Sayın site yöneticilerinden bir ricam olacak; bir elin parmaklarını geçmeyen kişilerin gündem değiştirmek adına sözüm ona Temad savunuculuğu yaparak meslektaşlarımıza hakaret etmeleri,herkesi kendileri gibi sanıp akıl vermeleri, olmayan başarıları lanse etmelerini Temad yönetimi teşvik mi ediyor ya da neden tepkisiz kalıyor? Bu konuda bizi bilgilendirmenizi rica ediyorum.
Hürriyet' ten Ahmet Hakan'ın Pınar Kür ile ilgili yazısı...
Güzel bir gün diliyorum.
[URL=http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/26189845.asp]http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/26189845.asp[/URL]
Seçim kazanmak başarıdır ama bir okulda sınıf geçmeye benzer. Bundan sonra edindiğiniz meslekte başarılı olmanız gerekir. Bugüne kadar iktidara gelenler ya başarılı olamadılar daha doğrusu birçoğunun önüne aşılamaz engeller kondu.
Mahir KAYNAK
Devamı...
[URL=http://www.yazaroku.com/guncel/mahir-kaynak/06-04-2014/yeni-asama/696055.aspx]http://www.yazaroku.com/guncel/mahir-kaynak/06-04-2014/yeni-asama/696055.aspx[/URL]
Yumruk kimden?
Türkiye'yi anlamak için asla içeri bakmayacaksınız! Eğer sizin düne kadar gizli sahibiniz YABANCI ise yabancıların kendi aralarındaki toplantılarına, pazarlıklarına, medyalarına, para hareketlerine, planlarına, enerji politikalarına, Ortadoğu'daki hesaplarına ve EN ÖNEMLİSİ KULLANDIKLARI ADAMLARINA yoğunlaşacaksınız!
Eğer bunu yapmazsanız, kaybedersiniz!
Kim olursanız olun kaybedersiniz!
Önceki gün CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun uğradığı çirkin ve iğrenç yumruklu saldırıyı da böyle okumak gerekir!
Ergun DİLER
Devamı...
[URL=http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/ergundiler/2014/04/10/yumruk-kimden]http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/ergundiler/2014/04/10/yumruk-kimden[/URL]
Askeri Hukukun Edebiyat Tarihi
Sn. Ahmet ÖZTAŞ' ın paylaştığı, Sn Erkan AKKUŞ' a ait olan savunma;
Gerçekleri haykıran ve üzüntü duyduran bir mizansenden ibarettir.
Bu edebiyat tarihine sevgi ve saygı az olduğu için fazla girmek istemiyorum.
Gün gelir Edebiyatın Hukukunda saadetleri paylaşırız.
Yüce Türk Milletinin güzide evlatları Silahlı kuvvetler mensubu tüm kardeşlerime en kalbi sevgilerimi;
Hak ve adaletten ayrılmayan Komutanlarımıza saygılarımı sunuyorum.
KURUMSAL TEŞKİLATLARDA, KURUM VE KURUMSALLIK ANLAYIŞI VE İŞLEYİŞİ...
Kurum demek sadece bir amblem, logo ve levhadan ibaret değildir.
KURUMLAR; kuralları ve kurulları ile yönetilir. Kurumsallık ortak akıl gerektirir,bu ortak akıl teşkilatın misyonu, vizyonu, prensipleri ve kurulları ile oluşturulur. Kurumsallık belli bir hiyerarşik yapı ve belli bir disiplin gerektirir. bunada teşkilat disiplini denir...Eğer ki bir teşkilatta teşkilat disiplin olgusu oluşmamışsa o teşkilatta her kafadan bir ses çıkarsa, her an için bir kargaşa ve her an bir kaos ortamı belirebilir.
Kurumlarda yöneticilerin en hassas olması ve en dikkat etmesi gereken konulardan birisi de budur.Kurumlarda faaliyetler ve çalışmalar ortak bir amaç içinde ve uyum içinde yürütülür.Kurumlarda Genel Merkezle koordinasyon ve uyum çok önemlidir.Bu durumda da teşkilat disiplini önemlidir.Kurumsal yöneticilikte kişiselliğe asla yer yoktur. Kurumsallıkta duygusallığa kat'a yer yoktur.Duygusallığın olduğu teşkilat yapılarında her an için kırılmalar ve kırılganlıklar baş gösterebilir ki, bu da kurumlara belli ölçülerde zarar verir.
