Yeni hazırlanan ve sitede konu edilen, daha çok Astsb. ve Uzman J., Uzm çvş. ları ilgilendiren disiplin kanunlarında yapılacak değişiklikleri içeren taslağı okuma fırsatı buldum.
Taslak metini okuduktan sonra aklıma Astsb. abilerimizden duyduğum şu hikaye geldi. Yanılmıyorsam Osmanlı dönemlerinde açlığın kol gezdiği dönemlerde o zamanki adıyla Jandarma Umum Kumandanlığı teşkilatta karın tokluğuna çalıştırmak üzere yine o zamanki adıyla Gedikli personel almış ve çalıştırmaya başlamış. Aradan bir müddet geçtikten sonra O zamanki adıyla zabitlerin yaptıkları iş karşılığında para aldıklarını öğrenen gedikliler başlamışlar bu gün olduğu gibi kazan kaldırmaya.Teşkilatta bir huzursuzluk başlamış ve bir gün jandarma umum kumandanının kulağına bu durumu fısıldayan yaverine kumandan şöyle demiş. ''Ne maaşı, koğuşun birinci sırasından, yemeğin de yağlı yerinden verin, yeter.İşte bu disiplin kanunu da astlarını hizaya getirip, ölümü gösterip sıtmaya razı etmenin bir yolu olsa gerek.
Umutsuzluk mu, mutsuzluk mu 😕 😕 Bizleri kim yönetiyor hükümet rolü nedir bu kadar assubay, üzerinde feryad ediyoruz bir kişi çıkmaz mı hükümetten muhalefetten... Devlet Bahçeli 1 (bir)İlker Başbuğ'u sevdiği kadar 200.000 assubayı sevseydi bu işler çözülür herkes mutlu olurdu, demek ki bizi kimse adam yerine koymak istemiyor, arkadaşlar tablo hep aynı muhalefeti de bizi sevmiyor iktidarı da, meclis önünde şaban gibi kendimizi yakmamız mı gerekiyor? Site yönetimine teşekkür ediyorum.
“ İsmail DAMAR Salı, 08 Ocak 2013 08:37
http://sgkrehberi.com/haber/6812/..yorumsuz.. ”
Kd. Bnb. Emekli maaşı : 1 / 1 = 1.725,05 + 69,00 = 1.794,05.-
İki satır aşağıya;
Doktor
Kd.Bçvş. 1 / 4 = 1.735,02 + 69,40 = 1.804,42.-
Yazarak acaba ne demek istiyorlar ?
Kd.Bnb. 1/1 ine kaç yıllık hizmeti müteakip erişiyor ?
Doktor ¼ üne kaç yıllık hizmeti müteakip erişiyor ?
Assubaylar ¼ üne kaç yıllık hizmeti müteakip erişiyor ? Erişebilen Astsubay sayısı, Toplam Astsubay sayısı içinde yüzde kaç ? Benmi atgözlüğü takıp bakıyorum yoksa bazıları mı öyle ?
Assubayların sanki tamamı ¼ ünden emekli olmuş. Listede nedense 2 veya 3 ncü dereceden emekli Astsubay yok. Yinemi atgözlüğü takıp baktım yoksa ?
Ama nedense Polis memuru demiş 4/1 veya 5/1 diye ayırmış sanki o derecelerden emekli polis sayısı çoğunlukta gibi lanse ederek liste oluşturulmuş. Haziran 2012 ayında 6318 Sayılı Kanun Madde 43 ile sanki gösterge tabloları değiştirilmedi. Birinci derece söz konusu kanun ile verildi ve Ek Gösterge değiştirildi Geçen yıl 1.547.-Tl sı alıyorlardı. Yine nedense listede yer almıyor.
Ben 3/3 den Emekli bir Assubayım ve listede gösterilmiyor. Neden acaba.
Birçok Devlet memuruna bitirdiği 2 yıllık okul için 3 kademe verirler. Assubaya gelince 1 kademe.
Birçok Devlet memuruna bitirdiği 4 yıllık okul için 6 kademe verirler. Assubaya gelince 3 kademe.
