TEMAD Gn.Başkanı Sn.Ahmet KESER mide kanaması teşhisi ile GATA'da tedaviye alınmıştır,kendisine acil şifalar diliyoruz.
Bu kadar büyük haksızlığa, hukuksuzluğa uğramış assubayların lideri olmak kolay değildir. Buna bir de içimizdeki fransızları ilave edersek Sn.Genel Başkanımız Ahmet KESER'in rahatsızlığının nedeni ortaya çıkacaktır. Bu toplum, liderine inanıyor ve tüm olumsuzluklara rağmen hukukun üstünlüğünü sağlama kararlılığı ile mücadelesinde başarıyı sağlayacağına inanıyor.
Sn.Başkan sizi bir an önce görevinizin başında görmek umudu ile sevgi ve saygılar sunuyoruz.
SİTE - ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ VE ÜYELERİ
SEVGİ VE GÜVENİN ÖNEMİ
Askeri liderlikte güç ve otorite kullanan,sürükleyen,yöneten lider yerine yönlendiren ,insan ve bilgi odaklı liderlik ön plana çıktı.Gerçek lider karar vermez,karar verdirir,cezalandırmaz,ödüllendirir,Taktikten çok stratejiye önem verir.Savaşmaz kendini sevdirir.Dolduruşa getiren lider değil,pozitif enerji yayan lider gerçek liderdir.Gerçek lider övünmez iyi şeyleri alkışlar.Ben demez BİZ DER.Tabiri caizse gol atmaz attırır.LİDERLİK FELSEFESİNDEKİ BU DEĞİŞİM SEVGİ VE GÜVENİN ÖNEMİ ANLAŞILDIKTAN SONRA YAŞANDI.Çünkü insanlar evlenirken,meslek seçerken,yatırım yaparken çıkardan çok,farkında olmadan sevgi ve güven hissettiği alanlara yönlenmektedir.
GENELKURMAY’DAN ASKERİ KAMP GİRİŞ ÜCRETLERİNE %50 ZAM
1. TSK.lerin de görev yapan muvazzaf subay ve astsubaylar ile emeklilerinin maaşlarından % 01 oranında Sosyal tesisler için para kesilmektedir. Askeri kamplardan hiçbir devlet kurumu sosyal tesislerinde olmayan günü birlik ücret alınmaktadır. Bu ücret ise her yıl askeri kampların teklifi üzerine Genelkurmay Başkanlınca belirlenmektedir.
2. 2010 yılında birinci sınıf askeri kamplara giriş ücreti 2 tl. iken 2013 yılında bu 3 tl.ye yükseltilmiştir. Devlet memuruna ve emeklisine %10 bile maaş artışı vermezken, sözde personelini düşünen Genelkurmay 2013 yılında %20 zam yapmıştır. Bu hangi akla hizmettir bilemiyorum. Bu zammı teklif edenler ve onaylayanların vicdanlarına sevk ediyorum.
3. Devletin hiçbir resmi kurumunda TSK. Hariç, Bakanlığı bünyesindeki kişileri sınıflara ayırıp; sosyal tesislerinde faydalanma yönünde ayrım yapılmamaktadır. Personelinin aynı lojman bloğunda oturmasını, aynı sosyal tesisi faydalanmasını uygun görmeyen bir kurumdan birlik ve beraberlik ile adalet anlayışının varlığından asla söz edilemez.
4. Aynı mekanın kullanılması mecburiyetinde kalınan Antalya Askeri kampında subay ve astsubay ailelerinin ayrı kapılardan alınma ayrımını siz sivil vatandaşlara, biz eş ve çocuklarımıza nasıl izah edeceğimizi, lüks içinde villalar da kalan General ve emekli ailelerinin rahatsız edilmemeleri için subay ve astsubayları ile aralarına duvar çekili olmasını, bulundukları bölgelerin de rahatsız edilememeleri için kibarca buradan geçmeyin diyebilmektedirler.
5. Bu sosyal tesisin hemen hemen 4/3 nün hizmet dışı olduğu ek dönemde eski dostlarını ziyarete gelen veya orduevi niyetinde kullanmakta olanlardan bile günü birlik ücret alınması ve acaba kampın kapalı dönemine rastlayan ölü dönemde, maç yayını için orduevi yerine, kamp için yayın ücret ödeyen yetkililerin topluma hizmet mi yoksa kamp içindeki lojmanlara mı yani kendilerine mi hizmet ettiğinin kararını kendileri versin.
