"TEMAD'ı yılın derneği seçen KAMU-DER"in yöneticileri ile birlikte toplam 107 üyesi varmış"
TEMAD'a en büyük ödülü biz assubaylar verdik, tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini alan yönetim kendisinden mucize beklenmemesine rağmen başarısızlıklarını kişisel davranışlarını gizlemek adına önce eleştirenlere desteklediği kişilerce hakaret ve iftiralarda bulunuldu, ardından "siz başarısız diyorsunuz ama bakın KAMU-DER TEMAD'ı yılın derneği seçti biz başarılıyız bunu diğer STK görüyor siz göremiyorsunuz" algısı yarattılar.
Bu başarı(!) haberi günlerce sosyal medyada paylaşıldı. Özel günlerde demokrasiye destek adına tek kelime paylaşılmayan TEMAD internet sayfasında manşetten yayınlandı.
TEMAD'ın başarıları elbette bizi gururlandırır, ama yöneticileri ile birlikte 107 üyesi olan bir derneğin ödülü ile övünmek,bunu başarı olarak lanse etmek derneğime saygısızlık değil midir? Saygılarımla.
Temad ticari şirket kurmuş,öncelikle hayırlı olsun Temadın amacı ticaret değildir, haksızlıklarımızı çözmektir. Temad sigorta gibi riski olmayan işletmeleri varken 270 bin lira zarar edenler inşallah ticari faaliyette hayal kırıklığı uğramazlar
TOPRAK DOYURSUN
Vekillerimizin emeklilik haklarında iyileştirme teklifi hazırlanmış
Nasılmış?
1. Emekli maaşlar,ı en yüksek derecedeki memur maaşıyla oranlı olmalı imiş,
2. Eş ve çocuklara da kırmızı pasaport verilmeli imiş,
3. Silâh ruhsatları emeklilikte de geçerli olmalı imiş,
4. Bu belgeler harç ve vergiden muaf olmalı imiş,
5. Trafik cezası yazılmamalı imiş,
6. Protokol sıralamasında daha önde olmalı imiş,
7. Tüm sağlık giderleri meclis bütçesinden karşılanmalı imiş
Haberlerde söz edilenler ve hatırladıklarım bunlar.
Bence;
• Saç, sakal ve parfüm giderleri,
• İletişim, bilişim, internet ve cep telefonu giderleri,
• Afrodizyak, kondom ve seksüel kalkındırma giderleri,
• Zamparalık, garsoniyer ve sosyal hizmet alım giderleri,
• Moral motivasyon yükseltme harcamaları gibi giderler unutulmamalı, dâhil edilmelidir.
Bir tanesi de TV’de, bu haklar verilmezse; “kendilerini at’dan inip, eşeğe binmiş” gibi hissederlermiş.? buyurdular.
> > “Gözünüzü toprak doyursun, haram zıkkım olsun.” şeklinde bed-dualar ediverdi, pazar yerinde ıvır-zıvır satan güzel yurdumun bir emeklisi.
Vatandaşın sahip olmadıklarını, kendine hak olarak sağlayanlara; .......... olsun.?
> > Yaramasın.!.?.
Ben artık şuna kesin olarak inanıyorum ki, kim Başçavuşlar hakkında bir aşağılama duygusuna girmişse, mutlaka bunları Başçavuşlar düzeltmiştir. Son kararım da budur ve kesindir. Bunlar kendilerini halkın yanında gibi gösterip, insanlara tepeden bakan ruhsuzlardır. Bunlara zamanın başbakanı az bile yapmıştır. Assubayları aşağılama düşüncesine sahip bu karakter noksanı kişilikler, bu tür yazıları yazarken, Bu zümrenin içinde 1 milyonun üzerinde bir insanın yaşadığını unutup, sanki bu insanların hepsinin, Türkiye'nin itilmiş, kakılmış insanları gibi göstermektir. Bu 1 milyon Assubay kökeninden gelen insanlar içinde, Yüzbinlerce insan Üniversite tahsilli olup, içlerinde Profesöründen, hamalına kadar her türlü insan yaşar ve de yaşayacaktır. Ancak bunların hepsi makamı ve bulunduğu konumu ne olursa olsun önce insandır. Assubay mesleğini aşağılayan utanmaz, terbiyesiz, ahlaksız ve karakter noksanı bu yazar müsvetteleri,kim oluyorlar da, bir iki satır yazı yazdığını sanarak, bu 1 milyon insanın haysiyetlerini ve gururlarını kırdığını düşünemiyorlar mı? Bunların içinde sizlerin de yazılarını okuyan binlerce insanın olduğunu o kuş beyniniz ile düşünemediniz mi? Bu insanlardan şimdi binlerce protesto mektubu ve maili gelirse o zaman ne b.k yiyeceksiniz? Utanmadan kalkıp özür mü dileyeceksiniz? Utanmaz ve terbiyesiz kalem müsvetdeleri.
