ÇOK DEĞERLİ ARKADAŞLARIM,
1970- 1975 astsubay eylemleriyle kazanılmış olan özlük haklarımız, zamanla geri alınmıştır.
2000 Yılında ödenmeye başlanan temsil tazminatının, astsubaylara ödenmesi son anda engellenmiştir.
16 Nisan 2008 de TBMM’de görüşülüp kabul edilen. Düzenlemeye göre, Astsubaylar, en üst devlet memuru derecesine (birinci derecenin dördüncü kademesine) kadar yükselebilecekti.
Ertesi gün ‘Tekrir-i Müzakere, yani yeniden görüşme’ talebi geldi. Meclis’te bir gün önce Astsubaylar lehine oy kullanan Bakan Çelik, bu kez aleyhte görüş bildirdi ve TBMM’de benzeri hiç görülmemiş bir şekilde, Astsubaylara verilen hak geri alınarak, emekli ve çalışan binlerce astsubayın sevinci kursağında bırakılmıştır.
2002 Yılından itibaren kurulan Hükümetlerde MSB olarak görev yapmış Bakanlarımızın astsubaylara vermiş oldukları müjdeli haberlerden bir sonuç elde edilmemiştir.
Yarbay maaşına denk maaş alan, KD BÇVŞ’ların maaşları üsteğmen maaşına eşitlenmiştir.
2000 Yılında ödenmeye başlayan temsil tazminatını almayan emekli albaylarla yarbaylar TBMM dilekçe komisyonunu TESUD önderliğinde yoğun bir şekilde dilekçe göndererek, haksızlığa uğradıklarını iletmişlerdir. Bunun neticesinde emekli albaylar ve yarbaylara da temsil tazminatının ödenmesini sağlamışlardır. Emekli subayların yapılan bu haksızlığı protesto etme hakları var ise emekli astsubayların da yapılan haksızlıklara karşı protesto etme hakları vardır.
En son yapılan 2012 Askeri Personel Yan Ödeme kararnamesinde de astsubaylar saf dışı bırakılmıştır.
Bu güne kadar, TEMAD tarafından yapılan tüm girişimler sonuçsuz kalarak bir ilerleme sağlanmamış. Verilen sözler yerine getirilmemiştir.
Bazı yorumcu arkadaşların sakin olalım, basın ve bazı çıkar gurupları bizi yönlendire bilir, düşüncelerine katılmıyorum. Astsubaylar, nasıl hareket edeceklerini bilen, kültürlü, eğitimli donanımlı kişilerdir. Asla böyle bir oyuna gelmeyeceklerdir.
Astsubayların, artık bekleyecek ve sabredecek tek bir günü bile kalmamıştır.
2012 Askeri Personel Yan Ödeme kararnamesi, haklarımızı diyalog yoluyla alamayacağımızın net bir göstergesi olmuş, yapılacak kanuni her türlü eylemin yolunu açmıştır.
Saman alevi gibi parlayıp sönersek, birkaç yıl sonra 30 yıllık KD BÇVŞ’lar teğmen maaşından daha az maaş alacaklardır.
Tepkimizi zamanında vermemiz sonuç alıncaya kadar devam ederek vermemiz gerekir.
Bu tepkilerimizi temsilcimiz olan TEMAD öncülüğünden alınacak kararlar doğrultusunda yapmalıyız.
KIYMETLİ ARKADAŞLARIM;
Son gelişmelerin ışığında, gerek eski TEMAD yönetiminin gerek ise yeni yönetimin yaptığı görüşmeler ve bilgilendirmeler sonucunda yetkili kişilerin gerek emekli gerek ise çalışan Astsubayların sorunlarını bilmeyen idrak etmeyen kalmamıştır.
Astsubay emeklilerine 100 tl'nin verilmesi teklifine kaynak yok diyenler bugün Subaya 600 tl'ye ulaşan zam vermiştir. Bu zam kararnamesi aslında görüşmeleri yapan TEMAD yönetimine de Astsubay camiasına da anlamlı bir cevaptır.
Şu andaki manzaradan ben endişe duyuyorum, herkes ortaya bir fikir atıyor, Astsubaylar başsız bir ordu gibi oradan oraya savruluyor, kimileri bunu fırsata çevirmeye çalışıyor, çok tehlikeli bir süreç içerisinden geçiliyor, önüne gelen Astsubayları yönlendirmeye çalışıyor.
