Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 23°C

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
6676 kayıt.
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
07/01/2017 at 9:40 PM
İSTEDİĞİN KADAR ZAPPİNGLE? Sabah erken uyandım. Yakınımdaki uzaktan kumanda yardımıyla TV’yi açtım. TV deki spiker bana bakarak haber sunuyor. Haber başlığında “Şehirde Büyük Patlama” yazıyor. Sunucu; “Şimdi, patlamanın olduğu yere bağlanıyoruz, muhabir arkadaşımız olay yeri önünde; “Hüsamettin, neler oluyor, seni dinliyoruz, orada ne görüyorsun? diyor. Şunca şehit, şunca yaralı var. Terörist kaçmış. Belli bazı adreslere operasyonlar sürüyormuş. Teröristin kimliği belirlenmeye çalışılıyormuş, gözaltına alınanlar varmış. Hastane önünde kayıp yakınları perişan durumda, bekleşiyor. Yerel yönetici bezgin halde, zayıf sesle anlatıyor. Basıyorum kumanda tuşuna başka kanala zappingliyorum. Büyük birisi konuşuyor: “Hain terör masumların canına kıymış, canice. Kınıyoruz.” diyor. (Terörün hain ve cani olmayanı varmış gibi sanki) Mücadeleye devam edilecekmiş, terörün belli kırılıncaya kadar yılmak yokmuş. Zappingliyorum, bir başka kanala gün boyu; her kanalda aynı konuşmalar. Gece yarısı diğer kanallarda birçok uzman, bilirkişi konuşuyor, olan bitenler, teröristler ve terör hakkında. Yayın yasağı olduğundan daha fazla bir şeyler gösteremiyor, konuşamıyorlarmış-mış. Ertesi sabah yine açtım TV’mi. Yine aynı haber. Bastım kırmızı tuşa. İyi ki yayın yasağı var da daha çok konuşup, daha vampirce şeyler gösteremiyorsunuz. Sinir katsayım tavan yaptı. Şimdi size de nazikçe zappingleyeceğim. Bir tık kaldı. > > Benim hunimi getiriin!
Lütfen bekleyin...
SİTE- ASB.GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ SİTE- ASB.GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
05/01/2017 at 8:50 PM
Hain terör bu kez yüzünü İzmir'de gösterdi ve bir kahraman polisimizin dikkati sayesinde alçaklar amaçlarına ulaşamadılar. Terörü ve destekçilerini bir kez daha lanetliyoruz. Terör konusunda idamı da içeren yeni TERÖRLE MÜCADELE YASASI çıkarılmalı teröristlerin yanı sıra onlara destek verenler hak ettikleri cezaya çarptırılmalıdır. İzmir'deki alçak saldırıda şehit olan kahraman polisimize ve hayatını kaybeden zabıt katibi vatandaşımıza rahmet yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar dilerken Vatan uğruna hiçbir değerin geri getiremeyeceği canlarını feda eden minnet duyduğumuz aziz şehitlerimize bir kez daha rahmet ailelerine ve milletimize sabırlar diliyoruz.
Lütfen bekleyin...
Erol ERTURAN Erol ERTURAN
03/01/2017 at 10:14 PM
Birinci dereceye yükselememiş Jandarma Asb. arkadaşların dikkatine sunduğum ve kendimin de 3 Ocak 2017 tarihli olarak SGK ya yaptığım başvuruyu yayınlarsanız memnun olurum. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA Sıhhiye/ANKARA İLGİ : a) 12/3/1983 Tarih ve Resmi Gazetenin : 17985 sayısı ile yayınlanan 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu b) 20.05.1994 Gün ve 21939 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete ile yayınlanan 18.05.1994 tarih ve 527 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname c) 27 / 07 /2016 Tarih ve : 29783 (2. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete ile yayınlanan 25 / 07/ 2016 tarih ve 668 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname. 1. 644190530 Sicil No su ve emekli Jandarma Astsb.Kd.Bçvş. rütbe ünvanı ile 2.nci derece ve 2.nci kademe den emekli olarak kurumunuzdan emekli maaşı almaktayım. 2. İlgi (b) deki 18.05.1994 tarih ve 527 sayılı Kanun hükmündeki kararnamenin 4.ncü maddesi ile getirilen kalkınmada öncelikli illerde çalışan devlet memurlarının her (2) iki yıllık hizmetine ilaveten ek (1) bir kademe verilir hakkı verilmiştir. 2004 Yılında emekli olmadan bu amir hükümler mevcudiyetinde Temmuz 1998 Ayı ile 20 Ağustos 2000 tarihine kadar kalkınmada öncelikli iller olan AĞRI İl Jandarma K.lığı emrinde (2) iki yıl , Temmuz 2001 yılı Ağustos 2003 tarihine kadar da KARAMAN İl Jandarma K.lığı emrinde (2) iki yıl olmak üzere toplamda (4) yıl ilgi (b) kararname hükümlerine uygun olarak çalıştım. Ancak İlgi ( a) J.Kanununun 3.ncü maddesi ilgi (c) kararname öncesinde Jandarmayı Askeri kolluk kuvveti olarak tanımladığından bu haktan faydalanamamaktaydım.. 3. İlgi (c) ile yayınlanan 25.07.2016 tarih ve 668 sayılı kanun hükmündeki Kararname ile Jandarma Genel K.lığı İç işleri Bakanlığına doğrudan bağlanmış ve Jandarmanın tanımı daha önceden Askeri Kolluk kuvveti olarak tanımlamakta iken ilgi (a) kanunun (3).ncü maddesi ilgi (c) kararname ile Jandarmayı, Türkiye Cumhuriyeti Jandarması, emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan ve diğer kanunların verdiği görevleri yerine getiren silahlı genel kolluk kuvvetidir. Olarak tanımlamıştır ve dolayısıyla Jandarma Asker olmaktan çıkmıştır. 4. Öte yandan yine 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanununun 13’ncü maddesinin 1’nci cümlesi; “Jandarma Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlü özlük işlerinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. Şeklindedir. 5. Jandarmanın Asker olarak tanımlanmasından dolayı ilgi (b) kararname ile getirilen haktan mahrumken şimdi ise ilgi (C) kararname ile Asker olmaktan çıkarılması hasebiyle daha önceden (4) dört yıllık hizmetime binaen alamadığım ek (2) iki kadememin şu anki maaş dereceme eklenerek maaş özlük hakkımın 1/1 derece üzerinden verilmesini ve tarafımın neticeden bilgilendirilmesini saygılarımla arz ederim. 03 / Ocak / 2017 NOT : Jandarma Memuriyet sicil Numaram :………….. ……………………. TC No: ADRES : Mail Adresim :
Lütfen bekleyin...
