BİRAZ POLLYANNACILIK…..
Futbol sonuçta bir oyun ama her şeye benim olsun diye yaklaşılınca sonuç böyle oluyor. Şampiyon takımın kupasının verilip verilmemesi konusundaki kararı bile ülkenin başbakanı veriyor. Ülkede iyi ki demokrasi var. Ya bir de demokrasi olmasaydı da padişahlık olsaydı, tıkanan köprü trafiğinin açılıp açılmaması da tek adam olan padişaha sorulurdu her halde.
Ülkedeki bu ortama rağmen son iki gün içinde, benim çevremde umutlandığım, sevindiğim, gururlandığım şeyler de vardı. Geçtiğimiz Cumartesi günü TEMAD Antalya olağan genel kurulu toplandı. Eski yönetim önümüzdeki dönem için aday olmadı. Üyeleri gerilip birbirlerinin gırtlağına sarılacak hale gelmiş bir dernekte, barışı, birlik beraberliği sağlayıp, kim aday olursa olsun, demokratik olarak hak eden kazansın ortamında derneği kongreye götürüyordu. Katılım olarak kongreye ilgi arzu edilenden az, ama önceki kongrelere göre fazlaydı. Üç yüz civarında üye katıldı.
Toplantıya TEMAD Genel Başkanımız Ahmet Keser de katıldı ve kısa bir açış konuşması yaptı. Konuşmasında, "Omzumda aileleriyle birlikte sayıları bir milyon kişiyi bulan camiamızın vebali var, bu bir milyon kişi bu yüreğe güç veriyor" vurgusu yaptı. Bir önceki dönemde aynı salonda yine bir başka TEMAD başkanı konuştuğu esnada, salonda bulunan meslektaşlarımın çoğunluğunun ekşi suratları ve birkaç kişinin şemkirircesine soru soruşları hala gözümün önünde. Bir konuda en azından umutlu olmak sanırım güzel bir duygu. Geçen yıllara göre bu gün, astsubayların sıkıntılarını hafifletme anlamında değişen bir şey olmamasına rağmen, dinleyici meslektaşlarımın gözlerinin içi gülüyordu. Genel Başkanımız salona gelişinde ve uğurlanışında, bir siyasi parti lideri gibi karşılanıp uğurlandı.
Aday olarak yarışacak üç ekip vardı. Divan başkanlığına aday tekti, tek aday oy birliğiyle seçildi. Söz aldıklarında başkan adaylarının hepsi, eski yönetime aynı övgü dolu cümlelerle teşekkür ettiler. Herkes birbirine saygılıydı. Sizin anlayacağınız, camiamızda emekler boşa gitmiyor, sanırım kalite yükseliyor. Bunlar bence camiamız adına sevinilecek şeyler. Yarınlara umutla bakabilme konusunda darısı ülkemizin başına.
Sonuçta Antalya TEMAD’da yarışı genç meslektaşımız Mustafa Değirmenci’nin başkanlığındaki ekip kazandı. Yeni ekibe başarılar dilerim.
BASIN AÇIKLAMASI
SON GÜNLERDE ASTSUBAY MESLEKTAŞLARIMIZIN SORUNLARI MEDYA ARACILIĞI İLE KAMUOYU GÜNDEMİNE YANSIMIŞTIR.
BU YAŞANAN SÜREÇTE BARIŞ VE DEMOKRASİ PARTİSİ (BDP)’NİN BİR VEKİLİNİN, BAHSİ GEÇEN SORUNLARA İLİŞKİN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNE SORU ÖNERGESİ VERDİĞİ BASINDAN ÖĞRENİLMİŞTİR.