6. Sosyal adaletin olmadığı bir ortamda ne huzur, ne adalet olur. Adaletin sağlanmadığı yerde de zorla başarı elde edilmez. Sayılarımla 24 MAYIS 2013
AHMET ÖZTAŞ
BU LEVHAYIN İÇİNDEKİLER HİÇ
.TEMAD GENELMERKEZİ,GENELKURMAY ARTIK MANTIKLI,BİLİMSEL, AÇIKLAMA YAPMALI..ASSUBAY AKLIYLA..(HİÇ BİR KURUM VE KURULUŞ)DALGA GEÇEMEZ. .....GENSEK : 26702250-5010- 682 -13/Bashalk D.Ynt.Ş. (BEK) 22 Mayıs 2013
KONU : Bilgi Edinme Hakkı Kanunundan Yararlanma Talebi.
xxxxxxxxxx
xxxxxxxx
İLGİ : 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu.
Sayın xxxxx;
Zor şartlar altında mesai mefhumu gözetmeksizin görevini yapan TSK personelinin özlük haklarına yönelik çalışmalar, TSK’nın ihtiyaçları ve askerlik mesleğinin kendine özgü kuralları dikkate alınarak, bir sistem bütünlüğü içinde incelenmekte; Genelkurmay Başkanlığı yetkisindeki düzenlemeler hayata geçirilmekte, diğer konular ise ilgili makamlara teklif edilmekte ve titizlikle takip edilmektedir.
Astsubayların göreve başlama derece kademeleri 926 sayılı TSK Personel Kanunu hükümlerine göre uygulanmaktadır. Talebiniz hakkında hâlihazırda yasal düzenleme çalışması bulunmamaktadır.
Esenlikler dileriz.
NOT : 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve 2004/7189 Karar Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun………………
(ALINTI)
sn.sipahioglu nun yazisi ve yonetiminde ilave yazisi oldukca guzel her ikisinide tebrik ederim,,bu memlekette her sey,her fikir, her girisim,her iltifat ve lehde gibi gorunen kandirmaca larin tamami insani soyma uzerine kuruldugu icin,yardimlasma,koruma,insan haklari,dilekce komisyonlari gibi akla hayale gelmeyen ne idugu belli olmayan bu tuzak kuruluslarda bilakis soyguna canak tutmakdan baska hic bir halta yaramazlar.DIKKAT !!!!
KONUŞKAN DEĞİL MİSİNİZ?
Cep telefonunuzu gerektiğinde kullanıyor ve az konuşuyorsanız neler yaşarsınız?
• Sizi arayanı öğrenmek için XYZ’ye mesaj atın. “Bu numara kayıtlı değil” yanıtını alırsınız. Kendi telefonunuzu sorsanız da aynı yanıtı alırsınız. Aynı numaranın, bir zaman sonra yeni bir serviste kullanıldığını göreceksiniz.
• XYZ’yi tuşla kampanyadan kol saati (?) kazan: Her akşam aynı saate 3~4 kontör karşılığı hava durumu mesajı gelir, iptal ettirmek için bayide 15~20 kontür daha verirsiniz.
• Tanımadığınız bir numaradan mesaj ya da cevapsız çağrı gelir de merak eder ararsanız; aradığınız kişi de size aynı şeyleri söyleyecektir. Hele karşıdakiyle tartışırsanız; operatörünüzün sağ avuç içi kaşınacak, çok sevinecektir.
• Bize 10 kontör gönder, size 20 kontör hediye edelim: Karşılıksız selam verilmeyen, bu çağda bedava kontör niçin verilsin ki? Yeni gelen 20 kontörü (10 tanesi zaten sizin) bir hafta içinde kullanmazsanız; yirmisinin de ruhuna el-fatiha…
• Hattınız faturalıysa: Faturanıza kazık eklendiğini fark eder, itiraz ederseniz; yanlışlık için özür dilenerek, hatırı sayılır bir indirim alırsınız. Bir zaman sonra daha kalın bir kazık eklenmiş fatura gelir. İtiraz etseniz de sonuç alamazsınız. Yapmanız gereken aboneliğinizi iptal ettirmektir. Geçmiş olsun.