Bu Assubay ailesi camiasının içinden, bu memlekete Assubay kökeninden gelen, nice değerli insanlar yetiştirmişlerdir. Atatürk'ün sağ kolu Kılıç Ali paşa, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapmış Sadık Altıncan, Kemal Kayacan ve daha nice generaller Assubay kökeninden gelmiştir. Bu gün halihazırda birçok generalin ve Amiralin babaları ve kardeşleri de Assubaydır. Assubay düşmanı utanmaz kişilik, başınıza Assubaylar kadar taş düşsün de altından hiç kalkamayın inşallah. Bu yazımın aynısını, senin mail adresine de gönderdim, oku ki ne kadar terbiyesiz ve ahlaksız bir düşünce içinde olduğunu gör.
Yılmaz efendinin, bu sayfa yazısını çok iyi okuyun, burada bir Generali övüyor ve yazısını şu sözleri ile bitiriyor "Ha illa Hakan Fidan kim diye merak ediyorsanız… Akp yandaşı başçavuş olduğunu biliyoruz, başka da bir kabiliyetini duymadık." Bu utanmaz kalem müsveddesi, son sözleri ile, Hakan Fidan'ın Assubay kökeninden gelmesini aşağılamak istemektedir. Hakan Fidan babamızın oğlu değildir. Ancak kendisini aşağılamak isteyenler, konumu gereği Assubaylığı da öne çıkartarak ve bunu da bir fırsat şeklinde değerlendirme düşüncesi içinde aklısıra aşağılamak istemektedir. Mevzu bahis olan konu Assubaylık ise, tabiidir ki biz de, bildiklerimizi ve doğru olanları da yazacağız. Önce içimizdeki tutarsızlığı da öğreneceğiz. Yılmaz ÖZDİL, Hakan Fidan'ın başka bir kabiliyetini duymadığını yazmış, bunu araştırmasına ve çok iyi bilmesine rağmen, kelime oyunları ile, bir de aklısıra sahtekarlığa kaçmış. Biz yazalım, neler okumuş ve kabiliyeti onu nerelere getirmiş. Herkes görsün ve öğrensin. Mevzu bahis olan kişi veya kişiler değildir. Önemli olan konu Assubaylık camiası ve aileleridir. Hakan Fidan 1986'dan 2001'e kadar Türk Silahlı Kuvvetleri'nde astsubay olarak görev almıştır. Askerliği kendi isteğiyle bırakıp, University of Maryland University College'den Yönetim ve Siyaset Bilimi alanından lisans dereceleri almış. Bilkent Üniversitesi'nde "Dış Politikada İstihbaratın Yeri" isimli teziyle mastır yapmıştır. Aynı üniversitede 2006'da da "Bilgi Çağında Diplomasi: Antlaşmaların Doğrulanmasında Enformasyon Teknolojilerinin Kullanımı" başlıklı tez ile doktora yapmış. Viyana'da Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nda, Cenevre'de Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Enstitüsü'nde ve Londra'da Verification Technologies Research Center'da akademik çalışmalarını sürdürmüşdür. Hacettepe ve Bilkent üniversitelerinde akademisyenlik yapmış. Almanya'daki NATO Süratli Reaksiyon Kolordusu Karargahı'nda da çalışan Fidan 2001'den itibaren iki yıl Avustralya Türkiye Büyükelçiliği'nde Kıdemli Siyasi ve Ekonomik Danışman olarak görev yaptı. 2003'te Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) Başkanlığına atanmıştır.
http://www.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2F
[URL=http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/yilmaz-ozdil/istihbarat-740647/]http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/yilmaz-ozdil/istihbarat-740647/[/URL]
SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
13/02/2015 at
10:35 PM
Saygıdeğer Meslektaşlarımız
Gün geçmiyor ki assubaylarla ilgili ön yargıya dayanan olumsuzluklarla karşılaşmayalım. Sürekli olarak belirttiğimiz gibi kamuoyunun bizi tanıması olumsuz havanın sona erdirilmesi için sempozyumlar, paneller gazete ve bilboard ilanları ile kendimizi tanıtmamız gerekiyor.
SÖZCÜ gazetesi yazarı Yılmaz Özdil yine bizleri küçümser ifadelerle yazılar yazmıştır. Kendisini daha önce de uyarmıştık.Aşağıdaki metni sizler adına gönderdik lütfen siz de "olumsuzluklara sessiz kalmanın yeni olumsuzluklara davetiye" olacağı için aşağıdaki metni kopyala yapıştır yöntemi ile ya da kendi birkaç kelimelik duygularınızla bu kişiye tepkinizi bildirin . Saygılarımızla.
yozdil@sozcu.com.tr
Bay Yılmaz Özdil,
Bizi hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyorsunuz. Nedir bu ön yargı ve assubay fobisi? 7 yıllık bir hakim maaşını hukuk fakültesinden ayni dönem mezun olduğu hakim yüzbaşı ile değil de, 25 yıl hizmeti olan yüksek okul mezunu jandarma komutanı assubay ile kıyaslar; doktor,öğretmen assubayın sorumluluğunu görev koşullarını dikkate almaz söze “assubaylar bile” diyerek başlar...