adnan fuat özdemir adnan fuat özdemir
03/01/2017 at 6:26 PM
2017... Temad'ın 2017 yılı kasım ayında yapılacak olan olağan seçimli genel kuruluna dair akli, teknik ve donanımlı aday kadro ile akli selim bir genel başkan seçilmesine dair fikri ve eylemsel oluşum çalışması bir süredir İstanbul'da kapalı alanlardaki toplantılarda görüşülüyor. Konuşanlar, oluşumu kuranlar kim derseniz verdiğim söz sebebiyle bunu bir süre özelimde tutmak durumundayım. Ama ciddi ve güçlü bir ekip çalışması olduğunu herkes bilsin istiyorum. Umuyorum ki, İstanbul Temad oluşumu 2017'de akli yönetime omurga olacak bir güç birliği halkasını bir kaç ay içinde oluşturacak ve toplumunun önüne koyacaktır. İnşallah o tarihte bu toplumun karşısına temsil gücünü tamamen tabandan alan en güçlü aday kadro çıkacak ve sadece ekmek davamızın hedef ve amacı için eylem yapılacağı yeni, umutlu döneme hemen bir an önce geçilecektir. Çünkü çok değerli zamanlar, işi bilmeyen ve isteksiz kadrolarla bilerek ve istenerek kaybedilmiştir. İNANIYOR VE BİLİYORUM Kİ, İstanbul'da Temad güç birliği platformu olarak çalışacak olan bu oluşumun, ortaya konulacak olan *** meseleler ile olmazsa olmaz öncelik sırası ise; MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ kanununa bir an önce müdahil olup, 4 yıllık assubay akademisi statüsünü hayata geçirtmek, TSK. 926 sayılı personel kanunundaki 4752 sayılı Astsubay kanunu tanımını ,bu sınıfa tanınacak özellikle lojistik, teknik, idari, alanlardaki komutanlık, yetki ve sorumluluk ile rütbeye paralel büyüyen yeni makamsal kadrolarla tamamen yeniden yazdırmak , 4 YILLIK ASTSUBAY FAKÜLTESİ ve yeni ASTSUBAY KADRO VE GÖREV TANIMI KANUNU İLE BİRLİKTE Assubayların başlangıç derecelerinin de 8/1 olması, çalışan ve emekli subaylara tanınan özellikle tam 4 *** TAZMİNAT kaleminin ayırımsız bu sınıfa çalışanına ve emeklisine ödenmesi meselesi yeni dönemde yönetime talip olmak adına çalışma yürüten İSTANBUL TEMAD oluşumu için yine en önemli hedef ve hassasiyet OLACAKTIR. Bir diğer önemli konu ise, geçmişe dönük tüm nasıp cezalı assubayların emsalleri düzeyine derece ve kademelerinin derhal getirilmesine tarihte ilk kez çıkarılacak olan SİCİL AFFI KANUNU'dur. Bu kanunun içinde de MALUL VE RESEN EMEKLİ ASSUBAYLARIN emeklilerinin mali iyileştirmelerine dair düzenleme teklifi de mutlaka olmalıdır. ASLOLAN, HEDEFİMİZ, ASSUBAYIN MESLEKİ VE EMEKLİ YAŞAMINA DAİR YAŞAM KALİTESİNİN ACİLEN ARTIRILMASIDIR. Yeni dönemdeki tek muhatap ise Siyasal Hükümet ve Milli Savunma Bakanı ile M.S.Üniversite Rektörlüğü olacaktır. Yeni TEMAD tüm gücü ve inancı ile gemisini yakıp neresi mutlak iktidar iradesi ise o makama mutlaka çıkacaktır. ÇIKMAK ZORUNDADIR. Bu uğurda çalışanının da en güçlü desteğini sağlamalıdır. Bu EKMEK VE ADALET DAVASIDIR. çalışanın da emeklinin de ortak AZİM VE KARARLILIK DESTEĞİ ELZEMDİR. Bu anlamda gerekirse, Tüm emekli assubaylar ve aileleri bu derneğe 6 ay içinde mutlaka üye yapılmalıdır, parası olmayandan da aidat ücreti alınmamalıdır. 2017'deki genel kurulda ; Tüzük değişikliği kurultayı toplanması yönünde ciddi bir karar alınıp en kısa sürede sil baştan adam gibi bir STK tüzüğü yapılmalı, Temad'dan insanlık dışı olarak yapılan tüm , ihraçların hepsinin affı sağlanmalı, Dava büyüklerinden oluşan 12 kişilik bir danışma kurulu kurulmalı, Tüm şubelere ve Başkanlıklara Assubay hakları ve adaleti adına sadece genel merkeze bilgi verilmek kaydı ile, eylem, icraat, girişim ve demeç ile söylem ve görsel, yazılı propaganda yapılması alanlarında yetki verilmeli, Üyeliğin , üye profilinin genişletilerek tüm tabana ulaşılması konusunda merkeze ve şubelere yetki verilmeli , Emekli assubayların iş alanlarında ve sektörlerde istihdamı için ilgili bakanlıklarla ve sektörlerle koordine yapacak bir yeni görev şubesinin Ankara genel merkezde açılması, mali destek ve sekreterlik verilmesi sağlanmalı. Mesela, Depremler için oluşturulan afet koordinasyon merkezlerinin ikame ve işletilmesi görevi temada verilmeli, (Bu fikir ilk kez sayın Cavit Kayıkçı tarafından önerilmiştir ve oldukça olasıdır.) Her yılın ilk ayı içinde genel merkez, il başkanlıkları, danışma kurulunun , katılacağı merkez karar yönetim kurulu toplantıları yapılarak o yıla dair tüm kararlar alınmalı ve onaylanmalı . Derneğin *** büyük kararları bu kurul toplantısında hayata geçirilmeli, Tüm şubelerde Assubay hakları ve meseleleri hakkında üyelere veya emeklilere eğitim semineri verilmeli, üyelere internet ortamına dair bilgisayar kursu açılmalı, sosyal medyada katılımın, paylaşımın, desteğin nasıl yapılacağına dair örgütlenme geliştirilmeli. TEMAD'IN mali güçlenmesi için gerçek iktisadi ve finansal çözümler bulunarak tüm şubeleri de parayla tanıştıracak şekilde kitlesel katılım şeklinde uygulanmalı. Genel kurulun; birinci günü seçimle , İkinci günü ise, Yukarıdaki hayati konularda yeni yönetime yetki sunmak adına tüm emekli assubaylar serbestçe bu çalıştaya katılabilmeli, fikrini ifade edebilmeli, çözüm üretecek bir akli destek sunulabilmeli. Akli hedefimiz ve vizyonumuz bu olmalı. Bunu İstanbul'daki donanımlı Assubay emeklileri İstanbul temad güç birliği oluşumu adı altında başlatmışlardır. İnanıyorum ki, destek ve katkı istekle gelecektir. Güçlü bir aday kadrosu kurulup Kasım 2017'deki kurultaya da taşınacaktır. Buna inanıyorum. Yine inanıyorum ki, EMEKLİ ASSUBAY TOPLUMUNUN % 40'INI BARINDIRAN EGE BÖLGESİ İLE il başkanlığı adı altında İZMİR , davaya en büyük eylemsel etkiyi sağlayan . ESKİŞEHİR, ANTALYA, bu anlamda güçlü oluşum ve algı ile İSTANBUL'A destek olup yardım edecektir. Artık zaman, Ankara dışından, tabandan güçlü bir yönetimin Ankara'ya taşınması zamanıdır. HEDEF KORKUSUZ, CESUR, BİLGİLİ, tüm aklını ve emeğini yukarıdaki algıya verecek 13 insanı illerden çıkarıp, buluşturup , ANKARA'YA GÖNDERMEKTİR. İstanbul'daki dava insanlarının girişimi ile heyecanından verilen mesaj, Ankara'yı ölü toprağından silkindirmektir. TEMAD MEYDANI BOŞ DEĞİLDİR. BU DAVAYI BAŞINA TAÇ YAPACAK ÇOK DEĞERLİ ARKADAŞLARIMIZ HAZIRDIR. MEYDAN BİR AYAĞI SİYASETTE, BİR AYAĞI TİCARETTE OLAN AYNI BİLDİK SULTANLARA BIRAKILMAMALIDIR. Acilen demokratik kan değişimi sağlanmalıdır. Bu anlamda bu öncüleri saygı ile kucaklıyorum. Haydi, yedi uyuyanlar, uyanın diyorum. SAYGIMLA ADNAN FUAT ÖZDEMİR.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
02/01/2017 at 10:02 AM
KONU: ANAYASANIN BABASI Anayasalar iki çeşittir: > D1 tipi > D2 tipi • D1 tipi - Darbeli Anayasalar: Bu anayasalar askeri darbe dönemlerinde hazırlatılır. Anayasayı hazırlatan, kendini cumhurun başı olarak seçtirir, darbecileri güven altına aldırır. Bu anayasalar, ömürleri boyunca değişime uğrar, referandum görürler, sadece adları kalır. Günah keçisine döner. Hazırlatanlar, ecel döşeğinde iken telekonferansla yargılanır, müebbet yiyemeden göçerler. • D2 tipi - Darbesiz Dayatma Anayasalar: Bu anayasalar, birinin ve/veya birilerinin siparişine uygun olarak hazırlanır. Başarısız darbe girişimi sonrası gündeme oturur. Hazırlanırken herkes birbirine pet şişede su ikram eder, bu nedenle vıcık vıcıktır. Başbakanlığın, vs’nin katli hükmünü içerir. Anayasal düzeni silâhsız olarak değiştirebilir. Buram buram ohal kokarlar. >> D3 tipi - Darbesiz Dayatmasız Demokratik Anayasalar: (Konumuz dışındadır, hiç görülmemiştir.)
