Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts 25°C
Sal 22°C
Çar 18°C
Per 16°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
6676 kayıt.
Sebahattin Şahin Sebahattin Şahin
17/07/2013 at 9:29 AM
BİLİNEN SONUÇ Değerli meslektaşlarım, bu site vasıtasıyla saygıdeğer arkadaşlar belirli ve farklı görüşleri gündeme taşımaktadırlar. Kendilerine şahsım adına teşekkür ediyorum. Ancak, bir konuyu hesaba katmadıklarını gözlemlemekteyim. Oda şu; TEMAD yönetimi bütün yolları kullanarak derhal bir sonuca ulaşmalıdır ve bunu da çok kısa süre içerisinde yapmak zorunda oldukları dile getirilmektedir. Doğru olan bütün yolların kullanılması, doğru olmayan ise çok kısa süre içerisinde olma olasılığıdır. Astsubaylar elde etmiş oldukları hakları kısa sürede ve kendiliğinden elde etmediler ki bundan sonrakileri kendiliğinden elde etsinler. Ayrıca mevcut TEMAD yönetiminin TSK ve kamuoyu üzerinde astsubaylar ile ilgili getirmiş olduğu olgu yadsınamayacak düzeydedir. Daha önceki yönetimler iktidardaki siyasi otorite yerine muhalefetle işbirliği yaparak her hangi bir aşama elde edememişken şu an başbakanın gündemine kadar taşınmış duruma geldiği açıklanmışır. Sonuç bir an önce nihai bir hedefe ulaşmaktır ama gündemi belirleyen siyasi otoritedir. TEMAD yönetiminin ve TEMAD Şubelerinin yapmak istemedikleri en önemli konu ise, organize ettikleri her türlü toplantı (şube ve bölge bazında)'lara o ilin veya o bölgenin milletvekillerini davet etmemeleridir. Siyasi partilerin il başkanlıkları vasıtasıyla davet yapılmış olsa ve hazırlanan gündem maddelerine partili milletvekillerinin de kısa bir konuşma yapmaları sağlanmış olsa idi yasama gündeminde farklı bir yer alırdı. Değerli arkadaşlarımdan TEMAD Genel Merkezi ve Şubeleri nezdinde etkili olmalarıdır. TEMAD Genel Başkanlığı astsubayların sorunlarını çeşitli ortamlarda gündeme taşımış olmasına rağmen bu zamana kadar gündeme gelmeyen görsel bir konuya yer vermelidir. Astubayların belgeseli, Gerekli olan yasal izinlerin TEMAD tarafından alınarak herkesin kabul edebilecei bir yönetmene TSK içnde yaşam mücadelesi veren astsubayların görevlerini tarafsız bir şekilde yansıtılmasının sağlanması en büyük bir görsel belgesel olacaktır. Subaylarla ile ilgili çok belgesel yapıldı ama astsubaylar ile ilgili belgesel yapılmadı. Çok değerli arkadaşlarımızın elinde doküman da bulunmaktadır. Bilinen sonuça gelince de; Genelkurmay Başkanlığı vermiş olduğu ultimatomun ne derecede geçerli olduğu aşikardır. -Karşı çıktı, -Yapacağım dedi, -Yaptım MSB'ye gönderdim dedi, -Sonra benim dışımda dedi, -Sonra bunlardan vazgeçti, -926 Sayılı kanunun taslağını hazılayacağım dedi, -Taslağı hazıladım görüş beyan edin dedi, -Son hale getirdim dedi, -Bakanlığa gönderdim dedi, -Başbakanlıkta dedi, VE SON OLARAK KANUNU GERİ ÇEKTİM DEDİ, Bakınız sonuç dedi, dedi, ....! Öyleyse TEMAD bir basın toplatısıyla bu dedilerin ne anlama geldiklerini uygun bir dille dedi diyenlere sormalıdır. Ayrıca, meclis açıldıktan sonrada gündeme gelme olasılığı anayasa ve bütçe görüşmeleri nedeniyle bulunmamaktadır. Onun için özellikle iktidar partisinin milletvekillerinin gündemine taşımak bireysel de olsa yerinde olacaktır.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
