Dolar 32,9882
Euro 35,9680
Altın 2.570,32
BİST 11.064,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 31°C
Az Bulutlu
Ankara
31°C
Az Bulutlu
Sal 31°C
Çar 33°C
Per 33°C
Cum 32°C

TEMAD Genel Başkan Adayı Sn. Cavit Kayıkçı İle Röportaj

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
16/09/2014 11:03 PM | Son Güncellenme: 31/03/2024 8:59 PM
2

Sayın KAYIKÇI,

Röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için öncelikle teşekkür eder, başarılar dilerim. Cevaplarınız imla hatalarına dahi dokunulmadan aynen yayınlanacaktır. Sitemizin amacı tarafsız bir şekilde toplumumuzun Başkan adaylarını tanımasına katkıda bulunmak ve adayların kendilerini tanıtmalarına imkan sağlamaktır.

Camiamızın duayenlerinin bin bir emek ve zahmetle kurup bu günlere getirdiği bu mekânda kardeşlerimizin bilgilenmesine vesile olduğunuz için size ve sitenize ben teşekkür ederim.

  • Soru : Cavit KAYIKÇI kimdir, kısa bir öz geçmişinizi alabilir miyim?

1967 yılında Çankırı’da doğdum. 1985 yılında Çankırı Astsubay Hazırlama Okulundan, 1986 yılında da Tuzla Piyade Okulundan mezun olarak başladığım meslek hayatımın ilk 3 yıllık kısmından sonraki dönemi Karargâhlarda Kurmaylar arasında geçti. Yüzlerce sayfalık Devamlı talimatlar, binlerce sayfalık planlar arasında geçti ömrüm. O bilgi birikimimle ve donanımımla bu camiaya yol haritası oluşturabilecek ender kişilerden biriyim.

ASP, PHP, FRONTPAGE, C, FALSH, WORD, EXELL, POVERPOİNT bilgisayar bilgisi,

NLP, BEDEN DİLİ, RENK DİLİ, MOTİVASYON, LOJİSTİK, SÜREÇ YÖNETİMİ, KRİZ YÖNETİMİ, PSİKOLOJİK HARP, 6 SİGMA, TKY gibi kişisel gelişim bilgilerine haizim.

  • Soru : Emekli olduktan sonra herhangi bir uğraşınız oldu mu, halen bir uğraşınız var mı?

Milli Emlak, 2B, İski, Tedaş, Tapusuz Araziler, Tapu tahsis Belgesi olup Tapu alamayanlar, Toprak Tevzi Tapusunu Tapuya çeviremeyenler, İmar Planında yeri yeşil alanda kalan veya olması gerekenden daha az imar alanlar, Hazine Arazisi satın almak, kiralamak, İrtifak hakkı tesis etmek isteyenler bu işleri yasal yönden mevzuata uygun olarak yapmak isterlerse İstanbul’da Emlakcılar vasıtası ile bana ulaşır ben de Kanuni mevzuat bilgimle danışmanlık yaparım. Çoğu zaman Avukatlar da bu konuda benden Danışmanlık hizmeti alırlar. Bu bilgi birikimimle her Şubeye bedelsiz olarak arazi kazandırmayı planlıyorum. Görev sürem bitmeden her şubenin kendi binasında kira vermeden oturması tek arzumdur.

  • Soru : TEMAD Yönetimi tek başına yapılacak bir iş değil, kimlerle birliktesiniz, kimlerle çalışıyorsunuz, çalışacaksınız?

Bu konu benim çok sık karşılaştığım bir soru, ama ben de bu soruya genelde soruyla cevap veririm. En iyi ekip bende diyerek seçilen Sn.Ahmet KESER’in yola çıktığı 8 kişinin ortak imzası ile Sn. Ahmet KESER’e rağmen Olağanüstü Genel Kurula gidilmedi mi? Tarihi Liderler yazar. İyi bir Lider sıradan insanlarla tarih yazar. Ben bunu bilir bunu söylerim. Bana destek olan önceki FOÇA Şube Başkanım sabahtan akşama kadar denetlenerek, olmadı bilgisayar hediye edilerek, olmadı mahkemeye verilerek türlü cefalar ödettiriliyor. Onları koltuk hırından gözü dönenlerden korumak adına listemi deşifre edemem. Sn.Adnan Fuat ÖZDEMİR bir yazısında diyor ki; İstanbul İl Başkanı Sn.İbrahim KOLDAMCA’nın tek suçu Cavit KAYIKCI ile yan yana poz vermek. Koskocaman İstanbul İl Başkanına bir poz için bunu yapanlar listedeki dava arkadaşlarıma neler yaparlar varın siz düşünün. Son gün son saate kadar listemde kimler var bir ben bir Allah bir de listemdeki dava arkadaşlarım bilecek.

  • Soru : Başkan Adayı olduğunuza göre TEMAD Tüzüğünü çok iyi incelemiş olmanız gerekir, tüzükle ilgili görüşlerinizi alabilir miyim?

Başkan Adayı olduğum için değil ömrüm Kurmayların arasında geçtiği için bilmem gereken şeyi bilmem gereken oranda bilmeden yola çıkmam. O bakımdan tüzüğü biliyorum. Onun dışında Dernekler Kanunu, Medeni Kanunun Derneklerle ilgili bölümü, Dernekler Yönetmeliği ve TEMAD Kuruluş Kanununa da vakıf olduğum camiamızda bilinir.

Tüzük çok uzun, çelişkilerle dolu, acilen az ve öz bir tüzük yapılmalı, çelişkiler kaldırılmalı. Uzun tüzükler kalmadı şu anda Dernekler Dairesinin yaptığı çok kısa standart bir tüzük örneği var. Birkaç satır eklenerek o tüzük TEMAD’a da çok rahat uygulanabilir. Askerlikten kalma alışkanlıkla yazılmış, bir önceki satırda söylediği ile bir sonraki satırda çelişmiş bu tüzüğün neresini savunayım? Çok söz çok çelişki doğurur. Az ve öz kesin hatlı olmalı tüzükler.

