OYAK'a üye değilim. Emekli olur olmaz üyelikten çıktım. Bin kez düşünsem bin kez çıkardım. Bu benim OYAK hakkında yorum yapmamı engelleyemez. Benim OYAK'tan bir beklentim yok. Ancak eğer burada yazıp haklarımız konusunda ahkam kesiyorsam, bir yere kadar konuşup sonrasına karışmayayım zülfiyare dokunuyor diyemem.
Çoğunluğu assubay olan askerlerin alınterlerinin nereye gittiğini sormak elbette hakkımızdır? Tüyü bitmemiş yetimin hakkını sormak elbette benim hakkımdır. Milli sermaye diye övünülürken bunun hiçte böyle olmadığını anlatmak elbette benim görevimdir. Ben iki ucu ..klu değnek misali bir tarafta eskinin imtiyaz sahipleri bir tarafta şimdiki imtiyaz sahipleri olmak üzere hepsine karşıyım. Çocuklarımızı bu vatan üzerinde yetiştirecek isek tabii ki bir şeylere karışmalıyız.
Deniyor ki hangi yılda hangi gelir elde edilirse o yıl dağıtılır. Ben diyorum ki bu böyle yapılmıyor. Hodri meydan...
Sonra deniyor ki büyüme ile ilgili kararlar yönetim kuruluna aittir. Peki kontrolsüz veya aşırı büyümenin yukarıda belirttiğim maddeye göre adaleti nasıl sağlanacak? OYAK yedi yıllık borç almış ödüyor. Bu borcunun yıllık taksitleri olmasa şu an üyelere ortalama yüzde dört daha fazla nema ödenecek. Peki bu ödenen borçların neması aynı kişiye dönecek mi? Ya da şöyle sorayım. Yüzde kaç personel bu ödenecek borcun nemasına kavuşacak? Ya da diyelim ki bu borç bir kerede kapatıldı. O halde bu yıl üye olanların gelirlerinde yaşanacak azalma asgari yüzde on olacak. Üyeler hep OYAK yönetiminin ağzının içine mi bakacaklar? Büyüme kriterleri nelerdir? Üye nemalarını belirli bir miktardan fazla ilgilendiren konularda üyelerin fikri neden alınmıyor? Ya da şöyle söyleyeyim. Rüzgar arkadan eserken herşey kolay. Dokunmayın OYAK'ıma denilebilir. Ancak zararlar başladığında veya bir mahkeme kararıyla zorunlu üyelik kaldırıldığında veya asteğmenlere geçmişe yönelik paraları ödenmesi hakkında mahkeme kararı çıkarsa acaba neler söylenecek? Tabii ki tek söylenecek şey var. Hükümet askerin yardımlaşma sandığını da yıktı. Polisin yardım sandığını destekliyor. İşte böyle söylenmemesi için ilk adımı OYAK atmalıdır. Daha şeffaf daha çağdaş bir yapılanma içine girmelidir.
Tüm eski üyelerini de kapsayacak şekilde yeniden değerleme yapmalıdır.
Kendi içinde yaşanmış ve örtbas edilmiş olabilecek tüm yolsuzluk veya usulsüzlük olaylarını kendi ortaya çıkarmalı ve temiz sayfa açmalıdır.
Kâr marjı oldukça düşük olan sektörlerden kaçmalıdır. Ayrıca denetim kurulu raporları tüm üyelere açık olmalı, bu raporlarda yaşanan olumsuzluklar ve bu olumsuzluklara karşı alınan tedbirlerden bahsedilmelidir. Üyelere reklam gibi sunulan genel kurul tutanakları gösterme geleneğine son verilmelidir.
Tüm iştiraklerden emekli rütbeli kim varsa çıkarılmalıdır. Birinci dereceden yakınlar bile işe alınmamalıdır. Bu kuruluş bir istihdam kuruluşu olmamalıdır.(Ordu pazarları gibi.)
OYAK iştiraklerinin kârı tek tek açık açık üyelere bildirilmelidir. Büyüme planlarındaki dengesizlikler giderilmelidir.
Tüm bunların olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Hayır. O zaman bizler de doğru bildiğimizi yazmaya devam edeceğiz. Dışardan da yıkmak isteyenler kolayca yıkacaklar. Çünkü her şey ortada...