15/07/2013 at 9:31 PM
PARA DOSTDAN KAZANILIR Bu sözü ilk duyduğum zaman; hoş olmayan, samimiyetsizlik, hainlik, suistimal, güvensizlik benzeri; olumsuz, karmaşık duygular hissetmiştim. Bu nedenden bildik kişilerle alış-veriş yaptığımda, her şeye rağmen; “beni kazlıklayacak mı” endişesini hep yaşarım. Birkaç yıl önce aracımın dolan ruhsatını yenilemek için başvurduğumda; yeni boş belge için yüz küsur lira istenmişti. Üstelik bu bedelin alındı karşılığı hiçbir makbuz verilmiyordu. Bu nedenden “sorma-ver parası” gibi algılanıyordu. Bedeli yasa ile belirlenmiş bu belge “ değerli kâğıt” olarak adlandırılmıştı. Kâğıt olduğu gerçek fakat “değerli” liğinin kesinlikle verilen paradan olduğu da bir gerçek. Bu girişten sonra sözü getirmek istediğim asıl nokta; geçen hafta bir-iki gün haber olan sürücü belgelerinin “çipli” olan yenileriyle 101 (yüz bir) liraya değiştirileceği konusu… Ara Not: Yüz lira sorun değil, veririm de; mevsim sonu indirimli satış fiyatı, demiryolları tren hareket saati, 1/100 hassaslıkta sarraf tartısı gibi bu (bir lira) neyin nesi, neyin fesi.! Ben 200 liralık banknot verirsem; geriye 99 lira mı alacağım. Kim, kimi kalaylayacak.? Derken, haraç salımı gibi bu belge yenilemeye birileri kaş çatınca; birisi “Daha aşağıya bir şeyler düşünülebilir ama maliyetinden aşağı olmaz.” buyurdular. Akabinde 15 lira olması için teklif hazırlandığı haberi de duyuldu, çok geçmeden…Alâ, alâ. Bundan iyisi, Şam’da kayısı… “Değersiz belgeyi on beş liraya mal et, sürücü vatandaşa 101 liraya kakala… Alâ, alâ…Daha beteri, inek yerine konulmak. (?) Para kimden kazanılırmış? Mööö, mööö…Gıt gıııt, gıdaak…
Lütfen bekleyin...
MEHMET ALİ KILINÇ MEHMET ALİ KILINÇ
15/07/2013 at 7:00 PM
TEK KİŞİLİK ORDU.. 1 mi çoktur yoksa yüz mü desem; tabi ki yüz dersiniz.. Ancak 1 mi ağırdır 100 mü.. Veya .. 1 mi değerlidir yüz mü diye siz bana sorsanız .. Ben, birim ağırlığa ve birim değere bakarım derim.. Özet olarak tek kişinin dünyayı değiştirmesi mümkündür .. İsmail TURAN ağabey yıllardır tek başına, on binlerin bir araya gelip yapamayacağı bir hukuksal mücadeleyi yürütmektedir... Verdiği hukuksal mücadele, polisinden askerine, devlette görev yapmış, yapan, yapacak olan, emekli yıpranma hakkı olan yüz binlerce kişiyi ilgilendirmektedir.. Kısaca, mücadelesi olumlu sonuçlandığı takdirde, bildiğim kadarıyla, yıpranma kıdemi olan yıllar normal kıdemden sayılacaktır.. Mücadelesini, maddi manevi hukuksal olarak tek başına yürütmektedir.. İsmail Turan ağabeyi de İhtiyar Kuşak Emekli Assubaylar ‘a lider , Yaşlı Assubaylar Haber Portalı’na da editör mü yapsak acaba?? Bu ak saçlı meslektaş ağabeyimi saygıyla selamlıyorum..
Lütfen bekleyin...
Hasan Hasan
15/07/2013 at 2:35 PM
Saygıdeger İsmail TURAN şefim: İnşallah haberlerin en güzelini verirsin de bizler de adaletin yerine geldiğini, hakkın hukukun yerini bulduğunu görürüz.
Lütfen bekleyin...