Askeri personel hariç Kalkınmada öncelikli illerde görevli Devlet Memurlarına her iki yıl hizmete bir kademe verirler ( 36 il var ) Benim meslek hayatım boyunca görev yaptığım 6 yerin 5 i kalkınmada öncelikli il kapsamanda idi ve buradan da en az 2 derece veya 6 kademe eksiğim var ( 657 ye tabilere göre).
Diğer Devlet Memurlarında erken terfi, mümtaz terfi adı her ne ise faydalanan memur sayısı toplam memura yüzde olarak oranı kaç acaba ? Bu oran Assubaylarda yüzde kaç acaba ?
Birde eşit işe eşit ücret derler. Neden se bu keser hep başka türlü yontuyor.
50 yakın unvan özelinde emekli maaşı ve ikramiyesi diye başlık yap, sadece memur emeklilerine ait maaş ları ve yönlendirme yapmak için bazı bilgileri vermeden liste yayımla. Ne derece etik ?
Yalan söylemek münafıklık alameti imiş. Liste hep memur emeklisine ait. Artık SSK. Ayrı, Emekli Sandığı ayrı, Bağkur ayrı değilki. Listeye niçin İşçi Emekli maaşından örnekleme yapmıyorlar ? Listeye niçin 2002 deki Bağkur Emekli maaşı ile şimdiki Bağkur emekli maaşlarından eklemiyorlar ? 2002 den bugüne Bağkur emeklilerine yapılan zam Assubaylara yapılan yaptık denilen % 242 inin en az iki katı yani % 448 çıkmazsa benim bildiğimin hepsi yalan.
Kaba bir hesap ;
26 yıl x 360 gün = 9360 gün yapar.
27 yıl x 360 gün = 9720 gün yapar.
28 yıl x 360 gün = 10080 gün yapar.
Hiçbir Astsubay emeklisi yukarıda belirtilen yıldan aşağı hizmeti olarak emekli olmamıştır( Fazlası olanlar da bir hayli fazladır en kötü ihtimalleri yazdım ). Kamuda İşçi olupda emekli olarak belirtilen gün kadar prim yatırılan işçi ücretinide örnekleme yaptığı Kd.Bçvş. un yanına yazsalardı ya. Ama nerdeee. Amaç farklı.
Her yere kaynak var. Assubaya gelince kaynak yok. E o zaman seçim zamanı oyda yok. Bugün ve mahşerdede helallik yok.
Sayın Site Yönetimi; iki gündür milliyet köşe yazarı sayın Tunca BENGİN'in yazısı yayımlanmıyor. Nedeni hakkında bir fikriniz varmı? Yoksa onudamı susturdular? Şayet öyle ise vah ki halimize vah!
YORUMSUZ…
Görevde iken; çalışma yerinden yaya olarak dönen birkaç arkadaşımızın yanından makam aracıyla geçen komutan, arkadaşlarımıza; “Kendilerini ilk amirlerine rapor etmelerini.” söyler.
Komutan, ilk amire; “arkadaşlarımızın, mesai saatinde çevrede gezinmekten cezalandırmasını” ister. İlk amir komutana; ”arkadaşları, kendisinin görevlendirdiğini, oradan döndüklerini” söyler. Komutan; “Ben görev-mörev anlamam. Canım ceza vermek istiyor.” demiş.
AÇIKLAMA:
{ ( …. £ . : * ? ! W X Q = _ - / & % + ^ ’ “ ; , ` | # $ ) }
Fazlı GÜVENTÜRK, "Maaş konusunda askeriyede büyük adaletsizlikler olduğundan dert yanan astsubaylar..."
[URL=http://www.kalehaber.net/yazarlar.php?id=1373]ASTSUBAY SINIFI DİYE BİR ZÜMRE[/URL]
Sayın Meslekdaşlarım,
Hepimiz görevde iken amirin keyfi cezalarına tabi olduk.Emekli olalı yıllar geçmesine rağmen yüreğimdeki bu yara geçmedi o günleri hep ömürden kayıp olarak düşünüyorum. Ayni haksızlıkları görevdeki arkadaşlarımız yaşamamalıdır.Şubelerde bu konuda hiçbir girişim yok en azından benim şubemde kimsenin haberi yok site yönetimine birkez daha teşekkür ederim.Arkadaşlarımız bu konuya ilgi göstermelidir. Bilgisayarı iyi kullanamıyorum belki bu nedenle çözüm bulamadım hotmailden gönderirken günlük limit doldu uyarısı aldım kalanları saat 24.ten sonra yollayacağım belki benim durumumda olanlar vardır diye bilgilendirmek istedim.
