…?...!...?...!...?...!...
1975 Olaylarına katılanların mağduriyetlerinin giderilebileceğini sanmıyorum.
Geçen zaman içinde uğranılan zarar, yaşanılan sıkıntılar ölçülemez. Bu günlere kadar gelen haksızlık tarif edilemez.
Konu, hukuk terazisinde yeniden tartılır ve haksızlık tanımlanırsa; tarihe önemli bir not düşürülmüş olur.
Söz konusu olayların getirisinden; bir şekilde eylemlere katılmayanlar yararlandı. Bazı yerlerde birçoğu, sınavla üst sınıfa çıkartılarak, meslektaşlarımıza çok görülen, kendileri için uygun görülmeyen görevlere getirildi. Ya da beraber çalıştığı arkadaşlarının başına amir yapıldı. Bunu da bir çeşit “mobbing” olarak düşünebiliriz, tabi ki…
…!...?...!...?...!...?...
Yavru Vatan Parlamentosuna sızmış bu densiz, kendini bilmez,inkarcı,Rum çıkarı için her şeyini vermeye hazır olan O satılmış Vekil ' E meclis başkanları başta olmak üzere,hükümetleri ve diğer parlamenterler protesto etmeli ve tez zamanda yasal bir işlem batlatmaları gerekir diye düşünüyorum. Bu kadar bilgisiz bir şahsın Yavru Vatan Parlamentosuna girmeside ayrıca düşündürücüdür...
OKUDUGUM BİR KİTAPTA BİLİNEN TARİHİMİZDE YAVRU VATANIMIZ KIBRIS İÇİN VERDİGİMİZ ŞEHİT SAYISININ 81.000 VATAN SEVER EVLATLARI OLDUGUNU BİLİYORUM.
NE YAZIKTIRKİ BU KONUŞMAYI YAPAN KİŞİNİN DURUMUNU SİZLERİN TAKDİRLERİNE BIRAKIYORUM.
SAYGILARIMLA..
KKTC GüV.K.K.Emekli Astsubaylar Derneği
Basın Açıklaması
CTP-BG Milletvekili Sn Doğuş Derya’nın KKTC Meclisinde, 1974 mutlu barış harekatını gerçekleştiren, Kıbrıs Türk halkının can,mal namus ve şerefini koruyan ve sonuçta Kıbrıs’a barışı getiren Türk askerine yönelik olarak yaptığı konuşmayı, şiddetle kınıyoruz.
Kimlik bunalımı yaşayan, tarihi geçmişi bilmezden gelen, bu zavallı şahsiyet bu davranışıyla Kıbrıs Türk halkının egemen varlığının temsil edildiği, KKTC meclisine de hakaret etmiştir.
Sn Doğuş Derya ve ona destek veren zihniyet, Rum kilisesi ve siyasilerinin KKTC içerisindeki sözcülüğü misyonunu yürütmektedirler. Bu seviyesiz söylemlere, Rum siyasileri ve gazetelerinin verdiği destek, bunun açık göstergesidir.
Kıbrıs’ın gerçeklerini görmek ve bilmek istemeyen, Enosis hedefinden vazgeçmeyen rum zihniyetinin sözcülüğünü yapmayı, sözde barış’a hizmet sanan, bu çarpık zihniyet ve destekçileri, KKTC Devletinin sahipsiz olmadığını bilmelidirler.
15 Temmuz 1974 faşist yunan darbesi sonrası, Kıbrıs’ın yunanistana ,ilhak
edildiği açıklaması sonrasında hukuki garantörlük hakkına dayanarak 20 Temmuz 1974’te,Kıbrıs barış harekatı yapılmasa ve Türk askeri kıbrıs’a gelmeseydi,Kıbrıs Türk halkı Girit misali soykırımdan geçirilecekti. Türk köy ve kasabalarında sivil Türk halkına karşı,rum-yunan ikilisinin gerçekleştirdiği toplu katliamlar bunun en açık göstergesidir.
