Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts 25°C
Sal 22°C
Çar 18°C
Per 16°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
6676 kayıt.
İBRAHİM IŞIK İBRAHİM IŞIK
27/06/2013 at 4:39 PM
Arkadaşlar sesimizin duyurulduğu kamuoyu oluşturan Twitler çok önemli lütfen katılıp gündem oluşturalım Arkadaşlar bugün ki (27 Haziran) TAG'ı #TskPersonelKanunuOmletOldu olarak tespit etmişler destek verelim haklı taleplerimizin takipçisi olalım. Teşekkür ederim
Lütfen bekleyin...
SİTE YÖNETİMİ SİTE YÖNETİMİ
26/06/2013 at 9:10 PM
Saygıdeğer Meslekdaşlarımız, Mücadelenin ateşinin söndüğü, TEMAD Gn.Mrk. ve istisnalar dışında mücadeleden bihaber olan şubelerin bulunduğu bir dönemde mücadele ateşini yeniden yakan bu sitede siz değerli meslekdaşlarımızın gayret ve özverileri ile birçok taşın yerinden oynamasını ve mücadelenin bugünlere taşınmasına vesile olduk emeklerinize sonsuz teşekkürler; TEMAD önderliğinde mücadelemiz sonuç alınıncaya hukukun üstünlüğü sağlanıncaya kadar devam edecektir. Yasal temsilcimiz TEMAD'a destek amacı ile mücadeleyi amaç olarak gören meslekdaşlarımızın kurduğu sayfa ve grupların desteği ile haklı olduğumuz onur mücadelesini mutlaka kazanacağız. Facebook'ta kurulan TWİT ATAN ASSUBAYLAR GRUBU hergün saat 21.00 de sosyal medyada sesimizi duyurmaktadır, Twitterde kullanılacak TAG tespit edildiğinde sizlere duyurulmaktadır desteklerinizle adaletin gerçekleşmesine lütfen katkıda bulununuz. Saygılarımızla
Lütfen bekleyin...
mehmet kartal mehmet kartal
26/06/2013 at 8:09 PM
MİLİTARİZMDEN NE ANLIYORUZ, Askeri disiplinin toplumsal ve siyasal yaşamda baskın rol alması,Sorunların çözümünde baskı,tehdit ve şiddetın benimsenmesi,şiddet kullanımın meşru olarak algılanması Hiyerarşinin yüceltilmesi,haklı olanın değil,güçlü olanın dediğinin gerçekleşmesi,farklı fikirleri taşıyanların tehdit olarak algılanması,kendi fikrini zorla kabul ettirmenin doğal bulunması,muhalefetten ve eleştiriden rahatsız olmak olarak tanımlıyabiliriz. MİLİTARİZM puanı yüksek bir babanın olduğu ailede yetenekler gelişmez,girişimcilik zayıflar.Bağımlı inisiyatifi düşük bireyler yetişir.Başkalarının onayı olmadan hareket etmeyen,zihinsel isyanlarını üretken enerjiye dönüştürmeyen bireyler ve liderler fırsatları kaçırırlar.Başka bir deyişle,özgürlükler en büyük tehlikedir.Militarizm için özgürlüklere kesinlikle izin verilmez.Tek tip düşünen insanlardan oluşmuş bir toplum özlemi çeker.Çeşitlilige ve farklı düşüncelere düşmandır,çünkü düşünceye karşı düşünceyle vereceği bir cevabı yoktur.Bu yüzden düşünceye karşı kılıç sallar.Stotükoyu sorgulayan herkese düşmandır.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
26/06/2013 at 5:34 AM
TAVUK MU YUMURTADAN, YUMURTA MI TAVUKTAN ÇIKAR Soru : Bir zamanlar her derde deva, denetim dışı “Yumul Babam, Yumul” başlıklı, harcama kalemleri halen yürürlükte mi? Üst rütbelerden bir komutan, birliğin aracı, silah ve mühimmatı ile bütün gece dağ-bayır gezerek avladığı domuzu, erat mutfağında pişirtip, bir tepsisini de eratın yemesi için bırakırdı. Bazen de yine milletin silahı ve mermisi ile havadaki uçurtmayı vurma talimleri de yapardı. Bir doksan boylarda, yanaklarından kan fışkıran, yürürken yerin titrediği bu avcı; çok uzun sürmeden - birkaç yıl içinde - ibret alınacak ve unutulmayacak biçimde bu dünyadan göçüp, gitti. İlâhi adalet budur. Allah’ın sopası yok ki; anında “pat” diye vursun. İlgi: Dört yumurtanın esamisi kaça ola ki…Götürdün mü, hamuduyla olmalı.?!
