TEMAD HANCI İSE BİZ YOLA REVAN YOLCUYUZ.
Bu Cumhuriyette, güzel çağdaş ülkemizde, Atatürkün beşeriyetindeki TÜRKİYE de kimsenin rüyada dahi göremeyeceği türden ansızın kanlı, acımasız bir darbe girişimi yaşandı.
Sayısal oranla TSK. nın yüzde ikisi kadar, ne varki yüksek komuta kademesinin % 50 kadar bir kısmı, fethullahçı cemaat yapılanmasına bağlı olarak ülkede yönetime el koymaya kalkıştı.
Ülke karıştı. Kurumlar, yapılar ve sistem ile koskoca devlet teşkilat yapısı bir gecede çöktü.
TSK nın ana büyük unsuru olan alt komuta ve lider kademeleri ile milletin inanılmaz direnci ve mermiye karşı zırh olmuş öfkesi ile yeniden dirildi.
Hainlere aman verilmedi.
Bu kanlı girişmenin sonunda,eski yapı ile sistem tamamen çöktü. Her şey sil baştan değişti, yenilendi.
Çökenlerden bir tanesi de Askeri Okullar idi. Hepsi de kapatıldı.
Yerine MSB. lığı Askeri Üniversitesi kurulduğu açıklandı.
Tarihin garip cilvesi ki ancak 2025 lerde ciddi olarak gündeme ve hayata geçirilebilirliği düşünülen Astsubay Fakültesi projesi bir anda 2016 da “olabilir, gerçekleşebilir “ hale geliverdi.
On yıl sonraki bir rüya 10 yıl önce tam önümüze gökten üç elmanın biri gibi düşüverdi.
Süreç o denli hızlı idi ki, hemen koşmak gerekiyordu.
Biz de koştuk.
Birkaç akil dava insanı apar topar hazırlanıp bir imza kampanyası başlattık.
“ şoförlerin, itfaiyecilerin, polis memurlarının artık çağın gereği ve bilginin zaruriyeti olarak 4 yıllık fakülte mezunu olduğu,ER olarak görev yaptıkları TSK da, onların komutan ve lideri durumundaki TSK nın % 65 çekirdek kadrosu olan Assubaylar bu gerçek içinde asla 2 yıllık öğrenim statüsünde olamazlar, olmamalıdır “ hedefi ve uyarısını bu kampanyaya oturttuk.
“ 4 YILLIK ASTSUBAY FAKÜLTESİNE EVET KAMPANYASINI SOSYAL MEDYADA SAYFALARA TAŞIDIK”
Assubay sınıfının tüm mali, özlük, hukuki ,mesleki, sosyal, alanları ile görev ve statü, buna bağlı yetki ile donanımlı özellikle insiyatifle karar mekanizmalarının içinde yer almasını ;
En önemlisi yeni profesyonel ordu profilindeki yeni Assubay tanımını sağlayacak olan olmazsa asla olamaz olan “4 yıllık öğrenim statüsüne” dair başlattığımız Cumhurbaşkanlığı nezdindeki bu çok önemli imza kampanyası ne acı ki;
Bırakın siyaseti, sosyal medyayı, halkı, toplumu,
En önce kendi sınıfından ve kendi toplumundan gereken ilgiyi göremedi.
İmza kampanyası katılımı 1000 li rakamlarda sınırlı kaldı.
Geleceğine, vizyonuna, akademik tapusuna ilgisiz ve alakasız kalan bu toplum ;
“ Her türlü atışmaya, goygoya, muhabbete, magazin medyasına, sen ben kavgasına,
bu kampanyaya gösterdiği ilginin nerede ise 10 katını gösteren bir toplum olabilme rekorunu kırdırmadı
Utanılası katılım seviyelerinde bırakıp vizyonsuz bir sınıf olduğunu yine cümle aleme gösterdi.