  • Soru : Hepimizin gözlemlediği ve rahatsız olduğu bir husus var, toplumumuz darmadağın ve maalesef birbirleri ile sürekli çatışma içinde bir görüntü veriyoruz. Bu durum bana göre en büyük sorunumuz. Kendi aramızda birlik sağlayamadan başarı zor, hâttâ imkansız. Bu konuda bir çözümünüz var mı?

Herkesin her şeyi düşündüğü anda hiç kimse bir şey düşünmüyor demektir. O balkımdan farklı sesler çıkması davamızın önünde engel değil fırsattır düşüncesindeyim. Her düşünceye hoş görülü olmamız gerekir içimizi acıtsa bile. PES furyası çıktığı zaman Assubaylar zücaciye dükkanına dalar gibi Sosyal Medyaya daldılar. Uzun yıllar da o ötenaziden kurtulamadılar. O zamanlar demir tavında dövülür öyle yapmayın şöyle yapın dediğim hiçbir öneriyi dinlemediler. Demiri tavında dövmek yerine beni dövmeyi linç etmeyi tercih ettiler. O dönemde çarşaf çarşaf yapılan @Fx_iyi spam çağrıları bana yapıldı. Çoğu Astsubay bana Facebooktan yazardı abi bana Twitter’i öğretirmisin. Ben de öğrenip ne yapacaksın dediğimde @Fx_iyi denen bir hain varmış onu spamlayacağım derdi. Beni spamlamak için benden Twitter öğrenen yüzlerce binlerce Asssubay vardır. Onlara Twitter öğretirken @Fx_iyi benim demedim bile. En büyük keyfim en kötü bilindiğimde en iyi olmaktır. Size yanlış yapanları bağışlarsanız, size kötülük yapanlara iyilik yaparsanız, sizi kötü bildiklerinde, hain sandıklarında siz adam gibi adam olursanız kalplere hükmedersiniz. Vicdanlara hükmedersiniz. Çevrenizde az insan olur ama etten kemikten sizden bir parça olur.

  • Soru : Sorunlarımız çok, sizce temel sorunlarımız nedir? Öncelik sırası ile belirtir misiniz?

Bence en temel sorun çoğunluğun muzdarip olduğu sorundur. Bu açıdan bakıldığında 2 ve 3.Derece, Malulen Emekli olan meslektaşlarımızın durumu bana göre en öncelikli sorundur.

Bundan sonraki en önemli sorun ise çalışırken aldığımız maaşın emekliliğe yansırken üstlerimizle aynı oranda yansımamasıdır. Bir kesim çalışırken aldığı maaşın %85’ini alarak emekli oluyor ise %84 almamız haksızlıktır. Bu konuda birebir yansımadan yanayım. Derecesi, Kademesi, makam tazminatı, kadrosuzluğu ve dahası nasılı beni ilgilendirmez. Yıllar önce zaten ast üstünden çok maaş alamaz diye maaşımız düşürüldü. Aynı oranda yansısa bile biz zarardayız ama birebir yansıması konusunu her ortamda ifade ediyorum.

Bir sorun daha var ki bana göre o sorun da bu iki sorundan çok daha önemli bir sorundur. TEMAD Yönetiminin Ülke sorunlarına karşı ses çıkarmamasıdır. Çözüm süreci oldu tık yok, Çözüm sürecinde sözde suça karışmamış teröristlere iş aranma noktasına gelindi tık yok. 900.000 Suriyeli besliyoruz tık yok. Bayrak indiriliyor tık yok. Yolsuzluk yapılıyor tık yok, Polisler sürülüyor, Hâkimler sürülüyor, Savcılar sürülüyor tık yok. HSYK kanunu değişiyor tık yok.  Irak düştü, Suriye can çekişiyor, sıranın Türkiye’ye geldiğini sokaktaki çocuk bile biliyor ama mevcut TEMAD Yönetiminden Ülkenin sorunlarına karşı duyarlılık görmek mümkün değil buna mukabil AKP’nin seçim Kongresinde baş köşedeler. Bir STK olarak toplumsal duyarlılık gösterememek de en büyük sorunlardan biridir diye düşünüyorum. Kısa bir zaman geçecek hakların canı cehenneme Ülke elden gidiyor diyecek noktaya geleceğiz.

  • Soru : Bu güne kadar gelen yönetimler, basın açıklamasından, yürüyüşlerden açlık grevlerine kadar bir çok yolu denedi, başarı için siz nasıl bir yöntem izleyeceksiniz, farkınız ne olacak?

Okunu hedefinden daha uzağa atan okçu hedefine isabet ettirenden daha başarılı sayılabilir mi? Ya da hedef karşındayken sağına, soluna ve hatta arkana ok atarsan o hedefi vurma imkanın olur mu? Ben hak alma çabası verdim bunlar bu çabaları engellediler.

PES tişörtü sattıklarında öldüm öldüm dirildim ömrümden ömür gitti böyle hak mı alınır diye bas bas bağırdım ama bu camia onları alkışlarken beni lanetledi.

Mızıka çaldılar konser verdiler böyle hak mı alınır dediğimde yine onları alkışladılar beni lanetlediler.

Ben yürüyüş yapalım dedim Buyurun 4 Temmuz 2012’deki bir çağrım http://assubaylarsahlaniyor.blogspot.com.tr/ onlar şimdi sırası değil PES tişörtü giyeceğiz öyle eylem yapacağız dediler.

Gittikleri yerlerde de dediler ki; ‘’bizim camiamız yaşlı bu insanları niye yürütelim bilboardlara afiş asarız iktidarın gözüne sorunlarımızı sokarız’’ bilboordlara afiş astılar ama o afişte sorunlar yoktu Nazan ÖNCEL konseri vardı. Sonra da siz yaşlısınız yürüyemezsiniz dedikleri kişilere yürüyemezseniz ölün dercesine ölüm orucunu reva gördüler. Siz yaşlısınız yürümeyin ilanlarla derdimizi anlatalım dediklerini unutup İstanbul’dan Ankara’ya 94 yaşındaki Üsküdarda’ki bir abimizi getirip ölüm orucu dümenine alet ettiler.