Rumların Türkiye’yi işgalci, Türk askerini aşağılayıcı bağnaz poletikalarına hizmeti şiar edinen zihniyet sahiplerini uyarıyoruz. Şayet 20 Temmuz 1974’te Türk askeri Kıbrıs’a gelmeseydi,bu zavallılar ya katliam çukurlarında olacaklardı,ya da babalarının kim olduğu belirsiz bireyler olarak yaşamaya mahkum olacaklardı.
Hala daha Kıbrıs Türk halkının egemen varlığını,haklarını yok sayan ve Kıbrıs Cumhuriyetini silah zoruyla işgal altında tutan Rumlar, sözde barış ve çözümü,Kıbrıs Türk halkını azınlık olarak görmektedirler.Kıbrıs’ın yönetimini ve kaynaklarını halkımızla paylaşmayı reddetmektedirler.
Bu zihniyet ve iç destekçileriyle, demokratik kurallar içerisinde her mücadeleyi vermeye ve inadına gerçekçi çözüm için,KKTC Devletinin ve halkımızın egemen varlığını yaşatmaktaki kararlılığımızı,bir kez daha vurgular Güvenliğimizin bekçisi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimize sonsuz güvenimizi yineler,herkesi akıl ve sağduyu ile hareket etmeye çağırıyoruz.
Esen ÖMÜRLÜ
Genel Başkan
SEVGİLİ 1970-75 YILLARI MAĞDUR ARKADAŞLARIMIZ
O yıllardaki mağdur arkadaşlarınızdan biriyim. Yaşadıgım,yaşatılan acıları her anlamda içinde hissedenler konunun önemini daha iyi hissedebilir.
İleri demokrasi söylemleri ile gelinen ve unutulan bir sınıfın sorunları insanlık görevidir.
Bu ülkede nice yasalar ile binlerce insan özgürleşir iken bu denli inat ile 70-75 yıllarında hala koskaca bir assubay sınıfına sistemli bir baskı uygulanmaktadır.
İKTİDAR MUAALEFET İLE EL ELE ÖNÜNE GELENİ AFFEDERKEN, TERÖRİSTİ DAHİ BAZI YASALARDAN FAYDALANDIRIR İKEN, 28 ŞUBATCILARI, 1980'CİLERİ GEÇMİŞ HAK VE STATÜLERİNİ VERİRKEN BU ZULÜMDÜR BİZLERE.!
Bu konuda TAS-SEN yönetim kurulu 17/18 ocak 2015 günü Tüzüğünde yapacağı bir ilave değişiklik ile konuyu ön plana alarak konunun AB platformu dahil yurt içi ve yurt dışı noktalarında dile getirerek bir an önce çözülmesi noktasında ilk adımını atacaktır.
Konu hakkında sayın TAS-SEN genel başkanımızın geniş bir açıklaması sizlere tüm sayfalarımızdan duyurulacaktır.
Sevgi ile kalın.
ATİLLA ABAYLI
TAS-SEN
İZMİR İL BAŞKANI
PARALEL-MARALEL, GAZETE-MAZETE, KUMPAS-VS, AZ DA İLERİ DEMOKRASİ…
Rahmetli Erdal İNÖNÜ, siyaset çalışmalarına başladığı günlerde, arkadaşlarıyla gittiği restorantta, siparişleri soran garson, “Ne yersiniz, efendim?” deyince; “Bir şey istemiyoruz. Biz, birbirimizi yiyeceğiz.” demiş.
Şimdiki siyasetçiler birbirini yemiyor. Milleti yiyor. Nasıl mı?
Yakın zamana kadar (on dokuz bin liracık) olan mütevazı maaşlarının, sesiz-sedasız, patırtısız-gürültüsüz (yirmi iki binlere tünediğini) duydunuz mu.!.?. Ben duymadımdı, yeni duydum...
Asgari ücret şu kadarcıkken, açlık sınırı bu kadarken; vermediğim, kendilerinin aldığı paraları haram etmiyorum.! Helâl de etmiyorum.?
