Dolar 32,8065
Euro 35,0802
Altın 2.453,88
BİST 10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 34°C
Açık
Ankara
34°C
Açık
Sal 31°C
Çar 32°C
Per 30°C
Cum 28°C

Orta Dünyanın Ordusu

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
29/05/2014 4:11 PM
1

O ülkenin ordusunun başkomutanı açıklama yaptığında bütün haberciler ordusu saraya doluşurdu.

Ertesi günün bütün fısıltılarında ve konuşmalarında flaş haber olurdu.

Yine, ertesi günü o ülkenin parası pul, kağıdı ise senet olurdu.

O ülkenin başkomutanı ülkenin siyasi yöneticisine geldiğinde zavallı başkanlar onları merdivende karşılar, devlet protokolü uygularlardı.

Savunma bakanları en arkada el pençe durur, ne olduğunu o komutanın yaverine sorarlardı.

O ülkede paşalık saltanatının en ihtişamlı yılları yaşanırdı.

O devirler ismine “haşa“ denen paşaların lale devri dönemleri olarak bilinirdi.

Mesela ordu komutanları, her pazar sabahı uçan dev ejderhaları ile elf ormanlarına ayı avına giderdi.

Bütün ordu birlikleri kışlalarda, evlerinden apar topar getirilen astları da aşağıdaki ordunun başında ayı avına giden komutanlarına mızrakla selamlama eğitimi yaparlardı.

O komutanlar, adına o devirlerde salem sigarası denilen tütsüler içerlerdi ve o sigara komşu bir ülkeden alınır; sınırda ejderhaya yüklenip oradan da saray karargaha götürülürdü.

O ülkenin komutanlarının en heybetli ve haşmetli yıllarıydı.

Hatta bir defasında bu komutanlardan birisi; yemeğindeki patlıcan sapını aşçının tırnağı zannedip tüm birliğine bir hafta arazide yatma cezası vermişti.

Yine bu komutanın eşinin köpeği gece saat 02:00 de hapşırdığı için ordunun atlarına bakan veteriner tabip apar topar ejderhası ile saray konutuna götürülmüştü.

Bu ülkenin komutanları her iki yılda bir görev değişimi yaptığından, her yeni gelen komutan eşi; konutun tüm eşyalarını, perdelerine kadar yeniletir. “ben orjinal ve kullanılmamış olanı kullanırım“ derdi.

Arzuları emir telakki edilip hemen olduruluverirdi.

O ülkenin haşmetli komutanlarına özel kondu evleri vardı. Hep en yüksek yedi tepelere ve merkezlere kondurulurdu.

Bu kondu evleri fabrika misali durmadan hep hanımefendilere çalışırdı gün boyu. Yemekler, günler, kokteyller, partiler, beş çayları, yedi kahvelri, tanışmalar, vedalaşmalar.

O ülkede “haşa” denilen paşalar ceplerinde tebeşir denilen beyaz tozlu bir kalemle gezerlerdi. Canları sıkılınca tebalarını denetler, illaki bir kusur bulup “sen kesin kadı kızısın dır“ deyip küçük, küçücük komutancıklarının sırtlarına o beyaz tebeşirlerle hat sanatı resimleri icra ederlerdi.

14-21 28 gün gibi. Sonra da ellerimiz hep toz oldu diyerek gün boyu sövüp sayarlardı.

Hepsi de Muhteşem Süleyman gibiydiler. Ulu ve ihtişamlı insanlardı. Adeta Olimpusun tanrıları gibiydiler.

bir anda gökten hışımla geliveren.

Öyle kudretli ve asil insanlardı ki;

kendileri gelmeden üç hafta önce, gidecekleri yerlere eşleri dahil kahvaltı ile üç öğün yemeğin listelerini gönderirlerdi.

Özel kuştüyü yataklar sipariş ettirirlerdi.

Askeri hastaneleri olan “data“ da doktorları her üç ayda bir sıraya dizerlerdi.

Kurdukları asker şirketi olan oha da malı; askeri ve savunma sanayi ihalelerinde de mülkü götürürlerdi.

O ülkenin paşaları o ülkede kudretli günler yaşadılar, ama tebalarına, çocuklarına, kardeşlerine hiç yaşatmadılar.

En sonunda o ülkede siyaset cambazı olan bir başbakanın oyununa geldiler. O başbakanın siyasi manevralarına, organize işlerine akıl erdiremediler. Kurulan kumpasa, tuzağa hemencecik düşüverdiler.

Ellerindeki o muazzam gücü üç beş yılda kaybettiler. Adem-i mutlak iken adem-i çıplak oldular.

Ne var ki; bunca kaybın acısına ve fakri zaruretine rağmen, yaradılıştan gelen bir özelliklerini hiç kaybetmediler.

Bir alışkanlıklarını hiç bırakmadılar.

Bir direnç ve inadı asla terk etmediler.

Kastsubay dedikleri üvey, kardeşleri olan küçük komutanları hiç sevmeme düsturunu ve tarihi görevini hep sürdürdüler. Onlara adam gibi hayat hakkı vermemeyi, tam tersine pestil gibi ezmeyi, büyük bir çaba ile yürüttüler.

O kadar ezdiler ki eşleri ve kadınları bunu görüp pestili icat ettiler.

Kastsubaylara hiç şans tanımadılar. Bütün güçleri ile mücadele verdiler.

Her iktidar dönemi kazandıkları gibi; sadece bu konuda bu iktidarın da yardım ve himmeti ile bir kez daha galip geldiler.

Gondor ülkesinin ve kavminin bölünmez bütünlüğünü ve sarsılmaz inancını, tek düşman bildikleri kastsubaylara karşı bir kez daha şüheda bir ruhla korudular.

Çok gizli kozmik odalarına dahi tertipçileri sokarken; kastsubayların hak ve adalet odalarına asla kimseyi sokturmadılar.

Orta dünyanın değişmez insanlık yasası dedikleri “köleler efendilerin yanında duramaz, yürüyemez, yaşayamaz.“ kaidesini korudular. Kara kader denilen sistemi korudular. Olimpus dağının tanrı kralları yız biz deyip, uzakta, yukarda ve ayakta kalmayı başardılar.

Bir zaman geldi, yıllarca kodeslerde yattılar, ama çıkıncada hemencecik suit kondu saraylarına kavuştular.

Asla pes demediler. Asla da tarihten gelen o bildik düşmanlarını değiştirmediler.

Rivayetlere göre; bu hikayedeki ordu orta dünyada yaşayan bir kavim ordusu idi.

Bu ülkenin adı da gondor diyarı idi. Orta karanlık çağın krallığıydı.

Uzun yıllar altın bir çağı yaşadılar.

Zamanla, önce kölelerini;

sonra da kendi kendilerini yok ettiler.

Saygılarımla.

Not: bu hikayede anlatılan kişi, yer ve mekanların günümüzde hiç bir kişi, yer ve mekanla ilişkisi yoktur. Hikaye tamamen bir hayal ürünüdür.

Adnan Fuat Özdemir
Gsm: 0543 273 45 02

ETİKETLER: , ,
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
05/08/2018 10:33 AM
28/02/2018 8:42 AM
26/02/2018 9:53 AM
24/02/2018 7:37 AM
23/02/2018 1:38 PM
20/02/2018 9:13 PM
19/02/2018 11:30 AM
14/02/2018 12:48 PM
13/02/2018 12:12 PM
12/02/2018 5:37 PM
12/02/2018 12:56 PM
09/02/2018 6:57 AM
08/02/2018 11:36 AM
07/02/2018 12:58 PM
05/02/2018 10:02 PM
05/02/2018 8:58 PM
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.