İsmail TURAN İsmail TURAN
15/07/2013 at 9:07 AM
YARGITAY BOZMA KARARI TEBLİĞ EDİLDİ İkinci ve üçüncü derecedeki Astsubayların 1nci dereceye çıkmasını sağlamak amacıyla açtığım davayı ret eden mahkeme kararını bozan YARGITAY BOZMA kararı tarafıma tebliğ edilmiştir. Hukuki süreç lehimize gelişmelerle devam etmektedir. Sayın arkadaşlarıma hayırlı haber ulaştıracağım yönündeki inancım gün geçtikçe artmaktadır. NOT: Yaz sezonu süresince sürekli olarak evde olmadığımdan internet sitelerine her zaman giremiyorum, bilgilerinize.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
14/07/2013 at 3:44 AM
MEMLEKET NERE, HEMŞERİM? Adam, kendisinin zırh dediği, medyada pala olarak adlandırılan kesici-doğrayıcı alet elinde, çıkmış meydana, bir taraftan da tekme-tokat dalmış millete. Adamı çıkarmışlar kanun uygulayıcının karşısına. Serbest bırakılmış, dönmüş evine. Bir tartışmadır, orta yerde. Pala silâh mı, değil mi.! Değilmiş.? Adam çıkmış televizyonlara. Öncelikle etnik adını, bölgesini, oy verdiği partisini beyan ediyor, ilâveten pişmanlığını da söylüyor, nedense?. Kanun uygulayıcı, vazgeçmiş kararından, yakalama ve tutuklama kararı vermiş, palalıya… Şimdi bul-bulabilirsen palalıyı, bilmem hangi dağın, hangi kovuğunda… Olmayan ayrımcılık, burada da olmamalı. Ve şunca milyonluk dünya şehri İstanbul’da hiç kimse elinde palayla, millete dalamamalı. Etnik kimliğini, bölgesini ve oyunu verdiği partiyi “dokunulmazlıkmış gibi”, “tehdit unsuru gibi” ilân edememeli ortalığa… Vatandaş, İstanbul’da doğmuş, Almanya’ya gitmiş, daha sabi iken.. Askerlik için gelmiş yurdumun Ankara’sına… Baba yurdunu hiç görmemiş, havasını solumamış, suyundan içmemiş. “Memleket nere?” diye sorunca; hiç görmediği baba yurdunu söylüyor, doğu sınırlarında bir yörede… Benim atalarım da Amerikan yerlisi, kutuplardan koparak gelen Eskimolardan, Afrikanın balta girmemiş ormanlarından, vahşi Vikinglerin diyarından… Baltalı ilâh Zagor da bizlerdendir. Burası hukukun guguk edildiği güzel yurdumuz.? N’apçaz, şimdik.!.?.
Lütfen bekleyin...
Mustafa Çoşkun Mustafa Çoşkun
13/07/2013 at 12:26 PM
Konular sulandırıldığı için facebookta paylaşım yapmıyorum. Yine ortalık toz duman malum kişiler yine ellerinde çamur sağa sola bulaşmaya çalışmakta kimileri kurtarıcı havalarında dolaşmakta esas kurtarıcımız olması gereken Temad Ankaranın serin havasında uyumaya devam etmekte olduğunu görüyoruz. Sadece üzülüyorum 75 yaşından sonra verilencek hakkında sağlanacak adaletinde demekten kendimi alamıyorum
Lütfen bekleyin...
mehmet kartal mehmet kartal
13/07/2013 at 12:11 PM
ASSUBAYLARA YAPILAN EN BÜYÜK HAKSIZLIK. Bu gün bana göre,bildiğiniz gibi,assubayların bir numaralı sorunu intibak düzenlemelerinin yapılmaması değilmidir.Assubayın statüsü değiştirilmiştir.Yani MYO statüsü yapmişsın ona göre derece vermişsin,ama eski statüyü yenisine intibak ettirmemişsin.Yasal olarak eskisi yenisine tabi değilmidir.Bu değişikliği bir lutuf olarak assubaylara vermiyorsun,yasal bir hak olarak vereceksin,kanunlar çıkarken insanların lehine göre çıkar.Burada assubayların aleyhine bir durum var HAK İHLALİ VAR. Bana göre ne yapılmalı,bu hak ihlalinin düzeltilmesi için,parti başkanları,MSB bakanı Başbakandan randevü alınarak tekrar ziyaret edilmeli konu bir kez daha detaylı anlatılmalı TEMAD başkanı bunları anlattı her yerde.Fakat unutulmaya doğru gidiyor.canlılık ve heyacan kayboluyor.Gene eskiye dönüyoruz.Gündemden düşüyor. Hatta gündemden kalktı gibi. Bu işi yargıya taşıyalım.Assubayların lehine sonuçlanmış bir dava olsun ki,dava nın anlatımı savunulması daha etkili olmazmı. durmak yok yola devam TEMAD ın bu konuda hiç bir çalışmasının olmadığını biliyorum. Başbakana yeniden mutlaka randevu alınarak çıkılmalı konunun önemi vurgulanmalı,denilmeliki sn.başbakanım sizden lutuf istemiyoruz hakkımız olan hakkı istiyoruz,eger böyle bir hakkımız yoksa vazgeçiyoruz sizden bu hak ihlalinin düzeltilmesini istirham ediyoruz denilmeli
Lütfen bekleyin...