Kısa dönem menfaatleri bir gün karşımıza zarar olarak çıkabilir. Saygılarımla...
Sayın Veysel ÇETİNER, OYAK yıllardır bizi kandırıyor bunu cümle alem biliyor, emekliliğimizde aldığımız nemalanmış para almamız gerekenin belki 1/3 bile değildi. Parayı veriyorlar, paralarımızla yapılan yatırımlar mal varlıkları hiç hesaba katılmıyor. Mal varlıklarının gerçek sahipleri bizler değil miyiz? Yurt dışında verdikleri batık kredilerin kendileri tarafından kurulan çakma şirketlere aktarıldığını düşünüyorum. Renault bile geçmiş son 3 yıl içinde en çok kâr eden 5 büyük şirket içindeyken nemalarımız %12-%14'dür. POLSAN'la mukayese edilmesi yanlış, polsan'ın yatırımları ve mal varlıkları ile OYAK'ın aynı değil. OYAK güven tazelemek zorundadır.
2012 Yılı Şubat ayına planlanan etkinliklerimizden 14 Şubat Sevgililer Günü münasebetiyle düzenlemekte olduğumuz yemeğe çoğulcu katılımlarınızdan dolayı hepinize memnuniyetimizi belirtirim.
Yönetimlerde esas olan, bütçesini, zamanını ve üyelerini iyi yönlendirebilmek, iletişim yeteneği gelişmiş, sabırlı, güvenli, toplum ruhunu canlı tutabilmek, topluma sinerji katarak bulunduğu yerden daha ileri noktalara taşıyabilmektir.
Bu prensiple hareket ederek, bu tür etkinliklerden elde edilen gelirlerle 2011-2012 eğitim ve öğretim yılında Antalya TEMAD şubesi olarak bir ilke imza atıp iki üniversite öğrencimize burs vermeye başladık. Bu iki meslektaşlarımızın çocukları uzanan yardım ellerini babasının, dedesinin arkadaşlarından meslek aşkına doğan sevgi bağlarını unutmayacaklardır. İlerde iyi bir yerlerde olduklarında, bu mesleği saygı ile anacaklardır. Emeği geçen siz değerli üyelerimize, Yönetim Kurulu Üyelerine, Kadın Kolları Başkanı ve çalışanlarına teşekkürü bir borç biliyorum.
Bu vesileyle tüm meslektaşlarımın Sevgililer Gününü kutlar, daha nice böyle anlamlı
Günlerde beraberlikler dilerim.
Mustafa DÜNDAR
TEMAD Antalya İl Başkanı
TEMAD sitesinde mesaj panosu kaldırıldı. Buraya genel şikayetler,uygun olmayan yorumlar yapılıyordu bu nedenle haklı görülebilir, ama yeniden düzenlenen şubelerin sitelerinde MESAJ PANOSU yer almıyor, eleştiriye tahammülsüzlük olarak değerlendiriyorum ve düzeltilmesini bekliyorum.
Sevgili arkadaşlar son yıllarda basında çıkan OYAK aleyhine haberlerin gerçekleri yansıtıp, yansıtmadığına bakılmaksızın sürekli gündemde tutulması.
Bu basının POLSAN (POLİS BAKIM VE YARDIM SANDIĞI) ‘nın da lehine haberler yapması. OYAK’la bağlantısı devam eden arkadaşların bu konuda dikkatli davranarak yorum ve mesaj yazmalarını, iki sandığın da aynı amaç için kurulduğunu. Son zamanlarda POLSAN’ın büyük atılımlar yaparak OYAK’ı örnek aldığını görmekteyiz.
Şimdi ne oldu da OYAK eleştirilirken, POLSAN desteklemektedir.
OYAK ile ilgili olumsuz eleştiriler yazan arkadaşlarımızın OYAK ile bağlarının olup olmadığını belirtmelerini etik olarak daha uygun olacağı düşüncesindeyim.
