HANİ ! MESELA !
Ben Emekli Assubaylar (TEMAD) Genel Başkanı olsaydım;
Yaşıma başıma bakmadan , kendi mesuliyetlerimin olduğunu, bir ailem olduğunu unutup,
1-Sırf mensubu olduğum Astsubay ,emekli Astsubay camiasının haksızlıkları için, onurumuz için bu kadar koşturur muydum?
2-Hatta kısmen de olsa T.S.K’ lerinin kaybettiği aidiyet duygusunu kazanabilmesi için bu kadar koşuşturur muydum?
3-Bugün huzursuzluk ve haksızlıklar içinde olduklarını bildiğim Assubaylarım, emekli Assubaylarımın daha iyi daha mutlu en azından hakları alınan, haklarını almaya çalıştığım için koşuşturur muyum?
4-Ayın 20 gününü evimden ayrı Konya , İstanbul, Balıkesir yok İzmir yok Samsun toplantıları yok şube açılışları var diye dolaşıp koşuşturur muydum?
Mesela, Hani !
Ben Genel Başkan olsaydım…
5-53 yaşında da olsam 73 yaşında da olsam, yaşıma başıma bakmadan, ailemin, arkadaşlarımın yahut Ahmet, Mehmet veya Özkan …Bu kadar stres, bu kadar sıkıntı, üzüntü, bu kadar yorgunluk, seni hasta eder, kalp krizi, mide kanaması geçirirsin diye inancım doğrultusunda ısrarcı olup, gülüp geçer miydim?
6-Ben Genel Başkan olsaydım hani mesela! Doğruları, haksızlıkları söylemekte bu kadar inatçı, bu kadar cesaretli olabilir, savcılık soruşturmaları, mahkemeler olur düşüncelerine dayanabilir miydim? Belki de dayanamaz kalp krizi , mide kanaması geçirir Allah göstermesin ölebilirdim de…
Ne acıdır ki bu kadar uğraşa rağmen bazı sivri dilli çıkışlara eleştiri adı altında tahammül edebilir miydim?
7-Eh Hadi ben 73 yaşındayım herhalde ama daha gençken mesela 53 lü yaşlarda da değer miydi? Diye düşünür müydüm bilemem.
8-Mesela bu sıkıntılar nedeni ile ölseydim; cenazemde on binler, elli binler olur, onurumuz gururumuz , haklarımız için uğraşırken sıkıntılar, streslerden öldü deyip 6 kişilik sembolik bir cenaze merasimi bölüğü yerine eller üzerinde on binler mi taşırdı?
9-ŞEHİTLİK vatan için, hak için din için ölünce verilen bir payedir. Ben bu payeye hiç değilse ALLAH indinde olur mu bilmem ama arkadaşlarımın nazarında şehit muamelesi görür müydüm?
10-Bana çocuklarımın ; baba Assubayları sen mi kurtaracaksın, bak ölüverdin deyip üzülmelerini düşünür gibiyim ama on binlerin ellerinin üzerinde ve kalplerinde olduğunu bilerek o meçhule giderken gözlerimizdeki yaşı, kalbimizdeki gururu da hissederek gittiğimden gururlu olduğumuzu bildiğimi bilmenizi isterim diye düşünür müydüm?
11-Ölümümle de olsa davamız için, sıkıntılarımız için kalp krizinden, mide kanamasından sağlığımda da işe yaramaya çalıştım ama ölümüne on binleri, ellibinleri Ankara ‘da veya İzmir’de cenazemde mutlaka bir araya getirir, sağlığımda göremediğim siyasi otoritenin Genel KurmayBaşkanlığı’nın hatta Başbakanın insanca düşünmelerine vesile olabilecek bir mesaj verebilirsem daha mutlu mu olurdum? Herhalde bir türlü sokağa dökemediğimiz on binleri, elli binleri cenazem vesilesi ile toplanmış olmanın mutluluğunu duyardım.