Tüzükte olmayan Dünya Assubaylar günü için Nazan ÖNCEL’i bir saat dinleyebilmek üzerine bilboardlara milyarlarca liralık afiş asanlar seçim günü 10 gün her türlü afiş asmanın serbest olduğu günde dağa taşa afiş asıp sorunu anlatmak yerine dümenden ölüm orucu tutup Türkiye’ye Assubayları rezil ettiler. Millet bi taraflarıyla güldü saat 11:00’de başlayıp 16:00 da sona eren tekne oruçlarına. Bunlar bu haliyle hak alsa asıl o işte bir yanlışlık olurdu.

Benim bunlardan farkımı seçilmeden de camiamızca anlaşıldı ve kabul gördü sanırım.

  • Soru : Seçildiğiniz takdirde öncelikleriniz neler olacak?

Seçilir seçilmez beş yıldızlı bir otelde yemek vereceğim, ondan sonraki hafta bana destek olanlarla Kıbrıs’ta bir hafta tatile gideceğim. Bana oy veren Şubelere 5000’er bin lira borç vereceğim durumları müsait olduktan sonra öderler herhalde, ödemezlerse de canları sağ olsun. Seçildiğim günden itibaren üç yıl boyunca her hafta bilgilendirme veya istişare toplantısı adı altında Şube Şube dolaşacağım, bir dahaki dönemde seçilebilmek için elimden geleni yapacağım, üç yıllık başkan olma şansı tüzükten kaldırılamamıştı ilk fırsatta onu da kaldırıp mahşere kadar başkan olmak için elimden geleni yapacağım desem daha çok oy alırım herhalde! ama seçildiğim zaman TEMAD’ı 2847 sayılı kanunda belirtilen amaç olan ‘’ Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılanların askerlik mesleğine ilişkin ortak anılarını yaşatmak dayanışmalarını devam ettirmek, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak’’ çizgisinde yöneteceğim. Dayanışmaya, kaynaşmaya, yardımlaşmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var sanırım. Hak alma adı altında pervasız konserler düzenlenebiliyor ama aşırı borçlanma sorunundan 13 bin lira bulamayıp intihar eden bir kardeşimize delikli metelik veremiyorsak ne o hak lazım bu camiaya ne de o lale devri eğlenceleri.

  • Soru : Haklarımızın teslim edilmesinde iki önemli aktör var, Genelkurmay ve Siyaset (İktidar Partisi – hükümet ) Bu iki aktörle ilgili daha önceden uygulanan yöntemlerden farklı  nasıl bir ilişki yürütmeyi düşünüyorsunuz?

Ben zaten bahsettiğiniz bu iki tarafla da ilişki halindeyim. Bu iki tarafla da yürüyen ilişkilerimiz var. Onlarca defa Sn. Genelkurmay II. Başkanımız, birkaç defa Sn. Genelkurmay Başkanımız ile görüşmelerim var. İktidar kanadında sayısız aktörle görüşmelerim var. Seçilmiş olmam veya seçilmemiş olmam bu ilişkinin yönünü tayin etmez. Seçilirsem camiamız elimi kuvvetlendirmiş olur hepsi bu.

  • Soru : Siz 22 Ağustos 2013 tarihinde yapılan Genel Kurulda Genel Başkan adayıydınız, aidat ödemediğiniz için adaylığınız engellendi. Yanlış hatırlıyorsam düzeltin, eski Başkan Sayın Mustafa EROL’un adaylığı da aynı gerekçeyle geçersiz sayıldı. Tüzükte var olan bir maddeye dayandırılıyordu bu gerekçe. Siz dava açtınız, Genel Kurulun iptalini istediniz,  aynı zamanda Dernekler Masasına başvurdunuz. TEMAD incelemeye alındı.  Derneğin kapanmasına varacak bir davaydı ve siz bu trajik sonu ister gibiydiniz. Dava sonucu ne oldu, TEMAD kapansaydı bu ağır bir vebal olmayacak mıydı?

Evet burada kamuoyunda bir yanlış anlama var ve o yanlış anlama sizin sorunuza da yansımış. Benim elenme gerekçen diğer Başkan Adayları gibi aidatı ödememek veya geç ödemekten dolayı değil. Bu sorunuz vesilesi ile bu durumun düzelmesine katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim. Beni sen üyesin ama Delege değilsin diye elediler. Tüzüğün 46/3’üncü maddesine göre de Genel Başkan Adaylarından Delegelik şartı aranmaz.

Bu vesile ile benim TEMAD kapanması için dava açıp açmama konusunun açıklığa kavuşturulması için bu soruya ayrıca teşekkür ederim.

Ben eğer TEMAD’ın kapanması için bir dava açmış olsam bunun tarih ve sayısı olurdu. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde açılmış olan böyle bir dava bulan var ise bir yıllık maaşımı bağışlayacağım. Bu ropörtaj tarihinden önce birisi bulsun bu davayı camiamızla paylaşsın. Benim TEMAD’ın kapatılması ile ilgili açtığım bir dava yok.

Genel Kurul İptal Davasına gelince; Ben Genel Başkan Adayı oldum ‘’sen üyesin delege değilsin Adaylığını kabul etmeyiz dediler’’. Bende tüzüğü gösterdim 46/3 maddeye göre bu hakkım var dedim. Onlar da bize işimizi öğretme dediler. Adaylığımı işleme koymadılar. Adaylığımı işleme koymadıkları için Dilekçemi aldıklarına dair kanıt istedim bir suretini imzalayıp bana verin yada kendi el yazınızla sayı numara vs verin dedim onu da vermediler. Bunun üzerine Polis çağırdım ama Polis biz Genel Kurula giremeyiz dedi. Bende döndüm Genel Kurula ‘’ben aday oldum işleme koymadılar işte bu evraklar da kanıtı’’ dedim evrakları fırlattım çıktım. Bu mücadelenin devamında dava açmasam kendime saygımı kaybederdim.