ASTSUBAYLAR YAŞADIKLARI OLUMSUZLUKLAR NE OLURSA OLSUN, ÜLKENİN BAĞIMSIZLIĞI VE BÜTÜNLÜĞÜ İLE TEK VATAN, TEK DEVLET, TEK MİLLET ANLAYIŞINDAN ASLA ÖDÜN VERMEZ.ÜLKEYİ VE MİLLETİ AYRIŞTIRMAYA YÖNELİK EYLEM VE SÖYLEMLERİ GELİŞTİRENLERİN KARŞISINDA DA DİM DİK DURUR. YAŞADIĞIMIZ OLUMSUZLUKLAR NE OLURSA OLSUN BİZİM BARIŞ VE DEMOKRASİ PARTİLİ BİR MİLLETVEKİLİNİN SORU ÖNERGESİ İLE KONUNUN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE TARTIŞILMAYA AÇILMASINA İHTİYACIMIZ YOKTUR. SÖZ KONUSU GİRİŞİMİ ŞİDDETLE REDDEDİYORUZ. KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYRULUR.
AHMET KESER
TÜRKİYE EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ GENEL BAŞKANI
Sayın Başkanın basın açıklamasına şahsım olarak katılmakla beraber; benim içimin acıdığı nokta bizi yıllardır yok sayan zihniyetten yayımlanan muhtırayla yukarıda ki açıklamayı yapan partinin durumudur.
1.Bahse mevzu parti dahi astsubayların yaşadıkları olumsuzlukları, tartışmaya açık bir şekilde, varlığını kabul ederken aynı duyarlılığı KASTSUBAYIN göstermemesidir.
2.Tabi bu arada diğer partilerin özellikle TBMM gurubu olanların bu konudaki duyarlılıkları da ayrıca değerlendirilmesi gereken önemli bir konudur.
3.Gen.Kur. ile malum (BDP)nin açıklamalarını ve tepkisini değerlendirirsek; bizlere verilen değer ve önem konusunda üzülerek şahsım farklı şeyler düşünmektedir.
4.Sonuç olarak da sesimizi mevcut şartlarda Gen.Kur. ve diğer siyasi partilerin ve liderlerinin duymasını beklerken, duymamış gibi yapmaları da ayrıca beni derinden müteessir eden en önemli konudur. Tüm bunlar yaşanırken de BDP hakkında ki olumsuz düşüncelerimiz değişmemelidir. Her kese kolay gelsin.
SAYGIDEĞER MESLEKTAŞLARIMIZ
HAK ARAMA MÜCADELEMİZ HER KESİM VE KİŞİLER TARAFINDAN BİLĞİ VE İMKAN KABİLİYETLERİ ÖLÇÜSÜNDE YÜRÜTÜLMEKTEDİR.BUNUN İÇİN YÜKSEK BİLĞİ VE PARAYA İHTİYACIMIZ VARDIR.HİÇ BİR BİLĞİ GÜNÜMÜZDE MADDİ DEĞERSİZ SUNULMAMAKTADADIR.
GENEL MERKEZİMİZ TAMAMEN DOĞRU VE CESUR BİR KARAR ALARAK 1- ANKARADAKİ ŞUBE SAYILARINI ARTIRDI 2- GENEL MERKEZİN GENEL MERKEZ OLMA ÖZELLİĞİNİ KORUMASI İÇİN HER TÜRLÜ GEZİ VE ETKİNLİKLERDEN KENDİNİ SOYUTLADI
BU NEDENLE ÖNEMLİ ÖLÇÜDE GELİR KAYBINA UĞRAYABİLECEĞİNİ TAHMİN EDİYORUM.İŞTE BU NOKTADA İŞTE BENİMDE ELİMDEN HİÇ BİR ŞEY GELMİYOR.ÇALIŞIYORUM VAKTİM HİÇ YOK,DERNEK ÜYELİĞİNE İMKANINIZDA YOKSA GENEL MERKEZİN BANKA HESAP NUMARALARINA GÜCÜNÜZ NİSBETİNDE AYDA 5-10 TL AYLIK OTAMATİK ÖDEME TALİMATI VERİRSENİZ SİZİN DE ÇORBADA TUZUNUZ OLUR. UNUTMAYALIM DAMLALARIN GÜCÜ SÜREKLİLİĞİNDENDİR.DAMLALARDAN ÇAYLAR,DERELER ,IRMAKLAR OLUŞUR VE ÇEVRESİNE BEREKET VERİR.
