-
KUTLANMASINA İZİN VERİLMEYEN,BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN. Birisi diyorki şu süreçte ,bu ne derse ona oy vereceğiz.Vereceksen ver beyfendi.O senin sorunun.Bizim irademize hükmettirmek gibi basiretsizliğimiz olamaz. Bir de tekrar yapayım.Yine bazıları işi paraya dayandırmış.Ateş olmayan yerden duman çıkarma azmiyle mücadelede başarıya gölge edip yıkma safhasına devam.Düşünüyorum bu ara birden her konuda TEMAD yönetimine,mücadeleye her türlü ithamla,karalama çabası yeni bir Mahmut Erdem hortlamasımıdır? İşin güzelliği onların sesi duyuluyorda,ne hikmetse bzimkinde frekans karışıyor.Yapılan onca eylemdeki harcamalar o paralardan değilde devlet bütçesinden mi yapıldı.Ses yayın için alınan hopörlör(ki çok fonksiyonlu kaliteli özelliği olan)800 bin tl civarı ise(kiralanması halinde ise her faaliyet için 250 binler civarında ödeme yapılıyor) en yakın illerden Eskişehirden kaldırılan otobüse bile gitgel 1500 tl civarı verildiyse(Atanın mozolesine karanfil,katılımcılara bayrak,şapka,kumanya,spor salonu kirası,afiş vb) bunların çoğaltılması ile rakamların nereye ulaşabileceğini hayal edebilirmisiniz? Edemezsiniz.Çünkü bunun için niyet olmalı. Acaba bu güne kadar kaç tl Bağış yaptınız,OYAK Ferdi kaza maluliyet sigortası,DASK,KASKO vb lerinden sigorta yaptırdınız mı? Niyeyse hepsinini yaptım ama sorgulayasım gelmiyor,çünkü harcamaları,harcandığı alanlarda var olarak yerinde görebiliyorum. Elbette hesaplar uygulamalar sorgulanabilir, onda sorun yok ama bu şekilde çamur at izi kalsın tarzı olunca Mahmut Erdem'i anmak şart oluyor.Bağcı dövmek değil,üzüm yemek şarttır.Hiç bir ....Assubay temsilcisi olmayıp kendi adıma yazıyorum. Belki Okuma şansınız olur.Saygılarımla.
EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ KUTLU OLSUN...
Değerli Meslektaşlarımız
1 Mayıs Emek ve Dayanışma gününü kutluyoruz. Bizler de TSK emekçileri assubaylar olarak ön yargılarla haksızlıklara uğratılan mesleklerin başında geliyoruz. Haksızlıklara sessiz kalmak haksızlık kadar suçtur, kendi mücadelemizi yaparken emeğe saygı ve adalet talep edenlerin yanında olacağız, dayanışmamız ve mücadelemiz sonunda ön yargılar, hukuksuzluklar,ayrımcılıklar,imtiyazlar sona erecektir. Bizim başarımız ordumuzun, ülkemizin ve demokrasimizin güçlenmesini sağlayacaktır. Dileğimiz, müteakip bayramın örgütlenmenin önündeki tüm engellerin kaldırılarak çalışanların eşit ve adil olarak haklarını aldığı, imtiyazların son bulduğu bir bayram olarak kutlanmasıdır. Saygılarımızla.
Henüz söylenmemiş bir sözü verilmemiş bir kararı desteklemek bence çok manidardır. Anlayabiliyorum. Kayıtsız şartsız bir itaatten söz ediliyor. İşte biz burada zaten bunun için varız ve yazıyoruz. Eğer bizde bir kişinin söyleyeceği sözü alacağı kararı destekleyeceğimizi belirtseydik yazmanın ne anlamı kalırdı ki? Nasıl olsa benim adıma konuşan biri var. Keşke birbirimize fikirlerimizle karşı çıksak. Keşke bir kişi karşımıza sanki bir grup imiş gibi çıkmasa. Sanki bir oluşum varmış ta biz duymamışız. Milliyetçi/Emekçi/Muhafazakar assubaylar adına görüş belirtilmiş. Ben bu sitede yedi yıldır varım. Daha ikinci bir kişi adına görüş bildiremedim. Kendisine yaftaladığı tüzel kişilik hayırlı olsun. Benim Cumhuriyetçi, laik tutumum devam edecek. Saygılarımla...
