Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
22°C
Hafif Yağmurlu
Cum 23°C
Cts 24°C
Paz 25°C
Pts 25°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
6676 kayıt.
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
26/05/2015 at 7:40 AM
BİR MESLEKTAŞIN ARDINDAN Çok çekti emekliliğinde, öncesi gibi. Günyüzü görmedi, ayaklarını uzatıp, oh çekerek dinlenemedi. Yaz kış hep karşılaşıyorduk aynı köşede. Sıkıca giyinirdi, soğuk kış günlerinde. Elinde sıkıca tutuğu piyango biletleri, şans satıyordu, isteyene. Soğuktan kurumuş, kararmış elleriyle. İnandığını sanmıyorum iyi şansa… Hep düşünür, çaresiz, sıkıntılı bir hali vardı. Sana da çıkabilir, ya çıkarsa gibi ısrarlı deyişleri yoktu dudaklarında. Öylece beklerdi, hep aynı köşede. Bir zaman sonra bıraktı, şans satmayı. Umduğu gibi olmamıştı. Sadece kazanamadığını söyledi. Artık evinde dinlenmek istediğini söyledi, keyifsizce. İki kızı okumuştu. Biri öğretmendi. Diğerinin de işi iyice imiş. Sonra, birkaç yıl cebelleşti, amansız bir hastalıkla, umutsuzca. Hastanede ziyaret ettiğimde, elini tuttum, iki elimle. Sıkmaya çalıştı, kuvveti tükenmişti. “Yarın yine geleceğim, çok anlatacaklarım var. Uzun uzun konuşuruz, şimdi dinlen.” dedim. Eşinin ısrarına rağmen gözlerini açıp bakamadı. Nefes alışına ve inleyişlerine ara verişinden benim orada bulunduğumu fark ettiğini anlamıştım. İlk kez elli yıl kadar önceden duyduğumuz seslerimizden birbirimizi hatırlayacağımızı biliyordum, bu son anlarında. Döndüm, dışarı çıkıp, hızla gittim. Ben tekrar ziyaretine gidemeden, acı haberi geldi. Üstüne toprak atarken, belki de torun özlemini de gömdük, şans satan şanssız yorgun bedeniyle. İki kız, bir *** kaldı, ondan geriye. Bir de köşe başında, şans tutan elleriyle solgun silueti, belli-belirsiz… Okulda başlayan, yarım asır süren bir arkadaşlık böylece bir varmış, bir yokmuş gibi karıştı yokluğa…
Lütfen bekleyin...
Mehmet KARTAL Mehmet KARTAL
25/05/2015 at 6:02 PM
Mevki ve ünvanlar sıradan insanları cesur yapar. İnsanlar yaşarken,doğrulardan çok yalanlara muhtaç olduklarını anlamış ve doğrularla dünyanın çekilmez olduğunu bulmuşlardır. Gerçek bir yerde başlar,bir yerde biter, Sürekli olan ve bitmeyen şeyse yalandır. Gerçek yalanlanamaz, ama her yalan kolayca gerçek gibi görünebilir.Çünkü zihnin gelgitleri,duyguların her esintiye açık olması,durum ve olayların karşısında ruhsal yapının sarsıntıya uğraması sonucu insan gerçek olmayanı da gerçek gibi algılamaya başlar. Özellikle, de profosyenelce yapılan PROPAGANDA yöntemleriyle insanların kanmayacağı,aldanmayacağı ve teslim olmayacağı bir yalan yoktur. En yenilmez insan karşısındakine en keskin duygularla direnen insandır. Tüm yenilgilerin ardında durmak veya uzun süreli yaşanan bir duraksama vardır. İnsanlar zayıflıklarını tekrar ede ede sonunda kendilerini haklı görürler,ceremesini de en kısa zamanda öderler. Kişi yenileceği endişesine kapılmadan önce yenilmez. Yenileceğinden korkan daima yenilir.Ne kadar eminseniz,sezgileriniz,tahminleriniz ve tercihleriniz de o kadar isabetli olacaktır. Birey olmada ve güçlü bir kişilikte özgürlük ve sorumluluk birlikte bulunur. sadece özgürlük verilirse,bencil bir başıbozukluluk ortaya çıkar.Sadece sorumluluk verilmesi durumundaysa KÖLE İTAATİ doğar. İnsanlar kendi hakları için EYLEMDE bulunmadıkça gitgide daha fazla itaatkarlaşırlar, Mutlu yaşam ancak mücadele ile olur. İnsan dik durmayı,hiçbir yere yaslanmadan mücadele etmeyi,şeref ve özgürlüğü tehlikeye düştüğünde boyun eğmemeyi,söylenmesi gereken sözden kaçındığı,soyulmaya,aldatılmaya,aşağılanma ve kullanılmaya izin vermemeyi BECEREMEDİĞİ sürece Pinokyo'dan öte bir şey değildir. "Özgür olmak isteyip izin bekleyen Hakkını isteyip lütuf bekleyen Her şeyden yakınıp hiçbir şey yapmayan Sadece konuşup,her şeyi isteyen" İnsanların yurt düşüncesi ve sevgisi,düşüncenin ucuzlatılması ile her türlü bayağılaşmaya karşı en dayanıklı ve korunaklı kaledir. Yiğit olmak için azgın olmak gerekir. Ancak azgın olanlar yatiştırılamaz. Yenilmez,gözü kara ve boyun eğmezdir. Bu azgınlık,ruhun coşku ve köpürmesinden kaynaklanır. Hem yumuşak huylu hemde yiğit olmak,doğada böyle bir canlı yoktur.sağlam ruhu dışardan gelen hiç bir etki esnetemez. alıntı,AKILLI OL
Lütfen bekleyin...
