Sn.Site yönetimi,
Bazı arkadaşlarım siteye üye olmadıkları için ankete katılamadıklarını belirtmektedir. Mail kampanyaları gibi ankete site üyesi olmayanların da katılması mümkün müdür? Teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Karabağlar TEMAD İlçesinden çok değerli bir meslektaşımızın da ihraç edildiğini teessürle öğrendim. Ben o şubeden istifa ettiğim halde benim hakkımda da genel merkeze yazı yazılmış ve şimdi benim hakkımda da yazı gelmiş, mahiyetini bilmiyorum. Bu bir yaprak dökümüdür, bizlerde bir hazımsızlık var, BEN olma yarışı. BEN denildiği sürece bir adım atamayacağız, okyanusda filikayla kürek çekiyoruz. İçimdeki TEMAD sevdası bitmiştir. Biat etmeyenler ekarte edilmektedir.
AŞAĞIDA BİR MESLEKTAŞIMIZIN YAKARIŞLARI VAR LÜTFEN BU KONUDA DUYARLI OLALIM DUYURALIM DESTEK OLALIM
SAYGILARIMLA
ERHAN
DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM BİLE DİYEMİYORUM ÇÜNKÜ TERHİS BELGEM DE TOPÇU ER YAZIYOR.GÜNÜMÜZDE SICAK GELİŞMELER VAR ORDUDAN ATILANLAR HAKKINDA KANUN ÇIKACAK.MECLİSDE DESTEK VERECEK KİMSEMİZ YOK.TEMAD BİZİMLE İLGİLENMEYİ DÜŞÜNÜRMÜ ACABA.BAŞKANLARIMIZ ASDER DENEN DERNEKLE İŞBİRLİĞİ YAPIP ONLARIN ARKASINDA DURUP MECLİSTE DAHA ETKİN OLMALARINA YARDIMLARINI BEKLEMEK 21 YILLIK POSTAL IN HATIRI OLURMU ACABA.GEREK YAŞ KARARI İLE GEREKSE ÜÇLÜ KARARNAME İLE GEREKSE BAKANLIK ONAYI İLE ATILANLARIN HİÇ BİRİ ÖCALAN VE EKİBİNDEN DEĞİLLERDİ.KULAK VERİRDE SİTELERDE PAYLAŞILIRSA SESİMİZ YANKI BULUR SANIRIM.BİZLER AÇLIK SINIRIN DA FAKİRLİK SINIRIN DA DEĞİL KRALLAR GİBİ SÜRÜNENLERİZ.
27 Şubat 2011 Tarihinde gerçekleştirilen Muğla TEMAD 2.Olağan Genel Kurulunda yapılan seçim neticesinde Yönetim Kurulu Aşağıdaki şekilde oluşmuştur.
Halil ERGENLİ-Başkan
Fethi GİRAY-Başkan Yardımcısı
Ahmet SELÇUK-Sekreter
Bahtiyar ŞEYTAN- Muhasip
Birsen TURAN- Üye
Saygılarımızla.
Halil ERGENLİ
Yönetim Kurulu Adına
EYLEM...?
Genelkurmay, hepimiz mütabık oluruz ki, hiç bir dönemde bu konjonktürde manen yıprandığı kadar zinhar yıpranmadı.. Ama demokrasi denilen şeyin hukuk mekanizmasını harekete geçirmesi deyin; ama bir takım karanlığı seven yarasaların veya şeytandan daha akıllı olduklarını düşünen figüranların iş başında olduklarını varsayın.. Ne derseniz deyin, sonuçta mensubu olduğumuz kurumun en tepesinde de, en tabanında da ne kadar pozitif olsakta, manevi anlamda istenmeyen bir türbülans yaşanmaktadır.. Ve hangi statüde emekli olursa olsun, gerek kurumun emeklisi, gerekse de müeessir us sahibi her ademoğlu gibi bunu tahmin ede biliyoruz..
Sayın Metin AYAN'ın bir ifadesi gelince aklıma, ( [ M.S.B'lığında ki subayın mektubuna vermiş olduğu cevap ] "...yani şunu diyor biz burdayken GNKUR, un teklifi dışında hiçbir evrak bakana çıkmaz..." ) yukarıda ki değindiğim realiteyi (öznel) naçizane yormak istedim...Çünkü bu ülke de yaşıyorum!.. Ve ülkemi seviyorum..