Kıymetli Kardeşlerim,
En kalbi duygularla selam ve sevgiler..
Her alanda maddi ve manevi desteklerini onur mücadelemiz için gösteren siz yiğit insanları çok seviyorum.
Tabii ki bu yol zor bir yol...Ancak bazı tartışmaları, üyelikten çıkarılmaları ve maddi konulardaki serzenişlere en azından nezaket gereği bir cevap verilmediğini gördükçe irkilmekten de kurtulamıyorum.
Ersen Gürpınar ağabey gibi bir tecrübenin bu yolda ön açıcı olması bizim için HER ZAMAN ŞANS OLMUŞTUR..
Lütfen kazanımlarda sona ulaşsak hatta hiç kazanım elde edemezsek bile sevgi ve içtenliğimizi kaybetmeyelim.
Birde Yazı bölümünde Sayın E. Günşer bey için yaptığım yorumun önemli olduğunu düşünüyorum.
Kebir olan Yüce Allah' a niyazımız bu kutsal vatanın aziz bekcilerinden olan assubay kardeşlerimin ünsiyetlerini çabuklaştırmasıdır.
En içten duygularla, muhabbetle.
SÖZÜM ONA BENİM AYAĞINDAN POSTAL ÇIKARMAYANLAR GENEL DEĞERLENDİRMEMİ ÜZERİNE ALINMIŞ YİNE KLASİK POLEMİK İÇEREN YAZI YAYINLAMIYORUZ E.G
Eleştirmek normaldir,haktır.Eleştirmek doğruya götürme amaçlıdır. Ama aynı amaç için yapılan eleştirinin dozu ayarlanamayıpta giden aracın tekerine çomak sokma şekline gelirse işte ona olması gereken doğru eleştri değil,olmaması gereken yıkıcı eleştri denir.Ben sadece aydsa 1 kere salı günleri,ara sırada denetlemelerde postal giyiyorum.Ama bunun dışında postalla işim olmaz.Kalıplarla değil,mücadeleye katkı sunan doğru beyinlerle yürürüm.Amaçta TEMAD öncülüğündeki mücadeleye postallıda olsa her türlü riske rağmen katkı sağlamak.Kişi bazında kıymet görmesi değildir amaç,mücadele de kazanım sağlamaktır.Kişisel Beklenti ve talep ne mutluki yoktur,olmamıştır.Yani muhatap alınmamakta da farklı bir talebim olamaz.İsteyen alır,istemeyen almaz.Zaten muhatap kabul edilmeyi talep etmekte haddim değildir.Sırf mücadele nedeniyle 1 günde aldığım savunmalarla ilgili savunmasını yapıp,6 Mayıs gününe Disiplin kuruluna çağrılan biri olarak,gider aslanlar gibi mücadelemi yaparım, Askeri Mahkeme içinde gününü beklerim.Yani Assubaysam köle de değilim derim ve takıntılarla değil,kazanım adına ne gerekiyorsa onu düşünürüm.Takipteyim.İsim kullanmadım,bakalım ona rağmen bu ne olacak.;)
Sn.Akkaya, ben de şahsen sizin dile getirdiğiniz hususların tamamına katıldığımı belirtmek istiyorum, bu konuyu haklı olarak birçok arkadaşımız dile getirmektedir, ancak TEMAD yönetimi bu haklı taleplere ve yasal zorunluluğa rağmen yanıt vermemesini anlamak mümkün değildir.Suskunluk TEMAD yerine onun sözcülüğüne soyunanların tepkileri mücadelemize ve TEMAD'a zarar vermektedir.
