ASSUBAYLAR İÇİN ÇOK ACİL KANA İHTİYAÇ VAR
1993 yıIında, PKK.terörünün tamamen kökünün kazınması için Genel Kurmay Başkanlığının teklifi ile zamanın ÇİLLER Hükümeti tarafından OHAL uygulamaları kapsamında “Terörle mücadele kapsamında çıkarılan Yasa ile;
Operasyonların icrası, icra safhasına kadar olan istihbarat, taktik hazırlık, harekat, ile her türlü arama, baskın, gözaltı yetkileri, eş güdüm de hızlılık ve kararlılık ile komuta da yetki ve insiyatif, Valiliklerden alınıp direkt olarak tek yetkili birim olarak TSK ne veriliyor ve Askere elini rahatlatacak yasal yetkisel sorumluluk getiriliyordu.
Böylece asker operasyonlarda meydana gelen sıkıntılı süreçler sebebiyle hakim ve mahkemelerde sanık sıfatından kurtuluyordu. Aynı zamanda da teröre hızlı ve kararlı darbeyi insiyatifle indirebiliyordu.
2006 yılında ise AKP hükümetlerince de desteklenerek devreye sokulan Ergenekon ve Balyoz Kumpasları ve sözde PKK açılım ve demokratikleşme süreci bahane edilerek terörle mücadeledeki bu yetki yasası “artık gerek kalmadı, bu darbeye teşebbüs fikri ile cesareti doğurur “ denilerek yürürlükten kaldırılıyordu.
Son bir yılda , yani 07 haziran seçimlerinden bu güne kadarki şehit sayısı sivil asker toplamı 1000 kişiyi aşınca, şehirler, mahalleler savaşla ,çarpışmayla çok fazla can ve sivil kayıpla geri alınmaya başlanınca görüldü ki,
Valilikle, kamu yönetimi ile, devlet otoritesi ve idaresi ile alakası olmayan, Vatan ve bayrak ülküsünün ne olduğunu bilmeyen, İmam ve biat kafalı mülki amirlerle , onların komutası, emir ve talimatı ile, eş güdümü ile, hele hiç anlamadıkları istihbarat alanı ile bu iş yürümüyor, rezil olunuyor.
Tek bir havuzda toplanan yeni istihbarat modeli ile ne bombalı tuzaklar önlenebiliyor, ne de şehirlerdeki terör yuvalanmaları, silah ve mühimmat depolanmaları çözülebiliyor,
Sonunda dank etti ve sivil demokrasi dedikleri bu saçma mücadele sisteminin hepsinden vazgeçildi.
Dünkü Vezneciler katliamı da gösterdi ki, uzman kadroları paralelci denilerek dağıtılan, deneyim ve yetenek gücü olarak içi boşaltılan Emniyet istihbarat birimleri ile özel harekat birimlerinin bu günkü mevcut yapısı ile de şehirlerdeki terörün kalbine inilemiyor.İstanbul gibi bir metropolde turistin merkezi bölgede üst üste bombalı araçla saldırıların önceden istihbaratı alınıp ta önüne geçilemiyor.
Özellikle MİT kurumu bu gün tarihinin en kötü ve beceriksiz dönemini yaşıyor.
Üst üste her olaydan sonra toplanan güvenlik zirvesinden sonunda Askerin ısrarla talep ettiği yetki ve insiyatifin Komutan da olması ısrarı kabul gördü ve düzenleme, alel acele Genel Kurmayda arşivlerden eski yasa metni çıkarılıp yeniden revize edilip , önce Başbakan ve Bakanlar Kuruluna imzaya, oradan da apar topar Meclise sevk edildi.
Şimdi Özellikle emekli Assubayların , yokluk ve yoksulluk altı açlık sınırı üstü maaşlarının artırılması yönünde; verilip te tutulmayan bir önceki Başbakanın yalan sözünün telafisi adına, önümüze bu yasa sebebiyle yeniden cılız da olsa bir fırsat doğdu.
Sayın Fahrettin BAĞRI bu fırsatı işaret ederek toplumun acilen harekete geçmesi adına sorumlu muhatapları uyardı.
Kim bu muhataplar derseniz,
Tabi ki Temad.
Acilen ne yapılacak derseniz de;
Genel başkan eline bir buket çiçeği alıp Başbakanlığa gidecek illaki de “çok acil ve hayati bir konudur “ diyerek randevu isteyecek.
Hem yeni görevinde Sayın Yıldırım a “hayırlı olsun “diyecek hem de Assubay toplumunun mesajını götürecek, aynı zaman da öfke ile dolu, aldatılmış duygusu içindeki bir toplumun dizginlenemeyen infialini ve bu infialin doğuracağı, sıkıntıyı, büyük kaosu ve tehlikeyi özenle ,çekinmeden anlatacak.
“ TSk nın % 65 i kaynıyor ve öfke seli durdurulamıyor, Biz son kez kapınıza geliyoruz “ deyip acilen ;
Başlangıç derecesi nin 9/2 olarak düzenlenmesi ile asgari oranda, emekli bir yarbaya ödenen tazminat toplamı olan 855 TL nin de rütbe statüsü ve derece ayırımı gözetilmeksizin tüm emekli Assubaylar ile çalışan Kd. Başçavuşlara da ayni ile ödenmesini talep edecek.
Adaletsiz hukuk sonucu TSK da sadece Assubaylarda yaşanan ve emeklilerinde dahi boyunlarda kölelik yaftası olarak asılı duran ve yaklaşık 45 bin kişiyi ilgilendiren nasıp cezalarının çıkarılacak bir sicil affı düzenlemesi ile ortadan kaldırılması ve TSK da sadece Assubaylara uygulanan bu kast sisteminin sonlandırılmasını, mağdurların derece ve kademelerinin emsallerine denk getirilmesi için de bir defaya mahsuben yapılacak bir sicil affı düzenlemesinin de bu pakete ilavesini isteyecek.
Bu ayıp çağından ve utanç uygulamasından astsubay toplumunu temizletecek.
Üç ana konudaki düzenlemeyi ise kanun değişikliği teklifi adı altında Milli Savunma Komisyonuna Başbakanlığın onayı ve müsaadesi ile Temad olarak resmi anlamda götürüp sunacak.
Bu da mini bir paket olarak 1/175 sayılı yasal düzenleme paketinin içinde kimseyi rahatsız etmeden yasalaşacak ve TSK nın % 65 nin acil ana yoksulluk sıkıntısı ile adaletsizliği bir nebze olsun rahatlayacak.
Olur mu ? Olur.
Demokrasilerde çare tükenmez.
Bu gün Çarşamba.
Cumaya kadar bu görüşmenin yapılıp, bir söz alınmasını bekliyoruz.
Bu fırsatta kaçar ise,
Gerisini artık söylemiyoruz.
Dün yazmıştım.
Arif olan anlar.
Saygımla
ADNAN FUAT ÖZDEMİR