Dernekler Dairesinin Denetlemesine gelince; Ben Genel Kurul İptal davası açtığım günün ertesinde 90’dan fazla Şubeden sadece benim üyesi olduğum FOÇA Şubesi göz dağı verilircesine sabah 09:00’dan Akşam 17:00’ye kadar Denetlendi, bu Denetlemede hiçbir yetkisi olmayan Naime ÖZEREN’in eşi Faruk ÖZEREN’de katıldı.

Onlar benim Şubemi bana kas gösterircesine sabah 09:00’dan Akşam 17:00’ye kadar Denetledi. Bunun karşılığında ben onları 4 ay yaklaşık 120 gün Denetlettirmişim 229 sayfa rapor hazırlanmış çok mu? Bence çok değil, Denetlemenin baştan savma yapıldığını düşündüğüm için Dernekler Dairesi Denetçisini de, Dernekler Daire Başkanını da Savcılığa verdim bilirkişi ile Derneğin yeniden Denetlenmesini talep ettim. Ben TEMAD Başkanı olursam 365 gün her Şube Başkanımız, her Delegemiz, her Üyemiz ve hatta her Meslektaşımız 7 gün 24 saat beni Denetleyebilir, Denetlettirebilir bundan onur duyarım.

  • Soru : Sizin Genelkurmayda bir görüşmeniz oldu. Toplumumuzda genelde olumsuz tepki gören bu görüşme hangi ihtiyaçtan doğdu? Bu görüşme nasıl oldu, nasıl gerçekleşti, randevu talebinden başlayarak detaylı anlatır mısınız?

Genel kurul İptal Davasının duruşmasında ben ve TEMAD Avukatı vardı sadece, her ne hikmetse o davanın içeriğinden bir bölüm birileri tarafından servis edildi. O bölümde Sn.Ahmet KESER’in Genelkurmay Başkanına meydan okuması vardı. Ben davada kendimi savunurken bu meydan okumanın tüzük dışına çıkmak olduğunu ifade ettim. Sn. Turgay İYİALKAN ve Sn.Ayhan BAYIRLI bunları biliyor musunuz diye bir manşet attı. O manşetlerin altında da şahsıma linç kampanyası başlatıldı. Her türlü hakaretten sonra bir de bu şahsa 76 milyon çocuğu diyelim şeklindeki yorumlar karşısında Genelkurmay’a mektup yazdım sizin yüzünüzden 76 milyon çocuğu olmak zorunda mıyım? Adli müşavirliğiniz var kendi hakkınızı kendiniz koruyun şeklinde. Bu mektuba cevap verilmedi. İlerleyen zamanda onlarca mektup yazdım defalarca telefonla aradım süreç çok da kolay başlamadı.

  • Soru : Kurumsal bir kimliğiniz yoktu, hangi sıfatla bu görüşmeyi yaptınız?

Birileri hak alma adı altında başka birilerine 76 milyon çocuğu dedirtme kampanyası başlatırsa orda hiç kimse kurumsal kimlikten bahsedemez. Bir kuruma meydan okuyan Sn.Ahmet KESER, kendini savunmayan Genelkurmay Başkanlığı küfürü yiyen benim. O dönemde görüşme bu şartlardan doğdu. Ben hazır randevu almışken fırsat olursa davamız hakkında da görüşme olabilir niyetiyle Sn.Mustafa EROL ve Sn.Bülent CİVAN’ı da davet ettim. Sn.Mustafa EROL katılamadı. Sn.Bülent CİVAN katıldı.

Kurumsal kimlik konusuna gelince TEMAD 2847 sayılı kanunla kurulmuş bir Dernektir. O kanun da TEMAD’a hak alma yetkisi vermediği gibi, sadece ‘’Askerliğe ilişkin ortak anıların yaşatılması’’ yetki vermiştir. Onun dışında kendini davsına adayan herkes her makam ve mevki ile görüşebilir. Hakkımı almak için kimseden icazet beklemem. Gereği neyse yaparım.

  • Soru : Bu görüşmedeki amacınız neydi?

İlk görüşmedeki amacım Dava içeriğinin sızdırılıp benim hakkımda linç kampanyası başlatan TEMAD Yönetimi ile Genelkurmay Başkanlığı arasındaki sorundan benim zarar görmeme arzumdu ancak ilk görüşmede Genelkurmay Başkanlığının Astsubaylara bakış açısının anlatıldığı şekilde ön yargılı olmadığını gördükten sonra hak alma konusunda bana destek olacakları izlenimini edindim. Başlangıçta farklı bir amaç vardı, şu an farklı bir amaç var. Başlangıcı benim kişisel mağduriyetimdi. Şimdi hak alma amacına yönelik görüşmeler.

Vur vur inlesin Genelkurmay dinlesin diye meydanlarda bağırıp çağırıp diz çöktürme seansları düzenlemekten daha kolay bir şey var. O da Genelkurmay Başkanlığı ile diyaloğu en iyi olan Adaya yetki verip onun vasıtası ile sorunları ilk ağızdan iletip çözüm aramak. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış misali üç yıldır dağa küssünüz üç yılda 2 ve 3.dereceden emekli olan birinin 36 milyar zararı var. Bu açıdan bakıldığında Dağın ne kaybı var? Üç yıl daha bunlara yetki verirseniz kaybımız 72  milyar lira edecek bu hemen hemen yarım daire parası demek, hak mı? reva mı? Yıkılan yuvalar, çocuğuna harçlık veremeyen babalar sizlerin Genelkurmaya diz çöktürmenizi mi beklesin? 3 yılda diz çöktüremediler. 3 yıl daha başa gelirlerse 6 yıl heba olacak. Bu gün Genelkurmay Başkanlığı nezdinde hatırı sayılır bir değerim var. Yarın Komuta Kademesi değişirse ki 3 yıllık dönemde mutlak değişecekler ben de o kapıdan içeri giremezsem haklarımızı kimden nasıl alacağız?  Bu dönem bana yetki verin sonra mahşere kadar kime yetki verirseniz verin. Bu fırsatı kaçırırsak tarih bizleri affetmez. Bu dönemin de telafisi olmaz. Ben hiçbir yetki olmadan yetki verdiklerinizin fersah fersah önünde koşarak hak alma mücadelesi veriyorum. Bir de elimde yetkiyle neler yapabilirim varın sizler düşünün. 220.000 kişi bir yanda ötenazi yaşıyor, ben öbür yanda hak alma aşamasında tarih yazıyorum. Sonuçlar elde edildiğinde neler yapabildiğim ortaya çıkacaktır.