FARZ EDELİM Kİ : Tüm kazanımlarımızı TEMAD sağlayacak, peki TEMAD'a üye olmayan ya da destek vermeyenler bu haklardan yararlanmayacaklar mı? ELBETTE YARARLANACAKLAR, o halde bizler tamamen gönüllülük esasına göre TEMAD'a üyelik ve desteğimizi mücadeleye ve kendimize saygımızın gereği yerine getiriyoruz. Temsilcilerimizin de bize karşı sorumlulukları vardır. Bizler desteğimiz kadar merak ettiğimiz ya da yanlış bulduğumuz hususları iyi niyetle eleştirme hakkına sahibiz, bunun için kimsenin kimseyi suçlama hakkı bulunmamaktadır.
Hâlâ ayağından postal çıkaramamış olanların eleştirenlere adeta saldırmaları tamamen gündem değiştirmeye yöneliktir.Bu nedenle TEMAD yönetimi dışındaki kişiler muhatabımız değildir. Eleştirinin mükemmele açılan kapının anahtarı olduğu unutulmamalıdır.Mücadele bir bayrak yarışıdır ve birlikte kazanılacaktır. Saygılarımla.
Kıymetli Yöneticim
Güzel sitemizde Hükümete muhalif yazılar zaman zaman yer almaktadır.
Siyasetin ve oy sahipliğinin gereği ve sonucu olarak normaldir.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Başbakanın vereceği kararı destekleyeceğimizi buradan duyuruyor;
Sevgi ve saygı sunuyoruz.
(Milliyetçi/Emekçi/Muhafazakarlar)
Yine iş paraya dayandı.Ateş olmayan yerden duman çıkarma azmiyle mücadelede başarıya gölge edip yıkma safhasına devam.Düşünüyorum buara birden her konuda TEMAD yönetimine,mücadeleye her türlü ithamla,karalama çabası yeni bir Mahmut Erdem hortlamasımıdır? Yapılan onca eylemdeki harcamalar o paralardan değilde devlet bütçesinden mi yapıldı.Ses yayın için alınan hopörlör(ki çok fonksiyonlu kaliteli özelliği olan)800 bin tl civarı ise(kiralanması halinde 250 binler civarında ödeme yapılıyor) en yakın illerden Eskişehirden kaldırılan otobüse bile gitgel 1500 tl civarı verildiyse(Atanın mozolesine karanfil,katılımcılara bayrak,şapka,kumanya,spor salonu kirası,afiş vb) bunların çoğaltılması ile rakamların nereye ulaşabileceğini hayal edebilirmisiniz? Edemezsiniz.Çünkü bunun için niyet olmalı. Acaba bu güne kadar kaç tl Bağış yaptınız,OYAK Ferdi kaz maluliyet sigortası,DASK,KASKO vb lerinden sigorta yaptırdınız mı? Niyeyse hepsinini yaptım ama sorgulayasım gelmiyor,çünkü harcamaları,harcandığı alanlarda var olarak yerinde görebiliyorum. Elbette hesaplar uygulamalar sorgulanabilir,onda sorun yok ama bu şekilde çamur at izi kalsın tarzı olunca Mahmut Erdem'i anmak şart oluyor.Bağcı dövmek değil,üzüm yemek şarttır.
Selçuk arkadaşım TEMAD icra makamıdır demedik ki, böyle diyen bir kişiye rastladınız mı, hangimiz Temad'a derecemizi tazminatımızı intibakımızı neden halletmedin demiştir? Temad bunların hayata geçmesi için muhataplarımızla ilişkiler içinde olacak, hukuka başvuracak, profesyonel yardımlar alacak bunun için destek veriyoruz bağışta bulunuyoruz, gelişmelerin ne olduğunu sormanın neresi yanlış olabilir? Sorunları dile getirdik o halde ne yapalım diyemeyiz öyle düşünürsek kadere razı olunmuş olur. Yardımların sizin deyiminizle iç edilmesi aklımızdan geçmez dava açılmadı,gazete ilanı verilmedi o halde nereye harcandı demek sizin tabirinizle iç etmeyi akla getirmez, biliriz ki cami çalan kılıf hazırlar ve hiçbir yöneticinin bu vebale girip böyle bir ahlaksızlık yapmasını aklımızın ucundan geçirmeyiz, bunlara yanıt aramak neden suç olsun ya da neden bunlara yanıt verilmekten safınazar edilsin???????