KURUMLARDA LİDERLER; Çevresel faktör ve değişiklikleri (Pozitif veya negatif) doğru ve zamanında hissederek, analiz ederek, değerlendirerek, mevcut yapı ve işleyişi Olumluya doğru yönlendirmekte ve teşkilatı canlı ve ayakta tutmaya sorumlu ve yetkilidirler... Ayrıca kurumlarda liderler veya Genel Başkanlar; Değişime direncin üstesinden gelmek, iç ve dış organizasyonlarda kişi ve kurumların ihtiyaçlarını tesbit ederek birleştirebilmek, örgüt içindeki davranışların, örgüt lehine belirli norm ve prensiplerle tesis etmek, işletebilmek,devamlılığını sağlayabilmek zorluğu ile de karşı karşıya olsalar bile bu sorumluluğun üstesinden muhakkak ki gelebilmelidirler.
KURUMUMUZ; TEMAD Genel Merkez yönetimi, tüm şube yönetimleri ve tüm üyeleri ile sanıyorum bu hususlarda büyük aşama katetmiş ve doğru bir yolda ilerlemektedir.
TSK.LERİNDE SAVUNMA ALMAYA SEBEB OLAN OLAY
"1. 04 NİSAN 2014 tarihinde ..... Tabur Komutanlığı araç park sahasında mesai saatleri içerisinde TÜRKİYE EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ (TEMAD)'ne ait takvim ve ajanda dağıtımı yaptığınızı bizzat tespit ettim.
2. Görevdeyken, yetkili makamlar tarafından izin verilen durumlar haricinde görevle veya askeri hizmetle ilgisi olmayan işlerle uğraşılmaması gerektiğini bilmiyor musunuz ?
3. Konu ile ilgili olarak savunmanızı 10 NİSAN 2014 mesai bitimine kadar ........ Tb. K.lığı İda. Ks.'na teslim etmenizi rica ederim. "
"Savunmamdır.
Sayın, kudretli, astığı astık; kestiği kestik Komutanım,
Yoklamada 1283 sayısında, burada diyerek ayağa kalkan, kurtarıcımız. Ne ceza verirseniz haklısınız. Meğer ben bu vatana ne kadar büyük kötülük etmişim.
Sizi yormamak adına, siz tespit etmeden ben itiraf ediyorum.
Botumun boyasız, sakalımın traşsız, saçımın uzun, üniformamın ütüsüz olduğunu itiraf ediyorum.
Ayrıca, mesaiye geç kalıp, mesaiden erken çıktığımı, zabitlere muhabbetle bakmadığımı, selam verirken baş parmağımı açık tuttuğumu, esas duruşta pantolon çizgisine işaret parmağımı yapıştırmadığımı itiraf ediyorum.
Dahası sizden habersiz üniversite okuyup, master ve doktora yaptığımı, eşimle sizden habersiz evlenip üstüne bir de çocuk yaptığımı, izniniz olmadan dedemin cenazesine gittiği mi,
kısaca gözümün üstünde kaşım; kolumun üstünde rütbem olduğunu itiraf ediyorum. "
Mehmet Erhan AKKUŞ
KONUŞ VE İFADE ET KENDİNİ.!
Eh teklonoji bu 21. yüzyılın düzeni böyle. İster olumlu ister olumsuz bak kullanacaksın.
Bu ara anında yazıları,fikirleri görecek,begenecek veya karşıt görüşleri aktaracaksın.
Kızabilir,üzülebilir hatta kırılablirsin konuların içine girince..
Fikir özgürlügü,ifade serbesligi,bakış acısıdır günümüzde..
Bu gün bir suredir sayfalarda yukarıdaki ögelerin içinde karşı karşıya olunan iki
meslektaş arkadaşım ile davetim üzerine bir araya geldim .
Sayın M. LAFCIOGLU ve HALUK TIRAVOGLU ile uzun sohbetler ile günlük konuları masaya yatırdık ve belki üç saatlik bir assubay analizi yaptık.
