Değerli Meslektaşlarımız, OYAK konusunda kendilerine imtiyaz tanınan üyeler dışında hiçbir personelin mutlu olmadığını biliyoruz. OYAK, bir yardımlaşma kurumudur. Kurumun kendi sitesinde misyon ve gayeleri açıklanırken 205 sayılı yasa OYAK üyelerine T.C.Anayasasının öngördüğü Sosyal Güvenlik Sistemi dışında güvenceler sağlamaktadır. Gn.Md.açıklamalarında ise OYAK’ın işinin üyelerinin yarınlarını garanti altına almak olduğunu belirtmektedir! Peki bu amaç ve görevlerin gerçekleştiğini söyleyebilir miyiz? Elbette HAYIR. OYAK, 1961 yılında kuruldu o tarihteki ağabeylerimiz kurumun ilk temelini attılar, kurum yıllar içerisinde büyüyerek dev bir holding halini aldı,her yeni emekli üye bir öncekinden daha avantajlı oldu, oysa hepimiz aynı şartlarda kuruma üye olduk.OYAK bizlerin aidatları ile kurduğu şirketlerin gelirlerinin tamamını bizlere yansıtmadı büyük bölümünü yeni iştirakler için kullandı (Büyümesi için bu gerekli idi) bu nedenle tüm kurum iştiraklerinde haklarımız vardır. Bugün kurumda olan üyeler bu sistemi savunabilirler ama yarın onlar veya mirascılarının da şikayette bulunmaları kaçınılmazdır. Nemalandırma belli bir sistemle değil şansa dayalı yürütülmektedir; örneğin OYAK Bank bir gecekondu fiatına satın alındığında sistemde olan üyeler 2006 yılında kurumdan ilişiğini kesmiş ise 2007 yılında satılan gelirden elde edilen %50 nemadan yararlanamamışlardır, yine aynı şekilde OYAK satışından nema alan üye ileride OYAK RENAULT veya ERDEMİR satıldığında sistemde değilse bunun nemasından yararlanamayacaktır, bu durumda OYAK sosyal güvenlik kuruluşu değil bir rotary kuruluşu durumundadır. Bugün OYAK üyelerinin brüt maaşlarından her ay %10 aidat almaktadır ve kazanımları bellidir, mevcut diğer birçok yardımlaşma sandığı (Örneğin Merkez Bankası, İş Bankası ) üyelerine aldıkları emekli maaşından fazla maaş bağlamaktadır, aynı birikimi bir emeklilik fonunda değerlendirsek kazancımızın daha fazla olacağı kesindir. Haklı taleplerimizin karşılanmasını sağlamayıp kurumumuzu yıpratmayı amaçlayan çevrelere izin verilmemesini sağlamak kararlılığındayız. SONUÇ OLARAK . Kuruluşundan itibaren kurumun öz varlıklarında hakkı olan üyelere katılımları nispetinde hisse senedi verilmeli dileyen arkadaşlarımız birikimlerini ayrıca kurumda değerlendirmelidir. Kurum iştiraklerinde himaye ve iltiması önlemek için kesinlikle emekli TSK mensubu görevlendirilmemeli, kurumun iştiraklerinin yönetim ve denetim kurullarında belli kriterlere göre üye sayısı ile orantılı görevlendirme yapılarak kurumumuzun yönetiminde söz sahibi olmamız sağlanmalıdır. BU HUSUSLARIN TEMİNİ İÇİN 9 NİSAN’DA TOPLANACAK OYAK GENEL KURULUNA DEĞERLENDİRMEK ÜZERE AŞAĞIDAKİ METNİ OYAK VE GENELKURMAY BAŞKANLIĞINA GÖNDEREREK TALEPLERİMİZİN KARŞILANMASINI SAĞLAYACAĞIZ. DESTEĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUZ. Sevgi ve saygılarımızla. SİTE YÖNETİMİ NOT. İlgili bölüme adınızı,soyadınızı sınıf ve rütbenizi yazıp (Arzu edenler Adı,Soyadının yanına