Değerli meslektaşlarım, yaşadığım bir gerçek anı olarak 2004 yılında yazdığım ve Birgün Gazetesinde yayınlanan bir yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Meslektaşlarımız BU KADARINA DA PES diyorlarsa boşuna demiyorlar!
KIRMIZI-YEŞİL SANDALYELER
VE UTANÇ DUVARLARI
Değerli Meslektaşlarım;
Duvar deyince hemen herkesin aklına birçok duvar gelebilir; okul duvarı, bahçe duvarı, kışla duvarı gibi. Hatta ve hatta duvar filmi, filmdeki sahneler şöyle bir gözünüzün önünden geçebilir! Ancak bu duvar utanç duvarı olunca hiç başka duvarları hatırlatmadan, bağ-bahçe duvarı demeden çoğumuzun aklına Almanya’daki Berlin’i ikiye bölen dünya kamuoyuna mal olmuş adıyla anılan duvar, utanç duvarı gelir.
Bu duvar yıllarca Berlin’i, insanları ikiye böldü durdu. Ve sonuçta 9 kasım 1989’da yıkıldı, yok oldu gitti. İnsanlar arasına çekilen duvarlar utanç duvarıdır. Unutmamak gerekir, utanç duvarları ise er veya geç yıkılmaya mahkumdur.
Bak şimdi; duvar, utanç duvarı, kışla duvarı derken, benim aklıma da 2.ordu (Malatya) askeri lojmanlarının sosyal tesislerin çay bahçesi geldi. Şimdi içinizde bir ses çay bahçesinin bu duvarlarla ne ilgisi var diyebilir!
Hemen anlatayım; 26 Haziran 2004’de akşam üstü uzun süredir görmediğim bir arkadaşımı ziyaret için 2.ordu lojmanlarına gittim. Biraz sohbet etmek için oradaki çay bahçesine gittik. Çay bahçesine girdikten sonra ben şöyle oturalım deyip bir masayı gösterdiğimde, arkadaşım ”yok abi ilerideki masalara oturalım” dedi. Nedenini sorduğumda aldığım cevapla hayretler içinde kaldım. Meğer çay bahçesinde ki sandalyeler kırmızı ve yeşil olarak ayrılmış; subay ve ailelerine kırmızı sandalye, astsubay ve ailelerine ise yeşil sandalyeler tahsis edilmiş. Ve bu ayırım iki yıl öncesine kadar yokmuş. Gel de hayret etme! Hayret etmemek mümkün mü?
Değerli meslektaşlarım; burada fiziksel olarak göze çarpan bir duvar yok ama görünmez bir duvar var. Siz bunu yukarda bahsettiğimiz hangi duvar kategorisine sokarsanız sokun onu bilmem, ama ben bu ayrımı çok yadırgadım! Çünkü biz, muvazzaf asker ve astsubay olarak orduevlerinin, gazinoların kampların, lojmanların ayrılığına alıştık, ancak lojmanlar içindeki sosyal tesislerde, ailelerce müşterek kullanılan çay bahçesi ve benzeri yerlerin sandalyelerin renkleriyle bölünmesine alışmadık.
Bu uygulama çağdışıdır, aynı yaştaki rütbesiz çocuklarımızı bölmektir. Belki de çocuklarımızın bilinçaltına yerleşecek olan bu sandalye ayırımı, ömrünün sonuna kadar kafasında silemeyecektir. Ayrıca, aynı amaç uğruna o bölgede görev yapan personelin eşlerini bölmenin mantığı var mıdır?
Bu uygulamalar silahlı kuvvetlerin bütünlüğüne zarar verir. Hele hele günümüzde bütünleşmiş daha güçlü bir silahlı kuvvetlere ihtiyaç duyduğumuz şu dönemlerde bu ayırımlar neden?