TEMAD yönetimi mutlaka buna dur demeli yönetimi ele almalıdır.
İlerisi için maalesef pek umutlu değilim durum gösteriyor ki;
TEMAD yönetiminin 2 yıl içerisinde herhangi bir yürüyüş, gösteri, eylem kararı alacağını beklemiyorum, 3’üncü yılında seçim sürecinde bu kararları alabileceğini zannediyorum, içerisinde bulunduğumuz süreçte TEMAD emekli Astsubayların yanında, çalışan Astsubayların da haklarını talep eder hale gelmiş, hâttâ daha çok çalışan kesime hitap eder olmuştur.
Hâttâ bazı arkadaşlar nedendir bilinmez uzmanları da TEMAD’ ın savunması gibi yanlış bir talepte bulunmaktadır.
Bu durumlardan eskiden olduğu gibi şimdi de görüşülen, bilgi verilen talepte bulunulan kişi ve kurumlar rahatsızdır.
Genel olarak da bir sonuç elde edilememesinin nedeni de bu gibi durmaktadır.
İnşallah TEMAD bununla ilgili hukuki bir problem yaşamaz.
Arkadaşlar kimse bu camianın duygularıyla, umutlarıyla oynamasın, zamanını çalmasın.
Astsubay sorunları yeni keşfedilmiş gibi bir iki gazetenin yer vermesi, bir iki televizyonun sabah programında bahsetmesi bunlara bizlerin de sevinmesi hiçbir sorunumuzu halletmez.
Hatırlarsanız bunlar daha önce de yaşandı, unutuldu.
Gerçekçi olalım, Astsubayların maaşı, kampı, orduevi, lojmanı gibi sorunlar halkın kaçını ilgilendiriyor ki, halkın kaçı bu sorunlara olumlu yaklaşıyor ki, inin de sokakta bir vatandaşa sorun.
Artık ona buna dert anlattık, bilgi verdik, mektup yazdık, dosya bıraktıkla bu sorunların hallolmayacağı gün gibi ortada.
Bir kez daha sesleniyorum, Astsubay camiasının umutlarıyla, duygularıyla oynamayınız, zamanını çalmayınız.
Aynı yazıyı yorum olarak de göndermiş,orada yayınlandı (M.E.A.)
-
NEDEN ERKEN EMEKLİ OLDUM
1991 yılında oğlum doğduğunda Van ilinin bir ilçesinin köyü olmayan bir dış karakolundaydım,2 yıla yakın oğlumun bebekliğini göremedim,bebekliğini görememenin sıkıntısını hala yaşıyorum.
1996 yılında Siirt ilinin bir dış karakolundaydım. Kızım 1 yaşındaydı 3 yıla yakın kızımı haftada bir gün 1-2 saatliğine gördüm ,bir batı iline tayinim çıktığında kızım annesine sessizce”BABAM HERGÜN BİZİMLE Mİ kalacak? “diye sormuş.
2011 yılında üniversitede okuyan oğlumu ,liseye giden kızımı ve diğer *** sınıfına giden kızımı yalnız bırakıp Şırnak ilinin bir ilçesinin mezrasına gidecektim, *** sınıfına gidecek olan kızım da aynı şeyi sormasın diye gitmedim, yaklaşık alacağım 3500 lirayı bırakıp 1300 lira ile geçinmeye çok meraklıydım ancak mecburen emekli oldum.
Görevde yaşadığım sorunları anlatmıyorum bile, yine kurumum ile ilgili bir sıkıntım ve kırgınlığım yok ancak neden yasal hakkımız olanları bile verilmiyor?
Fatih PORTAKAL ve Umur TALU beylere şükranlarımı sunuyorum. Bizlerin hakkını savundukları için değil bu şükranım, sadece sorunlarımızı bir defada anlama IQ seviyesinde oldukları için; çünkü yıllardır anlatılmasına rağmen halen daha anlamayanlar var da !..
[URL=http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/737536-acilari-dusman-kilmak]http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/737536-acilari-dusman-kilmak[/URL]
Adalet eşitlik ve insan onuruna saygı adına tüm ezilenlerin yanında olan onlara demokrasinin erdemini anlatan cesur yürek Sn.Umur Talu sana minnettarız. Boğazda viski için muhafazakar geçinenler rüzgar gülü gibi oradan oraya dönen yazarların içimizi kararttığı bir Türkiye'de ezilenlere ışık olan sn. Umur Talu iyi ki varsın..