  • Soru: Genelkurmayın genel anlamda bu tür bireysel görüşmelere açık olmadığı bilinir. Sizce, sizi muhatap almalarındaki sebep neydi?

Bu benim meziyetlerimden, liderlik özelliğimden, çok zeki olmamdan, karakaşımdan kara gözümden kaynaklanmıyor bu mevcut Komuta Kademesinin adam gibi adam olmasından kaynaklanıyor. Dava arkadaşıyız meslektaşız can ciğeriz diyenler bana 76 milyon çocuğu olmayı reva görürken Orgeneral rütbesine gelmiş gelebilecek başka bir rütbe kalmamış insanlar adam gibi davranıyorsa ziyaretlerine gittiğinde koridorda karşılayıp dönüşünde asansöre kadar uğurluyorsa bu benim meziyetim değil onların adam gibi adam olmasının eseridir. Onları tanıdığımda anladım ki hak alma konusunda bizim yanımızdalar. Doğru ve mantıklı projelerde Emeklilerle ilgili mecburiyetleri olmasa da bize destek olabilirler. İyi bir uyum sağladık, defalarca görüştük, tekliflerimizden kabul edilenler, devam edenler var.

  • Soru: Görüşmeden ne elde ettiğinizi düşünüyorsunuz, kişisel veya toplumsal anlamda bir yarar sağladı mı?

Bu görüşmelerin kişisel anlamda bana bir faydası yok, günde üç öğün yemeklerden sonra tok karna camiamızca lanetleniyorum. Ajan yerine konuyorum, muhbir yerine konuyorum, saymakla bitmez benden götürdükleri. Ama herkese, her şeye rağmen ben bu görüşmeleri artırarak devam ettirme kararlılığındayım. Ben camiamız için bu kadar linç edilmelere razı olurken hiç üzülmüyorum. Taşlansam da recm edilsem de linç edilsem yerlerde sürüklensem de eğer bu görüşmelerden zerre kadar camiamıza fayda gelecekse ben bu cefaya razıyım.

Bu görüşmeler toplumsal açıdan bir yarar sağladı mı konusuna gelince;

Şu an Genelkurmay Başkanlığı ile oluşmuş iyi bir diyalog ortamı var. Onlarca defa Sn II. Başkanımız ile birkaç defa da Sn. Genelkurmay Başkanımız ile görüştüm. Bu iki kişiyi de sizlere kötü lanse edenler bu davaya en büyük ihaneti ettiler. Bu davanın önündeki engel Genelkurmay Başkanlığı değil mevcut TEMAD Yönetimidir. Bu böyle biline.

Bizim önceliğimiz sadece ve sadece 2 ve 3.Derecedeki ağabeylerimizin mağduriyetini gidermek bu mağduriyet giderilmeden ne Genelkurmay ne de İktidarın başka bir önceliğinin olmadığını yakında hep birlikte göreceğiz. Ekmek yoksa pasta yeyin türündeki camiamızın diğer sorunları bu aşamada geçildikten sonra benim ilgi alanımda olabilir.

  • Soru : 27 Haziran 2014 tarihinde TANDOĞAN Astsubay Ordu evinde Genelkurmay II nci Başkanı’nın da katılacağı bir yemek düzenlendi. Ancak bu yemek gerçekleşmedi. İptal sebebi neydi?

Yemeğin yapılacağı gün yemeğin TEMAD Yönetimince provake edileceği yönünde duyum aldık. Aldığımız duyum da davet edilmediği halde yemek saatinde Tandoğan Orduevine gelen provokatör grubun varlığı ile teyit edildi. Yani söyleyecek çok şey var ama camianın takdirine bırakıyorum. Hem kendilerinin bir halt ettiği yok, hem de yapılan çabalara destek değil köstek oluyorlar. Genelkurmay Başkanlığının II numaralı ismi benim hatırım için camiamızın kalesi olan Ordu evine geliyor. Yemek davetime icabet ediyor. Biz hak derdindeyiz ya ötekiler?

  • Soru : Bu yemeğe katılım için sizin gönderdiğiniz  davet yazısı ilginçti?

Özetle” Hiç kimse kusura bakmasın diye başlıyor,  Genel Kurula katılan herkesi suçluyor, sadece Genel Merkezin değil, tüm şubelerin kapatılacağından söz ediyordunuz. Hatta bir adım daha öte giderek, lokalleriniz mal varlıklarınız Kızılay Kurumuna devredilir diyordunuz. TEMAD’ın Tüzel kişiliği ayrı, yönetimler ayrıdır. Siz, TEMAD Yöneticilerinden çok TEMAD’ın kurumsal kimliğine yöneliyordunuz. Kurumsal Kimliğini ortadan kaldırmaya yönelik dava açtığınız bir kuruma “Genel Başkan Adayı” olmanızı nasıl açıklıyorsunuz?