Temad*Assubay* Sendika olgusu...İşin en güzel yanı her kişi konunun bir analizini
dile getirdi. Bakış acısı,konulara yaklaşım ve konuşarak birbirini anlamaya gayretin güzelligini yaşadık.
Saygı ve sevgilerimle..
Atilla ABAYLI *
Türkiye'de ülkenin yönünü etkileyebilecek dört güç odağı var.
Bunlar sırasıyla dindarlar (AK Parti), BDP+PKK, ulusalcılar ve ordu... Ülkenin rotasında istikrarlı bir değişiklik yapabilmek için bu dört güçten üçünü aynı hizaya getirmek zorundasınız. Eğer ikisinde muvaffak olursanız, bundan üçüncü aktörü ikna edebilecek bir fırsat doğabilecektir. Çünkü ikiye iki bir durumda rota keskin bir şekilde değişmeyecek, lakin güç dengesinin eşit hale gelmesinden oluşan bir belirsizlik ve kaos hakim olacaktır. Böyle durumlarda kaos kendiliğinden beşinci güç haline gelir ve kaostan kötü niyetliler yararlanır.
Şimdi bugünkü Türkiye'ye bir bakalım...
Markar Esayan
Devamı...
[URL=http://www.yazaroku.com/guncel/markar-esayan/09-04-2014/darbecilerin-aklindaki-denklem%C2%A6/697315.aspx]http://www.yazaroku.com/guncel/markar-esayan/09-04-2014/darbecilerin-aklindaki-denklem%C2%A6/697315.aspx[/URL]
İBRAHİM KOLDAMCA ARKADAŞIMIZIN
İSTİFASI ÜZERİNE ;
İSTİFA; ONURLU BİR DURUŞTUR. YAPANA İTİBAR BİLE KAZANDIRIR...
Ve kazandıraçaktır..
Kamuoyu desteği olduğu halde, o erdemi gösterdi, onuruyla ayrılmayı ve iyi hatırlanmayı tercih etti…
Herşey yeniden başlar hayatta
Herşey yeniden başlar,gün işıgınca.!
A.ABAYLI
Bu sitede yanılmıyorsam Sn.Atılgan arkadaşımız 100 liranın genelkurmay tarafından çıkacak yasaya dahil edilmiş olduğunu bizlere duyurmuş konu hakkında Temad tek kelime etmemişti, ama Temad'a mal edilmişti; gayem muhaliflik değildir, biz hakları alalım da başarı kimin olursa olsun; lakin nedendir bilinmez Temad açıklama yapmıyor bizim maddi manevi katkımız gerekirse bizi hatırlıyor,şimdiki torba yasada ne var hak beklerken sürpriz olup torba başımıza geçsin istemiyoruz, genelkurmayın eski teklifleri başbakanlıkta bekliyor, üstünde durulmadı bu yüzden çıkmadı şimdi yeni torba yasa için yeni söylentiler duyuyoruz. Açık soruyorum Temad bunları net bilmekte midir? Genelkurmayla görüşemiyorum sesimizi eylemle mitingle duyurdum benden bu kadar mı demektedir? Açıklama yapmazlarsa böyle olduğunu düşüneceğiz yanıt bekliyoruz. Saygılar sunarım.
SİNİR, KIZGINLIK VE VEFA
Yıllar var, yıllar var, şu can, kalp ağlar...
Sinirle ne zaman yürüsem inan
Şu can içten içe bak durmaz yanar...
Bize gereken bil içten vefadır.
Karınca güçsüz ama su taşısa
Ateş söndürmek gayreti baksana
Kimseyi dışlama Allah aşkına
Vefalıların sonu hep cefadır.
Ne zaman bir mutluluk haberi var,
Kuş gibi gelip de bize konacak
Assubayım hak ve özlük arar
Büyükler bizi anlamamaktadır.
DAVAMIZ VAR GÖRÜLECEK...!!
DAVA ARKADAŞLARIMIZ VAR ÇÖZECEK...
Dava adamı, davasına inanan, davasını anlayan, davasını kendi hayatında fiilen yaşayan ve gücü nispetinde davasını başkalarına anlatan, itikat ve amel sahibi kimsedir. Pratik hayatı, inandığı ve savunduğu dava ile çelişen ve çatışan bir kimse, dava adamı olamaz.
Sorun tüm assubayların...