Hikmet AYDINCAK Hikmet AYDINCAK
24/05/2015 at 9:37 PM
BAŞÇAVUŞ KADAR BAŞINIZA TAŞ DÜŞSÜN……… Değerli meslektaşlarım, kim ne derse desin TSK bu milletin gözbebeğidir. Assubaylarda TSK nın belkemiğidir. TSK içinde assubaylar olmadan ne bir uçağı havalandırabilir, ne bir gemiyi yüzdürebilir, ne de bir tankı dağlardan aşırabilirsiniz. Bütün bunların temelinde assubayların bilgisi, emeği, alın teri vardır. Yurdumuzun her karış toprağını savunan, bu topraklar üzerinde yaşayan milletimizin canını, malını, namusunu gece gündüz demeden hayatı pahasına koruyan TSK’nın lokomotifi assubaylardır. Hakları darbelerle gasp edilmiş meslektaşlarım, bütün zor şartlara, baskılara ve insan hakları temelindeki aykırı yasalara rağmen, EMEĞİYLE EKMEĞİNİN PEŞİNDE ONURUYLA görev yapmaktadır. İçinde yaşadığımız zaman diliminde hırsızlığın, yolsuzluğun, rüşvetin, arsızlığın, adam kayırmanın, yalancılığın, sahtekarlığın ayyuka çıktığı bu günlerde assubay toplumunun VAKUR ve ONURLU duruşu, ülkemizin geleceği açısından büyük bir güvence, büyük bir önem arz etmektedir. Bütün bu gerçeklere rağmen, hala birileri çıkıp kamuoyu karşısında assubayların aleyhinde konuşabiliyorsa yazıklar olsun. Hele hele de bu konuşan bir parti başkanıysa bunu kabul etmek asla mümkün değildir. HDP eş başkanı Sn. Selahattin Demirtaş Malatya’da yaptığı mitingde (20.05.2015), devletin baskısını anlatmaya çalışırken, ‘’…..vakti zamanında BİR BAŞÇAVUŞ BİLE bütün bölgede tek başına devletim derdi. Herkese terör estirir, diz çöktürmeye çalışırdı!...’’ dedi. Malatya’lı emekli bir başçavuş olarak kendisine, başçavuş kadar başınıza taş düşsün demiyorum. Bu tabir yılların tecrübesini taşıyan başçavuşluğuma ve şahsıma yakışmayacağı gibi, HDP’ye oy veren milyonlarca kişiye de saygısızlık olur. Ama Sn. Demirtaş, muvazzafı ve emeklisiyle, aile efradıyla birlikte yaklaşık olarak bir milyonu geçen koskoca bir toplumu hakir gösterecek, itibarsızlaştırarak küçük gösterecek sözleri meydanlarda sarf etmeyi kendine yakıştırıyor! HDP eş başkanı olarak meydanlarda, televizyonlarda sürekli kardeşlikten, barıştan, haktan, hukuktan, emekten, alın terinden bahsederek herkesten oy istiyorsunuz. Diğer taraftan da büyük bir toplumu küçük düşürecek sözler sarf ediyorsunuz! Bu bir çelişki değil mi? Elbette her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da kötü örnekler olabilir. Ancak, münferit bir veya birkaç kötü örneği, meydanlarda dile getirerek bir toplumu karalamak, toplumun tamamına mal etmek, hedef göstermek yanlıştır. Bu sizin kardeşlik ve barış söylemlerinizle bağdaşmadığı gibi, insan hakları savunuculuğu yapmış hukukçu kimliğinize de yakışmamaktadır. TSK da hiyerarşik bir yapı olduğunu, assubayların emir komuta zinciri içerisinde devlet adına görev yaptıklarını, terör estirmek gibi bir görevlerinin olmadığını, asıl teröristlerin ülkenin birlik ve beraberliğini bozan kişiler olduğu sizde dahil bütün herkes tarafından gayet iyi bilinmektedir. ‘’…vakti zamanında….’’ yapılan darbelerin faturasını Sn. Başkan kendine göre başçavuşa kesmiş ama adres yanlış ! Bence, Sn. Demirtaş, çok geç kalmadan Malatya’daki konuşmasından dolayı assubay toplumundan özür dileyip, öncelikle o talihsiz konuşmasını düzeltmesi gerekir. Sn. Demirtaş, Malatya’lı emekli başçavuş olduğumu belirtmiştim. Seçimde de sandık görevlisiyim. Benim görevli olduğum sandıktan partinizin sandık görevlisinin olup olmaması önemli değil, kendi partimin oylarını koruduğum kadar, bütün partilerin dolayısıyla sizin oylarınızı da sonuna kadar koruyacağımdan, bir tek oyunuzun bile kaybolmayacağından emin olabilirsiniz. Bu milletin canını, malını, namusunu korumayı meslek edinmiş bir BAŞÇAVUŞ bir oyu mu koruyamayacak. Yiğitlik BAŞÇAVUŞTA kalsın, seninde canın sağ olsun başkan. Saygılarımla
Lütfen bekleyin...
SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
24/05/2015 at 6:59 PM
HAVA ASTSUBAY MYO HAVACILIK BİLİM VE KÜLTÜR ŞENLİĞİ Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu Bilim ve Kültür şenliği İZMİR Gaziemir’de başladı. Gaziemir Belediyesi Halk oyunları ekibinin gösterisi, Hv.Eğitim Komutanlığı bando ve orkestrası gösterileri ile Solo Türk gösteri uçuşları nefesleri kesti.Hava Teknik Okullarındaki şenlikte Model uçak yarışları, uçak ve helikopterlerin tanıtımı ve sportif gösterilerle devam eden etkinlikler akşam KIRAÇ’ın konseri ile devam edecek. Genç meslektaş adaylarımızın bilim ve kültür şenliğini kutluyor tüm yaşamlarında sağlık,huzur ve adaletli günler diliyoruz.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
24/05/2015 at 4:51 AM