Bu düşüncelerimi ordu komutanına iletmek için, ertesi gün Malatya TEMAD Başkanı Sn. İbrahim Toprak’la birlikte 4 kişilik bir heyetle 2. Ordu Komutanı Sn. Şükrü Sarıışık’ın makamına gittik. Ordu komutanlığı görevine yeni başlamıştı. Hoş-beş faslından sonra konuyu anlattım. Silahlı kuvvetlerimizin birlik ve beraberliği için, aynı yerde, aynı lojmanda olan çocukları, aileleri bölmemek gerektiğini söyleyerek bu uygulamanın kaldırılmasını talep ettim. Sn. Orgeneral Şükrü Sarıışık kısa bir müddet düşündükten sonra ‘’teamülleri bozmayalım’’ diye cevap verdiler. Yani öyle kalsın, kırmızı-yeşil sandalye olayı devam etsin dercesine ….Bizde daha sonra müsaade isteyip oradan ayrıldık.
Üzülüyorum, insan olarak üzülüyorum, emekli astsubay olarak, asker olarak üzülüyorum. TSK’yı 21. yüzyılda daha iyiye, daha ileriye ve daha yükseklere ulaştırmak için halledilmesi gereken yüzlerce konu varken, bizler hala nelerle uğraşıyoruz. Gel de üzülme!
Madem ki çocukları, aileleri ayırmaya, bölmeye çok hevesli kişiler, komutanlar var, araya çek bir duvar olsun bitsin! Duvarın adını da ne koyarsan koy....
İnsanlar, Almanya’daki yıkılan bu utanç duvarından yeteri kadar ders almamış olacaklar ki, ülkeler arasında bile sınırların kalktığı bir zamanda yeni utanç duvarları inşa etmektedirler.
Bu utanç duvarı da eninde sonunda yıkılacaktır.
Utanç duvarlarının olmadığı yarınlar yaşamanız dileğiyle...
Saygılarımla
Aşağıdaki linkteki mahkeme kararı çifte standarta güzel bir örnek.
[URL=http://www.msb.gov.tr/ayim/Ayim_karar_detay.asp?IDNO=2977&ctg=000002000019000022]http://www.msb.gov.tr/ayim/Ayim_karar_detay.asp?IDNO=2977&ctg=000002000019000022[/URL]
Lise mezunu, Harpokulu 2, 3 ve 4 yıllık mezun olan tüm subaylar zaman içerisinde intibakları 4 yıllık Harpokulu mezunu ile aynı seviyeye getirilmiştir.
Ancak konu Astsubaylar olunca 926 sayılı kanunda 4 ayrı cetvel kullanılmakta ve eski yıllarda emekli olmuş personelin intibakları ile ilgili çalışma yapılması akla bile gelmemektedir.
Başka bir örnek : 90'lı yıllarda çıkarılan bir kanunla Astsubaylara da tabanca verilmeye başlandı. Ancak kanundan önce emekli olmuş personele yönelik hiçbir çalışma yapılmadı.
Ama söz konusu subay ise gerisi teferruat zihniyeti, aşağıda görüldüğü gibi kılıcını bile vermek için kanunu çıkartmış hatta hala alamayan zat-ı muhteremler olması sebebiyle şu an komisyonda olan kanun tasarısına eklenen [URL=http://www2.tbmm.gov.tr/d24/1/1-0618.pdf]http://www2.tbmm.gov.tr/d24/1/1-0618.pdf[/URL] 70'inci madde ile 1 yıl olan süreyi 3 yıla çıkarmıştır.
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE İLK NASIP İSTİHKAKINA İLİŞKİN KANUN
Kanun Numarası : 5143
Kabul Tarihi : 21/4/2004
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 28/4/2004 Sayı :25446
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 43
Geçici Madde 5- (Ek: 5/2/2009-5837/36 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce emekliye ayrılmış ve 4608 sayılı Kanundan istifade etmiş subaylardan, çeşitli nedenlerle kılıç istihkakından yararlanmamış olanlara, kendilerinin veya yasal mirasçılarının bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde müracaat etmeleri halinde kılıç istihkakları verilir.
SESLENİŞ....
Rahat uyu Şehidim,
Hatıran yaşıyor bende,
Gel ne olur anneciğim;
Ruhum elemlerde.
