Dolar 32,4984
Euro 34,5801
Altın 2.476,75
BİST 9.557,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 26°C
Az Bulutlu
Ankara
26°C
Az Bulutlu
Çar 24°C
Per 20°C
Cum 16°C
Cts 17°C

SÖZÜN BİTTİĞİ YER …

17/12/2013 5:38 PM
1

Gazeteci Sn.Balçiçek İlter ile Genelkurmay 2’nci Başkanının görüşmesindeki açıklamalardan bizlerle ilgili ön yargıda hiç bir değişikliğin olmadığı orgeneralin şu söyleri ile kanıtlanmıştır;

Genelkurmay 2’nci Başkanı “Her şeyden ödün verebiliriz, disiplinden asla” diye söze başladı. “TSK belki de herkesin eşit olduğu yerdir, zengini, fakiri, okumuşu, okumamışı hepsi aynı yerde, aynı kaşıkla yemek yer ve aynı yerde yatar, uyur. Bundan daha eşit bir muamele olamaz

Ya sonra? Astsubayları üstleri eziyor mu? “Öncelikle şunu söyleyeyim Balçiçek İlter ile çay getiren görevlinin durumu aynı olurmu? Ya da sizinle genel müdürünüzün durumu? Her şeyin bir hiyerarşisi, bir sıralaması var.

Bu sözler ordudaki adalet anlayışını belirlemektedir ve bizler için sözün bittiği noktadır. Assubaylar bir kez daha kurumlarına olan saygılarını, umutlarını, aidiyet duygularını kaybetmişlerdir.

Sn. Generale hatırlatmak isterim, kimse disiplinden ödün vermenizi talep etmiyor. Ancak disiplinin tarifinde “astın ve üstün hukukuna riayet ilkesi” var! Halkın çocuklarıyız, bir aileyiz masalı ile subaylar dışındaki personeli yok sayan, onları sadece göreve ve ölüme gönderirken hatırlayıp sosyal, ekonomik ve insanî haklarını gasp edilmesi ile disiplinin ne ilgisi olabilir? Disiplin, cezalandırma ile değil adalet, güven ve saygı ile tesis edilir.

Çay getiren görevlilerin bile haklarını koruyan vicdan sahibi patronları ve sendikaları var. Peki ya assubaylar? Sizler bizim terimizi, kanımızı, şaşal suyu mu zannediyorsunuz?

Hiyerarşi mevcut yapı içerisinde görev yetki ve sorumlulukları belirler. Siz, hiç bir emniyet müdürünün komiserine, polis memuruna, bekçisine “haddini bil. Hiyerarşi var. Benimle göreve başladığım dereceden göreve başlayamazsın,Benim aldığım tazminatlardan yararlanamazsın, Benimle aynı sosyal tesiste bulunamazsın” iddiasında bulunduğunu gördünüz mü?

Bir Genelkurmay Başkanı çıkar “ben astsubay okulunun sınavını kazanamadım,sonra subay okulunun sınavlarını kazandım; Benim okul, mahalle arkadaşım assubaylar var“, biri çıkar “Ben hayatımı bir assubaya borçluyum” siz çıkarsınız “benim bütün sırlarımı assubayım bilir” dersiniz ama köle olmayı hiyerarşi kılıfına sığdırır, adaletsizliğe, hukuksuzluğa hâttâ vicdansızlığa razı olmamızı istersiniz. Bunu hangi hukuk normuna  ve vicdan duygusuna istinaden düşündüğünüzü de söyleyebilir misiniz?

Bizde gördüğünüz eksik nedir? Tahsilimizi, müfredatımızı, statümüzü hâttâ fiziki yapımızı sizler tayin ve tespit etmiyormusunuz? O halde nedir bu ön yargı ve vicdansızca yapılan adaletsizlik? Assubaylar olmadan bırakın ordunun savaşmasını, asker karnını doyuramaz. Aksini iddia eden varsa aynı zaman diliminde assubaylara 48 saat izin versinler.

Bizim hiç bir talebimiz, ayrıcalık ve daha fazlası olmadığı gibi assubaylar sizden albay olmanın hiç bir kriteri yok; Hizmette 25 yılını dolduran koskoca albay oluyor. O halde “bizde aynı süre orduya hizmet ettik,bize de aynı maaşı verin ve bizleri alay komutanı, tümen komutanı yapın” diye bir istekte mi bulunuyorlar? Assubaylar sadece insanca muameleyi ve hak ettiklerini istiyor…

Subayları, NATO ordusu subaylarından bir gömlek üstün tutmak için milyon dolarlar harcanırken, assubaylardan NATO standardını esirgemek; Teşvik etmek yerine kendini geliştirmek isteyenlere mani olmak,adaletsiz uygulamarda bulunmak insan onuruna ve bu orduya yapılan kötülük değil midir? Örneğin, assubayları adalet ve vicdanî değerlere aykırı olarak büro memuru statüsünde görüp, görev koşulları ve sorumlulukları assubaylarla kıyaslanamayacak bir çok kamu personelinen daha alt derece ve kademeden göreve başlatan  siyasi otorite değildir. Bu ve diğer hukuksuzlukların mimarı bizzat kendi kurumumuzdur.

