Yaptırım gücü ve yetkisi olmayan hiç bir kurum,kuruluş,dernek ve sendikanın heykelden farkı olmayacağına göre, hiç bir kıymeti harbiyeside yoktur.yanılıyormuyum acaba ??
Sevgili devrem HALİL YAZ;
Mesaj panosundaki 2008 yılı bir alıntıdan kopyala yapıştır sistemi ile gönderinizi okudum.
Sene 2015 bu ülkede demokrasinin gelişmesi adına yapılan her türlü girişimin vede evrensel hukuk ve Anayasamızın her ne kadar antidemokratikte olsa degişime ugramaktadır.
Anayasanın bir maddesi derki;
ÖNCEDEN İZİN ALINMAKSIZIN BU ÜLKEDE KİŞİLER SENDİKA kurabilir.Başka bir maddede ASSUBAYLAR VE UZMANLAR SENDİKA kurabilir derken üzülerek görüyorumki,zaten yönetici yorumundada sizin yaklaşımınızı bir nevi düzeltmişler.TAS-SEN kurulmuştur.TAS-SEN EUROMİL e kabul edilmiştir.
Assubaylar bu ülkenin *** diregidir.Artık iki dudak arası demokrasiden özgürlüge giden yol açılmıştır.
BİZLER,SENDİKA KURUCULARI; ÜSTÜNLERİN HUKUKUNU,HUKUKUN ÜSTÜNLÜGÜNE DÖNÜŞTÜRME ADINA YOL ALIYORUZ.
Saygılar,sevgiler sayın devrem,sendikamızın kapısı inananlara açıktır.!
SENDİKA NEDİR?
Sendika, ücretli emeğin hak ve çıkarlarını koruyup, geliştirmek için oluşturduğu bir örgüttür. Çağımızda bu amaç doğrultusunda komite ve konseyler, meclisler ve çeşitli siyasal örgütlenmeler de oluşmuştur, ancak en kalıcı ve yaygın örgütler sendikalardır. Sendikalar üretim-hizmet ilişkileri içerisinde ortaya çıkan örgütler oldukları için öncelikle ekonomik örgütlerdir. Bir gereksinimden doğan sendikalar da her tür örgüt gibi insanlardan oluşur, o nedenle canlı ve dinamik varlıklardır. Gereksinmeler ve içinde yaşanılan koşullar değiştikçe sendikaların amaçları, işleyişleri, kısacası yapıları da değişir, ancak sömürüye karşıtlıklarının değişmesi söz konusu değildir. Sendikanın ne olduğu sorusunun cevabı, ne olmadığına verilecek cevaplarla daha iyi anlaşılmaktadır.
Standart Cevap: Sendika Nedir Sendika Hakkında Bilgiler
SENDİKA NE DEĞİLDİR?
Sendika, üyelerinin her ay ödedikleri “üyelik ödentisi” karşılığında belirli bazı işleri üyeler adına yapan bir “ticari kuruluş” örneğin “bir şirket” değildir. Çünkü, sendikanın çeşitli organlarında görev ve sorumluluk almış olan temsilciler ve yöneticiler “kar elde etmek” üzere değil, “emekçilerin birliğini ve mücadelesini geliştirmek” için oraya seçilmişlerdir. Sendika, üyelik ödentisi veren işçileri-emekçileri belirli durumlarda savunan bir “avukat” değildir. Üyelik ödentisi de “vekalet ücreti” değildir. Çünkü, müvekkilin avukata karşı görevi gerçeği söylemek ve savunma hizmeti karşılığında “avukatlık ücretini” ödemektir. Oysa ki, sendika üyesinin görevi “üyelik ödentisi” ödemekle bitmez, onunla başlar.
SENDİKAL MÜCADELE; ÇALIŞANLARIN PASİF BIRAKILARAK, SADECE BİRKAÇ YÖNETİCİNİN AKTİFLEŞTİĞİ, ÇALIŞANLAR ADINA VE ONLARA RAĞMEN YAPILAN, MEDYATİK VE GÖSTERMELİK HAK SAVUNUCULUĞU DEĞİLDİR.
Çünkü, sendika amaçlarını ancak üyeleri olan işçilerin-emekçilerin örgütlü gücüyle ve ortak mücadelesiyle gerçekleştirebilir.
SENDİKA; İŞÇİ-EMEKÇİ ÇALIŞANLARIN BİRLİĞİ, İŞYERLERİNDE VE HAYATIN HER ALANINDAKİ ÖRGÜTLÜ GÜCÜNÜN VE ORTAK MÜCADELESİNİN ADIDIR.