Güzel yurdumda, maaşını kömürcü küreği ölçüsüyle kendi belirleyen, ikinci bir iş biliyor musunuz.!
Geçen haftalarda duydum. Birisi, diğerine anlatıyordu. Bir gazete dağıtıcıyı takip eden birisi, gazete bırakılan yerleri not ediyormuş. Yanlışlıkla gazete bırakılan bir yerin ilgilisi bunu fark edince; not alan kişiye durumu bildirip, notu sildirmiş. Ve de (paralel’e) düşmekten kurtulmuş.? İleri demokrasi getirilirken, olur böyle yol kazaları.!
Kendimi iyi hissetmiyorum… Ya siz…
MS 76-4 (B) TSK Müşterek Askeri Kısaltmalar Sözlüğünün 2-13. sahifelerinde geçen Astsb. kısaltmasının Asb. olarak düzeltilmesi hususundaki Yönerge Güncellemesi yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Hayırlı olsun...
Sevgili Osman Ada kardeşim
Sizin de bulunduğunuz bir toplantıda bu konuları tartışıp kendimizce çözüm önerileri ürettik. Siz,TEMAD yönetiminin çalışan ve emeklilerle ilgili tüm STK katıldığı bir mitinge katılmadığından şikayet ediyorsunuz.Deveye neden boynun eğri demişler nerem doğru yanıtını vermiş aynen onun gibi TEMAD yönetiminin hangi olumsuzluklarını saysak. Bizler için bir umut olan ve mücadele tarihinin en büyük maddi ve manevi desteğini alan yönetim ne yazık ki kişisel hesaplarla yanlış mücadele stratejileri ile bu toplumumun umutlarını, birliğini adeta yok ederek büyük hayal kırıklığına neden oldu, hâlâ hatasını anlamamakta hâlâ eleştirilerimizi mücadeleye zarar veriliyor algısı yaratarak günü kurtarmaya çalışıyorlar. Bu yönetimden hiçbir zaman mucize beklemedik, ancak seçilmek için gösterdikleri gayreti mücadele için göstermediler, nemalananların alkışları ile mutlu oldular,tesadüf alınan küçük kazanımlarda hiçbir emekleri, çalışmaları olmadığı halde (GENELKURMAYLA DİYALOĞLARI YOK, DİYALOĞ OLMADAN TEMSİLLİYET OLAMAZ) kendileri başarmış intibaı yaratmak için yandaşları ile kampanya yaptılar henüz kendi rüştünü ispatlayamamış bir derneğin TEMAD'I yılın derneği seçmesini sanki sorunların çözümü ve büyük bir başarı olarak lanse ettiler. Kendilerinin yapması gereken çalışmaları yapanları takdir etmek bir yana mücadele muhalifi olarak sundular, yazacak o kadar çok şey var ki, küçük bir örnek, intihar eden assubay kardeşimizle ilgili tek kelime tepki ve baş sağlığı mesajı yayınlamayan bir dernek yönetimi için söylenecek bir şey kaldı mı? Sistemin parçası olanlarla eleştirileri yapanlara yanıt yetiştirmek yerine eleştirilerden ders alınmazsa, sadece lokal gezi ve birkaç sosyal faaliyetten ibaret olan hizmetlerle Kanarya Sevenler Derneğinden farkımız kalmayacak. DOST ACI SÖYLER...
BEDELLİ ASKERLİK SORULARI
Değerli meslektaşlarım, Sn. Cumhurbaşkanı RTE bedelli askerlik kanununu onayladı, şimdilik geriye dönüş yok. İleride bu kanun değişir mi bilinmez! Ülkemiz için hayırlı olsun diyorum.
Benim asıl belirtmek istediğim, bedelli askerlik konusunda aklıma gelen sorular.