TEKİN GÜLMEZ TEKİN GÜLMEZ
10/07/2013 at 12:34 PM
Merhaba arkadaşlar, uzun süreden beri birşeyler yazmadım izledim yine duramadım yazayım dedim bir kaç satır. 2012 haziran sonları meclis kapanmadan birşeyler yapmak lazım mesajlar havada uçuşuyor, 2013 haziran sonu mesajlar yine havalarda uçuştu ve meclis tatile girdi sanırım bir yüzyıl daha bu mesajlar havada uçuşacak bizde böyle oyalanıp gideceğiz TEMAD kış uykusuna yattı diyeceğim yazdayız sanırım bu uyku yeni çıktı.Şununla görüştük bununla görüştük ne oldu sonuç sayın TEMAD yönetimi sitede doğru düzgün bir bilgilendirme yok mesaj yazarsın cevap yok .binlerce kişiyle Ankara meydanlarını inletmedikçe ortalığı ayağa kaldırmadıkça daha çok bekleriz hepinize saygılar. Tekin GÜLMEZ
Lütfen bekleyin...
kadirkocalar kadirkocalar
10/07/2013 at 11:39 AM
Saygıdeğer meslektaşlarım aşağıda TEMAD sitesinde yayınlanan mesajda "05.07.2013 tarihinde; Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Genel Başkanı Ahmet KESER, Genel Başkan Yardımcısı Tamer YILMAZ, Genel Sekreter Selçuk ÇAPAR, Hukuk Komisyonu Başkanı Av. Fevzi AKSOY Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı Hakim Tuğgeneral Abdullah ARSLAN ile bir görüşme gerçekleştirmiştir. Toplantıda yeni disiplin kanunu üzerinde görüşme yapılmıştır. Yeni disiplin kanunundaki hukuki çelişkiler anayasa ile ilgili tezatlıklar ve muvazzaf meslektaşlarımızın talep ve beklentileri Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı Sayın Abdullah ARSLAN'a iletilmiştir." denilmektedir. Hukukçu olalım veya olmayalım hepimiz biliriz ki, mahkemeler yasada olan kuralları uygular bunun hakkaniyetli olup olmadığına bakmaz, TSK disiplin kanunu hazırlanırken ve mecliste görüşülürken Meclis önünde bir kez bile bu konuda basın açıklaması yapmayan TEMAD genel merkezi şimdi kalkmış AYİM mahkemesi başkanlığını ziyaret ediyor ve TSK disiplin kanunundaki tezatları ve muvazzaf meslektaşlarımızın beklentilerini başkanla görüştük diyor. Gerçekten bu açıklamaya hayret ettim, bu sorunların çözüm makamı askeri mahkemeler değildir. Bunun çözüm makamı Hükümettir, Meclistir. TSK Disiplin kanunu çıkarken bu kanunun anti demokratik olduğu, anayasanın çok gerisinde kaldığı konusunda Meclis önünde üyelerinde katılımı ile bir basın açıklaması bile yapmayan TEMAD genel merkezi şimdi kalkmış kanun yasalaştıktan sonra Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanına kanunun çelişkilerini ve muvazzafların beklentilerini ilettik diye açıklama yapıyor. Saygıdeğer meslektaşlarım bu bile şuandaki TEMAD yönetiminin sorunlarımızın çözümü noktasında ne kadar yanlış yolda olduğunun göstergesidir. Bu görüşme ve açıklama ancak vaziyeti idare etmek ve kamuoyu nezdinde bir şeyler yapılıyor imajı vermek için yapılmış olabilir. Ancak meslektaşlarımız bunu anlayabilecek kültür seviyesinde ve bilincindedir. Lütfen toplumumuza saygılı olunuz. Saygılarımla. Kadir kocalar 0535 673 85 72
Lütfen bekleyin...