Basında medyada ses duyurmak ve Türkiye'yi haberdar etmek için 10 binler bazında büyük yürüyüş gerçekleştirilmelidir. TEMAD'ın tek görevi budur, derhal büyük miting hazırlıkları başlamalı Genelkurmayla görülecek mektup yazılacak falan bunlar boş şeyler bunlar yapıldı zaten, gnkur ve iktidar kapısı çalma zamanı bitmiştir, artık sokağa inilmeli ne sabredecek ne kaybedecek zaman zaman yok.
Özveri ile çalışarak dayanışmamızı sağlayan ve bu çalışmalara katkıları olan tüm meslektaşlarım ile bizleri gündemlerine alan medya kuruluşlarına teşekkürü borç bilirim. Durmak yok. Büyümeye ve verilmeyen haklarımızı aramaya devam.
Değerli meslektaşlarım,bundan önceki tecrübelerimiz göstermiştir ki,basın yayın organlarında sesimizin duyurulması,köşe yazarlarının sınırlı da olsa sorunlarımızı dile getirmeleri çok güzel, ancak bundan sonra daha fazlasına ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Çoğumuz gücümüzün farkında. Partileşelim! Bunun için il merkezlerindeki TEMAD temsilciliklerini de parti il merkezleri yapalım.Bununla ilgili kamuoyu oluşturup, belirlenecek bir tarih ve yerde detaylar için toplanalım. Bizi yönetenlere baktıkça bu iş için ne kadar vakit kaybettiğimizi şimdi daha iyi anlıyorum.Hepinize saygılar.
SORUNLARIMIZ ÇÖZÜLMEK YERİNE BİRİLERİ TARAFINDAN KULLANILMASINDAN KORKUYORUM...
ABD El Kaideyi kurarak Sovyetleri Afganistan’dan çıkarmak için kullandı..
ABD Büyük Ortadoğu Projesini başlatmak üzere Afganistan’ı ve Irak’ı işgal etmek için bahane yaratmak amacıyla El Kaideyi İkiz Kuleler’i bombalatmak için kullandı.
Irak’ı işgal için “Saddam’ın kimyasal silahı var” yalanını kullandı.
Kuzey Irak Kürt aşiret liderlerini Irak’ı bölmek için kullandı.
ABD Türkiye’ye karşı PKK’yı Irak’ın bölünmesi ve işgali karşısında nefes alamasın, eli kolu bağlı kalsın diye kullandı.
ABD İsrail’i “One Minute” türü müsamerelerde oyunun bir parçası yaparak, Recep Bey’i Arap baldırı çıplakları nezdinde parlatmak için kullandı.
ABD Recep Bey’i Ortadoğu Projesini hayata geçirmek üzere Arap baldırıçıplakları isyan ettirmek için Libya ve Mısır meydanlarında nutuk attırarak kullandı.
ABD Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı devirip İsrail’in önünde bir engel olarak görülen Suriye Devleti’ni yok etmek için Türkiye’yi kullandı, kullanmaya devam ediyor.
Uluslararası usta böyle davranınca yerel çıraklar geri mi kalacak..
Türk Ordusunu sindirilmek için Tuncay Güney, Türk Polisi, yargı ve Ordunun içine yerleştirilmiş saatli bombalar ve gizli tanıklar kullanıldı.
Nerden geldiği belli olmayan bir ihbar telefonu kullanıldı, başında araç komutanı bulunan devletin cephane kamyonu yasa dışı ilan edilip derdest edildi.
İmzasız ihbar mektupları kullanıldı, insanlar esaret altına alındı, hala esir durumdalar.
Benzer uygulamalar, aynı bir konuyu başka bir şeyi için kullanma durumu devam ediyor.
Biz emekli astsubaylar yıllardır bu platformlarda teknolojiden yararlanarak yıllardır OYAK ile ilgili sorunlarımız dahil sıkıntılarımızı haykırmaya çalıştık, sesimizi kimseye duyuramadık.
Taraf’ın tan malum valizli muhabiri gibi bir zat birden bire ortaya çıkıp bilmem ne emekçisi adlı bir site kurdu, başladı Oyak’a vurmaya.