1.Ülkemizin etrafı ateşten çember ve TSK acil olarak 72000 erbaş ve ere(resmi kaynaklara göre) ihtiyacı olduğu bir zamanda, bedelli askerlik birdenbire nasıl çıktı? Para için mi, oy için mi, vatan için mi, yani kısaca neden çıktı?
Bizim haberimiz olmadan TSK profesyonel askerliğe geçti de onun için mi bedelli askerlik yasası çıktı?
Yoksa…
2.Bedelli askerlik kanunu geçtiğimiz günlerde Sn.Başbakan A. Davutoğlu'nun müjdeli sürpriz açıklaması ile gündeme gelmiş, Genelkurmayın haberi yok denilmişti! Eğer öyleyse, bedelli askerlik konusunda bile Genelkurmayın görüşü alınmıyorsa, Sn. Genelkurmay Başkanımız neyi bekliyor, niçin istifa etmiyor?
3. Bedelli askerlik düzenlemesi kabul edilen kanuna göre, 1 Ocak 2015 tarihinde 28 yaşından gün almış olan kişileri kapsıyor. Ama, 2 Ocak 2015 tarihinde 28 yaşında gün alıyorsa, örneğin; bir gün sonra gece saat 00.31 de dünyaya geleni kapsamıyor ! Sadece 31 dakika dünyaya geç geldiyse onun suçu ne? Bu çelişkileri ortadan kaldırmak için yasanın içine dakika, saat, gün, hafta ve ay farkı konulamaz mıydı? 18000TL +..31dk farkı=toplam bedelli askerlik parası gibi…! Bedelli askerlik yasası da böylece otomatiğe bağlanamaz mıy dı?
4.Uygulamadan yararlanma hakkı bulunan yoklama kaçağı ve bakayalar hakkındaki tüm idari ve adli soruşturma ile kovuşturmalar durdurulacak, başlatılanlar sona erdirilecek, haklarında verilen idari para cezaları ise tahsil edilmeyecek denmektedir!
Peki, bu şimdiye kadar askerlikten kaçmış kişilere çıkarılmış bir af değil mi? Asker kaçaklarını ödüllendirmek, PARA karşılığında AF çıkarmak değil mi? Siz askerlikten kaçın biz bi şekilde sizi affederiz demek değil mi?
5.Diğer taraftan 100 binlerce askeri personel (özellikle Assubaylar ve uzman çvşlar) SİCİL AFFI çıkarılmadığı için, saçtan, sakaldan vs. gibi uyduruk kıldan bahanelerle, disiplin cezaları ile cezalandırılıp, emekli olsalar bile dosyalarında bu cezalar silinmemekte, öbür dünyaya, taa mezara kadar devam etmektedir!
Konu askerlik ya, ben de şimdi soruyorum. Askeri personele SİCİL AFFI çıkarmak için kaç TL lazım? Emekli veya muvazzaf askeri personel olursa fiat değişir mi? Örneğin; 15 sene önce emekli olmuş, 60 yaşındaki torun torba sahibi bir Assubayın (ki yaşıyorsa), dosyasındaki 44 yıl önceki MİADI geçmiş disiplin cezalarını silmek, o Assubaya kaça patlar? Peşin mi olur, taksitli mi? TL mi olur, yoksa PARA olsun da hangi para olursa olsun mu denir?
6. Bedelli paraları Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Vakıflar Bankası'na yatırılacak ve savunma sanayi için MSB’ye verilecekmiş! İyi güzel de diğer paralara karışmasın diye ayrı kasalarda mı saklanacak, yoksa özel kutu mu yapılacak? Ya da, o da para, bu da para, paraların akı karası olmaz diye hepsi birbirine mi karıştırılacak?
7.Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce, sağlık sebebi ile haklarında verilen askerliğe elverişli olmadıklarına dair kararlardan dolayı askerlik hizmetinden muaf tutulanlar da istekleri halinde yaş şartı aranmaksızın bedelliden yararlanabileceklermiş!
