Dolar 33,0947
Euro 36,0918
Altın 2.589,66
BİST 11.139,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 32°C
Açık
Ankara
32°C
Açık
Cts 32°C
Paz 34°C
Pts 33°C
Sal 31°C

“GÜÇ BİRLİĞİ” ZORUNLULUĞU !..

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
20/09/2011 9:14 PM
3

Teams

 

Ekim ayı içinde TEMAD Genel Merkez Yönetim Kurulu ve organlarının seçimi yapılacaktır.

2011 seçimleri sınıfımızın da bir nevi geleceği olacaktır! Veya dağılma sürecinin başlangıcı …

Değerli arkadaşlarım,

Seçimde 8 yıllık başkanlığı döneminde sınıfımıza bir tek kazanım sağlayamayan, antidemokratik ve yasa tanımaz tavırlarıyla üyelerini ihraç eden statüko ve postal zihniyetinden kurtulamayan mevcut yönetimin değiştirilmesi mutlak hedef olmalıdır.

Sayın Mustafa Erol ve ekibi bir dönem daha tekrar seçilir ve yönetimde devam ederlerse nelerin olabileceğini aklıselim arkadaşlarımız görmektedirler. Gerçek bir STK olmanın ilk şartı olan tüzük değişikliği için alınan kararı yok sayanlar, bizlere Genel kurulda çok daha antidemokratik bir yönetim, üye ihraçlarının ve dayatma kararlarına uymayan, itaat etmeyen şube yönetimlerini görevden alınmalarını, şubelerin kapatılmalarının sağlanmasını ve kişisel çıkarları gerçekleştirmek adına genel merkeze biat edecek kişileri yönetimlere yerleştirmeyi gerçekleştirmek için yeni yetkiler istemektedirler…

Hukuk dışı dayatma kararlarına karşı çıkanların ise her şekilde hakarete uğrayacağı, muhtelif platformlarda Assubay onur mücadelesi yapan; tek istekleri adalet, eşitlik ve insan onuruna saygı isteği olan Assubay sevdalısı yürekler ise muhalif, bozguncu diye damgalanarak, bugüne kadar antidemokratik keyfi kararlarla yaptıkları hadlerinin bildirilmesi uygulamalarının daha da artacağı açıkça görülmektedir.

Peki mevcut yönetimden kurtulma olasılığı var mıdır, varsa nasıl olacaktır ?..

Bunun çözüm yolu mevcut yönetime karşı aday olabilecek muhtemel kişi ve grupların hiçbir koşula bağlı olmayan “güç birliği” yapmalarından geçiyor…

Aday olan kişi ve gruplar şayet;

  • Benim kadrolarım
  • Benim ilkelerim
  • Benim programım

Benzeri ayrılıkların derdine düşerlerse asla “güç birliği” olamaz, olmayınca de herkes “benim” dedikleri ile baş başa kalır ve “benim” sözleri mevcut yönetimin ekmeğine yağ olarak sürülmüş olur…

Bunun sonuçlarını delege seçimlerinde gördük. Muhaliflerin toplam oyları genel merkez oylarından fazla olmasına rağmen delege seçimi genel merkeze adeta altın tepside sunulmuştur…

Birden fazla grubun girilecek seçimde mevcut yönetimi alt edebileceği asla mümkün değildir. Yapılan Ankara delege seçimleri mevcut yönetime karşı aday olan gruplara birden fazla grupla seçime girildiği zaman nasıl bir sonuçla karşılaşılacağına dair iyi bir fikir verecektir…

Mevcut yönetimin seçimi yeniden kazanma umudu bu “güç birliği”nin olamayacağı beklentisidir…

Gruplar “güç birliği”ni sağlayamazsa ne olur?

Mevcut yönetim tekrar seçilir. Sn.Mustafa Erol da üçüncü defa (olağanüstü ile 4.) seçilmenin gücünü “ben ne yaparsam yapayım, şubelerim ve delegelerim beni destekliyor” diyerek her alanda uyguladığı keyfi, antidemokratik uygulamalarını şiddetle ve artırarak sürdürür…

Güç birliği” yapmayanlar ise yönetimi altın tepsi içinde mevcut yönetime sunarlar. Sorumluluğunun gereğini yapmayanlar bedelini de öderler, faturası ise tüm sınıfımıza çıkacaktır…

Peki bu “güç birliği” sağlanamaz mı?

