Bir düş vardı hani?
Astsubay diye bir toplumun iç güdüleri içeriğinde,
Hakları vardı hani gizlerinde,
İçlerinde tuttukları acıları karmakarışık.
Koşarlardı peşi sıra,
Hak denilen bu düş’ün peşi sıra…
Uykularına giren,
Dalgın,dalgın.
Gözlerinin içinde bir tutam hüzünle,
Dalarlardı içtenlikle,
Boğum boğum duygularla,
Bakışlarında umutsuzluk
Duyguların da burukluk olgusu ile…
Bir düş vardı ulaşamadıkları,
Derin, derin uykulardan uyandıran,
İçlerinde sönmeyen bir ateşti sanki,
Haksızlıklara dayalı,
Dinmeyen sızılarla.
Benliklerinde,
Ulaşamadıkları hakları gömülü.
Öbek, öbek kederler ile direnmelere
Çabalarken hani,
Ulaşırım diye çırpınırken
Hiyerarşi maskesi kapatıyor gözleri.
Haklarda,
Ağırlık taşıyanların,
Çırpınışları görülmesin diye!
Bir paylaşım isteğiydi sadece çırpınışlar,
Deyişler vardı hani,
“herkesin tek eşit olduğu yerdir”.
Varsayılan ortamında,
Zenginin, fakirin, okumuşun okumamışın,
Aynı yerde, aynı kaşıkla yemek yer,
Yatar uyur söylemleri,
Sayın Balçiçek huzurunda..
Eğer, Eşitlik buysa!
Gönül kırgını,
Keder vurgunu
Vardiya değişmiyordu.
Yalnızlığın üzgünlüklerinde
Göremeyenlerin noktasındaydı bakışlar.
Fenerbahçe-Kalender-Harbiye güzellikler güzeli.
Yıldızlarla ölçülü değeri hani.
Ve bir Selimiye kışla dönüşümlü,
Maslak mesken benzeri!
Yeterli mutlulukların paylaşımında,
Sosyal haklar varsayım,
Görünmezler ortamında.
Ulaşılamayan yaşam istekleri,
Sıkıntıların da
Bir üşüme bir titreme olgusu.
Yaşam, yetmezliklere.
Haksızlıkların kol gezdiği,
İnsandan çok gölge,
Gölgeden çok öfke,
Varken açlık sınırında olanlara.
Hemen arkasında eklemek gerekir.
“Ne haklılar diyebilirim, ne haksızlar.“
Babası assubay olandan…
Ne demek bu?
İçeriği ne?
Anlatımı nedir?
Söylem uygun mu?
Soruların yanıtının özümü bu?
Bu anlamlı “veciz” söylemleri anlayan var mı?
Hakların özündeki örtülerdir,
Anlayabilen varsa!
Tüm sırların paylaşıldığı,
Her şeyin teslim edildiği mutluluktur belki.
Sadık yardımcılar ortamında.
Uyutulmak gibiydi sanki,
İstenmeyen ninnilerle…
Oluşturduğu bir ortamdı,
Olanakların gündeminde.
Olguları elinden kaçırmak istemeyenlerin,
Emeklilik ortamında
Kapanamamış, kapanmayan yaranın,
kabuk tutmaz ağızı gibi.
Sızlanımlar
Tüm sorunlar.
haksızlık terazisinin kefesinde.
Mehmet KAYALI