• Faturalı hattınızı iptal ettirecekseniz; önce kontörlü hata geçiniz. Ne olur, ne olmaz? Kontör yüklemediğiniz için bir zaman sonra zaten kendiliğinden iptal olacaktır.
• Bir Avrupa ülkesinde bir operatör bazı abonelerine bir ay fatura göndermez. Aboneler fatura gelmeyince borç sorma servisini ararlar. Geldi mi operatörüme milyon tane kontör. Mektup gönderme ücretinden de kârdayız. Yaşasın, eller yine cepte! Devam.
• Bir aboneyi uyanıklık yapıp, ikaz için çaldırdığınızda; ilk aramanızdaki konuşmanın çaldırma yaptığınız sürenin devamından başladığını biliyorsunuz, sanırım.
• Cazip tekliflere kapılıp, operatörünüzü değiştirirseniz; bu cazibe geçicidir. En kısa zamanda geri alınır, eski abonelerle aynı hizaya getirilirsiniz. Hatta yağmurdan kaçarken doluya yakalanabilirsiniz.
• Telefon veya modem gibi aparat karşılığı kampanyalarda taahhütlü olarak abone olursanız neler yaşarsınız o hiç bilinmez. İyisi mi telefonu ve modemi kendiniz alın da kuyruğunuzu tutamasınlar.
• Kullanımınızı iyi izlemezseniz; operatörünüz için bulunmaz bir abonesinizdir. İzler de kontörlerinizin buharlaştığını fark ederseniz; itiraz etmeyin, operatörü terk edin. Tebrikler… Sizi arayıp, cazip teklifler sunarlar da inanmıyorsanız, bravo size.
• Israrla faturalıya davet ederlerse: şimdiye kadar böyle bir davete icabet etmediğim için bir şey öneremeyeceğim. Bildiğim; kendi çıkarları yok ise; sizin lehinize olan bir konuda asla ısrar etmezler.
• Olabildiğiniz kadar ekonomik davransanız da operatörünüz hedeflediği rakamı almaya çalışacaktır.
• Telefonun bir haberleşme aracı olduğunu, sohbet aracı olmadığını unutmayalım.
• Avrupa’da cep telefonuna en yüksek faturanın bizim olduğunu unutmayın.
> > Aman ha, dikkatiniz “cebinizde” olsun.?.!.
Zeki Çetinkaya kardeşimin ibretlik yazısını okudum. Ne yazık ki siyaset bu ülkede politika olarak yürütülüyor. TBMM dilekçe komisyonu, askerleri hâttâ daha ziyade assubayları ilgilendiren sicil affı konusunda kamu yararı görmezken konu TSK ve dolayısı ile OYAK'a şamar atmak olunca kendisine yapılan müracaat üzerine derhal komisyonlar kurup işlem yapabiliyor. Tüm bunlar ve bizlerin haksızlıkları sosyal, demokratik hukuk devletinin tüm kurum ve kuralları ile hayat geçmemesinden kaynaklanıyor; umarız birgün hukukun üstünlüğü ve gerçek demokrasiye ulaşırız. Saygılarımla.