TSK, hukuk fakültesini kazanan subaya yetim hakkından 5 yıl maaşlı izin verirken kendi nam ve hesabına hukuk fakültesini bitiren assubayı bırakın askeri hakim olarak istihdam etmeyi, engellere rağmen yüksek okul bitirenlerin tek maddi avantajı olan bir üst dereceyi bizans oyunları ile iptal eder, bunun için de zamanın Cumhurbaşkanı yalan bilgi ve belgelerle Anayasa mahkemesini yanıltarak dava açmış,kısmi engelle yetinemeyince bu kez AYİM hukuka aykırı karar ile bir üniforması da kefen olan bir ayın 6-8 gününü 24 saat esasına göre tek kuruş fazla mesai ücreti almadan nöbet, tatbikat,gece eğitimi ve özel görevlerle kışlada geçiren assubayları klimalı ofislerinde görev yapan büro mezunu memur statüsünde göreve başlatma adaletsizliğinden öte vicdansızlığına neden olmuşlardır.
Bunlardan bana ne kardeşim diyebilirsiniz(!) Elbette size ne... Siz de konu assubaylar olunca halkın sesi olması gereken bir gazeteci olarak bildiğiniz bu adaletsizlikleri paşalarınızı üzmemek adına dile getirmek yerine adalet duygunuzu tatile gönderip vur abalıya misalı assubaylar üzerinden birilerine mesaj gönderirsiniz...
- Sn.Fidan MİT müsteşarı olarak atandığı zaman “Çavuştan MİT müsteşarı çıkardık” değerlendirmeniz üzerine size arkadaşlarımız size üzüntülerini belirtmişti,ama konu assubay olunca salvo atışlarınız devam ediyor.
-Kitabınızda generaller tarafından ön yargılarla amir keyfiyetine dayalı olumsuz sicil ve cezalara tabi tutulmalarına rağmen konuyu kişiselleştirmeyen “Silivri’de generallerin şahsında demokrasimiz de yargılanıyor,adalet arayan bir mesleğin mensupları olarak adalet isteyenlerin yanındayız “ diyerek destek veren assubayların bir kısmının meslek isimlerinin astsubay yazılışından değil ASSUBAY kelimesinin tahakküm için darbeciler tarafından TDK emirle ASTSUBAY olarak değiştirmelerine tepki göstermek adına TBMM başvurduğunu bilmeden ya da art niyetle Assubayları duyarsızlıkla T harfi için TBMM'ne dilekçe vermekle suçlarsınız.
-Son olarak 12 Şubat tarihli yazınızda istihbarat başkanlığı yapmış bir generali övdükten sonra “Ha illa Hakan Fidan kim diye merak ediyorsanız AKP yandaşı başçavuş olduğunu biliyoruz,başka da bir kabiliyetini duymadık" buyurmuşsunuz.
Tüm hizmet geçmişini TSK statüye borçlu, 2 yıl süreli harp okulu mezunu olan generali övebilirsiniz, elleriniz patlayıncaya kadar alkışlayabilirsiniz, hatta uğrunda kapılarında yatabilirsiniz bizce mahzuru yok. MİT müsteşarı Sn.Hakan FİDAN’ın da icraatlarını, siyasi görüşünü,misyonunu beğenmeyebilir eleştirirsiniz, ancak bu kişinin şahsında bu ülke için en çok şehit ve gazisi olan assubayları küçümsemeye çalışmak sizin haddiniz olamaz...
Sn.Fidan birçok yüksek okul mezununa eş değer assubaylık tahsili ile yetinmemiş ön yargı ve tahakküme varan haksızlıklara, baskılara rağmen;
-Üniversty of Maryland Üniversity College’de Yönetim ve siyaset bilimi konusunda lisans
-Bilkent üniversitesinde master ve doktora
-Viyana uluslar arası Atom enerji kurumu ve araştırmalar
-Hacettepe –Bilkent üniversitelerinde Uluslar arası alanda öğretim üyeliği
-Avusturya Büyükelçiliği siyasi ve ekonomik danışmanlığı
-Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi (TİKA) başkanlığı
-Uluslar arası Atam enerjisi kurumu yönetim kurulu üyeliği
-Başbakanlık Dış politika ve güvenlikten sorumlu müsteşar yardımcısı
-Ahmet Yesevi üniversitesi mütevelli heyeti üyeliği
-OYAK yönetim kurulu üyeliği
-MİT müsteşarlığı görevlerinde bulunmuştur .
Tüm bunları gözardı edeceksiniz başka bir kabiliyetini duymadık diyeceksiniz, öyle mi ? Yazılarla değil yürekle demokrat olunur...
Aynaya bakın, birini eleştirirken en azından kendinizle kıyaslayın, sizi şiddetle KINIYORUZ.
AYMAZLIK olarak nitelendirdiğimiz bu durumu telafi edinceye kadar yazılarınızı boykot ediyoruz.
ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ VE ÜYELERİ
TEMAD
Derneğimizin en iyi (iki) işlevi:
1. Üyenin kalan ömrünün okey masasında tüketilmesini sağlamak,
2. Ölen üyeyi uğurlamak,
> > Çok karamsar oldu, fakat gerçek.
ASUBAYLAR PARAM-PARÇA
1- TEMAD
2- AS PARTİ
3- TİCARİ ŞİRKET KURMA
4- SENDİKA KURMA
5- HER KAFADAN ÇIKAN SES İLE, ÇEŞİTLİ MARKA ADI (bilmem ne assubayları gibi) ALTINDAKİ ASSUBAY BAĞIRTILARI
Bizlere bir şey getirmez. Salt olarak düşünelim bir Assubayı. Bu limanların hangisine demir atsın.
Sn. Dernek başkanlarımızın seçimlerden önce bir araya gelmelerini, bu konuları açıklığa kavuşturmalarını çözüm üretmelerini temenni ediyorum.
Birlikte olmadığımız sürece, bu siyaset kurtlarının pençesinden asla kurtulamayız.
GÜÇ BİZDE Demenin zamanıdır. Birlik olursak tabii.
Saygı ile.
1957-1961 dört yıl beylerbeyi, 1961-1963 sınıf okulu hali hazırda yeşil pasaportum mevcut, bu hakkım baki midir? Süresi dolunca yeni çıkar mı? Eğitim durumu sorun olur mu? Beni bu konuda aydınlatmanızı rica ederim. SAYGILARIMLA.
PAZARCI TEZGÂHLARI
Evimizin meyve, sebze gibi ihtiyaçlarının temini, uzun yıllar önce eşime görev olarak kaldı. Benim semt pazarından aldıklarımı genellikle beğenmiyor. Ya pahallı ya da çirkin buluyor. Ben buna rağmen semt pazarlarında yaşadıklarımdan epeyce zengin bir arşiv edindim.
Şöyle ki;
• Beğenip, aldığınız meyve sebzenin; yığının ön yüzündeki gibi olmadığını eve geldiğinizde anlarsınız. Yığının ön yüzü “vitrin” amaçlıdır.
• Domates gibi renklilerin, yeterli kırmızılıkta olmadığını da evde fark edersiniz. Tezgâh üstündeki kırmızı şemsiye sizi yanıltmıştır.
• Satıcıya inat seçtiğiniz meyvelerin yarısının, yenmeyecek nitelikte olduğunu yine evde görürsünüz. Siz seçerken pazarcı da size yardımcı olmuş ve poşete iki kiloya yakın meyve doldurulmuş, tartılırken sizin seçtikleriniz fazla olarak ayrılarak, bir kiloya indirilmiştir.
• Kiraz benzeri çok taneli olanlar, “tatmak helâl” diyerek ikram edilir, beğenir, alırsınız. Eve gelirken canınız çeker poşetten alır, yersiniz. Alttakilerin, yenmeyecek kadar kötü olduğunu hayretle görürsünüz. Tezgâhtaki yığını, üste yayılmış taze kirazın gizlediğini, satıcının bunu ustaca koruduğunu, geç olsa da anlarınız.
• Satıcı, poşeti çift düğüm atarak, bağlıyorsa; poşette sakıncalı bir durumun varlığındandır. Aman dikkat.!
• Müşteriyi kaçırtacak asıl fiyatın; etikette mini boyutta yazılmış “yarım kilosu”nun fiyatı nedeninden, X2 fiyatta olduğunu, parasını verirken öğrenirsiniz.
• Bir kiloya yakın doldurduğunuz poşetin “Abi, bu iki kiloya yakın, iki olsun mu” diyerek terazinin yanındaki “ıskartalarla” doldurulacağını biliniz.
• “Hepsini elimle seçtim, bunları kim koymuş?” gibi merak etmemek için; terazi önünde sırtı size dönük pazarcıdan gözlerinizi ayırmayan. Şüpheli bir hal varsa “kalsın birader” deyin bir şey söylemeden uzaklaşın.
• Para üstü alırken metal paralara dikkat edin. Tedavülden kalkmış para verilebilir.
Son bir hatırlatma veya öneri;
> > Meyve ve sebzeleri kendi mevsiminde alıp, tüketiniz.
> > Çünkü mevsimi dışında güneş görmeden serada, hormonla yetiştirilmiş meyvelere, sebzelere para verip, sağlığınızı riske atmayınız.
Esenlikli günler dileklerimle.
Değerli meslektaşlarım ;
Daha önce yazmıştım.
Siteden silindi.
Bir kez daha yazma ihtiyacı duydum.
Bu işin parti ve partizanlıkla alakası yok. Ortada hak vermeyenler ve hak alamayanlar var.
Yani bizler.
Bunların da baş sorumlusu 12 yıldır iktidarda olan AKP dir.
Seçimler yaklaştı ya, her partiden derneklerimize oy almak için gelecekleri kesindir.
