Dolar 32,4897
Euro 34,5579
Altın 2.496,82
BİST 9.548,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 26°C
Az Bulutlu
Ankara
26°C
Az Bulutlu
Çar 24°C
Per 22°C
Cum 18°C
Cts 17°C

ORDUYU SİZ YIPRATIYORSUNUZ …

02/12/2012 11:33 PM
1

Adalet, tüm yaşamı kapsayan geniş bir yelpazedir. Yıllardır, ön yargılarla sosyal ve ekonomik haksızlıklara uğrayan assubaylar “Biz ayrıcalık ve imtiyaz talep etmiyoruz. Talebimiz adalet, eşitlik ve insan onuruna saygıdır!” diye haykırmaktadır. Ne yazıkki, bu haykırışı sağır sultan duysa bile yüreği, vicdanı ve kulağı mühürlü olanlar duymak istemiyor!

Bir üniforması da kefen olan, bir ayın 8-10 gününü ‘24 saat esasına göre‘ tek kuruş fazla mesai ücreti almadan, kışlada geçiren assubaylar, büro memuru statüsünde göreve başlıyorlar. Fakat, üzülerek görüyoruz ki, her kuruma örnek diye gösterilen TSK, kendi personeli arasında ayrımcılık yaparak subaylara imtiyaz, assubaylara tahakkümü reva görüyor! Herhalde, bizim terimizi ve kanımızı şaşal suyu zannediyorlar!

Bir çok meslektaşım gibi bende yaşadığımız bu haksızlıkları konu alan, hukukun guguk olduğunu belirten yazılar yazdım. Bizler, sosyal ve ekonomik alanlardaki haksızlıklarımızın yanısıra, çağdışı iç hizmet ve askeri hukuk sisteminin de personelin moral motivasyonu üzerinde olumsuz etki yaptığını, hizmet verimliliğini düşürdüğünü belirttik. Bu durumun aynı zamanda emeklilerin de aidiyet duygusunu erezyona uğrattığını söyleyerek değiştirilmesini talep ettik. Bunun üzerine basın yoluyla açıklamalar yapıldı, bizlere sözler verildi, ancak gerçekleştirilmedi!…

Kendi personelinin sesine kulak vermeyenler, AİHM’nin “Şahsi hürriyet ancak hakim tarafından yapılan yargılama sonucu kısıtlanabilir” kararı ile Türkiye’yi mahkum etmeye başlayınca, disiplin amiri tarafından verilen bu tür cezaları ve disiplin mahkemelerinin kaldırılması konusunda girişimlere başladı. Ancak, ön yargılı zihniyetin direndiğini ve isteksiz davrandığını izliyoruz!

MSB Müşteşar Yardımcısı hakim generalimiz “Ordu, insan hakları konusunda çok hassas. Kötü muamele, cebir, şiddet suçtur ve tespit halinde cezası vardır” buyurmuşlar. Yukarıdan bakınca herhalde öyle görünüyor!

  • Orduda insan haklarına hassasiyet olduğu için mi assubaylara tahakküme varan sosyal, ekonomik ve insan onuruna aykırı haksızlıklar yapılıyor?
  • Bir general emirle ölüme gönderdikleri personele “orduda biz başız, siz kıçsınız” sözünü insan haklarına hassasiyetin gereği olarak mı  söyleyebiliyor?
  • Dolmabahçe kahramanı, assubayların gönlündeki sevgisizlik anıtının timsali eski genelkurmay başkanı Sn.Büyükanıt “assubay benim teğmenimden fazla maaş alamaz” saçmalığını ordudaki insan haklarına hassasiyetinden  dolayımı düşünebiliyor?
  • Ordu’da insan haklarına saygıdan dolayı mı aynı suçu işleyen üst’e adaletin şevkatli kolları, ast’a  cezaevinin yolları zihniyeti ile hazırlanan yasalar gereği  farklı cezalar veriliyor?..

Askerliğin olmazsa olmazı “disiplin“in tarifinde ‘astın ve üstün hukukuna riayet‘ ilkesi olmasına rağmen, uygulamada “üst daima haklıdır” prensibine dayanan bir askeri adalet sisteminin olduğunu ve bu sistemde de insan haklarına saygının gerçekleşmeyeceğini en iyi sayın hakim generalimizin bilmesi gerekmiyor mu?

Orduda şehit olan askerlerin sayısından fazla intihar eden asker olduğu söylenmektedir! Bu abartılı bir iddia olsada, intihar gerçeğini değiştirmiyecektir. Tırnağınızı biraz derin kesseniz canınız yanar. O halde insan canına nasıl kıyabilir? İntihar elbette psikolojik bir olgudur. Ancak, askerlerin intiharını tetikleyen nedenler içerisinde, adaletsizlik ve amir keyfiyetinin ilk sıralarda yer aldığını hepimiz bilmekteyiz. Bu güne kadar yüzlerce intiharın nedenleri incelenerek kaç amir sorumlu bulunup cezalandırılmış ve intiharların önlenmesi için hangi tedbirler alınmıştır? Tüm bunlar toplum vicdanında derin izler bırakmaktadır.

Bir önceki yazımda belirttiğim gibi aynı suçu işleyen üst veya amir ile ast ayrı, ayrı yargılanıp farklı cezalar almakta, sonuçları ast’ın aleyhine gerçekleşmektedir. Tüm bunlara ve diğer uygulamalara mı insan hakları konusunda hassasiyet ve adalet diyorsunuz?

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde intihar eden, istifa eden, mahkemeye verilen, personelin rütbeye göre dağılımı nedir? Subay emekli olmamak için imkan olsa yaşını küçültmek isterken yaş haddinden emekli olan kaç assubay vardır?

Bu konudaki istatistik sonuçları bile her kuruma örnek olduğu bildirilen TSK’deki haksızlığın, adaletsizliğin ayrımcılığın boyutlarını ortaya koyacaktır…

Buradan bir kez daha yetkililere sesleniyorum;

Ordu’yu  haksızlıkları yazanlar değil, haksızlıkları yapanlar yıpratır! Ön yargılarla personel arasında ayrımcılığa ve tahakküme varan  haksızlığa devam ettiğiniz zaman, orduyu başkalarına gerek kalmadan, sizler yıpratacaksınız.

Kimse haksızlıkları, adaletsizlikleri saygı duyduğumuz hiyerarşi kılıfı ile gizlemeye çalışmasın. Artık, sadece ölüme ve göreve gönderilirken hatırlanmak ve vatanseverlik duygularımızın istismar edilmesini istemiyoruz. 

GÜÇLÜ ORDU, GÜÇLÜ TÜRKİYE sadece bir slogandan ibaret olmaması için orduda adaleti geçiktirmeden sağlamalısınız. Adalet birgün herkese gerekecektir… 

Saygılarımla.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.