SAHİPLİLİK,
Aramızda dayanışma olmadığı için, kendi kendimize sahip çıkamıyor, ondan sonra kalkıp başkalarından bizlere sahip çıkılmalarını istemeye hakkımız var mı bilemiyorum.
Gölcük’ deki donanmada parola meselesi yüzünden bir Astsubay arkadaşımız ihraç edildi.
Sahip çıkmadık.
O parola sistemini hazırlayan kişinin o Astsubay olmadığını hepimiz biliyoruz. Avukat tutacak parasının olmadığını da hepimiz biliyoruz. Buna rağmen el uzatmadık. Onun için de o arkadaşımız aklanamadı, tüm Assubaylara iyi gözle bakılmamaya başlandı.
Ne oldu bakın şimdi.
ATV programında Sn. Başbakana konuya açan Sn. Barlas ilk aşamada Astsubaylarla Uzmanlar der demez, Sn. Başbakan ayağa kalkar gibi yaptı hemen sordu, kim dediniz diye.
Sn. Barlas anında konuyu kavrayıp, Uzmanlar dedi. Sebebi ise Sn. Başbakanın bu konuda o parola yüzünden Assubaylara kırgınlığının olduğunu bildiğindendi.
Bilinçli olarak Astsubay kelimesini aradan çıkarmak zorunda kaldı.
Bana kalırsa çok iyi yaptı. En azından yüksek okul bitiren Uzman kardeşlerimizin 1/4'e yükseltilme sözü alındı. Uzman arkadaşlarıma teşekkür ederim.
Gelelim ikinci konuya.
O. İsimli meslektaşımızla ses kaydı ile sabitlenen Kur. Alb. arasındaki konuşmayı hepimiz öğrendik. Yine beklemeye geçtik. Neyi bekliyorsak bilemiyorum. Zorla para toplayan, küfürler yağdıran bu kişiye haddi bildirilmez ise, diğerlerine örnek olacağından aynı konular her zaman tekrarlanacaktır. Benden söylemesi. Saygı ile.
Değerli Meslektaşlarımız,
Bu sitenin üyeleri zaten mücadeleye gönül vermiş meslektaşlarımızdır, sitemizi ziyaret eden birçok meslektaşımız da aynı düşüncedeler.
Bu site Assubayların özgür sesi olarak TEMAD'a ve mücadelemize destek misyonunu devam ettirmeye kararlıdır.
Birçok arkadaşımızın düşüncelerini bilmekle birlikte yapılacak çalışmalara ışık tutması bakımından bir anket düzenliyoruz.
Aşağıdaki anket sorularına ANKET başlıklı linki tıklayarak ulaşabilaceksiniz ve ilgili pencereden her soru için ayrı değerlendirme yapmalısınız. Sonuçları sizlerle paylaşacağız. Saygılarımızla.
ANKET SORULARI
1. TEMAD yönetiminin e.asb.ları yeterince temsil ettiğine inanıyor musunuz ?
a. Evet b. Kısmen c. Hayır
2. Eylemlerin eş zamanda yapılmasını istiyor musunuz,maddi ve manevi destek verir misiniz ?
a. Kesinlikle yapılmalı destek veririm. b. Yapılmasını istiyorum destek veremem c. Yararlı olacağını düşünmüyorum
3. Sorunlarımızın kim tarafından çözüleceğine inanıyorsunuz ?
a. Genelkurmay b.Siyasiler c. Her ikiside d. Çözüleceğini sanmıyorum
4. Sesimizin daha etkin duyulması için ne yapılmalı ?
a. Çalışmaları yeterli buluyorum b.Her türlü eylem ve etkin çalışmalar yapılmalı c.Ne yapsak ön yargılar değişmez
5. Mücadele için ne düşünüyorsunuz ?
a. Her türlü maddi manevi desteği veririm b. Maddi destek veririm c.Manevi destek veririm d. Boşuna uğraşmayın
Saygıdeğer Metin AYAN...
Aslında herne kadarda gönderdim desem de (Belki yalancı çıkacağım affınıza sığınarak) sabahleyin ilk iş olarak göndermeyi düşünüyordum...