Ben diyorum ki;
Bir milyon oy potansiyeli olan devasa bir zümreyiz. Potansiyelimizi kullanmanın tam zamanıdır. Şimdiden tüm dernek başkanlarımız AKP il ve ilçe başkanlarına gitmeli, AKP den tanıdığı veya ulaşabildikleri Milletvekillerine sorunlarımızı anlatmalıyız. Seçimlerden önce biz mağdurların mağduriyeti giderilmeden, oy almak için derneklerimize geldiklerinde, oraları boş bulacakları hatırlatılmalıdır.
Bunun adı ne particilik, ne de partizanlıktır.
Her kim ne anlarsa anlasın odur.
Oy için derneklerimize AKP temsilcileri geldiklerinde, o anda o salonda bulunun arkadaşlarımız derhal salonu terk etmeli, nedenlerini de dernek başkanımız veya yönetim de olan bir kardeşimiz (gereken ikramı yapmalı) gelenlere anlatmalıdırlar diye düşünüyorum.Saygı ile.
BİLGİ PAYLAŞIMI
Saygıdeğer arkadaşlarım!!!
Milli Savunma Bakanlığı astsubayların özlük hakları ile ilgili çalışmaları YASALAŞMAK üzere bakanlık görüşleriyle beraber Başbakanlığa gönderildiğini söylüyor.
İçeriği tamamen olmasa da ilk aşamadaki beklentileri karşılamak amacını taşıdığı sanılmaktadır. İçerik hakkındaki bilgilerin Başbakanlıkça değişebileceği dikkate alındığı için paylaşılamamaktadır.
Bütün saydeğer arkadaşlardan Başkanlık BİMER kanalı ile sonucun yani ne zaman yasalaştırılacağına dair veya Başbakanlık gündemine ne zaman alınacağına ilişkin uygun ifadeler kullanılarak bilgi talebinde bulunsunlar.
Sağlıklı günler temenni ediyorum.
Sn.Abaylı'ya verilen cevap bir hilkat garibesi görünümündedir. Mehmet, ali'yi soruyor karşı taraf gelin ayşe'yi anlatıyor. Bu cevabı verenleri merak ettim doğrusu:::: Eğer bilerek cevap verdik diyorlarsa:: Ben bunu şöyle anlarım; ASB.ların T.C.'de yeri ve esamesi yoktur, boşuna uğraşmayın diyorlar, yanılıyor muyum acaba..??
ELEKTRİK ALAMAMAK
• TV’lerdeki evlilik programlarından birine denk geldim. Biri diğerini tv’de görmüş. Bir paravan arkasından biraz konuştuktan sonra paravan açılıp da kısa bir bakıştan sonra biri diğerinden “hiç elektrik alamadığını” söyleyerek yolunu ayırdı.
• TV’deki dizi filmde komadaki hastaya elektroşok yaparak canlandırmaya çalıştılar. Nafile, hasta ex oldu.
• Çocuk ödevini yapmamıştı. Öğretmenine “akşam elektrikler kesildi” dedi. Kaçamak bakışlarla ve ağlamaklı bir sesle… Öğretmeni inanmadı. Bu, aşina eski bir yalandı, çünkü…
• Otuz yıl kadar önce birisi, “elektrik bizim oradaki akarsulardan elde ediliyor. Biz kullanamıyor, Batıda siz kullanıyorsunuz.” demişti. Ben de şaka olarak; “Kovalara, bidonlara doldurup, eve taşıyıp, kullansanız.” önerisinde bulunmuştum.
> > Oralarda tüketilen elektrik bedelinin niçin tahsil edilemediğini, ödeyenlerin faturasındaki (KK) tahsilâtından anlıyoruz, değil mi!.?
> > Yeni hazırlanan bir kanun taslağında; kayıp-kaçak elektrik, maliyetin içinde kabul edildiğinden faturalara yansıtılacak, itiraz edilemeyecek. Tüketiciye önceden geri ödenmiş olan bedeller iade alınacak.
Açıklama Notu:
Kayıp Elektrik: Santral çıkışından, evimizin sayaç girişine kadar olan kaybın nedenleri bilimsel gerçeklerdendir. Bu kayıp, hesaplanabilmekte ve kontrol edilebilmektedir. Elektriğin, yabancı diyarlarda “kayıp olmak” gibi bir özelliği yoktur.
Kaçak Elektrik: Hırsızların çaldığı veya dağıtıcının bedelini tahsil edemediğinin dışında, elektrik enerjisi, delik hortumdan sızar gibi aklı estiğinde kaçamaz. Kaçsa da birilerini ısırarak kaçar.
Kayıp-kaçak elektriğin sorumlusu; faturasını ödeyen tüketici değil; bunu önleyemeyen beceriksiz, hırsızlık yanlısı, “sorumlu”suzlardır.
> > Bence, otomatik ödeme talimatıyla elektrik faturanızı zamanında ödeyin. Aksi halde aniden kesilir, “elektrik alamazsınız.”