Şunu herkes aklının bir köşesine yazsın ve unutmasın;

Bizlerden, ‘üç kuruş maaş karşılığında‘ kölelerin ülkelerine devlet ve genelkurmay başkanı olduğu bir dünyada, köle olmamızı bekleyemezsiniz. Cumhuriyetin kazanımları ve adalet sadece bir sınıfın hakkı olamaz!  Milletin gözbebeği ordumuzda adalet sağlanmadan huzur, hizmet verimliliği, moral motivasyonu ve aidiyet duygusundan söz edilemez ve bizlerden esirgenen adalet bir gün onu esirgeyenlere de gerekecektir.

Bu arada TEMAD Gn.Mrk. Yönetiminden acilen ‘gerekirse şube başkanlarını da toplayıp‘ bir yol haritası çizmesini talep ediyoruz. Genelkurmay Başkanlığına adaletsizlikleri farklı şekillerde hatırlattık. Sorunlarımızı sağır sultan bile duydu, bilmeyen yok. Verilen sözlere rağmen çözümsüzlük devam ediyor. Gnkur. Basın bilgi notu ve MSB yazılı açıklamaların mürekkebi kurumadan Askeri Personel Yasa Taslağında adaletsizlikler devam ediliyorsa, bekleyerek çözüm bulamayacağımız açıktır.

Bugüne kadar TEMAD tarafından hükümete bir tek eleştiri sunulmadığına göre siyasi otorite, partisinin adında bulunan Adaleti gerçekleştirme sözü vermiş olduğunu düşünüyoruz. Hükümet nezdinde temaslara devam edilip bu hukuksuzluk ve ön yargının tahammül sınırlarını aştığı belirtilerek çözüm sözü garantisi alınmalı aksi halde en ağır koşullarda görev yapan bu zümre aylar sürecek ses getirecek eylemlere hazırdır. İnsan ömrü 500 yıl değildir, ne sabrımız ne zamanımız kalmamıştır, her gün ulu çınardan haklarını alamadan bir yaprağın toprakla buluştuğunu unutmayalım… Huzur ve adalet dolu günler diliyorum.

YORUMLAR

  1. Ersen Gürpınar dedi ki:

    Değerli büyüğüm, Hepimizin ortak dileğini dile getirmişsiniz. Başından beri TEMAD yönetiminden diyaloğu mutlaka sürdürelim.çalışma konularına müdahil olalım çağrılarımız yanıt bulmayınca endişelerimizi gidermek taleplerimizi iletmek adına çalışmalar yapıyoruz buna rağmen açıklama yerine yönetim yalakalarının ahlaksız iftira ve hakaretleri ile karşılaşmaktayız.Temsiliyet görevi olup bunun için hertürlü imkanla donattıklarımız görevini yapsalar bizde bu sıkıntılara katlanmayız. Saygılarımla

  2. osman ATEŞ dedi ki:

    ‘’Özlük haklarımızın düzenlenmesi hususunda uzunca süredir bir beklentimiz oldu. Son zamanlarda hükümetimiz ve Genelkurmay Başkanlığının bazı hususlarda uzlaştığını görmek memnuniyet verici bir durumdur.’’
    Temad paylaşımından da anlaşılacağı üzere Genelkurmay ve Hükümet bir konuda anlaştı,
    Hükümet bizimi dinleyecek, Genelkurmay başkanlığını mı elbette Genelkurmayı,
    Bugün yarın Genelkurmay başkanlığının göndereceği teklif her ne olursa olsun nokta virgülüne dokunulmadan aynen kabul edilecek.
    Ama takip ettiğim bazı sayfalarda görüyorum ki böyle OLUMLU bir ortamda bazı arkadaşlarımız inadına OLUMSUZ açıklama ve görüntüler paylaşıyor.(Vakıflar, Yarbaylık ,Askeri öğrenciler, Video açıklamalar gibi ve vb….)
    Yeni Genel Kurmay Başkanımız ile görüşmek varken
    Amacınız nedir, İNTİBAKLARIN önüne engel olmak mı?