Sen ki Vatanın sahibi...
Şehidimin annesisin;
Sonsuz rütbeli meleksin...
Taht kurmuşsun gönlümde.
Elemleri al ruhumdan,
Olmayım asla yurdumdan...
Yaşadığım şu zamandan;
Gidelim ileriye.
Bir bayrak ki al renkte,
Süzülür durur göklerde,
Verdiğin emekleride:
Helal et anneciğim.
Aynı mesajı daha önce yayınlandı (M.E.A.)
-
Askerhaber.com sitesinde 11 MAYIS 2012 tarihinde yayınlanan "KADIN ASKERLERE DOĞUM İZNİ SÜPRİZİ" konulu haberde Assubayların da yeşil pasaport alabileceklerine dair habere yaptığım yorum aşağıdadır.
Saygılarımla.
YANLIŞ HABER
Sayın editör, hiç araştırma yapmadan haber yapıyorsunuz maalesef.Gazeteciler araştırmacı olmalıdır.Aşağıda yazdığınız habere bir bakalım; "Astsubaylar, en yüksek devlet memuru derecesi olan birinci derecenin dördüncü kademesine kadar ulaşabilecek. Böylece lise mezunu bir astsubay da Yeşil Pasaport alabilecek." diye belirtmişsiniz. Bende diyorum ki; Lise mezunu subaylardan 3/1 dereceye inenlerin tamamı ile lise mezunu tüm devlet memurlarından 3/1 dereceye inen herkese bu pasaportlar veriliyor. Haliyle şu anki yasa değişikliğine gerek olmadan eğitim düzeyi ne olursa olsun, 3/1 dereceye düşen Assubaylar zaten yeşil pasaportu hak ediyordu, siz bu durumları araştırmadan sürekli yanlı haber yapıyorsunuz. Saygılarımla.
"*** başta taç imiş, her derde ilaç imiş,bir evlat pir olsa da Anaya muhtaç imiş."
Analar bizi dünyaya getiren, evlatlarımızı bize bağışlayan yüce insanlar onlara minnettarız. Anneler gününde emekleri ve aziz hatıraları önünde saygı ile eğilirken anneler gününü tüm içtenliğimizle kutluyoruz.
Bu anonim hikaye onların fedakarlığı ve sevgisine küçük bir örnektir.
Evin telefonu Sabaha karşı üç buçukta çaldı..
Uyku sersemi adam telefonu açtı.
Telefondaki Ses annesine aitti.
Telaşlandı, korktu başlarina bir şey mi gelmisti acaba diye endişelendi.
Annesi 'nasılsın oğlum iyi misin?' diye Sordu.
Oğlu şaskın bir ifadeyle 'iyiyim anne hayırdır, bir şey mi oldu, Siz iyi misiniz?' dedi.
Annesi 'biz iyiyiz birşeyimiz yok.Sadece sesini duymak istedim' dedi.
Oğlu da 'anne bunun için mi aradın? Saat Sabahın üç buçuğu yarın da konuşabilirdik' deyince annesi:
'Rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.
Oğlu 'evet anne rahatsız ettin' diyerek hiddetli bir şekilde cevap verdi.
Bunun uzerine annesi:
'25 Sene önce sen de beni bu saatte doğum sancıları ile rahatsiz etmiştin oğlum,
Doğum günün kutlu olsun' dedi ve telefonu Kapattı.
TÜM ANNELERİMİZİN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN.
Temad yönetimini yaptıkları ataktan dolayı kutluyorum.Sorunlarımızı anlatırken ilk etapta uyguladıkları strateji mükemmeldi.Bundan sonra biraz daha fazla maddi konullardan bahsederek kamuoyu oluşturmamız lazım.Bizim sorunlarımızın medyada konuşulmasının ve yazılmasının twitterdeki bu kadarınada pesdiyen assubayların büyük katkısı olmuştur tüm arkadaşlarımızı bu gruba üye olmaya davet ediyorum.
