Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 24°C
Açık
Ankara
24°C
Açık
Paz 25°C
Pts 25°C
Sal 22°C
Çar 21°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
09/02/2015 at 10:53 PM
PAZARCI TEZGÂHLARI Evimizin meyve, sebze gibi ihtiyaçlarının temini, uzun yıllar önce eşime görev olarak kaldı. Benim semt pazarından aldıklarımı genellikle beğenmiyor. Ya pahallı ya da çirkin buluyor. Ben buna rağmen semt pazarlarında yaşadıklarımdan epeyce zengin bir arşiv edindim. Şöyle ki; • Beğenip, aldığınız meyve sebzenin; yığının ön yüzündeki gibi olmadığını eve geldiğinizde anlarsınız. Yığının ön yüzü “vitrin” amaçlıdır. • Domates gibi renklilerin, yeterli kırmızılıkta olmadığını da evde fark edersiniz. Tezgâh üstündeki kırmızı şemsiye sizi yanıltmıştır. • Satıcıya inat seçtiğiniz meyvelerin yarısının, yenmeyecek nitelikte olduğunu yine evde görürsünüz. Siz seçerken pazarcı da size yardımcı olmuş ve poşete iki kiloya yakın meyve doldurulmuş, tartılırken sizin seçtikleriniz fazla olarak ayrılarak, bir kiloya indirilmiştir. • Kiraz benzeri çok taneli olanlar, “tatmak helâl” diyerek ikram edilir, beğenir, alırsınız. Eve gelirken canınız çeker poşetten alır, yersiniz. Alttakilerin, yenmeyecek kadar kötü olduğunu hayretle görürsünüz. Tezgâhtaki yığını, üste yayılmış taze kirazın gizlediğini, satıcının bunu ustaca koruduğunu, geç olsa da anlarınız. • Satıcı, poşeti çift düğüm atarak, bağlıyorsa; poşette sakıncalı bir durumun varlığındandır. Aman dikkat.! • Müşteriyi kaçırtacak asıl fiyatın; etikette mini boyutta yazılmış “yarım kilosu”nun fiyatı nedeninden, X2 fiyatta olduğunu, parasını verirken öğrenirsiniz. • Bir kiloya yakın doldurduğunuz poşetin “Abi, bu iki kiloya yakın, iki olsun mu” diyerek terazinin yanındaki “ıskartalarla” doldurulacağını biliniz. • “Hepsini elimle seçtim, bunları kim koymuş?” gibi merak etmemek için; terazi önünde sırtı size dönük pazarcıdan gözlerinizi ayırmayan. Şüpheli bir hal varsa “kalsın birader” deyin bir şey söylemeden uzaklaşın. • Para üstü alırken metal paralara dikkat edin. Tedavülden kalkmış para verilebilir. Son bir hatırlatma veya öneri; > > Meyve ve sebzeleri kendi mevsiminde alıp, tüketiniz. > > Çünkü mevsimi dışında güneş görmeden serada, hormonla yetiştirilmiş meyvelere, sebzelere para verip, sağlığınızı riske atmayınız. Esenlikli günler dileklerimle.
Lütfen bekleyin...