İnanın sizinde değindiğiniz gibi; aynı kaygıyı bende aklıma getirmedim değil. Yani orada bu mektubu alacak subayın aslında yazdıklarımdan pekte hoşnut olmayacağını öngördüm diye bilirim. Sizinde aynı meyanda ki tespitiniz hakklı bir sorunu gündeme getiriyor. Bir nevi bana yardımcı oldunuz teşekkür ederim... Lakin nasıl ve ne şekilde iletmem gerektiği konusunda değerli büyüklerimiz Assubaylardan tavsiye mahiyetinde almak isterim... Henüz tren kalkmadan bu mektubu mutlaka Bakan Bey'e ulaştırmam lazım...
Saygılarımla...
Değerli Meslektaşlarım ;
Geçenlerde TEMAD Genel başkanımız Sn.Mustafa EROL'un 22 Şubat 2011 tarihindeki TBMM DİKMEN Kapısı önünde (basının bihaber olduğunu hepimiz biliyoruz !!!)basın açıklamasını www.temad.org sitesi giriş sayfasından takip ettim.. Ve ciddi rakam hatası yaptıklarını farkettim.. Yazının başında "100 BİNE YAKIN TABİİ ÜYESİ BULUNAN TEMAD'ın" ....diye devam ediyor.. Ben inanmak istiyorum ki; bu yazıyı yazan değerli kardeşimizin kişisel hatası veya Başkanımızın dil sürçmesi olarak kabul etmek istiyorum..Aksi halde çok üzüleceğim..! Tüzüğümüzde kimlerin tabii üye olduğu gayet net açıklanmış !!! MADDE-8 " Tabii Üyeler; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Astsubayların eş ve çocukları ile Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emeklilik veya maluliyet nedeniyle ayrılan Astsubaylar, bu Astsubayların eş ve çocukları, ölenlerin dul ve yetimleri derneğin tabii üyesidir" diye aynen yazıyor.. Peki matematiksel olarak bir hesap yapalım o halde ; tahmin ediniz ne kadar asil üye olma potansiyeline sahip üye var ?.. Benim tahminim; "Muvazzaf astsubay + eşleri ve 18 yaşını geçmiş çocukları yaklaşık = 300 BİN +++ şu anda emekli yaklaşık 120 BİNE yakın ağabeylerimiz, eşleri ve en az 1 ortalama 2 çocuk olursa >>>> 350 BİN mi?, toplamda EN AZ 650 BİN >>>TABİİ üyemiz<<< var ve bunun farkında bile değiliz galiba... Valla emekli ağabeylerimiz secime girse; Türkiye genelinde 43 milyon hazır seçmen varsa, 600 bin net oy versek %1,5 civarında bir oy potansiyelimiz var.. Ne olur yanlış düşünüyor isem beni lütfen eleştiriniz.. Aslında bizler iyi organize olursak bırakın taşı, çeliğin bile suyunu çıkartabiliriz.. yorumlarınızı bekliyorum.. Saygılarımla
ceyhun arkadaşımız güzel bir mektup yazmış hepimizi ilgilendiren beklentileride var burada açıklamakta fayda görüyorum,haklarımızla ilgili MSB bakanı vecdi gönülün seçimlerden önce bazı sözler verdiğine ve bu sözlerin yerine getirilmesi konusundaki çalışmalarını bizzat öğrenmek için yazdığım dilekçeyi kişiye özel olarak kargoyla özel kalemine gönderdim alındısı geldi bir süre sonra bir zarf aldım bir albay cevaplamış,bir dilekçe daha yazıp dilekçeme cevabın bizzat MSB bakanından almak istediğimi bunu açacağınızı biliyorum ama cevabı bizzat sözleri veren muhatabımdan istiyorum dememe rağmen gelen cevabi yazıda bu tür evrakları inceleyerek lüzum gördüklerini bakana ilettiklerini benim dilekçemin bakanın görmesine değer olmadığını ki bu konuda yapılan çalışma olursa ilgili kurumlara(GNKUR) bildirdiklerini ,bu konuda çalışma olmadığını!!! ilgili kurumlardan da talep olmadığını bildiren yazılarını aldım,yani şunu diyor biz burdayken GNKUR,un teklifi dışında hiçbir evrak bakana çıkmaz (binlerce mail-dilekçe olsada göremez göstermeyiz demeye getiriyor benim anladığıom bu,,gezilerinde bizzat kendisine budurumları anlatan bir not yada binlerce dilekçenin bulunduğu klasörler!!!bakana ve başbakana elden verilmelidir,kanaatindeyim.