HAKSIZLIKLARA SESSİZ KALMAYALIM
DEGERLİ ÜYELERİMİZ
SEVGİLİ MESLEKTAŞLARIMIZ;
KISA BİR SURE ÖNCE MİLLİYET GAZETESİNDE SAYIN TUNCA BENGİN'NİN KÖŞESİNDE BAŞLIYAN VE ASTSUBAYLARIN SORUNLARI VE VERDİKLERİ ONUR MÜCADELESİNİN SESİ OLAN BU YAYIN YAKINDA GAZETENİN YAZAR KÖŞESİNDEN ÇIKARAK *** SAYFALARDA YER ALACAGI ÖGRENİLMİŞTİR.
Yarın sayın milliyet gazetesi ilgilleri bu büyük ilgi karşısında genelmerkezimizi ve yönetim kurulunu Ankarada ziyaret edeceklerdir.
Bu ön bilgiyi paylaşır öncesinde yayınladıgımız mail adreslerine yazı ve teşekkürlerimizi iletelim.
ATALARIMIZ, “İYİLİKTEN MARAZ DOĞAR” DEMİŞ.
(Atalar, doğru söylemiş; bazılarına iyilik yapılmaz.)
Bir Avrupa ülkesinde, kısa bir süre bulunmuştum. Oranın büyük şehirlerinin birinde, çoğu tek katlı, bahçeli evleri olan bir yöresinde; büyükçe bir bahçe içinde, tamamen yanmış, oturulamayacak durumda bir ev gördüm.
Bu evde; “Ülkesinde etnik nedenlerden baskı gördüklerini, dini inancını yaşayamadıklarını, yargılandıklarını, bu nedenden tüm aile buraya kaçtıklarını, geri gönderilirlerse; katledileceklerini” söyleyerek, yasal oturma izni alan bir ailenin barındığını, oradaki sakinlerden biri anlattı. Bir zaman sonra ailenin daha da kalabalıklaşarak, evde geçici barınma süresi dolmasına ve yetkililerin uyarılarına rağmen, evi boşaltmayıp, teslim etmemekte direnmişler.
Ayrıca çevreyi de rahatsız etmeleri şikâyet konusu olmuş.
Bir günün sabahı, evde aniden yangın çıkmış. Hiç gecikmeyen itfaiye bu kez (nedense) epeyce gecikmiş. Yangın, kendiliğinden sönecekken, gelmişler. Bu haliyle evde oturmakta hâlâ inat eden “yavuz mülteciler” belediye tasarrufundaki kamu malı ev için verilen “oturulamaz” raporu ile evden, güçlükle uzaklaştırılmışlar. Doğru, demokrasilerde çareler tükenmezmiş.
Orada böyle bir olay, önceden hiç yaşanmadığından, çok yadırganmış ve unutulmamış.
Bana olayı anlatan; bu gibi durumlarda, toplumda sürekli sorun çıktığını, huzursuzluk yaşandığını, bu kişiler karakolluk ya da mahkemelik olduklarında geldiği ülkenin kimliğini öne çıkardıklarını, normal durumlarda “iltica mazeretiyle” mağdur rolünde olduklarını da ekledi.
Bu ülke, “sözde mağdurlardan” yaka silkelediğinden, onlardan kurtulmak için, aynı yıllarda ilticacıların ülkesine karşı dostluk dışı bir siyaset başlatmıştı.
Doğduğu toprakları, içinde yaşadığı toplumu murdarlayıp, oraya-buraya iltica edenlere ancak “cibilliyetsiz” denilir. Anonim bir söz ne kadar da anlamlı…
“ (böylesinden) evliya, sokma avluya”
Biz, yıllar önce, bu konuda acı örnekler yaşadık. İyi ki ülkemizden bir yerlere ilticalar olmadı da üzülmüyoruz. ( ? ) , ( ! )…
• Cibilliyet : Huy, fıtrat, yaradılış, tabiat, cibillet. (Osmanlıca)
• Maraz : Hastalık, güç durum.