aziz dostlar; ikide bir toplanan para , mücadele sonucu, ne yaıldı ki, gibi yazılar yazılıyor:şunu bilmelimki,TEMAD bir icra makamı değildir,Her platformda sorunlarımızı en yüksek perdeden haykırdı,dile getirdi.İcra makamları duyarsızsa,ne yapılabilir? Toplanan paranın İÇ edilmesi akıllardan bile geçirilmemeli,lütfen birlik olalım...
Sevgili Ersen Gürpınar kardeşim, bunlar yüzsüz hırsız gibidir, git dersin gitmezler gel dersin gelmezler ciddiye almamak gerekir; çünkü eşeğe eyer vurursan kendini at zannedermiş, gündem değiştirmek sorunları değiştirmez, madem temsilcilerimiz susuyor ve bunlar konuşturuluyor o halde söylesinler bakalım:
1.Toplanan 2 trilyon bağış, mücadele amaçlı nereye harcandı?
2.Torba yasasında ne var?
3.Personel yasasında olumsuzluklar ne oldu?
Daha çok soru var, önce bunları sözcülüğünü yaptıklarından öğrenip açıklasınlar sonra diğer soruları bakarız...
Bu gün 27 Nisan,27 Nisan e-muhturası NEDİR.
27NİSAN 2007 tarihinde saat 2320'de,gece yarısı internet sitelerinde yayınlanan bu muhtura,içeriği,uslubu ve zamanlaması ile büyük tartışmalara neden olmuştur.
17 NİSAN 2012'de Sn.BÜYÜKANIT "ben yazdım....bu bildirinin hazırlanmasında Gnkur.Bşk.nı olarak yetkimi kullandım.
Bu bildirinin yayınlanacağından o zamanki kuvvet komutanlarına ve J.gn.K.na bilgi vermedim.
Onları bu işin içine katmak istemedim.
TSK.nın özellikle laiklik konusundaki hassasiyetini toplumla paylaşma ihtiyacı duydum.
Çünkü bazı konular bizi rahatsız etti.
Bunları duyurmak istedik.
27 NİSAN bildirisinin temeli budur."demiştir.
TBMM darbe ve muhturaları araştırma 28 ŞUBAT alt komisyonu başkanı yaşar KARAYEL 27 NİSAN e-Muhturasının TÜRKİYE'ye zararı 5 milyar DOLAR olduğunu açıklamıştır.
36 Osmanlı padişahının 14 nün darbe ile devrildiği 600 yıllık bir tarihte her 10 yılda bir demokrasiye balans ayarı çekilen cumhuriyet tarihine değin,27 Nisan gecesi yayınlanmış muhturayı da bu kültürün uzantısı olarak görmemiz mümkündür.
ATATÜRK ittihat ve terakki kongresinde,neden ordu siyaset ilişkilerine son verilmesini istemişti
Hemde ittihatcıların politikada ordudan başka dayanağı olmadığı halde.
STRATEJİK DÜŞÜNCE ENSTİTÜSÜ(SDE)
İYİ BİR PAZAR GÜNÜ..!!
NE BEREKETLİ İMİŞ ŞU 100 LİRA...!!
Emek var zira yıllarımızı verdik
Yazdık
ÇİZDİK
Defalarca Ankara'ya taşındık
Hak hukuk diye haykırdık
Anıtkabir'in yollarını aşındırdık
ALDIK YÜZ LİRAYI...
Sesimizi özel konserlerde elimizdeki bayraklarla
Sokaklarda..
Abdi İpekçi parkında
Çadırlarda ölüm orucu*açlık grevi neyse bi şeyler yaptık
ALDIK YÜZ LİRAYI...
Dikkat ! Her şey süt liman
Nisan,Mayıs,Haziran
Torba oldu bir cuval
ALDIK YÜZ LİRAYI...