Allah’ım bu işlerin düşüncesi, uğraşısı bile zor. Sen bu görevi üstlenmiş Genel Başkanıma , ekibine sağlıklar ve uzun ömürler ver Yarabbi.
ÖZKAN AÇAR BAŞKAN YARDIMCISI
GEÇEN GÜN BİR İŞİMLE İLGİLİ OLARAK K.YAKA ASKERLİK ŞUBESİNE İKİNCİ DEFA GİTTİM. ORADA ERLERİMİZİN HALLERİNİ VE YAKIN ZAMANDA 2 DEFA GİTTİĞİM KAMPLARDAKİ ERLERİMİZİN TUTUMLARIYLA ÖZLEŞTİRDİM. NE YAZIK Kİ ÇOK ÜZÜLDÜM. ÖMÜRLERİNİN EN GÜZEL YILLARINI T.S.K’LERİNE VERMİŞ BİZ SUBAY, ASTSUBAY HATTA ER OLARAK HİZMETLERİNİ TAMAMLAYAN ,İŞLERİ NEDENİYLE ZAMAN ZAMAN ŞUBELERE GİDEN, TEZKERE ALMIŞ ERLERİMİZİN DAHİ GÖRMESİ GEREKEN MUAMALE . BU OLMAMASI GEREKİR DİYE DÜŞÜNDÜM. DAHA KAPIDAKİ NÖBETÇİ ER , BIRAKIN “HOŞGELDİNİZ EFENDİM, KOMUTANIM” DEMEYİ AYNEN “ŞURADAN GEÇ, TELEFONUNU VER, KARŞIYA KAYDOL” GİBİ BIRAKIN EFENDİLİĞİ EMREDER GİBİ BABASI, DEDESİ YAŞINDAKİ KİŞİLERLE MUHATAP OLUŞU BU ŞEKİLDE. BU BANA ÇOK MU KOYDU YOOO…BEN GÖRECEĞİM SAYGIYI GÖRMÜŞÜM, AMA BANA BİR ŞEYİ DÜŞÜNMEMİ HATIRLATTI; BİTMİŞ O SAYGILI MEHMETÇİK TAVIRLARI, KENDİNE HAS T.S.K ANANEVİ TERBİYESİ BİTMİŞ…
HA KABAHAT O MEHMETÇİKTE Mİ? DEĞİL…
DÜŞÜNDÜM , ALINAN AİLEVİ TERBİYELERİNİN DIŞINDA, ASKERİ TERBİYEYİ, KURALLARI, ÖRF VE ADETİ KİM ÖĞRETİYOR? SUBAYLARI MI ASLA… TABİİ Kİ ASSUBAYLAR ÖĞRETECEK. ÇÜNKÜ T.S.K LERİNDE HERŞEYİN % 80 NİNİ ASSUBAYLAR YAPMIYOR MU ? YAPIYOR. ASKERİDE, EĞİTİM UÇAĞINIDA, GEMİYİ DE, TANKI DA GÖREVE HAZIRLAR, TERÖRİSTİDE HALLEDER.
EEE…SEN BU TOPLUMUN DEĞERİNİ BİLMEZ, ONLARI ORDUNUN İKİNİ SINIF GRUBU GÖRÜRSEN, HAKLARINI VERMEZSEN ORDUNUN DA AİDİYET KAYBINA NEDEN OLURSUN, SAYGI SEVGİYİ DE…
ARTIK” ESKİSİ GİBİ VATAN-MİLLET-SAKARYA AŞKINA” ERLER PEK DE CAZİP BAKMIYOR ÖNCE DAVRANIŞ, SAYGI, HAK,HUKUK, EŞİTLİK BUNLARA BAKIYOR VE İSTİYOR.