Düşünüyorum da;
yukarı blok, bütün bu menfi varyasyonların yaşandığı zaman zarfında, çok tabii olarak kendi izzet-i nefislerinin müdahili olmak durumunda olacaklardır şüphesiz.. Ve bu doğal manevi savunma içgüdüsünün harekete geçmesine muhatap ve müsebib olmuş sivil idarecilere ve mekanizmalara dönükte, yine çok doğal olarak hafiften bir kırgınlık ve küskünlük diyebileceğimiz şahsi tasarruflarını takınacaklarından, acaba ordunun bel kemiği olan uhdesinde ki emektar astsubaylarımızın hakk taleplerini ne kadar kayda değer görüp, çözüme ulaşması meyanında kanaat bildirip/iletip hamisi olduğunu cümle aleme gösterme gereği duyar?..
Takdir edersiniz ki, irtifa olarak nirvana da olanlar; (bunun içerisine dünyanın her yerinden, her kurumundan, her coğrafyasından ve her etnisitesinden insanlar koya biliriz) şahsi egolarının kutsiyetinden mürekkep, tenezzüle amade görüp, aşağalarda kendilerine mütevazı bir yaşam bahş edilmişlerin feveranına kulak vermez, gözü kaymaz, k'ale almaz diye düşünüyorum..
"Züğürt Ağa" filmini bilmeyenimiz yoktur.. O filmde bir fragman vardı.. Hani köye yağmur yağmıyor da köylüler yağmur duası için şıh (şeyh) hazretlerine ağanın teşrif etmesini istiyorlardı yaa.. Ağa da, bir türlü haşmetli egosunu yenip gitmek istemiyordu hani.. Ve ironik olan da: Şıh efendi de bu durumdan kendi şahsi egosunun tatmini derdindeydi.. (Çünkü ağa ayağına gittiği halde şıh efendi naza çekmişti de hastalığını öne sürmüştü)
İşte Çok Saygıdeğer Emekli Astsubay Kardeşlerim.. Anlatmaya çalıştığım tam da budur..
Marifet; ağamızı ayaklandırmak ve sonra da şıhın imanından şüphe etmemeye bakar..
Hülasa: "EYLEM" de iyi hoştur.. Lakin bu kezde "Kibar Feyzo" filminden misal vermek istemiyorum..
Saygılarımla....
TEMAD mesaj panosundaki son yazı :
271 Mehmet TUNCER 23-02-2011 12:57 tarihli İş imkanı yazısı.
Bu gün 01 Mart 2011:
TEMAD yönetimi gelişmeleri bir hafta geçikmeli takip ediyor.
Çok acı !
Yönetim mesaj panosuna iki satır yazacak sanal adam da bulamıyor …
İleti ilgili makaleye yorum olarak taşınmıştır.(M.E.A.)
---
Bu yazıyı hayretler içinde ve şaşkınlıkla okumaya çalıştım.Yazarın araştırmalarınave verdiği emeklere saygı duyuyorum ama... ne tür bir kaynaktan yararlandığı hususunda şüphelerim var.
Bu güne kadar bildiğimiz resmi tarihin haricinde bilmediğimiz bir tarih mi var ?.
Çerkez Ethem evet başlangıçta çok yararlı işler yapmış bunu hiç bir tarih inkar etmiyor,egosunu yenemediği ve ben merkezci olma duygusunu bastıramadığı için hırsına mağlup olmuş bir kişidir.
Ne kadar Kahraman olursa olsun,yaşamını sürdürebilmek için Yunan ordusuna iltica etmesi affedilecek gibi değil.
Keşke yiğitçe çarpışmayı göze alıp Tarih sayfalarında Hain damgasını yemeseydi.
Kim ne derse desin sonuç affedilecek ve kabul edilebilecek bir durum değildir.
Tarihi yeniden yazmanın bir anlamı yok.Vahdettine de hain değil diyor bir takım görüş sahipleri ama o da bir Vatan hainidir.
Anladığım kadarı ile şimdi sıra birleşmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde Vatan haini olan bir kişinin "Astsubay" lığının ön plana çıkarılması manidardır.
Saygıdeğer Meslektaşlarım,
Mücadelemiz adına yapılan her faaliyeti önemseyip destekliyoruz,ancak yapılan yanlışlar konusunda neyle suçlanırsak suçlanalım iyi niyetli eleştirimizi, uyarımızı ve önerimizi yapmak zorundayız.