• Murdar : Kirli, pis. (Farsça
Değerli arkadaşlarımız
Zonguldak Kozlu maden ocağında gaz kaçağından meydana gelen olayda maden emekçisi 8 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Tanrı'dan rahmet acılı ailelerine başsağlığı ve sabır dileriz.
Zonguldak'ta madende gaz kaçağı
[URL=http://www.ensonhaber.com/zonguldakta-madende-gaz-kacagi-2013-01-07.html]http://www.ensonhaber.com/zonguldakta-madende-gaz-kacagi-2013-01-07.html[/URL]
Anonim bir söz ne kadar da anlamlı…
“Sığınmacıdan evliya, sokma avluya”
Bu sözün (haklılık payı olsa da!)ne anlama geldiğini herkes biliyor,bu sebeple sert tepkilere maruz kalabileceğimiz gibi hem sitemize,hem de bize bu şekilde yayınlamanın yakışmayacağını,gerekirse çıkarılarak yayınlamamızın çok daha şık olacağını düşünüyorum. (M.E.A.)
-
ATALARIMIZ, “İYİLİKTEN MARAZ DOĞAR” DEMİŞ.
(Atalar, doğru söylemiş; bazılarına iyilik yapılmaz.)
Bir Avrupa ülkesinde, kısa bir süre bulunmuştum. Oranın büyük şehirlerinin birinde, çoğu tek katlı, bahçeli evleri olan bir yöresinde; büyükçe bir bahçe içinde, tamamen yanmış, oturulamayacak durumda bir ev gördüm.
Bu evde; “Türkiye’de etnik nedenlerden baskı gördüklerini, dini inancını yaşayamadıklarını, yargılandıklarını, bu nedenden tüm aile buraya kaçtıklarını, geri gönderilirlerse; katledileceklerini” söyleyerek, yasal sığınma hakkı alan bir ailenin barındığını, oradaki sakinlerden biri anlattı. Bir zaman sonra ailenin daha da kalabalıklaşarak, evde geçici barınma süresi dolmasına ve yetkililerin uyarılarına rağmen, evi boşaltmayıp, teslim etmemekte direnmişler.
Ayrıca çevreyi de rahatsız etmeleri şikâyet konusu olmuş.
Bir günün sabahı, evde aniden yangın çıkmış. Hiç gecikmeyen itfaiye bu kez (nedense) epeyce gecikmiş. Yangın, kendiliğinden sönecekken, gelmişler. Bu haliyle evde oturmakta hâlâ inat eden “yavuz sığınmacılar” belediye tasarrufundaki kamu malı ev için verilen “oturulamaz” raporu ile evden, güçlükle uzaklaştırılmışlar.
Orada böyle bir olay, önceden hiç yaşanmadığından, çok yadırganmış ve unutulmamış.
Bana olayı anlatan; böyle kişilerin toplumla sürekli zıtlaşıp, huzursuzluk verdiklerini, karakolluk ya da mahkemelik olduklarında Türk kimliğini öne çıkardıklarını, normal durumlarda “sığınmacı mazeretiyle” mağdur rolünde olduklarını da ekledi.
Bizlerin, birçok ülke vizesini zor almamızın önemli nedenlerinden biri de bu olmalı, sanıyorum.
Bu ülke, “sığınmacı mağdurlardan” yaka silkelediğinden, onlardan kurtulmak için, aynı yıllarda “teröre çanak tutmaya” başladı, diye düşünüyorum.
Doğduğu toprakları, içinde yaşadığı toplumu murdarlayıp, oraya-buraya sığınanlara ancak “cibilliyetsiz” denilir. Anonim bir söz ne kadar da anlamlı…
“Sığınmacıdan evliya, sokma avluya”
Not:
• Cibilliyet : Huy, fıtrat, yaradılış, tabiat, cibillet. (Osmanlıca)
• Maraz : Hastalık, güç durum.
• Murdar : Kirli, pis. (Farsça)
Aziz dostlar; Gnkur.intiharlar icin OZEL BIR EKIP.!!!!! olusturmus. Kim bunlar ? Sivil mi?Asker mi? Onbasi mi? Bascavus mu? Yoksa iyi niyet elcisi,isi tatliya baglayacak,suya sabuna dokunmayan,ne kokan ne de bulasan; armutun sucunu elmadan soran, sonra da insanlari nasil ikna ederiz yarisina girip ipe sapa gelmeyen bir aciklamayi yakinda gorursunuz.İntiharin sebebi ilgili meslek mensubuna sorulur,ekibe ne luzum var...
