Dolar 32,4780
Euro 34,8839
Altın 2.406,08
BİST 10.391,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 34°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
34°C
Hafif Yağmurlu
Cum 26°C
Cts 28°C
Paz 29°C
Pts 30°C

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
27/10/2013 7:11 PM | Son Güncellenme: 31/03/2024 8:59 PM
3

Saygıdeğer Üyelerimiz

Cumhuriyetin özü, “bireyin varlığını” kabul eden bir yönetim sistemi oluşudur. Monarşi denilen tek kişi yönetimine dayalı yönetim sistemlerinde, babadan oğula miras kalan “asalet” ya da “kraliyet” her türlü tartışmanın dışında ve üzerindedir. Halk ise “teba” veya “kul” dur. Kral, Hükümdar ya da Sultan, hiç kimseye hesap vermek zorunda olmayan, ama herkesten hesap sorabilen bir konumdadır. “Kul” kesimi ise itaat etmekle yükümlüdür.

Bireyin varlığı kabul edilmediği için, bireylerin oluşturduğu toplumdan da söz etmek mümkün değildir. Halkın tercihleri doğrultusunda bir seçme-seçilme söz konusu olmadığı için, halkın yönetimi etkilemesi de söz konusu olamaz.

Kurtuluş Savaşımız, Fransa’da olduğu gibi bir demokrasi mücadelesi değil, bağımsızlık mücadelesidir, emperyalist ülkelerin işgallerine son vermek için verilen bir mücadeledir. Sözü edilmese de sanki, Kurtuluş Savaşı bir demokrasi mücadelesi gibi algılanır.

Kurtuluş Savaşı’nın hemen ardından kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve arkasından ilan edilen CUMHURİYET, bireyin varlığını kabul ediyor, babadan oğula geçen saltanat dönemine son veriyor, insanın sadece insan olduğu için bir değere sahip olduğunu özellikle vurguluyordu. Cumhuriyet bağımsızlıktır…

Artık, “birey” vardı ve bireyler toplumu oluşturuyor, toplum kendisini yönetecekleri seçiyor, beğenmezse değiştiriyor, seçilenler de gücünü kendisini seçenlerden aldığını biliyor, günü geldiğinde toplum karşısında hesap vereceğinin farkına varıyordu. Padişah babanın oğlu olduğu için padişah olmadığını bilen yöneticiler, halkın sesine kulak vermeyi bir zorunluluk olarak görüyordu.

Bu yıl 90 yaşına basan TÜRKİYE CUMHURİYETİ, Monarşiye son vermiş, aynı zamanda inanç özgürlüğünü getirerek, din sömürüsünün önüne geçmiştir. Din üzerinden beslenen şeyhler, şıhlar, dervişler saltanatına son vermeyi amaçlamıştır.

Ne yazık ki, 90 yıllık Cumhuriyet, şeyhler, şıhlar, dervişler saltanatına son verememiş, padişah heveslilerinin pusuda beklemesine de engel olamamıştır…

İslamda RUHBAN SINIFI olmamasına rağmen, son model otomobillerde gezip, Cumhurbaşkanı gibi korumalarla dolaşan tarikat liderleri gazete manşetlerine yansımakta, tarikat liderinin elini öpmek için uzun kuyruklar oluşmaktadır.

Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği Türk Gençliği, Cumhuriyetin 90’ıncı yaşını kutlarken, ne yazık ki bazı kesimler tarikat evlerinde Cumhuriyet düşmanı olarak yetiştirilmektedir.

Cumhuriyetten rövanş almak isteyen güçler, Sevr heveslileri ile birlikte Cumhuriyetin üzerine çullanmış durumdadır.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” demek bile suç olmuştur.

Cumhuriyet, hiç bu kadar buruk kutlanmamıştır bu ülkede.

Cumhuriyet, bu zorlu sınavı da geçecektir, bu sınavdan da güçlenerek çıkacaktır…

Emperyalist güçlere başkaldırarak,ülkemizin her tarafında bayrağımızın dalgalanmasının kaynağı olan Laik,Demokratik CUMHURİYET”imizi kuran Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, vatanımızın bağımsızlığı ve bekası için canlarını veren aziz şehitlerimize ve kanlarını döken kahraman gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

CUMHURİYETİN 90’INCI YILI ULUSUMUZA KUTLU OLSUN


Site ve Assubaylar Güç Birliği Platformu Yönetimi

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

  1. Ersen Gürpınar dedi ki:

    Türküdeki gibi derdim çoktur hangisine yanayım; Kamu görevlileri arasında en çok tayin gören nöbet,tatbikat,gece eğitimi, özel görevlerle ayda ortalama 6-7 gün 24 saat esasına göre tek kuruş fazla mesai alamayan evinden evlatlarından ayrı mesai yapan bir mesleğin mensubuyuz Önyargılılar kardeşim subayın tayini nöbeti yokmu? diye adalete katkı sağlamak yerine adaletsizliği savunurlar Elbette subayında tayini nöbeti vardır ama onlar büro memuru statüsünde göreve başlamazlar tayin oldukları yerde ev arama derdine düşmez lojmanları,misafirhaneleri hazırdır Bu nasıl bir aile birine hemen lojman diğerine varoşlarda ev tutmak bazen evladının gözü önünde şehit edilmek düşer? Sn.Ulucan Assubayların onlara sahip çıkacak ne cumhurbaşkanı,ne başbakanı ne de bakanları vardır demiş bize kendi kurumumuz sahip çıkmıyor ki başkalarından adalet bekliyelim …….