Saygıdeğer büyüğüm Ersen GÜRPINAR'ın belirttiği 27 Şubatta TRT haberdeki İnsan hakları proğramında okunmak üzere bende aşağıdaki maili gönderdim. İnsan hakkımızın ihlal edildiğini sizlerinde iletmesi dileğiyle.
saygılarımla.
Yirmi üç yıllık meslek hayatının ondokuz yılını gemilerde geçiren, bu süre zarfında en az 12 yılı ailesinde uzak mavi sularda ve nöbetçi geçiren, emekli oluncaya kadar, baskılara rağmen ve sınav zamanlarında özellikle denize çıkan, dolayısıyla sınavlara ara sıra girerek 8 yılda fakülte bitiren, 1/4 dereceye inemeyerek emekli olan,emekli olunca da açlık sınırında maaşla geçinmeye çalışan, subaylara gelince bol kepçeyle verilen bu hakları alamayan Assubayların insan hakkı yokmu? Biz de insan hakkı istiyoruz.Yetkililere sorulması dileğiyle saygılar sunarım.
Hayri Arman
Kuşadası/AYDIN
(AŞAĞIDA Kİ BU MEKTUBU MU BAKAN BEY'E GÖNDERDİM...)
Sayın Milli Savunma Bakanı'mız; Vecdi GÖNÜL Bey Efendi...
Epey bir zaman önce tüm Emniyet Sınıfı ve Mahalle Bekçileri dahil,
Emekli Mensubiyetine dönük "100 TL Ek Ödeme" verilmesini, Hükümetiniz Kanunlaştırarak hayata geçirmiş, ve uzun bir zamandırda bu ödeme söz konusu kişilere yapılmaktadır... Allah Devletimize zeval vermesin diyesimiz geliyor inanın...
İnanında... Yoksulluk sınırlarının altında bocalayan; emekli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşların (3713 Sayılı Terörle Mücaadele Yasası Dahilinde Anılmayanlar) Devletimizce ikame edilen bu tutardan mahrum bırakılıyor olmasını da anlamaya çalışıyoruz mazur görünüz...
En son, çok kısa (şubat başı gibi) bir zaman önce medya aracılığıyla "Emekli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş emeklileri"ne "100 TL Ek Ödeme" yapılacağını "Zat-ı Alileriniz"in ağzından duyumsar olduk... Ve o günden bu güne bir an önce bu tutar bizlere ödenir diye dört gözle de bekler olduk... Ama ne hikmetse demeciniz yalnızca açıklamadan ibaret kalmıştır... Ve bu bizleri sükut-u hayala sevk etmektedir... Bizler, Devletimizin en önemli kurumu olan Milli Savunma Bakanlığı'mızın koltuğunda oturan Mümtaz Bir Şahsiyet olan "Zat-ı Alileriniz"in beyanıtını kanun bilir, teminat bilir, güvence biliriz...
Bendeniz, Terörle Mücadele Kapsamında anılmayan "vazife malulü" emekli bir uzman jandarmayım. 40 yaşındayım. Elinizden öper iki (2) çocuk sahibiyim...
Emekli maaşım;
mesleğini ifa ederken, Aziz Ülkesinin hizmetini ordu vasıtasıyla yerine getiriyor iken, tamamen masumane bir akıbetle sakat kalmış bir vatandaşın, yaşamını namerde muhtaç olmaksızın onurlu bir şekilde sürdüre bilmesi için maateessüf ki yeterli değildir... Sakatlandığım o günden sonra; Aziz Memleketimin müstesna kurumlarının, kanaat ve vicdan sahibi yöneticilerinin merhametine, adalet terazisine, insani değerleriyle, ahdevefa gibi insani ve kurumsal yükümlülüklerine hep güvene geldim/geldik...