özcan savtur özcan savtur
09/07/2013 at 9:01 PM
yıl 2013 akp nin msb bakanına sorulur assubaya hak hukuk mali iyileştirme warmı cevap çalışmalar devam ediyor yıl 2013 8 temmuz mecliste chp nin soru önergesine cevap verir akp nin msb bakanı çalışmalar dewam ediyor evet benim meslektaşlarımda çocuk okutabilmek için üç kuruşluk işlerde çalışmaya devam ediyor.Umut tacirleri siyasiler ve genel kurmay ve assubayları mücadele etmekten sokağa inmekten hak aramaktan vazgeçtirmeye çalışanlar ezilen hakkı yenen tüm meslektaşlarımın vebali üzerinize olsun
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
09/07/2013 at 7:50 AM
KOSKOCA BİR YASAMA YILI SON BULURKEN ASSUBAYLAR; Aslında her yönü ile ele alınarak bu surede bizlerin kazanımları,beklentileri,elde edilemiyen sonuçlanmıyan taslak olarak bekliyen yasalar ve bir çok konumuzun tartışarak gönül dostlarının bir araya getirilerek bir platform çercevesinde masaya yatırılarak konuşulması gerekmez mi? Bu konunun www.emekliassubaylar.org sayfamızın daha önce iki kez gercekleştirdigi GÜÇBİRLİGİ PLATFORM U İZMİR adına gerçekleştirmiş ve sonuç bildirgesi sayın Ersen GÜRPINAR tarafından kaleme alınarak yayımlanmış idi . Gönül isterdiki bu organizasyonu İzmir il başkanlıgı yapsın.! Konunun ve fikirlerin oluşması bu gibi sayfalara gelecek yaklaşımların durumu belirliyecektir. Atilla ABAYLI
Lütfen bekleyin...
Özkan AÇAR Özkan AÇAR
08/07/2013 at 10:03 AM
Özkan Acar aklıma nazım hikmetin iki dizesi geldi "Sen yanmazsan,ben yanmazsam nasıl çakar karanlıklar aydınlığa" misali yanmak , gerekiyorsa yanalım artık bunu da kim başlatacaksa başlatsın artık. içten pazarlıkçılarla bana necileri bir kenara bırakalım,sosyal medya tabiki bu uğraşın olmazsa olmazı ama birazda gerekirse biber gazı, cop vesaire daha etkin ses getitrecek etkinlikler yapılmalı.Ankara İstanbul izmir veya diğer dernekleri ne bağlar ne bağlamaz o kadarına girmek istemiyorum ama aklı selimine inandığımız birkaç arkadaşımızın organizazyonuna ben varım Meclis önünde mi olur, Anıt kabir"demi olur, taksim parkındamı olur; ölüm orucumu olur pankartlı eylemmi ne gerekiyorsa galiba bazı etkinlikler yapılmalı ben varım bu söylemim tahattüdümdür; Fedakar cefakar yirmi otuz arkadaş belli olmaz 300 veya 500 de olunabilir hadi görelim bakalım aklı selim yerine aklı evveli,.evet emekli astsubay arkadaşlarım birazda haklarımız içİn bu yolu deneyelim. YAPABİLECEKLERİNİ YAPMALI, YOLUN KISALIĞI UZUNLUĞU YOLUN SONUNU GÖRME AZMİNDEN KİŞİYİ VAZGEÇİRMEMELİ;YOLA DEVAM. BİZİM YOLUMUZUN ÜZERİNDE PİS BÜYÜK AMA İÇİ BOŞ KAYALAR VAR ENGEL OLARAK,AMAAAAAAAA..AZİMLE KALDIRILIP AZİMLE VURULAN BALYOZKAPILINMASIN.YOLA DEVAM DARBELERİNE DAYANAMIYACAKTIR,YETERKİ BU BALYOZ BU KAYALARI KIRAMAZ BEDBİNLİĞİNE ,BALYOZ YUKARIYA KALKTI AŞAĞİYA VURUŞU SERT VE SESLİ OLACAK.YOLA DEVAM.
Lütfen bekleyin...
İbrahim IŞIK İbrahim IŞIK
08/07/2013 at 9:57 AM
Meslekdaşlarım, Yazılarım bellidir, okuyorsunuz birkez Temad aleyhine yazmadım yazmamda ama sabrımız taşıyor hiçbir açıklama yapılmıyor, personel kanununda binlerce arkadaşımızı beni seni onu mağdur edecek tahakküm derecesi ne olduğunu bilen duyan varmı ,Tazminatlar sadece 1nci dereceyemi verilecektir,intibaklar yapılacakmıdır bunlar yapılırsa ne zaman gerçekleşecektir bilen duyan varmı birileri çıkıyor Temad avukatları gibi inceden bize ayar veriyor eylem gereksiz herşey yolunda diyor yolunda olan neymiş açıkma beklemekteyiz Torba yasadan herkes çıktı biz torbaya girdik nefes alamıyoruz
Lütfen bekleyin...