Sendika üyelerinin, işçilerin-emekçilerin bugün ve gelecekte daha insanca, daha iyi koşullarda çalışıp, yaşayabilmeleri için uğraş vermekle beraber bir “sigorta şirketi” değildir. Çünkü, sigorta şirketlerinin işlevi “bireyin” geleceğini çeşitli tehlikelere karşı “güvence” altına almaktır. Oysa ki, işçilerin-emekçilerin birliğinden başka gücü olmayan sendikalar, tek tek işçilerin-emekçilerin “bireysel” güvenliğini ve esenliğini sağlamayı değil, mücadele etmeyi, hak ve özgürlük elde ederek bugünü ve geleceği tüm işçiler ve emekçiler için daha yaşanılası kılmayı amaçlar. Geleceği bir yana bıraksak da sadece bugünü daha yaşanılır hale getirmek bile sendikaların siyaset yapması, bazı siyasal konu ve sorunlarla ilgilenmesi, kısaca bazı siyasal talepler için mücadele etmesi demektir.
Haberin Devamı: http://www.rehberim.net/forum/p-q-r-s-460/70501-sendika-nedir-sendika-hakkinda-bilgiler.html#ixzz3Nt1rPCWx
SENDİKA NEDİR?
Sendika, ücretli emeğin hak ve çıkarlarını koruyup, geliştirmek için oluşturduğu bir örgüttür. Çağımızda bu amaç doğrultusunda komite ve konseyler, meclisler ve çeşitli siyasal örgütlenmeler de oluşmuştur, ancak en kalıcı ve yaygın örgütler sendikalardır. Sendikalar üretim-hizmet ilişkileri içerisinde ortaya çıkan örgütler oldukları için öncelikle ekonomik örgütlerdir. Bir gereksinimden doğan sendikalar da her tür örgüt gibi insanlardan oluşur, o nedenle canlı ve dinamik varlıklardır. Gereksinmeler ve içinde yaşanılan koşullar değiştikçe sendikaların amaçları, işleyişleri, kısacası yapıları da değişir, ancak sömürüye karşıtlıklarının değişmesi söz konusu değildir. Sendikanın ne olduğu sorusunun cevabı, ne olmadığına verilecek cevaplarla daha iyi anlaşılmaktadır.
Standart Cevap: Sendika Nedir Sendika Hakkında Bilgiler
SENDİKA NE DEĞİLDİR?
Sendika, üyelerinin her ay ödedikleri “üyelik ödentisi” karşılığında belirli bazı işleri üyeler adına yapan bir “ticari kuruluş” örneğin “bir şirket” değildir. Çünkü, sendikanın çeşitli organlarında görev ve sorumluluk almış olan temsilciler ve yöneticiler “kar elde etmek” üzere değil, “emekçilerin birliğini ve mücadelesini geliştirmek” için oraya seçilmişlerdir. Sendika, üyelik ödentisi veren işçileri-emekçileri belirli durumlarda savunan bir “avukat” değildir. Üyelik ödentisi de “vekalet ücreti” değildir. Çünkü, müvekkilin avukata karşı görevi gerçeği söylemek ve savunma hizmeti karşılığında “avukatlık ücretini” ödemektir. Oysa ki, sendika üyesinin görevi “üyelik ödentisi” ödemekle bitmez, onunla başlar.
SENDİKAL MÜCADELE; ÇALIŞANLARIN PASİF BIRAKILARAK, SADECE BİRKAÇ YÖNETİCİNİN AKTİFLEŞTİĞİ, ÇALIŞANLAR ADINA VE ONLARA RAĞMEN YAPILAN, MEDYATİK VE GÖSTERMELİK HAK SAVUNUCULUĞU DEĞİLDİR.
Çünkü, sendika amaçlarını ancak üyeleri olan işçilerin-emekçilerin örgütlü gücüyle ve ortak mücadelesiyle gerçekleştirebilir.
SENDİKA; İŞÇİ-EMEKÇİ ÇALIŞANLARIN BİRLİĞİ, İŞYERLERİNDE VE HAYATIN HER ALANINDAKİ ÖRGÜTLÜ GÜCÜNÜN VE ORTAK MÜCADELESİNİN ADIDIR.
