Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts 25°C
Sal 22°C
Çar 18°C
Per 16°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
07/01/2013 at 8:10 AM
Anonim bir söz ne kadar da anlamlı… “Sığınmacıdan evliya, sokma avluya” Bu sözün (haklılık payı olsa da!)ne anlama geldiğini herkes biliyor,bu sebeple sert tepkilere maruz kalabileceğimiz gibi hem sitemize,hem de bize bu şekilde yayınlamanın yakışmayacağını,gerekirse çıkarılarak yayınlamamızın çok daha şık olacağını düşünüyorum. (M.E.A.) - ATALARIMIZ, “İYİLİKTEN MARAZ DOĞAR” DEMİŞ. (Atalar, doğru söylemiş; bazılarına iyilik yapılmaz.) Bir Avrupa ülkesinde, kısa bir süre bulunmuştum. Oranın büyük şehirlerinin birinde, çoğu tek katlı, bahçeli evleri olan bir yöresinde; büyükçe bir bahçe içinde, tamamen yanmış, oturulamayacak durumda bir ev gördüm. Bu evde; “Türkiye’de etnik nedenlerden baskı gördüklerini, dini inancını yaşayamadıklarını, yargılandıklarını, bu nedenden tüm aile buraya kaçtıklarını, geri gönderilirlerse; katledileceklerini” söyleyerek, yasal sığınma hakkı alan bir ailenin barındığını, oradaki sakinlerden biri anlattı. Bir zaman sonra ailenin daha da kalabalıklaşarak, evde geçici barınma süresi dolmasına ve yetkililerin uyarılarına rağmen, evi boşaltmayıp, teslim etmemekte direnmişler. Ayrıca çevreyi de rahatsız etmeleri şikâyet konusu olmuş. Bir günün sabahı, evde aniden yangın çıkmış. Hiç gecikmeyen itfaiye bu kez (nedense) epeyce gecikmiş. Yangın, kendiliğinden sönecekken, gelmişler. Bu haliyle evde oturmakta hâlâ inat eden “yavuz sığınmacılar” belediye tasarrufundaki kamu malı ev için verilen “oturulamaz” raporu ile evden, güçlükle uzaklaştırılmışlar. Orada böyle bir olay, önceden hiç yaşanmadığından, çok yadırganmış ve unutulmamış. Bana olayı anlatan; böyle kişilerin toplumla sürekli zıtlaşıp, huzursuzluk verdiklerini, karakolluk ya da mahkemelik olduklarında Türk kimliğini öne çıkardıklarını, normal durumlarda “sığınmacı mazeretiyle” mağdur rolünde olduklarını da ekledi. Bizlerin, birçok ülke vizesini zor almamızın önemli nedenlerinden biri de bu olmalı, sanıyorum. Bu ülke, “sığınmacı mağdurlardan” yaka silkelediğinden, onlardan kurtulmak için, aynı yıllarda “teröre çanak tutmaya” başladı, diye düşünüyorum. Doğduğu toprakları, içinde yaşadığı toplumu murdarlayıp, oraya-buraya sığınanlara ancak “cibilliyetsiz” denilir. Anonim bir söz ne kadar da anlamlı… “Sığınmacıdan evliya, sokma avluya” Not: • Cibilliyet : Huy, fıtrat, yaradılış, tabiat, cibillet. (Osmanlıca) • Maraz : Hastalık, güç durum. • Murdar : Kirli, pis. (Farsça)
Lütfen bekleyin...