Sorun milyonları bulan büyük bir ailenin, assubay ailesinin.İçinde general, amiral,subay,assubay evlikleri ile ve bir bütünün sorunudur.
BİZ BİR AİLEYİZ söylemini kim gerçek çizgiye çekecek,soruyorum.!
Bu noktaya,bu utanç noktasındaki sorunların baş mimarı artık biliniyor. Nitekim efendi.!
Bu yüzden alışkanlıklarının esiri olan insanlar, yeni davaları zor kabul eder. Çünkü köhnemiş olsa da alışılmışları devam ettirmek ve savunmak insanlara daha kolay gelir. İnsanların büyük çoğunluğu kolay olanı tercih eder, dava adamı ise ortaya koyduğu yeni davasıyla zorların zoru olan alışılmamış bir davayı kabullendirmeyi tercih eder.
Dava adamlığına adı ilk yazılacak olanı da sayın Ersen GÜRPINAR'DIR.
Dava adamı, bu ordusunun şiddet ve baskıları karşısında kendi davasını eti ve kanıyla besleyen, kalbi Allah korkusuyla titreyen, Allah’ın ayetleriyle imanını kuvvetlendiren,sabırla yol alanlardır.
Bir de akşam iki kadeh içince klavye silahşörleri var günümüzde,ayrıca okey masalarında konulara geniş bilgi ve görüşlerini sunanları ve dava adamlarına kan kusturanları izliyor aklı selimler.
DAVA ADAMLIĞI ZORDUR.!
İşte bu yolda dostlarını kaybedebilirsin. Alışkanlıkların esiri olanlar yenilikleri zor benimserler.Dedik ya
alışkanlıkları devam ettirirler, kolay yol eski yoldur. Lokal işletmeciliği, kahvehane tarzı işlerle yola devam kolaydır.
Bu üzücü noktada yine de şaşırtıcı fırsatlar ve ilave açılımlar vardır insanın önünde. Çözüm aramak ve yeni imkânlar oluşturmak gerekir; elbette birinci kolay yol olan aynı dili konuşma imkânı göz ardı edilmeksizin. Çözümlerde çeşitlilik, iyi niyetlilerin yoludur. Şu gerçek net görülüyor ki bu sınıf sendika gibi konulara hazır değil.
Dava adamının kıçı başı oynamaz !
Çekinmeden doğruyu yazar !
Bayrağı teslim ettiği inandığı kişiyi gün geldiğinde eleştirmeyi bilir,çekinmeden hooop der.!
Vizyon,misyon,kalite politikamız laflarına karnı toktur,yemez,ve de yedirmez.!
Düne kadar kimi desteklediğini,ne yazdığını, ne çizdiğini not eder, unutmaz.
Daldan dala gezinmez,rüzgar gülü değildir hiç bir zaman.
Teslim ettiği bayrağı almasını da bilir günü geldiğinde...!!!
Bayrak ister zenginin elinde,ister keserin elinde olsun ne fark eder.?
Baskıyı,totaliterliği hazmetmez!
Tek adamlık,her şey benim tarzı yönetimlerden hoşlanmaz,çoğulcu sistemdir yaklaşımları.
Yalnız kalmayı da bilir zamanla,kalabalıklar içinde...
Zaman ne demiş bana bırak..
"Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar…
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar…
Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik,
Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep, uzaktan sevdik…”
Charles Bukowski
Saygılarımla.
Atilla ABAYLI
Değerli site yöneticileri şehitler kımında yer alan 08 ekim 1970 tarihinde cezaevi firarisi tarafından şehit edilen j. kd. üst çvş Zeki BİRKAN Babamdır bu siteyi tesadüfen buldum kendisinin resmi sitede bulunmamaktadır oraya resmini nasıl ekleyebilirim lütfen yardımcı olurmusunuz siteye üye oldum mail adresimde var ilginize simdiden teşekkür ederim
İSTANBUL İL BAŞKANIMIZ SN.İBRAHİM KOLDAMCA 'NIN İHRAÇ KARARINI KABUL ETMEYECEĞİMİ,GEREKİRSE TOP YEKÜN İSTİFA İÇİN BÜTÜN ÜYELERE ÇAĞRI YAPACAĞIMI ,VE BUNUN İÇİN ÜYELERİMİZİN BİR KIVILCIM BEKLEDİĞİNİ SAYIN İLGİLİLERE BURADAN DUYURUYORUM.BU BİR TEHDİT DEĞİLDİR,GERÇEĞİN VE OLACAKLARIN İLANIDIR !. TOPLU İĞNE İLE KUYU KAZAR GİBİ KAPI KAPI GEZEREK ARKADAŞLARIMIZI VE AİLE BİREYLERİNİ DAHA GÜÇLÜ OLABİLMEMİZ İÇİN ÜYE OLMAYA İKNAYA ÇALIŞIRKEN ,KİŞİSEL EGOLARIN TATMİNİ VE BİRİLERİNİ RAKİP GÖREREK SİNDİRMEYE ÇALIŞMAK BÜYÜK BİR HATADIR.