SİTE YÖNETİMİ SİTE YÖNETİMİ
08/07/2013 at 9:31 AM
BU ÖN YARGI BU KAHROLASI ZİHNİYET NE ZAMAN BİTECEK ?.. Geçen yıl MART ayında psikolojik tedavi gören ruh sağlığı bozuk bir yüzbaşı emrindeki teğmeni silahla üç el ateş ederek vurdu.ÖLDÜRMEYE TAM TEŞEBBÜS SUÇU yerine basit savunma sonucu yaralama suçu ile 4 ay hapis yatıp tahliye oldu ve görevine devam ediyor! Teğmen'in emekli assubay oğlu olması bu husumetin hoşgörüsüzlüğün nedenleri arasında olduğu belirtilmektedir. TSK ve evlatlarımız böyle psikolojisi bozuk kişilere mi emanet ediliyor? TSK, psikolojik tedavi merkezi mi? Bu olayın sonucu ne oldu, bu psikopat yüzbaşının akibeti nedir, teğmene mobbing uygulanmış mıdır? BUNLARIN YANITLARINI VE ÖN YARGILARIN DEĞİL ADALETİN ÖN PLANA ÇIKMASINI BEKLİYORUZ. [URL=http://www.sabah.com.tr/Yasam/2013/06/10/uste-fiili-taarruz-kavgasi-hucumbotta-kan-dokturdu]http://www.sabah.com.tr/Yasam/2013/06/10/uste-fiili-taarruz-kavgasi-hucumbotta-kan-dokturdu[/URL]
Lütfen bekleyin...
Halil Çorumlu Halil Çorumlu
07/07/2013 at 9:54 PM
Ben düşünüdüm taşındım Temad bizim taleplerimize yanıt vermiyor açıklama yapmıyor dikkat çeksin belki yanıtlarlar diye çince yazdım yanıt bekliyorum NE OLACAK BİZİM HALİMİZ SUSACAKMIYIZZZZZZZZ现在,让我们你需要的是足够的行动决定不公惰性浆果站在我像鸟儿一样会死无护罩移动没有权利肆无忌惮的统治者不残酷
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
07/07/2013 at 3:13 PM
BAZEN GÜLERİZ, AĞLANACAK HALİMİZE Çoğunlukla “kuşaklar arası uyuşmazlık” denir de sanki sorunlara bir kılıf uydurulmuş olur. Bu olayların bir benzerini mutlaka yaşamışızdır. Bizlerin ve bize yakın nesillerin, bir geçiş nesli olduğunu düşünüyorum. Çünkü teknoloji bu yıllarda günlük yaşantımıza birçok yenilikler getirdi. Örnek; televizyon gibi, kısaca Tİ-Vİ… Siyah beyaz, çok geçmeden renklisi… Siyah-beyazını o günün yaşlıları nasıl algıladı, tepkileri nasıl oldu, İşte birkaç örnek. • Evin en yaşlısı dede, televizyondaki futbol karşılaşmasını torunları nedeninden izlerken; “Bunlar, işlerinden çıkıp evlerine gitmemişler. Bütün gün çalışıp, sanki yorulmamışlar. Top koşturmaktan kanları çekilmiş. Baksanıza yüzleri bembeyaz olmuş. (o zamanlar renkli TV henüz yoktu) Bunları, evlerinde bekleyen yok mu ki? • Yine aynı dedemiz. Gecenin geç vaktinde devam eden tartışmayı izliyor. Meraktan ya da yine mecburen. “Bu insanlar toplaşmışlar, gece yarısı oldu. Lâfları da bitmedi. Anlaşacakları da yok. Biz şimdi yatacağız. Bu saatte otobüs, dolmuş da kalmamıştır. Nereye gidecekler?” Kızı; “Baba, onlar Tanrı misafiri. Bu saatte kapı dışarı edemeyiz. Sereceğim birer döşek, lâfları bitince yatsınlar. Sabah, kahvaltıdan sonra giderler.” • TV’ye birkaç gün kapatma cezası verilmiş. Yayın yok, ekranda sadece bir yazı var. Çocuklardan biri zaping yaparken “Bu kanal cezalı, yayın yok.” Bir diğeri “Neden acaba, ne olmuş ki” diye soruyor. Zaping yapan; “Cami duvarına siğdirmiştir, ondandır.” deyince evin ninesi; “Aaa, olur mu öyle şey. Cami duvarına çöğdürülür mü? Günah, Allah çarpar.” Torunlardan birisi; “RTÜK çarpmış, zaten Nineciğim…” • TRT TV’sinde uzun yıllar devam eden bir dizi; “Küçük Ev” ve dizinin uzun saçları güzelce taranmış, ortadan ikiye ayrılarak, Anadolu usulü örülmüş, iki yana