Sendika üyelerinin, işçilerin-emekçilerin bugün ve gelecekte daha insanca, daha iyi koşullarda çalışıp, yaşayabilmeleri için uğraş vermekle beraber bir “sigorta şirketi” değildir. Çünkü, sigorta şirketlerinin işlevi “bireyin” geleceğini çeşitli tehlikelere karşı “güvence” altına almaktır. Oysa ki, işçilerin-emekçilerin birliğinden başka gücü olmayan sendikalar, tek tek işçilerin-emekçilerin “bireysel” güvenliğini ve esenliğini sağlamayı değil, mücadele etmeyi, hak ve özgürlük elde ederek bugünü ve geleceği tüm işçiler ve emekçiler için daha yaşanılası kılmayı amaçlar. Geleceği bir yana bıraksak da sadece bugünü daha yaşanılır hale getirmek bile sendikaların siyaset yapması, bazı siyasal konu ve sorunlarla ilgilenmesi, kısaca bazı siyasal talepler için mücadele etmesi demektir.
Haberin Devamı:
[URL=http://www.rehberim.net/forum/p-q-r-s-460/70501-sendika-nedir-sendika-hakkinda-bilgiler.html#ixzz3Nt1rPCWx]http://www.rehberim.net/forum/p-q-r-s-460/70501-sendika-nedir-sendika-hakkinda-bilgiler.html#ixzz3Nt1rPCWx[/URL]
Kıymetli meslektaşlarım,
Önce yazacağım yazı ile hiç kimseyi hedef almadan sadece bilgilerime,düşüncelerime göre SENDİKALAŞMA konusundaki görüşlerimi yazacağım.
Öncelikle Kimler sendika kuramaz ile başlıyorum.
HANGİ MEMURLAR SENDİKA ÜYESİ OLAMIYOR?
Aktif 04 Kasım 2014. Yayınlanma Sendika
sendika-2Kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi amacıyla oluşturacak sendikaların kuruluşuna ve sendika üyeliğine ilişkin hususları de düzenleyen 4688 sayılı “Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu”, bazı kamu görevlilerinin sendika kurmasını ve sendikaya üye olmasına yasak getirmiştir.
4688 sayılı Kanunun kapsamında kimler var?
Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu;
-Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda,
-Kamu iktisadî teşebbüslerinde,
-Özel kanunlarla veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda,
-Diğer kamu kurum veya kuruluşlarında
işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanmaktadır.
Kamu görevlilerinin hangileri sendika üyesi olamıyor?
Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, sendika kuramayacak ve sendika üyesi olamayacak kamu görevlilerini de sayma yoluyla belirtmiştir. Kanundaki düzenlemeye göre;
-Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde çalışan kamu görevlileri,
-Yüksek yargı organlarının başkan ve üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar,
-Bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların müsteşarları, başkanları, genel müdürleri, daire başkanları ve bunların yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri, merkez teşkilâtlarının denetim birimleri yöneticileri ve kurul başkanları, hukuk müşavirleri, bölge, il ve ilçe teşkilâtlarının en üst amirleri ile bunlara eşit veya daha üst düzeyde olan kamu görevlileri, belediye başkanları ve yardımcıları,
-Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri, üniversite ve yüksek teknoloji enstitüsü rektörleri, fakülte dekanları, enstitü ve yüksek okulların müdürleri ile bunların yardımcıları,
-Mülkî idare amirleri,
-Silahlı Kuvvetler mensupları,
-Millî İstihbarat Teşkilâtı mensupları,
-Bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların merkezi denetim elemanları,
-Emniyet hizmetleri sınıfı mensupları,
-Ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlileri,
sendika kuramazlar ve sendikalara üye olmazlar.
NEDEN SORMA....
3 Yıldır Mit Raporlarından Daha Gizli Tutulan , Kime Ne Verdin , Ne Aldın , Nereye Ne Harcanmış,
Hiç Bilmediğin, Bilgilendirilmediğin ,
Sır Gibi Saklanan Bilançoyu ,
2 Dakikada Rakamlara Bile Bakmadan,
Sorgulamadan Aklayan
Genel Kurul Delegen Varsa ,
Ve eğer,
Bir Bakanın Haklar verilecek
Mesajıyla 10 aydır tüm camiayı yalan dolan söylemlerle mışıl mışıl uyutup,
Tiyatro Gibi Eylemlerle Avutan,
Genkura Kağıt Kaplan,
Siyasi İktidara Kuzu Olan,
Bir Genel Başkanın Varsa ,
30 Yıldır ,
En Temel Haklarımı Kim Neden Vermiyor ?
Kimler Neden Alamıyor .,
Diye Sorma ,
/Levent Ulucan /
SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
04/01/2015 at
5:44 PM
Tam 100 yıl önce,bu vatan için tereddüt etmeden hiçbir değerin geri getiremeyeceği canlarını feda eden kahraman SARIKAMIŞ şehitlerinin aziz hatıraları önünde rahmet,minnet ve saygı ile eğiliyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun onları unutmayacağız, emanetleri olan vatanı korumak namus borcumuzdur.