Her mesajımda yazdığım gibi OYAK astsubaylara bazı konularda çok büyük haksızlıklar yapmıştır. Daha önce emekli olan astsubay arkadaşlarımızın ikramiyeleri ödenerek ilişiği kesilmiştir. Yönetim ve Denetimde astsubaylara yer vermemiştir. İştiraklerinde emekli astsubay ve eş çocuklarına çalışma imkânı vermemiştir. Bu gibi sorunlarımızı OYAK ile oturup çözüm yolları aranmalıdır. OYAK’a saldırarak, kötüleyerek hiçbir kazanım elde edemeyeceğimiz gibi binlerce üyeyi mağdur etmiş oluruz.
OYAK’I NEMA KONUSUNDA ELEŞTİRENLERİN AŞAĞIDA LİNKİNİ VERECEĞİM POLSAN SANDIĞININ GENEL KURULDAKİ KONUŞMALARI OKUYABİLİRLER.
POLİS BAKIM VE YARDIM SANDIĞI’NIN
29.04.2011 TARİHLİ 47. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTI TUTANAĞI
1990’lı yıllarda Sandık bir şey yapmasa bile %60 kar elde ediyordu. 2000’li yıllarda %44, 2005’ te %24, 2011’ de %8 kar getiriyor. Mevduattan istikrarlı olarak kaçmak gerekiyor.
Saygılarımla.
[URL=http://www.polsan.com.tr/ekler/genelKurulTutanagi.pdf?dtid=38]http://www.polsan.com.tr/ekler/genelKurulTutanagi.pdf?dtid=38[/URL]
Sayın AYAN büyüğüm.
Ben de zaren Sadece AKBANK olarak anladım.
Ancak uzmanlık istediğini belirttiğini bir konuda ben de uzman olmadığımdan teknik kıyas yapamam.Ancak Benim bildiğim KOÇ ve Sabancı Holdinglerin OYAK'tan çok daha büyük ve maddi anlamda güçlü olduğudur. Dolayısıyla net bilmediğimiz konularda yorum yapamamakla birlikte yapıldığında da yanlışlığının kesin olacağı ortadadır. Denk olmayan güçlerin, denk gibi gösterilerek yapılacak örnekleme,kıstaslar farklı olduğundan yanlışa götürür.
Sabancı ve Koç, holdinglerinde açık ara önde olduğunu belirtmek isterim.
Onur mücadelemizin gönül dostu Sayın Umur TALU bu günkü yazısında rahatsızlığı nedeniyle spor yapamayacağını bildiren, amirin uzman çavuşun sözüne inanmayarak koşuya çıkarılması ve neticede uzman erbaşın vefatını konu almış. Kim bilir yazılamayan, saklanan daha ne ölümler var.
Silahlı kuvvetlerde assubay, uzman çavuş ve sivil memurlar doğru söyleseler de rütbece ast olduklarından söyledikleri amirin işine gelmezse yalan olur. Yalan ve doğru, kişilerin rütbelerine kaimdir. Amirin zihniyeti kötü olunca daha çok kadın dul kalır, çocuklar yetim. Subay üstün insan ırkı gibi, diğerleri ise köle. Bu zihniyet yıllarca üniversitelerde okuma hakkımızı engelledi, niye; aydın bir zümre yetişmesin diye, manevi baskı altında tutmak, hak aramayı bilmemek için. Ve oyak'daki paralarımızı rahatça hortumlamak için mi?..
Nas arkadaşımız madem bilgi sahibi Koç'un, Sabancı'nın parasal değerini bize yazarsa sevinirim. Oyak'ınkini de tabii! Benim sorum Koç ve Sabancı'nın şirketleri toplamı için değil, zaten dikkatinize sunarım açıklanan rakam sadece AKBANK'ın net kârı; bunun içinden revizyona, ona buna ne gider uzmanlar bilir, Oyak'ın da iştiraklerinin net kârıdır açıklanan ,ufak bir hatırlatmada bulunayım elde edilen kârdan sonra masraflar düşülür diyebilir miyiz, deniyorsa ki Akbank'ın işlem hacmiyle Oyak'ınki farklı, o da uzmanlık alanı benim değil, teşekkürler.
Sayın AYAN'ın sorusuna ben bir yanıt vereyim. Akbank tek başına 2.5 milyon kar etti diyorsunuz.