Emekli asker olmamız hasebiyle de; gerek astsubaylarımızın, gerekse de uzmanların, ortak platformu olan internet sitelerine girmek kaydıyla, nabızlarını ve Hükümetimize karşı edinmiş oldukları tasarruflarını sıklıkla da müşahade etmekteyim... Ve herkesin mutabık olduğu ortak kanı:
"Zat-ı Alileriniz"ce bizlere dönük (emekliler) açıklamış olduğu "Ek Ödeme"nin bir an evvel bizlere tevdi edilmesi ihtiyacının paylaşıldığıdır...
Ve çoğumuzun yine paylaştığı başka bir ortak endişe de:
Kamuoyunun ve bizlerin hep birlikte izlemeye koyulduğu kimi asker kişilerin illegaliteye yönelmiş olma ihtimallerinin varsayımıyla ilgili yargı sürecinin halihazırda devam ediyor olmasıdır...
Bu süreçte yine en belirgin kaygımız:
Hükümetimizin;
kimi asker menşe-ili şahsiyetlerin bu denli bir illegaliteye maruz kalma ihtimali olmalarından ötürü de, bizleri bir şekilde sizlerin cenahında antipatiye, yanısıra gönlünüzden de uzaklaşmaya dönük duyguların bir şekilde aleyhimize tezahür etmek olasılığının zannımızca kabul görmesi ihtimalinin var sayımı ve endişesidir...
Umuyor ve diliyorum ki;
yine kimi asker kişilerin veya üst düzey kanaat sahibi bir takım yüksekte yer tutanların vebalinin faturası, bizlerin aleyhinde teşmil ve tahakkuk ediyor olmasın...(Bu kanı; bizzatihi şahsımın indinde ortaya konulan bir tespit değildir efendim. Gözlemlediğim Emekli çoğu insanımızın ortak kaygısıdır. Ve bu kaygının yaklaşan seçimlerde mevcut hükümetimizin, vatandaşımızca demokratik tepkisinde nasıl biçimleneceği yönününde hesap edilmesiyle birlikte; insanlarımızı hakk etmedikleri perspektiftende sıyırmak gerekliliği de mutlak değerlendirilmelidir diye naçizane düşünüyorum ...) Zira edilmiyorsa, ki bizlerde ihtimal vermek istemiyoruz elbette... Sözünü ettiğiniz "Ek Ödeme"yi geç te olsa, bir an önce bizlere tahakkuk ettirirerek müjdeyi ivedilikle vermiş olur, herkesin kafasında ki bir takım paranoyaları da böylelikle yıkmış olursunuz efendim...
Saygılarımla...
Ceyhan KAYA
(Emekli Muvazzaf Uzman Jandarma/AKSARAY
Ben de Gürcan Bey'in fikirlerine katılıyorum, artık bu ülkede hiçbir yöneticiye güvenmiyorum, hiç kimseden bir beklentim kalmadı, artık umutsuzluğumuzun son haddindeyiz. Beni yok sayan bir düzeni ben de yok sayıyorum, hiçbir siyasi partiye oy vermiyorum. Yıllarca bizleri tüyü bitmemiş yetim hakkı, vatan-millet edebiyatıyla uyutanlar, kendileri gözümüzün içine baka baka ülkenin kaymağını yiyenler bizi hep yok saydılar. Bizim güzel duygularımızı köreltenler, bizlere bu yazıları yazmaya mecbur edenler utansınlar. Onları İlahi Adalete, asıl hesap gününe havale ediyorum, tabi hakikaten imanları varsa! Tüm meslektaşlarıma saygılarımla.
Değerli Meslektaşlarım;
Hangi parti ya da koalisyon gelirse gelsin, bizim sorunlarımızın, bize yapılan haksızlıkların, soysuzlukların hiç bir şekilde son bulmayacağını biliyorum. Bu sınıfsal ayrımdan başka hiç bir şey değildir.