YAŞLI ADAYLARINA BİR ÖNERİ. Hafızanıza “hamal gibi” davranmayı çoktan bırakmanız gerekirdi. Ona güvenmemeyi öğrenmiş olmalısınız. “Kâğıt, asla unutmaz.” Kâğıda yazın ya da bilgisayarınıza not edin. Hemen unutun.
Lütfen bekleyin...
adnan fuat özdemir adnan fuat özdemir
23/05/2015 at 10:48 AM
İKİ DAVET BU GÜN ASSUBAY TOPLUMU ÖNÜNDE İKİ KIRILMA NOKTASI İLE KADERİNİ BELİRLEYECEK BİR BEKLEYİŞ İÇİNDE DİR. BİRİNCİSİ 13 YILDIR İKTİDAR OLAN AKP NİN BU ÜLKENİN MAZLUMLARINA VERDİĞİ AĞIRTAHRİBATIN VE ÖDETTİĞİ BEDELİN ALTINDA EZİLENLERİN EN BAŞINDA ASSUBAYLARIN VE EMEKLİLERİNİN BULUNMASI DIR. BU ANLAMDA BU İKTİDARIN 07 HAZİRAN GÜNÜ MEŞRU YOL OLAN SANDIK İLE BİR AN ÖNCE ALAŞAĞI EDİLMESİ ELZEM DİR. BU ANLAMDA TÜM ÜLKEDEKİ MAZLUMLAR GİBİ ASSUBAY TOPLUMU DA BİR MİLYONA YAKIN OYU İLE 08 HAZİRAN SABAHI GÜNEŞE MERHABA DEMEYE HAZIRLANMAKTA VE HASRETLE ÖZLEMLE BEKLEMEKTEDİR. KALAN SÜREÇ AZALMIŞTIR. PEKİ BU TOPLUM KALAN SÜREDE SADECE BEKLEMELİ Mİ ? HAYIR ÇALIŞMALI BİR ŞEYLER YAPMALIDIR. SOSYAL DEMOKRAT TÜM ÜYELERİMİZ VE AİLELERİMİZ CHP DE; MİLLİYETÇİ VE MUHAFAZAKAR TÜM AİLELERİMİZ DE MHP DE BİRLEŞMELİ DİR. TEK OY DAHİ ZİYAN OLMAMALIDIR. ÇALIŞMANIN İLK ŞARTI BU OLMALI DIR. SONRASI KOLAYDIR. HEPİMİZ BULUNDUĞUMUZ EN YAKIN YERDEKİ İRTİBAT BÜROLARINA UĞRAYIP BU İKİ PARTİNİN VAAT VE PROĞRAM BROŞÜRLERİNİ KOMŞULARA, AKRABALARA DAĞITMALIYIZ. SON ÜÇ YILDA KAÇ TANE ÇALIŞAN VE EMEKLİ ASSUBAYIN İNTİHAR ETTİĞİNİ, YOKSULLUĞUN VEHAMETNİ, ADALETSİZLİĞİNİ, DEVLETİN NASIL ELE GEÇİRİLDİĞİNİ, NASIL YANDAŞLARA PAZARLANDIĞINI NASIL BİR İNFAZ KURUMUNA DÖNÜŞTÜĞÜNÜ, MİLLİ GELİRDEN KİMLERİN NEMALANDIĞINI, EN ZENGİN İLE EN YOKSUL ARASINDAKİ FARKIN SON SEKİZ YILDA TAM 15 KATINA ÇIKTIĞINI ANLATMALIYIZ. VATANIN, MİLLİ BİRLİĞİN, BAYRAMLARIN, MUSTAFA KEMALİN CUMHURİYET SİSTEMİNİN VE DEVLETİNİN TÜM KURUMLAR NEZDİNDE NASIL YOK EDİLMEYE ÇALIŞILDIĞINI SÖYLEMELİYİZ. TSK NIN HER FERDİ VE BU OCAKTAN HER EKMEK YİYENİ ÜÇ BEŞ GÜNDE BİRDENBİRE VATAN SEVER OLAN PARTİLERDEN UZAK DURMALIDIRLAR. YÜZLERİNİ BU SEÇİMDE CHP İLE MHP YE DÖNMELİDİRLER. SANDIKTAKİ KOALİSYONU İKTİDARDA DA SÜRDÜRMENİN ÖNÜNÜ AÇMALIYIZ. ŞANSI OLAN PARTİYE OYU İLE GÜÇ KATMALI SONUCU BELLİ OLAN PARTİLERLE OYUMUZUN GÜCÜNÜ HEBA ETMEMELİYİZ. HEDEFİMİZ CUMHURİYETÇİ CEPHE İKTİDARI OLMALIDIR. İKİNCİSİ İSE, BEŞ YILDIR BU TOPLUMA SIFIR KAZANIM GETİREN TEMAD GENEL MERKEZ YÖNETİMİNİN DEĞİŞİMİ ARTIK ELZEM HALE GELMİŞTİR. ÖYLE Kİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISININ DAHİ İKTİDARDAN VEKİL ADAYLIĞINA BAŞVURDUĞU, BU TOPLUMUN ATASINA OLAN BAĞLILIĞINI DAHİ AYAKLAR ALTINA ALDIĞI BİR YÖNETİMİN ACİLEN DEĞİŞİMİ DERHAL SAĞLANMALIDIR. CAMİASINI İKİYE BÖLEN, SEVGİYİ, BÜYÜĞE SAYGIYI, YOK ETTİREN, HERKESİ BİRBİRİNE KIRDIRAN, SÖVDÜRÜP HAKARET ETTİREN, SEVİYESİZ İNSANLARI YÖNETİMİNE ALAN, ORTAMI DAHA DA GERDİREN, HUKUKSUZ İHRAÇLAR VE LİNÇLER YAPAN, DAVA İÇİN MÜCADELE VEREN İNSANLARI “YARIN YERİME DE GÖZ KOYARLAR “ DİYEREK OSMANLI SARAY ZİHNİYETİ İLE DERNEKTEN UZAKLAŞTIRAN, GENELKURMAYA VE MAKAMINA HAKARETLER EDEREK TEMAD I KURUMSAL OLARAK DIŞLATAN, KOSKOCA İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI ŞUBESİNİ 600 ÜYESİ İLE KAPATARAK SOKAĞA BIRAKAN, BU ÜLKEYE TEMAD I REZİL ETTİREN VE GÜLDÜREN; SULTAN KİSVESİNDEKİ UFKU VE BAKIŞI DAR, EGOLU BİR GENEL BAŞKANDAN BİR AN ÖNCE BU TOPLUMU VE MUZDARİP OLMUŞ GECİKMİŞ HAKLARINI KURTARMAK ARTIK ŞART OLMUŞTUR.. ÜSTELİK OTELLERDE BALOLARDA YENİLEN LALE DEVRİ İHTİŞAMLI TRİLYONLARIN DA BOŞA HEBA OLDUĞUNU ACIYARAK VE ÜZÜLEREK GÖREREK.KAHROLDUĞUMUZ DURUMDA BU YÖNETİMİ DEĞİŞTİRMEK ACİL BİR İHTİYAÇ TIR. BU CAMİANIN İKİNCİL HEDEFİ DE ARTIK BUDUR. BU ANLAMDA İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI İLE ESKİŞEHİR İL BAŞKANLIĞI ORTAK BİR ÇALIŞMA BAŞLATMALIDIR. GEREKİRSE 100 TEMAD ŞUBESİ ZİYARET EDİLMELİ, GÖRÜŞÜLMELİ, YETERLİ DELEGE SAYISI TOPLANARAK TEMAD DERHAL OLAĞANÜSTÜ GENEL KURULA GÖTÜRÜLMELİDİR. BU ÜLKE BİR AN ÖNCE İKTİDAR PARTİSİ AKP DEN, TEMAD İSE BU BOŞ VE HEDEFSİZ YÖNETİMDEN VE ÇEVRESİNDEKİ YAĞCI VE AHMET KESER AŞIĞI BİATÇI TAYFASINDAN DERHAL KURTARILMALIDIR. TÜM İHRAÇLI ÜYELERE DERHAL AF GETİRİLMELİDİR. TÜM HUKUKSUZLUKLAR GİDERİLMELİDİR. GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU AKLİ, DONANIMLI, HEDEF VE PROJELERİ YERE SAĞLAM BASAN, GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI İLE KÖPRÜLERİ ATMAYAN, UZLAŞICI, OLGUN, MUTEDİL İNSANLARDAN OLUŞAN SADECE DAVAYA ÇÖZÜME EYLEME ODAKLI BİR EKİPÇE YÖNETİLMELİDİR. LİDERCE DEĞİL. EKİPÇE. DELEGE ARTIK SORUMLULUĞUNA ADAM GİBİ SAHİP ÇIKMALIDIR. ASSUBAY TOPLUMUNUN , ÖZELLİKLE EMEKLİ TOPLUMUNUN İŞİ VE YÜKÜ AĞIRDIR. KENDİSİNE YÖNETİCİ DEĞİL, ÇÖZÜM EKİBİ SEÇMELİDİR. GEREKİRSE TEK BİR ÇARŞAF LİSTENİN İÇİNDEN TEK TEK İSMEN 12 ADAMI YAZARAK SEÇİMİNİ YAPMALIDIR. GURUPLAR SAVAŞI ARTIK