Dolar 33,0871
Euro 36,0690
Altın 2.560,74
BİST 11.064,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 30°C
Az Bulutlu
Ankara
30°C
Az Bulutlu
Pts 31°C
Sal 31°C
Çar 33°C
Per 33°C

ŞEHİT ve MECLİS

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
27/06/2015 7:19 PM
1

O yaşamıyor” artık dedi.

Öyle boş gözlerle bakar, konuşmaz pek.

Ne yer, ne içer biz de bilmeyiz.

Ne zaman uyur, ne zaman kalkar…

Canı gitti bir kere, Babamın.

Annem desen ondan beter.

O zamandan beri hep ağlar.

Hiç dinmedi gözyaşları, gece gündüz hep ağlar.

Elinde hep ağabeyimin resmi, uyurken bile bırakmaz.

Hep bakar, bir resme, bir de ağabeyimin üniformasına.

Canı gitti bir kere!

Canları, en büyük olan oğullarıydı.

İlk göz ağrıları.

Aslan gibiydi…

Hakkari’nin kör bir yerinde kahpece vurulmuştu, hain bir ağustos ayında.

Vurulup öldürüldüğünde, hem anasını hem babasını da öldürmüşlerdi.

Binlerce şehidin, yaşamayan binlerce annesinden babasından birileri idiler sadece.

O gün meclisin açılışı vardı.

yemin töreni bir isme, bir soy isme takıldı gözleri.

Bir kez daha öldüler.

Aslında yaşamayan bir insanın bir kez daha ölmesi çok zordur!

Halbuki o meclis çalışsın diye “Canları” ölmüştü …

 

/Levent Ulucan /

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.