Yani, psikiyatriden askerliğe elverişli değildir raporu olan bir kişi parayı bastırınca askerlik yapmış sayılacak öyle mi? Bu ne anlama geliyor, bunun mantığı nedir? Psikiyatriden raporlu o kişi bedelli için parayı bastırırken ‘’PARA PARA PARA’’ diye şarkı söylemeye başlarsa yine de bedelli askerlik tezkeresi alacak mı?
8.Bedelli askerlikte yararlananlar, askerde olması gereken günlerde plajda güneşlenirse bedelli askerliği yanar mı?
9.Bedelliye yatırılacak para nerede, nasıl ve ne zaman kazandın diye sorulacak mı?
10.Bu yasa, alavere dalavere FAKİR TÜRK MEMED NÖBETE yasası mı?
Saygılarımla.
Ankarada işçi ve memur temsilcisi olan sendikalar ve dernekler halk için bütçe demokratik Türkiye sloganı ile miting yaptı, Temad olarak bu mitinge katılmadık lafla STK olunmaz hak alınmaz birilerinin lütfedeceği ile yenineceksek mücadeleyi unutup lokallerle gezilerle yetinelim kimse kimseyi kandırmasın.
Kıymetli emekliassubaylar.org sitesinin yöneticileri ve okurları,
Yaklaşık yedi yıldır sitemizin müdavimi ve Aydınlık köşesinin de yazarıyım. Bu süre zarfında benim yazılarıma gösterdiğiniz tahammül ve sabırdan dolayı teşekkür ederim. Bu siteye yazmaya başladığımdan beri assubayların onurlu bir yaşam sürebilme adına en haklı isteklerini seslendirirken zaman zaman ironi yaptım. Zaman zaman duygusal yazılar yazdım. Bazen de ülke sorunlarımızı algıladığım şekilde değerlendirdim.
Geldiğim noktada geriye baktığımda maalesef sürecin ve hakim olan emekli assubayların sivil toplum mantalitesinin benimkiyle uyuşmadığını, bilakiş aksi yönde uzaklaştığımızı gördüm.
Bunu söylerken hiç kimsede suç aramıyorum. Bir rüzgardım estim. Bir yağmurdum dindim. Ya da bir vagondum raydan çıktım. Ben müsadenizle sayfadaki yerimi daha enerjik olanlara bırakıyorum.
Astsubay arkadaşlığının, gurbette karşılaşan iki hemşeri arkadaşlığından ileri gitmesini temenni ederek Aydınlık köşesinin mümkün ise kapatılmasını rica ediyorum. Kalın sağlıcakla…
Herkese merhabalar,
Ben Sakarya Üniversitesi Bilgisayar Müh. son sınıf öğrencisi Gizem Ulutaş. Depremde göçük altında kalan insanların kurtarılmasına yardımcı olabilmek için mobil cihazlarda çalışacak bir proje geliştiriyoruz. Ancak bazı verilere ihtiyaç duyduk ve bir anket hazırladık. Sizlerden sadece 5 dakikanızı ayırıp anketimize katkıda bulunmanızı rica ediyorum.
Link: [URL=http://goo.gl/W6EHfv]Mobil Kullanım Anketi[/URL]
Evet arkadaşlar, hepiniz haklısınız .Bir tane haksız olanınız yokdur.Burada önemli olan,karşılıklı sevgi ve sayıyı kaybetmemektir.Ortada katmerli, yürekleri yosun bağlamış, lafdan anlamayan,vurdumduymaz,hakdan, hukukdan, sağ duyudan yoksun bir iş bilmezler takımı ile karşı karşıyayız,her platformda sesimizi duyurduk ama karşımızdakiler insanlıkdan nasibini almamışlarsa ne yapabiliriz?? Artık Allah'a havale ediyorum o renksizleri...