Geliyor bir seçim daha
Şimdi kime oy'un
ALDIK YÜZ LİRAYI...
Atilla ABAYLI
NE BEREKETLİ İMİŞ ŞU 100 LİRA...!!
Emek var,zira yıllarımızı verdik
Yazdık
ÇİZDİK
Defalarca Ankara'ya taşındık
Hak hukuk diye haykırdık
Anıtkabir'in yollarını aşındırdık
Sesimizi özel konserlerde elimizdeki bayraklarla
Sokaklarda..
Abdi İpekçi parkında
Çadırlarda ölüm orucu*açlık grevi neyse bi şeyler yaptık
Kimileri 120 dedi
Kimileri 11 bin
Yaşlı bedenler aktı Ankara'ya şükür işte bu kaptık 100 teleyi
İşte bu başarı Temad'ım
SEN ÇOK YAŞA..
Dikkat her şey süt liman
Nisan torbası
NEOL BABANIN torbası
Şükür çıktı yüz lira
Bozdur bozdur harca assubayım...
Oylar Keser'e...
Atilla ABAYLI
Saygıdeğer meslektaşlarım,
Onur mücadelemizde temsilcimiz TEMAD yönetimidir. Bizler maddi ve manevi desteklerde bulunduğumuz derneğimize öneri ve eleştirilerde bulunma hakkına sahibiz. Bu bizim kendimize ve derneğimize saygının gereğidir. Görevden tanıdığımız küçük hesapların peşinde olan ahlak yoksunları sözüm ona Temad'ı korumak adına diyet borçlarını ödemek için gündem değiştirmeyi amaçlayarak, eleştirenlere ellerinin çamurunu sürmeye çalışmaktadırlar. Bu müfterilerin seviyesine inmek istemiyoruz, bunlara duyulan tepki TEMAD'a yansımaktadır. Yönetim adına hareket ettiği izlenimi veren bu kişileri uyarmasını TEMAD yönetiminden talep ettim onların davranışına göre tavrımızı belirleyeceğiz. TEMAD bizim temsilcimiz, onun tüzel kişiliğini korumak saygı duymak hepimizin görevidir. Saygılarımla.
Değerli Meslektaşlarım
Mücadelede Genel merkez'e itici güç olacak şubelerimiz için kişisel beklentilerden uzak özverili yönetimlere ihtiyacımız vardır.Birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek, tüzük'teki amaçlarımızı gerçekleştirecek, üyelerine saygılı bir ekiple TEMAD Balçova yönetimine aday olduk bilgilerinize sunuyorum. Saygılarımla.
YÖNETİM KURULU
ASİL - YEDEK
Sami ERKOL - Yunus METİN
Osman ADA - Ali ÇETİNKAYA
Turgut DURSUN - Yılmaz SÖZBİLEN
Savaş DEMİRCİ -Hayrettin KARAHAN
Murat YILMAZ -Ahmet KOKMAZ
Şaban AKDAĞ -Mevlüt BAL
Rıfat UÇAR -İhsan KARADUMAN
DENETLEME KURULU
ASİL - YEDEK
Ahmet ALIÇ -Rafet DURAN
Halis ÖZKAN - Servet ÖNCÜL
Ahmet SÜTLÜ -Sami AKKILIÇ
DİSİPLİN KURULU
ASİL -YEDEK
Hüsset CİVAN -Fahrettin ELİAÇIK
İsmet DURUKAN -Süleyman PINAR
Cengiz ÖZGEN -Serhat AÇINCAN
Kendini astsubay değil de gazeteci olarak tanıtan kişinin kurduğu kamuemekçileri sayfasında alenen birilerine hizmet amaçlı TSK düşmanlığı yapılmaktadır, ekmek yediğimiz kuruma hakaret edenler arasında ne yazık ki meslektaşlarımız vardır, haksızlıklara karşı olalım eleştiri yapalım ama malum çevrelere alet olmayalım...