Ben bu zamana kadar her söylediğimi yaptım. TEMAD’ı kapattıracağım dersem kapattırırım. Mal varlıklarınızı KIZILAY’a devrettiririm dersem devrettiririm. TEMAD kapanırsa tüzük gereği KIZILAY’a devredilir. Lokallerinizi kapattıracağım dersem Lokalleri de kapattırırım. TEMAD Genel Merkezini 4 ay 120 gün Denetlettirdiğim gibi, TEMAD Şubelerini de en az bu kadar Denetlettirebilirim. Sadece TEMAD Genel Merkezini değil ayrı olarak herhangi bir Şubeyi de kapattırabilirim. Ama kimse bunları benim babamın hayrına yapmaz ortada bir suç olması gerekir. Suç varsa Dernekte kapanır, Şube de kapanır, Lokalde kapanır suç yoksa kimsenin de bu konuda endişeye kapılmasına zinhar gerek yok. Suç varsa da bunu ne kanunen, ne ahlaken, ne vicdanen savunamazsınız.

  • Soru : Yine yukarıdaki soruyla ilintili olarak büyük çoğunluğu aynı olan delege ve şube başkanlarının bu yazınıza rağmen size destek olacaklarını düşünüyor musunuz?

Bu konuda çanlar benim için çalmıyor. Yedek planlarım var. B-C-D ve dahası da var. TEMAD Genel Merkezi kas gösterircesine benim Şubemi sabah 09:00’dan Akşam 17:00’ye kadar Denetledi. Karşılığında 4 ay 120 gün Denetlendi bu Türkiye tarihinde bir rekordur. Türkiye’deki hiçbir Dernek bu kadar uzun süre Denetlenip 229 sayfa rapor hazırlanmamıştır.

Mevcut TEMAD Yönetimi ihraçlarla, İstanbul Şubesine yaptıkları ile Şubeler üzerinde bir korku empoze ediyor. Bir yandan korku empoze ederken diğer yandan da borç para adı altında otobüs parası adı altında türlü adlar altında ulufeler dağıtıyor. Ödül de var ceza da var. Onların yaptığı bu illegal yöntemlere pirim veren Şube Başkanları ve Delegeler bana oy vermezse onları da aylarca Denetlettirecek, Şubelerini Lokallerini kapattıracak, onunla da yetinmeyip TEMAD’ı kökten kapattıracak halim yok. Gerçekleri görüp oy verene teşekkür ederiz, oy vermeyene de sitem ederiz hayat normal akışında geçer benim için hiçbir şey değişmez. Herkesin zannettiğinin aksine ben kindar biri değilim. Son derece hoşgörülüyüm. Benim tek katlanamadığım şey sömürüleni sömürenlerdir. Sömürüleni sömüren, hile ile camiasını aldatanları bulur gereğini yaparım, babamın oğlu olsa gözünün yaşına bakmam.

  • Soru : Bazı arkadaşlarımız sizin TEMAD’a karşı kullanıldığınızı düşünüyor. Bir tür böl ve yönet taktiği uygulandığını ve sizin de buna alet olduğunuzu düşünüyor. Düşünceniz nedir?

TEMAD’ın bölücüsü de, parçalayıcısı da mevcut TEMAD Yönetimidir.

13 Şubat 2014 günü ‘’ölüm orucu eylemi’’ kararı alıyorlar

Aynı gün TEMAD İstanbul Şube Başkanını ihraç ediyorlar

Aynı gün Sendika Kurulmasına karşı çıkıp Şube Başkanlarının sendikaya üye olmasına engel olacak kararı alıp karar defterinde oy birliği ile imzalıyorlar.

Bülent CİVAN’ı ihraç ettiler.

Dede Ersel AKSU’yu ihraç ettiler

İbrahim KOLDAMCA’yı ihraç ettiler

Atilla ABAYLI’yı ihraç ettiler

2.4 trilyon para topladılar nereye harcandığının hesabını veremiyorlar

13.000 lira borcu olup intihar eden kardeşlerimiz için sözde yas tutuyorlar ama toplanan para ile 184 kardeşimiz borç batağından kurtarılıp intiharına mani olunabilirdi.

Ben TEMAD’a karşı nasıl kullanılabilirim? Bu Ülkenin güvenliğinden birinci derecede sorumlu olan kurumların benim bilgime mi ihtiyacı var? Herkesin attıkları adımdan yazdıkları yazıdan haberleri yok mu? Don kişotça yel değirmenlerine savaş açanlar Genelkurmaya diz çöktüreceğiz diye Millete ara gazı verirken biz diz çöktürecektik ama Cavit KAYIKCI yüzünden bunu başaramıyoruz demelerinin adı böl parçala yönet oldu. Don kişotça yel değirmenlerine savaş açanlara, sen bu savaşı kazanırsın diye ara gazı veren sanço pançolarına inanlar inanmaya devam etsin. TEMAD’ın bölünmedik nesi kaldı bu Yönetim zamanında? TEMAD’dan geriye ne kaldı bu Yönetim zamanında?  Tükenecek her şeyi itinayla tükettiler.

  • Soru : Astsubay Sendikası hakkında ne düşünüyorsunuz, sendika genel anlamı ile üretim yapanların toplu olarak üretimden gelen güçlerini kullanmak suretiyle haklarını almalarını sağlamaya yönelik kurumsal bir yapıdır. Emekli Assubaylar olarak üretimden gelen gücümüz olmadığına göre nasıl bir işlevi olacak?

Emekli Asssubayların sendika kurması yerine Siyasi Parti kurmasını tercih ederim. Çünkü bir Dernekle hak almaya kalkarsanız mutlak suretle muhatabınız İktidar olacaktır. İktidar da mevcut tüzüğe göre adınızdan hak almanın h’si çıkınca sizi buna pişman edebilecek argümanlara her daim sahip olacaktır. Dolaysı ile Dernekle hak almak imkânsızdır. Kurarsınız 30 kişi ile bir tabela partisi gider kapalı kapılar ardında görüşürsünüz, oy gücünüzü camianızın menfaatine çevirirsiniz. 80.000 kişi ile hak yoksa oy yok diye grup kurdular. O gruba üye olacağınıza kurulan bir tabela partisine 80.000 üye kaydetseydiniz yer yerinden oynardı. Şimdi o hak yoksa oy yok grubu sinek avlıyor. Yıllar önceki PES grubu ile birlikte.