Vatandaşlık Numaralarını yazabilirler) GÖNDER tuşuna basınca dilekçeniz Genelkurmay ve OYAK’a gönderilmiş olacaktır. ORDU YARDIMLAŞMA KURUMU YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞINA A N K A R A 1961 yılında 205 sayılı yasa ile üyelerine sosyal yardım amacı ile kurulan OYAK ‘ın görevinin “üyelerine T.C. Anayasasının öngördüğü sosyal güvenlik kapsamında ve ana sosyal güvenlik kurumundan (SGK) ayrı güvenceler sağlamak”,genel müdürün açıklamalarında ise kurumun işinin “üyelerin yarınlarını garanti altına almak” olduğu belirtilmektedir. Kurum bu görevini tüm üyelere adil ve eşit bir şekilde yerine ne yazık ki getirememiştir… 1961 yılında 65.000 üye ile kurulan kurumdaki üye sayısı 2010 yılında 250 bine ulaşmış üye sayısı ile birlikte büyüyen ve küçük bir şirket olarak faaliyete başlayan OYAK bugün Türkiye’nin sayılı holdingleri arasına girmiştir. Buna paralel olarak ilerleyen yıllarda yapılan ödemeler bir önceki döneme göre haksızlıklar içermektedir. Aynı şartlarda ve sürede kuruma üye olanlar arasında yıllara göre nemalarda büyük farklılıklar oluşmuştur. Örneğin bir gecekondu fiatına alınan banka’nın gelişmesine yıllarca katkı sağlayan bir üye sistemden bankanın satıldığı tarihten bir yıl önce 1996 yılında ayrıldı ise satıştan elde eldilen kâr dolayısı ile % 50 nemadan yararlanamamıştır, aynı şekilde banka 1998 yılında satılmış olsaydı bu kez 1997 yılında nemadan faydalanan ve 1997 yılında ayrılan aynı üye yüksek nemadan yararlanamayacaktı… Şimdi bankanın satıldığı 1997 yılından önce emekli olan bir üye “benim zamanında OYAK RENAULT satılmadıysa ben kendimi şanssız mı hissetmeliyim” sorusuna verilecek yasal bir yanıt yoktur. “OYAK, bir yardımlaşma kurumu mu yoksa bir rotary kuruluşu mudur” sorusu üyeler tarafından sorulmaktadır. Kurumun en güçlü iştiraklerinden ERDEMİR satın alındığında sistemde olanlar buna katkı sağlamıştır, bunlar bu yıl sistemden ayrılsalar Erdemir 1-2 yıl sonra satılsa elde edilecek nemadan yararlanamayacaklardır! Bunun adalete,eşitliğe ve kurumun amaçlarına uygun olduğunu söylemek mümkün müdür ?.. Kurumda 21 yıl üye olan 1993 yılında emekli bir asb. dolar bazında 2650 dolar ,1998 yılında emekli olan 26 yıllık bir asb.ortalama 4.000 dolar emekli ikramiyesi alırken bugün emekli olan 21 yılllık üye asb. 62.000 dolar almaktadır, bugün sisteme giren bir asb. 20 yıl sonra asgari 100.000 dolar alacaktır. Bunu hangi değer yargısı ile haklı gösterebilirsiniz ? Bu örneklerden görüldüğü gibi kurum üyelerine eşit ve adil davranmamıştır. Bugün OYAK kadar aidat almayan birçok kurumun yardımlaşma sandıkları üyelerine aylıklarından fazla maaş vermekte yine aynı şekilde emeklilik fonlarınının getirileri OYAK’tan fazla olmaktadır. Kurumumuzun Tüzel kişiliğine saygılıyız, bu konuda yapılan menfi çalışmaların karşısında olduk ancak kurumumuzun da bizlere sahip çıkmasını istiyoruz. TALEPLERİMİZ : 1.Kurum varlıklarında kuruluşundan itibaren tüm üyelerin hakları vardır; OYAK adil bir