ÜST OLMANIN GÖREVİ , ASTLARIN MUTLULUĞU VE HAKLARINI KORUMAKTIR. SUBAY OLMAK, KOMUTAN OLMAK, BAZI MEZİYETLER İSTER. SEN ASSUBAYINI MORALSİZ, ADALETSİZLİK VE HAKSIZLIKLARLA BAŞBAŞA BIRAKIP SAHİP ÇIKMAZSAN O DA HERŞEYE RAĞMEN ŞEREFLE YAPTIĞI GÖREVİNDE BU KADAR İSTEKLİ ÇALIŞIR. ANLIYOMUSUNUZ ALBAYLARIM, ANLIYORMUSUNUZ KURMAYLARIM, ANLIYORMUSUNUZ GENEL KURMAY BAŞKANIM.
ORDUDA SEVGİ SAYGI DERKEN BİRLİK BERABERLİK DUYGUSU DA KAYBOLUYOR GALİBA .
ESKİ BİR ASKER, 75 YAŞINDA BİR EMEKLİ ASTSUBAY OLARAK HATIRLATMAK GEREĞİNİ DUYDUM.
ARZ EDERİM, SAYGILARIMLA
(EVET, HER NE KADAR ÖZELLEŞTIRMELERDEN DOLAYI, ER KISITLAMASI VE GÖREV ANLAYIŞLARI ADINA BAZI GEVŞEMELER OLMASINA RAĞMEN)
ÖZKAN AÇAR
MEYDANLAR VE İNSANLAR
Dünya tarihi bu meydanlarda değişti. Ayaklanmalar, gösteriler, kanlı baskınlar, direnişler, özgürlük çığlıkları bu meydanlarda dile getirildi. Ülkelerinin sembolü oldular. Şimdi onlara bir yenisi daha ekleniyor mu dersiniz.!
Taksim GEZİ PARKI...
Aşagıda listede duran adı gecen meydanların tarihine şöyle bir baktıgınızda yüzlerce hayat hikayelerini,binlerce acıyı,yüzbinlerce insanın bu meydanlarda HAYATA VEDASI ve özgürlügü yakalama cabaları vardır.
Şu günlerde yaşamakta oldugumuz resme ismini ne koyarsanın koyun Tunusta başlayıp oradan Libya,Mısır,Yemen e oradanda Suriye ye dayanan bir DOMİNO etkisi mi görecegiz.
DÜNYA TARİHİ MEYDANLARDA DEĞİŞİYOR..Hayırlısı..
Çin: Tiananmen Meydanı-Pekin
İran: Azadi (Özgürlük)
Meydanı-Tahran
Azerbaycan:
Azatlık Meydanı-Bakü
Eski adı Lenin Meydanı’ydı.
Rusya: Kızıl Meydan-Moskova
Arjantin: Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı)- Buenos Aires
Irak: Firdevs Meydanı-Bağdat
Ukrayna: Maidan Nezalezhnosti (Bağımsızlık Meydanı)-Kiev
Çek Cumhuriyeti: Wenceslas Bulvarı-Prag
Romanya: Piata Revolutiei
(Devrim Meydanı)-Bükreş
Rusya: Dekabrist Meydanı-Saint Petersburg
Türkiye: Taksim ve Beyazıt meydanları-İstanbul
Saygılar olsun.
Atilla ABAYLI
KAZANIRKEN KAYBETMEK,KAYBEDERKEN KAZANMAK...
Yıllardır assubay onur mücadelesinde yol alıyorum.İnandıgım bu mücadelenin bir neferi olarak yazıyor ve her alanda bir çok arkadaşımla birlikte yol alıyoruz.
Bu zaman zarfında bir çok dost ve arkadaş edinir iken az'da olsa arkadaş kaybettigimde oldu. İnanç ve fikirlerimden taviz vermeden sadece kalemim ile demokratik yollarda bu işin hak,hukuk,anayasal cercevede yapıyorum. Çok acıdırki bu onur mücadelemi başka yönlere çekerek akrabada olsa omuzlarında yıldızlar olan bir kesim bir utanca imza atmaktadırlar.