03.01.2013 tarihinde TBMM Dilekçe Komisyonuna Askeri personele Sicil ve disiplin affı çıkarılması ile ilgili bir dilekçe vermiş idim.Dilekçemin içerisinde askerlere şu *** kadar çıkarılan aflardan faydalandırılmama dayanağına makul bir öneri getirerek hiç olmazsa şartlı disiplin affı çıkarılabileceğini bunun çıkarılan aflardaki disiplin zafiyeti olur mazeretini pek ala ortadan kaldırabileceğini belirtmeme rağmen dilekçemin içeriği ve gereği ile ilgili bana yine iç tüzük maddelerine atfen dilekçeme bir işlem yapamayacaklarını karara bağlayan bir cevap ulaştırdılar.Hiç olmazsa ""TBMM Iç tüzüğünün116/2-3’üncü maddesi gereğince,"TOPLUMSAL FAYDA" görüldüğünden dilekçenizin bir örneğini TBMM Başkanlığına ve Başbakanlığa bilgi olarak gönderdik demelerini beklerdim.Şimdi gel de hayıflanma diyeceğim hafif kalacak isyan etme diyeceğim ağır kaçacak Her zamanki gibi sen sabır ver "Yarabbi" diyerek hatırlamanız için önce dilekçemi ardından Komisyonun bana verdiği cevabı bilgilerinize sunacağım TBMM DİLEKÇE KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA Bu güne kadar çıkarılmış her türlü genel ya da kısmi aflar ile sicil ve disiplin aflarından hiç bir askeri personelin faydalandırılmaması nedeniyle( Geçmişte çok küçük nedenlerle de olsa bazı disiplinsiz davranışları nedeniyle hem hapis hem de kademe durdurma cezası almış insanların) mağdur bırakıldıkları; hapis cezalarını çektikleri halde kademe durdurma cezalarının emekliliklerine de yansıması nedeniyle bu cezanın yaptırımını emeklilikte de çekmeye devam ettikleri ve hatta ölümleri durumunda geride kalan dul eş ve yetim çocukların da bu cezanın yaptırımlarını çekmeye devam ettikleri gerçeği bu insanlara çok ağır gelmektedir. Şahsım da bu mağdurlardan birisidir.Belki hizmetin doğru işleyişi açısından olması zorunlu olan disiplin cezalarının (örneklersek üste selam vermedin yada üste saygısızlık yaptın emre itaatsizlik ettin ayakkabın boyasız pantolonun ütüsüz vs. yüzlerce disiplinsizlik çoğaltılabilir.) bu güne kadar çıkarılmış hiç bir af kanununda yer almamasının temel nedeni Silahlı kuvvetler bünyesinde sağlanması elzem olan disiplin için bir zafiyet teşkil eder endişesinden kaynaklansa da , "disiplin cezalarının" disiplinsizlik de bulunmuş personelin ıslahına yardımcı oluyor gözükmesine karşın cezalandırılmış personelin çıkarılmış aflardan muaf tutulmasından kaynaklanan negatif ayrımcılığın da verdiği psikoloji ile "cezalandırılmış personellerin" disipline olumlu katkı yaptığı söylenemez.Oysa çıkarılan bazı af yöntemlerinde de uygulana gelen şartlılık müeyyidesini pek ala askeri disiplin suçları içinde uygulayabilir ve disiplin sağlanması konusunda verimli sonuçlar elde edebiliriz.Ceza alan personelin kademe durdurma cezası "şartla affedildiğinde" ceza almış personeller ceza ile kaybettiği kademesini yeni bir disiplin suçu işlediği takdirde eski cezasının da yükleneceği gerçeğinden hareketle "DİSİPLİNE AZAMİ DİKKATİ" göstereceği aşikardır.Biz emeklilerinde faydalandırılacağı bir disiplin ve sicil affı çıkarılması hem vicdanidir hem de hukuki dayanağı mevcuttur.Böylece insanların eşitliği ilkesi de yeniden gözetilmiş olur ki (bu güne kadar hiç bir askeri personel hiç bir aftan faydalanamamışlardır.)bu da insanların verilen yeni bir şansla göreve çok daha motive olmalarını sağlayacaktır..Bu işin öyle maddi bir boyutu ya da külfeti de yoktur.Sayın Maliye Bakanımız kendince haklı olarak maliyetsel olarak konunun tarafıdır ve eksik kademeden dolayı bir insan için şu anki derece ve kademesiyle bağlantılı olarak 5 ile maksimum 50 TL arası bir mali boyutu vardır ki bu da sadece ceza almış personel sayısı gözetildiğinde ve mevcudun çok çok yüzde 10'nunu ilgilendirdiği varsayıldığında Türkiye Cumhuriyeti bütçesinde bırakınız damla ile ifadeyi zerre kadar maliyet teşkil etmez.Konu bizler için de maddi olmaktan çok, manevi olarak mutlu olmamızı sağlayacaktır.Zira her türlü suçun defalarca affedildiği ve hatta Dopingli yarış atlarının bile affedildiği ülkemizde atılı suçla yaşamak, ölmek ve yaptırımlarını geride kalanlara bırakmak bu gerçekle yaşamaya devam eden hem görevdeki hemde emekli olmuş personellere çok ağır gelmektedir.Sizden ricamız şu an TBMM gündeminde olan Disiplin Kanunu Tasarısı görüşmeleri yapılırken bu konunun da bu yasanın bir yerine monte edilerek yada ayrı bir tasarı olarak çıkarılması eşitliğin ve hakkaniyetin bir gereğidir. Ben bu cezadan yoruldum.Ve çıkarılan her af tan muaf tutulmaktan kendimi aşağılanmış hissediyorum.Bu metnin bir benzerini MSB Komisyonu Başkanı başta olmak üzere Komisyon üyelerine de yolladım. Gereğinin yapılarak mağduriyetlerin giderilmesi hususunu Saygılarımla arz ederim Zeki ÇETİNKAYA Emekli Astsubay Adres bilgileri.İmza CEVABEN TÜRKIYE BÜYÜK MILLET MECLISİ
DILEKÇE KOMISYONU BASKANLIGI
Dilekçe Komisyonu No. Dilekçe Sahibinin Adı, Soyadı ve Adresi
57747603-11198 Zeki ÇETINKAYA
Adres Bilgileri.....