Sayın KOLDAMCA arkadaşımızın Temad genel merkezce ihraç konusu üzerine
bir yazı yazmayı planlarken şöyle bir arşive baktım.!
Ne acı ki Mustafa EROL başkanım zamanında yazılmış yazının bu gün kafamda
tasarladıgım yazı ile örtüşmesi üzerine eski yazının bir kısa bölümünü
paylaşmak çok anlamlı olacak diye düşündüm.
Ne degişmiş görelim..
12 Şubat 2012 22:12
ŞAPKA DÜŞTÜ, KEL GÖRÜLDÜ!
Bizleri temsil etmekle görevli olup kendi kişisel ikballerini düşünen yöneticiler, hayat bu akıp gidiyor işte. Düne kadar o hak etmediğiniz koltuğu işgal edip yüz binlere acılar çektirerek, umutlarını çalarak sekiz yıl oturdunuz.
Söylenenlere, yazılanlara hiç önem vermediniz. "Ne dersem o" bakış açısı ile yönettiniz. Demoklesin kılıcı gibi, ihraç makanizmasını sürekli kullanarak mualif gördüğünüz insanları bir bir yok etmeye çalıştınız!
Yıl 2014 aylardan Nisan...
Saygılarımla...
Atilla ABAYLI
Bu sitede assubayı ilgilendiren ne bilgi varsa ulaşmak mümkün köşe yazarlarımız ve site yönetimine,yazarlarımıza ve son günlerde haberler bölümü ile güncel assubay konularını bizimle paylaşan Sn.Mete YANIKÇI arkadaşımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Arkadaşlar sizler TEMAD genel merkezinin üyelerine saygı adına açıklamada bulunmasına ihtimal veriyor musunuz? Veriyorsanız çok iyi niyetlisiniz; çünkü bugüne kadar hiçbir eleştirimize, sorumuza yanıt alamadık, demek ki seçilenler o makamlarda bizi temsil için değil yönetmek için bulunuyor, inşallah bu defa yanılırım.
Yıldırım arkadaşıma aynen katılıyorum ve genel merkez genelkurmayla görüşemediğine göre sorunlarımızı nasıl çözmeyi düşünür, açıklarsa seviniriz.Teşekkür ederim.
Atilla şefim genel merkezin denetlenmesi sonuçlandı, herşeyin kitabına uygun görüldü diye yazmış farklı birşey zaten beklenmiyordu, beklediğimiz husus genel merkezin şeffaf olmamasıdır, eski yönetimlere yeten bütçeye bizler bağışlarla 2 milyon (iki trilyon) katkıda bulunmuştuk nereye harcandı bilen var mıdır? Gazete ilanı dedik, bilboard kiralansın dedik yapılmadı, coşkuyla yapılan mitingimiz unutuldu, ilk defa dünya astsubay günü kutlaması yapılması iyi oldu kabul ediyoruz, lakin ikincisi bölgesel kutlanmaz mıydı o para mücadele için kullanılmaz mıydı? Mitinge gitmek için genel merkez paramız yok diyerek şubelere otobüs bile tutamadılar öğrenmek hakkımız değil midir? Şubelere ayrıntılı blanço gönderilsin, tamam yerinde harcanmıştır dersek ondan sonra yeni yardım talep edilsin, birçok meslektaşımın aynı düşüncede olduğunu biliyoruz ve açıklama bekliyoruz, kalın sağlıcakla.