sisteme geçmek istiyorsa öncelikle kendi blançosunda ayırdığı gibi OYAK ve İŞTİRAKLER sistemini hayata geçirmelidir. OYAK’tan ayrılan bir üye iştiraklerden de ayrılmış sayılmalıdır, o kişiye çalıştığı dönemde iştiraklerin özvarlıklarının ulaştığı boyut farkı kadar hisse senedi verilmelidir. Hisse senedi konusunda örnek: Bir kişi göreve başlayıp üye olduğu tarihte öz kaynak 12 Milyar TL ise kişi 25 yıl sonra emekli olurken öz kaynak 25 Milyar TL’ ye ulaşmış ise OYAK o üyeye artan 13 milyar liralık öz varlığın son blanço tarihindeki personel sayısı ve katılım oranları dikkate alınarak çıkan hesaplamaya göre hisse senedi verilmesi gerekmektedir. Bunun hesabı hesap uzmanları ve mali müşavirler tarafından oluşturulacak bir sistemle mümkündür. Dileyen üye birikimlerini yine EMS ve BDES’ de değerlendirmelidir. 2.OYAK iştiraklerinde hiçbir emekli personel çalıştırılmamalıdır. Bu konu hassastır ve beraberinde himayecilik ve iltiması getirir. Karşılığı yüksek bir yapılanma için piyasa kurallarına uygun idareci ve personel alımından taviz verilmemelidir. Kurumun sahipleri olan üyelerin belli kriterlerle sayıları ile orantılı şirketlerin yönetim ve denetim kurullarında görevlendirilmeleri sağlanmasını arz ve talep ediyorum.. Saygılarımla. NOT. Bu dilekçe gereğinin sağlanması için Genelkurmay Başkanlığına bilgi olarak sunulmuştur. Adı ve Soyadı : Snf.ve Rütbesi :
Atilla ağabey daha önce belirttiğim hayırlı olsun dileğimi tekrarlıyorum, lakin siz muvazzaf assubayların sendika üyesi olacağına ve gerektiğinde Grev hakkını kullanacağına inanıyorsanız çok hayalperestsiniz, emeklilerin sendikası ikinci dernekten farklı olmaz azınlıkta olan şubeler dışında şubelerimiz ve genel merkez maalesef bizi hayal kırıklığına uğratıyor, dilerim sizler taahhüt ettiğiniz gibi mücadeleye katkılarınızla anılırsınız.
Sendikalarda amaç toplu sözleşme yapmak , beklentiler karşılanmadığında grev kararı almaktır. Üyeleri emekli personelden oluşan bir sendika nasıl grev kararı alacaktır?
TEMAD ‘ ın bağlı bir STK , TEAS ın ise bağımsız olduğu vurgulanırken TEMAD mı yoksa STK lar mı küçümseniyor?
Nihai amacın siyasi parti kurmak olduğu belirtilmiş. Amaç parti kurmaksa neden doğrudan partileşmeye gidilmiyor. Türkiyede adı duyulmamış onlarca parti varken kurulacak yeni partinin yüzde değil onbinde kaç oy alması bekleniyor?
TEMAD a muhalif onlarca sosyal medya grubundan sonra SENDİKA isimli başka bir topluluğun ayrışma ve bölünmeden başka bir yararı olmayacağını düşünüyorum.
Yukardaki yazı şahsi görüşümdür. Umarım şahsi görüşümü içeren bu yazıya aşırılık içeren cevap gelmez.
İşte dediğim çıktı!
Sayın Ersen Gürpınar’ın 22/04/2013 tarihinde yazmış olduğu ‘’Onur Mücadelesine Davet’’
isimli yazısına yapmış olduğum yorumda;
(((Öncelikle meslektaşım Ersen Bey’e teşekkür ediyorum, bu yazının altına imzamı canı gönülden atarım. Böyle bir hak mücadelesinde birlik olmak, tek çatı altında toplanmak ve yüreklerin birlikte atması elbette ki mühim değil elzemdir.