9 Ekim mitingi öncesi "miting bitiminde bir çok il ve ilçede eş zamanlı eylemler yapılsın basında günlerce yer alsın sesimizi ancak böyle duyururuz, bizler her türlü maddi ve manevi desteğe hazırız" önerimizi TEMAD yönetimi ne yazık ki dikkate almadı ve miting 24 saat sonra unutuldu !
Arkadaşlarımızın ısrarları sonucu çaresiz kalan yönetim KASIM ayında eylem kararı verdi ama nedense (!) vazgeçtiler, ardından yasak savmak için hiçbir etkisi olmayan iyi planlanmamış bir basın açıklaması yapıldı, bu hayal kırıklığına şimdi şubelerin ortak edilmesi politikası gereği metni genel merkez tarafından hazırlanan basın açıklamasını şubelerin bulundukları yerde yapmaları isteniyor, ayrıca lütfen basın açıklamasının içeriğine dikkat ediniz!
Kele yıkandın mı diye sormuşlar, tarandım bile yanıtını vermiş. Günlük politikalarla mücadele yaparsanız,üyelerinizin önerilerini, eleştirilerini dikkate almazsanız elbette başarılı olamazsınız. Sevgi ve saygılarımla.
Yıllardır bu ülkede özellikle biz assubaylar üzerinden bir SENARYO tezgahlanmaktadır. Şükürler olsun ki şu zamana kadar yazılarımızda ve sitemizde bu OYUNA gelmeyecegimizi defalarca yazdık,ifade ettik . O bakımdan gazete köşe yazarının bu yazısını aktarmayı uygun buldum .
Saygılarımla.
Atilla ABAYLI
.
YENİ ÇAG GAZETESİ
ÜMİT ÖZDAĞ'IN YAZISI
[URL=http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=17174]http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=17174[/URL]
Verilen linkte J.Gn.K.lığının açıklaması vardır. Yalan olduğunu ispat edebilecek bir kanıt yoksa açıklamaya inanmak gerektiği ve ayrıca mesajda K.lığa karşı suç teşkil edebilecek söylemler mevcuttur.Bu nedenle yayınlanmadı (M.E.A.)
--
sayın meslektaşlarım ;
hürriyet gazetesi her zaman oldugu gibi harbiyelilere borazanlık etmeye devam etmektedir..
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17145706.asp?gid=373 adresinde yazılı "Jandarma'dan devrimci karargah açıklaması" konulu habere yorum olarak gönderdiğim metin aşağıdadır.
Arkadaşlarımızın konuya yorum yazarak, düşünce ve izan yoksunu komuta kademesine ve kalemini harbiye çetesine satma eğiliminde olan gazetecilere hadlerini bildirmelerini diliyorum
Muhtemelen yayınlanmayacak olan yorumum :
jandarma genel komutanlığı tarafından yapılan savunmada,bahsi geçen şahısların assubay oldugunu açıklamak jandarma komutanlığının aczinin en büyük göstergesidir. Assubaylar da o kuvvetin bir personelidir. Açıklama,subayları korumaya yönelik,seviyesiz bir açıklama olup,vatana ihanet faaliyetleri sergileyen subay isimlerinin de ivedilikle belirtilmesi gerekir
Türkiye Emekli Astsblar Derneği İstanbul İl Başkanlığı 03.Mart.2011 Perşembe günü Saat 14 00 'da Taksim meydanında Özlük Hakları için Basın Açıklaması yapılacaktır.Tüm arkadaşlarımız ve Ailelerinin katılmaları önemle arz olunur...
İstanbul İl Başkanlığı
Tel: 0212 621 10 53 -- Fax: 635 39 73
Adres: Molla Şeref Mah. Tomrukçu Sok. Kat:4 No:47 Aksaray İSTANBUL
(TEMAD GENELMERKEZİNDEN ÇIT YOK..SN.UMUR TALU BASIN AÇIKLAMASINA KATILMASI ÇOK SES GETİRİR EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜRLER)
Bilgisayarımda her siteye rahatça girebildiğim gibi’’www.temad.org’’sitesine uzun bir süredir girememekte ve zorlanarak girebildiğim zamanlarda değişik yazılar karşıma çıkıyor.Sizlerdede aynı sorun yaşanıyormu?bunu öğrenmek istedim.
