EYLEM...?
Genelkurmay, hepimiz mütabık oluruz ki, hiç bir dönemde bu konjonktürde manen yıprandığı kadar zinhar yıpranmadı.. Ama demokrasi denilen şeyin hukuk mekanizmasını harekete geçirmesi deyin; ama bir takım karanlığı seven yarasaların veya şeytandan daha akıllı olduklarını düşünen figüranların iş başında olduklarını varsayın.. Ne derseniz deyin, sonuçta mensubu olduğumuz kurumun en tepesinde de, en tabanında da ne kadar pozitif olsakta, manevi anlamda istenmeyen bir türbülans yaşanmaktadır.. Ve hangi statüde emekli olursa olsun, gerek kurumun emeklisi, gerekse de müeessir us sahibi her ademoğlu gibi bunu tahmin ede biliyoruz..
Sayın Metin AYAN'ın bir ifadesi gelince aklıma, ( [ M.S.B'lığında ki subayın mektubuna vermiş olduğu cevap ] "...yani şunu diyor biz burdayken GNKUR, un teklifi dışında hiçbir evrak bakana çıkmaz..." ) yukarıda ki değindiğim realiteyi (öznel) naçizane yormak istedim...Çünkü bu ülke de yaşıyorum!.. Ve ülkemi seviyorum..
Düşünüyorum da;
yukarı blok, bütün bu menfi varyasyonların yaşandığı zaman zarfında, çok tabii olarak kendi izzet-i nefislerinin müdahili olmak durumunda olacaklardır şüphesiz.. Ve bu doğal manevi savunma içgüdüsünün harekete geçmesine muhatap ve müsebib olmuş sivil idarecilere ve mekanizmalara dönükte, yine çok doğal olarak hafiften bir kırgınlık ve küskünlük diyebileceğimiz şahsi tasarruflarını takınacaklarından, acaba ordunun bel kemiği olan uhdesinde ki emektar astsubaylarımızın hakk taleplerini ne kadar kayda değer görüp, çözüme ulaşması meyanında kanaat bildirip/iletip hamisi olduğunu cümle aleme gösterme gereği duyar?..
Takdir edersiniz ki, irtifa olarak nirvana da olanlar; (bunun içerisine dünyanın her yerinden, her kurumundan, her coğrafyasından ve her etnisitesinden insanlar koya biliriz) şahsi egolarının kutsiyetinden mürekkep, tenezzüle amade görüp, aşağalarda kendilerine mütevazı bir yaşam bahş edilmişlerin feveranına kulak vermez, gözü kaymaz, k'ale almaz diye düşünüyorum..
"Züğürt Ağa" filmini bilmeyenimiz yoktur.. O filmde bir fragman vardı.. Hani köye yağmur yağmıyor da köylüler yağmur duası için şıh (şeyh) hazretlerine ağanın teşrif etmesini istiyorlardı yaa.. Ağa da, bir türlü haşmetli egosunu yenip gitmek istemiyordu hani.. Ve ironik olan da: Şıh efendi de bu durumdan kendi şahsi egosunun tatmini derdindeydi.. (Çünkü ağa ayağına gittiği halde şıh efendi naza çekmişti de hastalığını öne sürmüştü)
İşte Çok Saygıdeğer Emekli Astsubay Kardeşlerim.. Anlatmaya çalıştığım tam da budur..
Marifet; ağamızı ayaklandırmak ve sonra da şıhın imanından şüphe etmemeye bakar..
Hülasa: "EYLEM" de iyi hoştur.. Lakin bu kezde "Kibar Feyzo" filminden misal vermek istemiyorum..
Saygılarımla....
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts
24°C
Paz
26°C
Pts
25°C
Sal
23°C