VEFAT
1965 Mezunu sevgili Devre arkadaşım,kardeşim TEMAD Balçova Şubesi Üyesi E.Hv.Mu.Kd.Bçvş.Nurtekin ZARA 06.01.2012 tarihinde yaşama veda etmiştir.Cenazesi 07.01.2012 tarihinde öğle namazından sonra Büyük Hatay Camiinden kaldırılacaktır.Merhuma Allahta Rahmet,acılı ailesine,sevenlerine ve devre arkadaşlarıma sabır ve başsağlığı dilerim.
BİR BAKIŞ VE İSABETLİ BİR NOKTA;
SEVGİLİ KEMALETTİN SÖZEN TÜM BU GİBİ NOKTALARI İLGİLENDİREN ÇOK ÖNEMLİ KONUYA DEGİNİRKEN KENDİSİNİN DE TEMSİL ETTİGİ TEMAD NOKTADA BİR MUHASİP ÜYESİ OLARAK BÖYLESİ BİR YAKLAŞIMININ BİR GENELLEME Mİ YOKSA DİYE AKILLARDA SORU İŞARETİ BIRAKMAKTADIR. SAYGILARIMLA..
AHLÂKSIZLIK
Emekliyim ya... Sabahları erken uyanıyorum. İlk işlerimden biri sabah haberlerini izlemek oluyor. Aslında, haberlerin genellikle can sıktığını bildiğim halde ilgisiz kalamıyorum. Evde bir işle meşgulken kulağım haberlerde oluyor.
Bugün sabah, ulusal kanalın biri saat başı haberler veriyor. Haberlerden birini her saat başı tekrarladı.
Bir basketbol karşılaşmasında hakem; küfür eden bir seyircinin dışarıya çıkarılmasını istemiş. Seyirci, astsubay olduğundan polis müdahale edemiyor ve askeri inzibat geliyor. Meslektaşımız olan seyircinin, nedense adı ve soyadı verilmedi !
> > Kafayı taktım;
• Bu kişinin bir adı var mıdır?
• Varsa niçin söylenmez?
• Söylenmesi sakıncalı ise; astsubay olduğu niçin söylenir?
• Gerçekten astsubay mıdır?
• Küfürbaz olmak, astsubaylara mı mahsustur?
• Her saat başı tekrarlanacak kadar önemli midir?
• Diğer kanallarda niçin haber olmaz?
• Bu, 5N 1K haber kuralına uygun ve etik midir?
• Bu, bir sınıfın karalanması ve linçi değil midir?
Aynı kanal, bir yıl kadar önce, daha kötü bir haberi, sınıf adımızla sunmuştu.
> > Yüz kızartıcı suç sanıklarının, ırz düşmanlarının, holiganların, kap-kaççıların, hırsız ve dolandırıcıların, canilerin, katillerin, sapıkların isimlerini, sadece a’dan z’ye harflerle yazıp, yüz görüntülerini gizleyerek ve meslek adını veya işini söylemeden, bu failleri korurken, basit ve normal bir olayda; kimliği belli kişinin ismini vermeden, yüzünü gösterip, özellikle sadece sınıf adıyla afişe etmek ahlâksızlıktır.
Allah sizin gibilerin…..
Değerli Meslektaşım SÖZEN izninizle yazınızın altına imzamı atmak istiyorum. Sitemizin tüm giderleri yöneticiler arasında toplanmış bizden tek kuruş destek talep etmediler şimdi ilan alıyorlar bize hesap vermek zorunda değildiler sağolsunlar sorumluluk duymuşlar,bilgi vermişler ama benim aidatımı alan Temad şubeleri bana hesap vermek zorunda bunu sorsan saldırı hazırdır mücadeleye hangi şube ne katkı sağlıyor kim menfaat peşinde görüyoruz başarılı yönetimlere teşekkür ederiz lakin bu sistemin değişmesi lazım miting olur katılmazlar haklarımız için kılını kıpırdatmazlar internet çağında siteleri yoktur yıllardır aynı yöneticiler çöreklenmiş koltuklarına yapışmışlar, sizin belirtmiş olduğunuz ahbap çavuş ilişkisi devam ediyor, yürekli kişiler çıkıp bunu değiştirelim şubelerin mücadeleye katkısını sağlayalım dedikleri zaman üyeler markaja alınıyor,çirkin iftiralar başlıyor bu topluma bu yakışmıyor; genel merkezimiz tüzük değişikliği yapmalı 2 dönemden fazla yönetimde kimse görev almasın bu olumsuzlukları düzeltmek için hepimize görev düşüyor.Esenlikler dilerim.
