18 MART ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ'NIN 100.YILI ULUSUMUZA KUTLU OLSUN.
18 MART ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ !..
Bugün atalarımızın "Çanakkale geçilmez" destanını yazdığı günün yıl dönümüdür. Emperyalistlere karşı verilen ve yüz binlerce şehidimizin kanı ile sulanan topraklardan Laik,Demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'mizin temelleri atılmıştır !
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 100. yıl dönümünde Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, vatanı ve bayrağı için canlarını severek veren aziz şehitlerimizi,saygı ve minnetle anıyoruz. Aziz ruhları şad olsun.
Çanakkale Savaşları yalnız bizim tarihimizin değil, yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir.
03 Kasım 1914 ile 18 Mart 1915 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı'nda yapılan seri deniz savaşlarıyla, devamında Gelibolu Yarımadası'nda yapılan kara savaşları şanlı şerefli zafer destanları olarak Türk Tarihi'ndeki yerini almıştır.
Çanakkale Zaferi'ni Türk Ulusu'na dahi bir lider olan Mustafa Kemal Atatürk hediye etmiştir. Ulusal Kurtuluş savaşının temelleri de buradaki deniz ve kara savaşlarının kazanılması ile atılmış ve zaferler Türk Kurtuluş Savaşına mihenk taşı olmuştur.Bu savaşların zaferlerimizle sonuçlanması ile kuzeydeki komşumuz Çarlık Rusya'sında iki buçuk yıl sonra yeni bir devlet kurulmasına ortam sağlamış, dolayısı ile bize de Ulusal Kurtuluş Savaşımız sırasında yeni kurulan bu devletin çok desteği olmuştur.
Batılı emperyalist güçlerin Osmanlı Devleti'nin elinde bulunan Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını zorlayarak aşıp ele geçirme, İstanbul'a ve dolayısı ile Karadeniz'e kavuşma ve böylece de Rusya'nın hareketini denetim altına alma istekleri her zaman özlemleriydi, halen bu emel ve özlemleri artarak devam etmektedir.
Boğazlar konusunda İngilizlerin " Denizlere hakim olan dünyaya hakim olur " görüşü o zamanki devlet erkanı tarafından büyük destek görüyordu. İngiliz Bahriye Nazırı boğazları ele geçirmek için kara ve hava harekatına gerek olmadan o *** kadar hiç bir yenilgi ile tanışmamış,yenilmez armadaları İngiliz Donanması'nın yeterli olacağını savunuyor, kendisine ordusuz bir donanmanın başarıya ulaşamayacağını ileri süren bazı çekinceli görüşler iletilse de,yalnızca kendisinin düşüncesini destekleyen görüşleri dikkate alarak ve de karşısında yıpranmış, teknolojik yönden zayıf Osmanlı Donanması olduğu için Donanmanın yeterli olacağı kararı ile hareket etmişti.
Evet, karşılarında kendi donanmalarından çok daha zayıf bir donanma vardı; ancak İngilizlerin hesap edemediği ise karşılarında ölüme gözlerini kırpmadan vatanları için canlarını severek verecek personelden oluşan bir donanma vardı ve bunların başında ise NUSRET Mayın Gemisi bulunmaktaydı! Nusret'ın döşediği mayınlar 18 Mart 1915'te Çanakkale harekâtının kaderini değiştirmiş, O'na "dünyanın en ünlü mayın gemisi" ünvanını kazandırmıştı, boğazda bir gece önce Nusret'in döktüğü mayınlar hiç hesapta yokken can alıyordu. İngiliz ve müttefiklerinin yenilgi görmeyen donanma zırhlıları boğazın karanlık sularına gömülmüşlerdi, bu durum İngiliz Bahriye Nazırı'na ordusuz bir donanmanın başarıya ulaşamayacağı çekincelerini aktaranları haklı çıkarıyordu.
Çanakkale Savaşı'nda, Çanakkale'nin geçilemeyeceğini anlayan İtilaf devletleri, 1916 yılında topraklarımızı terk ederken, geride binlerce şehidimiz kalmıştır.