Muvazzaflar için ise sendikayı gerekli ve vazgeçilmez olarak görüyorum. Ancak Ahmet ZENGİN’in kurduğu titan oluşumu vari bir sendikayı da muvazzaflar adına son derece sakıncalı görüyorum. Sendika Genel Merkezindekilere 7-8 bin lira, İl Başkanlarına 5-6 bin lira maaş bağlanacakmış bu maaşlar da muvazzafların vereceği otomatik ödeme talimatlarından gelecekmiş. Bir Ahmet’in yaptığı yetmezmiş gibi ikinci Ahmet’in de gözü aynı yerde. Bu camianın bu gün çektiği sorunların ve gelecekte çekeceği sorunların tek kaynağı ‘’otomatik ödeme’’ rantıdır. Bu rant daha çoook iştahlar kabartır.

  • Soru : Mevcut Yönetimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mevcut Yönetim göreve geldiğinde ilk birkaç aylık döneminin iyi niyetli olduğu söyleniliyor kendi içlerindeki kişilerce. Ancak ilk birkaç ay sonra Sn.Ahmet KESER’in birilerinin güdümüne girdiği ve ona uygun davranış sergilediği şüphesi var ki ben de bu yönde şüphe duyuyorum. Ancak bu benim kişisel şüphem ve bu şüphenin kanıtlanma ihtimali de şu ana kadar olmadı. Özetle bu yönetimi camiamız adına talihsizlik olarak değerlendiriyorum.

  • Soru : Yaptıkları hiç iyi bir şey yok mudur?

Hale etkisi sevdiğin birinin her yanlışını doğru görmektir.

Ters hale etkisi ise; sevmediğin birinin her doğrusunu yanlış görmektir.

Bu bakımdan benim rakiplerimin doğru yaptıkları şeyleri de açık yüreklilikle söyleyebilirdim.

Camia adına yaptıkları doğru bir şeyi göremedim siz hatırlatırsanız veya okuyucular hatırlatırsa gerçekten de doğru bir şey yapmışlarsa bunu ben de takdir eder alkışlarım.

Sn.Yüksel BİNİCİ’nin doğrudan bana karşı bir yanlışını görmedim duymadım. Sn. Selçuk ÇAPAR’ın da ha keza bana bir yanlışı olmamıştır. Olduysa da ben görmedim duymadım. Sn.Mustafa AYTAR’ı da sanatsal anlamda başarılı buluyorum. İyi niyetli biri gibi görünüyor.

  • Soru : Herhangi birisi size neden oy versin?

Çünkü hem Şube Başkanları hem de oy kullanacak Delegelerin bana vefa borcu var.

Bu vefa borçlarını da sadece bana oy vererek ödeyebilirler.

Genel Kurullar Derneklerin son sözünün söyleneceği yerlerdir. 22 Ağustos 2013 günü yapılan Genel Kurul Olağanüstü bir Genel Kurul’du. Bu Genel Kurula Sn.Ahmet KESER hakkındaki 5 sayfalık iddialar yüzünden gidildi. Bu İddialar Genel Kurul’da araştırılsaydı benim 4 ay 120 gün Denetlettirmeme de ihtiyaç kalmazdı. Şube Başkanlarının da Delegelerin de bu iddilar asla umurlarında olmadı. Her şeyin üzerinin örtülmesine ses çıkarmadılar.

22 Ağustos 2013 gününden bir ay öncesinde Sn.Ahmet KESER TEMAD’a ait araçla, TEMAD’a ait akaryakıtla, TEMAD’a iat yiyecek içecekle, Şube Şube dolaştı propagandasını yaptı hiçbir Şube Başkanı da buna dur demedi. Mademki sen tüyü bitmemiş yetimin parasını şahsi işlerin için kullanıyorsun diye en azından oyu ile cezalandırmadı. Hesap soramadı.

Şube Başkanları ve Delegeler beş yıldızlı otelde ağırlanmalara, oralarda yenen yemeklere odalarına konan eşantiyonlara tamah ederek Sn.Ahmet KESER’i seçtiler.

Bunun tekrarına göz yummayacağımı ve kayıtsız kalmayacağımı herkes duysun ve bilsin.

Oldu bitti şeklinde bir Divan oluşmasına göz yummayacağım. Şube Başkanlarının uç uca eklenerek Divan Heyetine adını yazdırmasına zinhar göz yummayacağım. O tür davranış içine girenleri de asla unutmayacağım. Şube Başkanıysanız makamınıza mevkinize sahip çıkın Divan Heyeti içinde yer almayın. Bu sizin üyelerinize duyacağınız saygının gereğidir. Oyunuzu dilediğinize verebilirsiniz ama Divan Heyetinde tarafınızı belli edemezsiniz.

22 Ağustos 2013 günü Divan Heyetine 5 adet dilekçe verdim. Divan heyetine tüm Delegelerin aidatını vaktinde yatırıp yatırmadığını kontrol edin dedim. Bu maksatla Başkan Adayları elendi ama Divan Heyeti Şube Başkanları ve Delegelerin aidatını vaktinde yatırıp yatırmadığını kontrol etmedi. O kural hem seçilen hem de seçen için geçerliydi. Delegelik vasfı olup olmadıklarını da kontrol etmedi. Camdan evde oturanlar komşusunun penceresine taş atamaz. Hem hileyle Delege olacak hem de hileyle başka bir adayı seçeceksiniz öyle mi?

Herhangi biri size neden oy versin cevabının birincisi vefa borcundandır.

İkinci cevabı ise; ben güçlü, kudretli, ne yaptığını bilen bir liderim, tüm göstergeleri diğer Adayların kat kat üzerinde olan birisiyim. Sosyal Medya’da Türkiye çapında bir devim.