HER ŞEYİN BAŞI DÜRÜSTLÜK VE SEFFAKLIK
Maddi ölçüde mütavazi bir reklam gelirine sahip olan emekli assubaylar sitesinin yapmış olduğu sosyal amaçlı çalışma ,bizlere gönül erki insanların hiçbir menfaat, çıkar ,takdir beklemeden toplum adına bir şeyler yapabilmenin hazzını üyeleri ve site takipçileri adına seffaflıgın en güzel nişanesi olarak paylasima sunulması memmuniyet vericidir.
ANCAK; Bu şeffaflığı mütavazi veya yüz binlerce lira gelir ve giderleri olan bazı derneklerimizin şubeleri neden gösteremiyor, gösteremiyor,veya gösterme ihtiyacı görmüyor.
* Her şubenin hemen hemen bir sitesi var. Bunlar buralarda yayınlanamaz mı ? Bırakınız yayınlamayı derneklerinin, lokallerinin ilan tahtalarına detaylı bir şekilde asılamaz mı. Neden korkulur neden çekinilir. Astığımızı farz edelim bunları inceleyen,sorgulayanlara bilgi edinmek isteyenlere sakıncalı üye gözü ile neden bakılır.
*Lokalleri, işletmeleri kiraya verilir.Hiç bir üye bilmez kime neden,niçin ne kadara hangi şartlarda verildigini.Kaçırılan ,gizlenen saklanan nedir ki ? Yönetim kurullarının bilmesi yeterli midir ?
*Olağan veya Olağan üstü kongrelere gidilir. Eğer bir amaç için aday olabilmişsen Önce suyun başını tutanlardan, hendeği geçebileceksen geçeceksin.Hiç bir bilgi elinde yoktur.ulaşamazsın.Üye sayıları üye bilgileri senin için ulaşılması mümkün olmayan bir konudur.Çünki bu bilgilere ulaşıldığında şu görülecektir ki bir çok usulsüzlük yapılmıştır.İstediği kişiyi üye yapar,istemediği kendisi için sakıncalı olanı ve üye olmaya gelenleri yokuşa sürersen zaten maçı 1-o ünde götürüyorsun demek değimlidir. Efendim ; Denetleme kurulları var,divan var.Geçin bunları hepsi ahbap çavuş ilişkisi.Sonrada değişim olmuyor.veya niye bu kadar zor oluyor.Olması diğer sivil toplum kuruluşlarında,kooparitiflerde nasıl ki yara bir yerden patlıyor o zaman gerçekleşiyor.
*Dernek şubelerinin gider,gelir kalemleri,bağışlar,yapılan yardımlar,harcanan kalemler dökümlerimi çıkarmak üyeleri ile paylaşmak bu kadar zor mudur.
BEN DÜRÜSTÜM; LAFI BİREY İÇİN BİR ANLAM İFADE ETMEYEN BOŞ VE ANLAMSIZ BİR TERİMDİR. SEN ŞEFFAF OLDUĞUN SÜRECE, DERNEK ADINA HER YAPTIĞINI ÜYELERİNLE PAYLAŞTIĞIN SÜRECE HESAP VERMEKTEN KAÇMADIĞINTIĞIN SÜRECE DÜRÜSTSÜNDÜR. YAPTIĞIN YANLIŞLARI YAPTIĞIN DOĞRULAR ÜZERİNE ÖRTÜŞTÜREREK KENDİNİ SAVUNMAYA KALKARSAN EN BÜYÜK RİYAKARSIN DEMEKTİR.
Baş Olanlar Övünmesin Ne Gelirse Başa Gelir, Dizler Yere Değer Amma, Baş Dönerse Taşa Gelir MEVLANA