Peki sayın büyüğüm, siz OYAK işletmelerini,KOÇ ve SABANCI holdingleri ile aynı parasal değerde mi,siz öyle mi görüyorsunuz?
Ayrıca yatırıma,revizyona harcanan değerler aynı mı,eşit mi?
Yani sadece onlar 2,5 oyak 1,5 deme gibi bir yorumlama doğru mu?
Bir de Günşer büyüğüm;100 bin tl alma konusunda yağma hasanın böreği benzetmeniz gerçek olabilir ama sanırım yiyen biz olmayız.Olsa olsa oraya buraya saçmasapan şikayetleri yapan, yöneticilere hakareti, iftirayı,yalanı mücadele sanalar sayesinde peşkeş de çeken biz oluruz.
Takipteyim.
Sayın Metin Ayan sizin sorunuza cevap vermezler. İzah etmek istemezler. Daha ileri giderek on soru on cevap diye saçma sapan sohbetlere girerler. Soruyu da kendileri sorarlar cevabı da kendileri verirler. OYAK'a soru yöneltmek bugün belki rüzgarın yönü itibarıyla herkesin tükürdüğü noktaya tükürmek olarak görülebilir. Ancak umarım arkadaşlar sapla samanı ayırt ederler. Bence OYAK şu haliyle anayasaya, ticari mekanizmaya ve demokratik eşitliğe aykırı hükümler içeren kurallara sahiptir. En acısı kendi kuralını kendi işletememektedir. Bence OYAK iştirakler dahil tüm bilançolarını ayrıntılı olarak üyelerine göndermek zorundadır. Denetim kurulunun neyi denetlediğinin bilinmesi gerekmektedir. Karlılığı olmayan sektör veya tesis hakkında neler yapılmıştır? İlgili yıldaki kar ve bunun dağıtımına itiraz nasıl edilmeli ve hangi mahkemeye gidilmelidir? Devletin üst düzey yöneticileri, siyasetçiler hak, adalet, vatan millet, garip gureba edebiyatı yapanlar bir OYAK Genel Kurul üyesi olunca neden susmaktadırlar? Ya da hiç biri demişmidir ki!... Yahu kardeşim ben ne anlarım OYAK'tan moyaktan ben genel kurul üyeliği falanda anlamam beni karıştırmayın...
Yokkkkk....
Ama en üzüldüğüm nokta ne biliyormusunuz? İnterneti açıp şu haberi bekleyen bazı assubaylar mevcut. OYAK Erdemir'i satacak. Hepimizin cebine 100.000TL fazladan para girecek. Sayın arkadaşlar olmaz olmaz demeyin sonuçta yağma Hasan'ın böreği gibi bir durum sözkonusu...
Bizleri olumsuz etkileyerek yıpratan yazı ve linkleri, alıntı yaparak camiamıza taşımanın; bu yazıların amacına hizmet etmek olduğu bilinmelidir.
Bu yazıları, bir çeşit “soğuk savaş uygulaması” gibi kabul etmek gerekir.
Duyarlı olmakta yarar var.
ayaş enerjinin %50sini satıyorsun,oyak kuruluşları geçen yıla göre rekor kırıyor deniyor,SP notun B- den B ye çıkmış ,OYAK yönetim kurulu başkanının 2011 getiri beklentisi %12(geçen yılla aynı), net kar beklentisi 1.5 milyar,halen azda olsa hesabım olduğu için bana bilgi gönderen KOÇ.un AKBANK.ı tek başına 2011 kar.ı brüt 3.2 milyar,net 2.5 milyar olarak neredeyse OYAK.ın ve iştiraklerinin 2 misli kar açıklıyor!!bunu izah etmek isteyen varmı?
İLGİLİ BÖLÜME TAŞINDI E.G
MÜCADELEMİZİN DİKENLİ TELLERİ ...