Lütfen bekleyin...
Levent KESMEN Levent KESMEN
25/06/2013 at 6:26 PM
BİR BİRLİKTE BİR ASSUBAY'IN ER İSTİHKAKINDAN YUMURTAYLA OMLET YAPTIRMA OLAYINI HER KİM NİYETİNE GÖRE BASINA VE GÜNDEME TAŞIMIŞSA KENDİNCE AMACINA ULAŞMIŞTIR...AMA UNUTULMAYACAK BİR GERÇEK VARDIR Kİ BU ÜLKEYE BUNCA ŞEHİT VEREN,GAZİSİ OLAN,YERİ GELDİĞİNDE VATANI UĞRUNA AÇ KALMASINI DA BİLEN TSK.LERİNİN BAZI ZÜMRELERİNİN BAZI EMEKLİLERİ KENDİLERİNE REVA GÖRÜLEN EMEKLİ MAAŞLARIYLA EVLERİNE YUMURTA GÖTÜREMİYECEK SEVİYELERE BİLİNÇLİ OLARAK GETİRİLMİŞLERDİR...ASKERİN YUMURTASINA BU KADAR SAHİP ÇIKAN ZİHNİYETİN;BİRLİK,BERABERLİK,KARDEŞLİK VE BU ÜLKE MENFAATİ İÇİN BU EMEKLİLERİNE DE SAHİP ÇIKMA ZİHNİYETLERİNİ ÖZLEMLE BEKLİYORUZ...
Lütfen bekleyin...
Ersen Gürpınar Ersen Gürpınar
25/06/2013 at 10:48 AM
Askerin istihkakından 4 yumurta yemek suçmudur? Suçtur onaylamıyoruz Bir uyarı bir kınama veya görev yeri terk etmeme cezası verilebilirdi bunun yerine vicdanları rahatsız eden hapisle sonuçlanan mahkeme uygulamasına geçilmiş büyük bir dürüstlük örneği gösterilmiştir komutanlarımızı,hakimleri ve savcılarımızı kutluyorum; Konuyu özellikle basına duyararak sözde assubayların imajını zedeleyenler assubayların sosyal,ekonomik ve insani haklarını gasp ederken, askeriyeye iş yapan müteahhitten milyonluk borç alan generali,eşlerine sivil plakalı devlet aracı ve askerini tahsis eden komutanları,devletin aracını ucağını ve helikopterini özel amaçları için kullananları, , kantin ve çay ocaklarını kendine çalıştıranları, inşaatlarda alım satımlarda yolsuzluk yapanları, astlarının haklarını gasp edenleri v.b. kısacası DEVEYİ HAMUDU İLE YUTANLARI görmezden gelip 4 yumurta için assubayı mahkemeye verenler bakın orduda hiçbir yolsuzluğa izin vermiyoruz imajını yaratmak isteğiniz gerçekleşmemiş bu davranışınız bizler ve kamuoyu vicdanlarında mahkum edilmiştir; TEMAD kargo ile İstanbul İl Başkanlığı bizzat ilgili Tugay komutanlığına koli ile yumurta gönderip anlamlı bir protesto hareketinde bulunmuştur aynen katılıyor ve şiddetle kınıyorum.
Lütfen bekleyin...
Orhan ORHUN Orhan ORHUN
24/06/2013 at 9:00 PM
Yumurta olayı aslında; subay’a biat etmeyen, dik duran, gaspedilmiş haklarını arayan Assubay sınıfının başına geçirilmiş çuvaldır. Trajikomik bu dava ile Assubay sınıfı psikolojik taciz ve saldırıya maruz edilmiş, büyük Assubay ailesine gözdağı verilmiştir. Bu dava ile; 1960 darbesinden başlayarak her yaptığı darbe ile yıldızını parlatan, son yıllarda ise yıldızlarının yaldızı solan militarizm Assubaylara yönelik kin ve nefretiyle biriken gazını boşaltmıştır. Bir milyonluk büyük Assubay ailesi sınıfsal refleksini kullanarak tepki göstermeli, zalimin zulmü altında ezilmemelidir.
Lütfen bekleyin...
Osman Ada Osman Ada
23/06/2013 at 7:54 PM
Elbette meslekdaşımızın yaptığını tasvip etmiyoruz 4 yumurta olayına hassasiyet gösterip tutanak tutan o tutanak üzerine assubayı mahkemeye verip mahkum ettirenler bugüne kadar yolsuzluklara ayni tepkiyi verdilerse kutlarız ama deveyi hamudu ile yutan binbir türlü dolaplarla avantayı hak görenlere göz yumdularsa bu onların ayıbı ve şerefsizliğidir bu olayın başka bir idari cezası uyarısı olabilirdi göstermelik bir davranış sırıtıyor ve vicdanlarda yer bulmuyor.
