Dolar 33,0761
Euro 36,1336
Altın 2.599,22
BİST 11.139,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 32°C
Açık
Ankara
32°C
Açık
Cum 33°C
Cts 33°C
Paz 33°C
Pts 32°C

Emekli astsubaydan bakana protesto

Emekli astsubaydan bakana protesto
03/05/2011 11:54 PM
3

MİLLİ Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Antalya Şubesi’ni ziyaretinde, Ahmet Öztaş adlı emekli astsubay tarafından protesto edildi. Bakan Gönül’e emekli astsubayların sorunlarını iki yıldır çözmediğini belirten Öztaş, “Yazıklar olsun” dedi.

ahmet-oztas-protesto

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, bu sabah Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ANSİAD) kahvaltısı ile başlattığı seçim çalışmaları kapsamında Antalya Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni tarafından Atatürk portreli plaketin armağan edildiği Bakan Gönül, basının Türkiye’nin gelişmesinde fevkalade rol oynayan bir sektör olduğunu belirterek, yasamanın denetleme vazifesinin çoğu kere basın yardımıyla yapıldığına işaret etti.

Bugün denetim deyince basın olmadan birşey yapmanın mümkün olmadığını dile getiren Bakan Gönül, “Basın olmadan dünyada ne olup bittiğini öğrenmek mümkün değil. Hatta o kadar ki medya kritik konularda resmi kanalların bile önüne geçiyor. En son tüm dünyada yankı yapan olayı bana resmen bildirilmeden evvel televizyondan öğrendim. Bana resmi bilgi sabah geldi. Neyi kastettiğimi biliyorsunuz” diye konuştu.

Arap ülkelerinde yaşanan iç savaşların Türkiye’nin savunma politikasına etkisinin sorulduğu Bakan Gönül, bu çatışma bölgelerinin ister istemez Türkiye’nin dış politikalarına etki ettiğini söyledi. Bakan Gönül, “Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si Ermenistan tarafından işgal edilirse, Gürcistan Rusya ile çatışmaya girerse, Bosna Hersek’teki katliam, Makedonya’daki çatışmalar, Kosova’nın bağımsızlık mücadelesine kayıtsız kalamayız. Bu bakımdan ecdadımızın söylediği, ‘isterisen sulhi salah hazır ol harbe, hazır ol cenge, isterisen sulhe.’ Biz de hep sulh istediğimiz için, barış ve sükunet istediğimiz için hem savunmamız, hem de dış ilişkilerimiz bakımından fevkalade dikkatli ve hazırlıklıyız” dedi.

Bölgede mümkün mertebe çatışma istemediklerini belirten Bakan Gönül, İran ve diğer çatışma alanları için karşılıklı diplomasiden yana olduklarını dile getirdi. Bu bölgelerde halkın taleplerinin yerine getirilmesi ve huzurun bozulmamasını istediklerini belirten Gönül, Libya için “Hala orada 4 gemi, 1 denizaltımız, 6 tane F 16, 1 tanker uçağı, İtalya’da mevzilenmiş vaziyette. Ne için. İnsani yardım ve ambargo uygulaması için” diye konuştu.

SÖZLEŞMELİ ERDEN SONRA BEDELLİ

Bedelli askerlikle ilgili soruları yanıtlayan Bakan Gönül, şöyle dedi:

“1111 sayılı kanun, askerlik çağına gelmiş yeterli kişi askere müracaat ederse bedelli devreye girer diyor. Ancak 2003 yılında askerlik süresini üç ay kısalttık ve asker mevcudu yüzde 17 azaldı. Müracaatlar da yeterli olmadı. Yeterli olup olmadığına da zaten bakanlık olarak biz karar vermiyoruz. Genelkurmay’dır operasyonlardan sorumlu olan. Bugüne kadar ’yeterlidir’ demediği için müracaatlarla ilgili bedelliyi yürürlüğe koyamadık. Mevcut kanunu yürürlüğe koyamadık. Yeni bir kanun çıkarılabilir mi, olabilir. Çünkü TBMM, Hükümetin tasarrufu ile olabilir. Bunda da yeni bir kanun çıkarttık. Sözleşmeli er diye. Kanunun yönetmeliğini hazırladık, bakanlıkların görüşüne sunduk. En kısa zamanda yönetmeliği yürürlüğe koyup, sözleşmeli erleri almaya başlayacağız. Ondan sonra bedelliyi düşünmek daha kolay olacak.”