DILEKÇININ ISTEGI VE BASKANLIK DIVANI KARARI
Dilekçi: Dilekçi : TSK mensuplarına sicil ve disiplin affı çıkarılmasını istiyor.
Geregi Düsünüldü: Geregi Düsünüldü : Dilekçe üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
muhtelif kanunlarda degisiklik veya bazı alanlarda yeni yasal düzenlemeler yapılmasının istendigianlasılmıstır.
Dilekçe Komisyonu, Anayasa’nın, TBMM Içtüzügü’nün ve 3071 sayılı Dilekçe HakkınınKullanılmasına Dair Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde çalısmalarını sürdürmektedir.
Anayasa’nın 88’inci maddesinde, kanun teklif etmeye milletvekillerinin ve BakanlarKurulunun yetkili oldugu belirtilmistir.
TBMM Içtüzügü’nün 116/1’inci maddesinde “Dilekçe Komisyonunu... Baskanlık Divanı....
Yeni bir kanunu veya bir kanun degisikligini gerektiren... dilekçelerin, görüsülemeyeceginikarara baglar.” denilmistir.
Komisyonumuz Baskanlık Divanı, yeni bir kanun veya bir kanun degisikligini gerektirendilekçelerin, Komisyonda görüsülemeyecegini karara bagladıktan sonra, TBMM Içtüzügünün116/2-3’üncü maddesi geregince, bu dilekçelerden kanun olarak düzenlenmelerinde toplumsal
yarar görülenlerin birer örnegini, Türkiye Büyük Millet Meclisi Baskanlıgına ve Basbakanlıgabilgi olarak göndermekte; ayrıca, kanun teklifi ve tasarısı gerektiren tüm kararları bastırıp,
milletvekillerine dagıtmaktadır. Dolayısıyla vatandaslarımızdan gelen yeni yasal düzenlemetaleplerinden ve degistirilmesi istenen kanunlardan, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinintamamı haberdar edilmektedir.
Diger yandan yasal düzenleme yapılması istenilen konular hakkındaki basvurulara iliskinteklif ve tasarıların TBMM’ye gelen yasal düzenlemelerin gelisim süreci,
“http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/ tasari_teklif_sd.sorgu_baslangic” internet adresinden
takip edilebilmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ısıgında, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına DairKanun ile TBMM Içtüzügü’nün 116’ncı maddesi uyarınca dilekçenin, Dilekçe Komisyonundagörüsülemeyecegine karar verildi.
Baskan
Mehmet DANIS
Çanakkale Milletvekili
Baskanvekili
Halil ÜRÜN
Afyonkarahisar Milletvekili
Sözcü
Ali AYDINOGLU
Balıkesir Milletvekili
Katip
Ismail AYDIN
Bursa Milletvekili
Dönem
24
Yasama Yılı
3
Cetvel
23
No Karar Tarihi
29.03.2013
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI'MIZ KUTLU OLSUN.