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
22/06/2013 at 5:57 PM
[URL=http://www.haberahval.com/astsubaylarin-baslangic-derecesi-isyani.html]http://www.haberahval.com/astsubaylarin-baslangic-derecesi-isyani.html[/URL]
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
22/06/2013 at 5:54 PM
ÇOK DEGERLİ ASSUBAY ARKADAŞLARIMIZ VE AİLELERİ ; YILLARDIR ASKERİ TERBİYEMİZ VE ONURUMUZ İLE GASP EDİLEN ÖZLÜK HAKLARIMIZ İÇİN MÜCADELE VERİRKEN ,SİSTEMİN TSK'DAKİ BİR KESİME 21. YÜZYILA YAKIŞMIYAN YENİ ASKERİ CEZA YASASININ ÜRÜNÜ OLAN ''OMLET'E ALTI AY HAPİS İLE BİR ARKADAŞIMIZIN CEZALANDIRIMASINI : TEMAD GENEL MERKEZİMİZİN BASINA DUYURDUGU AÇIKLAMAYI 23 HAZİRAN PAZAR GÜNÜ SAAT 11.30 DA 95.ZIHLI TIGAY ÖNÜNDE İSTANBUL İL BAŞKANLIGI VE YÖNETİM KURULU VE KATILIMCILARIN İŞTİRAKİ VE BASIN ÖNÜNDE KAMU OYU İLE PAYLAŞILACAK OLUP, KATILACAK TÜM KATILIMCILARIN SADECE TÜRK BAYRAKLARI İLE GELMELERİNİ DUYURUR YAKIN BÖLGELERDEKİ ARKADAŞLARIMIZI BEKLERİZ. Biz Assubaylar Silahlı Kuvvetleri; Kendi yuvası Mesleğini; Onuru Ülkesini; Canı ile eş tutmuş şerefli bir mesleğin mensuplarıyız. SAYGILARIMIZ İLE / İSTANBUL İL BAŞKANI KOLDAMCA
Lütfen bekleyin...
MEHMET ALİ KILINÇ MEHMET ALİ KILINÇ
22/06/2013 at 4:36 PM
ORAN VE ORANTI.. Zor bir havuz problemi değil, basit oran ve orantı hesabı.. Dört yumurtadan omlet yaptıran nöbetçi astsubayı mahkemeye verilip altı ay hapis cezası aldığına göre, altlarında devletin helikopteri, ülkeyi korumaktan sorumlu koskoca iki general, helikopterleri korumakla sorumlu oldukları ülke toprakları üzerinde kurşunlandığında, saldırıya karşı koymak, operasyon başlatmak yerine çareyi kaçmakta bulmuşlarsa cezası ne olabilir?
Lütfen bekleyin...
Mesut MAVİTUNA Mesut MAVİTUNA
22/06/2013 at 1:29 AM
Türkiye'nin gündeminde her gün gezi parkı olayları baş sırada yer alırken Bu gün ne oldu da gazete sayfalarını kaplayacak şekilde BAŞÇAVUŞA OMLET CEZASI haberinin yayınlanması haberi gündem oldu. Askerin hakkından 4 yumurtayla omlet yaptıran AsTsubay kamuyu 91 kuruş zarara uğratmak ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmaktan 6 ay hapis cezasına çarptırıldığı haberinin gazetede yazılması, önce beni bir asker olarak, daha sonrada bir Türk vatandaşı olarak üzmüştür. Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan bir birey olarak hakikaten bu olanları anlamakta çok zorluk çekiyorum. Kimler ; neyi ve neye karşı birilerini kötüleme ve bu tarz saçma ve sapan haberlerin oluşmasına çalışıyorlar. Kargaların bile kıçları ile güldüğü bu tarz haberler, Türk Silahlı Kuvvetlerin de görev yapanların moralini bozabileceği gibi, bir zümreyi temsil eden insanları da bir nevi menfaat ve keyfiyet içerisinde hareket ediyor şeklinde lanse etmek amacını da taşımaktadır. Bu gün Silahlı kuvvetler içinde konuya bahis olan AsTsubayın, bu hareket tarzı bir suç gibi görülse de, bu AsTsubay o birlikte sabaha kadar 24 saat uyumadan nöbet tutan tek kişidir. Bu nöbetçi AsTsubayının o gün kazandan yemek yeme hakkı da mevcuttur. Doğrudur ASKER UYUMAZ, ASKER YATMAZ, ASKER ACIKMAZ, ASKER KURŞUN ASKERDİR DEVRİLMEZ, ASKER SIÇMAZ, ASKER YILMAZ v.s v.s Nöbetçi amiri konumundaki yarbay gece rahat rahat yatağında yatıp uyuyor ve ne hikmet ise, sabahleyin ahçı haneyi kontrol ediyor ve bu durumu da üstlerine rapor ediyor. Hepimiz askeri birliklerde görev yaptık. Hangi komutan veya ikmal işleri ile ilgilenen yetkililer her gün dökülen ve ziyan olan ekmeklerin ve yemeklerin hakkında bir rapor tutarak üst makamlara bildirmiştir. Senelerce her gün