KANAL İSTANBUL’DA MONTRÖ TANINMAYACAK

’Çılgın proje’ olarak adlandırılan Kanal İstanbul projesinin, boğazların kullanımına ilişkin Montrö Antlaşması’nı etkileyip etkilemediği yönündeki soruya ise Bakan Gönül, boğazların statüsünün önce Mudanya Mütarekesi ile bağlandığını belirterek,

“Boğazların idaresi Türkiye hakimiyetine veriliyor, ama Karadeniz’e kıyıdaş olan ülkelerin de Türkiye’nin keyfine bırakılmaması diye düzene bağlanıyor. Yeni açılacak kanalla tamamen düzenleme ülkemizin getireceği kurallara bağlı olacak. Çünkü tamamen milli bir proje. Tamamen bağımsız olacak, biz öyle düşünüyoruz, başka şeyler düşünenler varsa onlarla da cebelleşiriz” dedi.

BAKANA PROTESTO

Milli Savunma Bakanı Gönül, Türkiye Harp Malulü, Gaziler Derneği Antalya Şubesi’ni ziyareti sırasında, emekli astsubay Ahmet Öztaş tarafından protesto edildi. Öztaş, “İki senedir bakansınız. Yazıklar olsun. Bize yaptığınız hizmetlere iyi bakın. Buyurun okusun sayın bakanım okusun. 1’in 4’üne yükselemeyen tek astsubaylar. 15 yıl mecburİ hizmete tutulan tek astsubaylar” diye tepki gösterdi. Korumaların ve bazı polislerin sakinleştirmeye çalıştığı protestocu, astsubaylara ilişkin şikayetlerinin yer aldığı bildiriyi gazetecilere ve vatandaşlara dağıtarak uzaklaştı.

Bakan Gönül, dernek binasında gazilerle bir araya geldi. Burada Gönül’e kalpak hediye edildi.

5 LİRAYA 4 ÇEŞİT YEMEK YEDİ

Milli Savunma Bakanı Gönül, ardından Antalya Valiliği karşısında bulunan ve 4 çeşit yemek 5 TL olan halk lokantasına girdi. Bakan Gönül, partililerle birlikte lokantada öğle yemeğini yedikten sonra öğle namazı için camiye gitti.

YORUMLAR

  1. Hasan ÇANKAYA dedi ki:

    Düşünce ne zaman tehlikeli hale gelir: Eleştirilenlerin ortaya konulan düşünceye verebilecek cevapları yoksa, yani haksızlarsa düşünceyi yasaklarlar. Kendine güvenen sistem ve yapılar düşünceye yasak koymazlar.
    Bunun haricinde TSK gibi kast sistemine göre örgütlenmiş yapılarda astlarının doğru fikir üretemeyeceği ön yargısına sahiptir. Herkes rütbesine göre düşünür o kadar fikir üretir. Bu yapılarda insanın tanımı düşünen bir canlı değil, rütbeli bir canlıdır. Her fikri bir üst denetler (paraf)kontrol eder. Onay alan fikir tamim edilir. Ancak onay alan fikirde de, asıl fikir sahibi değil, onayı veren makamın adı geçer. Bu askeri kafa emekli olduğunda da aynıdır. Yazılan veya söylenen düşünceye saygı duymadan karşısındakinin makamını rütbesini öğrenmeye çalışır. Çünkü fikre ona göre değer verecektir. Kısaca eleştiriye tahammül etmek kendine güvenin ve özgürlüğün geldiği yer sorunudur. Kısacası; kibirli, despot, haksız, kendine tapan, antidemokrat ve küçük dağları ben yarattım diyen anlayışların fikirlere eleştirilere tahammülü olmaz.

  2. Erdal Günşer dedi ki:

    Sayın Abaylı yazınızı okuyunca kendi kendime “neden?” dedim.
    Neden Subay ve assubay denen bir ana meslek dalının iki kategorisi bir kutuplaşma yaşıyor? Neden subaylar ve assubaylar aynı şeyi düşünmüyor? Acaba subaylar yüzde yüz haksız mı? Yada assubaylar yüzde yüz haklı mı? Sanırım bilim insanlarının araştırması gereken bu sosyal travmayı bizim sözde üniversitelerimiz araştırmazlar?
    Kendimce bir tespit yapmak istiyorum. Biz el etek öpmeyi, hava atmayı, desinler demeyi, yağcılık yapmayı ve devletin malı deniz demeyi seven, yağmacı bir geleneğe sahip milletiz. Millet olarak sadece subay assubay ilişkilerinde değil toplumun bir çok ilişkisel durumlarında dünya literatürüne ters düşen paradigmalara sahip bir milletiz.
    Yayın organları uzman çavuşun eylemini tamamen kişisel psikolojiye bağlayıp kapattı. Bence bir basın ancak bu kadar asker olabilir.
    Ama basın yada yetkililer şunu bilmeliler ki dünya da herşey onlar istedi diye olmuyor. Su seviyesini buluyor. Bakın hükümet ve basın tüm istek ve arzularına rağmen halkı arkasına alıp Suriye ile savaştıramıyor. Saygılarımla…