Hele ki, en acısı ve üzücüsü olan;
TEMAD Genel Merkezi ve 98 şubesi ile binlerce üyesi bu tarihi önemdeki girişim çağrısına en ufak bir katkı, en ufak bir katılım ile destek göstermediler.
Gencecik Assubayların, umutlarına ve geleceklerine bile bile kurşun sıktılar.
Ne yapalım ki , eldeki elmalarımız hala bu kadar. Armutlar ise hala revaçta.
Bu toplumun sadece az biraz akli kesimi bu sınıfın insanlık mücadelesini hep canla başla yürüttüler, yürütüyorlar.
Özellikle bu genel başkan ve yanındaki birkaç tane dar ve acziyetli kafa , Bu ülkenin en katılımlı, en büyük STK larından birisi olan TEMAD ı davadan uzak, ticaret ve ranttan ikballi bir ticarethane haline soktular.
98 Şubeyi de bu rantçı sisteme ulema ve bezirgan yaptılar.
Emekli toplumunu kandırıp, umutlarını erittiler.
Bu kaçıp giden çabaları seyredip hala bir mucize beklentisindeki malum akıllar ise, ne bu sınıfın ne de kendilerinin onurlu geleceklerine dair bu önemli kampanyaya ve girişime sahip çıkmadılar, aldıkları talimatla da sahip çıkamadılar. Şubelerini harekete geçiremediler.
Bu kadar önemli bir kampanyaya bile o bildik genel başkanın kinci aklı ve talimatı ile, hareketle,her üyeyi arayarak, “katılmayın, destek olmayın “diyerek bu sınıfın geleceğinin üstüne kinlerini ve hasis bencilliklerini kustular.
Tek sebep te Dernekten usulsüzce ve haksızca utanmadan ihraç ettikleri dava insanlarının bu girişimi organize etmiş olmaları idi. Hep kin ile hasımlığı ve dar bakışı önde tuttular.
Unutmayınız ki;
Bu toplum, kendi içindeki nefretten, kasti ayrıştırmadan, bilinçli kutuplaştırmadan kurtulmadığı sürece bu derneğin de, bu sınıfında makus kaderi asla değişmeyecektir.
Daha nice emekli kardeşimiz, abimiz tabutlarla ve selavatla, dönmemek üzere, gülmemek üzere o kara toprağa girecektir.
Hepsinin de umut intizarları, ah ve bedduaları bu yönetimin ve bu başkanın, tüm şube başkanları ile yönetimlerin yakasında yafta olarak kalacaktır.
“ Bir Ahmet KESER kendi ekmek teknesini ve düzenini kursun, rant ve ikballe yaşasın, ticaretin balını kaymağını yesin ,98 şube ve yönetimde bu sultancı düzene biat olsun da;
Bu topluma ve sınıfa ne olursa olsun. Bizim başaramadığımızı kimseler başaramasın, kimse bizden daha iyisini ve yüreklisini yapamasın, buradaki koltuklarımız bizden başkasına nasip olmasın “
kafası ve izanı ile TEMAD ın acı bir haleti ruhiye tablosudur bu gün bu yaşanan aslında.
Bu gelinen bölücü ihanet ruhuna yazıklar olsun. Bu kampanya bu sınıfın tüm Assubayların hukuku ve adaleti adına yapılmıştır. Muhalifliğin değil.
Bu toplum adına yapılan her girişim mukaddes kabul edilmelidir.
Tüm bu engellemelerde ve katkısızlıkta da tüm Suçlu ve sorumlu da sessizce bu şahsi hükmü kabullenen tüm şube başkanlıkları ve delegelerdir aslında.
Onlar ki ekmek adaletimiz için hareket edin, her davaya destek verin denilerek seçilmiş oraya oturtulmuş, temsilcilerdir.
Bakınız; Seyrediyor ve görüyorsunuz ;
Başarısız bir TEMAD yönetim kurulu ve Başkanının son günlerdeki saldırıları ve iftiralarına,
Sadece Assubay ekmek Davası için Genel Kurmayla, oradaki sorumlu Generallerle muhatap olmak isteyen insanlarımıza bu sözde genel başkanın “ fetönün adamları,” diye attığı alçak iftira ile ithamına.
