Dolar 32,4961
Euro 34,5758
Altın 2.478,95
BİST 9.557,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 26°C
Az Bulutlu
Ankara
26°C
Az Bulutlu
Çar 24°C
Per 20°C
Cum 16°C
Cts 17°C
Bilgi: Klavye yön tuşlarını kullanarak galeri resimleri arasında geçiş yapabilirsiniz.

gediklizabit2

YORUMLAR

  1. Ersen Gürpınar dedi ki:

    M.Ali Birand iyi bir gazeteci miydi? İyiden de öte mükemmel bir gazeteci idi, ama ben çizgisindeki sapmalar ve TRT’deki olaylar dolayısı ile kendisine saygı duymuyordum.
    Sn.Kulak, araştırmacı kimliğinizle bizleri aydınlatan yazılarınızı zevkle okuyoruz, sizin de belirttiğiniz gibi TSK bölgesinde ve Nato içinde en büyük ve güçlü ordulardan biridir ama bu ulu çınarı içten içe çürüten bir özelliği de komuta, yönetim ve teknik kadrolarındaki assubaylarına ön yargılarla tahakküme varan haksızlıklar yaparken subaylarına imtiyaz ve ayrıcalık tanımasıdır. Bu, hiçbir hukuk ve vicdan kuralına sığmayan davranıştır, umarız yaşananlardan ders alınıp bu zihniyeti sonlandırırlar.

  2. Celal ELBİR dedi ki:

    Sn. Kulak, “yiğidi öldür, hakkını ver” diye güzel bir sözümüz var, yazınızı okuyunca bu sözü hatırladım. Yazınızı beğeniyle okudum, aynen de katılıyorum. Sn. Birand’ın cenazesine katıldım, devletin zirvesinin ilgisine mazhar olduğu kadar, halkın ilgisine de mazhar olan güzel bir törendi. Kendisine rahmet, sevenlerine başsağlığı diliyorum.
    Birand’ın seçtiği tarafın “gazetecilik” olduğunu, “Emret Komutanım” kitabının ise sınıfımızla ilgili sıkıntıların ilk dile getirildiği kitap olduğunu söylemek mümkün. Ardından Nail Güreli, Umur Talu da bizleri sahiplenen değerli yazarlamız oldular.
    Araştırmacı yönünüzle çok güzel yazılara imza atıyorsunuz, sizi kutluyor ve selamlarımı sunuyorum.

  3. Abdullah ZENGİN dedi ki:

    Sayın Kulak,
    Sistemin özünü,Astsubay sorunlarıyla ilgili bağını,karşıt fikir ve görüşleri rencide etmeden ortaya koyduğunuz için kutlarım.
    Rahmetli Birand,bazı kesimlerin zülfü yârine dokunduğu için fişlendi,dışlandı,sevilmedi.
    1930-1940’lı yıllarda moda olan ırkçılığın,faşizmin uzantılarını rahatsız etti.Bu konunun ucunun bize,Assubaylara dokunduğunu ifşa etmek sır olmasa gerek.Sistemin işleyişinde
    alt kademelerin yetiştirilmesi ,eğitimi üsttekilerin fikri doğrultusunda olacaktır.
    Ön yargısız,saplantısız,kendimize şunu sormak lazım.Birand evrensel fikirlere sahip Demokrat bir gazeteci miydi? Yanıt evet ise karşı duranların,yerenlerin fikirleri düşünceleri
    yeniden sorgulanmalıdır.
    Evet, orduların üst kademeleri ve tarihçiler sistemin ve sermayenin koruyucu ve kollayıcısıdırlar.
    Dünyalıkları güvence altına alınmıştır. Herşeyi kendilerine göre şekillendireceklerdir.Yaşayan her insan için önemli olan şöhret ve paraya sahip olacaklar,sistem tarihçileri tarafından da yazılıp tarihteki yerlerini alacaklardır.
    Sayın meslektaşlarım,Assubaylar soruyor… Bu adaletsizlik neden? Neden haklarımız verilmiyor.?
    Tam da bu noktada sistemin işleyişini,özünü izah eden Sayın Aydın KULAK’ı dinleyelim. Bana göre cevaplar bu yazının içerisinde.Saygılarımla.