ASSUBAYLAR ADINA
SİTE VE GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Merhaba Arkadaşlar.
Başta TSK personelinin olmak üzere atama gören tüm kamu personelinin, öncelikli olarak EMLAK ve NAKLİYE alanındaki ile OTO, İKİNCİ EL ALIM SATIM ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ve Emlak Nakliye ve diğer sektörlerde çalışan emekli meslektaşlarımıza pazar oluşturmak için [URL=http://tayinciyiz.com]Tayinciyiz.Com[/URL] web sitemizi açtık.
Burada ücretsiz üye olabilir, mağaza açabilir ve istediğiniz kadar ilan verebilirsiniz.
Nakliye ile uğraşan arkadaşlarımız destek@tayinciyiz adresine web site bilgilerini ve iletişim bilgilerini gönderirseniz gelen talepleri sizlere yönlendirebiliriz.
İlgilenen arkadaşlarımıza her türlü konuda destek verilir.
facebook profilim:
https://www.facebook.com/tufan.yuksel.54
grup sayfamız :
https://www.facebook.com/groups/tayinciyiz/
web site adresimiz :
http://tayinciyiz.com/
mail adresimiz :
destek@tayinciyiz.com
Değerli meslektaşlarım mucize beklemedik,lakin Temad yönetiminden üyesine saygı zaman zamanda açıklamalar bekledik. Hiçbir zaman gerçekleşmedi.
MS Bakanı ara sıra açıklamalar yapıyor bilgi edindirme müracaatlarımıza çalışmalar devam ettiriliyor yanıtları veriliyor bazı kaynaklardan değişik bilgi alıyoruz, tek suskun Temad yönetimi olarak bilgileri olsa onlar olmasa da sözcüleri açıklama yapardı değil mi? Sonuçta Genelkurmayla görüşemeyenin açıklama yapmasını beklenemez,benim aldığım %90 kesinlikli bilgi ile tüm TSK personeline iyileştirme çok yakında gerçekleşecekmiş gerçekleşirse hepimiz seviniriz Temad yönetimi de ben başardım diye avunur,olsun varsın önemli olan zabitan sayesinde de olsa hakkımızın verilmesidir. İnşallah gerçekleşir de başarı kimin olursa olsun. Saygılar sunarım.
Saygıdeğer Arkadaşlarım,
Dünyamızda savaşlardan, planlı olarak yapılan kıyım ve katliamlardan, acımasız terörden, açlık ve kuraklıktan, deprem, sel gibi doğal afetlerden dolayı hiçbir insanın, özellikle masum çocukların - ve hiçbir canlının - ölmediğini,
Dünyamıza zorbalıkla,aşağılık bir şekilde acımasızca hükmeden egemen, zalim ve emperyalist terörist güçlerin, mazlum halkları katletmediği, kendi özel sömürgelerine yenilerini eklemek için çeşitli bahaneler ileri sürerek, silah kartellerinin ürettikleri silahları tüketmeleri amacıyla yeni savaş çevreleri yaratmadığını,
Ülkemizdeki, dış güçlerin maşası olan eli kanlı acımasız terör örgütü ile üniter yapı bozulmadan tavizsiz ve topyekün mücadele ile, akacak kanın durdurulmasını;anaların babaların,eşlerin,çocukların, sevenlerinin ve tüm ulusumuzun yüreklerindeki acıların ve göz yaşlarının dindirildiğini,
Ülkemize canlarını veren aziz şehitlerimizin anılmasında; şehit yakınlarının ve gazilerimizin sahiplenilmesinde kendilerine devletimiz tarafından gereken değeri ve önemin verildiğini,
Dünyamızda ve ülkemizde ne ezenin,ne ezilenin olmadığı,adaletsizliklerin, hukuksuzlukların,sömürünün sona erdiği,insana insanca yaklaşılmasını ve herkesin insanca, onuruyla yaşayabileceği bir kazancının olduğunu,
Kendi sınıfımıza ise,insanlık onurumuz adına, adalet ve eşitlik için yıllardır haykırdığımız haklı taleplerimizin gerçekleştiğini, temsilcilerimizin kişisel beklentilerden uzak,adil,birlik beraberliği de sağlayıp sınıfımız adına mücadeleye odaklanarak haklarımızın kazanıldığını,
GÖRMEK EN BÜYÜK ÖZLEMİMDİR.