Çanakkale zaferi, vatan ve namus uğruna kazanılan bir zaferdir. Her Türk ailesinden bir ferdin kanı bu zaferde pay sahibi olmuştur...
Çanakkale Zaferi, tarihin akışını değiştiren, hür yaşamak amacına canı ve kanı pahasına ulaşan bir milletin kahramanlık destanıdır. Bu kutsal vatan topraklarının korunması ve bayrağımızın dalgalanması için birlik, beraberlik ve bütünlük içinde, atalarımızın verdiği mücadeleyi Ulus olarak idrak etmeli ve gelecek nesillere bu bilinci aktarmalıyız. Bu güzel vatanımızı kurarak bizlere emanet eden atalarımıza karşı bir borcumuz olduğunu unutmamalıyız. Tarihe, kahramanlık, fedakarlık ve insanlığın destanı olarak geçen bu tarihi günün yıl dönümünde, Çanakkale Savaşı'nda dahi bir komutan olarak ölümsüzleşen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, vatanı ve bayrağı için en aziz varlıkları olan canlarını severek feda eden aziz şehitlerimizi bir kez daha minnet, saygı ve şükranla anıyoruz. Mekanları cennet, aziz ruhları şad olsun.
Vatan savunmasında, ülkemizin bekası için adlarını kanları ile yazdıran Kahraman Gazilerimize de şükranlarımızı sunuyoruz.
Sayın İsmail Turan büyüğümüz açtığı davayı kazandı bizleri sevindirdi mesela ben 2/3 ten emekliyim bir kademe benim için hayati önem taşımaktadır Davayı sosyal güvenlik temyiz etmiş nedir hangi aşamadadır bilgi verilmesini talep ediyorum. Saygılar sunarım
"Hoşuna gitmeyen gerçekleri görmezden gelme alışkanlığının kör ettikleri insanlarla bir sonuca varmak imkansızdır."
İki elin parmağını geçmeyecek kadar az olan, 24 saat İnternet başında bekleyip yapılan paylaşımların altına insanların keyiflerini kaçırmak ya da münakaşa başlatmak için tohum ekmeye çalışan bu trol kişiler konuyla ilgisi olmayan yorumlar, mesajlar yazarak aynı fikirde olmayan arkadaşlarını provoke edip duygusal cevaplar verdirtme ya da bir paylaşımın konusunu dağıtarak gündem değiştirme niyetinde şimdilik başarmış gibi gözükseler de zamanla yanıldıklarını anlayacaklardır.
BU TROL KİŞİLER HAK ARAMA MÜCADELESİNDE SOSYAL MEDYADA ETKİN OLAN BİR ÇOK ASTSUBAYI ŞİMDİLİK SUSTURMUŞ VE BEZDİRMİŞ DURUMDA..
Benim acizane önerim İnternet trollüğüne soyunan bu kişilerin amacı aynı fikirde olmayan meslektaşlarını tahrik ederek kızgınlıkla yanlış ve suç teşkil edecek cevaplar verdirmektir. Bunun için bu İnternet trollüğüne soyunan bu arkadaşlarımıza dikkat etsinler kızgınlıkla asla cevap vermesinler.
Saygıdeğer Meslektaşlarımız
Yüreğindeki meslek aşkı ve insan sevgisi ile Assubayların onur mücadelesinde bir meşale olan sevgili meslektaşımız ve kardeşimiz E.Dz.Asb.Kd.Bşçvş. M.Ali KILINÇ'ı kaybedeli bir yıl oldu. Her an aklımızda ve yüreğimizde, O'nu özlüyoruz, düşünceleri rehberimiz olmaya devam edecektir. Büyük insan ışıklar içinde cennet mekanında rahat uyu, ruhun şad olsun.