Lütfen bekleyin...
Mehmet Emin Atılgan Mehmet Emin Atılgan
31/12/2016 at 9:33 AM
Değerli meslektaşlarım 2016 yılını ülke olarak acı bitiriyoruz. Savaşın,terörün,şehitlerin,acıların, sömürünün yerini barışın, sevginin, insanlığın, kardeşliğin, adaletin hakim olduğu bir dünya alması umudu ve özlemiyle yeni yılın tüm insanlığa iyilikler getirmesini diliyorum. Saygı ve sevgilerimle.
Lütfen bekleyin...
Hüseyin Savcı Hüseyin Savcı
31/12/2016 at 9:12 AM
Saygıdeğer Meslektaşlarım, dostlarım 2016 yılı maalesef ülkemiz ve bizler için arzu ettiğimiz şekilde geçmedi . Umut yaşamın gereğidir bu nedenle tüm olumsuzluklara rağmen umutlarımızı yitirmedik. 2017 yılı ülkemiz ve bizler için tüm beklentilerimizin gerçekleşeceği sağlık,mutluluk, başarı ve huzur dolu bir yıl olması temennisiyle tüm meslektaşlarımın,dostlarımın, şehit ve gazi ailelerimizin yeni yılını kutlar sevgi ve saygılar sunarım.
Lütfen bekleyin...
Ersen Gürpınar Ersen Gürpınar
31/12/2016 at 9:10 AM
Saygıdeğer Meslektaşlarım, dostlarım 2016 yılı maalesef ülkemiz ve bizler için arzu ettiğimiz şekilde geçmedi . Umut yaşamın gereğidir bu nedenle tüm olumsuzluklara rağmen umutlarımızı yitirmedik. 2017 yılı ülkemiz ve bizler için tüm beklentilerimizin gerçekleşeceği sağlık,mutluluk, başarı ve huzur dolu bir yıl olması temennisiyle tüm meslektaşlarımın,dostlarımın, şehit ve gazi ailelerimizin yeni yılını kutlar sevgi ve saygılar sunarım.
Lütfen bekleyin...
Atilla ABAYLI Atilla ABAYLI
31/12/2016 at 7:28 AM
Arap baharından Türkiye kışına gelen süreç… Bahar en sevilen bir mevsim. Umutların yeniden yeşerdigi zamanın başlangıcı. Ilık ve sıcak arası günlerden sonra buz gibi bir zaman sureci… DONDUK KALDIK ! Bu işlerin ilk sorumlusu suidilerdir bu böyle biline Yani Suidiarabistan Tabii onlarla ayni kulvarda hareket eden,Katar başta olmak üzere KÖRFEZ ülkeleri.Bunlar dünyanın en geri kalmış,ilkel,bağnaz,demokrasi, ve özgürlüğe zerre kadar ilişkili olmayan tam bir tek adamlık,kral,şeyh ve emirlikle idare edilen ülkeler. Yani dini kendi iktidarlarını korumak ve de güçlendirmek için kullanırlar bu bilinir. Ve maalesef Türkiye! Ne oldu da birdenbire bir ülke Suriye yok edildi! Yoksa onlarda demokrasi ve özgürlük eksikliğimi vardı ? IRAK vs gibi.. Bu yaşananlar bir haçlı yaklaşımımı yoksa müslüma nın müslüman’a ettigi iş’mi? Biri geldi biri gidiyor,ne değişecekki dersiniz. Truamp ve Obama al birini vur ötekine. Ya bu cografyadaki bizimkilere ne demeli BUYURUN YANITI SİZ VERİN.. Saygı ile Atilla ABAYLI
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
30/12/2016 at 5:28 PM
ATLAR TEPİŞİR, EŞEKLER EZİLİR Birisi yanında oturan bir arkadaşına anlatıyordu. Memuriyetten ilişiği kesilen bir yakının maaşından her ay önemli bir miktarı mesleki sendika adlı bir kuruluşa ödüyormuş. Kuruluşun üyelerine herhangi bir desteği veya faaliyeti bilinmiyormuş. Derken 15 Temmuz sonrası birkaç ay içinde ohal yasasına uygun olarak memuriyetten çıkarılmış. Aynı şekilde birçok kuruluşta çok sayıda memur işinden atılmış. Hani “inlerine girilecek” denmişti ya. İnlere girilmiş de “encikler dışarı atılmış.” Nerede bu devlet? Neredeydi o hükümet? Neredeydi şu güvenlik? Yöneticimiz uyuyor mu?