Binlerin sesini duymayan birileri nedense bu bir kişinin sesini duyarak bunu kullanıp, TBMM’de komisyonlar kurup soruşturma açtırdılar.
Bu konuda bizlerin lehine bir sonuç çıkacağına, sıkıntılarımızın giderilmesi bir şeyler yapılacağına hiç inanmıyorum.
Tıpkı son "KOMKARSU" tazminatında yapıldığı gibi.
Yıllardır sıkıntımızı haykırıp duyuramazken, bu platformlarda birden bire ortaya çıktığı söylenen “80 000” kişi balonu beni korkutuyor.
Sakın bu olay da sıkıntılarımızın çözümü için bir başlangıç olma yerine ordumuza son darbeyi vurmak, astsubaylar düzeyinde tasfiye gerçekleştirmek üzere birilerine bahane yaratmak için kullanılacak olmasın?
Kusura bakmayın, "üzüldüğü yerden kopsun", "korkunun ecele faydası yoktur","bu fırsatı yaratanlar utansın" deyip geçemiyorum; çeşitli sıkıntılar içinde de olsa babam bu ülkede yaşayıp öldü, bu gün varız yakın yokuz ama ben ve oğlum da bu ülkede yaşıyoruz, başka gidecek yeri yok, torunum da bu ülkede yaşayacak.
Sorunlarımızın birileri tarafından kullanılması endişesini taşıyorum...
Değerli TEMAD Genel Başkanımız Sayın Ahmet KESER'i, Fatih PORTAKAL beyin proğramında yaptığı konuşmadan dolayı tebrik ediyorum. Kısa zamanda sorunlarımızı özetlemeye çalışmıştır.Telefonla katılan diğer çalışan Assubay kardeşimizin ise haklarımız konusunda donanımsız olduğunu hissettim. Öncelikli sorunlarımız, maaş adaletsizliği( Çalışan bir Kd.Bçvş' un maaşının Ütğm. maaşına eşit olması ve emekli assubayların maaşlarının yarı yarıya düşmesi),Başlangıç derecemizin 9/2 olması ve 1/4 dereceye yükselebilmemiz.Vb. yerine Kamplardaki adaletsizlikten bahsetti.Bu bilgi noksanlığının giderilmesi ve tüm arkadaşlarımızın donanımlı olması konusunda TEMAD Genel Merkezinin yasal sıkıntı olmayacak şekilde haklarımızın neler olduğu konusunda çalışan Assubayları bilgilendirmesi gerekmektedir.Fatih PORTAKAL Beyle yakalanan bu rüzgarın devam etmesi ve çalışanların da ellerini taşın altına koyarak, mail ve mesaj yağmurlarına devam etmelerini,ayrıca çalışanlardan TEMAD'a maddi katkı yapmaları için çalışmalar yapılmasının önemli olduğunu düşünüyorum.Saygılarımla.
Bilindiği üzere 09.10.2003 gün ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu TBMM’nde kabul edilerek yasalaşmıştır. Bu kanun, Türkiye’nin sosyal ve aynı zamanda siyasal hayatında önemli mihenk taşlarından birisi olup; bu kanunla kişi yönünden bilgi edinme hakkı, idare yönünden de bilgi verme yükümlülüğü açıkça ortaya konmuştur. Bilgi Edinme Hakkı Kanunun ile kişilere bilgi edinme hakkı tanınmış ve bu hakkın kullanımı güvence altına alınmıştır. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 5 nci maddesinin son fıkrası ile de; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer Kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı hüküm altına alınarak, kişilerin bilgiye ulaşmasındaki tüm engellerin kaldırılması amaçlanmıştır.
Bilgi Edinme Kanununun genel gerekçesinde şu tespitlere yer verilmiştir; “…Anayasada vatandaşın bilgi edinmesi ile bilgi edinme hakkının sınırlanmasına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, Anayasanın 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin hangi ölçülere göre sınırlandırabileceği gösterilirken “Bu hürriyetlerin kullanılması… Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması… amaçlarıyla sınırlanabilir” denilmiş, 28 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, Devlete ait gizli belgelere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı yazanların veya bastıranların veya aynı amaçla, basanların, başkasına verenlerin bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olacakları açıklanmıştır.