tatsız, tuzsuz ve lezzetsiz, emeksiz pişmiş yemekleri yemek için zorlanmadık mı. Çöplere dökülen ekmekler ve yemekler için hayıflanmadık mı, bu hususu üstlerimize rapor ettiğimizde sanki birliğin kötülüğüne çalışıyormuş gözü ile bakılmadık mı. Ben o yarbaya şu soruların sorulmasını arzu ederim. Askerler yemek yerler iken, nöbetçi amiri olan yarbay yemek haneye gelme zahmetinde bulunup, yemeklerin yeterli ve kalitesini kontrol ettiler mi !!!!! O gün sabah, öğlen ve akşam çıkan yemeğin ne kadarı çöpe atılmıştır. Çöpe atılan yemek var ise, bunun için bir raporu tutmuşmudur veya tutturmuşmudur. Suçlanan AsTsubay ile yarbay arasında daha önceden görev açısından veya herhangi bir nedenden dolayı bir sorun varmıdır. Bu sorular bir insan olarak benim hafızamda belirdiğine göre, AsTsubayı yargılayan kişiler de dava görülür iken, bu sorularının sorulmasını düşünmüşlermidir. Gerçekte bu konu, Silahlı Kuvvetlerde gündem olacak veya cezalandırmaya kadar gidecek bir olay değildir. Konu bu olaya gelinceye kadar çok daha katmerlilerin olduğu herkesin malumudur. Teftişlerde veya birliklere yapılan ziyaretlerde verilen günlük asker iaşe menüsü haricindeki harcamaların hesaplarının nasıl yapıldığını ve masraflarının ne ile karşılandığını da yüreğiniz yetiyor ise, Komutanlarınıza sorsanıza. Ben bugün yayınlanan bu haberi AsTsubayların hak arama mücadelesine karşı bir nevi gündemi değiştirmeye çalışmak olarak da değerlendiriyorum. O gün nöbetçi amiri olan yarbaya ayriyeten şu soruların sorulmasını da isterim... Bu omlet olayının olduğu gün, kendi imzası ile göreve gönderdiği araçların nereye ve ne maksatla gönderildiği de araştırılsın. Görev harici gönderilen yer var ise, esas bunların hesapları sorulsun. Ben buradan devletin en yetkililerine sade bir vatandaş olarak sesleniyorum. Silahlı kuvvetlerde görev yapmış emeklisi ve muvazzafı ile her rütbedeki askerin, bütün mal varlıklarının nasıl elde edildiğinin araştırmasını yapsınlar. Mal varlıklarının hesabını veremeyenler hakkında gerekli yasal işlem ve takibatına da mümkün olduğu enkısa zamanda başlatsınlar. Bütün personelin işe başladığından, emekli olduğu tarihe kadar elde ettiği kazançları bellidir. ( Miras durumları) beyan içinde ayrıca belirtilir. Bunca variyet ve mal mülke sahip olanların bunları hangi maaş ile yapabildikleri ortaya çıkarılsın Bugüne kadar hamudu ile beraber kimlerin haksız kazançlar sağladıkları belli olsun hepimiz doğruları öğrenelim. Ben şahsen bu yarbayın kendisini bu dürüst görev anlayışından dolayı cani gönülden kutluyorum. Bizim ordumuza her zaman böyle dürüst ve çok namuslu hak, hukuk ve adaleti koruyan subaylar lazım. Askerlerin de bir insan olduğu, etten, kemikten, sinirden hasıl olduğu maalesef herkes tarafından unutulmaktadır. Askerin de herkes gibi yaşama hakkı vardır. Asker olan kişiler bir zümrenin kendi çıkar ve menfaatleri için görev yapmazlar. Emrindeki kişilere emreden amirler, kişilere karşı her zaman aynı mesafe ve hakkaniyet içerisinde bulunmak mecburiyetinde olmalıdırlar. Ancak 35 senedir benim hakkımı, hukukumu gasp eden, ihtilal yaparak önce kendi hak ve menfaatlerini koruyanlara da hakkımı asla helal etmiyorum. Her TÜRK vatandaşının olduğu gibi, Asker kişilerde TÜRKİYE CUMHURİYETİ KANUNLARI karşısında haktan, hukuktan, onurlarından, kişiliklerinden yoksun edilemezler. Bunu yapmaya da hiç kimsenin hakkı ve hukuku yoktur. Adalet Kanunlar çerçevesinde hakka, hukuka inanmış, yüreğinde ve kişiliğinde doğruları gören ve hissedenler tarafından sağlanır.
