HAVA KUVVETLERİNİN KURDUĞU HAKİK BÖYLE Mİ BUHARLAŞTI ?
Zaman zaman okuyucularımdan mektuplar alıyorum. Nasıl bizleri sorgusuz sualsiz daha mezun olunca, kişilerin iradesi dışında adaletsiz kanunla OYAK’ a mecburi kesinti yaptırıp OYAK Yönetim ve kurullarına seçme ve seçilme hakkın olmadan atanmış azınlıkların iradesine bırakılmışsa, bu sene sermayenin % 60 astsubayların olmasına rağmen, bir astsubayın OYAK yönetim kuruluna seçilmesi Milli Savunma Bakanı tarafından bir lütufmuş gibi açıklanması düşündürücüdür.
Ben, emekli olmama rağmen halen Oyak üyesiyim. Benim paramı yönetecek kişileri seçmeye ve bu yönetime param oranında seçilmeye neden hakkım yok? Bu mu sizin adalet anlayışınız? 10 yıldır iktidarda olmanıza rağmen ne TSK. içindeki sosyal ve maaş adaletsizliğini çözdünüz ne de yönetimde OYAK içindeki astsubaylar aleyhine olan adaletsizliğe dur dediniz. Yoksa bizim OYAK’ daki paralarımız da aşağıda bir okurumun gönderdiği mektuptaki gibi mi olacak? 15 OCAK 2013
AHMET ÖZTAŞ
“1981 yılında İzmir’deki hava teknik okullar komutanlığından mezun olduğumuz gün yan yana masalar koymuşlardı 1 masadan maaş ve yol harcırahını alıyorsun, Masada parayı veren personel hemen yanındaki masaya gönderiyor da Adı HAKİK Olan Hava kuvvetleri istihsal kooparatifine o günkü para ile 1000 lira vererek mecburen üye oluyorsun alternatif yok. Sorgulamak, Gönüllülük yok. 1987 yılında bir birlikten tayin olurken 123.000 lira maaş alıyorum ve hakikte birikmiş param 30.000 lira neredeyse maaşımın %24 ü gecen zaman içinde param hiç kar etmedi 1995-1996 yıllarında hakik aidatlarını Eski para ile 5.000.000 liraya çıkardılar ve aldılar. 2001 yılında kimseye sormadan kartal vakfı adıyla kurulan vakfa aktarıldığını söylediler. Binlerce insanın parası buharlaştı kimseye bir lira vermediler.
Kartal vakfı adıyla Bir vakıf kurdular tamamen pilotlara yönelik düşen pilotun ailesine yardım etmek için personeli zorla üye yaptılar olmak istemeyenlerin kimlik bilgilerini hava kuvvetleri personel başkanlığı istemiş hava kuvvetlerine gönderdiler. Bu personeli yurt dışı görevlerine göndermeyeceklerini üzerine basa basa söylediler. Birlik komutanlarının personele yaptığı baskının hesabı yoktu.”
Saygıdeğer Meslektaşlarımız
Sizlere daha önce duyurduğumuz Posta Gazetesindeki yazı dizisi 15 Ocak 2013 Salı günü Astsubaylar hakkında çok geniş çaplı olarak başlanacaktır.
Sitemiz basın halkla ilişkiler bölümü ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU, yazarları bilgilendirmiştir. Sizlerin de katkıları ve ilgileri konunun önemini arttıracaktır.
Bu nedenle, meslektaşlarımızın sorunlarının yanı sıra yaşamış oldukları olayları ve başka hikayeleri aşağıda yazılı e-posta adreslerine göndermeleri rica olunur.
nilufer.coskun@dogangazetecilik.com.tr
cagri.bilgin@posta.com.tr
“NE KADAR SÖYLERSEN SÖYLE, ANLATABİLDİKLERİN KARŞINDAKİNİN ANLAYABİLDİKLERİ VE ANLAMAK İSTEDİKLERİYLE SINIRLIDIR”
Yanlış anlaşılmasın bunu küçümseme ve bozgunculuk yapma anlamında söylemiyorum..