Arkadaşlar
Öncelikle hepimize gösterdiğiniz dayanışma nedeniyle teşekkürlerin bildiririm.
Bu site ve üyeleri Temad eski yönetimine o kadar destek vermesine rağmen bize sırt çevirdiler başarısızlıklarını bize mâl etmek gibi bir gaflete düştüler; ardından mücadelenin meşalesi Sn.Ersen Gürpınar'a Tuncer kardeşimizin yürüyüşü ile ilgili yıpratma kampanyasına kalktılar ama müfteri olup oturdular, zararı yine bize oldu.
Bugün Takvim gazetesinde sayın Temad başkanının açıklamalarını okudum, gönül birliğimiz,söylem birliğimiz olduğunu bir kez daha görerek mutlu oldum. Biz başaracağız çünkü haklıyız.
Site yönetimine, arkadaşlarımıza ve Temad başkanımız ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Haksızlıkları anlatırken örnekler verelim, mesela "bu kadar güç şartlarda çalışıyoruz ama birçok kamu görevlisi MYO mezunu ise 9/2, lisans mezunu ise 8/1'den göreve başlarken bu hak bizden esirgeniyor" diyelim, basına yazan arkadaşlarımız sitedeki yazılardan yararlansın farklı konuları anlatıp teferruatla dikkatin kaybolmasını önleyelim.
YALANLARI, KANDIRMACALARI BIRAKIN...
Sayın basın,
Sayın siyaset,
Sayın Genelkurmay yalanları, kamuoyunu kandırma gayretlerini bırakın artık.
Astsubayların "Bu kadarına pes" demesinden sonra astsubaylara yeni büyük haklar verilmiş miş.
Büyük haklar neler imiş;
İlgili yasadan " bayan astsubay" kelimesi çıkarılmış, yerine "kadın astsubay" denilmiş.
Haberde bu ibare saklanmış ama diğer devlet memurlarının daha önce düzenlenen yasaları paralelinde, kadın astsubayların doğum izinleri düzenlenmiş miş.
Bir emekli astsubay olarak kullanmak, şöyle bir vize almadan Dimyat turuna bile katılmak için falan bile cebimde param olmasa da bil fiil cebimde 25 yıldır yeşil pasaport taşıyorum.Ama emekli astsubaylara yeni bir hak olarak "yeşil pasaport verilmiş miş"
Ne büyük hak, ne büyük hak. Ne büyük yutturmaca. Astsubaylar lehine yapılan devrim niteliğindeki düzenlemeler gereği yapılan bu düzenlemeyi duyunca kalkıp zevkten oynayasım geldi. Astsubaylar 3 yılda erişecekleri bir sonraki rütbe ve bu rütbenin karşılığı olan haklara erişmek için artık 3 yıl yerine 6 yıl bekler olmuşlar.
Bırakın bu yalanları. Ben şu anneler gününde, ikinci ve son çocuğunu emekliliğinde üniversite okutmak zorunda olan emekli atsubay, çocuğunun okul giderlerini karşılamak için ikinci işte çalışsa bile hiç olmazsa çocuğun anası, emekli astsubayın eşi o yaşta bulaşıkçılık yapmak zorunda kalmasın istiyorum. Ben bayram sabahları, torunumun cebine üç kuruş harçlık koymak yerine, yere bakıp yutkunmayayım istiyorum.
Bırakın bu yalanları, kandırmacaları...
ANTALYA TEMAD Şubesinin olağan genel kurulunda seçilen Sn.Mustafa DEĞİRMENCİ başkanlığındaki yönetim kurulunu kutluyor mücadelemize hayırlar getirmesini diliyoruz.
NOT. Statüko zihniyetini yıkan bir önceki yönetime başarılı çalışmaları için teşekkür ediyoruz. Saygılarımızla
Bizi bizlerden çok savunan cesur yürek Umur bey'in rahatsızlığını üzülerek öğrendim kendisine acil şifalar diliyorum. Allah yardımcısı olsun dualarımız onunladır
Eskişehir TEMAD üyesi E.Hv.Slh.Kd.Bçvş.CEMAL SEYMEN (1958-77) Vefat etmiştir.Cenazesi 13 MAYIS 2012 pazar günü öğle namazına müteakip Eskişehir Havacılar Camiinden kaldırılacaktır. Mekanı Cennet Ruhu Şad olsun.