Biliyorsunuz Ergenekon suçuyla cezaevinde yatan değişik meslek guruplarından insanlar var ve bunların içinde bizim assb.meslektaşlarımız bulunuyor.Ne yazıkki gündemde öncelikli olarak (ilgiyle yazılarını izlediğimiz demokrat yazarlarımız dahil) paşalar ve subaylar tutuluyor(Türkiyenin,Cumhuriyetin;demokrasinin,vatanın tek sahipleriymiş gibi.) Assb.meslektaşlarımız bu gündemin içerisinde yeterli bir şekilde yer almadıkları gibi,ne yazıkki kendi meslektaşlarımızın bir bölümü gerek sözlü,gerek (facebook,MSN v.b.)teknolojik haberleşme ortamlarında kendi meslektaşlarımızı ve diğer meslek guruplarını yok sayarak sadece paşaları örnekleyerek üzüntü ve sitemlerini açıklıyorlar.Assb.lık ve derneğimizin mücadelesinde arkadaşlarımızla görüşmelerimizde biz kendilerine cezaevlerinde bizimde meslektaşlarımız olduğunu,onları niye gündeme getirmiyorsunuz?dediğimizde siz olayı Sb.Assb.meselesine getirdiniz,Assb.sorunlarından Ülkemizin sorunlarını unutuyorsunuz, hatta bölücülük yapıyorsunuz gibi ilginç suçlamalarla karşılaşıyoruz.
Uzun bir süredir gözlemlediğimiz kadarıyle gerek yaşadığım il içinde,gerek çevremizde, gerek facebook ortamındaki yazışmalarda meslektaşlarımın ifadelerinde tahammülsüzlük, saygısızlık,saldırganlık had safhada.Ne yazıkki yıllardır duyarlı arkadaşların tüm ikazlarına rağmen bizlerin mesleki sorunlarımız üzerine yoğunlaşmamız ve tek partimizin Temad olması ve bütün siyasi partilere eşit mesafe istenirken arkadaşlarımızın büyük bir bölümü bu mücadele içerisine siyaseti sokmak için ellerinden geleni yapıyorlar ve bu durum mücadelemize,gayretlerimize zarar verdiği gibi bizleri hızla parçalanmaya götürüyor.Tüm meslektaşlarımıza önce kendimize saygı diyerek sağ duyuya davet ediyorum ve siyasetlerini bu çatı altında değil siyasi derneklerde yapmalarını istirham ediyorum.
Çanakkale ilimizde gönüllü birkaç arkadaşımız ile beraber her düşünceden arkadaşlarımızı kucaklayarak derneğimizi bulunduğu konumdan daha ileriye taşımak,gerçek bir sivil toplum örgütü kimliğini kazandırabilmek için mücadele başlattık.Bu mücadele içinde bile önümüzde en büyük engeller maalesef kendi meslektaşlarımız içinden çıkıyor.
Geçenlerde bir toplantımızda bir meslektaşımız Genel Başkan Mustafa EROL’a telefon ile niçin Temad olarak Tesud’un Anıtkabir yürüyüşüne destek vermediniz diye sorduğunu, kendisinin ‘’Onlar bana ne verdiki ben onlara ne vereyim’’ diyerek telefonu kapattığını sitemle dile getirdi.Bir başka arkadaşımız Ankara mitinginde Bülent Arınç gibi bir şahsı yuhalamışsınız siz bu hakları zor alırsınız gibi sitemlerde bulundu.
Ben ülkemi seviyorum nidalarıyla kendini bu kadar küçük gören bir zümre varmıdır? Öncelikle T.C.vatandaşı olarak kendine,ailene,etrafına saygı duyacak,bulunduğun konumunu ve bizleri,kurumlarımızı,ülkemizi bu durumlara getirenleri sorgulamayı ne zaman öğreneceğiz?
Sn.meslektaşım bırak bari sorgulayanların önünde engel olma.
Saygılarımla…
Not:Bazı meslektaşlarımızın gerek sitelerimizde,gerek facebook paylaşımlarında Temad üyeliğinden niye ayrıldıklarını bazı bahanelerle dile getirdiklerini görüyoruz.Zaman zaman bizlerde bazı sıkıntılara düşüp bu düşünce içinde olsak bile bu mücadelenin üye olarak dernek çatısı altında yapılmasını,hem emekli hem muvazzaf arkadaşlarımıza bunun doğruluğunu anlatmaya çalışıyoruz.Dernek üyeliğinden ayrılma derneklerimizi belirli bir düşüncedeki kişilerin eline teslimiyet oluyorki ondan sonraki eleştiri ve mücadele biraz anlamsızlaşıyor. Arkadaşların bu konuda sakin bir kafayla tekrar düşünmelerini diliyorum.