TSK nın Kuvvet Komutanlıklarındaki Assubaylardan % 40 nın Jandarma, % 10 un Havacı oranında Fetöcü olduğu şeklindeki alçakça ve hain iftirasına,
Genel Kurmay makamına 4 yıldır sövüp sayıp, 16 Temmuz sabahından başlayarak sahiplenme, savunma , yağ çekme riyakarlıklarına,
Yanındaki yönetim kurulunun yaprak dökümü gibi 4 yılda istifa yolu ile nerede ise hepsinin yolları ayırmasına.
İstanbul Temad İl Başkanlığının kapatıldığı kumpas davada İl başkanlığının kapatılması yönünde karar veren mahkeme hakiminin Fetöcü çıkmasına,Bu başkanın uğraştığı ticari işlere, üyelere satmaya kalktığı metruk arazilere, 800 bin liralık lüks site ve konutlara, zeytin depolarına.
Bu mu başarı, bumu yönetim, bu mu Assubay hak davası.?
Nerede bir payelik olsun başarı.
Nerede kazanım ile girişim ve TEMADın safı ,yeri, muhataplığı, onuru eyy şube başkanları söyleyin nerede…?
Bırakın destek vermemeyi,
Dava insanlarının sosyal medya ve sayfalarda bu güne kadar yürüttükleri Başlangıç dereceleri, tazminatlar, Nasıp ve sicil afları, 4 Yıllık Astsubay fakültesi gibi tarihi değer ve önemdeki temel insan haklarımızla ilgili kampanyalarına,
“ SAKIN İMZA VE DESTEK VERMEYİN “ diyerek tüm şubeleri uyarmaları, talimatla tehdit etmelerine varan alçakça ihanet dolu nefretlerine kadar her girişime sesiniz soluğunuz çıkmadan acz içinde seyrettiniz , bir taneniz de çıkıp,” neden destek olamıyoruz ” diyemediniz ya.
Son 4 yılda TEMAD işte davaya böyle baktı ve böyle davrandı.
Sahiplenenler ise;
Yine her zamanki o yürekli, cesur ,doğrularından asla şaşmayan sayıları bini geçmeyen dava fenomenleri oldu.
Allaha çok şükür ki,
Bizler asla saklısı, gizlisi, hesabı, planı, beklentisi, umarı, koltuğu, delegesi hesabı olmayan cam kadar şeffaf ve dürüst dava insanlarıyız.
Kalbimiz umutlu, başımız dik.
Sevdamız belli.
Çabamız ile gayretimiz de bunun belgesi.
Doğru bir eylemi yine en doğrusu ile yaptık.
Her eyleme koşarak, aşkla, imanla, simitle, bazen de yürüyerek gittik.
O simidimiz, dolmuş paramızı paylaştığımız sözde ilerici nankörlere de selam olsun buradan,
Hem de yazıklar olsun,
Yeri geldi sendika kurduk, yeri geldi dikmende, düzene karşı en başta yürüdük.
Abdi ipekçi de birleşmiş bir ruh olduk.
Biz Bu sınıfın ekmek adaletini, özlük davasını, yoksulluk belasını emekliden başlayarak hep en önde, hep ilk dava olarak gördük ve savunduk.
Bitmedi, bitmeyecek.
Hem bu statükol anlayışa karşı , hem de darbeyi önleyen kahraman şehidimize sadakatle bu yolu ve yolculuğu azimle sürdüreceğiz.
Kimseye biat etmeden, hiçbir şahsa kapıkulu olmadan özgürce, onurla, yürekle, ASSUBAY EKMEK ADALETİ İÇİN KOŞACAĞIZ.
KOŞTURACAĞIZ.
Saygımla.
Adnan Fuat ÖZDEMİR