Lütfen bekleyin...
Mesut MAVİTUNA Mesut MAVİTUNA
21/06/2013 at 9:33 PM
Değerli Meslektaşlarım aşağıdaki yazı değerli bir arkadaşımız tarafından kendi grup sayfamızda paylaşılmıştır. Bu güzel yazıyı sizlerinde okumanızı arzu ederek buraya taşıdım. Hak, Hukuk mutlaka bir gün doğrularında yanında olacaktır.Sağlıkla, huzurla ve mutlulukla kalın. DÖRT YUMURTA ÜZERİNDEN AHVAL VE ŞERAİTİMİZ VE MALUMUN İLANI Yeni askeri disiplin kanunu dedikleri her halde budur. Artık teğmen-yarbay inisiyatifine terk edilmiş koca ulusun bekasını sırtında taşıyan emekçi, üretici, eğitici, cefakar, fedakar bir sınıfın anti demokratik yasalarla iyice köleleştirme sürecine sürüklenmesini görmek insanın içini acıtıyor . Düşünün bir sınıf var bir elinde kağıt kalem, belinde kılıç bütün meslek hayatı boyunca yazar çizer, törenden törene koşar, ast üst komutanlıklar oluşturur, yine aralarında yazar çizerler. Bir sınıf daha vardır ki kuruluş amacı subaya yardımcı olmak üzereyken, kanunun amir hükmü hilafına onlar ne yazarlar ne de çizerler. Onlar çağdaş silahlı kuvvetlerin kuruluş felsefesine uygun, çağdaş bilgi, beceri, yetenek, fedakarlık, sadakat, vatan sevgisi, şeref, namus duygularıyla atalarına layık olma bilinciyle kendi bedenlerinden her gün bir parça sunarak besleyen silahlı kuvvetleri ayakta tutan, onun hayat damarlarına oksijen taşıyan, yapı taşlarını oluşturan akyuvarlar gibi çalışır dururlar. Elleri nasırlıdırlar. Aslında yazılan çizilenlerin genel kaynağı Astsubayların günlük mesailerinden elde edilen bilgi ve verilerin toplamıdır. Hiçbir seyyar ve sabit birlik yoktur ki o birliğin envanterinde olan silah, teçhizat, mühimmat, elektronik cihaz, dikili ağaçtan tornavidaya kadar bir Astsubayın üzerine demirbaş olmasın. Astsubaylar teknik sınıflardır, branşlarına göre çağın en modern silah ve gereçlerini, elektronik cihazlarını her an harbe hazır halde tutar. Birliğinde her an harbe hazır üç vardiya üzerinden nöbet tutarlar. Bu silah, araç ve gereçlerin, elektronik cihazların kullanılması uzun süreli eğitimleri ve tecrübeleri gerektirmektedir. Branş Astsubayı dışında hiç kimse onu kullanamaz. Halbuki subaylar yıllardır kamuoyu önüne her şeyi bilen, yapan, yaptıran olarak çıkmış teğmenliğinden itibaren itibar kazanarak yıllara göre izafi makamlar ve tali komutanlıklar ihdas edilerek yüksek maaş ve çeşitli tazminatlarla saadet zincirine eklenmesini bilmişlerdir. Yazıp çizmek, planlar, seminerler düzenlemek, ziyaretler ve teftişlerle kendi konumlarını gözden geçirmek, kulis faaliyetlerinde bulunmak her türlü milli ve dini bayramlarda, yıldönümlerde kılıç kuşanarak varlık ve üstünlüklerini her fırsatta sergilemek, arada bir tatbikatlarla kızışan terfi savaşları hep onlara mahsus işlerdendir. Cumhuriyet tarihinde hırs ve tutkularının esiri olarak kanunlar hilafına ülkenin siyasetine yön vermek, siyasileri yönlendirmek bazen dış güçlerin teveccühüne mazhar olarak mevcut iktidarları devirmek, demokrasiyi kesintiye uğratmak edinilmiş işlerindendir. Bütün bu olumsuz işlerine rağmen bu gün ise vatana hizmet değerlerine dört yumurtanın ederi kadar artı değer katmış olmaları takdire şayandır. Milletin gözünde demokrasi düşmanı olarak itibarsızlaştırılmış, onur ve gururu yerle yeksan