Aday olan kişi ve grupların ;

  • Assubay onur mücadelesini amaç edinmek
  • Temel İlkelerde birliktelik

Ortak paydası olmalıdır…

Gruplar bunları yeterli görüp seçime giderlerse kazanmak için olası bir umut da belirebilir. Alınacak sonuç da grupların tek başlarına alacağı sonuçlardan daha fazla bir başarı oranına ulaşır. Şayet seçilirlerse paydalar doğrultusunda hareket edilerek uyumlu bir yönetim oluşturabilirler. Seçilemeseler bile “güç birliği”nin faydaları seçilen yönetimin üzerinde görevini yapması doğrultusunda baskı unsuru olarak görmesine neden olabilecek ve ileriki seçimler için de çok önceden başlanılacak planlı, programlı çalışmalarla umut olacaktır…

2008 seçimleri öncesinde de “güç birliği” kararı alınmış, daha sonra ise birleşme esnasında alınan kararlara çarşaf liste dışında kalan bazı kesimlerce saygı duyulmamış ve sınıfımıza umut veremedikleri için mevcut yönetim kerhen verilen oylarla tekrar seçilmişti.

Bu kez “güç birliği” için hayli güçlü ve zorunlu nedenler var.

Güçlü neden;

8 yıllık başarısız yönetimlerin en büyük sorumlusu olan Sn.Mustafa Erol’un başkanı olduğu donanımsız yönetim kadrolarından sınıfımıza bir yarar gelmediği için gelecekte de bir fayda gelmeyeceği açıkça görülmektedir. Mevcut yönetim yıllardır,anayasal haklarımızı aramaya seyirci kalarak sınıfımızın büyük bir kesiminin geri dönülemeyecek bir şekilde açlık sınırında yaşamaya mahkum edilmesinin baş sorumlularındandır.

Zorunlu neden;

Seçime tek başlarına girecek kişi ve grupların bu gerçekleri görmemesi, görüp de önemsememesinin sınıfına bedeli çok ağır olacak ve tüm gruplar sorumluluk altında olduğundan vebal altına gireceğidir.

O zaman “seçimlerde güç birliği” zorunluluktur.

Güç birliği” için ilk adımın kime düştüğü çok da önemli değil, seçime aday gruplar Ankara’da olduğu için kendilerini biliyorlar. Geçmişte birleşilemediği için bu yanlış yapıldı, bedel ödendi ve boşa giden yıllarla beraber,mevcut yönetimce kişisel hesaplar ön plana çıkarılmış seçilmek için gösterdikleri gayreti sorunlarımız için göstermediklerinden somut  hiçbir başarı elde edilememiştir.

Seçime henüz vakit varken mevcut yönetime karşı aday olan kişi ve gruplara dayanışma için son çağrımdır…

Saygılarımla.

YORUMLAR

  1. Ersen Gürpınar dedi ki:

    Her kuruma örnek gösterilen TSK milletin ordusu olmaktan çıkmış subayların ordusu olmuştur. Hiçbir kurum personeline TSK’nın assubaylara yaptığı haksızlığı, ayrımcılığı yapmamıştır. Fakülte kazanan subaya yetim hakkından 5 yıl maaşlı izin veren TSK, kendi gayretleri ile yüksek okul bitirenleri cezalandırmak adına akla gelen her olumsuzluğu sergilemiş netice alamayınca anayasal hak olan dereceyi iptal ettirmiştir bu hukuksuzluk hala devam ettirilmek isteniyor. Bizim özlük haklarımızı siyasi irade hazırlasa GENELKURMAY BENİM BİR EMİRLE ÖLÜME GÖNDERDİĞİM ASSUBAYLARIMI MAHALLE BEKÇİSİNDEN ZİRAAT EV EKONOMİSTİNDEN DAHA ALT KADEMEDEN GÖSTEREMEZSİNİZ diye isyan etmesi gerekirken hala hatada ısrar etmek bu orduya ve ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür. Bu zihniyetin sona ermesini bekliyoruz ve bu konuda kararlıyız.

  2. Celal ELBİR dedi ki:

    Sn. Irbık, bazı ifadeleriniz oldukça sert olsalar da, bu metnin altına imza atmamak mümkün değil. Kutluyorum.
    Ömrümüzün, bu haksızlıkların sona erdiğini görebilecek kadar uzun olmasını diliyorum.