İnsan yapısı gereği başarısızlığa tahammül edemez ve bunun yansıması olarak da daima kazanmak ister. Hep başarı özlemi içindedir. Aslında bu durum normaldir. Ancak, insan kendisini sürekli kazanmaya şartlandırmamalı, kazanamadığı zamanların olacağını, olabileceğini dikkate almalıdır. Yaşamın her safhasında ve insan aktivitelerinin her anında kazanmak da kaybetmek de bizimle beraberdir. Kazanmak zor, kaybetmek ise, genelde kolaydır. Kazanmak sistemli çalışmayı ve ilkeli olmayı zaruri kılar. Kazanmak zor olanı mümkün kılabilmektir.
Bununla birlikte kazanmak sadece maddi kazanç elde etmek olarak da algılanmamalıdır. Güven kazanmak ve en önemlisi kazanılan güveni korumak maddi kazanç elde etmekten daha zordur.
Kazanmanın da kaybetmenin de pek çok çeşidi vardır. Örneğin, Sınavı kazanmak veya kaybetmek, yakınlarını kaybetmek, insanı kazanmak veya kaybetmek, dost kazanmak veya kaybetmek, yarışı kazanmak veya kaybetmek, sağlığını kazanmak veya kaybetmek vb.
İnsan kazanmaya çalışırken kaybettiği şeylerin de farkında olmalı, kazanma hırsıyla hedefine odaklanıp, etrafında olup bitenlerden kendisini soyulamamalıdır. Ne kazanıyorum, ne kaybediyorum muhasebesini her an yapmalı, yapabilmelidir.Ben yıllardır assubay onur mücadelemizin neden ve hangi noktadan bu noktaya gelirken askeri darbelerin ve tsk içindeki NAMÜTANAHİ hakları bırakmak istemiyenlerin bu yüzyıla uyum saglayamaması ve gercekleri at gözlügü ile takip etmelerinden kaynaklandıgını görüyorum. Bazılarımız aşırı hırslarıyla daha çok kazanacağım diye zamanla sağlıklarını kaybederler de bunu anladıktan sonra da artık çok geç olur. Bu sefer de sağlıklarını kazanabilmek için kazandıklarını kaybetmeyi göze alırlar. Velhasıl dengeyi kurmakta zorlanırız. Bunun için kazandığının kıymetini bilmek, telafisi olmayan kayıplardan korunmak, kayıplarının da nedenlerini zamanında sorgulayarak, empati yapmak ve bundan tecrübe kazanmak gerekir.
Bu arada hiç kaybedilmemesi gereken şeylerde vardır. İnsan onurunu, ümidini bu çok önemlidir.
Hangi gözle bakıyorsunuz ?
Uzun yıllardır özellikle tsk üzerinde bir çok güç tarafından oyunlar oynanmaktadır.Bizleri tsk nın bir parcası görmeyen bakış acısı zihniyeti ve silahlı kuvvetleri subay kuvveti algılıyan utanç zihniyeti ne zaman düzelecektir.!
Tsk=türk subay kuvvetleri olmuş; imtiyaz ve ayrımcılığa birde kendini gökten zenbille inmiş önyargılıları ekleyince orduda moral motivasyonu ve aidiyet duygusu yerlerde sürünüyor; bu zihniyet ve adaletsizlik devam ettiği sürece orduyu başlarının yıpratmasına gerek kalmıyacak ulu çınar içten içe çürüyor ama gören yok orduya en büyük kötüğü de bunlar yapıyor güçlü ordu güçlü türkiye slogandan ibaret olmasın isteniyorsa hukukun üstünlüğü sağlanmalıdır,diye yazan sayın GÜRPINAR haksız mı arkadaşlarım soruyorum sizlere ?