BU CAMİADA BİTMELİDİR. ORTADA NE DAVA KALMIŞTIR. NE DE MÜCADELE. SEÇİMÜSTÜNDEN 8 AY GEÇMİŞTİR, HİÇ BİR GRAMLIK İLERLEME VE KAZANIM SAĞLANMAMIŞTIR. YAPRAK KIMILDAMAMAKTADIR. BU TOPLUM ORAYA OTURAN SÖZÜM ONA LİDERCE YALANLARLA, OYALAMALARLA, BASİT LOKAL İŞLERLE AVUTULARAK , UYUTULARAK SÖMÜRÜLMEKTEDİR. BU SEKİZ AYDA; VEFAT EDEN ASSUBAY ÇALIŞANI VE EMEKLİSİ SAYISINI SAYIN GENEL BAŞKAN HİÇ SAYMIŞ MI DIR ? YENİ BİR UMUTLA TAS-SEN SENDİKASINA RAHATSIZ HALİ İLE KOŞUŞTURAN SEVGİLİ KARDEŞİMİZ ERKAN ÖZKAN ŞAMLARLI NIN VEFATI DAHİ NE DERNEĞİN NE DE AYNI METODU VE KRALCI YOLU ZORLAYAN SULTAN KAFALI İKİ GENEL BAŞKANI DA ZERRECE ETKİLEMEMİŞTİR. BU TOPLUM ARTIK ÖLÜ TOPRAĞINDAN SIYRILMALIDIR. ŞUBELER OLAĞAN ÜSTÜ GENEL KURUL İÇİN HAREKETE GEÇMELİDİR. BU EMEKLİ CAMİASININ EN AZ MÜHİMMATI ZAMAN DIR. BEKLEMEK İHANETTİR. BU DAVAYA SORUMLULUĞUNDA İHANETİNDE BEDELLERİ VARDIR. UNUTULMAMALIDIR. SAYGIMLA. ADNAN FUAT ÖZDEMİR
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
22/05/2015 at 6:00 PM
DOÇENT , DOKTOR ... İSİMLERİN KİŞİLERİN ÖNLERİNDEKİ ÖN TANIMLAR... Kişinin yaşam suresindeki gördügü egitim ile ilgili tanımlardır günümüzde... Tabiiki kişinin bir çok özelligini tanımlar.Farklılık yaratır ortamlarda. Hele bu kişi o sınıfın içinden biri ise gurur duyduklarımızdan biri olarak gögüsümüzü kabartaçaktır. Gecen günlerde www.emekliassubaylar.org sayfamızın mesaj panosuna bir yazı gönderdim.Zira bu web sayfamızda onlarca arkadaşımız,kardeşimiz yerini almıştı. Bir eksikligi giderme adına teklifte bulundum.Yönetici yorumunda tabiiki kişi bilgilerini göndersin o bilgilere göre yerini alsın şeklinde bir yaklaşım ile yanıtladılar. Dogru ya kişi doçent vede doktarasını hangi ülkede,hangi üniversitede ve hangi tez ile resmileştirmişti. Elimdeki kendisinin yazdıgı ''satmayın '' kitabında hiç bir yerde bu tanımlar yoktu.! Hani bir kurt araştır bakalım dedi... Kendisini Doç.Dr AHMET ZENGİN olarak tanıtıyor. 1956 kırıkkale dogumlu...EMEKLİ K.K ASTSUBAYI... LİSANS; RİYAD ÜNİV. ARAP DİLİ (1987) Y.LİSANS BELLİ DEĞİL. 1984 Yılında Muvazzaf iken 7 Yıl Riyad Üniversitesinde Arap Dili ve Edebiyatı tahsili yaptım şeklindeki açıklama.. Bu araştırma sonucu ilginçtir Doç.Dr. Ahmet ZENGİN 'i buldum..!!!! Kendisi Avusturya Viyana ünüversitesinde okumuş,kendisi ile yazıştım. BUYURUN ŞAŞIRTICI SONUÇLARI... VİYANA ÜNİVERSİTESİ ELEKTRO TEKNİK... BURADA KARANLIKTA KALAN ÜÇ NOKTA VAR. BİR LİSANS EĞİTİMİNİ ALDIĞI DÖNEMDE KARS (SANIYORUM) ORDUEVİNDE BULUNUYOR.. İKİNCİSİ VİYANA ÜNİVERSİTESİ KONUSU. BEN ŞAHSEN VİYANA ÜNİVERSİTESİNİN İNGİLİZCE SAYFALARINI TARADIM. DOKTORA MEZUNLARI ARASINDA BİR AHMET ZENGİN VAR. ANCAK O, KIRKLI YAŞLARDA VE ŞU ANDA SAKARYA ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ FAKÜLTESİNDE GÖREVLİ BİR AKADEMİSYEN. AYRICA A.ZENGİN'İN MEZUN OLDUĞU BELİRTİLEN DOKTORA PROGRAMI (ELEKTORO TEKNİK) HİÇ AÇILMAMIŞ. Yukarıda yazıştıgım lingte ses ve görüntüsünü izleyebileceginiz ayni ünüversitede okumuş bir akademisyen.. ( YAZIŞTIGIM ŞAHIS ) AŞAGINAKİ LİNG... https://www.youtube.com/watch?v=ttIevizOeFc Ahmet ZENGİN Resmi Facebook Sayfasıdır... Destekleriniz için Teşekkürler... ( Mayın & Askeri Mühimmat & Terör Uzmanı, Araştırmacı Yazar, Emekli Astsubay ) http://www.twitter.com/ahmetzengin56 Bir dönem özlük haklarımız ile ilgili çıktıgımız yolda birlikte oldugum şahısın niteligi konusunda oluşan kaygılar sonrası gelinen nokta budur. Hala sayın ZENGİN 'nin bu unvanları ile ilgili bilgileri ve alınan kurumları ve tezlerini bekliyorum ! Sayın Tas-Sen başkanı.... Atilla ABAYLI
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
22/05/2015 at 4:41 PM
HAVA KUVVETLERİ’NDEN 104. YIL ETKİNLİKLERİ Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluşunun 104’üncü yılı kutlamaları, 31 Mayıs Pazar günü Çiğli 2’inci *** Jet Komutanlığında çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Hava gösterileri 31 Mayıs Pazar günü saat 10:00’da başlayıp Akşam 18:00’e kadar devam edecek. Havacılık tutkunlarını buluşturacak kutlama da Solo Türk’ün gösterisi nefesleri kesecek. Etkinlikte ayrıca Türk Hava Kuvvetleri Envanter Geçişi, Türk Yıldızlarının Gösteri Uçuşu, Hava Kuvvetleri Paraşüt Ekibi, MAK gösterisi, Ali İsmet Öztürk Hava Akrobasi gösterisi, Statik Uçak gösteri alanı, Jet model uçakların gösterisi, cazın kartalları konseri, İzmir Devlet Türk Dünyası ve Müzik Topluluğu ile Çocuk oyun alanları yer alacak. ÇİĞLİ 2’İNCİ *** JET KOMUTANLIĞINA NASIL ULAŞIRIM Toplu ulaşım araçları ile gelecek olan vatandaşlar için Ulukent ve Egekent İZBAN istasyonları ile Sasalı Doğal Yaşam Parkından gün boyunca gösteri alanına otobüsler ile ücretsiz ulaşım hizmeti sağlanacaktır.