Ankara'da İstanbul'da yürüdük, binlerce meslektaşımla defalarca Anıtkabir'e çıktık. Bayram havasında nutuklar dinledik,açlık oruçları tutuldu.Bütün televizyon kanallarından her türlü sorunlarımız kamuoyuna aktarıldı. İcra mevkiindekiler duyduk dediler.Somut sonuç ise gazımızı elde edilen 100.- TL ile aldılar.Şimdi başta Temad olmak üzere sustuk, durmaktayız. Bu arada birbirimizle de kavga etmekten duramıyoruz.Vizyon olmayınca olacağı budur der, selam, sevgilerimi ve saygılarımı sunarım.
Sayın Tıravoğlu'na Sn.Abaylı yanıt hakkını kullanmıştır,izin vermemiz halinde bu polemik artarak uzun süre devam eder ve sitemizi de yaralar, zaten bu tür karşılıklı sataşma içeren yazıları başka platformlarda yazışıyorlar,yayınlanmamasını öneriyorum. (M.E.A.)
MESAJI ABAYLIYA ÖZEL MESAJLA İLETİP TRAVOĞLUNA BİLGİ VERİLDİ E.G
-
EY TEMAD’A BÜTÜN ZAMANLARDA EN BÜYÜK ZARARI VEREN İŞBİRLİKCİ:
Sn.(?) Atilla ABAYLI
Bu benim size vereceğim son yanıt olmayacak,
TEMAD’a kurulan kumpasa son verene kadar tüm işbirlikçilerle mücadeleye devam edeceğiz.
Gelelim konumuza;
1. Size hiçbir konuda mesnetsiz sorular sormadım. Suçlamalarda bulunmadım. Size hiç hakaret etmedim, benim dayıvari üslubum olamaz serde İzmirliyiz delikanlılık ruhumuzda var, lafı dolandırmadan kıvırtmadan direkt olarak söyleriz, siz bunu dayıvari bir davranış biçimi olarak algılıyorsanız bu sizin probleminiz. Yaptığımız görüşmede yaşınıza hürmetle sizi sıkıştırma ya da çıkmaza sokmamak adına bir çok konunun müphem kalmasına müsaade ettik. Ama bugün anlıyorum ki saygı yaş olarak büyük olana değil hak edene gösterilmeliymiş. Geçelim.
2. Öncelikle ben sendika kumpası ile ilgili sorularımı size 04.MART.2014’de sormuşum, oysa ki ben hasb-el kader değil meslek büyüklerimin isteği ve arzusunu kıramayarak 11.MAYIS.2014’de Bayraklı İlçesinde gerçekleştirilen Olağan Kurulda üyelerimizin oylarıyla yönetim kuruluna ve delegasyona seçilmiştim. Yani daha o tarihte size göre sistemin çarkları (?) işlemiyordu. Ziyafet sofraları ve 5 yıldızlı oteller sizin ilgi alanıza girebilir ve sizi cezbedebilir ama ben bu 5 yıldızlı otellerle TEMAD sayesinde tanışmadım. Konumuz bu değil ama bu 5 yıldızlı otel sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Ankara’nın bir kenar mahallesindeki düğün salonunda yapılan kongre sizi daha mı mutlu ederdi? Geçelim.
3. Sizinle yaptığımız görüşmede yapılan masraflarla ilgili olarak Örn. Sözde sendikanın kuruluş çalışmaları için yapılan toplantıların ulaşım masrafları ile ilgili olarak uçak biletlerinin size gönderildiğini söylemiştiniz, daha sonra herkesin bir bedel ödeyerek katkı sağlandığını falan söyleyerek tilkilerin kuyruklarını birbirine değdirmiş oldunuz, e tabi yalan çok olunca karışıyor. Yazımın başında belirttiğim gibi bu toplantıdaki amacımız sizi sıkıştırmak ya da üzmek falan olmadığı için toplantıda bunları bahis konusu yapmadık.
TEMAD ile yıllardır sözde içli dışlısınız ama, TEMAD’ın kongre masraflarının Kamu yararına çalışan dernekler statüsüne uygun olarak M.S.B.'nın gönderdiği "tanıtım faaliyetleri" adlı ödenekten karşılandığını bilmiyorsunuz. Yani siz ve sizin gibi hazımsız muhalif provakatörlerin güya TEMAD’ı yıpratmak amaçlı bu iddianın asılsız olduğunun bile farkında değilsiniz. Geçelim.