Astsubay camiası çok büyük bir camia olduğu için bu camiayı oluşturanların da farklı görüş, ideoloji,din,in anç,etnik köken vs. olması kadar tabii olan bir durum yoktur. Bu hak mücadelesinde ortak paydamız Astsubayların hak ve hukukudur. Vatan ve millet sevgisine gelince; ben inanıyorum ki tüm arkadaşlarımın gönlünde bu duygular da doruktadır, fakat işte burada bu sevgi farklı şekillerde tezahür edebilir. Bu da kişinin yukarıda saydığımız farklılıkların- d andır. Ama yine inanıyorum ki, hiç bir kardeşim bu vatanın ve aziz milletimizin zerre kadar zarar görmesini istemez.
Bizler,nasıl ki TSK içinde aidiyet duygusunun zayıfladığından bahsediyorsak, TEMAD içindeki aidiyet duygusu da bu hak mücadelesi içinde mühim değil elzemdir. TEMAD ; TUEMAD, TDEMAD, TMEMAD, TİEMAD, TKEMAD yada TEAS (yeni ekledim) vs. olmamalı TEMAD; TEMAD olarak kalmalıdır. Kendini yukarıdaki EMAD’lardan hissedenler ise bu fikirlerini farklı platformlarda dile getirebilirler, her fikre saygımız sonsuzdur. Ortak paydada ise TEMAD’da birleşilir.
Balıkesir toplantısında (Silivri ağzı ile )konuşan Zafer Bey’i beni ve benim gibi düşünenleri dışladığı duygusuna kapıldım. Kendi vatan ve millet sevgimi yokladım, acaba ben bu vatanı ve milletimi Zafer Bey kadar sevmiyor muyum acaba ? Hayır, bu güne kadar TSK içinde yaptığım görevleri bir ibadet şuuru içinde yaptım. Şu an emekli olmama rağmen gel bu vatan, bu millet için ölecek bir vatan evladına ihtiyaç var dense, hiç düşünmeden koşarım.
Peki,ben niye neşeyle coşkuyla TEMAD’lı olamıyorum. Ben de TEMAD’lı OLMAK İSTİYORUM ve tüm farklılıklarıyl a, tüm emekli arkadaşlarımla, omuz omuza ORTAK HAK MÜCADELEMİZDE birlikte olmak istiyorum .
Tüm emekli ve muvazzaf Astsubay kardeşlerimi sevgi ve saygı ile kucaklıyorum. ))) Yazmıştım. (orijinal yazımda bir dil sürçmesi sonucunda Zeki bey yazmışım Zafer Bey olarak düzeltiyorum. Özür dilerim.)
Birileri çıkıp Emekli Astsubay devleti kursa, o devlette subaylar gibi kendi ideolojisini dayatsa ben o devletin içinde olabilir miyim? Bana ideoloji dayatan kendi ideolojisinin dışında kalanları tu kaka diye dışlayan örgüt lazım değil. Bizler değilmiyiz TSK bizi dışlıyor diye şikayet eden. Sayın Abaylı yazılarınızdan ve yorumlarınızdan da belli ettiğiniz gibi yarın sen de beni ve senin ideolojin dışında fikre sahip olan Emekli Assubayları dışlayacaksın. Ersen Beyin yazısına yapmış olduğum yorumda da feryat ederek anlatmaya çalıştığım da bu. Sen ideolojini siyasi parti haline getireceksen buna Emekli Assubayları karıştırma. Kur siyasi partini, anlat yapacaklarını bekle bakalım kaç tane Emekli Astsubay oy verecek. Temad’ın neden hala yüzbinlerce destekçisi yok hala anlamadınızsa pes artık…