'' Çürüme bir yerden başladı mı hemen her alana bulaşabiliyor. Eşyanın, insanın ve toplumun gerçeği de hemen hemen aynı neticeye götürüyor.
Mesela bir ulu çınar bile içten içe bir çürüme illetine tutulduğu zaman bakarsınız ki hiç beklenmedik bir zamanda ve aniden yıkılıp gitmiştir. Dikkat, rikkat ve hassasiyet yoksulu ve yoksunu olanlar kendilerinin ani olarak adlandırdıkları bu durum karşısında hayretlerini gizleyemezler. Çünkü onlar ne çürümeyi hazırlayan haşaratlara ne de ulu çınarın zaman zaman çıkardığı inlemelerine kulak vermemişler, gözlerini üzerine hassasiyetle çevirmemişlerdir.
İnsanın ve toplumdaki çürümenin gerçeğine gelince…
Önce değerler, önce ölçüler her alanda ve her platformda çürütülmeye ya da çürüdüğünü gösteren işaretler verilmeye, yoksa icat edilip öne sürülmeye başlar. Mesela insanın ve dolayısıyla içinde bulunduğu toplumun varlığını her anlamda sağlıklı olarak sürdüren, bu sağlıklı yapının devam etmesine vesile olan akla gelen hangi “değerler” varsa önce aşındırılmaya ardından da çürümeye bırakılmaya başlanmaktadır. “Aile” kurumuna çeşitli sebeplerle ve akla hayale gelmedik şekillerde, bazen çok sinsi olarak hücum anlayışları çürümenin bulaşıcılığını açıkça gösterir. Öyle ki önce aileyi meydana getiren fertleri bir arada tutan sevgi, saygı, fedakârlık, anlayış, hoşgörü, önemseme, paylaşım gibi değerlerin çürütülmeye başlaması adına sosyal hayatın bütün alanlarında planlı girişimler başlatılmıştır. Bu girişimlerde bilim ve sanatın yanında çeşitli kurum ve kuruluşlar, etkisi ve bulaştırıcılığı tartışılmayan medya da bilerek ve de sinsi bir şekilde araç olarak kullanılmaktadır. Aile içi değer arz eden ilişkiler, davranışlar güya bilim adına önce çözülmeye ardından da çürümeye bırakılmaktadır.”
Yukarıdaki tırnak içinde yazılmış bölüm yıllar öncesi yazdıgım bir yazımdan tekrar edilerek bu satırlara giriyor, komuta kademesi '' HALA BU İNLEMELERE,SESLERE DUYARSIZ''
1975 yılında bir gün mesaiye hukuksuzlugu pretosto için gitmedigimde verilen ceza içimi acıtmaktadır.Bu ülkede nice tecavüzcüler,katiller,hırsızlar, vergi kacakcıları ahlak ve insani degerlerden yoksun insanlara AF çıkarken biz assubaylara neden ''maddi ödenek hariç '' te olsa af çıkmaz.?
Yakında terör başı,çocuk katili da affedilir ise Genelkurmay önünde kendimi yakacagım.
BU ÜLKEDE ARTIK ÜSTÜNLERİN HUKUKU BİTMELİ ''HUKUKUN ÜSTÜNLÜGÜ ÖNE ÇIKMALIDIR.
Biz assubayların başlangıç derceleri yani 9/2 konumuzun ayni çatı altında beraber oldugunu zannetigimiz tsk da statü dediginiz sistemin çözümü ve iki sınıf arasındaki bu gerilimin tekrar bütünleşmeye*kuçaklaşmaya dönüşmesi şarttır.
Tsk bu yüzyıla yakışan tüm yenilikleri bir an önce hayata gecirmelidir..
Saygılarımla.
