Haklısınız…
Yazmayayım,sabredeyim, işi kaderine, gittiği meçhulüne havale edeyim diyorum…..
Olmuyor.
Seyredilmiyor. Susulmuyor.
Ne elden avuçtan kayıp giden;
CUMHURİYETE, ATAMIN DEVRİMLERİNE, LAİK SİSTEME, DEMOKRASİYE, ÖZGÜRLÜĞE, İNSAN ONURUNA, BİLİME, SANATA, ÇAĞDAŞLIĞA, yapılan organizeli bir yobazlığın saldırısına karşı Susulabiliyor;
Ne de;
Onca yokluğumuza, artık boğazımızdan taşıp saç köklerimize kadar fışkıran yoksulluğumuz ve açlığımızın isyanına sessiz kalınamıyor, susulmuyor.
Biz bıkmadan insan doğrumuzu haykırırken, garezle inatla insanlık dışı yanlışı yapan sözde bizi yönetenlere karşı sakin durulamıyor , sabır çekilemiyor.
Gül ile Bülbül olunamıyor.
Her şey kötüye,karanlığa, bilinmeze doğru kayıp gidiyor.
Birisi yanlış bir iktidar ile hükümet.
Öbürü yanlış yönetim ile dernek.
İkisi de ülkesinin insanlarını mutsuz, daha da mutsuz etmek için var gücü ile çalışıyor.
Assubay toplumu ezelden beri ecdad toprağından olma bir işçi karınca toplumu.
Çiçeği verilse arı olup balı da yapacak ama çiçek bile ona nankör.
Oysa;
AİLELERİ İLE BİRLİKTE YARIM MİLYONLUK BİR KÜTLEYİZ .
Ama kaya tuzu değiliz, buz kütlesiyiz. Saniyesinde erimekteyiz.
Topu kökü bu davada, inatla ayakta duran, gemisini, takasını, mavnasını yakan birkaç yürekli insanız.
Bunlarla bitkisel komadan çıkıp,yoğun bakım odasına geçmeye çalışan bir dava ruhuyuz.
KAYALI lar, GÜRPINAR lar , GÜNDÜZ ler, ÜNALDILAR, BAĞRI lar, SELIŞIK lar da olmasa başımızda ne olurdu ki acep halimiz,
Hele ki sayın Ersen GÜRPINAR…..
Yıllarca bu sınıfa bir ışık, bir umut olmuş kendisi.
Bir avuç büyük, bir tutam eski toprak. bir soluk cesur yürek.
Bu işte tüm etimiz budumuz. Bu işte topumuz tüfeğimiz….
Sanmayın ki koca bir Temad yönetimi, 100 bölük de şube var.
Üç beş de yazıp çizen cesur kalemi var bu mübarek davanın..
ÇAM, ÖZTÜRK, ŞANLI, İÇER, ÖZDEMİR, ULUCAN,ÖZÇELİK, ABAYLI VE DİĞERLERİ, GİBİ…….
Nerededir onca başkanlar, yöneticiler, ne yaparlar?
Yok mu bir tepki, bir duruş, bir eylem bir öngörü?….
Bir hareket,,, bir silkiniş?
Hep seçim zamanı mı başlar sizin efelikleriniz?
Cırcırböceği misali çabalarınız?
Şimdi bahar gelsin ,görün siz ne kahramanlarımız varmış haberimizin olmadığı diyeceğiniz…
Topraktan savaş baltalarının çıkacağı uydurma tamtamların çalacağı.
Yaz aşıkları gezmeleri başlar yakında şube muhabbetleri, kulisleri,
Azıcık da kamp, orduevi, deniz kaçamakları.
Bir avuç insan yedi yirmidört, dört mevsim bu kahpe sistemin piranhalarına karşı oltanın ucunda yem olsunlar , balıklar on bir ay kestiren, şekerleme yapanların tavasına aksın.
Yaz ,bahar gelince davayı hatırlayıp ortaya çıkacak tail aşıklarınadır sözüm…
Bari uzaktan da olsa bir beğeni yapın, bir paylaşın be biraderler.
20 adam yaşına başına bakmadan yürekleri ile ortada.
Koca camia sus pus olmuş kenarda.
Ne zaman koltuk boşalır….
Hooop… balıklama havuza.
Sağdan sayıyorum 6 yıldır HEP AYNI KAHRAMANLAR ARENADA, MEYDANDA.
Soldan bakıyorum, hep aynı adresler, kartvizitler, o bildik numaralarla seçim zamanı ,entrika ile makam , koltuk, rant peşinde.
Diyorsunuz ki,
“kızma birader….
Herkesin hakkıdır er meydanı.”
Gel de kızma. Gel de öfke duyma.
Bari bir kalem kelamınızı görelim, Cumhuriyete, Ataya, demokrasiye, hukuka, adalete, Vatana….
Bir çığlık da sizden olsun duyalım.
Davaya olmasa da Vatana, Ataya.
O da yok, orada da eli bomboş havada.
İşin daha da vahameti ise arenadaki bu bir avuç insanın çoğunun da ihraçlı, yasaklı olması.
Öyle ki, genel kurula bile girme haklarının olmaması.
Buna rağmen kimseden de bir Ömer adaleti adına isyan ve tepki çıkmaması.
Yazanlar belli, yazılanları okuyanlar da, beğenenler de, bir avuç yorumla gönlümüze girenler de.
Davayı , bilenler belli, savunanlar da.
Yol yordamla uyaranlar da,
Emek verenler de, uykusuz kalıp kahrolanlar da.
Öfkelenmemek mümkün mü?… Kızmamak.olası mı?….
Bari iki parça olsun siz de biraz tuğla koysanız…
Azıcık yüzünüz olsa bu davaya.
Vazgeçtik sizden eyy..Ankara’daki türbeli evliya,
Yüz şube başkanı, onca yönetim kurulu üyesi,
Bir kelam olsun yüzünüzü görseydik şu meydanda.
Saygımla.
Adnan Fuat ÖZDEMİR