DAVAMIZ VAR GÖRÜLECEK...!!
DAVA ARKADAŞLARIMIZ VAR ÇÖZECEK...
Dava adamı, davasına inanan, davasını anlayan, davasını kendi hayatında fiilen yaşayan ve gücü nispetinde davasını başkalarına anlatan, itikat ve amel sahibi kimsedir. Pratik hayatı, inandığı ve savunduğu dava ile çelişen ve çatışan bir kimse, dava adamı olamaz.
Sorun tüm assubayların...
Sorun milyonları bulan büyük bir ailenin, assubay ailesinin.İçinde general, amiral,subay,assubay evlikleri ile ve bir bütünün sorunudur.
BİZ BİR AİLEYİZ söylemini kim gerçek çizgiye çekecek,soruyorum.!
Bu noktaya,bu utanç noktasındaki sorunların baş mimarı artık biliniyor. Nitekim efendi.!
Bu yüzden alışkanlıklarının esiri olan insanlar, yeni davaları zor kabul eder. Çünkü köhnemiş olsa da alışılmışları devam ettirmek ve savunmak insanlara daha kolay gelir. İnsanların büyük çoğunluğu kolay olanı tercih eder, dava adamı ise ortaya koyduğu yeni davasıyla zorların zoru olan alışılmamış bir davayı kabullendirmeyi tercih eder.
Dava adamlığına adı ilk yazılacak olanı da sayın Ersen GÜRPINAR'DIR.
Dava adamı, bu ordusunun şiddet ve baskıları karşısında kendi davasını eti ve kanıyla besleyen, kalbi Allah korkusuyla titreyen, Allah’ın ayetleriyle imanını kuvvetlendiren,sabırla yol alanlardır.
Bir de akşam iki kadeh içince klavye silahşörleri var günümüzde,ayrıca okey masalarında konulara geniş bilgi ve görüşlerini sunanları ve dava adamlarına kan kusturanları izliyor aklı selimler.
DAVA ADAMLIĞI ZORDUR.!
İşte bu yolda dostlarını kaybedebilirsin. Alışkanlıkların esiri olanlar yenilikleri zor benimserler.Dedik ya
alışkanlıkları devam ettirirler, kolay yol eski yoldur. Lokal işletmeciliği, kahvehane tarzı işlerle yola devam kolaydır.
Bu üzücü noktada yine de şaşırtıcı fırsatlar ve ilave açılımlar vardır insanın önünde. Çözüm aramak ve yeni imkânlar oluşturmak gerekir; elbette birinci kolay yol olan aynı dili konuşma imkânı göz ardı edilmeksizin. Çözümlerde çeşitlilik, iyi niyetlilerin yoludur. Şu gerçek net görülüyor ki bu sınıf sendika gibi konulara hazır değil.
Dava adamının kıçı başı oynamaz !
Çekinmeden doğruyu yazar !
Bayrağı teslim ettiği inandığı kişiyi gün geldiğinde eleştirmeyi bilir,çekinmeden hooop der.!
Vizyon,misyon,kalite politikamız laflarına karnı toktur,yemez,ve de yedirmez.!
Düne kadar kimi desteklediğini,ne yazdığını, ne çizdiğini not eder, unutmaz.
Daldan dala gezinmez,rüzgar gülü değildir hiç bir zaman.
Teslim ettiği bayrağı almasını da bilir günü geldiğinde...!!!
Bayrak ister zenginin elinde,ister keserin elinde olsun ne fark eder.?
Baskıyı,totaliterliği hazmetmez!
Tek adamlık,her şey benim tarzı yönetimlerden hoşlanmaz,çoğulcu sistemdir yaklaşımları.
Yalnız kalmayı da bilir zamanla,kalabalıklar içinde...
Zaman ne demiş bana bırak..
"Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar…
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar…
Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik,
Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep, uzaktan sevdik…”
Charles Bukowski
Saygılarımla.
Atilla ABAYLI
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts
24°C
Paz
25°C
Pts
25°C
Sal
23°C