Dünya çok değil hepimize göre 500 sene önce tek boyutlu idi.
Hani televizyondaki çizgi filmler gibi.
Sadece sağı ile solu,önü ile arkası olan
Yukarı ve aşağısı yoktu.
Gökyüzü ile yer altı cadı işi mekanlardı.
Wright kardeşler bilim sahnesine çıktılar.
Dünyayı iki boyutlu yaptılar.
Sağ –sol- yukarı-aşağı-ön- arka
Biz sadece arkada kaldık.
Ardından o büyük bilim insanı, Sir İsaac Newton geldi.
Önce, yere düşen bir elmayı eline alıp yere;
Sonra da gökyüzüne fiziki uzaya baktı.
İki boyutu, Üçüncü boyuta çevirdi.
EN-BOY-YÜKSEKLİK
Biz ise arka kısmımıza azıcık ön kısmı olan boyutu da ekleyip, sonunda tek boyuta geçtik.
“Padişahlık-kulluk” mesafesinin bir türlü farkına varıp da “Boy “ kısmını da bulup iki boyuta geçemedik.
Arkasından büyük bir dahi, çılgın bir bilim insanı çıkıp tüm bilinen ezberleri bozdu.
Görecelilik yasasını ispatlayıp dört boyutlu uzayı keşfetti.
Adı,Albert Einstein’dı.
En- Boy- Yükseklik + Zaman
Biz, tek boyutta kalmaya devam ettik.
Hep Kıbleye bakan o tek doğruda.
Dünya ve insanlık durur mu….
Hâlâ yaşayan en büyük fizik beyin olarak kabul edilen Stephan Hawkins’in uzayın birkaç kez büküldüğü ve milyarlarca yıldır sürekli genişlediğine dair yeni buluşu ile evrensel boyut kavramı inanılmaz bir göreceliğe ulaştı.
Biz, bu dönemde sahip olduğumuz tek boyuta sağ ve sol kavramlarını da her alana yerleştirerek sonunda iki boyuta geçmeyi başardık.
En ile boyu buluşturduk.
Ulu önder Atatürk ün “ İstikbal göklerdedir “ sözünü ve talimatını duyunca da ilk kez kafamızı yukarıya çevirip, uzayı gördük. Hemen uçak fabrikasını kurup üçüncü boyutla tanıştık.
Bu gün galaksilerle tanışan modern ve teknolojik dünyada uzay-zaman boyutların sayısının 11’e kadar çıkabileceğine dair olağan üstü çalışmalar ve astro fizik deneyimler yapılmakta.
Uzay eğrisine göre rotalar belirlenip marsa-jüpitere gidilmekte.
Nereden çıktı bu fizik dersi şimdi diyeceksiniz.
Bilim ve medeniyet, kuantum fiziği, uzay fiziği, ve evrenin paradoksu bakın nerede, ne ile meşgul iken,
Biz yapmaya çalıştığımız anayasa değişikliğinin 4. maddesinde vatandaşa 18 yaşında milletvekili olma fırsatını sunuyoruz.
18 yaşın karşılığı nedir…?
Lise veya meslek lisesi veya imam hatip lisesi denkliği.
Oysa tam tersi olması gerekmez mi…?
En az bir yabancı dil, doktora, lisans üstü tez,kitap ,makale yazma zorunluluğu, alanında akademik formasyon, araştırma, yurt dışı görevi …..vs.gibi.
Yabancı dil var mı ?.. Yok.
Bilim, teknoloji, akademik eğitim var mı?.. Yok.
Üretime, yaratıcılığa, bilgiye tam hazır bilinç var mı?..Yok.
Bu tek boyutla ve yarım akılla millete vekil tayin edip onların öncülüğünde, önce dört sonrada beş boyutlu uzay boyutuna çıkacağız.
“Solum –sağım , önüm arkam öbe,söbe.”
Saygımla.
Adnan Fuat ÖZDEMİR