Biliyorsunuz ki;
> > Başımızdakiler, sadece “Fırat kıyısında, kurt’un kaptığı kuzu’dan sorumlu.(?) Elektrik hırsızlığından değil.(!) Zaten, bu hırsızlık “kul hakkından” sayılmıyor. Kanunen…..
GENEL KURMAY BAŞKANLIGINA ;
ÇALIŞAN ASSUBAYLAR İLE EMEKLİLERİNİN ACİL, İNSANİ VE ANAYASAL EŞİTLİK TALEPLERİNE DAİR HAZIRLANMASI GEREKEN KANUN TASARISI HAKKINDA İNSANİ ADALET TALEBİM DİR.
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE SUBAYLARIN MEZUN OLDUĞU HARP OKULLARI 1971 YILINDA 1462 SAYILI KANUN İLE ÖNCE 3 YILA; 1977 YILINDA İSE 2218 SAYILI KANUNA EKLENEN 4. MADDE İLE DE DÖRT YILLIK FAKÜLTE SEVİYESİNE ÇIKARILMIŞTIR.
YÖK TARAFINDAN DA FAKÜLTE SEVİYESİNDE MÜFREDATI KABUL EDİLMİŞTİR. BU UYGULAMA İLE 1970 YILINA KADAR İKİ YIL OKUYAN TÜM SUBAYLAR ( MEVCUT GENELKURMAY BAŞKANI DAHİL) 4 YILLIK FAKÜLTE MEZUNU KABUL EDİLEREK TÜM DERECE VE KADEME İLERLEMELERİNİN YAPILMASINA KARŞIN; 1994 YILINDA ASSUBAY YETİŞTİREN SINIF OKULLARI LİSEDEN SONRA İKİ YILA ÇIKARILMASINA RAĞMEN; KASTİ OLARAK ASSUBAYLARIN EĞİTİM VE ÖĞRENİM SEVİYESİ YÜKSELMESİN İSTENEREK BU KANUN, KABULUNDEN TAM 8 YIL SONRA 2002 YILINDA 4752 SAYILI YASA İLE İKİ YILLIK MESLEK YÜKSEK OKULU STATÜSÜNE ALINABİLMİŞ , ANCAK KADEME İLERLEMELERİ YAPILMAYARAK 9/1 DEN 9/2 YE İNTİBAKLARI BU GÜNE DEĞİ TAM 13 YILDIR GERÇEKLEŞTİRİLMEMİŞTİR.
POLİS, HEMŞİRE VE ADLİYE MEMURLARINA DAHİ 4 YILLIK LİSANS MEZUNİYETİ ŞARTI GETİREN ANAYASAL HUKUK ANLAYIŞI SIRA ASSUBAYLARA GELDİĞİNDE İSE 926 SAYILI YASA İLE ONLARI “SUBAY YARDIMCISI SINIF “ TANIMINA ALIP; ÖZLÜK VE İDARİ HAKLARINDA 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU UYARINCA GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFINA DAHİL ETMİŞTİR.
19 HAZİRAN 1999 TARİHİNDE ; İTALYADA AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLAR KURULUNCA KABUL EDİLEN BOLOGNA SÜRECİ SÖZLEŞMESİNE TÜRKİYE DE 42 ÜYE ÜLKE İLE BİRLİKTE KATILMIŞ VE ALINAN KARARLARIN UYGULANMASI TAAHHÜDÜNDE BULUNMUŞTUR.
BU KARAR; ÜLKELERİN GÜVENLİK KUVVETLERİNİN VE BİRİMLERİNİN YÜKSEK KALİTE VE EŞ DONANIMA SAHİP OLMASI ADINA TÜM MUVAZZAF VE ÇEKİRDEK HİZMETLİLERİN LİSANS VE YÜKSEK LİSANS EĞİTİM VE ÖĞRENİMİNE TABİ OLMASINI İÇERMEKTEDİR.
BU PROJE İLK KEZ JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞINCA TÜM ASSUBAYLAR İÇİN BAŞLATILMAK ÜZERE 2012 YILINDA YÖK TARAFINDAN ONAYLANARAK MÜFREDATA ALINMIŞTIR. NE VAR Kİ GENELKURMAY BAŞKANLIĞI BU SÖZLEŞMENİN ASSUBAY YETİŞTİREN OKULLARA 1970 VE 77 YILLARINDA HARP OKULLARINA OLDUĞU GİBİ 4 YILLIK FAKÜLTE DENGİ ÖĞRENİM STATÜSÜ KAZANDIRACAĞI GERÇEĞİNİ GÖREREK ANLAŞMANIN BU PARAGRAFINI ÇEVİRİ METNİNDEN ÇIKARTMIŞ VE HAYATA GEÇİRMEMİŞTİR.