19 MAYIS, EMPERYALİST İŞGALE KARŞI MİLLİ DURUŞUMUZDUR!
19 Mayıs 1919; Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Samsun'a ayak basması ile başlayan, Erzurum ve Sivas kongreleriyle kararlaştırılan, 11 Ekim 1922 Mudanya Mütarekesi ile sonuçlanan ve tarihe altın harflerle kazınan Türk Kurtuluş Savaşı'nın en önemli tarihidir.
Türk Milleti, Birinci Dünya Savaşı sonrasında kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken büyük bir lider, Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıktı ve "Kurtuluş" yolunu açtı. Dolayısıyla Atatürk'ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul'dan başlayan yolculuğu bir kurtuluş döneminin başlangıcını simgeler. Samsun'a ayak basışının taşıdığı önem Atatürk'ün Büyük Nutku'nu 19 Mayıs 1919 Samsun'a çıkışı ile başlatmasından da anlaşılmaktadır.
Tarihimiz incelendiğinde görüleceği gibi, Mustafa Kemal ATATÜRK sadece komutan değil, memleketin dertlerini dert edinen, bunlara çare arayan, kararlar alan ve çözümler üreten büyük bir dahidir.
1. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı iç içe olup biri diğerinin devamı ve sonucudur. Kurtuluş Savaşı'nın amacı, tam bağımsız bir devlet kurmaktır. Ulusal Egemenliğe dayanan bir devlet kurmayı düşünen Mustafa Kemal ATATÜRK, kuracağı devletin temel organlarını oluşturacak adımları da Samsun'da başlayan süreçle adım adım hayata geçirmiş ve TÜRK ULUSU'na önderlik ederek, "en büyük eserim" dediği Laik,Demokratik CUMHURİYET'i ilan etmiştir.
Mustafa Kemal ATATÜRK'ün millî mücadeleye başlamak üzere 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak bastığı günün yıldönümü; 20 Haziran 1938 tarihinde çıkarılan kanunla millî bayram olarak kabul edilmiş, 1981 yılından bu yana "Atatürk'ü Anma Günü" olarak da kutlanmaktadır. Bunun nedeni Atatürk'ün bir söyleşi sırasında: "Ben 19 Mayıs'ta doğdum" demiş olmasıdır.
Emekli Assubaylar olarak; görevde olduğumuz süreçte olduğu gibi bugün de ATA'mızın en değerli armağanı olan CUMHURİYET ve BAĞIMSIZLIK olgularına her zamankinden daha çok sahip çıkacağımız dost düşman herkes tarafından bilinmelidir.
Camiamızın ve Ulusumuzun 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlarken, Vatan için şehit olan tüm şehitlerimizin anısı önünde saygıyla eğiliyor, Gazilerimize esenlikler diliyoruz.
ATA'mızın, "NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE" sözü gönüllerimizden ve bilincimizden asla silinmeyecektir.
SAYGILARIMIZLA.
Yenilen güreşe doymazmış diye bir söz vardır. Sn.Kadir Kocalar TEMAD yönetiminin hukukçusu idi, 9 yılımızı heder eden Sn.Mustafa Erol ekibindendi, dava açılsın dediğimiz konularda sustu, dava açanların moralini bozmak için ne gerekli ise yaptı, başkanı 11 kez genelkurmaydan randevu talep ettim alamadım mektup bıraktım diye kendi sitesinde itirafta bulundu, şimdi kalkmış Kadir bey randevu alamazsanız çözüm bulalım diyor hadi canım sende...
BİR ELEŞTİRİ DAHA….
Değerli meslektaşlarım,
Yine Temad yöneticilerine eleştiri! Yine Sn. Kocalar!
İsim başka olsaydı olabilir dersiniz. Ama bu isim Sn. kocalar olunca iş değişiyor! Neden ! Çünkü, Temad (Gnl. Mrk) eski yöneticisi!
Bütün meslektaşlarımızın Temad’ın yeni yöneticilerini eleştirebileceğini, bunun da normal olduğunu, ancak bu toplumun 9 yıl zaman kaybetmesine neden olan, Temad’ın (Gnl.Mrk) eski yöneticilerden hiç birisinin, yeni yöneticileri eleştirmesinin normal olmadığını ve yapılan eleştirinin vicdanen yapılmış bir eleştiri olmayacağını, eski yöneticilerden Sn. Kocalar’ın da bu bağlamda, böyle bir eleştiri hakkının olmadığını daha önce belirtmiştim.