30 YIL ÜZERİ HİZMETİM OLDUĞU VE KANUNUN İPTAL TARİHİNDEN 2,5 AY ÖNCE EMEKLİ OLDUĞUM İÇİN TBMM DİLEKÇE KOMİSYONUNA ELEKTRONİK ORTAMDA BAŞVURU YAPTIM VE DİLEKÇEM E-DİLEKÇE NO: ... İLE İŞLEME ALINMIŞTIR. AŞAĞIDA YER ALAN BAŞVURUMA; 30 YIL ÜZERİ HİZMETİ OLAN VE KANUN İPTAL TARİHİNDEN ÖNCE EMEKLİ OLAN ASTSUBAY ARKADAŞLARIN ÖNCELİKLE TBMM DİLEKÇE KOMİSYONUNDAN ÜYELİK ALMALARI DİLEKÇEME İMZALA BUTONUNDAN İMZA ATMALARI VE ÇOĞUNLUK SAĞLAMAK MAKSADIYLA GÖNDERİLMİŞTİR. DİKKATE ALIR VE YAYINLARSANIZ MEMNUN OLURUM SELAMLAR.
İLGİ:
(a) Anayasaya Mahkemesinin 25 Aralık 2014 Tarihli ve 2013/111 Esas ve 2014/195 karar sayılı gerekçeli kararı.
(b) 07 Ocak 2015 tarihli ve 29229 Sayılı Resmi Gazetede 2014/195 Sayılı Karar.
1. Çok değerli Meclis Başkanım ve milletvekillerim.
Öncelikle yapmış olduğunuz görevin kutsallığı ve önemine binaen sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.
2. Türk Silahlı Kuvvetleri''nde astsubay olarak 32 yıl bil fiil görev yaptım ve 16 Ekim 2014 tarihinde 42 yıl 3 ay üzerinden emekli oldum.
3. Anayasa mahkemesi, 25 Aralık 2014 Tarihli ilgi (a) gerekçeli karara atfen 7 Ocak 2015 tarihli ilgi (b) Resmi Gazetede yayımlanan; ikramiye hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla sürelerin dikkate alınmayacağına ilişkin hükmünü oy çokluğuyla iptal etmiş ve 30 yıldan fazla hizmet süreleri için ikramiye verilmesi hususunun önünün açıldığını, alınan kararların geriye işlemediğinden dolayı da bir hak kaybı söz konusu olmuştur
4. Böyle bir durumun meydana gelmesi ise hem Anayasanın MADDE 55- "Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. " ilkesine, "Adalet önce devletten gelir." (Aristo) anlayışına, hem de akıl ve mantığa uygun düşmeyeceğini mutlaka sizler de takdir edersiniz.
5. Halen görevde olan emsallerimle kıyas yaptığımda 2,5 ay daha çalışmış olsaydım 30 yıl yerine 42 yıl üzerinden emekli ikramiyesi almış olacaktım. Örnek olarak; biri görevde diğeri emekli olmuş özlük hakları ve 42 yıllık hizmet süreleri bakımından eşit olan ve kanunun iptal tarihine kadar aynı emeği sarf eden iki personeli ele aldığımızda; bir personelin sadece kanunun iptal kararından geriye doğru 2,5 ay önce yada 06 Ocak 2015'' de emekli olması nedeniyle ikramiyesinin 30 yıl üzerinden ödenmesi, diğerine ise iptal kararından hemen sonra (07-08 Ocak 2015 tarihinde emekli olduğu için) 42 yıl üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesi yasalarımızda mevcut adalet ve eşitlik ilkesinden yoksun kalacaktır.
6. 1982 anayasasındaki kanundan kaynaklanan adalet ve eşitsizliğin ortadan kaldırılması, vatan ve milleti için hizmet eden/ etmiş insanlar arasında ayrım teşkil etmemesi, devlet olmanın ruhunu milletin nazarında zedeleyecek bir nitelik kazanmaması bakımından, 12 yıl gibi uzun bir süreçte başarılarını her zaman takdir ettiğimiz ve saygı duyduğumuz AK PARTİ hükumetimiz ile takdire şayan Türkiye Büyük Millet Meclisimiz tarafından bir çalışma başlatılarak mağduriyeti ve eşitsizliği ortadan kaldıracak nitelikte bir yasa çıkartılması gerektiği kanaatini taşımaktayım.