Bazı bana göre daha genç meslektaşlarımın internette Twitter kampanyasına katılımı artırmak, birden çok Twitter hesabı açılımı için kendilerini parçalıyorlar..
Twitter konusuna doğrusu pek hakim değilim.
Hesabım var, herkes gibi bende söylenilen saatte, verilen hedefe birkaç kelimelik içimden gelen kısa mesajı yazıp gönderiyorum..
Yok “trip” miş, “kotamı doldurdum”, “TT” oldu bana bir şey ifade etmiyor.
Ama sanki bana yaptığı çağrışıma göre “TT” nin Türkçesi, benim kelimelerimle “o gün Twitter’de en çok konuşulan mevzu” anlamına geliyormuş gibi..
İşte yine anlayabildiğim kadarıyla, “kamuoyunun ilgilendiği konular neymiş bakalım” diyebilen dürüst duyarlı televizyon programcısı, gazeteci ise “TT” olabilen konuyla ilgili olarak, eğer bu bir ülke sorunuysa örneğin; sorunu dile getirenleri, bu ülke sorununu çözme durumunda olanları alıyor, televizyona çıkarıyor, gazetede röportaj yapıyor, konuyu enine boyuna işleyerek gözler önüne seriyor..
Yine anladığım kadarıyla, istersen on gün üst üste TT bile olsanız, karşınızdaki televizyoncu, ülke sorumlusu sizi adam yerine koymadığı sürece hiçbir yaptırımı yok, görmezden gelmeleri mümkün.
Nitekim, emeklisi çalışanı, assubayların sorunları ile ilgili olarak, yukarıda anlatmaya çalıştığım yöntemlerin hepsini yaptı. Sonuçta TEMAD Genel Başkanımız dersini iyi çalıştı, kanal kanal dolaşarak assubayların sıkıntılarını anlattığı gibi TSK ile ilgili birçok sorunu ortaya koydu, sorunun çözümü için de defalarca, “Ömrümüz bu sorunlarla boğuşmakla geçti; sorunları en çok bilenlerdeniz, bu konular üzerine söyleyecek çok şeyimiz var” dedi.
Bu günlerde TBMM gündemine, dile getirilen şikayetlerimizin büyük bir bölümünü içeren TSK Disiplin Yasasını yeniden düzenleyen yasa gelmiş. Pazar günü bir televizyon başka konuların yanında bu konuyla da ilgili olarak, Meclis MSB Komisyonu ilgilisi olduğunu sandığım bir kişi çıkardı. Adam ömründe hiç assubay görmemiş izlenimi veren, sanki acemi bir karikatüristin çizdiği, çalı süpürgesi bıyıklı, bıyıkları, saçlar boyalı bir tip. Düşünebiliyor musunuz, ömründe assubayın sadece adını duymuş olan bu gibi tipler, oturup assubayların disiplin yasasıyla ilgili düzenleme yapacaklar; söz hakkına sahip olacaklar..
Tatlıcılarla ilgili bir yasa çıktığında şoförler odası değil tatlıcılar odası katkı yapar. Oto tamircileri ile ilgili bir düzenleme yapılacaksa, Tamirciler Odası’nın görüşü alınır. Peki bu kadar sıkıntımız var diye avaz avaz bağırdığımız, sorunlarımız defalarca “TT” olduğu, TEMAD Genel Başkanımızın kanal kanal dolaşıp “ben sorunları da çözümünü de biliyorum” diye haykırdığı bir dönemde, assubaylarla ilgili askeri disiplin yasası , ilgili komisyona geldiğinde niçin TEMAD Genel Başkanını çağırıp dinlemezler? Niçin ısrarla anlamazdan gelirler? Bu yetkililer bizimle alay mı ediyorlar?
Sonuç olarak, İbrahim Uzun meslektaşımın “Teröristlerle, bebek katilleri ile yapılan anlaşmaları makul gösteren AKP'li bir kaç vekili de dinledikten sonra bir assubayın ne kadar değersiz olduğunu anladım.” Sözüne yürekten katılıyorum..