Lütfen bekleyin...
İSMAİL TURAN İSMAİL TURAN
30/12/2016 at 3:50 AM
Vatanımızın muhtelif yerlerinde ve kar ve buzla kaplı cephede mücadele veren her biri göz bebeğimiz ve manevi evladımız olan Er, Onbaşı ve Çavuşlar ile Uzman Çavuş, Uzman Onbaşı, Astsubay ve Subay kardeşlerimizin kutsal görevlerini başarıyla sonuçlandırarak, sıcak aile yuvalarına kavuşmaları dileğiyle ve emekli meslektaşlarımın, arkadaşlarımın, eş, dost ve akrabalarımın ve tüm insanların yeni yılını tebrik ediyor, mutlu ve huzurlu bir yıl geçirmelerini diliyorum.
Lütfen bekleyin...
İSMAİL TURAN İSMAİL TURAN
30/12/2016 at 3:43 AM
Köşesine taşındı (M.E.A.) - (Sayın Yöneticimiz, bu mesajımın makale bölümünde yayınlanmasını istirham ediyorum) BİR YIL ÖNCE ÇIKAN İNTİBAK YASASI Anayasamız, vatandaşlarımızın çok okumasını teşvik etmekte ve ekonomik olarak desteklenmesini istemektedir. Tüm emekli ve muvazzaf astsubayların heyecanla bekledikleri intibak yasası bir yıl önce kabul edilmiştir. Yasa, hiçbir tazminatı kapsamadığından ve çok okuyana az, az okuyana çok kademe verdiğinden ve müktesep hakları yok ettiğinden hatalı doğmuştur. Zor şartlarda ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrenimi gören astsubayların hiç biri çok okuduklarından pişmanlık duymamakla beraber intibak yasasıyla mağdur olduklarından burukluk yaşamaktadırlar. Çok zor şartlarda yüksek öğrenim gören emekli ve muvazzaf astsubayların mağduriyetlerinin bir an önce giderilerek hak ettikleri derece ve kademelerinin ve tazminatlarının verilmesini Sayın Devlet büyüklerimizden diliyorum.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
27/12/2016 at 12:01 PM
ANEKTOT 1: Yaşadığım yörede sona kalan Kurtuluş Savaşı gazilerine kıyı kenar semtteki bir halk pazarında kıyı kenar bir yerde güya bir lokal yeri verilmişti. En son gaziden sonra bu yer kendiliğinden yok olmuştu. O yıllarda Kurtuluş Savaşı gazilerinin vefatı TRT ‘nin gece yarısı haberleri sonunda on saniyede veriliyordu. Bir zamanların yöneticileri, gazileri kurtuluş kutlamaları törenlerinde yürüterek, şeref tribününde kaykıldıkları koltukta gururla (?) alkışlarlardı. ANEKTOT 2: Kıbrıs Gazisi bir arkadaşım; belediye otobüsüne binerken şoför tarafından “beleşçiler geldi” sözleriyle karşılandığından yakınmıştı. Kore Gazilerinin yaşam sıkıntıları nedeninden “Amerika’da verilen daha iyi yaşama hakkını” istemeyerek tercih ettiklerini gazeteler yazdı. Bu gazilere verilen maaşları telaffuz etmeye utanılır. (Ar damarı çatlamamış olanlar için ) ANEKTOT 3: Ben de “adi malûlen” emekliyim. Tanımlamaya dikkat! Malûlen fakat “adi” biçimde? Türkçede sıfat kıtlığı olduğundan ancak bu denk gelmiş. Bu sıfatı ekleyen; kendinden örnek almış olmalı, sanırım. Sapa sağlam girdim, “adi malûl” olarak emekli edildim. Emekli maşımın yüzde yüzeli fazlası kadar maaş alan, bir kamu kuruluşunda şoför olarak çalışıp emekli olan ilkokul mezunu bir tanıdığımın maaşını duyduğumda hissettiklerimi anlatamam. “İyi günler yakında” diyemiyorum.
Lütfen bekleyin...