sarkıtılmış. neredeyse ayak topuklarına kadar uzanan güllü dallı yine Anadolu örneği bir entari giydirilmiş haşarı kızı Laura’ya… Evin ninesi aksatmadan diziyi izliyor. Laura’yı görünce; “Bu kızcağızı çok seviyorum. Annesi ne güzel saçlarını tarayıp, örmüş. Müslüman kızına yakışır bir de entari giydirmiş, ne güzel.” Evden birisi; “Anne o kız Müslüman değil ki, Hristiyan…” Nine; “Fakat, aynı bizim gibi Türkçe konuşuyor.” Diğeri; “Nine onun yerine birisi, biz anlayalım diye Türkçe konuşuyor, teypten.” Nine; “Gâvura bakmak günah.” Televizyona sırtını dönerek; “Ben artık bunu seyretmem.” der. “Laura’nın, Müslüman olmadığının açıklanmasına ne gerek vardı.” sorusu evde tartışmaya neden olur. Nine de bir türlü ikna edilemez. • TV’de akşam haberleri verilmekte, evin ninesi dikkatle izliyor. İnşaatın üst katlarından aşağıdaki kum yığının üstüne bir kişi düşer. Haber süresince aynı görüntü, birçok kere tekrarlanır. Sonunda düşen kişi ambulans ile alınıp, sedye ile hastaneden girerken gösterilir. Nine; “Saydım, tam beş kişiyi, yukarıdan aşağıya birer birer çaput gibi attılar. Fakat sadece birisini hastaneye götürdüler. Öbürlerini niçin götürmediler.?” Evden birisi; “Anne öbürlerinin doktora değil, imama ihtiyacı var. Allah rahmet eylesin.” Nine; “Götürselerdi, belki onlar da kurtulurdu.” • Televizyonda müzik programı var. Meşhur bir şarkıcı sevilen şarkılardan söylüyor. O arada zaping yapılıyor. Aynı şarkıcı başka bir kanalın programında yine şarkılar okuyor. Evin yaşlılarından biri: “Yahu, bu türkücü de hiç yerinde durmuyor, gezip duruyor. Az önce başka bir yerde çığırmıyor muydu? Berduş, ne olacak!” • Evin ninesi, akşam işten eve dönen babaya; “Sen bütün gün işte olduğundan bilmiyorsun. Her gün akşamüstü –televizyonu göstererek- şu pencere önüne bir adam geliyor, odadakilere bakarak, bir şeyler söylüyor, uzun uzun. (tv’de akşam haberleri sunuluyor) Ne işi var, el-âlemin penceresi önünde? O adam tekin birisi değil. Evin kızlarını göstererek; “Bu kızlara mukayyet ol, başlarına bir fenalık gelmesin.” > > İlk çıktığında 4 ilâ 5 bin lira arasında satılıyordu, siyah-beyaz tivi’lerimiz … İki maaşımıza denk geliyordu, hemen hemen… Satıcıya gidip de bir televizyonu beğenir gibi olduğumuzda; -nasılsa tesadüfen- satıcı da aynısını evinde bir yıldır kullanmaktadır ve çok memnun olduğunu söylerdi. > > Siyah-beyaz tivilerimiz, en çok “karıncalı görüntü” arızası yapardı. Çoğunluk da hep bu arızadan şikâyet ederdi. > > Tivi ve niceleri; siyah-beyazdan renkliye, böyle yer etti yaşantımızda, evimizde.
Lütfen bekleyin...
Özkan AÇAR Özkan AÇAR
07/07/2013 at 1:00 PM
VAZ GEÇEMEDİK.SAYIN DOSTLAR SAYIN ASSUBAYLAR SAYIN YAZIP ÇİZENLER. BUKADAR ÇOK BUKADAR SIKINTILI GÜNLER YAŞAMAMIZA RAĞMEN NE YAPIP EDİP ARAYIP TARAYIP BİRBİRİMİZİN KUSURLARI İLE UĞRAŞMAKTAN BİR TÜRLÜ VAZ GEÇEMİYOR BİRBİRİMİZİ GEREKSİZ YERE GEREKSİZ KONULARLAÜZÜYOR VE SÜRTÜŞÜYORUZ BİZ BİRBİRİMİZLE DEĞİL UĞRAŞMAMIZ GEREKENLERLE. BECELEŞMELİYİZ SENİN KAŞIN BENİM GÖZÜMLE UĞRAŞMAYIP DAHA CİDDİ İŞLERLE UĞRAŞMAK GEREKİR DİYORUM SEN YAPMADIN ,BEN YAPTIM YERİNE BİZ YAPTIK BİZ YAPACAĞIZ DİYEBİLMEYİ BECEREBİLMELİYİZ. AKILLIOLMA ZAMANI GEÇİP GİDİYOR,SAYGILARIMLA.