Değerli Meslektaşlarımız,
Bu sitenin üyeleri zaten mücadeleye gönül vermiş meslektaşlarımızdır, sitemizi ziyaret eden birçok meslektaşımız da aynı düşüncedeler.
Bu site Assubayların özgür sesi olarak TEMAD'a ve mücadelemize destek misyonunu devam ettirmeye kararlıdır.
Birçok arkadaşımızın düşüncelerini bilmekle birlikte yapılacak çalışmalara ışık tutması bakımından bir anket düzenliyoruz.
Aşağıdaki anket sorularına ANKET başlıklı linki tıklayarak ulaşabilaceksiniz ve ilgili pencereden her soru için ayrı değerlendirme yapmalısınız. Sonuçları sizlerle paylaşacağız. Saygılarımızla.
ANKET SORULARI
1. TEMAD yönetiminin e.asb.ları yeterince temsil ettiğine inanıyor musunuz ?
a. Evet b. Kısmen c. Hayır
2. Eylemlerin eş zamanda yapılmasını istiyor musunuz,maddi ve manevi destek verir misiniz ?
a. Kesinlikle yapılmalı destek veririm. b. Yapılmasını istiyorum destek veremem c. Yararlı olacağını düşünmüyorum
3. Sorunlarımızın kim tarafından çözüleceğine inanıyorsunuz ?
a. Genelkurmay b.Siyasiler c. Her ikiside d. Çözüleceğini sanmıyorum
4. Sesimizin daha etkin duyulması için ne yapılmalı ?
a. Çalışmaları yeterli buluyorum b.Her türlü eylem ve etkin çalışmalar yapılmalı c.Ne yapsak ön yargılar değişmez
5. Mücadele için ne düşünüyorsunuz ?
a. Her türlü maddi manevi desteği veririm b. Maddi destek veririm c.Manevi destek veririm d. Boşuna uğraşmayın
28 şubat 2011 pazartesi akşam 22:55 İZ TV (YAKIN TARİH)PROGRAMINDA GÖNÜL DOSTUMUZ UMUR TALU VAR....
Bizim sesimizi 100 TEMAD şubesinden fazla duyuran ama TEMAD'ın vefa göstermediği Sn.Umur TALU'ya minnettarız..
ÇOK SAYGIDEĞER MODERATÖR. ZAT-I ALİNİZİN İNİSİYATİFİNE HAYRAN OLDUĞUMU BİLMENİZİ İSTERİM.
18 YIL GEÇMİŞTE OLSA EMEKLİYE AYRILALI, ÜLKEMİZDE RÜTBELİLERİN BİRBİRLERİNE NASIL BAKABİLDİĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYORUM NE YAZIK Kİ. BİLDİĞİNİZ ÜZERE UZM.J. EMEKLİSİYİM. EN AZINDAN ORTAK ÇIKARLARIMIZ EKSENİNDE BULUŞUYORUZ DİYEBİLİRİM. VE NE YALAN SÖYLEYEYİM BU ANLAMDA ZERRE KADAR AYRIMCILIK SERGİLEMEDİNİZ...
MEKTUBUN EN SON HALİ AŞAĞIDAKİ GİBİDİR. BİR ÖNCE Kİ MAKALEM AGRESİF VE RASYONELİTEDEN UZAKTI. DAHA RASYONEL UYARLAYARAK GÖNDERDİM.
SİZDEN İSTİRHAMIM ŞAYET YAPA BİLİYORSANIZ. AŞAĞIDA Kİ BENZER MEKTUBUMU SON GÖNDERDİĞİMLE LÜTFEN DEĞİŞTİRİNİZ. BÖYLESİ ÇOK DAHA AKILCI VE DOĞRU OLACAKTIR. TALEPTE BULUNDUĞUMUZ MERCİYE KÜLHANBEY EDASIYLA YAKLAŞMAK, ANCAK AKLI KITLARIN YELTENECEĞİ BİR ŞEY OLDUĞUNDAN BU TALEBİMİ UMARIM GERLÇEKLEŞTİRİRSİNİZ.