Ceyhan KAYA Ceyhan KAYA
26/12/2016 at 9:47 PM
Sn. Murathan SİPAHİOĞLU'nun "Bas Tetiğe" başlıklı yazısını okuyunca hazır yeri gelmişken spesifik yani kendi içinde özellikli bir konuyu görüşlerinize sunayım istedim... Henüz 3 yıllık (1993) iken Foça Komando Alayı'nda Genel Tatbikat denilen icranın son safhasında elim de defolu olduğu kanıtlanan bir "Eğitim Bombası" (hakem bombası) infilak etmişti (1991). Sınıfım (Jandarma) değişince o gün için emekliliği tercih edip ayrılmış idim (1993). Vazife malulü uzman jandarma emeklisiyim. Bu süreçten sonra ben ve benzerlerim işin doğası gereği Devletin Ordu ile birleşik şefkatli bakış açısı paydasında anılmak ve hatırlanmayı diledik… Bu da her yurttaşın bırakın asker olmayı hakkıdır takdir eder siniz... 2013 Yılında “Şehit Yakını ve Vazife Malullerine %25 ZAM” diye çarşaf-çarşaf manşet attırdılar gazeteler de... Bizler de pek tabi bir memnuniyetle beklemeye koyulduk bu artışı... (Bununla ilgili yine geçmiş tarih de bu sitede de yazmış olduğum konuya matuf içerik de yayımlanmıştı eksik olmayınız). “Askerlik yapmayanı Adamdan Saymayan” bir geleneğin insanları idik Murathan Bey doğrudur... Fakat öyle bir iklim inkişaf ettirildi ki gelin görün veya elbette görmektesiniz; Bir zaman Ordu içinde ki “Fetöcü” grupların ayıklanması talep ve beklentileri dahi bu arzı yapanların suratına püskürtüldüğü gibi tüm İrticai faaliyet maliki askerler de bütün haklarına kavuşturuldular yine bu iklimin devamında nihayet eden eylem ve niyetler idi bunu da biliyoruz... Peki, 2013 de bizleri ve dolaylı olarak sizleri de yaralayan olay ne idi (?) Bize, yani TSK Mensubu Şehit Yakını ve Vazife Malullerine aynen şunu söylediler: “…Biz bu artışı her ne kadar sizlerin de (5434/45) içinde tabi olduğu 5434/45-56 Sayılı Kanun Mudileri olan Erbaş ve Erlere yapıyor olsak da SİZ bundan istifade edemeyecek siniz…” BURAYA DİKKAT LÜTFEN; …Çünkü SİZ “Orduyu kendi isteğinizle meslek edindiniz”... Ve size bu artışı yapmıyoruz yani Siz "GÖNÜLLÜ" SÜNÜZ” Şükür çekmekle yetinin dediler... Üstadım... Diyorsunuz ki “Askerlik yapmayanı Adamdan Saymazlardı”. Yapmayanı geçiniz, Askerliği Meslek olarak seçenleri de bu iradenin maatteessüf ki Adamdan saymadıklarına tanık olduk bizleri ciddi anlam da olumsuz etkileyen bir zaman kesitinde. Niyet her şeyin üstündedir bunu bilmek için alim olmaya gerek mi var! Yıllar önce İrticadan aforoz edilmiş Askerleri her haklarına tekrardan şamil edeceksiniz... Bir gurup Şehit ve Malul Askere sen GÖNÜLLÜSÜN diyecek siniz... Bu maksadı aşan bir ifade idi bana göre… “Şecaat arz ederken sirkatin ele vermek” diye buna denirdi… Oysa tolu-topu bir elin parmağını geçmiyor bu insanlar. İzmir’de ki Römorkör kazasını hatırlayalım: 9 Asker yanılmıyorsam Şehit olmuş idi… Erbaş ve Erlerimizin tamamı bu artıştan yararlanırken; O kaza da aynı römorkör içinde bulunan Rütbeli yani TSK Mensubu Kardeşimiz “Merhum Astsubayımız yararlandırılmıyordu”. Ve yine 2012 de “Afyon Patlaması” malum… Geriye işletilmiyor Patlamalardan kaynaklı insanlar yok sayılıyor 2012 yılından sonrakiler için vurgu yapılıyordu. Oysa Anayasanın 10. Maddesi alenen “Kimseye Özel Kanun Çıkarılamaz” diyor… Adalet Partisine bakınız ki tenakuzlar Diz Boyu! Yaradılanı severlermiş kim inanır bunca açık tezatlar varken (?) Hulasa sizi bilmiyorum Değerli Kardeşlerim. Velhasıl ben bu Siyasal İklimden ağzımın payını almış sefaleti ücret temelinde iliklerine kadar yaşayarak esprisi ise bunu kader olarak üzerime giymiş durumdayım-durumdayız. O gündür bu gündür derin bir üzüntü yaşamaktayım. Ordu; görülüyor ki geçmiş de ki maneviyata mukabil bir takım Değerlerinden boşanmış, Mensuplarını görece sahiplenen bir müesses olmuş vaziyettedir... Tabi birçoğunuzun düşüncesi kendi içinde değişkenlik arz ede bilir… Ordu siyasal tazyikle iyice bir nevi verimsiz toprağa evrilmiştir diye bileniniz ola bilir… Hükumet ne etsin Subayların Keyfe Keder Kurumundan öte bir şey değildir diyeniniz de… Fakat şunu söyleye bilirim ki; Bütün ölünesi değerleri dumura uğramış bir Ülkenin insanları olarak haybeye yaşıyoruz gibi… Sarılacak pek az kutsalımız kalmış dene bilir! Onun içindir ki Ordu Mensubu olarak bizler hangi yöne dönecek ve kimlerden medet umacağı mızı bilemez haldeyiz neyle ye yelim! Umarım “Askerini” ve “İnsanını” ola bildiğince yücelten ve bu yükselen irtifa ya ola bildiğince yaraşır insanlar olmak da ayrıca nasip olur hepimize…
Lütfen bekleyin...