Tüm Assubayların PES hesabı: 172.400

Benim kişisel hesabım 192.700 http://ckayikci.blogspot.com.tr/ tüm Assubayların başarısından 20.000 daha fazla.

Bu gün Sn.Ahmet KESER’in twitter takipçisi 14.000 Assubayların hepinin birleştiği ortak hesap takipçisi 16.000 benim @Fx_iyi hesabımın takipçisi 22.000’den fazla.

Sizlerin yetki verdiği Sn.Ahmet KESER Genelkurmay başkanlığı ile attığı köprüleri ben onardım onlarca defa görüştüm. Yetki verdikleriniz kendi ekseninde dönüyor. Ben başarıdan başarıya koşuyorum. Bunun aksini kim iddia edebilir?

Bir gün çalışıp beş gün sanayiden çıkmayan Skoda arabaları olanları, emlak işinde getir götür işleri yapanları bu makamlara getirirseniz o zaman da o kişilerin o koltuklardan vaz geçmemek için çevirdikleri dümenlerden hak almaya sıra gelir mi? Asıl sıkıntı kaynağı budur.

Tüm Assubayların PES furyasında topladıkları paralardan daha fazla ekonomik güce sahibim.

O makamlardan nemalanmaya gelmiyorum. O makamlara bir şeyler bırakmaya geliyorum. Görev sürem boyunca hiçbir üyeden bir lira aidat almadan TEMAD’ı olduğu durumdan iki kat öteye götüreceğimi yazılı olarak beyan ve taahhüt edebilirim. Muvazzaflardan bir lira bağış kabul etmeyeceğimi beyan ve taahhüt edebilirim. Sizce mevcut aday ve diğer adaylar da bunu beyan ve taahhüt edebilir mi? Genel Kurul Salonuna Noter çağıralım noter huzurunda üç yıllık dönemde ne Emekliden ne çalışandan bir lira aidat almadan TEMAD’ı iki katına çıkaracağımı yazılı olarak beyan ve taahhüt edebilirim. Bunu diğerleri de yapabilir mi?

Bir yıl içinde Astsubay haklarını alamazsam Yönetimden istifa edeceğimi de Noter huzurunda beyan ve taahhüt edebilirim. Bunu diğer Adaylar da yapabilir mi?

Şimdi ben size sorayım bu Şube Başkanları ve Delegeler ben dururken başka bir Adaya niye oy versin? Neden 3 yıl daha bu sömürülen kesimin sömürülmesine vesile olsun?

  • Soru : Son olarak topluma mesajınızı alabilir miyim?

Dünya üç grup insandan oluşur demiş M.BULTER isimli bir düşünür.

İşleri yapıp sonuçları ortaya çıkaran seçkin küçük bir grup,

Olup biteni seyreden oldukça kalabalık bir diğer grup

Ve nelerin olup bittiğini anlamayan muazzam bir kalabalık.

Dünyanın kaderini nelerin olup bittiğini anlamayan muazzam bir kalabalık belirler.

Ama en çok çileyi de o muazzam kalabalık çeker.

Biz Astsubay camiasının fertleri olarak işleri yapıp sonuçları ortaya çıkaran seçkin küçük bir grupta yer alarak hem kendi haklarımızı alabiliriz hem de bu Millete umut olabiliriz.

9 yıl Sn.Mustafa EROL dönemini geçirdiniz memnun olmadınız. 6 yıl Sn.Ahmet KESER’in dönemini geçirmek ister misiniz? Bu seçimlerde de Sn.Ahmet KESER’i seçerseniz 6 yıl görevde kalmış olacak. Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir. 3 yılda TEMAD’da yapılan tahribatın boyutu ortada. 6 yılda neler olur varın siz düşünün. Hak alacağız derken Derneğin kapısına kilit vurulacak hale getirdiler. Yel değirmenlerinin insafı olmasa durum vahimdi.

Değerli bir büyüğümüzün desteği ve gölgesindeki Sn. Hamza DÜRGEN’e gelince; ben bu şahısa dedim ki Sn.Ahmet KESER’i Dernekler Dairesine şikayet ettim, sen de Genel Başkan Adayıydın aidatını yatırmadığın için elendin sen de şikayet et. Sn.Hamza DÜRGEN dedi ki Ahmet KESER beni Dernekten ihraç eder ben o riski göze alamam. Böyle diyen gölgesinden korkan biri size nasıl umut olabilir? Sizin hakkınızı nasıl alabilir? Ankara Delege seçimi yapıldı binlerce Astsubay varken iki kız kardeş Delege seçildi o zaman da yine ne adli ne de idari mercilere baş vurabildi. Onun yerine Dernekler Dairesine ben müracaat ettim. Siz ona güvenseniz o sizin iradenizi koruyabilir mi? Bu seçimde de Sn.Ahmet KESER usulsüzlük yapsa Sn.Hamza DÜRGEN’in yaptırımı ne olur? Mahkemeye mi verir? 22 Ağustos 2013 günü aidatını yatırmadı diye elendi neden mahkemeye veremedi o halde? Hava civa özeti bu.

Diğer Başkan Adayı olan Sn.Cengiz ERTEN hakkında olumlu ya da olumsuz bir yorumda bulunmak istemiyorum. Genel Kurul İptal Davamda şahit oldu. O süreçte her daim yanımdaydı. Başkan Adayı olarak elbette ki rakibim, ama uzun yıllardır iyi dostuz.

Yine aynı şekilde o süreçte Davamda beni yalnız bırakmayıp benim yanımda bana destek olup Şahitlik yapan, Sn.Mustafa EROL’a, Sn. Canan BIYIKLI’ya, Sn. Yaşar İRAL’a, Sn. Mecdi CENGİZ’e, Sn. Zafer ÇİMEN’e ve Sn Ayhan YILDIRIM’a bu vesile ile teşekkürü ederim.

  • Röportaj için teşekkür ederim. Başarılar dilerim.

Ben teşekkür eder saygılar sunarım.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.