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
22/05/2015 at 4:40 PM
HAVA KUVVETLERİ’NDEN 104. YIL ETKİNLİKLERİ Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluşunun 104’üncü yılı kutlamaları, 31 Mayıs Pazar günü Çiğli 2’inci *** Jet Komutanlığında çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Hava gösterileri 31 Mayıs Pazar günü saat 10:00’da başlayıp Akşam 18:00’e kadar devam edecek. Havacılık tutkunlarını buluşturacak kutlama da Solo Türk’ün gösterisi nefesleri kesecek. Etkinlikte ayrıca Türk Hava Kuvvetleri Envanter Geçişi, Türk Yıldızlarının Gösteri Uçuşu, Hava Kuvvetleri Paraşüt Ekibi, MAK gösterisi, Ali İsmet Öztürk Hava Akrobasi gösterisi, Statik Uçak gösteri alanı, Jet model uçakların gösterisi, cazın kartalları konseri, İzmir Devlet Türk Dünyası ve Müzik Topluluğu ile Çocuk oyun alanları yer alacak. ÇİĞLİ 2’İNCİ *** JET KOMUTANLIĞINA NASIL ULAŞIRIM Toplu ulaşım araçları ile gelecek olan vatandaşlar için Ulukent ve Egekent İZBAN istasyonları ile Sasalı Doğal Yaşam Parkından gün boyunca gösteri alanına otobüsler ile ücretsiz ulaşım hizmeti sağlanacaktır.
Lütfen bekleyin...
Ersen GÜRPINAR Ersen GÜRPINAR
22/05/2015 at 12:03 PM
Bir müddet bekletilmesini öneriyorum. (M.E.A.) - Değerli meslektaşlarım Bu site ile neler başardık biliyorsunuz,en son bizi temsil için seçtiklerimiz kişisel hesapları ile umutlarımızı birliğimizi yok etti onurlu kişiler olarak buna karşı çıktık,sorgulamamızdan rahatsızlık duyan patronuna hizmet eden bir ahlaksız şerefsiz üç kuruşluk menfaati dostluğa tercih ettiği gibi assubayların özgür sesi site ile sahibinin eleştirilmesini engellemek adına içimizde İrlandalılaşmıştır. Site ile oynuyorlar, İSTERSEN SİTEYİ TÜMDEN KAPA AHLAKSIZ ONURSUZ BAKALIM GÜCÜN BİZİM SESİMİZİ KESMEYE YETECEK Mİ? Yazacak o kadar çok yer var ki her yerde seni ve yandaşlarını yazmama gel engel ol bakalım, en fazla bize bir site daha kurdurursunuz orada sizin ipinizi pazara çıkarıp ihanetinizi yazacağım, HODRİ MEYDAN...
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
21/05/2015 at 6:04 PM
SORUNLAR ,LİDERLER VE SEYREDENLER... Yeni bir dönemin adımları gelmelidir.Bu güne dek Assubay sorunlarının ilk başlangıcını ,meşaleyi yakan www.emekliassubaylar.org sayfasıdır. Teknolojik sistemin yaygınlaşması her evde internet ve bilgisaray vs gibi cıhazların çogalması ile iletişim ve konuları bir başka boyuta taşıdıgı kesin. Yazıyor,okuyor,tartışıyor vede ögreniyoruz.Bu konudaki sorun teknik listesi olarak ''BİZ KİMİZ NE İSTİYORUZ '' başlıklı bir özel çalışma ile tüm kamuoyuna konularımız duyurulmuştu. Artık gelinen noktanın bu sorun yumagı olarak çok geç kalınmış ''Assubay'' ve TSK yı ilgilendiren dügümün çözümü şarttır. İnsanlarla iletişim kurup liderlik etmenin en iyi yolu onlara karşı olumlu bir tavır benimsemek, işine karşı heyecan duymak ve bu heyecana onları da katabilmekten geçer. Bu işin başındaki liderlerimiz tamamen başarısızdır. İnsanlara karşı açık olursanız ve gerçekten onları önemserseniz insanlar kendilerini çok daha iyi hissedeceklerdir. Bu, insanların içindeki pozitif enerjiyi ortaya çıkarmanıza yardımcı olacaktır. Beraber çalıştığınız kişiler kendilerini önemseyen ve dinleyen bir lideri izleme ve potansiyellerini kullanma eğilimindedirler. Bir lider ben ne dersem O şeklinde yaklaşıyor ve büyüklük kopleksi ile hareket ediyor ise bu işi bitmiştir. İnsanoğlunun en önemli ihtiyaçlarından biri takdir görmektir. Her birimiz takdir edilmeyi ister ve hak ederiz. Liderlik ettiğiniz insanlar da takımınıza yaptıkları katkının fark edilmesini ve takdir edilmeyi hak ediyorlar. Onlara sık sık teşekkür ederseniz başarılarını gördüğünüzü ve takım için önemli olduklarını anlayacaklardır. Heyecan ve tutku bulaşıcıdır. İşinize karşı ne kadar heyecan duyarsanız etrafınızdakiler de bundan etkilenip heyecanınıza ortak olacaklardır. Bırakın heyacan vermeyi eleştirme konusunda yazan çizenlerin karşısına kumandalı küfürbaz takımını devreye sokarsanız başarı sıfırdır. Üstelik her konuda maaşlı avukatlar ile yargı ile sorun çözmeye kalkmak bu yüzyılın gercekleri degildir. Para ile alınan yolda gün geldiginde araca koyacak benzini tüketeceginiz kesindir sayın liderler.Devasa paraları beş yıldızlı otellerde harcayarak gidilen yolda ''her şeyi ben bilirim '' havasında başa geçtiginiz günden bu güne icraatlarınız tam bir FİYASKO degilmi.? Sorunların merkezinde yaşıyan başkanlar sadece sessizce seyrediyor olması bir kaç nokda dışında çok daha acıdır. Kurdugumuz ASKER HAKLARI PLATFORMU yakında WEB sayfası ile öncesindeki yazılardanda görülecegi gibi tüm ASKER olan kişilere rütbe ayırımı olmadan kapılarını açacaktır. BU ANLAMDA BU PLATFORM BİR KONSENSÜS, BİR UZLAŞI, BİR KAYNAŞMA SAĞLAMAK ADINA HAREKET EDECEKTİR. ASSUBAYLARIN *** VE ACİL SORUNLARINI HASMANE VE DÜŞMANCA BİR TAVIRLA ASLA; SİSTEMİ, MEVCUT HUKUKSAL VE SİYASAL YAPIYI ZORLAYARAK GENELKURMAY İLE SADAKAT VE ÖZVERİ DUYGUSU İÇİNDE KONUŞARAK ÇÖZÜMLEMEYE ÇALIŞACAK, TARAFLARI BU MERKEZDE BULUŞTURMA MİSYONUNU YÜRÜTECEKTİR. Saygı ile ... https://www.facebook.com/groups/1586554884952436/ Asker Hakları Platformu (AHP) Yönetim kurulu
Lütfen bekleyin...
SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ SİTE VE ASB.GÜÇ BİRLİĞİ YÖNETİMİ
21/05/2015 at 10:03 AM
Saygıdeğer Meslektaşlarımız Yıllardır ön yargılarla uğradığımız haksızlıkları hukuksuzlukları önlemek için başlattığımız onur mücadelesinde sitemiz assubayların özgür sesi olarak TEMAD ve mücadeleye destek misyonu ile öncülük yapmış, sizlerin desteği ile bir çok taşın yerinden oynamasını sağlamıştır. Mücadelede temsilcimiz olan TEMAD'ı maddi ve manevi desteklemek kadar olumsuzlukları eleştirmeyi kendimize ve mücadelemize saygı olarak kabul ediyoruz. Bu mücadelemiz sırasında mücadeleyi amaç edinen özverili meslektaşlarımız kadar mücadeleyi kişisel amaçlarına alet edenlerin de varlığı ne yazık ki bizlerin hedefi önünde engeller teşkil etmektedir. Sitemiz tarafsızlık ilkesinden ödün vermeden onur mücadelemize katkı sağlayan her girişimi destekleyerek olumsuzlukların karşısında olacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. [URL=www.emekliasubaylar.org]www.emekliasubaylar.org[/URL] adı ile yeni bir sitenin kurulduğunu öğrenmiş bulunuyoruz,dileriz bu site statü ve biat kültürünün karşısında mücadelemize destek verirler; çünkü bu mazlum zümrenin vebali büyüktür. YENİ KURULAN SİTENİN MÜCADELEMİZE KATKILAR SUNMASINI VE YAYIN HAYATINDA BAŞARILAR DİLERİZ. Saygılarımızla.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
20/05/2015 at 4:31 AM
• BUNLARI ANLAMIYORUM? • Dünya GSM derken, “cep” dememizi, • Yeşil ışık yanar-yanmaz korna çalanı, • Bayanların sokakta sigara üfürmesini, • Cep’imi çaldır, beni cep’ten ara diyeni, • “İnanılmaz” diyerek, bir olayı abartmayı, • Din ve bilim insanlarının anlaşamamasını, • Dolmuş tarifesindeki “indi-bindi” ücretini, • Denizde su atarak birini ıslatmaya çalışanı, • Herkesi “sağlayıp” kırmızı ışıkta bekleyeni, • TV reklâmları arasında film yayınlanmasını, • Uçak park yerine girerken ayağa kalkanları, • “Bin kere anlattım” diyerek yalan söyleyeni, • “Aynısı bizim evde var” diyen pazarlamacıyı, • “Sigaradan rahatsız olur musun” diye soranı, • Sinemada boş yer için “oturan var mı?” diyeni, • “Özet” olarak filmin tamamının yayınlanmasını, • Politikacının, seçimde maaş artışı vaat etmesini, • Gece 00:00 da başlayan, sabah biten tartışmaları, • Cep faturasında “vergilerin” kalın harfle yazılışını, • Selektör yapıp öne geçerek, önümde devam edeni, • Belediye otobüsünde uyuklayan, dışarı bakan gençleri, • Bir saatlik uçak yolculuğunda acıkanı, uyumaya çalışanı, • Gol’den sonra golcü’nün üstüne diğerlerinin çullanmasını, • “Benim kim olduğumu biliyor musun” sorusuyla dikleneni, • Mesajlarda, teşekkür için (tşk), selâm için (slm) yazılmasını, • Kaldırımların yüksekliğini, çukurdaki kanalizasyon kapaklarını, • İnternet adresinde ü, ö, ı, ğ, ç, â, ş harflerini kullanamayışımızı, • Satıcının, “yardımcı olayım” sözüyle beni kazıklamaya uğraşmasını, • Yukarıdakileri sadece ben yaşıyor, bana dert gibi yazma nedenimi, > > Anlamıyorum…
Lütfen bekleyin...
Hikmet Aydıncak Hikmet Aydıncak
19/05/2015 at 7:02 PM
GEREKİRSE ÜLKEYİ İÇ SAVAŞA BİLE SÜRÜKLER Değerli meslektaşlarım, Assubay Güç Birliği Platformunun Pazar günü belirttiği konu eğer doğruysa son derece üzücü, arkadaşlarımızın dediği gibi umarım gerçek değildir, sadece bir iddiadır! Son günlerde seçim bürolarına yapılan saldırılar ve Türkiye’nin Suriye’ye savaş açma söylentilerinin yoğunluk kazandığı ülkemizde her an her şeyin olabileceğinin ipuçlarını vermektedir! Assubay Güç Birliği Platformunun gündeme getirdiği konu ve Suriye ile savaş söylentileri, bana Sn. Abdullatif Şener’in bir yıl önceki Birgün Gazetesindeki röportajını hatırlattı! Bu sözleri bir başkası söylese belki önemsemeyebiliz. Ama AKP kurucularından olan ve Sn. R.T.Erdoğan’ı en iyi tanıyan bir kişi olunca, bence son derece önemli ! Tekrar hatırlayalım Sn. Şener ne demiş; ‘’Koltuğu kaybetmemek için savaş bile çıkarır Mart 5, 2014 | AKP’nin kurucularından Abdüllatif Şener, Erdoğan’ı böyle anlattı: “Korkunç para eğilimi vardı. Kendine odaklı kişiliğe sahip. Bu kadar kire batmış bir insan her şeyi kendini ayakta tutacak şekilde ayarlar. Hukuk düzenini tanımaz.” Abdüllatif Şener, AKP’nin kurucu üyelerindendi. Partinin hayata geçtiği 2002 yılından 2007’ye kadar Başbakan Tayyip Erdoğan’ın en yakınındaki kişilerden biriydi. Ancak geçen 5 yılın sonunda partiden ayrıldı. Siyasi yaşamına kendisi devam eden Abdüllatif Şener, BirGün gazetesinden Sebahat Karakoyun’a 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından Erdoğan’ın tavrını değerlendirdi. İşte Şener’in çarpıcı tespitleri: ‘Kasetler montaj değil’ AKP kurulduktan sonra 5 yıl boyunca Erdoğan’la beraberdim. Korkunç bir para eğilimi olduğunu o günlerde tespit ettim. En çok da bu huyundan rahatsız oldum. Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen kasetlerde montaj ihtimali sıfır. Erdoğan tapeler yayımlandıktan sonra, “Kriptolu telefonlarımızı bile dinlemişler” dedi. Bu, ses kayıtlarının kendisine ait olduğunun itirafıydı. Bu ülke, tarihinde hiç görülmediği kadar soyulmuş ve yağmalanmıştır. ‘Kanlı çatışmaya sokar’ Erdoğan, o kadar kendisine odaklı bir kişiliğe sahip ki, düşmemek, devrilmemek, ayakta kalmak, koltuğu kaybetmemek için gerekirse ülkeyi iç savaşa bile sürükler. Kanlı savaşa bile sokar. Bu kadar kire batmış bir insan bu kadar güç merkezi haline dönüştükten sonra her şeyi kendisini ayakta tutacak şekilde ayarlamak ister. Hukuk düzenini tanımaz.’’ diyor. Saygılarımla
Lütfen bekleyin...