Lütfen bekleyin...
Mustafa Çoşkun Mustafa Çoşkun
07/07/2013 at 8:54 AM
PUSULA NEREYİ GÖSTERİYOR Temad yönetimine kibar bir uyarı fakat kendisine destek veren binlerce üyeli bir siteyi yöneticilerimiz dikkate almıyor. Personel kanunu ne oldu tepkiler dikkate alındımı mahalle bekçisinden daha aşağıdaki kademeye mahkumiyet devammı ediyor?????????????? İstanbuldan Fedai kardeşim sorunlara dikkat için saçını kesmiş bende bugünden itibaren Karşıyaka da sakal bırakma eylemi yapıyorum sakalımız olunca genelmerkez belki sözümüzü dikkate alır Kalın sağlıcakla ..
Lütfen bekleyin...
mehmet kartal mehmet kartal
06/07/2013 at 11:20 PM
GELECEK YÜZ YIL VE TÜRKİYE Bundan sonra dünyada hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.Bütün dengeler altüst olacak ve yeni bir dünya düzeni kurulacak.Diyen ABD li ünlü STRATEJİST,Stratfor un Başkanı George FRIEDMAN,GELECEK YÜZYIL adlı kitabında,TÜRKİYE nin bölgesindeki gücünü artırmaya başladığını ve 2040 yılına kadar Osmanlı toprakları üzerinde yeniden hakimiyet sağlıyacağını söyledi. Bu iddiayı ortaya atan kişi sıradan bir kişi olsaydı elbette görüşlerine itibar edilmeyecekti.Ama Türkiye nin yeniden imparatorluk kuracağı öngören bukişi,ABD nin en önemli STRATEJİK araştırma merkezlerinden biri olan STRATFOR un başındaysa ve kişi ABD Savunma bakanlığına yakınlığı ile tanınıyorsa,söylediklerine biraz kulak kabartmak lazım. Ünlü STRATEJİST,George FRIEDMAN,2040 yılına kadar Türkiye nin bölgesinde tek süper güç olacağını ve eski osmanlı toprakları üzerinde yeniden söz sahibi olacağı öngörüsünde bulunuyor. Ünlü STRATEJİST,"Türkiye nin iki karakteristik özelliği var,canlı bir ekonomiye,ve çok güçlü bir orduya sahip.Dünyanın en büyük 17 nci ekonomisine sahipsiniz,2020 ye kadar 10 ncu sıraya cıkmanızı bekliyorum.Büyük bir orduya ve güçlü hava kuvvetlerine sahipsiniz.Coğrafi yapınız en önemli avantajınız.Kısacası bölgesel güç olmak için gerekli her şey Türkiyede mevcut.Ve bölgede başka benzeriniz yok.TÜRKİYE DOĞASI GEREĞİ LİDER BİR ÜLKE"diyor. Arap dünyasının Türk eğemenliğini kabul etmek zorunda kalacağını belirten FRIEDMAN"Arapların Türkiye ye bakışi,bir tür aşk,nefret ilişkisidir.Bir dönem Türkleri çok severler bir dönem nefret ederler."dedi.Arap dünyası hem ekonomik hemde askeri açıdan çok zayıf.Arapların temel sorunları kendilerini yönlendirecek olan dan gücün kimin olacağı"diyen FRIEDMAN bir dış güç olarak Türkiye diğer ülkelerle karşılaştırıldığında en kabul gören ülke"diye konuştu. Krizle birlikte Avrupa birliğinin çöküş sürecine girdiğini,ifade eden FRIEDMAN Türkiye nin Avrupa birliği sürecinden yakında vazgeçeceğini belirtti.Ve yakında Avrupa biriğine ihtiyaç duymayacaksınız,zaten krizle çöküş sürecine girdiler bu nedenle Türkiye Avrupa biriği entegrasyondan vazgeçecek hatta Avrupalıların Türkiye ye olan ilgisi çok daha fazla artacak dedi.
Lütfen bekleyin...