Sayın Ersen GÜRPINAR TEMAD çatısı altında yaşadığımız sıkıntıları en güzel şekilde kaleme almışsınız, yazdıklarınızın hepsine katılıyorum hatta kimliğimize zarar vermekten çekindiğiniz için yazmadıklarınız da vardır eminim, çünkü benimde söylemek isteyipde içime attığım hususlar var. Bizlerden bazıları onur mücadelesi peşinde koşmakta, bazıları da kartvizitlerine yazacakları makam peşindedirler. Ancak o makamlar kimseye baki değil, gelip geçicidir. Makam peşinde koşan abilerimiz bunu anlayamadı ise söyleyecek sözümüz yok, kinci bir defa seçilemediklerinde makam peşinde koşanlara kaç kişi selam verir yaşadıklarında göreceklerdir. Son zamanlarda izmirdeki TEMAD İlçesi Bşk.larından birisi istifa etmiş, istifa onurlu bir davranıştır, zaten o başkan yüzünden dernek çok kan kaybetmiştir. İnşallah geçmişte istifa ettiğinde dilekçesini geri aldığı gibi bu kezde geri almaz. hani bir söz var " İnsan Tükürdüğünü Yalamamalı"
Yorumumu konu başlığının altına eklerseniz sevinirim, saygılar.
İlgili makaleye taşındı.
-
GENKUR. DİSKOLARI KAPATIYOR
Oda hapsi cezası verilmez, diskolar kapatılır, yarı açık cezaevi cezası verilir. Yarı açık cezaevi cezasından kastım izinsizlik cezası veya ikinci bir emire kadar mesai denilir. Yani cezanın adı değişir işlev aynı olur. Diskolar kapatılıyorsa Disiplin mahkemeleri de kaldırılmalıdır, hukuk eğitimi almayan amirin ceza verme yetkilerinde köklü değişiklikler yapılmalıdır. Bana göre en sağlıklısı Askeri mahkemelerdeki personel sivil hakim ve yargıçlar olmalıdır, böylece askeri yargı daha tarafsız olacaktır. ( DİĞER TARAFA YORUM EKLEYEMEDİĞİM İÇİN BURADAN GÖNDERİYORUM, SAYGILAR.)
Sayın İsmail TURAN abimizin verdiği onur mücadelesinden dolayı ellerinden öperim. Açılan davanın lehimize sonuçlanmasını ümit ediyorum. Ama bir köşeye çekilip de hazıra konmayı bekleyenler nasıl sindirirler bilmiyorum.
İlgili makaleye taşındı,burada yayınlanmayacaktır.(M.E.A.)
-
Sayın Özeren çifti emekli assubaylar.org sitesinin duayeni Sayın Ersen Gürpınar abimiz hakkında yazdıklarınızı tasvip etmiyorum. Dahası oldukça tuhaf buluyorum. Sayın Özeren'ler bizden ne bekliyorsunuz? Sizin yazınız dolayısıyla Sayın Ersen Gürpınar abimizi tanımamışız vay canına... mı diyeceğimizi zannettiniz. Lütfen....
Ben bu sitede beş yıldır varım. Benden öncesinden beri de Sayın Gürpınar vardır. Bırakın bir şubeyi, bir çok şubeyi toplasanız, hepsinden çok assubaylık bilincine hizmet edip birlikte hak arama sinerjisini yaratan bu site ve duayeni Sayın Gürpınar hakkında bu sitede yazdıklarınız gerçekten affedilemez. Ayrıca ben kendi adıma kredi çekip dernek idare ettim diyorsunuz. Parayı ödeyen gelsin derneğin başına diyorsunuz. Doğrusu yakıştıramadım. Şubeniz satılık mı? Seçime gidersiniz olur biter. Şubenin de borcu harcı varsa orada görüşürsünüz. Sizin muhasebeniz yok mu? Sayın Gürpınar sözün bittiği yerde olmasaydı sanırım şube mevzularını buraya taşımazdı.
Sayın şube başkanının daha açıklayıcı veya gereğini yapma noktasında olmasını beklerdim. Hizmetleri için kendisine teşekkür eder ve doğrusu en hafif ifadeyle teessüf ederim.
GEREKÇELİ KARARA TEMYİZ
İş mahkemesinin gerekçeli kararı 7 Şubat 2012 tarihinde tarafıma tebliğ edildi, 8 gün içinde yapmam gereken temyiz başvurusunu bugünkü tarih olan 10 Şubatta yaptım.
FİİLİ HİZMET ZAMMININ DERECELERDE SAYILMASI:
GEREKÇE: 5434 sayılı ve 657 sayılı yasalarda fiili hizmet süresi zammının intibakta değerlendirileceğine dair bir hüküm yoktur.