olmuş bir kurumun sorumluları hala saadet zincirindeki mevzilerini muhafaza ve güçlendirme uğruna ve bunu yine Astsubaylar üzerinden yürütme çabaları esefle izlenmektedir. Milyonlarca dolarlık silah ve cihazların sorumluluğunu üstlenen Astsubayların dört yumurta ile vatanı zarara uğrattığını iddia etmek ve cezalandırmak vatana hizmetten olduğunu açıklamak elem vericidir. Henüz kendi hesabını bu millete veremeyen bu zihniyetin Astsubayları itibarsızlaştırma girişimleri şiddetle kınanmalıdır ve şiddetle kınıyorum. Baylar bayanlar dört yumurta deyip geçmeyin, o dört yumurtayı piyasadan alan, onu pişiren yağı, tavayı, kuzineyi, mazotu, çatalı, bıçağı, tabağı, bardağı, yediğin içtiğin günlük yemekleri de piyasadan temin eden, hesabını da kuruşuna kadar kapatan, bütün aşhanenin demirbaşlarını üzerinde toplayan sizinle birlikte nöbet tutan, siz uyurken o uyumayan, karargahın emniyet ve güvenliği için sık sık devriye gezen hatta karargahın forsunu bekleyen, birliğin taşıt araçları onun üzerine demirbaş iken, onu kullanmaya yetkisi olmayan, ama aynı araçları gece boyunca emrine amade hazır bulunduranların ertesi günü birliğin hatta kendilerinin can ve mal güvenliğini sağlayan nöbetçi Astsubayını, teğmenini hakim yapıp dört yumurta için acımasızca harcayabiliyor olması hangi vicdan ve izanla izah edilebilir? Peki bu Astsubay onuruna yediremeyerek kendine zarar vermiş olsa sorumlusu kim olacaktır? Peş peşe gelen Astsubay intiharları araştırılırsa, altında yatan gerçeğin bu olaydaki gibi mobbing uygulamalardan kaynaklandığı görülecektir. İnsan ve vatan sevgisi olmayanların bunu anlaması, görmesi mümkün değildir. Binlerce muvazzaf Astsubayı mesai yerlerinde bir asıra yakın Silivri mağduru yapanların ve intihar sebebi olanların; insani ve vicdani duygularının, makam hırsı ve tutkularının önüne geçtiği asla görülmemiştir. Onların mesai yeri olan makam odaları, onların miracı imza törenleri ise göğe yükseldikleri anlardır. Kazasız belasız bir mesai sonunda Astsubaylar ailelerine koşarken amir ve emir vericiler; evlerinde ailesinden ve bireylerinden görmediği saygı ve itibarı kendilerine bahşeden makamlarını terk etmenin hüznü içinde ayrılırlar. Hatta bazen tatil günlerinde dahi makamlarını ziyaret ederek tavaf ederler. Çavuş olarak mesleğine başlayan Astsubaylar ağır görev ve sorumluluklar altında 20-30 sene yine çavuş çeşitlemeleri içinde makamsız, mertebesiz , yetkisiz ve etkisiz, ikinci sınıf vatandaş olarak, yine çavuşun bir çeşitlemesiyle çalışma hayatlarını sonlandırırken, amir ve emir vericiler yetkiden yetkiye, makamdan makama koşarak külfetsiz nimetin hikmetine mazhar olarak zirve yaparlar ve ömürleri boyunca saadet zincirindeki yerlerini alırlar. Astsubayın çalışkanlığı, yorgunluğu, kanaatkar olması, morali, insancıl duyguları onlar için önemli değildir. Bunlar izlenmesi gereken fakat asla önemsenmeyen amirin asli görevlerinden olmasına rağmen üstüne üstlük dört yumurta için astını perişan edebilen zalimlerden de olabilirler. Her devrin kurbanları vardır bu asrın kurbanları da Astsubaylardır. Olsun yeter ki vatan sağ olsun. Yalnız bundan sonraki yolculuğumuz hür dünyanın evrensel değer ve prensipleri üzerinden olacaktır… İsmail TÜRKDOĞAN
Lütfen bekleyin...
