ÇILGIN PROJE BUDUR İŞTE.
Türkiye’de bu gün itibariyle tam 3 milyon gencimiz üniversitelerde öğrenim görüyor.
Bu sayının tam % 98 i evinden uzak başka illerde okuyor.
Bu ülkede asgari ücret 1300 TL. Özel sektörün tam % 40 ı ise, hala bu miktarı çalışanına ödemiyor. Hala 1000 TL. altı ücret ödüyor.
Bir üniversite öğrencisinin yarım gün karnını doyurması yolu ile yeme, barınma, öğrenim tutarı ülke ortalaması olarak aylık tam 1100 TL.
1000. TL altı bir aile yardımı ile okuyan üniversiteli oranı bu 3 milyonun tam % 65 i
1000 TL.- 1500 TL arası bir aile yardımı ile okuyan öğrenci genç oranı ise % 25
Ayda 1500 TL ve üzeri aile katkısı ile okuyan öğrenci genç oranı ise % 10 civarı.
Üniversitelerde sadece derse katılmakla, hocanın anlattığını not tutmakla akademik kariyer eğitimi alınmıyor.
Bir öğrencinin ek olarak Arge, Donanım, Araştırma, kaynak, İnceleme, laboratuar, deney, gibi alanlarda yüksek maliyetli projeler üzerinde çalışması, gerekiyor.
Türkiye’de bu ayrıcalığa sahip öğrenci oranı ise sadece % 2
O da bazı özel üniversitelerde.
Yani bu ülkede bilim ve teknolojideki yüksek standart ve kalite bu eğitim ve bu yoksullukla alınamıyor.
Özellikle Devlet Üniversitelerinde Arge-Laboratuar , gereç ile cihaz ve donanımına gelince, ne yazık ki, üniversiteler bilim, ve teknolojik donanımla öğrenci mezun etmiyor.
Sadece diploma dağıtıyor.
Asıl vehamet ise barınmada.
Üniversitelerde okuyan 3 milyon öğrenciye düşen KYK yurt yatak sayısına gelince
Sadece % 6
Yani her 100 gencimizin tam 94 tanesi ortada.
Rantçı, acımasız utanmaz özel yurtların ve bu yoldan servet kazanan ev sahiplerince ayda 600 – 900 TL ye satılan yatak fiyatlarından , aileler hele ki bizim gibi emekli ve yoksul aileler büyük bir tuzağa düşüyor. Bu fiyatlara satılanlar ise ne acı ki, Oda değil sadece bir yatak.
Oğlumu bu ay götürüp Bursa ULUDAĞ üniversitesine kayıt ettirdim.
KYK’ya da başvurduk. Gelirimiz belli. Aylık 2000 TL.
“ Hani bazılarımızın harcayacak yer bulamıyorum, acaba nereye savursam” dediği bu adaletsiz düzende biz de cebimizde son kalan 400 TL’yi evladımızın cebine bırakıp döndük. Oturup, tüm emekli çaresizler gibi yurt çıkacak beklentisine girdik.
Çıkmadı. 400. Yedek Sıra geldi.
Anneler babalar o kadar yokluk ve perişanlık içinde yani.
Oysa ULUDAĞ Üniversitesinin arazi toplamı tam 2 milyon metre kare. İnanılmaz büyük. İçinde , belediye otobüsleri ile dolmuşlar dolaşıyorlar.
Bu üniversiteye,
İstense, en az 10 bin öğrencilik yataklı yurt yapılabilir. Zaten de ücretli, devlete gelir getiriyor. Zarar etme riski de yok.
Ama yapılmıyor. Yapılamıyor.
Aç kurtlar piyasada öğrenci avlıyor.
Çirkin siyaset ,rantçı tayfasını besletiyor, milletin evladını, hem de dirsek çürüten evladını , bizler gibi yoksul emekliyi öğütüyor.
Böyle sisteme lanet okumamak elde mi ?
Oysa, buraya kadar gelen bir Öğrenci;
karnı doyunca, odasında yatağı, bir de çalışma masası olunca, hele bir de o oda iki kişilik olunca, bilinmeli ki o genç bu ülkeye istikbal vaat eder.
OKUR, ADAM OLUR, ÜLKESİNE DEĞERLİ BİR AKADEMİSYEN OLUR.
Siz Devlet olarak onu ortada bırakmayın yeter. O da size sırtını dönmez. Anarşiye, teröriste, siyasete bulaşmaz.
Fizik- Biyoloji-Kimya-Fen –Matematik ile Tıp ve Mühendisliklerinin içini donatın.
O Gençleri doyurun ve geceleri güvenle yatırın, kanatlarınızın altına alın.
Bakın ne Aziz SANCAR’lar yetişecektir.
Çılgın proje;
dağı, taşı delmek , köprü yol yapmak değildir.
İnsan yetiştirmektir.
Kaliteli Üniversiteler oluşturmaktır.
% 90 yoksul evladını açıkta, ayazda bırakmamaktır.
Fakirin okumuş, dirsek çürütmüş, ite sapa bulaşmadan istikbal kovalamış, tertemiz çocuklarına sıcacık yurtlar ,yataklar , yemekler hazırlamaktır.
Ancak ondan sonra Kur’an’ın ilk emrini belleyip, “ OKU “ demektir.
Yurda yerleşemeyene en azından ayda 500 TL. olsun konut barınma ücreti ödeyebilmektir.
Veren el , alan elden hep üstündür.
Devlet de okuyan ,çalışan temiz, başarılı gencine hizmetini verecektir ki, balını alabilsin.
Saygımla.
Adnan Fuat ÖZDEMİR