Dolar 44,8573
Euro 52,8184
Altın 6.966,26
BİST 14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 13°C
Yağmurlu
Ankara
13°C
Yağmurlu
Paz 12°C
Pts 14°C
Sal 17°C
Çar 13°C

Hulusi Akar’a açık mektup

"Yazarların yazıları kendi düşünce ve sorumluluklarını taşır"
04/03/2016 10:31 AM
8

Sayın Genelkurmay Başkanımız,

Şu anda bölücü teröre karşı müthiş bir mücadele verdiğinizi biliyoruz. Ve bu mücadelede, özel birlikler ve komando birliklerinin en ön safta olduğunu, bu birliklerin, subay, astsubay ve uzman çavuşlardan oluştuğunu biliyoruz.

Belki binlerce kez yaşanan şu manzarayı bir kez daha hayal etmenizi diliyorum. Enes Demir Üsteğmen ile Doğukan Tazegül astsubay aynı yıkıntıların altında koyun koyuna kan kaybederken dışarıda onları çıkarmak için canlarını dişlerine takan subay, astsubay ve Uzman Çavuşlar…

İşte bu silah arkadaşlığının resmidir.

Bu manzara, “kanınız yerde kalmayacak” yeminleri eden her rütbeden askerin zihnine bir mıh gibi kazınmıştır.

Bu Türk Ordusu’nun resmidir.

Bir de şu manzarayı hayal etmenizi diliyorum.

O çatışmadan çıkan üç silah arkadaşı, bir teğmen, bir astsubay ve bir uzman çavuş hep birlikte orduevine geliyorlar. Kapıdaki görevli şöyle diyor: “Uzman çavuşumuz giremez…” Ya da “teğmenimiz giremez” ya da “astsubayımız giremez!”

Bu Türk Ordusu’nun resmi değildir, olmamalıdır.

Daha dün o kanlı sokaklarda koyun koyuna can verirken silah arkadaşıydılar da yemek yerken, bir bardak çay içerken değiller mi?

Bu hafta Kayseri Orduevi’nin girişinde bu saçma kuralın acımasızca işlediğine tanık oldum.

Sadece subay ve astsubayların girebileceği ama uzman çavuşların ya da ailelerinin giremeyeceği söyleniyor gelenlere…

Sayın Komutanım!

Lütfen yıkın bu Ortaçağ gericiliğini!

Kaldırın bu ayrımı!

Biliyorum, belki bu yazıyı okuyanların bazıları “bu kadar önemli işin arasında bunlarla mı uğraşacağız” diye sığ bir düşünceye kapılabilirler.

Yanlıştır.

Şu anda cephede savaşan askerin en büyük gücü, silahları ya da arkasındaki zırhlı araçlar değil, savaşma istek ve kararlılığıdır.

Kayseri Komando Tugayı, sadece subay, astsubay ve Uzman çavuşlardan oluşan ve bölücü teröre kırk yıldır en fazla can veren birliklerin başında geliyor.

Bu birliğin en büyük gücü moralidir. Bu uygulama sadece bu bakımdan bile ölümcül bir yanlıştır.

Sayın Komutanım!

Yedi düvele karşı, birlik mücadelesi veren Ordumuza bu ayrımcılık yakışır mı?

Lütfen kaldırın bu yakışıksız uygulamayı.

Bırakın her yerde silah arkadaşı olsunlar, bırakın birlikte oynasın çocukları! Bırakın aynı koltuklarda otursun, birbirlerini tanısın eşleri. Bırakın yan yana can veren eşleri için yan yana ağlasınlar!

Sayın Genelkurmay Başkanımız!

Sayın Komutanımız!

Belki bunu yapmak için şu anda fiziki imkânsızlıklar var. Belki mevcut sosyal tesisler bütün yurtta bu uygulama için yeterli değil.

Bütün Türkiye’de, Bütün garnizonlarda yapamasanız bile an azından Komando Tugayları ve Özel Birliklerin olduğu yerlerde başlayın yapmaya. Bunun için tesise ihtiyacınız yok. Bu bir eşitsizlik de doğurmaz, tam aksine bir eşitsizliği ortadan kaldırmaya bir şekilde başlanmış olunur…

Size sesleniyorum, durdurun bu Ortaçağ gericiliğini!

Kaldı ki, Türk Ordusu’nun Ortaçağında bir böyle bir şey yoktu, Hun İmparatoru Attila askerleriyle birlikte yemek yerdi.

Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr

 

02 Mart 2016, 12:35

Kaynak: http://www.ulusalkanal.com.tr/hulusi-akar-a-acik-mektup-makale,5237.html

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.