Sonuç olarak; Sözde sendikal faaliyetlerle ilgili yazım ve yanıtını asla vermeyeceğiniz sorular ortada dururken “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” cevvalliğiyle sizin sendika masallarını dinleyecek vaktim yok. Siz bu masalları TEMAD konusuna fazlaca vakıf olmayan saf temiz meslektaşlarımıza anlatın. Yani sizin sözde sendika safsatalarına bizim karnımız tok, biz 60 yıllık tabuları yıkmakla meşgulüz.
Ha, eğer işinize gelmediği için, herhangi bir nezaketsizliğimiz, terbiyesizliğimiz olmadığı halde sizin ununuzu ipe sermekte olduğumuz internet sitelerindeki ENGELLEMEYİ KALDIRIR bizi tekrar eklerseniz, sizin sendika kumpasını oralarda, sözde liderinizin ve sizin ne menem bir astsubay sevdalısı olduğunuz (?) saçmalıklarınıza yanıt vermekten imtina etmeyiz.
Sizi takipteyiz, bilesiniz.
M.Haluk TIRAVOĞLU
(E) Dz.Tls.Kd.Bçvş.
TEŞEKKÜR : Yayın ilkelerine uygun olmadığı halde bir önceki mesajımdaki notunuzda da belirtiğiniz gibi samimiyetime ve iyi niyetime güvenerek yanıt hakkımı kullanmama vesile olan emekliassubaylar.org sitemizin yöneticilerine teşekkür ederim.
1.Bizler birbirimize girdik sen yaptın, ben yaptım derken!
2.12 yıldır MSB bakanları Astsubayların özlük hakları çalışmaları hızla ve adaletli bir şekilde devam ediyor diye doğruyu söylemiyorken çalışma aşamasını geçemezken ve bizler bu aldatılmışlıktan nasıl kurtuluruz diye düşüneceğimize yok sendika yok, temad gelinen nokta sıfır...
3.Bizleri oyalayıp kandıran MSB,Bedelli Askerliği açıkladı ertesi gün TBMM Komisyondan geçirdiler.
4.Demek ki neymiş, yıllarca çalışmalar devam ediyor safsata imiş.İsteyince bir günde yasalaşabiliyormuş...
Arkadaşlar, birbirimizi yemek yerine bu oyunları görmemiz ve ne yapmalıyızı tartışmalıyız...
TEMAD ve MSB.lığı
Saygıdeğer arkadaşlar
Bu sitede uzun uzun yazılanları takip ediyorum. Çoğunluğunda TEMAD hakkında yönlendirme ifadeleri yer almakta. Ancak, TEMAD birinci dönemin sonu (yani Sn.Keser'in başkanlığı) ikinci dönemin başı aynen MSB.lığının taktiğini uygulamaktadır. Yani ...cağız, ...edeceğiz gibi teraneler.
En son MSB TBMM.de soru önergesine verdiği cevapta bilinen maddeleri hazırladık ilgili bakanlıklarda koordinede diye cevap vermektedir. TEMAD hemen Sn.Bakana cevaben konunun takipçisi olacağız beklemekteyiz diyemedi. Bu koordine işi yokuş işidir. Bu hale getiren de TEMAD'dır. Tv. kanallarında gelişigüzel konuşmaların yerine bakanlıkla koordineli hareket etmesi yönünde tercih kullansalardı veya bu yönde her türlü siyasi kanalları arama çabası içinde bulunmaları daha etkin bir yöntem olacaktı. TEMAD olarak hiç bir makam veya kurum ile alınganlık içinde bulunamazsınız ve buna hakkınız yok. Uzun zamandan beri Bakanlık ve Genkur ile görüşme olanağı bulamadılar.