7. Yasalarda gerekli düzenlemenin yapılması hususunun takdirlerinize maruz olduğunu belirtir saygılarımı sunarım.
Mehmet Nazım AKGÖK
(E) İkmal Astsubay Kıdemli Başçavuş
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
DİLEKÇE KOMİSYONU BAŞKANLIĞI
Dilekçe Komisyonu No. Dilekçe Sahibinin Adı, Soyadı ve Adresi
57747603-33941 Halil YAZ
Seyhan Sokak Özgüven Sitesi No:17 A Blok D:8 İçerenköy
Ataşehir/İSTANBUL
DİLEKÇİNİN İSTEĞİ VE BAŞKANLIK DİVANI KARARI
Dilekçi: Muvazzaf ve emekli astsubaylarım maaş ve özlük haklarında iyileştirme yapılmasını talep ediyor.
Gereği Düşünüldü: Dilekçe üzerinde yapılan inceleme sonucunda, muhtelif kanunlarda değişiklik veya bazı alanlarda yeni yasal düzenlemeler yapılmasının istendiği anlaşılmıştır. Dilekçe Komisyonu, Anayasa’nın, TBMM İçtüzüğü’nün ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde çalışmalarını sürdürmektedir. Anayasa’nın 88’inci maddesinde, kanun teklif etmeye milletvekillerinin ve Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu belirtilmiştir. TBMM İçtüzüğü’nün 116/1’inci maddesinde “Dilekçe Komisyonunu... Başkanlık Divanı.... Yeni bir kanunu veya bir kanun değişikliğini gerektiren... dilekçelerin, görüşülemeyeceğini karara bağlar.” denilmiştir.
Komisyonumuz Başkanlık Divanı, yeni bir kanun veya bir kanun değişikliğini gerektiren dilekçelerin, Komisyonda görüşülemeyeceğini karara bağladıktan sonra, TBMM İçtüzüğünün 116/2-3’üncü maddesi gereğince, bu dilekçelerden kanun olarak düzenlenmelerinde toplumsal yarar görülenlerin birer örneğini, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına ve Başbakanlığa bilgi olarak göndermekte; ayrıca, kanun teklifi ve tasarısı gerektiren tüm kararları bastırıp, milletvekillerine dağıtmaktadır. Dolayısıyla vatandaşlarımızdan gelen yeni yasal düzenleme taleplerinden ve değiştirilmesi istenen kanunlardan, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin tamamı haberdar edilmektedir.
Diğer yandan yasal düzenleme yapılması istenilen konular hakkındaki başvurulara ilişkin teklif ve tasarıların TBMM’ye gelen yasal düzenlemelerin gelişim süreci,
“http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/tasari_teklif_ sd.sorgu_baslangic” internet adresinden takip edilebilmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ile TBMM İçtüzüğü’nün 116’ncı maddesi uyarınca dilekçenin, Dilekçe Komisyonunda görüşülemeyeceğine karar verildi.
Başkan Başkanvekili Sözcü Katip
Gönül BEKİN
ŞAHKULUBEY
Halil ÜRÜN Ali AYDINLIOĞLU Nurdan ŞANLI
Mardin Milletvekili Afyonkarahisar Milletvekili Balıkesir Milletvekili Ankara Milletvekili
Dönem Yasama Yılı Cetvel No Karar Tarihi Karar No
24 5 67 18.02.2015 17599
Sayın Sipahioğlu,
Ben şaşırmadım;biz içimizdeki İrlandalı'ları görevde iken tanıyorduk. Şu an TEMAD şubeleri ne yapıyor? Lokal işletip gezi düzenliyor, cenazeye katılıp hasta ziyaret ediyorlar. Bunu eleştirmek adına sormadım elbette bunlar önemli sosyal aktiviteler, ama sadece bunlarla sınırlı kalırsak kanarya sevenler derneğinden ne farkımız olur?
Tüzükte derneğin amaçları belli, yönetime seçilmek için gösterdikleri gayreti sorunlarımız için göstermeyenler tüzüğü unuttukları gibi verdikleri yazılı vaatleri de unuttular, sonra "biz sizden sorun çözmek için değil temsil için yetki aldık" diyerek işin içinden çıktılar (keşke temsil edebilselerdi) ...