• BU GÜNLERİN DEYİŞLERİ
• “Rüzgâr eken, fırtına biçer.” < < Dünyanın her tarafında…
• “Keskin sirkenin zararı, kendi küpünedir.” < < Dünyanın her tarafında…
OLURSAN, BAŞ OL…
“Ben büyüyünce, baş terörist olacağım.”
“Bu günümden iyisi, Şam’da kayısı” diyecektim de aklıma geldi. Sıkıyı görüp, çekirge misali oradan-şuraya sıçrarken, kendimi bir Ada’da buldum.
Gardiyan Başım “kellelerin hesabını” almayı bırakıp, halime üzülmüş, bana TV hediye edecekmiş. Eh, sonunda bir 3D’li, full HD, led TV geldi mi, değme keyfime…
Hayat dört dörtlük iken canım sıkılınca da yanıma getirilen “cankuşlarla” geyik muhabbetinin de tadına doyulmaz, yani ya… Bir tek eksiğim kalır geriye?
Yahu şu TC’de “Erbab-ı muhabbet yok mu acaba? demek istedim.
Şu TC’liler, zırt-pırt rahatsız etmeseler; Ada’nın tadını doya doya çıkaracağım, hani…
Özerklik mi, hadi canım sen de; ne Şam’ın şekeri, ne de Arap’ın yüzü misali kaykıl burada, gitsin… Şam’da bunların gölgesi bile yoktur.
Ben de büyüyünce, baş terörist olmak istiyorum!
“Emriniz olur, başım üstüne, Sayın Baş Terörist Adayım…”
GÜÇLÜ TEMAD GÜÇLÜ ASSUBAY TOPLUMU.
Hakkı güçlü olan alır.Güçsüz olanlar hak alamaz, vermezler. Ben ne verirsem senin hakkın odur,felsefesi halen sürmektedir.Bu felsefi kim yok edecek veya yıkacak,bilinçli,hukuki yoldan mücadele yöntemi tek çare oldugunu düşünüyorum. TEMAD'ın hukuki yoldan daha bir mücadelesi yok. DAVAyı emsal göstererek yargıya taşımak bilgili bir avukatla, mücadeleye yargıda devam edilmelidir.
Her seferinde bekleyelim denildi, bu gün, yarın, bir ay sonra ve sonralar devam etti. 10 yıla yakın Sayın Mustafa EROL tarafından aynı şekilde avutulduk. Şimdi TEMAD Gen.Bşk. Sayın Ahmet KESER'in başlangıçtaki icraatlarını takdirle izledim. 2012 yılında Maliye Bakanı M. ŞİMŞEK bütçede ödenek olmadığını gerekçe göstererek 2013 yılı dedi. Geçen ay 2013 yılı bütçe görüşmeleri yapıldı bizler zümre olarak yine avucumuzu yaladık. Bu güne kadar bekleye bekleye SABIR TAŞINA dönmüştük, sabır nereye kadar, sabır taşı olmaktan çıktık BİLEĞ TAŞI olduk. Yaşımız itibarıyla çoğumuz sonbahardaki ağaç misaliyiz, yapraklarımız tek tek dökülüyor, yani her gün hakkın rahmetine kavuşanlar var. Bu yaşlarımızda refah içinde yaşayamayacaksak mezara girerken bana dünyayı bağışlasan nafile. Genkur. Bşk.lığı ve hükümetin anladığı dilden konuşma zamanı geldi de geçiyor. ANKARA'da yapılacak toplu eylem için belki çoğumuzun bütçesi yetersiz olabilir, il genelinde eylemler yaparak sesimizi en iyi şekilde duyurabiliriz. Saygılarımla.
SU UYUR…
Kamu geneline açıkladığımız isteklerimiz ve çözümünü beklediğimiz sorunlarımız; “tepedekiler” tarafından kesinlikle biliniyor, izleniyor, değerlendiriliyor.