Bu duygu ve dilekler içinde, yeni yılınızı kutlar; umutlu yarınlarla , aileleriniz ve sevdiklerinizle beraber,sağlık ve mutluluklar dilerim.Saygı ve sevgilerimle...
Saygıdeğer üyelerimiz, meslektaşlarımız
Bir yılı geride bıraktık, 2014 yılı bizler,ülkemiz ve yoksullar için hayal kırıklıkları ile geçti.
Dünyada yaşanan krizler, komşularımızın acı,ölüm ve gözyaşı ile dolu demokrasi sancıları bitmek bilmedi.
Yeni bir yıl yeni bir umuttur derler; tüm içtenliğimizle yeni yılın tüm adaletsizliklerin, acıların,imtiyazların,sömürünün sona ereceği,insana insanca yaklaşılacağı bir yıl olmasını diliyoruz.
Sevdiklerinizle,ailenizle birlikte sağlık,mutluluk ve başarı dolu nice yıllara ...
SİTE - ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
Kıymetli meslektaşlarım,Kar geldi 2014 yılı dondurucuya kondu. Yeni yılda önce barış,adalet,birbirimiz dinleyip anlayabilen,sağlıklı,huzurlu,yaşamın tadına varabilen,sıkıntısız yeni bir yıl olması dileğiyle ,yeni yılınızı kutlarım.
Anlatan Mevlana; yaşamın tamamını ise ;'Hayatta Ne Öğrendim, bilmek istersen; diye başlayan dizelerinde anlatmış;
"Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
Ağladım.
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim.
İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
Sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini...
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
Bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı kendimi öğretti bana...
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha sonra da kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine inandım.
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
Gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
Her canlının ölümü tadacağını,
Ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim."
Anladım ki; 800 yıl önce Mevlana'nın, 100 yıl önce Erickson'un, 10 yıl önce Seligman'ın, tüm dünyayı etkileyen, insanlığı mutluluğa götüren yöntemleri, sözleri, aynı ilkeler ve temeller üzerine oturuyor. Bu da, ilkelerin, evrenselliğini ve zamandan bağımsız, sonsuzluğunu bize gösteriyor.
Benim için ise, doğru denizde, inandığım rotada yüzdüğüm, hem de bu yüzmede giderek daha etkinleştiğim, daha da ustalaştığım anlamına geliyor.
Son Olarak bu süreçte ne öğrendim derseniz;
Önce, kendimi görmeyi, kendimi olduğum gibi kabul etmeyi, değer vermeyi, affetmeyi ve sevmeyi,
Sonra, herkesi, her canlıyı, olduğu gibi görmeyi, kabul etmeyi, değer vermeyi öğrendim.
Önce yaşamanın bir şeyler başarmak olduğunu,
Sonra asıl başarının yaşamın kendisi olduğunu, yaşamı tadarak yaşamak olduğunu öğrendim.
Önce An'da olmanın her şeyi farkındalıkla izlemek olduğunu,
Sonra An'daolduğundaherşeyle bütünleşip bir parça olduğunu öğrendim.
Saygıdeğer dostlarım,arkadaşlarım
Yeni yıl tüm umutlarınızın, ülkemizde barışın,adaletin ve refahın gerçekleştiği bir yıl olsun. En içten dileklerimle yeni yılınızı kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Değerli Arkadaşlarımız
Hepimizin bildiği ve bizi derinden yaralayan Menemen Olayı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, laik ve demokratik yapısını hedef alan gerici bir ayaklanma girişimidir. Şeriatı geri getirmek isteyen gerici Derviş Mehmet halkı galeyana getirerek isyana teşvik etmesi üzerine durumu öğrenen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay yanına bir manga asker alarak isyanı bastırmak istemesi üzerine bekçilerimiz Hasan,Şevki ve askerleri ile birlikte şehit edilmiştir.
Aradan geçen yıllara rağmen rejim düşmanlarının besledikleri kin bitmemiştir, fırsat kollamaktadırlar... Laik, demokratik hukuk devleti için çok şehitler verdik; onlar inandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçileriyiz. Laik,Demokratik Cumhuriyetimiz üzerinde oynanan oyunları Ulusumuz bu güne kadar bertaraf etmesini bilmiştir, bundan sonra da ilelebet yaşatacağına hiç bir kuşku duymuyoruz. Bütün Cumhuriyet şehitlerimizin ruhu şâd olsun.
Ayrıntılı bilgi için:
[URL=http://www.ataturkinkilaplari.com/it/143/kubilay---menemen-olayinin-sebepleri---nedenleri.html]http://www.ataturkinkilaplari.com/it/143/kubilay---menemen-olayinin-sebepleri---nedenleri.html[/URL]