Akademisyenden savcısına, sağlıkçısından subaylara kadar bir çok kesime verilen yeni hakları görmeden assubaylara iyileştirme talep etmenin yanlış ve anayasaya aykırı olduğunu aklı başında bir assubay nasıl söyleyebilir? Bizler yeni hak istemiyoruz ki gasp edilen haklarımızı istiyoruz, bunu muhataplarımıza kavga ile değil ısrarla anlatabiliriz.
Bu tür açıklamalar basiretsizliktir, başarısızlıklara kılıf hazırlamaktır. Öğretmenler kadar maaş alıyoruz şükredin diyen kısır zihniyetin alkışladığı bu düşüncenin sahibi kişi hedefi olan genel başkanlıkta aynı konumda olacağını biliyor ve o yüzden saçmalıyor...
Sistemin çarkında olanlar da bunları alkışlıyor, işte bu yüzden başaramıyoruz. Saygılarımla.
EMEĞE SAYGI MI?
Mesaj Panosunda yer alan aşağıdaki yazı; sistemin bizi nerede gördüğü ve nasıl değerlendirdiği anlamında ve yönetenlerin bakış açısını gösteren gerçeklik doğrultusundadır.
Emekli oluncaya kadar ve emeklilikte de bunu doğrulayan birçok örnek yaşadık.
Örneğin;
• “Bir amirimiz; (Siz ne hakkından bahsediyorsunuz; sizin hakkınız benim verdiğim kadardır.) demişti.”
• “Haklarımızdan bahsettiğimizde; bir amir; (Yeniçeri gibisiniz, burası sizi zengin etmez. Burada vatana hizmet için bulunuyorsunuz.) demişti.”
Emeklilikte çalıştığım işyerinden bir örnek;
> > Benim brüt maaşım; üst konumdaki birkaç yıllık tecrübesiz bir mühendisin net maaşı kadardı.
• "Üst amirimiz; (Bu işyerini omuzlarında taşıyıp, harikalar yaratsan hiç fark etmez. Pastada sana ayrılan pay zaten belli ve artmaz.) demişti.
Özet olarak ve kısaca;
> > “İşte kapı, işte sapı; ister darıl, ister sarıl.”
===========================================================================
“Hiç bir hükumet; "şu assubayların ya da orman memurlarının özlük haklarını bir düzenleyelim" diye adım atmaz. Çünkü bu durum devlet düzenine ve sistemine aykırıdır. Bu gibi konular hiyerarşik düzen içinde düzenlenir. Çünkü herkesin görevi kanunlarla belirlenmiştir. "Emekli Assubayların" zaten özel bir isteği diğer memurlardan farklı bir talepleri de olamaz. Olsa da muhatap tarafından yani hükumet tarafından dikkate alınmaz... Böyle bir adım atman demek demek, "diğer emeklilerden ayrıcalıklı olduğunu anlatıyor olman" demektir ki bu durumun yani sadece "emekli assubaylara düzenleme yapılması" konusu zaten Anayasanın eşitlik ilkesine uymaz... Yani hükumet, emekli assubayın durumunu düzeltecek ama diğer emekliler bu hale baka kalacak öyle mi? Bu eşyanın tabiiyetine aykırıdır.”
AŞAĞIYA EKLEDİĞİM YAZIYI BİR İLİN TEMAD ŞUBE BAŞKANI YAZMIŞTIR. DEMEK Kİ BİZİ BUNCA YIL KANDIRMIŞLAR. SADECE ASTSUBAYLARIN ÖZLÜK HAKLARININ DÜZENLENECEĞİ BİR KANUN ANAYASANIN EŞİTLİK İLKESİNE UYMAZMIŞ. SADECE ASTSUBAYLARIN DURUMUNDA DÜZENLEME YAPMAK EŞYANIN TABİİYETİNE AYKIRI.
BU YAZI BİR ÇOK KİŞİ TARAFINDAN DA PAYLAŞILARAK BUNU YAZAN TEMAD ŞUBE BAŞKANINA YAZDIĞI BU YAZIDAN DOLAYI DA ÖVGÜLER YAĞDIRILMAKTADIR. BU NASIL BİR İŞTİR BEN ANLAYAMADIM...
