Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
25°C
Parçalı Bulutlu
Pts 25°C
Sal 22°C
Çar 18°C
Per 16°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Mesut MAVİTUNA Mesut MAVİTUNA
22/06/2013 at 1:29 AM
Türkiye'nin gündeminde her gün gezi parkı olayları baş sırada yer alırken Bu gün ne oldu da gazete sayfalarını kaplayacak şekilde BAŞÇAVUŞA OMLET CEZASI haberinin yayınlanması haberi gündem oldu. Askerin hakkından 4 yumurtayla omlet yaptıran AsTsubay kamuyu 91 kuruş zarara uğratmak ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmaktan 6 ay hapis cezasına çarptırıldığı haberinin gazetede yazılması, önce beni bir asker olarak, daha sonrada bir Türk vatandaşı olarak üzmüştür. Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan bir birey olarak hakikaten bu olanları anlamakta çok zorluk çekiyorum. Kimler ; neyi ve neye karşı birilerini kötüleme ve bu tarz saçma ve sapan haberlerin oluşmasına çalışıyorlar. Kargaların bile kıçları ile güldüğü bu tarz haberler, Türk Silahlı Kuvvetlerin de görev yapanların moralini bozabileceği gibi, bir zümreyi temsil eden insanları da bir nevi menfaat ve keyfiyet içerisinde hareket ediyor şeklinde lanse etmek amacını da taşımaktadır. Bu gün Silahlı kuvvetler içinde konuya bahis olan AsTsubayın, bu hareket tarzı bir suç gibi görülse de, bu AsTsubay o birlikte sabaha kadar 24 saat uyumadan nöbet tutan tek kişidir. Bu nöbetçi AsTsubayının o gün kazandan yemek yeme hakkı da mevcuttur. Doğrudur ASKER UYUMAZ, ASKER YATMAZ, ASKER ACIKMAZ, ASKER KURŞUN ASKERDİR DEVRİLMEZ, ASKER SIÇMAZ, ASKER YILMAZ v.s v.s Nöbetçi amiri konumundaki yarbay gece rahat rahat yatağında yatıp uyuyor ve ne hikmet ise, sabahleyin ahçı haneyi kontrol ediyor ve bu durumu da üstlerine rapor ediyor. Hepimiz askeri birliklerde görev yaptık. Hangi komutan veya ikmal işleri ile ilgilenen yetkililer her gün dökülen ve ziyan olan ekmeklerin ve yemeklerin hakkında bir rapor tutarak üst makamlara bildirmiştir. Senelerce her gün tatsız, tuzsuz ve lezzetsiz, emeksiz pişmiş yemekleri yemek için zorlanmadık mı. Çöplere dökülen ekmekler ve yemekler için hayıflanmadık mı, bu hususu üstlerimize rapor ettiğimizde sanki birliğin kötülüğüne çalışıyormuş gözü ile bakılmadık mı. Ben o yarbaya şu soruların sorulmasını arzu ederim. Askerler yemek yerler iken, nöbetçi amiri olan yarbay yemek haneye gelme zahmetinde bulunup, yemeklerin yeterli ve kalitesini kontrol ettiler mi !!!!! O gün sabah, öğlen ve akşam çıkan yemeğin ne kadarı çöpe atılmıştır. Çöpe atılan yemek var ise, bunun için bir raporu tutmuşmudur veya tutturmuşmudur. Suçlanan AsTsubay ile yarbay arasında daha önceden görev açısından veya herhangi bir nedenden dolayı bir sorun varmıdır. Bu sorular bir insan olarak benim hafızamda belirdiğine göre, AsTsubayı yargılayan kişiler de dava görülür iken, bu sorularının sorulmasını düşünmüşlermidir. Gerçekte bu konu, Silahlı Kuvvetlerde gündem olacak veya cezalandırmaya kadar gidecek bir olay değildir. Konu bu olaya gelinceye kadar çok daha katmerlilerin olduğu herkesin malumudur. Teftişlerde veya birliklere yapılan ziyaretlerde verilen günlük asker iaşe menüsü haricindeki harcamaların hesaplarının nasıl yapıldığını ve masraflarının ne ile karşılandığını da yüreğiniz yetiyor ise, Komutanlarınıza sorsanıza. Ben bugün yayınlanan bu haberi AsTsubayların hak arama mücadelesine karşı bir nevi gündemi değiştirmeye çalışmak olarak da değerlendiriyorum. O gün nöbetçi amiri olan yarbaya ayriyeten şu soruların sorulmasını da isterim... Bu omlet olayının olduğu gün, kendi imzası ile göreve gönderdiği araçların nereye ve ne maksatla gönderildiği de araştırılsın. Görev harici gönderilen yer var ise, esas bunların hesapları sorulsun. Ben buradan devletin en yetkililerine sade bir vatandaş olarak sesleniyorum. Silahlı kuvvetlerde görev yapmış emeklisi ve muvazzafı ile her rütbedeki askerin, bütün mal varlıklarının nasıl elde edildiğinin araştırmasını yapsınlar. Mal varlıklarının hesabını veremeyenler hakkında gerekli yasal işlem ve takibatına da mümkün olduğu enkısa zamanda başlatsınlar. Bütün personelin işe başladığından, emekli olduğu tarihe kadar elde ettiği kazançları bellidir. ( Miras durumları) beyan içinde ayrıca belirtilir. Bunca variyet ve mal mülke sahip olanların bunları hangi maaş ile yapabildikleri ortaya çıkarılsın Bugüne kadar hamudu ile beraber kimlerin haksız kazançlar sağladıkları belli olsun hepimiz doğruları öğrenelim. Ben şahsen bu yarbayın kendisini bu dürüst görev anlayışından dolayı cani gönülden kutluyorum. Bizim ordumuza her zaman böyle dürüst ve çok namuslu hak, hukuk ve adaleti koruyan subaylar lazım. Askerlerin de bir insan olduğu, etten, kemikten, sinirden hasıl olduğu maalesef herkes tarafından unutulmaktadır. Askerin de herkes gibi yaşama hakkı vardır. Asker olan kişiler bir zümrenin kendi çıkar ve menfaatleri için görev yapmazlar. Emrindeki kişilere emreden amirler, kişilere karşı her zaman aynı mesafe ve hakkaniyet içerisinde bulunmak mecburiyetinde olmalıdırlar. Ancak 35 senedir benim hakkımı, hukukumu gasp eden, ihtilal yaparak önce kendi hak ve menfaatlerini koruyanlara da hakkımı asla helal etmiyorum. Her TÜRK vatandaşının olduğu gibi, Asker kişilerde TÜRKİYE CUMHURİYETİ KANUNLARI karşısında haktan, hukuktan, onurlarından, kişiliklerinden yoksun edilemezler. Bunu yapmaya da hiç kimsenin hakkı ve hukuku yoktur. Adalet Kanunlar çerçevesinde hakka, hukuka inanmış, yüreğinde ve kişiliğinde doğruları gören ve hissedenler tarafından sağlanır.
Lütfen bekleyin...