Bilindiği üzere, kamu kurum ve kuruluşlarında açıklık ve şeffaflık kavramı, olumsuz olarak görülen gizlilik kavramının giderilmesi ile yönetilenlerin yönetenlerin işlem ve faaliyetlerini denetlenmesinin sağlanması düşünceleri üzerine ortaya çıkmıştır. Demokratik ülkelerde, bilgi edinme özgürlüğü, temel hak ve özgürlüklerin kullanılması bağlamında vazgeçilmez temel haklardan biri olarak kabul edilmektedir.
Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 1 nci maddesinde, bu Kanunun amacının, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi olduğu belirtildikten sonra; Kanunun 4 ncü maddesinde, herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu ifade edilmiş, bu anlamda kişiler bazında bir sınırlamaya gidilmemiştir. Madde gerekçesinde bu husus; “…Madde ile amaçlanan, Türk vatandaşlarının ve Türk Hukukuna göre kurulmuş tüzel kişilerin herhangi bir şarta tabi olmadan bu haktan yararlanmalarıdır…” şeklinde açıklanmıştır. Görüldüğü üzere; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli personel ile ilgili olarak bilgi edinme hakkı açısından herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.
Kanunun, işlem konuları bakımından kapsamı da 5 nci maddede belirtilmiştir. Bu madde: “Kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi ve belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları” yolunda hüküm getirmiştir. Ayrıca maddenin son fıkrasında önemli bir hüküm daha getirilmekle “Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer Kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz” şeklindeki hüküm ile Kanunun diğer mevzuat (Kanun ve doğal olarak daha alt düzenleyici tasarruflar olan tüzük, yönetmelik ve yönerge gibi) karşısındaki gücü ve önceliği tespit edilmiştir.
Kanun, bilgi edinme hakkının sınırlarını 15 ile 24 ncü maddeleri arasında düzenlemiştir. Bunlar sırasıyla “niteliği itibariyle Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, ülkenin ekonomik çıkarlarına ilişkin (kanunda tanımlanan) belgeler, istihbarata, idari soruşturmaya, adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin belge ve bilgiler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğine ilişkin ve ticari sırlara ilişkin bilgi ve belgelerdir. (Kanunda bunların hangi hallerde kapsama dahil oldukları (istisnanın istisnası) ayrıca belirtilmiştir.)
Kanunun konumuzu ilgilendiren önemli bir hükmü de: “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, sözkonusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” şeklindeki düzenlemedir.
Bilgi edinme hakkı, yönetimin elindeki bilginin yine yönetim tarafından kendi çıkarları doğrultusunda ve istediği şekilde kullanılmasını (bilginin manipülasyonunu) ve idarenin keyfiliğini önlemek, ayrıca demokratik yollarla yönetilenlerin yönetimden “hesap sorabilmesi”ni sağlamak için, vazgeçilmez bir unsurdur.
Karar Dairesi:AYİM 3.D.
Karar Tarihi:02.02.2006
Karar No: E.2005/1366
Karar No: K. 2006/188
Bilgi Edinme Kanunu ile her vatandaşa tanınan bu haktan TSK personeli mahrum bırakılmak istenmektedir. Bazı birlik komutanları tarafından yayımlanan emirlerle, personelin müracaatlarını İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliğindeki müracaat ve şikayetler kapsamında silsile yolu ile yapılması "emredilmektedir" Emirlerde Bilgi Edinme Hakkınız var denmekte, ancak ima yolu ile aba altından sopa gösterilmekte, disiplin, medeni cesaret vs. gibi konulardan dem vurulmaktadır. Kısacası kol kırılsın yen içerisinde kalsın mantığı güdülmekte, kimse hakkını aramasın denmektedir. Sonra da biz bir aileyiz sloganı ile millete reklam yapılmaktadır. İmaj ve hakikat farklı. Bu nasıl aile ?..
Arkadaşlar cep telefonuma biraz önce gelen mesajı aynen bilgilerinize aktarıyorum.Astsubay arkadaşlarım bugünden itibaren yazacağımız adresimiz TV8 den Erkan TAN olacak.İşte adresi...http://www.erkantan.tv/iletisim.aspx direk iletişim adresi herkes öncelikle buraya mail atsınki mailler bir yerde toplansın.Asıl günümüz 27.04.2012 sabah 08:30 TV8 de hergün yayınlanan Erkan Tanla Başkentten proğramı.Herkesi davet ediyoruz.Mesajı alan rehberindeki Astsubalara göndersin lütfen.Bilgilerinize.