Orhan ORHUN Orhan ORHUN
21/06/2013 at 9:19 PM
YUMURTA DAVASI Söz konusu durumun basına sunuluşu, meslektaşımızın mahkemeye verilişi ve durumun muhteviyatı göz önüne alındığında duyan ve okuyanlar ülkenin satıldığını zannederler. Ne yazık ki ! Dar, yüzeysel, kindarlık girdabında kurban aramış hissi bir perspektifin trajikomik mahsulüne şahit oluyoruz hep birlikte… Özellikle muvazzaf Assubayların mobbing uygulayan böyle art niyetlilere karşı; akıllı, tedbirli ve müteyakkız olmaları, kendilerini korumaya yönelik davranış geliştirmeleri, niceliksel üstünlüklerini kullanarak tavır almaları hayati bir zorunluluk haline gelmiştir. Karşı tarafın iyi niyetlerinden zerre kadar eser kalmadığı hafızalara kazınarak sınıfsal gard alınmalıdır artık. Mahkemeye yansıyan bu satırlara göz gezdirirken; 1977 yılında 67 model ford servisinin arka koltuklarında oturduğum günleri yaşadım bir anda ! 1968’li saygıdeğer meslektaşımızın eşi Bahriye ablamızın ‘subayın yorganı kalın olur onların hiçbir şeyi duyulmaz’ ‘bizim yorganımız ince olduğundan her şeyimiz duyulur’ sözlerini sanki bir kez daha duyar gibi oldum. Hiç kimse; onlar dürüst ve vatansever, çok dürüst ve hatasız zannetmesin… Onların da çok hataları var, burada dile getirilse sayfalara sığmaz , bir değil binlerce dava açılır haklarında... Ne yazık ki ! Militer vesayet etki ve maharetiyle yüzlerce suç ve hataları günyüzüne çıkmadan örtbas edilmektedir. 2001 yılı,Ankara-Balgat’da verilen bir yemekte kadının biri; büyüsüne kapıldığı çatal-kaşığın 6-7 adedini ganimet olarak çantasına indirir, şansı yaver gitmez ve bir er tarafından görülür. Demirbaş malzeme çantadan çıkarttırılır ama durum zabitan tarafından örtbas edilir. Meslektaşımızı 4 yumurta için mahkemeye veren işgüzar zabitin komutanı ve eşleri vaziyeti kurtardığı için bugün dürüst vatandaş olarak aramızda yüzleri kızarmadan yaşamaya devam ediyorlar. Çünkü; ‘onların yorganı kalın’. Bu tür hataları bir daha tekrarlama sayın meslektaşım, subaya karşı tedbirli ve müteyakkız ol. Haklarını gasp edenlerin yanında benim için sen bir meleksin, Dört yumurta ne ki ? Ülke kurban olsun sana.
Lütfen bekleyin...
Semih Topkaya Semih Topkaya
21/06/2013 at 9:06 PM
YARBAYA HELAL OLSUN KAÇAĞI YAKALAMIŞ. Asb. arkadaşımızın yaptığını tasvip etmek mümkün değildir. Suçun büyüğü ve küçüğü olmaz. Ancak, yarbay efendi asb.ın işlediği suçu görebilmek için gözünü açarken komutanlarının suçunu görmemek için neden başka taraflara bakmaktadır. İlahi adalet tecelli ederken nasıl bir savunma yapacaktır merak ediyorum. O benim komutanım ben ona karışamam mı diyecektir. 4 yumurtayı gören gözler diğer hırsızlıklar yapılırken neden başka taraflara bakmaktadır. Bu devletin aracı ile şahsi işlerini takip eden subayları neden görmemekteler. Devletin Bakım Merkezini denetlemeye gelen değerli subaylarımız saraçhanede şahıslarına yapılan bir çantayı alırken ücret mi ödediler yoksa istihkakları mıdır? Beden Eğitimi Öğretmeni subayların devletin parasıyla ADİDAS'dan giyinmeleri hak mıdır? eğer böyle bir hak varsa birlik ve beraberlik ruhunu canlandırmak için neden askeri öğrenciye de aynı markalar alınmamaktadır? Odaların döşeme demirbaş listesinde olmamasına rağmen neden bazı subayların odalarına Tv konularak borsa takibi yapmaktadırlar. Başçavuş acıkmış ve 4 yumurta ile karnını doyurmuş Bu başçavuşu Kızılay Meydanında sallandıracaksın ki adam olsunlar
Lütfen bekleyin...