100 YIL ÖNCE, 100 YIL SONRA…
• Ben, 1915’den önce doğmadım. Babam da…
• Dedem, söz konusu yörede hiç yaşamadı. Babası da…
• Yörede yaşananlarla sülâlemin ilintisi yok. Benim de…
• 100 yıl öncesi, yüz yıldır tartışılıyor. Bugün de…
• Göç edenlerin talan, yağma ve katlini Atalarım yapmadı. Vallahi…
• İddia edilenlerin gerçekliği asla bilinmedi. Bilinmiyor…
• Amerikan yerlilerini, Afrikalı zencileri, Asyalıları,
• İnkaları ve Aztekleri de Benim Atalarım katletmedi, sömürmedi. Asla…
• Dünya Savaşlarını, Türkler başlatmadı, Hiroşima’da,
• Nagazakide atomlu soykırım yapmadı. Yapanın adını, Dedem söyledi.
> > Anadolu mozaiğinde niçin sadece yan-yan’lar nârâ atıyor.?
> > Atalarım söyledi;
“Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır.”
“Kediler, Mart’ta bağırır.”
> > Nisan’da değil… ( ..!..?.. )
1701/1'den 1922'ye kadar Ermeni Sorunu
ERMENİ İDDİALARI TARAFSIZ HUKUK VE ADALET KARŞISINDA DAİMA MAHKÛM OLMUŞTUR..
Tarih sırasına göre Ermeni sorununun doğuşu ve iki hukukî mağlubiyetinin çok kısa özeti:
1. 1701/1702… 14. Lui, Orta Asya’nın limanları sayılan Adana, Mersin ve İskenderun’a sahip olmak için burada yaşayan değişik mezheplerdeki Ermenilerin katolikleştirilmesi ve ileride bir küçük Ermenistan kurulması projesini başlatır.
2. 1779… Ruslar’ın himayesinde bir Ararat Prensliği projesi (Türk Tarihinde Ermeniler, 9 Eylül Üniversitesi Yayını, İzmir 1983)
3. 1780… Katolik Ermeniler tarafından Zeytun suikastı: Ermenilerin vergilerini ödemeleri için gelen Maraş Valisi Ömer Paşa’nın öldürülmesi…İlk silâh patlamıştır. Zeytun isyanları: 1782-1808….Bu isyanlar, 1922’ye kadar tekrarlanmıştır.
(Kamuran Gürün, Ermeni Dosyası - Osmanlı ve Sovyet Belgeleriyle Ermeni Mezalimi, H.K.Türközü, TKAE Ank.1982)
4. 1876… Patrik Nerses İngiliz Büyükelçisi Henri Elliot’a Batı’nın ilgisini çekmek üzere her an isyana hazır olduklarını bildirir.
5. 1878… Ayastefanos… Ruslar Yeşilköy’e kadar gelirler; Ermeni sorunu uluslararası platforma taşınır.
6. 1890-1908… Ülke çapında ilk organize isyanlar... Van; isyan,
katliam ve yıkım… Sasun isyanları, vb..
1895,28 Temmuz… İngiliz Büyükelçisi Londra’ya bildirir: Ermenilerin, Batı’nın ilgisini çekmek için, Türkleri katliam yapmaya sevkedecek geniş çapta isyan, yıkım kararı aldıklarını bildirir. (Foreign Office 424/426 s.205/206-K.Gürün)
22 şehirde isyan edip yıkım, yağma, öldürmeler… 29 Eylül 1895’ten 3 Aralık 1895’e kadar sürer.
7. 1914… Ermeni çetelerinin artık Batı’nın dikkatini çekmek için değil, Doğrudan yerel ve toplu öldürmeye girişmeleri ile Türk Soykırımı fiilen başlar
1915 Rus-Osmanlı savaşının başlamasıyla Rus ordusundaki 150 bin Ermeni askeri yıkma, yakma, ırza geçme ve katletmeye devam eder
22 Nisan 1915… Türk Soykırımı hâline dönüşen bu Ermeni komitacılarının cinayetlerine dayanamayan Osmanlı Hükûmeti tutuklama kararı alır
Durum, Hukuksal değerdeki belgelerle tüm dünyaya anlatılacaktır
Patrik Eçmiadzin tutuklama kararını ABD Başkanı Wilson’a “Ermeni Soykırımı başladı” diye bildirir (USNA, M53/43, 876.4016/591 s.651-K.Gürün)
ABD Büyükelçisi ise, esas suçlular, tutuklanmış olanlardır diye Washington’a telgraf gönderir
Devamında zorunlu göç kararı alınacaktır
Ermeniler, 1915 yılı öncesinden asla söz etmezler ve bütün dünyayı 24 Nisan 1915 kararını, “hiçbir şeyden haberi olmayan masum Ermenilere uygulanacak Soykırım kararı” diyerek aldatırlar.