Bu rejimde de çözüm olmadığına inanıyorum. Cumhuriyetmiş, devletçilikmiş, milliyetçilikmiş, demokrasiymiş, Atatürkçülükmüş, vd. hepsi palavra. Bu söylemlerin hepsi mevcut bugünümüzde; lakin bize hiç bir faydası yok.... Devlet te onlara, devletin imkanları da onları, hukuk ta onlara, cumhuriyet de onlara, Atatürk de onlara....BU NEDENLE BEN BU SEÇİMLERDE VE BUNDAN SONRAKİ SEÇİMLERDE BİZE HAİNLİK YAPILAN BU SİSTEMDE, BU AHLAKSIZ DÜZEN İÇERİSİNDE HİÇ BİR ŞEKİLDE OY KULLANMAYACAĞIM. BİZİ HİÇ GÖREN BU HİÇLER İÇİN SANDIĞA GİTMEYE BİLE TENEZZÜL ETMEYECEĞİM.
İNSANCA YAŞAMADIĞIMIZ, İNSAN YERİNE KONMADIĞIMIZ, ACI ÇEKTİĞİMİZ BİR SİSTEM İÇERİSİNDE OLAN BU MEMLEKETİN BİLE BENİM İÇİN ARTIK HİÇ BİR DEĞERİ YOK... MEMLEKET DE ONLARIN OLSUN MEMLEKETİN TÜYÜ BİTMEDİK YETİM HAKLARI DA.... KÖŞKLERDE, YALILARDA DEVLETİN TÜYÜ BİTMEDİK YETİM HAKLARI ÜZERİNDE SALTANAT SÜRMEYE DEVAM ETSİNLER..... SON SÖZ : ALLAH BELALARINI VERSİN, BOZUK SOYLARI HELAK OLSUN.
Unutkan mudiler için son çağrı... Sizin paranız da kalmış olabilir...
ADINIZI YAZIN UNUTUĞUNUZ PARA VARSA ÖĞRENİN
http://www.gun24saat.com/index.asp?gorev=haberdetay&id=6170
Değerli ağabeyim Ersen GÜRPINAR'ın belirttiği 27 Şubatta TRT haberdeki İnsan hakları proğramında okunmak üzere bende aşağıdaki maili gönderdim. İnsan hakkımızın ihlal edildiğini sizlerinde iletmesi dileğiyle.
saygılarımla.
Yirmi üç yıllık meslek hayatının on yılı doğuda geçen, bu süre zarfında 14 defa ev taşıyan, çocukları üniversite sınavına girene kadar en az yedi defa okul değiştiren ve üniversite sınavında başarılı olamayan, şehit olamadan emekli olan, emekli oluncaya kadar, baskılara rağmen okuyarak fakülte bitiren, Doktora yapmasına rağmen 1/4 dereceye inemeyerek emekli olan,emekli olunca da açlık sınırında maaşla geçinmeye çalışan, subaylara gelince bol kepçeyle verilen bu hakları alamayan Assubayların insan hakkı yokmu? Biz de insan hakkı istiyoruz.Yetkililere sorulması dileğiyle saygılar sunarım.
Oktay Kaya Bolu
[EMAIL]insanhaklarisimdi@trt.net.tr[/EMAIL]
Merhaba Meslektaşlarım;
Emujad başbakana kadar sesini duyurabildi, bunu da gündüz başbakanıın televizyona çıkacağını ve seslerini email göndererek duyurabileceklerini sms yoluyla tüm üyelerine iletti. Dokunmayım TEMAD'ıma gariptir. Dünyadan bihaber garibim...
25 Şubat 2011 günü saat 18.00 de TEMAD mesaj panosuna yazım aşağıya çıkarılmıştır. yayımlanacağını sanmıyorum, saygılarımla
Sayın Mustafa EROL 24 Şubat 2001 günü ATV. de Sayın R.Tayip ERDOĞAN'ın programı vardı niçin gasp edilen haklarımızı ile ilgili kendisine soru yöneltilmesini sağlamadınız? Bizlerde sorular gönderdik ancak dikkate alınmadı siz telefon ile bağlanıp canlı yayında niçin sorunlarımız hakkında görüşmediniz* Siz bu günler için seçilmiş birisiniz, bu günlerde oratadan kaybolursanız bizleri sahipsiz bırakırsanız bana göre Gen.Bşk. olmanızın bir anlamı yoktur.