Camiamızın başı sağ olsun.
Cesur Yürek basında bizlerin sorunlarını sık sık gündeme getiren saygıdeğer UMUR TALU ya geçmiş olsun .İnş. en yakın zamanda eski sağlıklı günlerine dönmesini dilerim. İyiki varsın UMUR TALU
ADIM ADIM YOL HARİTASI
Bazı medya ve televizyon kanalları Assubay hak ve taleplerine gerekli itina ve özeni göstermek yerine; proğramlarını reyting amaçlı yayın politikalarına malzeme yapma alışkanlığına ne yazık ki devam ettiler. Erkan Tan eline yarım kanat kartalı alıp olağanüstü bir başarı yakalamış bir gazeteci; Okan Bayülgen yeni bir kıta keşfetmeye çalışan keşiş edaları ile kanallarına epey prim yaptırdılar şüphesiz.Tabiki buda kanal işletmecilerinin en doğal hakkı"sorun senden; reyting benden, türü yeni çağdaş kapitalizmin gerekleri ne de olsa. Bu denli büyük medya organizasyonundan sonra Hükümetin kulağına kaçan kar suyu, mevcut tüm çalışan Assubayların ancak onda birinin istifade edeceği 1/4 onayı olmuştur. Daha önce yazdığım iki yazımda yol haritalarını anlatmıştım.Asla "şimdi ne olacak" dememek adına elimizde hazır bekleyen yol haritalarına artık tekrar dönecek ve ikinci adımı atacağız.TEMAD Genel Başkanımız kendi kamuoyumuza derneğin bundan sonrası için planladığı bir yol haritası olduğunu bir süre önce açıklamıştı. Akil insanlarımız ve hukukçularımız Genel merkezi bundan sonra izlenmesi gereken yöntem ve atılacak adımlar konusunda aktif olarak yönlendirmeye devam edeceklerdir kuşkusuz. Ben de kendi eylem planımı bu anlamda paylaşmaya devam etme konusunda etkin tutumumu sürdüreceğim.
1) Hükümet; Assubaylar ve Emeklilerle ilgili düzenlemenin Meclis Genel Kuruluna sevkedildiğini açıkladı. Tasarıda 1/4 katsayıya ek olarak hastalık izinleri ile Tüm Silahlı Kuvvetleri ilgilendiren zorunlu hizmetin düşürülmesi var. TEMAD Pazartesi günü bir basın bildirisi ile düzenlemenin komik ve alaya alınır bir üslup ve içerikte olduğunu, bunun tüm taleplere karşın; anlaşılabilmiş,algılanabilmiş en küçük bir iyileştirme bile olmadığı kamuoyuna yazılı bir açıklama ile deklere etmelidir.
2) Türkiye gündemi Başkanlık sistemi ve yazımına başlanan yeni anayasa taslak çalışmasının atmosferi ve tartışmasına girmeden,Assubay hak ve talepleri sıcaklığını yitirmeden,yeni eylem planı da bu bildiride yer almalıdır.
3)Habertürk,Sabah,Hürriyet gazetelerine bir günlük tam sayfa "YETER ARTIK" başlıklı Assubay hak ve taleplerini içeren, ilk beş madddesi acil öncelikli olmak üzere toplamda 10 maddelik muhtıra tarzında sert ifadeli bildiri verilerek yayımlatılmalıdır.
4) TEMAD ın resmi sitesinden; kurumun banka ve PTT. hesap numaralarına acilen maddi destekte bulunulması için özellikle çalışan tüm Assubaylara çağrıda bulunulmalıdır.