OKUDUĞUNUZDA BANA HAKK VERECEKSİNİZ. SAYGILARIMLA.
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
Sayın Milli Savunma Bakanı'mız; Vecdi GÖNÜL Beyefendi...
Öncelikle ifadelerime başlamadan evvel;
Saygılarımı sunmayı, ülkesi ve kurumlarına sevdalı, sorumlu bir vatandaş bilinci ve ödevi olarak gerekliliğini addetmek isterim...
Malumunuz; epey bir zaman önce tüm Emniyet Sınıfı ve Mahalle Bekçileri dahil,
Emekli Mensubiyetine dönük "100 TL Ek Ödeme" verilmesini, Hükümetiniz Kanunlaştırarak hayata geçirmiş, ve uzun bir zamandırda bu ödeme söz konusu kişilere yapılmaktadır... Allah Devletimize zeval vermesin diyesimiz geliyor inanın...
Yoksulluk sınırının altında aylık alan; emekli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşların (3713 Sayılı Terörle Mücaadele Yasası Dahilinde Anılmayanlar) Devletimizce ikame edilen bu tutardan mahrum bırakılıyor olmasını da anlamaya çalışıyoruz bağışlayınız...
En son, çok kısa (şubat başı gibi) bir zaman önce yazılı tüm medya aracılığıyla " astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş emeklileri"ne "100 TL Ek Ödeme" yapılacağını "Zat-ı Alileriniz"in ağzından duyduk ve gördük... Ve o günden bu güne bir an önce bu tutar bizlere ödenir diye dört gözle de beklemeye koyulduk... Ama maateessüf demeciniz yalnızca açıklamadan ibaret kalmıştır... Ve bu bizleri ister-istemez sükut-u hayale sevk etmektedir...
Bizler, Devletimizin en önemli kurumu olan Milli Savunma Bakanlığı'mızın koltuğunda oturan Mümtaz Bir Şahsiyet olan "Zat-ı Alileriniz"in beyanıtını kanun bilir, teminat bilir, güvence biliriz...
Bendeniz, Terörle Mücadele Kapsamında anılmayan "vazife malulü" emekli bir uzman jandarmayım. 40 yaşındayım. Elinizden öper iki (2) çocuk babasıyım...
Emekli maaşım; hükümetimiz görev almadığı zaman diliminde, en düşük memur maaşından 100/150 Lira kadar fazlaydı... Hükümet ettiğiniz bu süreçte, ne yazık ki aradaki fark tam tersine dönmüş, tabiri caizse unutulup gitmişiz...
Ispatı: Son "torba yasa"da 1500,00 Liraya kadar emekli maaşı alan "işçi emeklisi"ne altmış (60) Lira "seyyanen zam" yaptığınız gerçeğidir...
Gönül isterki: Düşük emekli maaşı alan bizleri de yüzdelik zamlar haricinde seyyanen olmak kaydıyla gözetiniz... 900/1000 lira sınırında maaş almaktayız...
Emekli asker olmamız hasebiyle de; gerek astsubaylarımızın, gerekse de uzmanların, ortak platformu olan internet sitelerine girmek kaydıyla, nabızlarını ve Hükümetimize karşı edinmiş oldukları tasarruflarını sıklıkla da müşahade etmekteyim...
Ve herkesin mutabık olduğu ortak kanı:
"Zat-ı Alileriniz"ce bizlere dönük (emekliler) açıklamış olduğu "Ek Ödeme"nin bir an evvel bizlere tevdi edilmesi ihtiyacının paylaşıldığıdır...
Ve çoğumuzun yine paylaştığı başka bir ortak endişe de:
Kamuoyunun ve bizlerin hep birlikte izlemeye koyulduğu kimi asker kişilerin illegaliteye yönelmiş olma ihtimallerinin varsayımıyla ilgili yargı sürecinin halihazırda devam ediyor olmasıdır...
Bu süreçte yine en belirgin kaygımız:
Hükümetimizin;
kimi asker menşe-ili şahsiyetlerin bu denli bir illegaliteye maruz kalma ihtimalllerinin olmasından ötürü de, bizleri bir şekilde antipatiye, yanısıra gönlünüzden de uzaklaşmaya dönük duyguların bir şekilde aleyhimize tezahür etmek olasılığının zannımızca cenahınızda kabul görmesi ihtimalinin var sayımı ve endişesidir...