Sn. Kocalar, Temad yönetiminde bulunduğu süre içinde bürosunu kapatmadığını ve ASSUBAYLARIN SORUNLARININ PEŞİNDE DEĞİL, KENDİ İŞİNİN PEŞİNDE KOŞTUĞUNU da BELİRTMİŞTİM.
Sn. Kocalar, Ankara’da olmasına ve Temad Gnl Merkezine çok yakın olmasına rağmen dernek yöneticileriyle görüşmüyor. Eleştirilerini, önerilerini, düşüncelerini yöneticilere aktarmıyor, onlarla paylaşmıyor. Ama değişik sitelerden eleştirmeye devam ediyor.!
İster Temad Gnl. Mrk. olsun isterse şubeler, Temad yönetimlerine zamanı olmayan kişiler, kendi işinin peşinde koşanlar, boşuna oralara aday olmamalıdırlar. Doğrusu da bu!
Çünkü; UZAKTAN KUMANDAYLA DERNEK YÖNETİLMEZ!
Sonra ‘’mademki büronu kapatmayacaktın, kendi işinin peşinde koşacaktın Temad’a niye seçildin be arkadaş ? Amacın neydi?’’ diye sorarlar.
Sorunlarımızın çözüm yeri konusuna gelince Sn. Kocalar ‘’ …. Bazı arkadaşlar bana önceden Genel Kurmay Başkanlığı diyordun, şimdi neden Hükümet diyorsun diyorlar arkadaşlar gerçekçi olalım 7 yıl öncesindeki Başbakanı iktidar gücü ile şuandaki iktidar gücü aynımı?...’’ diyerek konuyu çarpıtıyor.
Oysa bu konuyla ilgili dediklerimiz aşağıdadır;
‘’……., Sn. Kocalar kusura bakmasın ama, görüşleri de hiç inandırıcı değil! Bir önceki yazısında beyan ettiği görüşünü, bir sonraki yazısında kendisi çürütüyor. Tam tersini söylüyor.
28 Nisan 2012 tarihli yazısında 3. ve 4. satırda ‘’ Astsubayların sorunlarının çözüm makamı Genelkurmay Başkanlığıdır.’’ diyor. Oysa aynı Kocalar 21 ocak 2013 tarihli yazısında 10. satırda ‘’ Bizim sorunlarımızı çözecek makam iktidardır.’’ diyor. Sn. Kocalar şimdi biz hangisine inanalım? Hangi görüşün doğru?
Çözüm yeri hangisi, bi karar ver ! İktidar mı, Genelkurmay mı?
………..her yazıda fikir değiştirilmez ki!.......’’ diyorum.
Yani tarihler ortada, 7 yıl önce söylenmiş bir söz yok! Takdir meslektaşlarımızın.
Değerli meslektaşlarım, yıllarca Ankara’da Temad şubelerinin kurulmasına engel olanlar, Temad’ın internet sitesini sanal isimlerle doldurup meslektaşlarına çamur atanlar, toplum için değil kendisi için çalışanlar, kendilerini başarılıymış gibi göstermek için ne yaparlarsa yapsınlar, ne yazarlarsa yazsınlar BAŞARISIZ OLDUKLARINI, bu topluma 9 YIL ZAMAN KAYBETTİRDİKLERİ GERÇEĞİNİ DEĞİŞTİREMEZLER.
Saygılarımla
Değerli meslektaşlarımız
İçimizden biri olan Kocaeli Gazetesi Yazarlarından Sayın Mustafa Kalabalık'ın 'TSK'nın "ÖTEKİ"leri, ASTSUBAYLAR...' başlıklı yazı dizisini bilgilerinize sunuyoruz. Yazılar yayınlandığı gün eklenecektir. Emek verenlere teşekkürlerimizle...
[URL=https://www.emekliassubaylar.org/haberler/item/552-tsk-nin-otekileri-astsubaylar]https://www.emekliassubaylar.org/haberler/item/552-tsk-nin-otekileri-astsubaylar[/URL]
Özlük haklarında düzenleme yapacak olan irade aşağıda olduğu gibi tasarıyı hazırlar ve TBMM.ne sevk eder.