Ceyhan KAYA Ceyhan KAYA
26/12/2016 at 9:39 PM
Sn. Murathan SİPAHİOĞLU'nun "Bas Tetiğe" başlıklı yazısını okuyunca hazır yeri gelmişken spesifik yani kendi içinde özellikli bir konuyu görüşlerinize sunayım istedim... Henüz 3 yıllık (1993) iken Foça Komando Alayı'nda Genel Tatbikat denilen icranın son safhasında elim de defolu olduğu kanıtlanan bir "Eğitim Bombası" (hakem bombası) infilak etmişti (1991). Sınıfım (Jandarma) değişince o gün için emekliliği tercih edip ayrılmış idim (1993). Vazife malulü uzman jandarma emeklisiyim. Bu süreçten sonra ben ve benzerlerim işin doğası gereği Devletin Ordu ile birleşik şefkatli bakış açısı paydasında anılmak ve hatırlanmayı diledik… Bu da her yurttaşın bırakın asker olmayı hakkıdır takdir eder siniz... 2013 Yılında “Şehit Yakını ve Vazife Malullerine %25 ZAM” diye çarşaf-çarşaf manşet attırdılar gazeteler de... Bizler de pek tabi bir memnuniyetle beklemeye koyulduk bu artışı... (Bununla ilgili yine geçmiş tarih de bu sitede de yazmış olduğum konuya matuf içerik de yayımlanmıştı eksik olmayınız). “Askerlik yapmayanı Adamdan Saymayan” bir geleneğin insanları idik Murathan Bey doğrudur... Fakat öyle bir iklim inkişaf ettirildi ki gelin görün veya elbette görmektesiniz; Bir zaman Ordu içinde ki “Fetöcü” grupların ayıklanması talep ve beklentileri dahi bu arzı yapanların suratına püskürtüldüğü gibi tüm İrticai faaliyet maliki askerler de bütün haklarına kavuşturuldular yine bu iklimin devamında nihayet eden eylem ve niyetler idi bunu da biliyoruz... Peki, 2013 de bizleri ve dolaylı olarak sizleri de yaralayan olay ne idi (?) Bize, yani TSK Mensubu Şehit Yakını ve Vazife Malullerine aynen şunu söylediler: “…Biz bu artışı her ne kadar sizlerin de (5434/45) içinde tabi olduğu 5434/45-56 Sayılı Kanun Mudileri olan Erbaş ve Erlere yapıyor olsak da SİZ bundan istifade edemeyecek siniz…” BURAYA DİKKAT LÜTFEN; …Çünkü SİZ “Orduyu kendi isteğinizle meslek edindiniz”... Ve size bu artışı yapmıyoruz yani Siz "GÖNÜLLÜ" SÜNÜZ” Şükür çekmekle yetinin dediler... Üstadım... Diyorsunuz ki “Askerlik yapmayanı Adamdan Saymazlardı”. Yapmayanı geçiniz, Askerliği Meslek olarak seçenleri de bu iradenin maatteessüf ki Adamdan saymadıklarına tanık olduk bizleri ciddi anlam da olumsuz etkileyen bir zaman kesitinde. Niyet her şeyin üstündedir bunu bilmek için alim olmaya gerek mi var! Yıllar önce İrticadan aforoz edilmiş Askerleri her haklarına tekrardan şamil edeceksiniz... Bir gurup Şehit ve Malul Askere sen GÖNÜLLÜSÜN diyecek siniz... Bu maksadı aşan bir ifade idi bana göre… “Şecaat arz ederken sirkatin ele vermek” diye buna denirdi… Oysa tolu-topu bir elin parmağını geçmiyor bu insanlar. İzmir’de ki Römorkör kazasını hatırlayalım: 9 Asker yanılmıyorsam Şehit olmuş idi… Erbaş ve Erlerimizin tamamı bu artıştan yararlanırken; O kaza da aynı römorkör içinde bulunan Rütbeli yani TSK Mensubu Kardeşimiz “Merhum Astsubayımız yararlandırılmıyordu”. Ve yine 2012 de “Afyon Patlaması” malum… Geriye işletilmiyor Patlamalardan kaynaklı insanlar yok sayılıyor 2012 yılından sonrakiler için vurgu yapılıyordu. Oysa Yasasınını 10. Maddesi alenen “Kimseye Özel Kanun Çıkarılamaz” diyor… Adalet Partisine bakınız ki tenakuzlar Diz Boyu! Yaradılanı severlermiş kim inanır bunca açık tezatlar varken (?) Hulasa sizi bilmiyorum Değerli Kardeşlerim. Velhasıl ben bu Siyasal İklimden ağzımın payını almış sefaleti ücret temelinde iliklerine kadar yaşayarak esprisi ise bunu kader olarak üzerime giymiş durumdayım-durumdayız. O gündür bu gündür derin bir üzüntü yaşamaktayım. Ordu; görülüyor ki geçmiş de ki maneviyata mukabil bir takım Değerlerinden boşanmış, Mensuplarını görece sahiplenen bir müesses olmuş vaziyettedir... Tabi birçoğunuzun düşüncesi kendi içinde değişkenlik arz ede bilir… Ordu siyasal tazyikle iyice bir nevi verimsiz toprağa evrilmiştir diye bileniniz ola bilir… Hükumet ne etsin Subayların Keyfe Keder Kurumundan öte bir şey değildir diyeniniz de… Fakat şunu söyleye bilirim ki; Bütün ölünesi değerleri dumura uğramış bir Ülkenin insanları olarak haybeye yaşıyoruz gibi… Sarılacak pek az kutsalımız kalmış dene bilir! Onun içindir ki Ordu Mensubu olarak bizler hangi yöne dönecek ve kimlerden medet umacağı mızı bilemez haldeyiz neyle ye yelim! Umarım “Askerini” ve “İnsanını” ola bildiğince yücelten ve bu yükselen irtifa ya ola bildiğince yaraşır insanlar olmak da ayrıca nasip olur hepimize…
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
26/12/2016 at 11:58 AM
OH NE ÂLÂ… Son yıllarda ballandırılarak vatandaşın hizmetine sunulan yol, köprü, havaalanı, tünel vs gibi tesislerin “yap-işlet-devret” yöntemiyle herhangi birilerine yaptırıldığını, sözleşmede geçecek araç sayısı ile bağlantılı devlet borcu olarak gelir garantisi verildiğini, bu durumun Osmanlının son dönemindeki borçlanmaları ve kapitülasyonları anımsattığını düşündünüz mü? Düşün, düşün.. Çoktur işin…
Lütfen bekleyin...