Umuyor ve diliyorum ki;
yine kimi asker kişilerin veya üst düzey kanaat sahibi bir takım yüksekte yer tutan olası illegalite muhataplarının vebalinin faturası, bizlerin aleyhinde teşmil ve tahakkuk ediyor olmasın... (Bu kanı; bizzatihi şahsımın indinde ortaya konulan bir tespit değildir efendim. Gözlemlediğim çoğu emekli ast personelin ortak endişesi ve kaygısıdır...) Zira edilmiyorsa, ki bizlerde ihtimal vermiyoruz hiçbir şekilde...
Beklentimiz, bahse konu sözünü ettiğiniz "Ek Ödeme"yi geç te olsa, bir an önce bizlere de tahakkuk ettirirerek ödenmesi talebindedir... Kimilerimizin kafasında ki yersiz bir takım paranoyaları da böylelikle yıkmış olursunuz...
Satırlarıma son vermeden evvelde, müjdeyi dörtgözle beklediğimizi bilmenizi isteriz...
En Derin Saygılarımla Arz Ederim Efendim...
Ceyhan KAYA
(Emekli Muvazzaf Uzman Jandarma)
Gölcükteki parola olayını bir meslektaşımızın üzerine yıkarak kendilerini pirüpak ilan edenlerin aslında ne dümenler içerisinde oldukları ortaya çıkmıştır.O parolayı bir assubayın hazırlayamıyacağını vede uygulamaya koyamayacağını askerlik yapmış olan her kes bilir.Ordu komutanlığı yapmış zatı muhterem gölcükte bulunan belgeleri oraya bir kaç uzman,bilmemne koymuştur üst kademe bu hata yapmaz diye basını bilgilendiriyor bu ne yüzsüzlüktür.
OYAK YÖNETİM KURULU NA, Sıkıntı ve *** meselelerin çözümü gayesinde bugüne kadar ciddi bir mesafe katedilememesi,birlik ve dirlik tesis edilememesi,sonuca gidilebilecek strateji ve ekip çalışması yapılmamış olması ve vizyon sahibi yönetim iradesi oluşmaması sebeplerinden ötürü yönetim kurulunuzun istifasının sağlanmasını;en kısa sürede olağanüstü seçime gidilmesi yönünde karar alınmasını tensiplerine arz ederim.
Bir altta ki yazıma istinaden; sayın moderatöre yazımı yayınlamayın galiba nasıl göndermem gerektiğini buldum demiştim. (Ancak geç kalmış olacağım ki) Sayın moderatörün yayınladığını görünce bunları yazmak gereği de duydum...
Boş boğazın sultanı namında algılanmak istemem. Yalnız şu varki: Malum Bakan'dan sarf edilmiş bir söz var orta da.. Ve bu sözün yalanıp yutulmasına seyirci kalmamalıyız diye belki çaba sarf ediyorum..Yazmış olduğum iki satır makaleyle her şeyin çözüleceğine inanmayı çok isterdim. Ama
ataleti benimsemektense çabalayarak anılmak daha doğru olsa gerektir.
M.S.B'LIĞINA gönderdim.
Doğrusu hangi subay ne düşünürse düşünsün umurumda da değil. Ve Türkiye insanı "*** Kampı"nda da değildir üstelik. Bakan'a ulaştırıp-ulaştırılmaması konusu da demokraside ne kadar mesafe kat ettiğimizle ilgilidir; o da siyasetin kendi sorunudur!.. Ben aklın küllüyatında tespitlerde bulunduğuma inanıyorum. Kaldı ki hür ve düşüncesini yalnızca ifade eden emekli bir vatandaştan öte bir şeyde değilim. Gerisi yaralı olanları gocundursun. Sosyal patlamalar neden hortlar?.. Kimi yer/kimi bakar... gerisini yazmama gerek yok herhalde..
Sayın Başbakan'ın isimini zarfın üzerine düşerek; kendilerine de "bilgi" mahiyetinde gönderdim..
Sayın Editörüm 26 Şubat 23.48 de ANKET başlatmışsınız bugün saat 17:15 cevaplayan sadece BEŞ bu ne demektir anlayamadım bu saate kadar site tıklaması ise 1622 burada bazı şeyler yanlış gidiyor.Bana göre.Kafayı kuma gömmeye devam.