Halil Yaz Halil Yaz
21/06/2013 at 8:46 PM
KİMİLERİ BİN TÜRLÜ KÖTÜLÜK EDİP, TEK BİR HESAP VERMEDEN YAŞIYOR,KİMİLERİ TEK BİR YANLIŞLA MAHKUM OLUYOR. WILLIAM SHAKESPEAR
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
21/06/2013 at 11:06 AM
İKİ YUMURTALI OMLETÇİ yarbay; Ah şu ön yargılarınız var ya omletçi yarbay ah.At gözlügü ile baktıgınız yazıkki her işi helletiniz de şu omlet işi vallahi çoook önemli idi. Ben yirmi beş yıl sizlerle çalıştım omuz omuza yüzlerce hatıram oldu belgeli..!! Mutfaktan eri gönderipte sipariş verilen MİLLETİN erinin yemeginden yaptırılan özel sofralar bilirim Bunlar küçük şeyler. Devletin dev uçagını ile hanımının evinde unuttugu makyaj çantasını aldıran,milletin demir çimentosunu yazlıgına taşıyan komutanlar. Bilirsiniz ailesini özel helikopterle dagların zirvesinde kardelen çiçekleri ile ve mangal ızgaralarla agırlıyalar... Sistem bu kim size dur diyebilir. HANGİ ÜLKEDE BU HAKLAR VAR SORARIM SİZE.! Söyler misiniz hangi ülkede emekli olduktan sonra milyon dolarlarla yapılmış özel korunaklı villalarda altında devletin araçları ile dolaşan özel şöförleri vs. imkanlarla donatılmış askerler var? Hangi ğlkede tüm muaazaf ve emeklilerin tüm hakları genelkurmayda bir kaç insanın vicdanına bırakılmıştır,söylermisiniz.! Bu demokrasiden memnunsunuzki sesiniz çıkmıyor. Kıbrıs harekatında evet tıkldıgımız o noktada kaç gün aç kaldık biliyormusunuz.Nöbet kutsaldır o iki yumurta ile sahip çıktıgınız devletin malına ve hassasiyetinizi kutluyorum omletçi yarbay.. İki sınıf arasına yine omletli bir nifak daha soktunuz tebrikler..
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
21/06/2013 at 10:23 AM
DEVLET MALI DENİZ OLA MI... Sayın GÜRPINAR’ın linkini aktardığı aşağıdaki haberi okuyunca bir çeşit nostalji yaşadım. Benzer olayları birçok meslektaşımızın yaşadığını da biliyorum. Üst rütbelerden bir komutan, birliğin aracı, silah ve mühimmatı ile bütün gece dağ-bayır gezerek avladığı domuzu, erat mutfağında pişirtip, bir tepsisini de eratın yemesi için bırakırdı. Bazen da yine milletin silahı ve mermisi ile havadaki uçurtmayı vurma talimleri de yapardı. Bir doksan boylarda, yanaklarından kan fışkıran, yürürken yerin titrediği bu avcı; çok uzun sürmeden - birkaç yıl içinde - ibret alınacak ve unutulmayacak biçimde bu dünyadan göçüp, gitti. İlâhi adalet budur. Allah’ın sopası yok ki; anında “pat” diye vursun.
Lütfen bekleyin...
Halil Yaz Halil Yaz
21/06/2013 at 9:28 AM
Nöbetçi kimbilir ne şartlarda idi.Bir şeyler yap demiştir.Yapan kişi Asb komutanına şirinlik olsun diye abartıp dört yumurta kırmış,gören ise aşırı hassasiyet göstermekle sanki büyük vurgun vurmuş gibi yaptığınla övünebilir.O rütbeye gelinceye kadar kendisi dahil ,hiç gözünü açmamış sanırım.Kaldıki nöbetçi heyeti erat yemeğinden yiyebilir.Yapılan hareket çirkin olması bir yana ,çirkinleştirenin kötü maksadı kişiyi küçültme gibi ömür boyu sırtında taşıyacağı omlet yarbay olarak anılacaktır.
Lütfen bekleyin...
Ersen Gürpınar Ersen Gürpınar
21/06/2013 at 6:52 AM
BÖYLE SUBAYLARIN HEYKELİ DİKİLMELİ !.. Olayı elbette tasvip etmiyoruz, ama nöbetinde 4 yumurta ile omlet yaptıran assubayı mahkemeye vererek 6 ay hapis almasını sağlayan yarbayın heykelini dikmeli; çünkü onlar deveyi hamudu ile yutan bazı meslektaşlarına çok kızdıkları için yetim hakkını yemenin ahlaksızlık, şerefsizlik olduğunu bilip kesinlikle kendileri bunu yapmazlar, bu yüzden 4 yumurta için hassasiyet gösterirler bu vatansever davranışı için yarbayı kutluyorum !.. [URL=http://www.hurriyet.com.tr/gundem/23552628.asp]http://www.hurriyet.com.tr/gundem/23552628.asp[/URL]
Lütfen bekleyin...