"Evrak No.:211461, Tarih 15 Mayıs 2013 DEVLET MEMURLARI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI"
ŞEYTANIN “SOR” DEDİĞİ
• Bombalama yaralıları hastaneye, diğerleri toprağa verilmeden, enkazın dumanı tüterken; nasıl oluyor da eylemin destekçileri belirlenip, açıklanıyor, şüphelileri yakalanıp, gözaltına alınabiliyor?
• Bu olanlar, 24 saat geçmeden nasıl “komşu adına” adreslenip, dünyaya duyuruluyor?
• Şüphelileri yakalayıp, gözaltına almakta başarılısınız da az erken davranıp, eylemden önce niçin yakalamıyorsunuz?
• Güvenlik için isim vermeyerek, bu örgüt bolluğunda niçin “malûm örgüt” diyorsunuz?
• Birbirinizle “muhaberat” için kontörünüz mü kalmadı?
• Açıklamalar, “milletin gazını almak” için (kıtır) olarak sallanıyor mu?
> > Tiyatrocu olsanız, seyirciden bol alkış alırdınız! Her biriniz repliklerinizi iyi ezberlemişsiniz. Tebrikler…
13 mayıs 2013 Gelen cevap: Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ve emeklilerinin özlük haklarına yönelik çalışmalar, bir sistem bütünlüğü içinde incelenmekte; Genelkurmay Başkanlığı yetkisindeki düzenlemeler hayata geçirilmekte, diğer konular ise ilgili makamlara teklif edilmekte ve titizlikle takip edilmektedir.
Onuncu derecenin birinci kademesinden göreve başlayan tüm astsubaylar ve emeklilerinin, 2003 yılından sonra göreve başlayanlarda olduğu gibi dokuzuncu derecenin birinci kademesinden başlayacak şekilde intibaklarının yapılaması, böylece 2003 öncesi mezun olan astsubaylar ile bunların emeklilerine ilave bir derece verilmesinin hedefleyen teklif MSB’ye gönderilmiştir..Bilal Savaş abimiz den gelen yazı facebook'tan alınmıştır..(binlerce e.assubay abimiz mağdur olacak..TEMAD acil eylem planı yapmalıdır..hak verilmez alınır..
Milletvekillerinin özlük hakları ile ilgili tasarı meclisin gündeminde, tasarı ile milletvekillerine bir çok imtiyazlar getiriliyor. Ancak emekli astsubayların verilmeyen özlük hakları bir türlü meclisin gündemine taşınamıyor. Tamda milletvekillerinin özlük haklarının gündemde olduğu bir anda TEMAD neden meclis kapısında bir basın açıklaması yapmaz, TEMAD’ın geçmişte yaptığı mitinge açlık grevi olmazsa katılmayız diye karar alan bazı ilçe başkanları ve yönetim kurulu üyeleri neden şimdi sessiz kalıyorlar. En azından Ankara’da bulunan şubelerimizin de katılımı ile meclis önünde bir basın açıklaması yapılamaz mı, Sorunlarımızın çözüm yeri, ne İstanbul ne İzmir ne Balıkesir ne de Samsun toplantıları, sorunlarımızın çözüm yeri Ankara ve şuandaki iktidardır. Bazı arkadaşlar bana önceden Genel Kurmay Başkanlığı diyordun, şimdi neden Hükümet diyorsun diyorlar arkadaşlar gerçekçi olalım 7 yıl öncesindeki Başbakanı iktidar gücü ile şuandaki iktidar gücü aynımı? Şuanda banklardan tutun MİT ve Genel Kurmay Başkanına kadar herkes Başbakanın direktifine göre hareket ediyor. Bu nedenle sorunlarımızın çözümünü başka yerlerde aramayalım. Ha başbakanla irtibata geçemiyoruz bize randevu vermiyor diyorsanız. Bunda açıkça söyleyin ve çözüm yollarını hep birlikte araştıralım. Bu kadar emekli ve çalışan astsubayın beklentilerini boşa çıkarmayın. Size kimse bu sorunları hemen çözün demiyor ancak, durum nedir bunu üyelerimizle paylaşın ve samimi olun, kitleleri yanlış ümitlerle beklentiye sokmayın.Saygılarımla