“Hiç bir hükumet; "şu assubayların ya da orman memurlarının özlük haklarını bir düzenleyelim" diye adım atmaz. Çünkü bu durum devlet düzenine ve sistemine aykırıdır. Bu gibi konular hiyerarşik düzen içinde düzenlenir. Çünkü herkesin görevi kanunlarla belirlenmiştir. "Emekli Assubayların" zaten özel bir isteği diğer memurlardan farklı bir talepleri de olamaz. Olsa da muhatap tarafından yani hükumet tarafından dikkate alınmaz... Böyle bir adım atman demek demek, "diğer emeklilerden ayrıcalıklı olduğunu anlatıyor olman" demektir ki bu durumun yani sadece "emekli assubaylara düzenleme yapılması" konusu zaten Anayasanın eşitlik ilkesine uymaz... Yani hükumet, emekli assubayın durumunu düzeltecek ama diğer emekliler bu hale baka kalacak öyle mi? Bu eşyanın tabiiyetine aykırıdır.”
TSK mensuplarının özlük hakları, Genelkurmayın önerisiyle ve hükumetlerin ya da TBMM'nin kararlarıyla düzenlenir Ben sistemden bahsediyorum. Kimse çıkıp da "biz zor şartlar altında çalışıp emekli olduk" diye 25 sene bilfiil hizmet etmiş olan şahsıma bilgi sunmaya kalkmasın. Bunu hep birlikte yaşadık çünkü... Bu böyledir... Bir maliye memuru emeklisi ile bizim bir farkımız yoktur sistem nazarında... "Var, bizim farkımız var" diyen bir babayiğit varsa eğer bunu da Maliye Bakanına anlatabileceğine inanıyorsa eğer hemen çıksın ortaya...
Bizi dünya'ya getiren can veren kadın, hayatımızı paylaştığımız kişi kadın, geleceğimizin teminatı neslimizin devamını sağlayacak evladımız kadın, o halde dünya kadınsız olmaz onlar bizim baş tacımızdır. Evlatlarımıza hem ***ık hem babalık yapan muhterem assubay eşleri başta olmak üzere tüm kadınlarımızın gününü kutlar sağlıklı,mutlu ve özgür bir yaşam dilerim. Sevgi ve saygılarımla.
SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
07/03/2015 at
4:33 PM
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
Kadınlarımız...
Onlar; analarımız, eşlerimiz, kızlarımız; hayatımızın her yerinde Onlar var. Özellikle biz assubayların çilekeş, fedakar eşleri, evimizi çekip çeviren, yokluğumuzda evlatlarına baba olan saygıdeğer insanlar... Onların her gününü kutlamak gerekiyor.
KADINLAR GÜNÜ TÜM KADINLARIMIZA KUTLU OLSUN. TÜM YAŞAMLARI AİLELERİ İLE BİRLİKTE SAĞLIK,BAŞARI VE MUTLULUK İÇİNDE GEÇSİN. Saygılarımızla.
Tarihçe
[URL=http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_Kad%C4%B1nlar_G%C3%BCn%C3%BC]http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_Kad%C4%B1nlar_G%C3%BCn%C3%BC[/URL]
BİRİLERİNİN PARTİSİ !!!!!
TSK.lerine komuta etmiş ve en yüksek makam ve mevkiye ulaşmış olanlar ümitlerini öyle bir partiye bağlamışlar ki medyada ve televizyonlarda boy gösteriyorlar. Kendilerince hak arama yollarından görüyorlar bu partiye üye olmayı. Bir zamanlar 68 kuşağının avukatı ve 72 muhtırası ve 70'li yılların aktörü ve beka vadisinde bebek katiline gül sunan ve ülkesini kana bulayan birisinin habercisi gelmiş astsubayların dertlerini dinlemiş. Yardımcısının da astsubayların sorunlarını biliyormuş, muş muş. Bunu muktedir olduğun zaman söyleyebildin mi ki? Şimdi birisinin peşine takılmışsın ahkam kesiyorsun.