Fakat açıkladıklarımız; plânlı, ısrarlı ve organize şekilde yürütülerek, gerekiyorsa eylemle desteklenmediğinden; “tepedekiler tarafından” aleyhimize olacak biçimde geliştirilip, sonlandırılıyor. Böylece, “tepedekilerin işini” kendimiz ipucu vererek, kolaylaştırmış oluyor muyuz? diye de düşünüyorum.
Sorun; içeriği farklı olmakla beraber insanoğlunun olduğu her yerde istemediğiniz kadar mevcut. Adam olamadıktan sonra makam ve memuriyet sahibi olmak da çok fazla bir şey ifade etmiyor. Herkesin ve her kesimin sorunları da kendilerine göre dağlar kadar.
[URL=http://www.posta.com.tr/turkiye/HaberDetay/Avukatlarin-feci-intikami.htm?ArticleID=156927]http://www.posta.com.tr/turkiye/HaberDetay/Avukatlarin-feci-intikami.htm?ArticleID=156927[/URL]
AİT OLDUĞU TOPLULUKLA İLETİŞİMİ OLMAYAN BİR YÖNETİMİN BAŞARI ŞANSI YOKTUR. BU BAĞLAMDA TEMAD YÖNETİMİNİN TABANI İLE İLETİŞİMİ YOKTUR,BAŞKANIN VE YÖNETİMİN SESİNİ DUYANA AŞK OLSUN. O KADAR TEKLİF YAPILIYOR YÖNETİŞİM VE FAALİYETLER İLE İLGİLİ HİÇ BİRİNE OLUMLU VEYA OLUMSUZ DEĞERLENDİRMESİ YOK, BAŞKANIN HAFTALIK, AYLIK VEYA 3 AYLIK, HATTA YILLIK DEĞERLENDİRMESİ YOK. DUVARDAN SES VAR YÖNETİMDEN YOK. YAPILAN YARDIMLARIN NEREYE HARCANDIĞI VEYA HARCANACAĞI BELLİ DEĞİL, İHTİYACIN NE OLDUĞU BELLİ DEĞİL. BAŞKAN SAYESİNDE ALINAN MESAFELER ÖNEMLİ AMA GELECEK İÇİN VE YÖNETİM ŞEKLİ UMUT VERMİYOR. TEMAD ŞU ANDA TAM BİR KAPALI KUTU. SAYGILARIMLA....
Eskişehir TEMAD üyesi E.Hv.Rd.Kd.Bçvş. MEHMET KILIÇ (1958-9) vefat etmiştir. Cenazesi 12 Ocak 2013 Cumartesi günü ikindi namazına müteakip Eskişehir Yalaman Camiinden kaldırlacaktır. Mekanı Cennet Ruhu Şad olsun. Camiamızın başı sağ olsun.
Dün akşam saat 17.00 civarı TRT-3'te meclis haberlerini dinledim.
1)Disiplin yasa tasarısı milli savunma komisyonunda kabul edildi.(Bu komisyonda Assubay neden yer almaz?)
2)Gazetecilerin yıpranma tazminatları için bütün AKP vekilleri adeta müjde verme yarışına girdi.
3)Çok sinir olmuştum ki;
Teröristlerle, bebek katilleri ile yapılan anlaşmaları makul gösteren AKP'li bir kaç vekili de dinledikten sonra bir assubayın ne kadar değersiz olduğunu anladım, elime ne geçtiyse kırıp döktüm.
AÇ da kalsak bu hükümete dersini vermeliyiz. EYLEM, EYLEM, EYLEM Temad.....
Katakulle disiplin kanunu geçti MSB alt komisyonu kabul etti, subay lobisi her zamanki gibi iyi çalıştı. Bizlerde işe yarar insan yok mu acaba? Saygılarımla.
