Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ilk kez başkanlık ettiği YAŞ’da, TSK’nın görev sahası açısından iki önemli nokta öne çıktı.
IŞİD’in Musul Başkonsolosluğu’nu basmasından sonra hükümetin gündeme getirdiği riskli bölgelerdeki büyükelçilik ve başkonsoloslukların bordo bereliler tarafından korunması YAŞ’da ayrıntılı şekilde ele alındı.
Toplantıda özel kuvvetlerin, dış temsilciliklerin korunması için ihtiyaç duyacağı teçhizatlar belirlenip, bunların alımı için kısa sürede ihaleye çıkılması benimsendi.
Ayrıca bordo berelilerin riskli dış temsilciliklerde görev yapmak için ihtiyaç duyacağı personelin tespit edilip eğitimlerinin daha da geliştirilmesi kararlaştırıldı.
Bu durum YAŞ sonrası yayınlanan bildiriye, “Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın yeteneklerinin geliştirilmesi, personel, eğitim ve lojistik konuları görüşülmüştür” ifadesiyle yansıdı.
Bu doğrultuda özellikle Suriye ve Irak’tan yönelen tehditler başta olmak üzere PKK ile mücadelede profesyonel askerin ön plana çıkarılması konusunda mutabakata varıldığı belirtildi.
Bu adım, TSK’nın profesyonelleşmesi konusunda atılacak ilk adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
YAŞ’da özellikle 6-7 Ekim olayları sırasında valilerin talebi doğrultusunda kışladan çıkarak, kolluk kuvveti olarak görev yapan TSK personelinin ileride hukuki açıdan herhangi bir sorunla karşılaşmaması için Genelkurmay’ın bir süreden beri dile getirdiği yargılama izninin Başbakanlık’tan alınması konusu da görüşüldü.
Genelkurmay, MİT’e olduğu gibi terörle mücadelede TSK personeline karşı yargılama talebi izninin Başbakanlık’tan alınması isteğini bir kez daha aktardı.
Önceki kış şuralarının aksine yapılan açıklamada, “teröristle mücadelede kolluk kuvvetlerinin desteklenmesi durum değerlendirmesi” başlığının yer alması dikkati çekti.
Alınan bilgilere göre bu başlık altında toplantıdan TBMM Başkanlığı’na sunulan iç güvenlik paketine ilişkin düzenlemelerde askerin, kolluk kuvvetlerini desteklemesine ilişkin karar çıktı.
Bu doğrultuda, askerin ek arama ve genişletilmiş gözaltı yetkileriyle donatılan kolluk kuvvetlerine, bu durumlarda ve şehir içindeki eylemlerde destek vermesi öngörülüyor.
Açıklamada ayrıca, “Toplantıda, TSK’nın ana program ve hedefleri, TSK’nın harbe hazırlık durumu ve değerlendirmesi de görüşülmüştür” denildi.
TSK’nın 2033 projeksiyonu kapsamında 30’a yakın savunma sanayi projesinin detayları da şurada ele alındı.
Bu kapsamda, TSK’nın bedelli askerlik uygulamasına yönelik duruşunun da iletildiği toplantıda; asker, bedelli askerliğin şu aşamada değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
1 milyona yakın 25 yaş üstü yükümlünün bedelli askerlik uygulaması yürürlüğe girmesi durumunda, bundan yararlanabileceği belirtilen brifingde, bu durumun TSK’nın personel sayısı konusunda zafiyete yol açacağı vurgulandı.
Bedelli uygulamasının sürekli gündeme getirilmesinin toplumda beklentiyi körüklediği ifade edilerek bedelli uygulaması nedeniyle kışladaki adalet duygusunun da zedelendiği ifade edildi.