5) Haziran ayının ilk hafta sonu pazar günü Kızılay veya Tandoğan meydanında ülkedeki tüm Assubaylar ve aileleri ile; Uzmanların ve ailelerinin; sivil toplum örgütlerinin ve medyanın davet edileceği en büyük miting ve açık hava gösterisi tertiplenmelidir. Bu organizasyona ülkedeki tüm TEMAD şubeleri, otobüs ve araç kiralamak ve pankart,afiş ve bayraklar hazırlamak suretiyle öncü destek olarak görevlendirilmelidir.
6) Tüm TEMAD şubelerindeki yönetim kadroları Pazartesi gününden itibaren "HEDEF YÜZBİN ÜYE" kampanyası başlatarak üyelik için tek tek bire bir Emekli avına çıkmalıdırlar.
7) Genel merkezin bildiri ve eylem planlarında uzlaşma için olmazsa olmaz şart;her çalışa na 8/1, her emekliye 1/4, her emekliye çalışma maaşının yüzde seksenbeşi ile Emekli Sandığının 70.maddesindeki derece farklılığının sebep olduğu maaş uçurumunun kaldırılması ve OYAK olmalıdır.
8 ) TEMAD ın çalışan Assubayları isyan ve kışkırtmaya davet ediyor açıklamasını muhtıra şeklinde yayımlayan GenKur.aleyhine Halkı,kişi ve kurumları kin ve düşmanlığa tahrik etmek;insan hak ve hürriyetini tehdit etmek;TSK personeli arasında ayırımcılık,adaletsizlik;özlük haklarında kısıtlamaya gitmek suretiyle sınıf üstünlüğü kurmaya çalışarak orduyu bölücülüğe teşvik suçlamalarından dava açılmalıdır.GenKur.un TEMAD ı kapattırma yolundaki resmi talep ve niyetine karşılık bu adım derhal atılmalıdır.
9) Pazartesi günü itibarı ile CHP.ve MHP.Genel başkanları ziyaret edilmeli ve olmazsa olmaz talep dosyası acilen gereği için bu iki partiye sunulmalıdır.İktidar partisinin ve Başbakanın rengi belli olmuştur.
10) Anayasa taslağı yazılmaya başlanmıştır. Akil adamlar ve hukukçulardan oluşacak danışma kurulu Sayın Cemil Çiçek i ziyaret ederek İç Hizmet Ve Askeri Ceza ile ilgili Anayasal yeni düzenleme ve tanımlamaları taslak metne yazdırmalıdır.
11) Assubayların İnsanca yaşayabilecekleri düzenlemeleri ihtiva eden Çalışan ve emeklilerin acil sorun ve çözümleri konulu broşürler Genel Merkez tarafından acilen bastırılıp,çoğaltılarak,tüm muhatap ve kurumlara dağıtılmalıdır.Şubeler de bu broşürleri çoğaltıp üyelerine göndermelidir.
12 TEMAD yeni yol ve eylem kararını en kısa sürede yapacağı olağanüstü bir kurul da alınacak çoğunluk karar ve yetkisi ile sağlamlaştırmalı ve güven tazelemelidir.
13) Çalışan tüm Assubayların derneğe olan bağlılık ve güvenleri asla istismar edilmemeli,fiziksel veya görevsel olmazsa da duygusal tepki verebilmeleri ve üzüntülerini ifade edebilmelerinin de yasak olamayacağı daim hatırlatılmalıdır.
14 TEMAD artık ikinci aşamada sertleşmeli,dik ve vakur duruşunu şimdiye kadar koruduğu şekliyle muhafaza etmelidir.
15)TEMAD, resmi sitesindeki a na sayfasından; öncelikle ekonomik ve Oyak haklarımız kabul görene kadar bu mücadelenin artarak ve katlanarak devam edeceğinden hiçbir emeklinin en küçük bir kuşku ve yılgınlığa düşmeyeceği hususunda bir a na metin bulundurmalı ve hiç silinmemeli dir.
Bu metni yazdığım sularda Galatasarayın şampiyon olduğunu öğrendim Her iki takımımızı da kutluyor şampiyonlar liginde başarılar diliyor.Değerli site yönetimimize saygılarımı sunuyorum.