Kısaca konunun özeti bu yönde.
Öyleyse bizler bireysel bilgi edinme hakkımızı kullanarak MSB.lığından, Bakanın açıklamasının 2014 yılında sonuçlanıp sonuçlanmayacağını soralım ve alacağımız cevabı da bu siteden deklere edelim.
Bırakalım TEMAD her ne yapacaksa yapsın.
2015 yılı Genel Seçimleri var, aday olmayı düşünenler olabilir. Tüzüğü bilmiyorum aday olanların dernek yönetiminden istifa olayı var mıdır?
Son söz olarak;
TEMAD'dan beklemeyelim ve siyasi kanalları biz hep beraber kullanalım.
Sağlık dolu yaşam temenni ediyorum.
Saygıdeğer Arkadaşlarımız
Bugün, kadınımıza seçme ve seçilme hakkının verilmesinin yıl dönümü, kutlu olsun...
Cumhuriyet özgürlüktür, Cumhuriyet fazilettir, bunu hâlâ anlamamış olan çağ dışı zihniyeti kınıyoruz. Kadınlarımız her şeyin en iyisine layıktır. Saygılarımızla.
[URL=http://www.ataturkinkilaplari.com/ik/154/ataturk%E2%80%99un-kadinlara-verdigi---sagladigi-haklar---nelerdir.html]http://www.ataturkinkilaplari.com/ik/154/ataturk%E2%80%99un-kadinlara-verdigi---sagladigi-haklar---nelerdir.html[/URL]
Değerli Meslektaşlarım;
Başlangıçta nerelerdeydik şimdi nerelerdeyiz.
Birleşmek için çıktığımız yolda o kadar bölündük ki, nerdeyse hücrelere ayrışma durumuna geldik. Nedenini kendimize sormalıyız. Dert de bizde derman da. Tedavi için her dem anlattığımız gibi sorunumuz tek ses olamamakta.
Genkur. Kapılarını kapamış Assubaylara. Hukuk deseniz gugukun da ötesinde bir batakta. Ne diyor Burhan Kuzu efendi, AYM karar alsa bile tanımayız. Ortamı bu şekilde kabullenerek bizlerin de hak arama mercii neresi ise hukukçu arkadaşlarımızdan destek istemeliyiz. Bu konuların bazıları tarafından siyasi diye nitelemelerine gerek yok. Derlerse de hiç önemi yok. Oy kullandığımıza göre hepimiz siyasetin içindeyiz. Bizim isteklerimiz; Tek cümle ile, VERİLMEYEN HAKLARIMIZIN VERİLMESİDİR.
Buna odaklanmadığımız süreçte, havanda su dövmekten öteye gidemeyiz diye düşünüyorum. Saygı ile. Mithat Türetken.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde tüm engellerin kaldırılması, sorunlarının çözüme kavuşturulması dileği ve umuduyla engelli yurttaşlarımıza kolaylıklar ve mutluluklar dileriz.
Sayin Site yonetimi
Bu yaz intibak kanunu ile ilgili Ismail Turan agabeyimizin actigi davanin kazanildigi ile ilgili bir haber cikti, daha sonra Ismail Turan abimiz telefon numarasını verdi bilgi almak isteyenler ile ilgili lakin hic bir bilgide alinamadi. Temad dahil mahkemeden cikan karari elde edemediler, bu konu ile ilgili bir bekleyis var, ama ne bekleniyor kimseden de bir ses yok. Ben de bir kere buraya yazmistim, fakat gecen sure icinde hic bir gelisme duymadigim icin tekraren yazmak geregi hissettim.
Bu konu ile ilgili bir gelisme var midir? Sayin Ismail Turan abimiz telefonunu da kapatmis sanirim ulasilamiyor,bilgisi olan varsa bizleri de bilgilendirirse sevinirim. Bu arada tum meslektaslarima , emekli abilerime saygilarimi sunuyorum, Allah hepimizin yar ve yardimcisi olsun.