BU ANLAMDA;
ÖRNEKTE GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE TC . ANAYASASININ EŞİTLİK HAKKINI SAVUNAN 12. MADDESİ İLE KİŞİLERİN ÖĞRENİM HAKKI EŞİTLİĞİNİ SAVUNAN 42. MADDESİ UYARINCA;
YİNE; TC. ANAYASASININ YÜKSEK ÖĞRENİM ESASLARINI DÜZENLEYEN 130-131. MADDESİ UYARINCA;
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNİN EĞİTİM HAYATINDA BİREYLER ARASINDA FIRSAT EŞİTLİĞİNİ DÜZENLEYEN VE EŞİT ŞANS VERİLMESİ HALİNDE YATAY VE DİKEY GEÇİŞ İMKANLARI SUNAN 26. MADDESİ UYARINCA;
İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİNİN HER BİREYİN YETENEKLERİNE GÖRE YÜKSEK ÖĞRENİMDEN YARARLANMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜ DÜZENLEYEN 25-26. MADDELERİ UYARINCA;
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER EKONOMİK VE KÜLTÜREL HAKLAR KURUMU UNESCO NUN 1960 TARİHLİ EĞİTİM VE ÖĞRETİMDE AYRICALIĞIN KALDIRILMASINI DÜZENLEYEN 1,2, 3, 4, 5, MADDELERİ UYARINCA,
2011 TARİHLİ YÖK GENEL KURULUNUN ALDIĞI VE HÜKÜMETE BİLDİRDİĞİ İKİ YILLIK YÜKSEK OKULLARIN YÖK MÜFREDATINA UYUM SAĞLAMADIĞI, VERİM ALINAMADIĞI VE BU OKULLARIN DA 4 YILLIK LİSANS SEVİYESİNE YÜKSELTİLMESİNE DAİR TAVSİYE KARARI UYARINCA,
1.) TIPKI BUNDAN TAM 36 YIL ÖNCE GEÇMİŞTE SUBAYLARA AYNEN UYGULANDIĞI GİBİ , TÜM ÇALIŞAN VE EMEKLİ ASSUBAYLARIN GEÇMİŞE DÖNÜK OLARAK YARARLANABİLECEĞİ ŞEKLİ İLE İKİ YILLIK ASSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULUNUN DA, ÇAĞIN VE GELİŞEN TEKNOLOJİ İLE YENİ DÜNYA DÜZENİNİN ELZEM BİR GEREĞİ VE İHTİYACI OLARAK TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN ÇEKİRDEK KADROSUNUN VE TÜM TEKNİK, LOJİSTİK, ELEKTRONİK VE MEKANİK SİSTEMLERİ İLE İDARİ SİSTEMLERİNİN *** UNSURU OLAN % 65 ORANINA SAHİP ASSUBAY SINIFININ KAYNAK VE TEDARİKİNE YÖNELİK ÖĞRENİM STATÜSÜNÜN YUKARIDAKİ HUKUKİ VE ANAYASAL GEREKÇELERE İSTİNADEN 2015 YILINDAN İTİBAREN 4 YILLIK FAKÜLTE LİSANS SEVİYESİNE YÜKSELTİLMESİNİ;
2.) DERECE, KADEME DÜZENLEMELERİNE DAİR MALİ GÖSTERGE TABLOLARININ DA İNTİBAK DÜZENLEMESİ ADI ALTINDA GEÇMİŞE DÖNÜK OLARAK TÜM ÇALIŞAN VE EMEKLİLERİ DE KAPSAYACAK BİÇİMDE İLGİLİ SGK. TARAFINDAN YENİDEN DÜZELTİLMESİNİ ; BU ANLAMDA TÜM ASSUBAYLARIN EMEKLİLİĞE DAİR MALİ TABLOLARININ 1. DERECEYE YENİDEN YÜKSELTİLMEK ÜZERE DEĞİŞTİRİLMESİNİ; 1977 DE SUBAYLARA SAĞLANDIĞI GİBİ TÜM EMEKLİ ASSUBAYLARA DA 1. DERECEDEN EMEKLİ AYLIĞI ÖDEMESİNİN YAPILMASINI;
3.) BU DÜZENLEMEYE BAĞLI OLARAK BU GÜN TSK DE ÇALIŞAN VE EMEKLİ OLAN TÜM SUBAYLARA TANINAN ALTI KALEM TAZMİNATTAN ;
MAKAM TAZMİNATININ;
KOMUTANLIK TAZMİNATININ,
GÖREV TAZMİNATININ DA,
YUKARIDA BAHSE KONU ANAYASAL VE ULUSLAR ARASI EŞİTLİĞE DAİR
MADDELER UYARINCA ASSUBAYLARA VE EMEKLİLERİNE
DE AYNI ORANLARDA YANSITILMASINI ;
