Bilindiği üzere 09.10.2003 gün ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu TBMM’nde kabul edilerek yasalaşmıştır. Bu kanun, Türkiye’nin sosyal ve aynı zamanda siyasal hayatında önemli mihenk taşlarından birisi olup; bu kanunla kişi yönünden bilgi edinme hakkı, idare yönünden de bilgi verme yükümlülüğü açıkça ortaya konmuştur. Bilgi Edinme Hakkı Kanunun ile kişilere bilgi edinme hakkı tanınmış ve bu hakkın kullanımı güvence altına alınmıştır. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 5 nci maddesinin son fıkrası ile de; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer Kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı hüküm altına alınarak, kişilerin bilgiye ulaşmasındaki tüm engellerin kaldırılması amaçlanmıştır.
Bilgi Edinme Kanununun genel gerekçesinde şu tespitlere yer verilmiştir; “…Anayasada vatandaşın bilgi edinmesi ile bilgi edinme hakkının sınırlanmasına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, Anayasanın 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin hangi ölçülere göre sınırlandırabileceği gösterilirken “Bu hürriyetlerin kullanılması… Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması… amaçlarıyla sınırlanabilir” denilmiş, 28 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, Devlete ait gizli belgelere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı yazanların veya bastıranların veya aynı amaçla, basanların, başkasına verenlerin bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olacakları açıklanmıştır.
Bilindiği üzere, kamu kurum ve kuruluşlarında açıklık ve şeffaflık kavramı, olumsuz olarak görülen gizlilik kavramının giderilmesi ile yönetilenlerin yönetenlerin işlem ve faaliyetlerini denetlenmesinin sağlanması düşünceleri üzerine ortaya çıkmıştır. Demokratik ülkelerde, bilgi edinme özgürlüğü, temel hak ve özgürlüklerin kullanılması bağlamında vazgeçilmez temel haklardan biri olarak kabul edilmektedir.
Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 1 nci maddesinde, bu Kanunun amacının, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi olduğu belirtildikten sonra; Kanunun 4 ncü maddesinde, herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu ifade edilmiş, bu anlamda kişiler bazında bir sınırlamaya gidilmemiştir. Madde gerekçesinde bu husus; “…Madde ile amaçlanan, Türk vatandaşlarının ve Türk Hukukuna göre kurulmuş tüzel kişilerin herhangi bir şarta tabi olmadan bu haktan yararlanmalarıdır…” şeklinde açıklanmıştır. Görüldüğü üzere; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli personel ile ilgili olarak bilgi edinme hakkı açısından herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.
Kanunun, işlem konuları bakımından kapsamı da 5 nci maddede belirtilmiştir. Bu madde: “Kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi ve belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları” yolunda hüküm getirmiştir. Ayrıca maddenin son fıkrasında önemli bir hüküm daha getirilmekle “Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer Kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz” şeklindeki hüküm ile Kanunun diğer mevzuat (Kanun ve doğal olarak daha alt düzenleyici tasarruflar olan tüzük, yönetmelik ve yönerge gibi) karşısındaki gücü ve önceliği tespit edilmiştir.
Kanun, bilgi edinme hakkının sınırlarını 15 ile 24 ncü maddeleri arasında düzenlemiştir. Bunlar sırasıyla “niteliği itibariyle Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, ülkenin ekonomik çıkarlarına ilişkin (kanunda tanımlanan) belgeler, istihbarata, idari soruşturmaya, adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin belge ve bilgiler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğine ilişkin ve ticari sırlara ilişkin bilgi ve belgelerdir. (Kanunda bunların hangi hallerde kapsama dahil oldukları (istisnanın istisnası) ayrıca belirtilmiştir.)
Kanunun konumuzu ilgilendiren önemli bir hükmü de: “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, sözkonusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” şeklindeki düzenlemedir.
Bilgi edinme hakkı, yönetimin elindeki bilginin yine yönetim tarafından kendi çıkarları doğrultusunda ve istediği şekilde kullanılmasını (bilginin manipülasyonunu) ve idarenin keyfiliğini önlemek, ayrıca demokratik yollarla yönetilenlerin yönetimden “hesap sorabilmesi”ni sağlamak için, vazgeçilmez bir unsurdur.
Karar Dairesi:AYİM 3.D.
Karar Tarihi:02.02.2006
Karar No: E.2005/1366
Karar No: K. 2006/188
Bilgi Edinme Kanunu ile her vatandaşa tanınan bu haktan TSK personeli mahrum bırakılmak istenmektedir. Bazı birlik komutanları tarafından yayımlanan emirlerle, personelin müracaatlarını İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliğindeki müracaat ve şikayetler kapsamında silsile yolu ile yapılması "emredilmektedir" Emirlerde Bilgi Edinme Hakkınız var denmekte, ancak ima yolu ile aba altından sopa gösterilmekte, disiplin, medeni cesaret vs. gibi konulardan dem vurulmaktadır. Kısacası kol kırılsın yen içerisinde kalsın mantığı güdülmekte, kimse hakkını aramasın denmektedir. Sonra da biz bir aileyiz sloganı ile millete reklam yapılmaktadır. İmaj ve hakikat farklı. Bu nasıl aile ?..
Ankara 24°C
Açık
Ankara
24°C
Açık
Paz
25°C
Pts
24°C
Sal
22°C
Çar
19°C