22 ŞUBAT 2011 Salı günü Saat : 13.00'da TBMM'nin Dikmen Kapısında yasal haklarımızın ilgililere tekrar duyurulması için TEMAD Genel Bşk.olarak bir açıklama yapacağınızı bir gün öncesinden duyurdunuz, niçin günler öncesi duyurmadınız, çeşitli illerden gelecek arkadaşlarımız vardı, ben İzmir'de kiminle görüşsen daha önce haber verilmiş olsaydı giderdik diyor. Sizin yaptığınız basın açıklaması bu nedenle amacına ulaşmamıştır, amacına ulaşmasın diye kasıtlımı bir gün öncesinden duyuru yaptınız?
Saygıdeğer Meslekdaşlarım,
Bizlere yıllardır önyargılarla yapılan haksızlıkları her platformda dile getirmeliyiz; Talebimizin imtiyaz ve ayrıcalık değil adalet eşitlik ve insan hakkı olduğunu belirtelim, birgün sesimiz mühürlenen kulaklara,vicdanlara mutlaka ulaşacaktır. aşağıdaki linklerden 27 Şubatta TRT haberdeki İnsan hakları proğramına insan hakkımızın ihlal edildiğini iletelim.
Sevgi ve saygılarımla
[EMAIL]insanhaklarisimdi@trt.net.tr[/EMAIL][IMGLINK=http://www.facebook.com/insanhaklarisimdi]http://www.facebook.com/insanhaklarisimdi[/IMGLINK]
Ben her iki yere aşağıdaki mesajı gönderdim
Bir ayın 10 gününü nöbet,tatbikat,gece eğitimi ve özel görevlerle kışlada geçirip tek kuruş fazla mesai almayan,AİHM kararına rağmen şahsi hürriyeti amirlerce muhakemesiz kısıtlanan, bir üniformasıda kefen olmasına rağmen mahalle bekçisi ziraat ev ekonomisti gibi sınıflardan daha alt kademeden göreve başlayan,yüksek okul mezunu tüm kamu görevlilerinin yükseldiği 1/4 kademeye yükselemeyen, talepleri imtiyaz ve ayrıcalık değil adalet,eşitlik ve insan onuruna saygı olan assubayların sesine kulak verilmiyor önyargılarla tahakküme varan haksızlıklara uğratılıyor BİZLERİN İNSAN HAKKI YOKMU bunu yetkililere sorarmısınız? Teşekkür ve saygılarımla
"Silah arkadaşıymışız"Pöh.Şahsen ben Silahlı kuvvetler içinde bulunduğum süre içinde hele hele bir kurmay subayla bir Astsubayın arkadaş olduğunu ne gördüm nede duydum.Arkadaşlıktan vaz geçtik(hiç bir Astsubayın böyle bir beklenti ve özenti içinde olduğunu da sanmam),Astsubayların mevcut haklarını tırpanlayan ve yenilerinin verilmesini de çok insafsız ve maharetli bir şekilde engelleyenlerde üst düzey karargahlarda çalışan bu Kurmay Subaylar değilmidir?Hemde Genel Kurmay Başkanının söz vermesine rağmen.Kayseri'de hukuk ve insanlık dışı bir şekilde,ipnozla sorgulanıp cezaevine tıkılan silah arkadaşları için hangi kurmay veya sınıf subayı ile Komutanları kıllarını kıpırdatmıştır?Son olarak 1960 yılından beri bu ülkede(başarılı,başarısız)o kadar darbe ve müdahele varken,yargıya intikal eden son iddialar karşısında,bağımısız yargının vereceği kararı beklemeye bile tahammül edemeden hırçınlaşmak,cümle alemi sanki TSK.lerinin tamamına karşıymış ve onu yıpratmak istiyormuş gibi göstermek,alemi kör herkesi sersem sanmak değil de nedir?