Peşine takıldıklarının savundukları fikirlerin sonuca ulaşmaması için uluslararası birliğe üye oldun ve yıllarca karşı koydun. Şimdi ne oldu da taraf değiştirdin. Değişen nedir? Hazırladığınız planları ne yaptınız? Kendi aranızda birlik sağlayamadığınız ve abilerinizde size sahip çıkmadı ve içeri tıkıldınız birileri tarafından. Şimdi kendi hak arayışlarınıza ortak arıyorsunuz. Bu ortak astsubaylar olmamalıdır. Ortağınız sizin varlık nedeniniz olan savunduğunuz fikrin yandaşları olmalıdır.
Astsubayların özlük haklarının iyileştirilmesi ile ilgili olarak yıllardır yapılan açıklamalar taslak olmaktan, bakanlıklar arasında koordine edilmekten hayata geçirilemedi. Yapılan çalışmaların neticelenmesi ve aşağıdaki hususların hayata geçirilmesi seçim öncesi en büyük beklentimizdir. İç güvenlik paketinin mecliste görüşüldüğü şu zamanda astsubayların özlük haklarının bir an önce yasalaşmasının takipçisi olmanız dileğiyle saygılar sunarım.
1. Birinci dereceye yükselmiş ve 3600 ek göstergeyi hak etmiş olan başçavuşlara da emekliler dahil görev tazminatı verilmesi
2. 2003 yılı ve öncesi göreve başlamış olan astsubayların bir üst dereceye intibak işlemlerinin yapılması
3. TSK personelinin özlük haklarının tek gösterge tablosuyla düzenlenmesi.
4. Lojman tahsis edilmeyen Türk Silahlı Kuvvetleri personeline yaklaşık 460 Türk lirası artış getirilmesi.
5. Nöbet, atış, tatbikat, eğitim gibi nedenlerle fazla mesai yapan personele aylık yaklaşık 700 Türk lirasına varan fazla mesai ücreti ödenmesi.
6. 2'nci dereceden emekli olmuş personelin l'inci dereceye intibak işlemlerinin yapılması.
Değerli Meslektaşlarımız
Sözcü yazarı Yılmaz Özdil bugün Fantom başlıklı bir yazı yazmış, yazısında ilk uçak mühendisi ve Türk uçağı yapan kişinin rahmetli Selahattin Reşit Alan olduğunu belirtmiş Allah rahmet eylesin ülkemize büyük yararları olmuştur, ancak İlk Uçak mühendisi ve yerli uçak yapan kişi rahmetli Vecihi Hürkuş'tur
28 Ocak 1925 yılında ilk Türk Uçağı Vecihi KIV'i ülkemize kazandırmış, 1927 yılında 14 kişilik J23 uçağı ile ilk sivil havacılık faaliyet kapsamında Kayseri-Ankara arasında yapılan yolcu taşımacılığı pilotu olmuş, yine 16 Eylül 1930 yılında kendi yaptığı Vecihi K-XIV uçağı ile İstanbul Kadıköy Fikirtepe'den havalanarak başarılı bir uçuş sergilemiş Atatürk'ün emri ile Tayyare Cemiyeti ve Türkkuşu'nda Türk havacılığına büyük hizmetleri olan kurduğu uçak sanayii ön yargılarla engellenen ve birçok yerde assubay olduğu bile belirtilmeyen bir kahramandır. Kör gözlere ve ön yargılılara kapak olması dileklerimizle saygılar sunuyoruz.
[URL=http://www.tayyarecivecihi.com/yasam_oykusu.asp]http://www.tayyarecivecihi.com/yasam_oykusu.asp[/URL]
NOT. Yukarıdaki linkte İstanbul'da yapılacak 3'ncü hava limanına Vecihi Hürkuş isminin verilmesi kampanyasına lütfen destek olunuz.
Milletimizin gönlünde taht kuran Cumhurbaşkaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan' a
Çalışmalarında başarı diler Süleyman Şah Türbesi nedeniyle teşekkürlerimizi arz ederiz.
Meslektaşlarımızla ilgili problemlere çözümde katkılarını esirgememesini arzu ederiz.