Hikmet AYDINCAK Hikmet AYDINCAK
19/05/2015 at 6:44 PM
GEREKİRSE ÜLKEYİ İÇ SAVAŞA BİLE SÜRÜKLER Değerli meslektaşlarım, Assubay Güç Birliği Platformunun Pazar günü belirttiği konu eğer doğruysa son derece üzücü, arkadaşlarımızın dediği gibi umarım gerçek değildir, sadece bir iddiadır! Son günlerde seçim bürolarına yapılan saldırılar ve Türkiye’nin Suriye’ye savaş açma söylentilerinin yoğunluk kazandığı ülkemizde her an her şeyin olabileceğinin ipuçlarını vermektedir! Assubay Güç Birliği Platformunun gündeme getirdiği konu ve Suriye ile savaş söylentileri, bana Sn. Abdullatif Şener’in bir yıl önceki Birgün Gazetesindeki röportajını hatırlattı! Bu sözleri bir başkası söylese belki önemsemeyebiliz. Ama AKP kurucularından olan ve Sn. R.T.Erdoğan’ı en iyi tanıyan bir kişi olunca, bence son derece önemli ! Tekrar hatırlayalım Sn. Şener ne demiş; ‘’Koltuğu kaybetmemek için savaş bile çıkarır Mart 5, 2014 | AKP’nin kurucularından Abdüllatif Şener, Erdoğan’ı böyle anlattı: “Korkunç para eğilimi vardı. Kendine odaklı kişiliğe sahip. Bu kadar kire batmış bir insan her şeyi kendini ayakta tutacak şekilde ayarlar. Hukuk düzenini tanımaz.” Abdüllatif Şener, AKP’nin kurucu üyelerindendi. Partinin hayata geçtiği 2002 yılından 2007’ye kadar Başbakan Tayyip Erdoğan’ın en yakınındaki kişilerden biriydi. Ancak geçen 5 yılın sonunda partiden ayrıldı. Siyasi yaşamına kendisi devam eden Abdüllatif Şener, BirGün gazetesinden Sebahat Karakoyun’a 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından Erdoğan’ın tavrını değerlendirdi. İşte Şener’in çarpıcı tespitleri: ‘Kasetler montaj değil’ AKP kurulduktan sonra 5 yıl boyunca Erdoğan’la beraberdim. Korkunç bir para eğilimi olduğunu o günlerde tespit ettim. En çok da bu huyundan rahatsız oldum. Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen kasetlerde montaj ihtimali sıfır. Erdoğan tapeler yayımlandıktan sonra, “Kriptolu telefonlarımızı bile dinlemişler” dedi. Bu, ses kayıtlarının kendisine ait olduğunun itirafıydı. Bu ülke, tarihinde hiç görülmediği kadar soyulmuş ve yağmalanmıştır. ‘Kanlı çatışmaya sokar’ Erdoğan, o kadar kendisine odaklı bir kişiliğe sahip ki, düşmemek, devrilmemek, ayakta kalmak, koltuğu kaybetmemek için gerekirse ülkeyi iç savaşa bile sürükler. Kanlı savaşa bile sokar. Bu kadar kire batmış bir insan bu kadar güç merkezi haline dönüştükten sonra her şeyi kendisini ayakta tutacak şekilde ayarlamak ister. Hukuk düzenini tanımaz.’’ diyor. Saygılarımla
Lütfen bekleyin...
SİTE VE ASB.GÜÇBİRLİĞİ YÖNETİMİ SİTE VE ASB.GÜÇBİRLİĞİ YÖNETİMİ
18/05/2015 at 9:02 PM
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI'MIZ KUTLU OLSUN. 19 MAYIS, EMPERYALİST İŞGALE KARŞI MİLLİ DURUŞUMUZDUR! 19 Mayıs 1919; Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Samsun'a ayak basması ile başlayan, Erzurum ve Sivas kongreleriyle kararlaştırılan, 11 Ekim 1922 Mudanya Mütarekesi ile sonuçlanan ve tarihe altın harflerle kazınan Türk Kurtuluş Savaşı'nın en önemli tarihidir. Türk Milleti, Birinci Dünya Savaşı sonrasında kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken büyük bir lider, Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıktı ve "Kurtuluş" yolunu açtı. Dolayısıyla Atatürk'ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul'dan başlayan yolculuğu bir kurtuluş döneminin başlangıcını simgeler. Samsun'a ayak basışının taşıdığı önem Atatürk'ün Büyük Nutku'nu 19 Mayıs 1919 Samsun'a çıkışı ile başlatmasından da anlaşılmaktadır. Tarihimiz incelendiğinde görüleceği gibi, Mustafa Kemal ATATÜRK sadece komutan değil, memleketin dertlerini dert edinen, bunlara çare arayan, kararlar alan ve çözümler üreten büyük bir dahidir. 1. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı iç içe olup biri diğerinin devamı ve sonucudur. Kurtuluş Savaşı'nın amacı, tam bağımsız bir devlet kurmaktır. Ulusal Egemenliğe dayanan bir devlet kurmayı düşünen Mustafa Kemal ATATÜRK, kuracağı devletin temel organlarını oluşturacak adımları da Samsun'da başlayan süreçle adım adım hayata geçirmiş ve TÜRK ULUSU'na önderlik ederek, "en büyük eserim" dediği Laik,Demokratik CUMHURİYET'i ilan etmiştir. Mustafa Kemal ATATÜRK'ün millî mücadeleye başlamak üzere 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak bastığı günün yıldönümü; 20 Haziran 1938 tarihinde çıkarılan kanunla millî bayram olarak kabul edilmiş, 1981 yılından bu yana "Atatürk'ü Anma Günü" olarak da kutlanmaktadır. Bunun nedeni Atatürk'ün bir söyleşi sırasında: "Ben 19 Mayıs'ta doğdum" demiş olmasıdır. Emekli Assubaylar olarak; görevde olduğumuz süreçte olduğu gibi bugün de ATA'mızın en değerli armağanı olan CUMHURİYET ve BAĞIMSIZLIK olgularına her zamankinden daha çok sahip çıkacağımız dost düşman herkes tarafından bilinmelidir. Camiamızın ve Ulusumuzun 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlarken, Vatan için şehit olan tüm şehitlerimizin anısı önünde saygıyla eğiliyor, Gazilerimize esenlikler diliyoruz. ATA'mızın, "NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE" sözü gönüllerimizden ve bilincimizden asla silinmeyecektir. SAYGILARIMIZLA.
Lütfen bekleyin...
Mehmet KARTAL Mehmet KARTAL
18/05/2015 at 8:11 PM
RUDYARD kipling,"insanlığın kullanabileceği en iyi ilaç kelimelerdir"der Kipling,insana zorluklara karşı dayanma GÜCü Veren,şiirlerin başında gelen "EĞER" in de yazarıdır. Duyduğunuzda sizi güçlendiren,bir şeyler yapma isteğinizi kışkırtan,bazı şarkılar,özdeyişler,sloganlar,şiirler mutlaka vardır. Onları keşfedin ve kendi psikolojinizi yönetmek için "TETİKLEYİCİ" olarak kullanın
Lütfen bekleyin...