GEREKÇEYE İTİRAZIM: Hukuki yorumlamada asıl olan yasanın amacı ve kapsamıdır. Aksi olsaydı; 18 yaşında olan kişinin yaşının hesaplanması yerine kişiden “18 yaşındadır” yazılı nüfus cüzdanı istenmesi zorunluluğu doğar ki bunun fiilen uygulanması mümkün değildir. Emekli aylığına esas derecenin emekli sandığının karar muamelesiyle belirlenmesi de bir emekli muamelesi olduğundan bu işlem 33 ncü maddenin kapsamına girmektedir. Zor ve hayati risk taşıyan görevlerde çalışanlara avantaj olarak verilen hak uygulamada dez avantaja dönüşmektedir.
Fiili hizmet zamları derece tespitlerinde hesaba katılmadığından, 10ncu dereceden göreve başlayan ve emekli sandığının 25 yıl fiili hizmet kararıyla emekli olan iki memurdan zam hakkı olmayan memur 1. derece 2. kademeden emekli aylığı alırken, zam hakkı olan memur ise kanunun amacına aykırı olarak ancak 3. derecenin 3. kademesinden emekli maaşı alabilmektedir.
AYLIĞIMIN AST RÜTBENİN DERECESİNDEN VERİLMESİ
GEREKÇE: Emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte olan kanunlara göre emekli aylığı bağlandığından kurumun yaptığı işlem yerindedir.
GEREKÇEYE İTİRAZIM: Emekli maaşım mahkeme kararının aksine, emekli olduğum tarihte yürürlükte olan kanunlara göre değil yürürlükten kalkan kanunlara göre bağlanmıştır. 5802 sayılı kanundaki astsubay rütbeleri 31.8.1971 tarihinde yürürlükten kalmış, 926 sayılı kanunundaki astsubay rütbeleri yürürlüğe girmiştir.
Hizmet belgemdeki kayıtlarda görüldüğü gibi 31.8. 1971 tarihinden emekli olduğum tarihe kadar yürürlükten kalkan kanundaki 1 kademeli, 2, kademeli, 3 kademeli ve 4 kademeli Kıdemli Başçavuş rütbelerine yükseltilmemin ve 4 kademeli kıdemli Başçavuş rütbesinden emekli edilmemin hukuki dayanağı yoktur. Ben görev yaptığım süre içinde fiilen hiçbir şekilde bu rütbelere yükselmedim ve bu rütbelere yükseldiğim yönünde yazılı ve sözlü hiçbir tebligat almadım. Aksine dava dosyasına sunduğum delil belgelerimde de açıkça göründüğü gibi rütbelerim hizmet belgesinde yükseltildiğim yazılı rütbelerden çok farklı ast rütbelerdir.
Görev aylığım ve emekli aylığım ast rütbeye göre ödenen aylıktır. Ayrıca ast rütbeye göre aylığın ödenmesi ……….sayılı kanunun…………..maddelerine ve ……..sayılı kanunun …………….maddelerine de aykırı olduğundan iş mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.
SONUÇ VE TALEP:
Yukarıda arz ettiğim ve sayın yüksek mahkemenizce resen tespit edilecek diğer sebeplerle usul ve kanuna aykırı ANKARA 13. İş Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini arz ve talep ederim. Saygılarımla. 10 Şubat 2012
NOT: Daha önce yaptığım temyiz gerekçeli karar gelmeden yapılan ve hakkın kaybolmaması için yapılması gereken bir nevi ön temyizdir.
Ruh hastalıklı kişilerin, camiamıza olan sataşmalarına, bu sanal dünyadan karşılık verip, onlarının sapkınlığını beslemenin gereksiz olduğunu düşünüyorum.
“Cevher, yere düşmekle sakıt olmaz kadr-ü kıymetten.”
Sanırım bu kişi ben oluyorum. Yazımın neresinde sataşma var ? Yazımın neresi yanlış ? ve yine sanırım İşkur un sitesine girip meslekler sözlüğüne de bakmadın.
Ama hemen teşhis ve tanı da bulunabiliyorsun.
Hem bence ruh hastası olmak cahil olmaktan iyidir.