Atilla ABAYLI /İZMİR
Temad Gn.bsk.Sn.Keser, mide kanamasi gecirmis;gecmis olsun. kendisini tebrik ederim daha vahim bir rahatsizlik gecirmemis. daha dayanikli olmasini dilerim::::niye tebrik, der gibi bakiyorsunuz tabi; kim dayanabilirdi bu kadar zilgita,bu kadar soz verip yapmayan zevatin palavralarina,kim dayanabilirdi yalani hakikat gibi soyleyen zavalliarin yalan vaatlerine? gene iyi dayandi,bir baskasi olsa catlardi,onun lcin tebrik ettim,saglicakla kalin :cry
NE Mİ DÜŞÜNÜYORUM !
SAYFAMI AÇINCA NE DÜŞÜNÜYORSUN ? DİYE SORUYOR YA, ONU GÖRÜNCE AKLIMA GELDİ.
ÖNCE YAZIMIN BAŞINDA (TEMAD) EMEKLİ ASSUBAYLAR DERNEĞİ SAYIN GENEL BAŞKANIMIZIN MİDE KANAMASI GEÇİRMİŞ OLDUĞUNU ÖĞRENDİM, ÜZÜLDÜM. İYİLEŞTİĞİNİ DUYUNCA DA SEVİNDİM ÖNCE ŞÜKÜRLER OLSUN VE BÜYÜK GEÇMİŞ OLSUN DEDİM VE O ZAMAN ŞÖYLE DÜŞÜNDÜĞÜMÜ ANLADIM ;
SAYIN GENEL BAŞKANIM, SİZ VE EKİBİNZİ ÇOK ŞANSSIZ BİR DÖNEMDE BU GÖREVİ ÜSTLENDİNİZ;
1-DAHA ÖNCEKİ GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN M.EROL ELBETTE BİR ŞEYLER YAPMAYA ÇALIŞMIŞTIR AMA YETERİ KADAR BAŞARILI OLAMAMIŞTIR.
2-ZATEN SIKINTIDA OLAN EMEKLİ ASTSUBAY MESLEKTAŞLARIMIZ ÖNCELİKLE EKONOMİK AÇIDAN EN ÇOK İHMAL EDİLDİKLERİ , HİÇ BİR İYİLİK YAPILMADIĞI BİR 10 YILIN ARKASINDAN GÖREVE GELDİNİZ. 3-ASTSUBAY OLARAK EMEKLİ ASTSUBAY OLARAK , T.S.K LERİ İÇERİSİNDE YAŞANAN SIKINTILARI, AİDİYAT DUYGUSUNU EN ÇOK KAYBEDİLMESİ VE BİRİLERİNİN BUNU VURGULAMASI DİLE GETİRMESİ GEREĞİNİN EN ÇOK HİSSEDİLDİĞİ BİR DÖNEMDE SEÇİLDİNİZ.
4-ÜSTELİK MENSUPLARINIZA HİÇBİR İYİLEŞTİRME YAPILMAZKEN T.S.K. LERİ SUBAYLARINA İNAT EDER GİBİ BAZI EKONOMİK İYİLEŞTİRMELERİN YANINDA ASTSUBAY ARKADAŞLARIMIZI CİDDEN ÜZEN T.S.K LERİ DİSİPLİN VE CEZA KANUNLARINDA İYİLEŞTİRMELER ADINA KÖTÜLEŞTİRMELERİN YAPILDIĞI BİR DÖNEMDE BAŞKAN OLDUNUZ.
5-EN KÖTÜSÜ YUKARIDA SAYDIĞIM 5 MADDE VE SAYAMADIĞIMIZ ONLARCA MADDEYE SIĞACAK İYİLEŞTİRMELERİN BEKLENDİĞİ VE BUNEDENLERLE BİZ ASSUBAYLARIN EN HEYECANLI, EN SABIRSIZ VE MUTLAKA BEKLENTİ İÇİNE GİREN BİR TOPLUILUĞA LİDER OLDUNUZ.