Mehmet KARTAL Mehmet KARTAL
18/05/2015 at 7:44 PM
Mesut olmuş görmek isterdim hepinizi. Her bahar gününde,dertliyi,ümitsizi. Terfi etmiş memur,sınıf geçmiş öğrenci, Kadını,erkeği,yaşlısı genci. Bir bayram sevinciyle,kol kola,sokaklarda. Su başlarında,ağaç altlarındaparklarda. Sevgililer,baş başa,muratlarına ermiş. Çocuklar,el ele bir halka oluvermiş. Görmek isterdim camlardan odalarda oturmuş. Radyoyu açmış,küçük sofrayı kurmuş. Yol,meydan,dere,tepe,dağ,bayır,kır..... Vapurlar,limanlarda,yola çıkmaya hazır. Gazinolar,plajlar,sinamalar açık. Her dilde bir şarkı,her dudakta bir ıslık. Ne yoksul ahı,ne dul hırçkırığı,ne hasta iniltisi, Mesut olmuş görmek isterdim hepinizi. Ziya Osman SABA'ını "DİLEK" adlı şiiri eminim benim gibi sizlerinde dileğidir.Bana ataletsiz bir Türkiye'de hayatın nasıl olabileceğini anlatıyor bu şiir.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
17/05/2015 at 1:01 PM
HAKKIMI HELÂL ETMİYORUM? Tarih: 11 Eylül 1980 Saat: 23:59 Polisimiz; pol-der veya pol-bir gibi bir yere üye idi. Siyaset; sağcı-solcu, devrimci-yobaz, ülkücü-faşist, sosyalist-komünist gibi kutuplara ayrılarak, vatandaş birbirine düşman edilmişti. Reşit olmamış bir anarşist; “Rus askerine selâm dur, Türk askerini enseden vur.” diyerek şehrin gün ortasında, masum bir *** kuzusunun canını aldı. Eğitimcilerimiz, siyasi bir grupta olmak zorunda kalmıştı. Bir anarşist, kendi deyişine göre; “bankadaki parayı kamulaştırırken” faşist devletin polisiyle çatışmış, devrim şehidi olmuştu. Milletin polisi, mesai servisini, şapkasını koltuk altında gizlemiş olarak, yakındaki kahvehanede bekliyordu. Katledilme korkusundan, mahalle kahvehanesinde bir çay içip, muhabbet edemezdiniz. Herhangi bir yerde, ilgisiz olarak, kim-vurduya gitme riskiniz vardı. Elinize tutuşturulan siyasi propaganda yazısını okumaz, atarsanız, hastanelik olasıya dövülürdünüz. Evinizin duvarına yazılı siyasi sloganın üstüne badana yaparsanız, başınıza gelecekleri, bir Allah, bir de yazıyı yazan anarşist bilirdi. Sadece isminizin anlamı nedeninden dövülür, uzun zaman komada kalır, şansınız varsa ölmezdiniz. Bir yerde üst yönetici iseniz; kendinizi korumak için evinizin kapı ziline adınızı yazmamak gerekirdi. Birini korkutmak, yıldırmak, caydırmak isteniyorsa “örgüt üyeliğinden” bahsetmek bir yöntem olmuştu. Yabancı ülke ajanları, büyük kentlerin varoşlarında cirit atıyordu. Milletin meclisinde; ses sanatçılarına, rakkaselere oy verildiğinden; hiçbir aday cumhurbaşkanı seçilemiyordu. Okulda kurulan devrim mahkemesinde idam cezası veriliyor, infaz ediliyordu. Kapınıza gelen militanlara halk devrimine yardım için para bağışında bulunmanız gerekiyordu. Aksi halde, nöbetteki Azrail ile hesaplaşırdınız. Her gün yirmiye yakın kişinin öldürülmesinden hiç kimse kendini sorumlu görmüyordu. Siyasi otorite memleket ekonomisini “beş-on cent’e muhtaç” olarak özetliyordu. Vatandaş, mutfak tüpü, margarin yağı, elektrik ampulü gibi ihtiyaçlarını gideremiyordu. İşçi hakkını arama bahanesiyle işyerleri silahlı militanlarca ablukaya alınmıştı. Sendikalar, sendikacılık dışında; militan eğitme, kollama, kargaşa yaratma merkezine dönüşmüştü. Siyasi düşmanlık; aynı sokakta doğup, büyümüş iki arkadaşı birbirine kıyacak boyutlara çıkmıştı. Birileri, gece yarısı, şimdi meydanlarda görülen bir bayrak altında, silahlı olarak gövde gösterileri yapıyordu. Bu şartlar altında “sahaya inip, düdük çalma, oyunu durdurma zamanı geçmiş, çok geç kalınmıştı. Apandisit, safra kesesi, kangren, çürük diş, mide ülseri gibi bir nedenle acil bir ameliyat kaçınılmazdı. Baş Tabibin kabahati ne? Cerrahın suçu ne? Tarih: 11 Eylül 1980 Saat 23:59 Seçilmiş olanlar; Siz, ayağa kalkın. İnsanlığınızdan utanın. Siz,“Sütten çıkmış ak kaşık mısınız?” Hakkımı helâl etmiyorum? Varsa, etme! Yoksa…..
Lütfen bekleyin...
ASSUBAY GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU ASSUBAY GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU
17/05/2015 at 7:57 AM
Değerli meslektaşlarımız Ülkemiz maalesef zor günler geçiriyor gelişmeleri endişe ile izliyoruz. Ülkemizi bölmek SEVR'i yeniden hortlatmak için emperyalistlerin desteklediği sözde kürt sorunu nedeniyle ülkesine ihanet edenlerle mücadele gerektiği gibi yapılmıyor sürekli olarak mücadelede birilerinin eli var. Son olarak vahim bir haber aldık bu tek merkezli bir haber olsaydı asparagas olarak değerlendirirdik, ancak ulusal basın dışında birçok internet haberinde bu olay duyuruldu. Eğer haber doğru ise çok vahimdir ilgililer ne bir yalanlama ne de açıklama yapmışlardır. Bunu sorgulamak zorundayız. Ülkemize huzur dolu günler gelmesini diliyoruz. Hakkari’nin Yüksekova ilçesi kırsalında Özel Harekat polisleri ile askerler arasında çıkan çatışmada 3 astsubay ile 5 polis öldü, 4 astsubay da yaralandığı iddia edildi. Fırat Haber Ajansı’ndan (ANF) Baki Gül’ün haberine göre, daha önceden bölgeye sevk edilen askerin Özel Harekat polisleri ile birlikte Yüksekova kırsalı ile Şemdinli arasındaki bölgede “özel bir operasyona” çıkması istendi. Ancak iddiaya göre, PKK’ye yönelik yapılacağı belirtilen operasyonla ilgili Özel Hareket polisleri ile özel seçilmiş askeri birlikler arasında bir tartışma yaşandı HABERE ULAŞACAĞINIZ BAĞLANTILAR [URL=http://www.evrensel.net/haber/112898/hakkaride-askerle-polis-catisti-8-personel-oldu-iddiasi]http://www.evrensel.net/haber/112898/hakkaride-askerle-polis-catisti-8-personel-oldu-iddiasi[/URL] [URL=http://www.birgun.net/news/view/hakkaride-asker-ile-polis-arasinda-catisma-iddiasi-/18167]http://www.birgun.net/news/view/hakkaride-asker-ile-polis-arasinda-catisma-iddiasi-/18167[/URL] [URL=http://www.sendika.org/2015/05/ozel-tim-polisleri-ile-asker-catisti-3-asker-5-polis-oldu/]http://www.sendika.org/2015/05/ozel-tim-polisleri-ile-asker-catisti-3-asker-5-polis-oldu/[/URL]
Lütfen bekleyin...