Sevgili arkadaşlar, kimse darılmasın ama bizler kısır bir döngünün içine girmiş dönüp duruyoruz olduğumuz yerde. Temad Gn.Mrk. de durağan bir hal aldı. Maalesef yapılmasını istediğimiz almak istediğimiz hakların alınmasına bence artık onlar da inanmıyor. 11.01.2013 (bugün) bakan ve milletvekillerinin büyük bölümünün desteğiyle gazetecilerden geri alınan yıpranma hakkının iadesi için başbakan talimat vermiş TV'de Sn.Arınç açıkladı. Meclisteki vekiller bunu kutlamak için basın odalarını çiçeklerle donattılar. Biz hâlâ neyi bekliyoruz ey Temad Gn.Mrk.? Çok hızlı girdiniz işe yoksa sesinizi mi kıstılar? Birşeylerden mi çekiniyorsunuz? Temad Gn.Mrk.'ne ulaşamadığım için bu satırları buradan yazıyorum.
Değerli arkadaşlar lütfen Gn.Mrk.'i kötülüyorsun demeyin, böyle devam ederse biz hiçbir hakkımızı almayız, atı alan üsküdarı geçiyor. Sonbaharda düzenlemeler yapılıyordu, bekleyin ocak ayında dendi, MSB. açıklama yapıyor düzenleme yapılıyor diye, Maliye Bakanı para yok diyor. Bizler de günlerimizi bu boş haberlerle geçirmeye devam ediyoruz. Tavş*** kaç tazıya tut demenin gerçek hali budur. UYAN ARTIK EY TEMAD GN.MRK. ve şubeler. Çünkü bizlerin münferit yapacağı eylemler suç teşkil edecektir. Camiamızı resmi olarak temsil eden sizler B ve C planlarını derhal devreye sokmalısınız. Herkese saygılar sunuyorum.
ARKADAŞLAR BU LİNKE TIKLAYIP ''GLADYO VE ÖZEL KUVVETLER''İLE ÜLKEMİZDEKİ YENİ YAPILANMA HAKKINDA BİLGİ EDİNEBİLİRSİNİZ...
[URL=http://www.trakyanethaber.com/yeni/haber.asp?id=48296]http://www.trakyanethaber.com/yeni/haber.asp?id=48296[/URL]
ADALET, MÜLKÜN TEMELİ DEĞİLDİR?
Mesleğe başladığım ilk yıllarda, meslektaş bir büyüğümüz; aile gösterimi günü garnizon sinemasına gelen ilk rütbedeki birkaç amirden birisi, yediği çerez atıklarını önde oturan meslektaşın yanındaki kızkardeşinin üstüne atarak, rahatsız ettiğinden ve bu konuyla ilgili olarak sinema çıkışında da sivrilik yapınca; kendisi meslektaş tarafından “güzelce törpülenerek” (?) hizaya getirilmiş.
Mahkeme girişinde genç amir meslektaşımıza “siz haklısınız, fakat duruşmada ben kendimi savunmak durumundayım” demiş. Birbiriyle yüzleşmeden, yapılan duruşma sonunda meslektaşımız hapis ile cezalandırılmış.
YORUMLAR:
1. XQWXQWXQW
2. ĞğxwqwxğĞq
3. qqQxxğĞğwW
ÖNEMLİDİR BU GÜN;
Çagımızda basın deyince yazısal ve görsel basın geliyor aklımıza .Yaptıkları işler her anlamda çok ama çok önemlidir.Bu yüzyılda insanlara dogru bilgiler vermek çok önemlidir.İnsanlarını ,vatandaşlarını koyun sürüsü gören maalesef bazı siyasiler amaçlarını gercekleştirme adına gazeteleri,köşe yazarlarını,tv 'leri alarak yalan ve yanlı haberlerle vatandaşlarını yönlerdirmektedirler .Dünyada her daim basın özlürlügü tartışılır.Ülkemizin durumunu bilenlerin içleri sızlıyordur.
Bu vesileyle toplumu bilgilendiren gazetecilerin Türkiye'de bütün basın organlarının kabul ettiği Basın Meslek İlkelerine çerçevesindeki habercilik anlayışının hakim olması dileğiyle tüm basın mensuplarının 10 Ocak Gazeteciler Gününü kutluyor, sağlık ve esenlikler diliyorum
ATİLLA ABAYLI