Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 24°C
Açık
Ankara
24°C
Açık
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 23°C
Çar 21°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Erdal Günşer Erdal Günşer
14/02/2012 at 7:02 AM
OYAK'a üye değilim. Emekli olur olmaz üyelikten çıktım. Bin kez düşünsem bin kez çıkardım. Bu benim OYAK hakkında yorum yapmamı engelleyemez. Benim OYAK'tan bir beklentim yok. Ancak eğer burada yazıp haklarımız konusunda ahkam kesiyorsam, bir yere kadar konuşup sonrasına karışmayayım zülfiyare dokunuyor diyemem. Çoğunluğu assubay olan askerlerin alınterlerinin nereye gittiğini sormak elbette hakkımızdır? Tüyü bitmemiş yetimin hakkını sormak elbette benim hakkımdır. Milli sermaye diye övünülürken bunun hiçte böyle olmadığını anlatmak elbette benim görevimdir. Ben iki ucu ..klu değnek misali bir tarafta eskinin imtiyaz sahipleri bir tarafta şimdiki imtiyaz sahipleri olmak üzere hepsine karşıyım. Çocuklarımızı bu vatan üzerinde yetiştirecek isek tabii ki bir şeylere karışmalıyız. Deniyor ki hangi yılda hangi gelir elde edilirse o yıl dağıtılır. Ben diyorum ki bu böyle yapılmıyor. Hodri meydan... Sonra deniyor ki büyüme ile ilgili kararlar yönetim kuruluna aittir. Peki kontrolsüz veya aşırı büyümenin yukarıda belirttiğim maddeye göre adaleti nasıl sağlanacak? OYAK yedi yıllık borç almış ödüyor. Bu borcunun yıllık taksitleri olmasa şu an üyelere ortalama yüzde dört daha fazla nema ödenecek. Peki bu ödenen borçların neması aynı kişiye dönecek mi? Ya da şöyle sorayım. Yüzde kaç personel bu ödenecek borcun nemasına kavuşacak? Ya da diyelim ki bu borç bir kerede kapatıldı. O halde bu yıl üye olanların gelirlerinde yaşanacak azalma asgari yüzde on olacak. Üyeler hep OYAK yönetiminin ağzının içine mi bakacaklar? Büyüme kriterleri nelerdir? Üye nemalarını belirli bir miktardan fazla ilgilendiren konularda üyelerin fikri neden alınmıyor? Ya da şöyle söyleyeyim. Rüzgar arkadan eserken herşey kolay. Dokunmayın OYAK'ıma denilebilir. Ancak zararlar başladığında veya bir mahkeme kararıyla zorunlu üyelik kaldırıldığında veya asteğmenlere geçmişe yönelik paraları ödenmesi hakkında mahkeme kararı çıkarsa acaba neler söylenecek? Tabii ki tek söylenecek şey var. Hükümet askerin yardımlaşma sandığını da yıktı. Polisin yardım sandığını destekliyor. İşte böyle söylenmemesi için ilk adımı OYAK atmalıdır. Daha şeffaf daha çağdaş bir yapılanma içine girmelidir. Tüm eski üyelerini de kapsayacak şekilde yeniden değerleme yapmalıdır. Kendi içinde yaşanmış ve örtbas edilmiş olabilecek tüm yolsuzluk veya usulsüzlük olaylarını kendi ortaya çıkarmalı ve temiz sayfa açmalıdır. Kâr marjı oldukça düşük olan sektörlerden kaçmalıdır. Ayrıca denetim kurulu raporları tüm üyelere açık olmalı, bu raporlarda yaşanan olumsuzluklar ve bu olumsuzluklara karşı alınan tedbirlerden bahsedilmelidir. Üyelere reklam gibi sunulan genel kurul tutanakları gösterme geleneğine son verilmelidir. Tüm iştiraklerden emekli rütbeli kim varsa çıkarılmalıdır. Birinci dereceden yakınlar bile işe alınmamalıdır. Bu kuruluş bir istihdam kuruluşu olmamalıdır.(Ordu pazarları gibi.) OYAK iştiraklerinin kârı tek tek açık açık üyelere bildirilmelidir. Büyüme planlarındaki dengesizlikler giderilmelidir. Tüm bunların olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Hayır. O zaman bizler de doğru bildiğimizi yazmaya devam edeceğiz. Dışardan da yıkmak isteyenler kolayca yıkacaklar. Çünkü her şey ortada... Kısa dönem menfaatleri bir gün karşımıza zarar olarak çıkabilir. Saygılarımla...
Lütfen bekleyin...