17 Haziran 2016
Bakın, muhtemelen yine taraf olabilirsiniz diye, başka örnek de vereyim de siz daha iyi anlayın.
Bu misaller senin için Kamil. Hani, öldürülene, katledilene, katile, katliamcıya göre ayrım yapan Sen!
Aynı zihniyet “Afyon Cephanelik Katliamı”nda da hortluyor mesela.
Öyle ya, orada bir emirle “katledilen” iki astsubay ile uzman çavuş ve onca acemi askerden müteşekkil “25 kişilik ölü ordu” da “asılsız katliam” meselesiyle mücadele ediyor bir de; paramparça, 6 kilometreye yayılmış dokularıyla.
Hem bak, o sevmediğin “barış” meselesi değil; bir nevi “savaş” olayı.
Artık o kadar bomba Susurluk tarikiyle getirilip Afyon’da ne için, kimin için gece yarısı tasnife zorlandıysa.
Terfi için mi, tayin için mi, TIR için mi, artık neyse!
Orada da, onca uyarısına rağmen emirle gece yarısı bombaların arasında, cehennem ateşinde “can vermiş” kıdemli Astsubay Nayim “aykırı hareket”le suçlanıp asıl sorumlular arazi edilmek isteniyor.
Bu çok mu askeri oldu?
Yazının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
Hazırlayan: Mete Yanıkçı