Değerli Meslektaşlarımız,
Misyonu TEMAD ve mücadelemize destek vermek olan sitemizin basın ve halkla ilişkiler bölümü E.ASB.GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU sözcüsü Sn.Ersen GÜRPINAR'ın AYDINLIK gazetesindeki yeni söyleşisi bugünkü gazetede (26 NİSAN) yayınlanmıştır.
Söyleşi özet olarak yayınlanmasına rağmen sorunlarımızı anlaşılır bir dilde ve hukuki gerekçeleri ile anlatan Sn.Gürpınar'a ve desteğini esirgemeyen özverili arkadaşlarımıza teşekkür eder,mücadelemize haklarımızı alıncaya kadar devam etme kararlılığımızı bir kez daha belirtiriz. Saygılarımızla.
[URL=http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/10983-genelkurmayn-teklifi-derhal-yasalatrlsn.html]http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/10983-genelkurmayn-teklifi-derhal-yasalatrlsn.html[/URL]
Saygıdeğer Meslektaşlarım,
FOX TV'de kısa bir sürede içinde bulunduğumuz durumu net bir şekilde ifade eden TEMAD Gn.Bşk. Sn.Ahmet KESER'i izleyince daha önceki TV proğramlarında "Assubaylar mayınları temizlesin" ve "Ben dışardan lise bitirdim komutanlarım okumama izin vermediler" tarzında ilgisiz konularla sunulan imkanı boşa harcayan başkanın kulaklarını çınlatıp yeni yönetimi tercihimizdeki isabeti ve bizler için bir şans olduğunu gururla birkez daha anladım; Sn.Başkana teşekkürlerimi sunuyorum.
Değerli arkadaşlarım kamplar ve orduevi gibi sosyal tesislerde elbette haksızlıklarımız var ama bunlar tali konular, bizim ilk önceliğimiz ön yargılarla tahakküme varan ekonomik sorunlarımız, bunu da anlatırken daha fazlasını ve imtiyazı talep etmediğimizi vurgulamak zorundayız.
Bu nedenle arkadaşlarımız sözlü ve yazılı yorumlarında haklarımızı hukuki gerekçelerle anlatmalıdırlar. Sitemizde yayınlanan "BİZ KİMİZ, NE İSTİYORUZ?" yazımızda bunlar özetle belirtilmiştir, yararlanılmasını diliyorum aksi halde yarardan çok zarar getirecektir. Adaletin gerçekleşmesi dileklerimle sevgi ve saygılar sunuyorum.
BİZ KİMİZ, NE İSTİYORUZ?
[URL=http://emekliassubaylar2.netau.net/index.php?option=com_content&task=view&id=152&Itemid=99999999]http://emekliassubaylar2.netau.net/index.php?option=com_content&task=view&id=152&Itemid=99999999[/URL]
Daha önceki yorumlarımda eleştirilerde bulunduğum, TEMAD Genel Başkanı Sayın, Ahmet Keser’den özür diliyor, saygılarımı iletiyorum.
Son yaptığı açıklamalarında, beklenen ve özlenen, adam gibi adam olduğunu ispatlamıştır.
TEMAD şimdi emin ellerde.
-
Sn.Site Yönetimi,
İyiniyet ve özveri ile yaptığınız tüm çalışmalar ve emekleriniz için teşekkürler.Ancak;geçmiş dönemde sitede vermiş olduğunuz"Adalete uzanan bir adım-Müjde 1/2 "gibi konuları duyurmadan önce,birkaç meslektaşımızın uyarılarını(ben dahil) gözeterek,bu ve benzeri,dayanağı kesin olmayan,duyuma dayalı,bir çok meslektaşı sonrasında hayal kırıklığına uğratacak haberleri siteyi taşımadan önce "çok sağlam"dayanaklarınız olması gerektiğini düşünüyorum.Aksi halde son dönem gelişmelerde olduğu gibi bu ve benzeri duyurularınız kızgınlık ve öfkenin artmasına destekten öteye gidemeyecektir.Eğer yanılıyor isem bu konudaki açıklamanızı bekler;
Saygılar sunarım.
İbrahim Güngörmez