  4. MEHMET ALİ KILINÇ dedi ki:

    Mehmet Ali Birand iyi gazeteci miydi derseniz; evet iyi gazeteciydi..
    Ama bunu sormak “Churcill iyi bir devlet adamı mıydı?” diye sormak gibi bir şey. Bu soruya da cevabım evet olurdu. Ama Churcil iyi bir devlet adamıydı ama İngiltere’nin devlet adamıydı.
    Mehmet Ali Birand da iyi bir gazeteciydi, gazetecilikten iyi para kazandı, ünlü oldu ama hiç bir zaman Türkiye’nin gazetecisi olamadı. Türkiye’ye şöyle bir uğramış da ertesi gün çekip gidecekmiş gibi bir tavrı vardı. Bu tam isimlendiremediğim tavır, yaşayan gazetecilerden aklıma geliveren Gazeteci Çandar’da da var. Söylemlerinde hep Türkiye ile başka bir yerler arasında tarafsız davranmak zorundaymış, bu işle özel görevliymiş gibi bir tutumu vardı…
    Kısacası iyi bir gazeteciydi ama İlhan Selçuk’ta , Uğur Mumcu’da olduğu gibi, bu topraklara ait ve yeri doldurulmayacak büyüklükte değil.
    Toprağı bol olsun..

  5. Erdal Günşer dedi ki:

    Sayın Kulak, Mehmet Ali Birand’ı konu alan alışılagelmiş araştırma yazılarınıza pek benzemeyen yazınızı okudum. Bu yazınızda Mehmet Ali Birand’ı tarafsız yazmamışsınız. Ben sizden daha tarafsız bir yazı beklerdim.
    Şu bir gerçek ki her fikir ve siyaset adamının olduğu gibi her gazetecinin de seveni ve sevmeyeni vardır. Aleyhte düşünce beyan etmek sığlık değildir. Ben Sayın Birand’ı bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, bir emekçi, bir astsubay olarak ele aldığımda sevemedim.
    Sizin gibi değerli bir köşe yazarı arkadaşım da konuyu böylesine alınca inanın Mehmet Ali Birand hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak için araştırma yaptım.
    Sayın Birand’ın özellikle TRT’de çalıştığı yıllarda yaptığı dolandırıcılık yüz kızartıcı suç grubundadır. Üstelik hüküm giymiştir.
    Sayın Birand’ın “emret komutanım” isimli yazısı kendi kariyeri için çok iyi bir eserdir. Ancak aynı kitabında kendisinin de açıkça belirttiği gibi, yazmadan önce Genelkurmay Başkanlığından izin almıştır. Dahası kitabı yazarken Harp okullarında ve Askeri birliklerde araştırma yapması için kendisine yardım edilmiştir. Kitabı yazdıktan sonra muvazzaflar tarafından kontrol edildiğini de kendisi yazmıştır. Kendisinin minnetvari ifade ile yazdığı bu satırların gerçek yorumunu size bırakıyorum. Ayrıca söz konusu kitap assubaylar tarafından koskoca camia geçiştirildiği için büyük tepki almıştır.
    Sayın Çandar, sanırım Sayın Birand’ı bir çizgide gösterebilmek adına kendisini generallerin sevmediğini söylemektedir. Ancak Sayın Birand bizzat kendisi 28 şubat döneminde kendisinin de içinde olduğu basının yapılanları desteklediğini ve çanak tuttuğunu belirtmektedir.
    Sayın Birand da akıllı bir adamdır. Girişken bir gazetecidir. Her dönemin adamıdır. 2012 yılında Başbakan ile söyleşisi gazetecilik adına utanç vericidir.
    Benim görüşüm budur. Umarım başlıkta yazdığınız (1) ifadesinin gelecek olan (2) nolu yazısında daha objektif yazarsınız. Saygılar sunarım.

  6. Aydın Kulak dedi ki:

    Sevgili Erdal,başka birisinden gelmesini umduğum eleştiriyi senden duyunca gerçekten şaşırdım.Elbette görüş farklılıklarımız olacak. Ben hataları ve gafları olsa da M. Ali Birand’ı her zaman farklı görmüş ve beğenmişimdir. Özellikle Emret Komutanım kitabındaki tespitleri ve bunları yazabilme yürekliliği nedeniyle.
    Buraya aktarılan her görüşe, her yoruma saygım var.Her biri bir bilginin, bir değerlendirmenin sonucu.
    Sevgi ve selamlarımla…
    Aydın Kulak

  7. Erdal Günşer dedi ki:

    Sayın Kulak, eleştirim size değil yazıyadır. Sanatçıların yazılarının, resimlerinin değeri yıllar sonra anlaşılır. Ancak gazetecilerin yazılarını o andaki konjüktüre göre değerlendirmek gerekir. Sayın Birand “Emret Komutanım” kitabı ihtilalcilerin aslında ne kadar demokrat, ne kadar eleştiriye açık olduklarını ispat eder gibi silahlı kuvvetler ve medya yardımlaşma çalışması olarak hazırlanmış kitaptır diye düşünüyorum. Ben bu yorumumu hazırlarken o günlere gittim. Çünkü bizler o günlerde bu kitabı şiddetle eleştirmiştik. Bu görüşümü kendime saklasam haksızlık yapmış olurdum. Saygılarımla…