Hâlbuki kamuda çalışanların ücreti kanunlara, yasal mevzuatlara göre verilmektedir. Dolayısıyla bir yaptırım gücü olan devlet kullanılarak!, devlet eliyle bir adaletsizlik meydana getirilmektedir, diyebiliriz.

Adaleti sağlamakla görevli olan devlet, idarecileri yoluyla bizzat adaletsizlik meydana getirmemelidir.

Bir zamanlar öğrenim görmeleri yasaklanmış, haklarını aradığı için eşleri dâhil soruşturma geçirmiş, hapislere atılmış, beş bin civarında insanının mesleğine son verilmiş olmasını yaşamış assubayların hizmet vermekte olduğu devletinden adalet bekliyor olmasından daha doğal ne olabilir.

Fakat doğal şeyler bile gerçekleşmediği için Emekli Assubaylar Derneği (TEMAD) assubayların sesini Türk ve Dünya kamuoyuna duyurmak için 17 Ekimi Dünya Assubaylar Günü ilan etti.

17-20 Ekim günlerinde yapılacak olan etkinlikler, yıllarca olumsuz tanıtılan assubayların kendini tanıtımı olacaktır.

Özellikle de 17 Ekim Çarşamba günü saat 13.00’da Ankara/ Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan panelde; assubayların mesleklerinde, emekliliklerinde yaşadıkları sorunların, hukuk, insan hakları, sosyal güvenlik ve iletişim uzmanlarınca değerlendirilecek olması, toplumsal kaynaşmayı sağlayacak ve birlikte çözüm yolları bulmayı gerçekleştirebilecek düzeyde bir etkinliktir.

Toplum kesimlerinin yükselen düzeyi toplumun diğer kesimlerini de olumlu etkiler ve işte toplumsal birliktelik de herhalde böyle gerçekleşir.

Yıllardır dile getirdiğimiz hususların yeni TEMAD yönetimi yoluyla bir bir gerçekleşmeye başladığını göstermekteyiz. Kendilerini kutluyoruz.

17 Ekim Dünya Assubaylar Günü meslektaşlarımıza, milletimize kutlu olsun.

Orhan Kaya

17 Ekim Etkinlikleri Kurumsal Sitesi  

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.