ÇALIŞTINIZ, YORULDUNUZ, KOŞUŞTURDUNUZ, DİNLEDİNİZ .TOPLANTILAR, ŞEHİR ŞEHİR DOLAŞMALAR, EHHH! BU KADAR STRESE BİR KALP KRİZİ, BİR MİDE KANAMASI …
ALLAHIM BETERİNDEN KORUSUN, ŞÜKÜRLER OLSUN SİZLERİ ÇOLUĞUNUZA ÇOCUĞUNUZA VE BİZLERE BAĞIŞLADI.
TABİİ KADİR KIYMET BİLENLER İÇİN…
GEÇMİŞ OLSUN SAYIN GENEL BAŞKANIM
ÖZKAN AÇAR
TEMAD İZMİR İL BAŞKANLIĞI ADINA
BAŞKAN YARDIMCISI
APOLETLİ ADALET VE ASSUBAYLAR...
Bir kısım zavallılar yıllardır verilen assubayların onur mücadelesini tam okuyamamanın yanlışlıkları ile konulara bakıyorlar.1960-1980 yılları ve aradaki küçükte olsa tsk nın ülke demokrasisine müdahaleleri ile gelinen noktayı görüyoruz.
Bu günlerde bir sınıfın diger sınıf üzerine uyguladıgı APOLETLİ adalet uygulaması izlenmektedir.1980 yılı darbesi sonrası 1982 anayasası bizleri apoletli bir adalet sisteminin içine itmiş ve bir kaç insanın vicdan-cüzdan arasına mahkum etmiştir.
Yaşananların sistem içi bir hesaplaşma olması, hiçbir değişim içermediği anlamına gelmiyor. Genel olarak değişimden yana olanların, özel olarak daTSK nın tutumu üzerine çok şey söylendi/yazıldı bugüne kadar...
Ülkemizde hala egemen olan klasik mantık, toplumsal olaylarda iki taraftan birinin taraftarı olmak dışında seçenek sunmuyor. Bu mantık, bir şeyin ya doğru ya da yanlış olduğunu, ikisinden birini tercih etmek dışında üçüncü bir seçeneğimizin olmadığını söylüyor
Egemenlerin mevcut durumu koruma adına yeni düşüncelere saldırması ya da bilinçli olarak onları çarpıtması, yaşadıkları tedirginlik ve egemenliklerini kaybetme korkusuyla açıklanabilir.
Zavallı bir kesim biz vatanseverlerin yazdıklarımız-çizdiklerimiz ile tsk yı yıpratmak gibi bir işin içinde oldugumuzu vs yaklaşımlar ile toplumu yanlış bir çizgiye çekmektedirler.
Bu mücadele ADALET TERAZİSİNİN DOGRU GÖSTERDİGİ günlere dek sürecektir.
Atilla ABAYLI
MÜJDE ŞAKA GERÇEK OLUYOR.
EL KAİDECİLERDEN MESLEKTAŞLARIMIZ OLACAK.
Yıllardır bu platformlarda, şahsen ben, kaç defa mizahını yaptığımı hatırlıyorum. Bu nedenle kimileri tarafından , sık sık siyasi mesaj vermekle de suçlanmıştım. Galiba şaka gerçek oluyor. Birkaç defa, “Ey Assubaylar, siz boşuna durumunuzdan şikayet edip, hak aramaya kalkıyorsunuz. Sizin modanız geçti. Hem siz birilerinin kendisine hedef seçip düşman gördüğü bir ordunun assubaylarısınız. Günün modası, bir ülkenin, düzenli adam gibi ordulara sahip olması değil, El Kaide türü çapulcu beslemek. Size hak falan verilmez;olsa olsa sizden intikam alınır” türü mesaj verdiğimde, moral bozmakla suçlanmıştım. İstemeyerek yine moral bozacağım.