8. Ermeni terörü Rus kuvvetlerinin ilerlemesi ile Türk kıyımı hâlinde devam eder.
9. 1917… Rus İhtilâli ile Rus ordusunun kontrolünden çıkan Ermeni Komitacıları geniş çapta kıyım yaparlar.
10. Osmanlı ordusunun kendini toparlaması ve geri çekilen Ruslar’dan kalan yerleri geri almaya başlaması üzerine sonlarının geldiğini anlayan Ermeni komitacıları Osmanlı ordusunun önünden kaçarken katliamlara vahşice devam ederler, bu cinayetler 1922 İzmir’in alınışına kadar devam eder
11. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda İngilizler uluslararası bir mahkemede Osmanlı İmpratorluğu’nu soykırımı ile mahkûm etmek istediler. İstanbul’un İngilizler tarafından işgalinde İngiliz hukukçuları, Patrik Zaven efendi ile işbirliği yaparak soykırımı zanlılarını Malta adasına sürdüler
• 110 bin belgeyi içeren Osmanlı arşivlerini didik didik aradılar
• Sonuçta, İmparatorluğun Ermeni Soykırımı kararı almış olduğuyla ilgili bir tek belge bile asla ortaya çıkmadı ve Ermenilerin iddialarının İkinci elden ve söylenti seviyesinde kalıp hukukî hiçbir değeri olmadığını, 1921 tarihli bir rapor ile Londra’ya bildirdiler
• Malta sürgünleri yurda döndüler
Ermeni komitacılarının ORLY Hava Meydanı’nda yaptıkları suikast nedeniyle SEVR şehrinde 1985’te açılan davada SEVR mahkemesi
• Ermenileri, büyük tarihçileri Ternon, Challiand ve Carzou tarafından öne sürülen iddiaların
• İkinci elden ve söylenti seviyesinde kalıp, hukukî
değeri olmadığı kanaatına vararak
• Türklerin Soykırımı kararı almamış olduklarına hükmetmiş,
• Ermeni teröristleri 5 - 7yıl vb.. hapse mahkûm etmişlerdir.
Sonuç: Ermenilerin tarafsız adalet karşısındaki iddialarının söylenti ve ikinci derecede kalan iddialar olması nedeniyle
• Hukuk karşısında ikinci,
• dava sonucu olarak ilk mağlubiyetleridir.
Türkler soykırımı kararı almamışlardır... Bu karar Ermeni iddialarının Hukuken mahkûm edilmesidir.
Bu davada başta
Büyükelçi Kâmuran Gürün’ün Ermeni Dosyası, Süreyya Yücel – Şinasi Orel’in Talât Paşa’nın Telgrafları, Bilâl Şimşir’in Ermeni Sorununun Tarihsel Özeti, Prof.E. Feigl’ın Bir Terör Efsanesi başvurulan yayınları oluşturur.
Prof. M.Soysal, Pof. Sina Akşin, Prof. H. Köni, Prof. Avedis Hacınlıyan, Prof. Türkkay Ataöv dinlenmişlerdir.
Okunacak çok önemli bir öteki eser Şükrü Server Aya’nın, “Soykırım Tacirleri Ve Gerçekler” kitabıdır - Derin Yayınları 2009. Bu kitapta Ermeni iddiaları sadece Batı kaynaklarına dayanılarak çürütülmüştür.
Halûk Tarcan (CNRS-Paris)