4.) ÇALIŞMA HAYATINDA ALDIKLARI CEZALAR SEBEBİYLE, TSK. TERFİ YÖNETMELİĞİ ESASLARINA GÖRE ALDIKLARI CEZA SÜRESİNE BAKILMAKSIZIN BİR SONRAKİ 30 AĞUSTOS TARİHİNE TERFİSİ KAYDIRILAN VE BİR GÜNLÜK CEZA DAHİ ALMIŞ OLMASINA RAĞMEN TAM 11 AY 29 GÜN SONRA TERFİSİ YAPILIP O KADAR SÜREYE DAİR EKSİK KADEME VE DERECEDEN MAAŞ ALAN VE EMEKLİLİĞİ DAHİL YAŞAM BOYU AYNI EKSİK DERECEDEN VE KADEMEDEN ÜCRET BAĞLANAN, TÜM ÇALIŞAN VE EMEKLİ MUVAZZAF PERSONEL HAKKINDA, VATANA İHANET VE YÜZ KIZARTICI SUÇLAR HARİÇ; BİR DEFAYA MAHSUBEN NASIP VE SİCİL AFFI DÜZENLEMESİNE GİDİLMESİ VE GEÇMİŞE DÖNÜK TÜM MALİ KAYIPLARIN İADESİ ŞEKLİNDE YASAL DÜZENLEME YAPILMASINI;
5.) ÇEŞİTLİ SAĞLIK SEBEPLERİ VE GÖREV ŞARTLARI SEBEBİYLE TSK .DAN FİİİLİ EMEKLİLİK SÜRESİ DIŞINDA EMEKLİ EDİLEN VEYA İLİŞİĞİ KESİLEN VAZİFE MALULLERİ İLE RESEN EMEKLİLERİN EMEKLİ TABAN AYLIKLARININDA EMSALLERİNİN SEVİYESİNE YÜKSELTİLMESİNİ;
6.) 1975 YILINDA ÖZLÜK HAKLARI İÇİN VERDİKLERİ DEMOKRATİK VE YASAL HAK TALEPLERİ YÜZÜNDEN TSK DAN İHRAÇ EDİLEN 2332 ASSUBAYIN EMEKLİLİK HAKLARININ DA KENDİLERİNE VEYA AİLELERİNE İADESİNİ;
YÜCE PARLAMENTOMUZUN İNSAN HAKLARINA VE ADALETİ İLE EŞİTLİĞİNE
İNANMIŞ TÜM MİLLETVEKİLLERİNDEN PARTİ AYIRIMI GÖZETİLMEKSİZİN
KABULUNÜ VE BU AYIRIM UTANCININ VE AYIBININ TSK.NIN ŞEREFİ VE ONURU
ADINA SONA
ERDİRİLMESİ YÖNÜNDE MECLİS GENEL KURULUNCA GÖRÜŞMEYE AÇILMASINI,
SAYGIMLA ARZ EDİYORUM.
ATİLLA ABAYLI
atiabayli@hotmail.com
1813/3 no:10/4 dilara apt
bostanlı /İZMİR
31589079934
Yukarıdaki dilekceme verilen yanıt aşagıdadır,takdirlerinize sunuyorum .?
Başvurunuz, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Tavsiye ve Mütalaa Talepleri” başlıklı 27’nci maddesi kapsamında değerlendirilmiştir.
ÇOK LİSAN, ÇOK İNSAN
(Öğrenmenin Yaşı Yoktur)
Güzel yurdumda öğrenilesi güzel lisanlar
Birinden öğrenmeye başlamak lâzım, gecikmeden. En güzelinden başlayanlar var. Alfabetik sıradan veya (g) güzel olanlardan biriyle başlanabilir. Önce birer dilbilgisi kitabı ya da sözlük almak iyi olur. Başarılar.
1-Argo (g)
2-Kuşdilice (g)
3-Türkçe (g)
4-Sanskritçe (?)
• Abazaca
• Acemce
• Arapça
• Azerice
• Boşnakça
• Bulgarca
• Çerkezce
• Ermenice
• Gürcüce
• İbranice
• Lâzca
• Makedonca
• Pomakça
• Romanca
• Rumca
BİR RÜYA VE YORUMU
Allah' ın adıyla.....
Sayın Cumhurbaşkanımızı sever ve sayarım.
Dün gece hiç düşüncemizde olmamasına rağmen rüyamızda onu gördük.
Samimi ve sevgi dolu bir sohbetti. Kısa rüyamızda ona tazminatları vermesi için ısrarda bulundum. Hatta son cümlem askeriye başka şeye benzemez bu yanlışlığı düzelt tarihe geç dedim.
Her kim ki bu düzeltmeyi yapar gönüllerde ölmez olur.
Hayrolsun...Amin...
Selam ve sevgilerimle.
( Hukuki ve gönülsel çalışmalara devam etmek gerekir. )
ÇAMURA YATANLAR
Komşuda yeni seçilen müstakbel hükümetin başı, -seçim yorgunluğu geçmeden- borç hesabından yedikleri AB paralarını ödemeyeceklerini müjdeledi. Peşinen, çamura yatarak.
Anadolu’da, belediyenin zamanında ödenmemiş bâki elektrik borçlarını kendine göre haklı mazeretlerle ödemeyeceklerini tıslıyor. Asalak, eski bir ses.
Bir başka ses de komşudaki seçim sonuçlarından dört köşe memnun, hariçten gazel atar gibi.
Ne demişler bu durumda; “körler, sağırlar; birbirini ağırlar.”