Bunları ben uydurmuyorum; basın yazıyor. Mobingle, baskıyla, kurulan tertipler sonucu esir etme yöntemiyle ordu bozulma durumuna gelmiş, en son Deniz Kurdu Tatbikatına personel sıkıntısı nedeniyle gemileri seyire kaldırılamıyormuş. Personel sıkıntısını gidermek için, iktidar yetkililerinin, bu sıkıntıları gidermeye çare olarak, Türk Ordusu’nda görev verilecek kişilerde Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olma şartının kaldırılması için yasal düzenlemeler yapılacağı müjdesini verdiklerini bu günkü gazeteler yazdı.
Hatay Bölgesi’nde yaşayan yakınlarımın anlattığına göre, bu bölgede Suriye’den ülkemize sığınan insanlardan, günde (5) Beş Türk Lirası’na işçilik yapanlar varmış. Bu durum emeğiyle karnını doyuran bizim insanlarımız arasında da işsizliğin artmasına, sıkıntılara neden olmaktaymış.
Sizce Türk Ordusu’nda görev yapmaya talip olacak Türk Yurttaşı olmayan lejyonerlerin, Hollanda’dan, Rusya’dan, Almanya’dan insanlar mı olur, yoksa, yok pahasına çalışacak, kimilerinin kardeşlerimiz deyip desteklediği, Suriyede bu gün savaşan, sakallı vicdansız çapulcu türünden kişiler mi olur?
El Kaidecilerden bozma meslektaşlarımız şimdiden hayırlı olsun...
Sn. Başkan; bu mağdur ama mağrur toplumun yükünü taşırken, bir talihsizlik yaşamış, bunun üstesinden gelmeye çalışıyormuşsunuz. En içten geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, girdiğiniz onur mücadelesinde yanınızda olduğumu bildiriyorum.
TEMAD Genel Başkanı Sayın Ahmet KESER büyüğümün sağlığı ile ilgili güzel haberi öğrenmiş bulunmanın sevinci ile tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.Takipteyim.
Janas-Ali NAS-Taner Haydar KOÇAK
http://www.haber7.com/guncel/haber/1031238-tskda-komutan-sorununa-yas-cozumu.. Rütbe bekleme süresinin 3 yıla düşmesiyle, bu sorunun aşılacağı belirtildi. Böylece yaş haddi nedeniyle kuvvet komutanı ve Jandarma Genel Komutanı olamayan terfi sırasındaki general ve amiraller daha erken terfi alarak yaş haddine takılmamış olacak. Mevcut Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel ve kuvvet komutanları, iki yıllık lisans mezunu olduğu için yaş haddine takılmıyordu.
(HERŞEY VATAN İÇİN )
Genel Başkanımız Sayın Ahmet Keser' e Yüce Allah 'san acil şifalar dilerim.
"Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur;" / Şuara (Amin)
Işık (Akdeniz Bölge Akrostişi)
Akdenizin sıcaklığından almışsın vazifeni,
Korumak görevin vatanı, ulvi Türk Milletini.
Denizlerdeki tek kural koyucu sensin, ışıksın
Ev sahipliği yaptın Kıbrıs Kahramanı filoya
Ne yapsa boştur düşmanlar, pür dikkat: hep görevdesin,
İzindeyiz Atam özdeyişi yakışır sana bil
Zamanları aşan görev anlayışı içindesin.
Büyük mutluluğu yaşadı görev yapan; ayrılan
Öylesine anılar bıraktınki Türk tarihinde,
Larnaka limanına uğurladığın yiğitlerden
Geri dönenler öptü bir bir toprakları sende
Ezelden aşinandım yaşıyorum şimdi gölgende
Google/Amasyalı Abdullah
Kaya
Bunalan gönüllerimizi biraz rahatlatmak istedim.
Selam ve saygıyla.
TEMAD Gn.Başkanımız Sn.Ahmet KESER'in rahatsızlığı nedeniyle GATA'da tedaviye alındığını büyük bir üzüntü ile öğrendim. Kendisine acil şifalar diliyorum.Saygılarımla