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
23/12/2016 at 7:22 AM
DEVRİM ŞEHİDİ KUBİLAY Saygıdeğer Üyelerimiz Bundan tam 86 yıl önce bugün 23 Aralık 1930 yılında yedeksubay Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay Menemen'de askerliğini yaparken genç Cumhuriyetimize karşı Derviş Mehmet başkanlığında ayaklanan gerici ve düzenli irtica çeteleri tarafından görevi başında Hasan ve Şevki adlı mahalle Bekçileri ile birlikte şehit edilmişlerdi. Kubilay bu nedenle "Devrim Şehidi" olarak simgeleşmiştir. Saygı,rahmet ve minnetle anıyoruz. Şeriatçı ayaklanma askeri birlikler tarafından şiddetle bastırılmış ve bu olaya sebep olanlar mahkemece yargılanarak bir kısmı idam edilmiş bir kısmı da ağır hapis cezalarına çarptırılmışlardır. Laik,Demokratik Cumhuriyetimiz üzerinde oynanan oyunları Ulusumuz bu güne kadar bertaraf etmesini bilmiştir,bundan sonra da ilelebet yaşatacağına hiç bir kuşku duymuyoruz. Bu vesileyle Laik, Demokratik Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder'imiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve de bu güne kadar Ülkemizin bekası için mücadelede hayatını kaybeden Aziz şehitlerimizi bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz, gazilerimize de şükranlarımızı sunuyoruz.
Lütfen bekleyin...
Murathan SİPAHİOĞLU Murathan SİPAHİOĞLU
22/12/2016 at 3:25 PM
BAS TETİĞE Çocuk yirmisini henüz tamam etmiş. Otuzdan henüz iki basamak almış. Askere de gitmemiş. Gitmeyecek. Bir baltaya sap olamadan polis olmuş. Böylece askerlikten de “yırtmış.” Eskiden askerliğini etmemişe kız verilmezdi. Kısaca “askere gitsin adam olsun” denirdi. Askerlikten sonra eveririz denirdi. Artık bunların önemi yok. Bıyığı terlememiş çocuğun cebine polis kimliği, beline devletin tabancasını, cebine maaşını koyarsan kendini bir şey zanneder. Japon oyuncağı gibi de kurup, salarsan; fanatik bir tetikçi oluverir. Vurursun yirmisindeki çocuğu başkentin ortasında, bir de fetöcü yaftası yapıştırıp, postalarsın öbür adrese. Ortalık pir-ü pak. Sen sağ, ben selâmet. Yaşasın demokrasi, cumhuriyet, özgürlük, başkanlık,vs….
Lütfen bekleyin...
atilla abaylı atilla abaylı
22/12/2016 at 11:58 AM
BATAKLIK COGRAFYASI…!!! Ayagını bastınmı çıkış zordur. Suudi Arabistan ve diger körfez ülkelerinin Çag dışı,bağnaz,ilkel tutumları ve demokrasi düşmanlıgının taşıdıgı nokta işte buğünler. Özgürlük düşmanı,insanlık yoksunu ve hukuk bilmezler. Ortadoğuyu ,kan gölüne çevirdiginiz,ruhlarınızı şeytana sattınız! Kimin oyununa geldiniz biliniyor,emperyalist uşaklıgı sizide bu kan gölünde bogacaktır. ASIL AMAÇ ; SUNNİ*ALEVİ*Şİİ KESİMLERİ BİRBİRLERİ İLE KIRDIRMAKTIR.! AA.
Lütfen bekleyin...
SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ SİTE-ASB.GÜÇ BİRLİĞİ PLATFORMU YÖNETİMİ
21/12/2016 at 7:31 PM
Saygıdeğer arkadaşlarımız Yüreğimizi yakan kara haber bu kez Suriye'den geldi. Fırat Kalkanı’nda 14 şehit 6’sı ağır 33 asker yaralı! Kahraman şehitlerimize Allah'tan rahmet, aileleri ve yakınları başta olmak üzere Türk Halkına baş sağlığı ve sabır, kahraman yaralılarımıza ise acil şifalar diliyoruz. [URL=http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/son-dakika-firat-kalkaninda-10-asker-sehit-oldu-6si-agir-18-yarali-1579253/]http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/son-dakika-firat-kalkaninda-10-asker-sehit-oldu-6si-agir-18-yarali-1579253/[/URL]
Lütfen bekleyin...